John Ruskin En Beğenilen Sözleri
1. ""İyi bir kitapta bitip tükenmek bilmeyen yiyecekler vardır. Onda vücudumuzun en mükemmel kısmı olan kafamız için bir ömür boyu yetecek kadar yiyecek vardır.""
- Susam ve Zambaklar
2. "İnsanı okumak kurtarır."
- Susam ve Zambaklar
3. ""Bu cennet kapılarının bekçileri ne rüşvet kabul ederler, ne korkuyla yıldırabilirler ne de oyuna getirilebilirler.""
- Susam ve Zambaklar
4. ""Britanya Müzesindeki tüm kitapları okuyup da 'kara cahil' öğrenimsiz bir kişi olarak kalabilirsiniz. Fakat iyi bir kitabın on sayfasını harfi harfine, gerçek bir titizlikle okursanız sonsuza dek bir nebze de olsa eğitimli kişi olursunuz.""
- Susam ve Zambaklar
5. ""Çok sevdiğimiz bir kitabı okuyarak geçirdiğimiz zamanlar kadar dolu dolu yaşadığımız gün yoktur heralde.""
- Susam ve Zambaklar
6. ""Akıllı bir kimseyle sohbet etmeyi çok mu istiyorsun? Öyleyse önce onu anlamayı öğren, gerisi zaten gelecektir.""
- Susam ve Zambaklar
7. ""Bir cinsiyetin ötekine, sanki benzer şeylerle kıyaslanabileceklermiş gibi, üstünlüğünden bahsederek aptallık ediyoruz hem de haklı çıkarılamaz aptallık. İkisinin de bir diğerinde olmayan, birbirini tamamlayan bir diğeriyle tamamlanan yanları var.""
- Susam ve Zambaklar
8. ""Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz. Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç?""
- Susam ve Zambaklar
9. "Eğitilmiş olma ile olmama arasındaki bütün fark, okuduğunuz şeyin gerçek mânâsını kavrayarak okuyup okumamanızdan ibarettir. "
- Susam ve Zambaklar
10. "Defalarca okunmadıkça, tekrar tekrar okunup sevilmedikçe bir kitap faydasızdır.."
- Susam ve Zambaklar
11. "Filhakika seçiş hürriyetimizin hudutsuz olduğu tek dünya : kitaplar dünyası."
- Susam ve Zambaklar
12. ""İyi seçilmiş, güzide birkaç söz, her biri işlev olarak bir diğerine benzer veya eşit olan binlerce kelimenin göremeyeceği işi görür.""
- Susam ve Zambaklar
13. ""Köylerimize süngü talimi yaptıracak yerde okuma alışkanlığı edindirdiğimizi düşünün, millet olarak içinde bulunduğumuz durumu düşünecek olursak akıl almaz bir şey bu!. Süngü kullanmasını bilen ordular olacakları yerde, düzenli, adamakıllı eğitilmiş, maddi anlamda desteklenmiş ve iyi komuta edilmiş bir düşünürler ordusu haline geldiklerini düşünün! ""
- Susam ve Zambaklar
14. "Bir adam kitaplığına cömertçe para yatırsa ona kitap manyağı dersiniz. Ancak bir adam atlara yatırdığı para yüzünden battığında ona at manyağı demiyor kimse. Peki siz kitaba tüm parasını yatırıp iflas eden tek bir kişi gördünüz mü?"
- Susam ve Zambaklar
15. ""Oysa anne babalar eğitimin ebedi bir gelişme olduğunu, böyle bir eğitimin doğru verildiği zaman zannettiklerinden çok daha kolay edinilebileceğini, yanlış verildiği zamansa bu gelişime asla erişemeyeceklerini anlamıyorlar.""
- Susam ve Zambaklar
16. ""Sevgiden anladığınız, trene binip bu manzaraların arasında dolaşmak ve sunaklarında bulunan yiyecekleri tıka basa yemektir.""
- Susam ve Zambaklar
17. "...kadın ve erkek karşılaştırılabilirlermiş gibi, bir cinsin diğerini üstünlüğünden bahsedecek kadar aptalızdır...Her cinsiyet diğerinde bulunmayan özelliğe sahip olup biri diğerini tamamlamaktadır."
- Susam ve Zambaklar
18. "Son zamanlarda duyarlılık kelimesiyle ilgili çok gürültü koparıldığını duymuşsunuzdur. Fakat size şunu söyleyebilirim: İhtiyacımız olan daha az değil, daha fazla duyarlılıktır. Bir insanı diğerinden üstün kılan tamamıyla budur aynı şekilde bir hayvanı diğerinden.. Birinin diğerinden daha fazla hissedebilmesidir onu farklılaştıran."
