Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Kapı - Magda Szabo | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Kapı Kitap Bilgileri


Yazar: Magda Szabo
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı: 239
Basım Tarihi: Nisan 2021
İlk Yayın Tarihi: 1987
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750812620
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Kapı Kitap Tanıtımı


Magda Szabó’nun ince ve hüzünlü bir mizah duygusuyla kaleme aldığı, otobiyografik unsurlar da taşıyan bu romanı ona 2003 yılında yabancı roman dalında Fransa’nın en saygın ödüllerinden olan Femina’yı kazandırdı.



Bir yazar ve ona ev işlerinde yardımcı olan yaşlıca hizmetçisi. Önceleri birbirlerini anlamakta ve benimsemekte zorlanırlar. Zamanla, çocukluk ve gençlik travmaları Macaristan’ın yakın tarihiyle birlikte örülmüş, bu başına buyruk, mesafeli, tragedya kahramanlarını andıran anne figürüyle yazar arasında çatışmalı ve neredeyse tutkulu bir ilişki kurulur. Hayvanların ve insanların dilinden anlayan, cesur, bilge Emerenc, yazarın yaşama, sanata ve ölüme ilişkin doğru bildiklerini sorgulamasını sağlar.




Kapı Kitaptan Alıntılar


1. "Hiç kimseyi çılgınca sevmeyin çünkü kaybedersiniz, er ya da geç."




2. "Hiç kimseyi çılgınca sevmeyin çünkü kaybedersiniz, er ya da geç...!!!"




3. "Birine verebileceğiniz en büyük hediye onun acı çekmesine engel olmaktır."




4. "Kim yalnız değil ki? Bilmek isterdim doğrusu. Hatta biriyle birlikte yaşayanlar bile yalnız, sadece yalnız olduklarının bilincinde değiller, o kadar!"




5. "Birine verebileceğiniz en büyük hediye onun acı çekmesine engel olmaktır."




6. "İnsan evine geldiğinde, eğer geldiğine sevinecek hiç kimsesi yoksa yaşamanın da herhangi bir anlamı yok."




7. "Beni rahat bırakın. Bana akıl vermeyin. Yeterince aklım var, keşke daha az şey bilseydim.
...
Benim hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyacım yok. Anlayın artık."




8. "…çünkü ölüm başıboş kalmaktan çok daha merhametlidir."




9. "Bir şey ne denli basitse anlatılması da o denli güçtür."




10. "Her duygusal ilişki aslında bir saldırganlık ihtimali taşır, insan ne kadar çok kişiyle yakın ilişki kurarsa o kadar çok tehlikeye de maruz kalabilirdi."




11. "İnsan,dünyaya çiçek olarak gelsek kimin hangi çiçek olarak doğacağını hissedebiliyor."




12. "Siz herkesi bir kutuya doldurmak,sonra da ne zaman kime gerek duyuyorsanız oradan çıkarmak istiyorsunuz."




13. "Bir şey ne denli basitse,anlatılması da o denli güçtür."




14. "İnsan yaşamını kaydedebilse ve tüm yaşamını bir şerit üzerinde ileri geri hareket ettirebilse, istediği yerde durdurabilse veya istediği kısımları yineleyebilse nasıl olur?"




15. "Yazmak istiyordum ancak bir şeyler yaratmak bilgi birikimi ile Tanrı lütfunun bir sonucuydu ve bunu başarabilmek için de bir sürü şeyin, heyecanla huzurun, iç barışla hem acı hem tatlı, kışkırtıcı duyguların bir araya gelmesi gerekiyordu. Ne var ki şu anda bende bunların hiçbirisi yoktu."





Kapı Kitap İncelemeleri


Kapı;
dört harfli bu sözcük ne çok şey ifade eder hayatımızda...
Açılan bir kapı hayatımızın dönüm noktasıdır bazen, sevincimizdir, mutluluğumuzdur...Umudumuzdur belki de...Kapanan kapılar hayalkırıklığıdır, hüznümüzdür... Gözyaşlarımızın kaynağıdır...
Bazen kapandığı için üzüldüğümüz kapılar yenilerinin açılması için bir başlangıçtır...
İnsanlarla aramızdaki mesafedir kapı; hududumuzdur, mahremimizdir.
Kimi coşkuyla açılır, kimi öfkemizin belirtisidir çarparak kapanması... Yaşam döngümüzü belirleyen hangi kapılardan geçtik, geçeceğiz ya da geçmek isteyeceğiz. Belki sevdiklerimizle, belki de yapayalnız...
Magda Szabò, yazdıklarıyla usul usul sizi içine çekiyor bir sürü duyguyla başbaşa bırakıyor.
Kapı, İza'nın Şarkısı'ndan sonra okuduğum ikinci eseri yazarın. Bir yazarın kendisine ev işlerinde yardımcı olacak yaşlıca bir hizmetçiyi hayatına sokmasıyla başlıyor Kapı'nın ve okuyucunun serüveni... Hayvanların ve insanların dilinden iyi anlayan her konuda bilgi sahibi olan Emerenc'in hayata bakışı, dominantlığı, geçmisindeki gizemler, sosyalliği ve bilinmeyen sırları...
Magda Szabò'ya Fransa'nın en büyük ödüllerinden biri olan Femina'yı kazandıran bir başyapıt.
İnsan ilişkilerine ve insan oluşumuza dair birçok soruyla karşı karşıya kaldığınız, bakış açılarınızı değiştiren etkileyici bir serüven...
Ne bir sırrı ne de bir kapısı var ama olur da bir gün onun da böyle bir kapısı olursa ona o kapıyı açtıracak bir denizkızı şarkısı yok. (Sayfa/238)
Hangi kapıdan geçerseniz geçin, umudunuz şarkınız, hayalleriniz hep yanınızda olsun...
Sevgiyle ❤




İnsanın en çok unutmak istediği anlar, şüphesiz başkaları önünde aciz ve zavallı olduğumuz olan anlardır. Bu başkaları ise illa düşman olması gerekmez, en yakınımızdaki ve sevdiğimiz insanlar da olabilir. Hele bir de belirli bir konumumuz, belirli bir saygınlığımız ve otoriter statümüz varsa, bu yıkım daha da büyük olacaktır. Birinci mevzu bu...

İkinci mevzuya gelince...
Her insanın sınırları vardır veya şöyle söyliyelim; her karakter sahibi insanın olması gerekir. Aksi takdirde omurgasız bir sürüngenden farkı olmaz insanın. Elbette prensip ve sınır sahibi olmak, olmak için olmakla olunmaz. Bu da kişiye göre ve kişiye özeldir. Ya peki birisi, hele ki en yakınımızdaki, sevdiğimiz ve güvendiğimiz birisi, bu sınırları ihmal etmekle kalmıyor, yukardaki birinci faciaya da sebep oluyorsa?

Peki niyetin iyi, şartların kötü ve seçeneğin olmaması cürmü ve düşülen durumu hafifletir mi?
Bu da olayın başına gelen kişinin karakterine, anlayışına ve tutumuna bağlıdır...

Evet, sabahtan beridir Emerenc'den bahsediyorum. Ya sevip bağrınıza basacaksınız, ya da benim gibi karakter uyuşmazlığı yaşayacak ve en fazla empati besleyebileceksiniz. Ama insan ve halleri başlığı altında okuma değerine sahip bir kitap kesinlikle. Bazı kapıları kapalı bırakmakta fayda var, zira hiç açmasaydım keşke demek mümkün...




“Size söylemem gerekir ki Emerenc’i ben öldürdüm. Onu ortadan kaldırmayı değil kurtarmayı istemiş olmam bu gerçeği değiştirmez.”
.
Emerenc hiç boş kalmıyor. Sadece kendi seçtiği evlere gidip hizmet ediyor, komşularını ağırlıyor, sokağı baştan sona temizliyor ve bunların hepsini büyük bir sessizlikle yapıyor. Geçmişini, ailesini herkese anlatmıyor.
Yazar Hanım farklı ama. Başta birbirlerine ısınmamış olsalar da zaman bazı buzları eritiyor. Emerenc kendini biraz açıyor~
.
Magda Szabó kendini ve yıllarca yanında çalışan yardımcısı Juliska’yı anlatıyor. Yazar olma sürecini de, eşiyle ilişkisini de, Macaristan’ın yakın tarihini de es geçmiyor.
Emerenc üzerinden pek çok ses duyuyoruz, pek çok hikaye.. Bodrum katlarında saklananları, yağmaları, geride kalan ama artık hiçbir kıymeti olmayan eşyaları..
.
Emerenc unutamayacağım karakterlerden oluyor. Sevilmeyi beklemiyor, kendine ördüğü duvarları sevmeyi öğreniyor. Eleştirsem de ona hak vermeye başlıyorum, yalnızlığını bir gerdanlık gibi taşımasına hayran kalıyorum.
Magda Szabó kapılarını bin bir sebepten kapalı tutanları birkaç karakter üzerinden özetliyor sanki. Hesaplaşıyor hem kendisiyle hem ülkesiyle.
Ve duyuluyor sonrasında.
Hem kendisi hem ülkesinin edebiyatı ~
Çok, çok sevdim Kapı’yı. Emerenc’i de..
.
Hilmi Ortaç’ın mükemmel çevirisi, Davut Yücel kapak tasarımıyla ~




romanlarda genelde karakter gelişimi takip etmeye alışığız ancak kapı'da hiç değişmeyen bir karakterin uzunca bir süre açılmayan kapısının, kimi zaman motiflerini sorgularken kimi zaman motiflerine anlam ararken buluyorsunuz kendinizi.
emerenc..
kitap size bir yanıyla birbirine taban tabana zıt iki karakterin zaman içinde birbirlerini anlamalarını, birbirleriyle iyi bir dostluk ilişkisi kurmalarını anlatması açısından keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. diğer yandan ikinci yarısında insanlığa dair sorduğu sorular, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair getirdiği ikilemler, doğru olan davranış neydi, siz olsanız ne yapardınız gibi sorgulamalarla derinlikli bir felsefi roman haline geliyor.
başarılı, gururlu, ne yaptığını bildiğini sanan yazarımız; hayvanların, doğanın, insanların dilinden anlayan, onlarla kendi yöntemleriyle ilişkiler kurmayı başarmış emerenc ile tanışınca duvara tosluyor aslında. emerenc’in sırları çok, hayatını defalarca kez yıkıp yeniden kurmak zorunda kalmış; apayrı bir sınıftan gelmiş, eğitimsiz, savaş görmüş.
burada kapı alegorisi geçmiş-gelecek, modernite-geleneksellik, eğitimli yaşam-otodidaktik yaşam gibi birçok karşıtlık yansıtıyor. yaşam hakkı kadar ölüm hakkı da işlenen konulardan. kapı sadece fiziksel bir unsur olmaktan çıkıp bir his oluyor kitapta.
otobiyografik unsurlar da barındıran bu kitapta yazarın kapısını araladığı hayatını ağzımda buruk bir tatla hatırlayacağım çok güçlü bir karakter emerenc.




Üzgünüm!...Çok üzgünüm senin gibi bir karakteri kaybettiğim için.

Anlıyorum tüm mahalleyi kendine bağlamak özel bir yetenektir de ya ben okuru kendine nasıl bağlayabildin büyük başarı.Yazar yanımda olsaydın ellerine sarılır,övgülerim teşekkürlerim hiç bitmezdi sana...

Emerec...

Sen biricik,kendine has özel bir karaktersin.Seni neden bu kadar çok sevdim ve senden ayrıldığıma neden çok üzüldüm biliyor musun?

Çünkü sen, kadınların gururu onlara rol model olacak bir karaktersin de ondan...

Tamam bazı çekilmezliklerin var,öfkelerin sebepsiz yere yükselmelerin karşında ki insanları dinlemeden yargılamaların asla hoşgörünün olmaması olumsuzlukların.Nerden bilelim ki biz senin bu özelliklerinin oluşmasına sebep nelerdir kimbilir...
Bu konuyla ilgili benim düşüncem,anne baba sevgisi görmeyen ve çocukluğun boyunca savaşın çok uzun ve en sancılı anlarını yaşamış olman,peşine gelen barıştan bile haz almanın keyfini görememek sanırım bu özellikler senin ruhunda beslendi ve sonuçta böyle bir kadın ortaya çıktı...

Sen bir de şunu çok güzel kanıtladın bana teşekkür ederim.Okumak ve diploma ile sınırlı değil hiçbirşey insanın kendini yetiştirmesi çok daha kıymetli.

Çünkü sen okula hiç gitmemiş bir karaktersin.Ona rağmen çok güçlü bir kadınsın.

Güçlü olmanı,kimseye boyun eğmeyen minnet etmeyen canım kadın ben seni çok sevdim kendim gibi gördüm seni çünkü.
İyi ki tanıdım seni...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: