Kerem ile Aslı Kitap Bilgileri
Yazar: Anonim
Tahmini Okuma Süresi: 8 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı: 297
Basım Tarihi: 3 Ocak 2019
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754587043
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Kerem ile Aslı Kitap Tanıtımı
Kerem ile Aslı: Temel yapısının 16. yüzyılda Kerem Dede ya da Aşık Kerem adlı bir aşığın şiirleriyle oluştuğu sanılan ve günümüzde de halk anlatıları arasında en iyi bilinenlerden biridir. Ayrı dinden olan iki sevgilinin kavuşamayışı ekseninde ilerleyen öyküde, kızıyla uzaklara kaçmakta olan Ermeni keşişle onun ardındaki Kerem'de, geçmiş kadar bugün de kendini gösterir gibidir. Bu kitapsa, ortaklıklar ve farklılıklar için, öyküyü hem Anadolu hem de Azerbaycan versiyonlarıyla önümüze getirmektedir.
Kerem ile Aslı Kitaptan Alıntılar
1. "“ Kavuşmak belki de ayrılığın başlangıcıdır. Nice ayrılıkların…”"
2. "Turnalar gider Mardin'e,
Turnam yare selâm söyle.
Karlı dağların ardına,
Turnam yare selam söyle.
Turna gider o ak taşa,
Karlı dağlar aşa aşa,
Hem kavime, hem kardaşa,
Turna yare selam söyle.
Turnalar gider güneşe,
Yerlere hep düşe düşe,
Akıl ermez böyle işe,
Turnam yare selam söyle.
Turnam gelir yar elinden,
Yüce dağların belinden,
Dertli Kerem'in halinden,
Turnam yare selam söyle."
3. "Ne müşkül dert imiş yardan ayrılmak"
4. "Elâ gözlüm sana meftun olalı
Benim çektiğimi bir Mevla bilir
Ya niçin açılmaz gülün dehanı
Gönül ne yaz bilir, ne şita bilir.."
5. "Ne müşkül dert imiş yardan ayrılmak"
6. "Gönül kırmak eyi değildir, gönlümü kırmayın"
7. "Ben yarimden hiçbir vefa görmedim"
8. "“Kıymet bilmez yar elinde zay oldum…”"
9. "Güneş yeniden doğar mı, batmayınca"
10. ""Aman efendim!
Hangi bağın gülü ve hangi bahçenin sümbülüsün..''"
11. "İnsanoğlu nasıl tedbir alırsa alsın, Hakk'ın takdiri ne ise o olur."
12. "Ben onun yanındayken bile ona hasrettim. Dizinin dibinde otururken dahi onu özlüyordum."
13. "“Darılmış o güzel, bana küsmüştür,
Halimden anlamaz şimdi ne çare.”"
14. "Güneş yeniden doğar mı, batmayınca"
15. "...
Deli gönül düşmüş ağlıyor derin
Ben çekerim aşk sevdanın derdin
Çekmeyen ne bilir bu sevda derdin
Mecnun'un halinden bir Leylâ bilir
..."
Kerem ile Aslı Kitap İncelemeleri
Kitabın Adı:
Kitabın Yazarı:
Tür: Halk Hikayesi
Dünya tarihinin en güzel Aşk öyküsü..
Kerem ile Aslı hikayesi..
Sevdiği kız uğruna tacından ve tahtından vazgeçen ve adeta sevdiğini kovalayan Kerem’in duygu yüklü öyküsü, aşk ve aşkın yüceliği, aşk uğruna her türlü zorluğa katlanıldığının anlatıldığı muhteşem Ask hikayesi..
16. yüzyıl halk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Kerem ile Aslı'da farklı dinlere mensup iki gencin birbirine kavuşmak için çektiği sıkıntılar ve karşılaştıkları güçlükler ve acı sonla biten aşklarından basit ve akıcı bir dille anlatılıyor. Kerem ile Aslı hikayesi diğer halk hikayeleri gibi anonimdir. İlk söyleyeni bilinmemektedir.
HİKAYENİN KAHRAMANLARI:
: Halk şairlerinin geleneksel yapısına uygun, duyarlı, yalın dille aşk deyişleri söyleyen bir ozandır. Gerçek adı Mirza Bey'dir (Kendi aralarında birbirlerini Aslı ve Kerem olarak çağırırlar).
: Ermeni keşişin kızıdır. Gerçek adı Kara Sultan'dır
İsfahan şahının oğlu Ahmet Mirza (Kerem), şahın hazinedarı Ermeni keşişin kızı Aslı’ya aşık olur. Ne var ki din ayrılığı yüzünden onunla evlenmesi olanaksızdır; çünkü bunu kızın Babası, Kerem ile evlenmesine izin vermez ve kızını sürekli başka diyarlara götürür. Kızını da alarak ailesini kaçırır. kaçmaya başlar. Sevdiğini bulmak için Kerem de onların peşinden gider.
16.yy 'dan başlayıp varlığını günümüze kadar devam ettirmiş, konusu ve anlatımıyla da uzun yıllarda devam ettirecek gibi gözüken bir eserdir.
Aslını arayan Keremlere hasret yüreklerimiz. Asırlardır aşk destanlarımızı diyardan diyara dolaştırmamızda bu hasret sebebiyledir. Çünkü dilimizle yaşayıp, kalbimizi mühürlemeyi seviyoruz. Mühürlememiş olsa idik eğer kalplerimizi, bir nebze de olsa anlayabilirdik belki; kendini bile kendine gurbet eyleyen Kerem'i.
Gurbet sözlükte insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer anlamına gelir. Zordur her daim gurbet; yürek ister, emek ister, sabır ister, güç ister... Kerem'in Aslıhan'a gurbeti ise zorunda zoruydu. Aşk istiyordu, sebat istiyordu, gönül dinçliğinin yanında yangınınıda istiyordu...
"Aşk"tır aşığını her şey ile bütünleştiren. "Aşk"tır aşığa yol gösterip, tüm kainatı ona hizmet ettiren. "Aşk"tır tüm ruhun ızdırapta olması gerekirken kavuşurum umudu ile ruhu dinginleştirip, huzur veren, yollara düşüren..
Kerem'in aslında neyin peşine düşüp neyi bulduğu bilinmezdi, bilinmeyecekti de. Kimine göre "Aslı Han" iken, kimine göre ise "Asl"olandı...
Anadolu ve Azerbaycan versiyonlarının yer aldığı kitapta , aralarında çok bir fark olmamasına rağmen; Azerbaycan versiyonunda olayların açıklamasına detaylı şekilde yer verildiği için okuması bana daha zevkli geldi . Şimdiden okuyacak arkadaşlara keyifli okumalar dilerim..
İsfahan Şahı'nın ve yanında Hazinedar olarak bulunan Keşiş'in çocukları olmaz. Bir süre sonra mucizevi bir şekilde Şah'ın bir oğlu Keşiş'in de bir kızı olur ve hanımları bu çocukları evlendirecekleri üzerine birbirlerine söz verirler. Oğlanın adını Ahmet Mirza, kızınkini ise Kara Sultan koyarlar. Gelgelelim çocuklar büyüdükçe Keşiş verilen sözden caymak için çareler arar ama gençler birbirine tutulmuştur bile. Kerem ile Aslı ise aşıkların birbirlerine verdikleri isimlerdir. Keşiş düğün günü göçünü toplayıp kaçar. Bunu duyan aşık Kerem tacı tahtı bırakıp arkadaşı Sofi ile birlikte düşer peşlerine. Yıllarca Keşiş önde Kerem ardında diyar diyar gezinirler. Aşık Kerem gittiği yerlerde her gördüğüne, dağlara, taşlara, turnalara türküler söyler. Nice zorluklara katlanır. Bu uzun yolculuk esnasında çektiği aşk ıstırabı Kerem'in İlahi aşka ulaştırır. Sonunda yakalar Aslı'yı ancak, Keşiş ve karısı yine boş durmaz ve türlü hilelere başvurur. Aslı'yı Kerem'e vermeye mecbur kalırlar ancak bu mecburiyet Kerem'in ahlarından yanıp tutuşmasına ve can teslim etmesine neden olur. Aslı ise Kerem'in küllerinden tutuşarak can teslim eder.
Çok güzel bir aşk hikayesi. Çoğu kısmı Kerem'in derdini anlatırken yaktığı türkülerden meydana gelen nesir şeklinde. Tabi Aslı'nın da şiirleri var. Kitap okudukça su gibi akıyor. İyi okumalar.
Kitap yaygın olarak bilinen iki versiyonundan oluşmaktadır. Anadolu versiyonu ve Azerbaycan versiyonu olmak üzere. İki versiyon arasında bir takım farklılıklar mevcuttur. Anadolu versiyonunda Kerem Aslı'nın annesine Aslı'nın yüzünü görebilmek için otuz iki dişini çektirir. bu versiyonda Aslı Kerem'e aşık değildir. Taki Kerem tüm dişlerini çektirip ağzı kan içinde kalınca Aslı'dan bir sevgi karşılığı bulamayınca dua eder. kendi sevgisinin üçte birinin Aslı'ya verilmesi için. Bu olaydan sonra Aslı Kerem' e aşık olur. Azerbaycan versiyonunda kerem dişini çektirmek bahanesiyle Aslı'nın annesine gitse de dişlerini çektirmez ve Aslı'da hikâyenin başından bu yana Kerem'e aşıktır.
Eser salt bir aşk hikâyesinden ibaret değildir. Anadolu'nun pek çok dağını, nehrini, köyünü gezdirir okuyucusuna. En çarpıcı yerlerinden biri her iki versiyonunda da hemen hemene benzer şekilde ele alınan kuru kafa ile Kerem'in arasındaki şiirli diyaloglardır.
Kerem bilindiği üzere her iki versiyonda da sevdiğine kavuşamamanın efkarından ah çeker ve ortaya çıkan kıvılcım onu yakıp kül eder. Aslı kırk gün küllerin başında bekler küller dağılmaya başlayınca saçlarıyla toplarken bir kıvılcımda onu tutuşturur yakıp kül eder. Azerbaycan versiyonunun finali bence daha güzel iki aşığın külleri bir sandığa konulup gömülür ve üzerlerine bir kümbet inşa edilir.
Kerem birçok zorluğu sazıyla, şiiriyle mevlaya yakararak aşar.
İkinci versiyonu okurken bunda bari kavuşsunlar dileğiyle okudum, kavuşamayacaklarını bile bile.
Şubat serisinin 7.kitabı
.
.
Şu dillere destan aşıklardan ilkini okudum sonunda.
İsfahanda yaşayan şahın oğlu olan kerem şahın haznedarlığında görev yapan kesişin kızı Aslı'ya aşık olur.
Zamanında çocukları olmamışken eğer olursa evlendirelim diyen aileler çocuklar büyüdükçe bu karadan vazgeçmiştir.Ama işte Keremin gönlü Aslı'ya vuruldu bir kere kaçış yoktur.Şah oğlunun saz ile şiire düşen aşkına karşılık kızı ister.Aslının babası ilk başta vermek istemesede bana 5 ay kadar mühlet verin der.Ardından buna razı gelmeyen kız babası ailesini de alır kaçar.Bunu duyan bizim Kerem ise sofa ile düşer yollara.Her durduğu yerde kah insana kah dağa taşa,kah köprülere derelere şiirler söyler Aslıyı sorar.Onlar nereye gitti derse oraya gider..Bu uzun şiir faslı ve arayışlar kayseride son bulur.Fakat kesişin ahbabı olan kayseri beyinin adamları Keremi tutuklar.Kerem onlara aşkını ispat edince Bey kesişin kızını ister Kereme.Ama kesiş tekrar kaçar.Bizim kerem gene düşer yollara.Sonunda bey kesişi halepte yakalar ve ikna eder,böylece bu iki aşığın nikahı kıyılır.Ama kızını kereme yar etmemeye ahd etmiş olan kesiş kızına büyülü gömlek giyidir.Kerem aslının düğmelerini bir türlü çözemez.Ardından kerem ateşler içinde bi ah çeker yanar kül olur.Külleri toplarken aslı da tutuşur aleve.Kavuşan ise geriye kalan kül olur..
Dip not:Aşkın dilde söylenen değilde vefa gerektirdiğini cefaya yürek germek sefaya şükretmek gerektiğini gördüm bu kitapta.
Keremde ki aşk ise şu zamanda yaşanan nedir acep dedim kendimce.. .
.
.
..
.