Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Kadınlar Ülkesi - Charlotte Perkins Gilman | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Kadınlar Ülkesi Kitap Bilgileri


Yazar: Charlotte Perkins Gilman
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı: 216
Basım Tarihi: Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi: 1915
Yayınevi: İthaki Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9786053758723
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Kadınlar Ülkesi Kitap Tanıtımı


“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.” —Marge Piercy



“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.” —Joanna Russ



Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.




Kadınlar Ülkesi Kitaptan Alıntılar


1. "Cahil insanlar duydukları her şeye inanırlar."




2. "“Yalnızca cahil insanlar duydukları her şeye inanırlar.”"




3. ""Hepimiz biliyoruz ki kadınlar organize falan olamazlar, her şeyde atışırlar, ayrıca çok kıskançtırlar.""




4. ""Kadınlar gelişmemiş erkek değildir. Ancak insanlığın yarısını oluşturan kadınlar, gelişmesi engellenmiş insanlardır.""




5. ""..Acı çeken annelere dolu koca bir millet.""




6. "Cahil insanlar duydukları her şeye inanırlar."




7. "Aşk yolunu bulur."




8. "Bir kadının, kollarınızdayken bile, içine kapanabilmesine, sarıldığınız şeyin, bir uçurumun yüzeyi kadar erişilemez oluncaya dek büsbütün yok olmasına yol açan bu mucize nasıl bir şeydir?"




9. "Kadınlar söz konusu olduğunda tasvirler pek tutmaz..."




10. "sanırım çünkü bulduğum şey, aradığım şey değildi."




11. "sevgi hakkında en ufak bir fikirleri bile yoktu."




12. "İnsanın, haklı gerekçeleri olduğu ve tabii hislerini de kendine sakladığı sürece biraz bencillik yapmaya hakkı vardır diye düşünüyorum."




13. ""Cahil insanlar duydukları her şeye inanırlar.""




14. "Konu kadınlar oldu mu betimlemeler kifayetsiz kalır...."




15. "Özgürdük, fakat özgürlüğümüzün de bir sınırı vardı."





Kadınlar Ülkesi Kitap İncelemeleri


Lamarck'ın ortaya attığı teoriden yola çıkarak zor zamanlar geçiren kadınların hayatta kalmak ve soylarının devamını sağlamak için bir tür modifikasyon ortaya çıkmış. (tabi bu sadece bir kadında ortaya çıkan bir durum) Sonrasında bu soydan gelen kadınlara genetik olarak aktarılmış bir eşeysiz üreme durumu var.
Eşeysiz üreme gerçekleştiren İlk kadının yanında bulunan diğer kadınlar bu duruma ayak uyduramadığı için Darwin'e göre doğal seleksiyona uğrayıp yok olup gitmişler. Buraya kadar yazdıklarımın hiçbiri maalesef kitapta yok. Kitabın yazıldığı dönem düşünüldüğü zaman sperm bankaları falan beklemiyorum. Bu yüzden kitabımız bilimkurgu değil bir kurgu kitabı.
Kitabın bir bilim kurgu olarak tasarlanmadığı ve amacının kadınlardan oluşan bir ülkenin daha barışsever ve daha düzenli olacağını anlatmaya çalışan feminist bir ütopyayla karşılaşıyoruz.
Bir eleştiri daha yapmam gerekirse, kadınlar ülkesinden birçok kişinin haberdar olduğunu biliyoruz. Zaten bizim üç kaşifte bu bilgiden yola çıkarak bu ülkeyi arıyor. Fakat kadınların dış dünyadan bilgisi yok. Üstelik atletik, medeni bir toplum dışarı çıkmayı başaramamış. Burada da yazarın farkında olmadan içinde bulunduğu dönemin yargılarından kurtulmakta zorlandığını görüyoruz. Birde gerçek bir kadınlar ülkesi olsaydı bir şekilde dış dünyaya ulaşılarlardı.




Charlotte Perkins Gilman, ortaya koyduğu feminist ütopyasında zamanının ötesinde bir düşünce dünyasına sahip olduğunu kanıtlıyor. 1915 yılında tefrika edilen Kadınlar Ülkesi'nde, günümüz problemlerinin farklı çözümleri ele alınıyor ve tartışılıyor. Sadece kadınların yaşadığı, tamamen erdemli ve sevgi dolu bir dünyanın ele alınışının dışında eğitim, annelik, doğa, aidiyet gibi kavramların da ele alınıp eleştirildiğini görüyoruz.
Kitapta Gilman, dönemin Amerikası ile kendi zihninde oluşturduğu Kadınlar Ülkesi'nin değerlerini karakterler üzerinden karşılaştırarak geniş bir eleştiri ortaya koyuyor. Kadınların bulundukları konum ve aslında bulunmaları gerektiği konum bu noktalarda çok iyi ifade ediliyor.
Kadınlar Ülkesi'ni sadece kadın-erkek ayrımı olarak okumak bence yeterli olmayacaktır. Bence başarılı bir yönetim ile başarısız bir yönetimin de ne denli farklı sonuçlar doğurduğunu göstermesi açısından da başarılı bir kitap. Eğitim, doğa gibi evrensel değerlerin de nasıl maksimum verimle ele alınması gerektiğini örneklendiriyor Gilman. Bebeklerin ve çocukların "eğitim" denilen "zihne zorla yedirme" uygulamasından uzak yetiştiği bu ülkede okul kavramı yok çünkü yaşadıklari her ortam beyinlerini ve kişiliklerini bireysel farklılıkları göz önünde bulundurularak geliştirmeye uygun hale getirilmiş. Eğitimi bir şart halinde değil bir yaşam biçimi olarak uygulamışlar bu ülkede. Kolektif bir yaşam biçiminin, saygının, sevginin, kutsal anneliğin ne demek olduğunu kadın zarafetiyle ele almış yazar. Okurken hiç sıkılmadım, su gibi akıp gitti.




Bazen bazılarımız merak etmiştir dünyada tek bir cinsiyet olsa nasıl olurdu diye.Sorunun cevabı ise bu ütopik kitapta. Kitap, üç erkek kaşifin tamamen kadınlardan oluşan bir ülkeyi keşfetmesiyle başlar. Orada yaşadıkları, deneyimleri ve gözlemleri anlatılıyor. Bu üç erkek karakterlerde toplumda görülebilecek 3 farklı düşünceye ve davranışa sahip karakterleri ele alıyor. Terry kadınları kendilerinden aşağı olduğunu düşünen ve huzur bozan ataerkil bir karakter. Jeff sorgusuz sualsiz duygularıyla hareket eden hatta tabiri caizse biraz hanım köylü bir karakter. Vandyck ise anlatıcımız ve tarafsız bir karakter. Bu üç karakter kadınlar hakkındaki olumsuz düşüncelerinin hayat bulduğu kaos ortamında bir yer keşfettiklerini sanarken tam tersi medeniyetin, anneliğin, eşitliğin, adaletin hakim sürdüğü, erkeğe ihtiyacı olmayan, her işi kendi yapabilen güçlü kadınların olduğu bir yer olması onları şaşırtır. Bu ülkede bireysellik değil toplumsallık ön plandadır. Anneler ve çocuklar değerlidir. Bu ülkedeki yaşam tarzı mükemmel olsada soylarının devam etmesi kısmında biraz fantastik bir yaklaşım vardı. Bu durum biraz düşündürttü farklı bir yaklaşım olabilir miydi diye. Yazar bu kitapta bizle adil bir dünyanın hayalini paylaşıyor, o evreni bize yaşatıyor. Kitabı okurken, toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya ve kadınların toplumdaki potansiyelini yeniden düşünmeye davet ediliyoruz.




Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.

Üç Amerikalı erkek, pek fazla insanın yaşamadığı, ayak basılmamış topraklarda keşifler yapmak üzere yola çıktıkları yolculukta rehberlerinden daha yüksek ve ulaşılması güç bölgelerde sadece kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı bir topluluk olduğunu öğrenirler ve bu topluluğu keşfetmek üzere bir yıl hazırlıktan sonra tekrar yola çıkarlar. Sadece kadınlardan oluşan bir topluluğun olduğuna inanmak istemezler, mutlaka kadınlardan ayrı yaşadıklarını düşündükleri erkeklerin de olabileceğini hattâ olduğu inancındadırlar.
Çok meşakkatli bir yolculuğun sonunda bu gizemli kadınlar ülkesini bulurlar da, fakat karşılarında muazzam bir ülke görürler. Misafir olarak alıkonulan bu üç erkek zamanla Kadınlar Ülkesi'nin yönetim şeklinden, inançlarına, mimarisine, kültüründen ekonomisine kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya başladıkça toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Okuyucunun da kendini sorgulayacağı, etkileyici, çokça düşündüren, keyifli bir okuma sizleri bekliyor :-)

Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.




Çok tarzım olmasa da bazen dinlenmek için polisiye ya da bilim kurgu eserler okurum, beni yormayan, sürükleyici kitaplar ararım böyle zamanlarda. Film izler gibi kafamda canlandırmak çok iyi gelir. İthaki yayınlarından Kadınlar Ülkesi eserini çok merak ediyordum ve okudum.

Sadece kadınların yaşadığı kendi imparatorluklarını kurduğu hiçbir erkeğe ya da erkek gücüne ihtiyaç duymadan her şeyi kendilerinin yaptığı bir ülke ne muhteşem bir fikir. Ne güzel bir ütopya. Okurken gerçekten böyle bir ülke olsaydı kaç kadının gitmek isteyeceğini hep düşündüm, merak ettiğiniz için bir girip çıkar mıydınız yoksa sonsuza kadar orada yaşar mıydınız? Lütfen cevabınızı yorumlarda belirtin çok merak ediyorum

Böyle bir ülkeye gitme gafletinde bulunan 3 erkek arkadaş... meraklarına yenik düşüyorlar ve nelerle karşılacaklarını bilmeden yola koyuluyorlar. Gördükleri ve yaşadıkları şeyler karşısında dilleri tutuluyor. Detay vermeyeyim siz okursunuz zaten

Merak edin diye bir şey daha söyleyeyim kadınlar erkek olmadan kendi başlarına nasıl hamile kalıyorlar?

Ben çok sevdim, yazar kadınlığı anneliğe indirgemiş kızdığım ve katılmadığım bir noktaydı bunun dışında okurken sıkılmadım çok akıcıydı erkekler bana kızmasın ancak keşke böyle bir ülke olsaydı

#booklover #bookstagram #books #kitaplarinperisi #kadınlarülkesi #bilimkurgu



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: