Karanlığın Elli Tonu Kitap Bilgileri
Yazar: E. L. James
Tahmini Okuma Süresi: 18 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı: 640
Basım Tarihi: 16 Şubat 2015
İlk Yayın Tarihi: 2014
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9786053430018
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Karanlığın Elli Tonu Kitap Tanıtımı
Genç girişimci Christian Grey tekil tatlardan ve karanlık sırlarından yılgın düşmüş, Anastasia Steele’de bir Seattle yayınevi ile yeni bir kariyere başlamak için ilişkisini kesmiş durumdadır. Ancak hayallerinde sürekli olarak Christian’ı düşünmektedir ve bir gün Cristian yeni bir teklifle karşısına gelince, Anastasia buna karşı koyamaz. Kavurucu şehvetli ilişki yeniden alevlenir . Anastasia, Christian’ın karanlık ve üzücü geçmişi hakkında daha çok şey öğrenmiştir.
Karanlığın Elli Tonu Kitaptan Alıntılar
1. "Bu adam için her şey olmak istiyordum. Çünkü o benim için her şeydi"
2. ""Kişilər hər şeyi hərfi mənada anlayır, əzizim.""
3. ""...Seni Seviyorum...İki küçük kelime. Dünyam durdu, eğildi ve yeni bir eksende dönmeye başladı.""
4. ""Vücudumda ruhumda sana ait ""
5. "Onu bu haliyle , emrediciliğiyle seviyorum."
6. "Ben doyumun hiç ertelenmeden yaşanmasının sıkı bir savunucusuyum. Günü yaşa...
C. Grey"
7. ""Seni o kadar çok seviyorum ki bu beni korkutuyor.""
8. "Bu allak bullak eden bu korkunç duygu daha ne kadar sürecekti ?Bu araf ' ta kalma halim daha ne kadar süreçekti"
9. "Vücudum da ruhum da sana ait.."
10. "üzerime titrer gibi,
beni sever gibi.."
11. "Hayır konuşmak bile istemiyordum. Kendi içime kapanmıştım. Hiç bir şeyin yetişmediği,ufkun bile kasvetli olduğu,harap,savaşla yakılıp yıkılmış ülkeye. Evet,ben buydum."
12. "Beni hayrete düşürmekten hiç vazgeçmiyorsun.."
13. ""Kıskanman için hiç neden yok, Christian. Vücudum da ruhum da sana ait.""
14. ""bacaklarını aç." İtaat ettim"
15. "beklenti, baştan çıkarılmanın anahtarıdır"
Karanlığın Elli Tonu Kitap İncelemeleri
Anasteyşa Stil və Kristian Qreyin münasibətləri davam edir, ilk kitaba görə bu dəfə Kristianın daxili dünyası oxucuya daha geniş şəkildə bəlli olur. Onun ruhi çöküşü, kiçik bir uşağa çevrilməsi onun dəyişdiyinin göstəricisi idi. Bu dəfə Qəhrəmanlarımız hər ikisi erotik münasibətlərdəm savayı bir-birlərini sevirlər və bu məsələni 1 səviyyə daha yuxarıya keçirmək qərarı alırlar, önlərinə çıxan əngəlləri yardımlaşaraq dəf etməyə çalışırlar. Qreyin qısqanclığı, Ananı içdən-içə sahiblənməsi əksər hallarda Anasteyşanı narahat etsədə bəzən bu durumdan məmnunluğunu da gizlətmir.
Lakin müəllif 300 səhifə ilə rahat bir şəkildə danışa biləcəyi hadisələri 700 səhifədə gərəksiz yerə uzadıb. Bir kitabın bestseller olması onun möhtəşəm olması anlamına gəlməməlidir heç bir şəkildə. Araşdırma aparmaq lazımdır ki, əksər oxucular hansı kateqoriyalardan olan şəxslərdir. Fərdlərin zövqləridir, özləri bilərlər, bu seriyanın da sevməyənləri olduğu kimi sevənləridə bir xeyli çoxdur.
Bəzi ehtiraslı, fantaziyalı, cuşə gətirən seks səhnələrində maraq və həvəs duydum deyə bilərəm, amma bu da normadan çox olduğu üçün oxucu az qala iyrənir. Dialoqlar məişət səviyyəsindən ötəyə keçmir. Bu qəbildən olan və içində tarix, psixologiya kimi sahələri ehtiva edən daha səviyyəli romanlar oxumuşam. 700 səhifəlik bir söz yığnağı oxumaq istəyirsinizsə buyrun oxuyun.
Mən isə bura qədər gəldiyim üçün, üçüncü kitabı da oxumalı olacam.
7/10
+18
Herkese selaaaam yeni bir kitap yorumu ile geldiiim
Elli ton üçlemesinin ikinci kitabı pembe dizi tadında ilerliyor.
İlk kitapta ikilinin sadece tanışmaları anlatılırken, bu kitapta gerçek sevgi isteyen ve bunu bulamayacağını düşünen Anastasia'nın grey'den uzaklaştıktan sonraki süreci anlatarak başlıyor. Grey Anastasia'yı yeniden kazanabilmek için alıştığı yaşam tarzından ödün vermeye ve birini sevmeyi, bunu dile getirmeyi öğrenmeye çalışıyor.
Christian'ın aşık bir adama evrilme çabaları bu kitapta çok fazla belirgin ve bu kitabı okurken sırıtmanıza neden oluyor.
Bu kitapta en çok sevdiğim şey, olayların ve karakterlerin değişme ve gelişme şekli. Örneğin Christian hissettiği her olumsuz duygu, sonunda olumlu veya en azından öğrenebileceği ve geliştirebileceği bir şey haline geliyor. Vermek ve almak arasındaki hassas dengeyi öğreniyor. Kalbini açmayı ve sevgiyi kabul etmeyi ve aynı zamanda sevgisini vermeyi de öğrenir. Anastasia ise Grey'in bazı isteklerini yerine getirmek için çabalıyor ve Grey'e güvenmeyi öğreniyor.
Kitabın dili gerçekten çok akıcı ve olaylar karakter değişimleri, duygularını vs. okumak çok keyifliydi.
Bakalım üçüncü kitapta ikili arasında neler yaşanacak.
Kitap tamamen çerezlik ve kesinlikle 18 yaş ve üzeri smutty kitap severlere uygun!
Grinin Elli Tonu, Karanlığın Elli Tonu ve Özgürlüğün Elli Tonu serisini Pegasus Yayınları etkinliği için okudum. Konu belli kapakta yazdığı gibi. Seri olduğu ve konu devam ettiği için üçünü birden yorumlayacağım. Birincisi okurken kendimi reklam seyrediyor gibi hissettim. Her şey marka idi. Bir paragrafta 5- 6 kere Converse ayakkabılarım. Her paragrafta Audi SUV , A3, A8. "Kodak makinemi aldım, Kodak filmimi taktım." gibi marka kullanılmadan kurulmuş cümle yok gibi. Bu da çok rahatsız edici. Çoğu bölüm erotiklik sınırını aşıyor, bence bu kadarı gereksiz. Aşk - erotizm- porno sınırları iyi çizilmeli. Marka reklamları abartıldığı gibi erotizm de abartılmış. Bir Barbara Cartland, Beyaz Dizi, Daniella Stell tadı yok. 25 senedir aşk romanı okumadığım için yeni yazarları bilmiyorum :( Psikolojik tahliller yapılmaya çalışılmış ama oda yeterli değil, çok yüzeysel. Başından sonu belli polisiye romanlar gibi. Sayfa sayısını çoğaltmak için gereksiz uzun tasvirler yapılmış ; şifoniyerin çekmecesinin kulpuna kadar anlatmış. Oyun odasına her girdiğinde odanın detaylarını anlatarak hikaye gereksiz uzatılmış. Devamlı olarak zenginlik vurgusu var , zenginlik abartısın dan olaylara adapte olamıyorsunuz. Bir de " Son Söz " diye bir bölüm eklenmiş ; kitabın yarısı neredeyse bayağı uzun bir son söz ve ilk kitabın yarısı tekrarlanmış. Bu zamana kadar okumamakla hiç bir şey kaybetmemişim, Pegasus yayınları etkinliği olmasaydı ve Nihal Kara Yurtseven okumam için göndermeseydi kesinlikle alıp okumazdım. Genede merak edenler , okumak isteyenler okuyabilir.
Aslında çok eleştiri almış bir seriyi ne kadar çok beğenerek okuduğumu nasıl tarif ederim bilmiyorum ama elimden geleni yapacağım. İlk üç kitabı severek okudum fakat eleştirilerin aksine beni en çok etkileyen yazarın " Grey " kitabı oldu. Nedenini bilmeden kendime çok yakın hissettim Christian'ı. Neredeyse onun kalbinden ve beyninden geçen her şeyi okudukça hissettim ve yaşadım denebilir. Özellikle psikolojisinin derinlerine indikçe , yaptığı her şeyin bir nedeni olduğunu gördükçe daha çok etkilendim ve sımsıkı bağlandım . . . !
Yazarı da ayrıca taktir ediyorum. Marquis de Sade'nin kitap incelemelerinde de yazdığım gibi ; toplumun dışladığı , görmezden geldiği veya tabulaştırdığı konuları cesaretle yazanları her zaman çok daha fazla sevmişimdir , hep daha fazla sempatiyle yaklaşmışımdır . Azınlıklara karşı , dışlananlara karşı , toplumun " Anormal " kabul ettiği her şey benim ve benim gibi hissedenler için hep daha samimi ve içten olmuştur ; BDSM'de buna dahil . . . !
Aslında hepimiz biliyoruz ki ; bir çok kişi toplumdan dışlanma korkusuyla sevdiği şeyleri itiraf edemiyor sadece . Hatta kişiler çoğu zaman kendisine bile itiraf edemiyor bunları. Elbette sevenler olduğu gibi nefret edenler de vardır ama bence çoğunluk bu şekilde saklıyor . . .
Toparlayacak olursam ; herkes nasıl yorumlar yaparsa yapsın , ben bayılarak , severek ve her kelimesini yaşayarak okudum . Sadece " Karanlık " kitabı kaldı en kısa sürede o kitapta elime geçer de okurum diye sabırsızlıkla bekliyorum . . . . ! ! !
Yine müthiş bit kitap, müthiş bir kurgu ile karşıladı E L James beni. Okurken gerçekten kendimi hikayenin içinde hissettim.
Bu kitap aslında daha çok aşkın gücünün neler yapabileceğini anımsattı bana.
Anastasia'nin onu terk etmesinden sonra darmadağın olan Grey ile karşı kaşıyayken sayfalar ilerledikçe bambaşka bir Grey çıktı karşıma. Sevginin ne demek olduğunu bilmeyen bir adam için zorlu bir süreç olsa da Anastasia'nin varlığı Christian'a çok iyi geldi. İlk kitapta ki Christian ile bu Christian arasında ki fark beni çok şarşıttı. Hani hep deriz ya güçlü bir erkeğin arkasında güçlü bir kadın vardır diye, işte bu kitapta tam olarak onu gördüm ben. Anastasia'nin varlığı gerçekten Christian'ı çok ama çok değiştirdi. Hiç beklemediğim tepkiler verdiği noktalar vardı ki oralar beni şoka uğrattı. Tabi birde bitmek tükenmek bilmeyen korkusu. Her ikisi de birbirinden ayrı kalmaktan korkarken bana göre Christian'ın korkusu bir tık daha çok geldi. Çünkü eski hayatından çok büyük tavizler verdi ve bunların boşa çıkması onu gerçekten darmadağın ederdi. Sonuna kadar bir solukta okuğum nadir kitaplardan birisi oldu. Kesinlikle bu seri okunmaya ve üzerinde kafa yormaya değer bir seri benim için.
SON kitabı okumaya başladım yakında onun yorumu da gelicek...