- Susam ve Zambaklar
19. "Bir millet; kitapları hor görerek, ilmi hor görerek, sanatı hor görerek, tabiatı hor görerek, merhamet duygusunu hor görerek, sadece ve sadece 𝐩𝐚𝐫𝐚 𝐤𝐚𝐳𝐚𝐧𝐦𝐚𝐤 için gayret göstererek ve bütün bunların cezasını çekmeksizin, varlığını devam ettiremez."
- Susam ve Zambaklar
20. ""Benzer şeylermiş gibi karşılaştırarak bir cinsiyetin diğerinden üstünlüğünü iddia edecek kadar aptalız.""
- Susam ve Zambaklar
21. "İnsanı adi yapan hissizleşmiş bir el, ölü bir kalp, kötü alışkanlıklar ve bozulmuş bir bilinçtir..."
- Susam ve Zambaklar
22. "Çünkü kitaplar iki sınıfa ayrılırlar, günlük kitaplar ve her zaman için geçer olan kitaplar. Bu ayrımı dikkat edin, sadece kitabın kalitesi bakımından yapılan bir ayrım değildir bu. Sadece iyi bir kitabın ömrünün kötü kitabınınkinden daha uzun oluşundan da ileri gelmemektedir. Bu bir cins farkıdır. O an için, o gün için iyi olan kitaplar vardır; her zaman için iyi olan kitaplar vardır; o an için, o gün için kötü olan kitaplar vardır; her zaman için kötü olan kitaplar vardır."
- Susam ve Zambaklar
23. ""İşlenmiş olan hataların en ahmakçası
kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için
yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır.""
- Susam ve Zambaklar
24. "Okumuşlar, her şeye rağmen,
zeka bakımından üstün nitelikli insanlar olmayı sürdürürler"
- Susam ve Zambaklar
25. "Güzel bir mimari, milli hayatın ve milli karakterin ifadesidir ve genel olarak dini bir özellik taşımaktadır; büyük mimari eserler, milli bir dinin tecellisidir. "
- Susam ve Zambaklar
26. ""İnsanı okumak kurtarır.""
- Susam ve Zambaklar
27. "İnsanı okumak kurtarır..."
- Susam ve Zambaklar
28. ""Hiçbir işi doğru yapamadığımız gibi, şimdi de tüm erkeksi gücümüzü para getiren yanlış işlere harcıyoruz. Gerçek duygular beslemediğimize göre yaramazlık edecek sahte duygular kuşanmış olmalıyız.""
- Susam ve Zambaklar
29. ""Açgözlülük ve kıskançlık dışında, insanlığın ortak bir değeri olmadığını kabul etmelisin.""
- Susam ve Zambaklar
30. "İşlenmiş olan hataların en ahmakçası, kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır."
- Susam ve Zambaklar
31. "İşlenmiş olan hataların en ahmakçası, kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır."
- Susam ve Zambaklar
32. "Britanya Müzesi’ndeki tüm kitapları okuyup da tamamen “kara cahil”, öğrenimsiz bir kişi olarak kalabilirsiniz. Fakat iyi bir kitabın on sayfasını harfi harfine, gerçek bir titizlikle okursanız sonsuza dek bir nebze de olsa eğitimli kişi olursunuz."
- Susam ve Zambaklar
33. "Belki de güzel bir insan varlığı inşa etmek, güzel bir kubbe veya kule inşa etmekten daha iyidir ve böylesine bir varlığa saygıyla bakmak bir duvara bakmaktan daha hoştur."
- Susam ve Zambaklar
34. ""Okunmayan, tekrar tekrar okunmayan,
sevilip beğenilmeyen, tekrar tekrar sevilip
beğenilmeyen bir kitap, fayda sağlamış
olmaktan çok uzaktır.""
- Susam ve Zambaklar
35. ""Elinize iyi bir kitap geçtiği zaman kendinize
şöyle sormalısınız: 'Bir Avusturyalı maden
arayıcısı gibi çalışmaya hazır mıyım?
Kazma ve küreklerim iyi iş görecek
durumda mı? Kolları sıvadım mı? Gücüm
kuvvetim yerinde mi? Moralim yüksek mi?'""
- Susam ve Zambaklar
36. ""Kitaplar iki sınıfa ayrılırlar; günlük kitaplar
ve her zaman için geçerli olan kitaplar. Bu
ayrıma dikkat edin, sadece kitabın kalitesi
bakımından yapılan bir ayrım değildir bu.""
- Susam ve Zambaklar
37. "Kadın hak ve vazifelerinden söz ediliyor; sanki kadın hak ve vazifeleri erkeğin hak ve vazifelerinden ayrıymış gibi; sanki kadın ve onun efendisi olarak görülen erkek birbirlerinden ayrı olan, hakları ve davaları hiçbir şekilde birbiriyle uzlaşamayan varlıklarmış gibi..."
- Susam ve Zambaklar
38. "..doğru yönlendirilmiş ahlaki eğitim ve en iyi seçilmiş kitaplar, yanlış eğitim verilmiş cahil kişiler üzerinde bile olumlu etki yapar..."
- Susam ve Zambaklar
39. "Shakespeare'in eserlerindeki felâketler hep erkeklerin hataları veya ahmaklıklarından ileri gelmektedir; felâketlerden kurtulmak mümkün olduğu zaman da, bu mutlaka kadınların zekâları ve meziyetleri sayesinde olmaktadır."
- Susam ve Zambaklar
40. "faydalı okuma kapasitesi hayal gücüne dayalı yazarlardan ziyade düşünürlerde çok daha büyüktür."
- Susam ve Zambaklar
41. "kitaplardan alınan lezzet, zeka ile kol kola gitmektedir,"
- Susam ve Zambaklar
42. "hakikat çok uzakta, erişilmesi güç bir yerde gizlenmiştir."
- Susam ve Zambaklar
43. "Yüce gönüllü ve yüce ruhlu olmak hayatta büyük olmanın ta kendisidir."
- Susam ve Zambaklar
44. ""Bizim millet olarak bütün düşüncemiz, bütün gayemiz eğlenmektir; eğlencenin elzem olduğu inancı da, bir hastalık gibi yakamızı bırakmamaktadır.""
- Susam ve Zambaklar
45. ""Kitapları hor görerek, ilmi hor görerek,
sanatı hor görerek, tabiatı hor görerek,
merhamet duygusunu hor görerek, sadece
ve sadece para kazanmak için gayret
göstererek ve bütün bunların cezasını
çekmeksizin, varlığını devam ettiremez.""
- Susam ve Zambaklar
46. "okuma da bir dostluktur. Ama en
azından samimi bir dostluktur
.....
Dahası bu, tüm diğer dostlukları çirkinleştiren her şeyden azade bir dostluktur."
- Susam ve Zambaklar
47. ""Ömrünüz yettiği takdirde Britanya
Müzesi'ndeki bütün kitapları okuyabilir,
gene de tam manasıyla 'kara cahil', hiçbir
şekilde eğitilmemiş bir kimse olarak
kalabilirsiniz.""
- Susam ve Zambaklar
48. "İyi bir kitap, beynimiz için tükenmeyen yiyecekleri barındırır."
- Susam ve Zambaklar
49. ""İnsanların başına gelen korkunç felâketler
nasıl daima zevk düşkünlüğünden ileri
geliyorsa, gösterdikleri insanüstü gayretler
de, aynı şekilde, methedilmeye karşı
duydukları zaaftan ileri gelmektedir.""
- Susam ve Zambaklar
50. "Hiçbir şey vakitli bir ölümden daha değerli değildir."
- Susam ve Zambaklar
51. ""İyi arkadaşlar seçmeyi arzu ettiğimizi,
bu konuda gereken sezgiye de sahip
olduğumuzu kabul edelim; fakat acaba
içimizden kaç kişi iyi arkadaşlar seçme
gücüne sahiptir?""
- Susam ve Zambaklar
52. "Tembel zihin katışıksız bir yalnızlıktan hiçbir
fayda elde edemez"
- Susam ve Zambaklar
53. "Hepsinden önemlisi de bir millet para kazanan bir yığın olarak devam edemez; edebiyatı hor görerek, bilimi hor görerek, sanatı hor görerek, doğayı hor görerek, merhameti hor görerek tüm benliğini para kazanmaya adayarak ve bütün bunların cezasını çekmeksizin varlığını devam ettiremez."
- Susam ve Zambaklar
54. "“İnsanı okumak kurtarır.”"
- Susam ve Zambaklar
55. "bir denizci sırf gemiyi diğer gemicilerden daha iyi idare edebileceği için değil, "kaptan" olarak adlandırılmak istediği için kaptan olmak ister."
- Susam ve Zambaklar
56. "Hayatım uçup giden bir buğudan başka bir şey değildi ve yok olup gitti."
- Susam ve Zambaklar
57. "Milli kusurlarımızı ve zavallılığımızı gördükçe, bunların çocukça bir cehaletten ve son derece basmakalıp düşünce alışkanlıklarında duyulan eğitim ihtiyacından ileri geldiğini anlıyorum."
- Susam ve Zambaklar
58. ""İşlenmiş olan hataların en ahmakçası kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır.""
- Susam ve Zambaklar
59. ""(Bir) kitap, istediğiniz parçalara
başvurabilmek için çizilerek
okunmadıkça işe yaramaz.""
- Susam ve Zambaklar
60. ""Bütün parasını kitaplara yatırdığı için iflas
eden birini duydunuz mu hiç?""
- Susam ve Zambaklar
61. ""Kalite asla bir tesadüfün değil, daima akıllı bir gayretin sonucudur.""
- Susam ve Zambaklar
62. "Okuma zihinsel yaşamın eşiğindedir; bizi bu yaşama sokabilir ama onu teşkil etmez."
- Susam ve Zambaklar
63. "Millet olarak kitaba ne derece önem veriyoruz; ona ne derece ilgi gösteriyoruz? Atlarımıza harcadığımız paraya nazaran, genel veya özel kütüphanelerimiz için harcadığımız paranın ne kadar olduğunu hiç düşündünüz mü? Herhangi bir kimse kütüphanesi için biraz fazlaca para harcasa ona deli, "kitap delisi" dersiniz. Halbuki, pek çok kimse her gün, bütün parasını pulunu atları uğruna harcıyor da, onlara "at delisi" demiyorsunuz; üstelik, bütün parasını kitaplara yatırdığı için iflas eden birini duydunuz mu hiç?"
- Susam ve Zambaklar
64. "Kabul etseniz de etmeseniz de bilmeniz gereken şey şudur: Kendi fikirlerinizi değil, yazarın söylemek istediklerini anlamak öncelikli işiniz olmalıdır. Okuduklarınızı yargılayacaksanız bunu sonraya bırakın, önce yazarın ne dediğini anladığınızdan emin olmalısınız."
- Susam ve Zambaklar
65. "Kabul etseniz de etmeseniz de bilmeniz gereken şey şudur: Kendi fikirlerinizi değil, yazarın söylemek istediklerini anlamak öncelikli işiniz olmalıdır. Okuduklarınızı yargılayacaksanız bunu sonraya bırakın, önce yazarın ne dediğini anladığınızdan emin olmalısınız."
- Susam ve Zambaklar
66. ""Bu cennetin kapılarında duran bekçiler, ne ne de iltimasla satın alınabilirler; ne de herhangi bir hile ile aldatmak mümkündür...""
- Susam ve Zambaklar
67. "Herodotus, Trakyalıların yeni doğanları ağıtlarla karşıladıklarını ve her ölüme sevindiklerini anlatır."
- Susam ve Zambaklar
68. "En büyük felaketler hazza olan
açlıktan ileri geldiği gibi, bu yarış uğruna en büyük emekler de övgüye olan açlık için sarf edilir."
- Susam ve Zambaklar
69. "Düşmanını öfke içindeyken katletmiş bir adam için ümit vardır. Hatta korku içindeyken arkadaşına ihanet etmiş adam için de ümit vardır. Ancak gözardı edilmiş kanların içinde ticaret yapan ve servetini pişman olunmamış hainlik üzerine kuran kişi için ne ümit olabilir?"
- Sanat Üzerine Dersler
70. "Yeni doğana merhamet edin, çünkü sayısız kötülükle karşılaşacaktır."
- Susam ve Zambaklar
71. ""Gülmek doğası itibarıyla acımasız değildir; insanı hayvandan ayırır."
- Susam ve Zambaklar
72. "Zira başkaları için konuşur, kendimiz için susarız. Bu yüzden sessizlik, sözden farklı olarak, kusurlarımızın, riyakarlığımızın izini taşımaz. Saftır, gerçekten bir atmosferdir."
- Susam ve Zambaklar
73. "Herodotus, Trakyalıların yeni doğanları ağıtlarla karşıladıklarını ve her ölüme sevindiklerini anlatır."
- Susam ve Zambaklar
74. "En büyük felaketler hazza olan
açlıktan ileri geldiği gibi, bu yarış uğruna en büyük emekler de övgüye olan açlık için sarf edilir."
- Susam ve Zambaklar
75. ""Bu cennetin kapılarında duran bekçiler, ne ne de iltimasla satın alınabilirler; ne de herhangi bir hile ile aldatmak mümkündür...""
- Susam ve Zambaklar
76. "Düşmanını öfke içindeyken katletmiş bir adam için ümit vardır. Hatta korku içindeyken arkadaşına ihanet etmiş adam için de ümit vardır. Ancak gözardı edilmiş kanların içinde ticaret yapan ve servetini pişman olunmamış hainlik üzerine kuran kişi için ne ümit olabilir?"
- Sanat Üzerine Dersler
77. "Yeni doğana merhamet edin, çünkü sayısız kötülükle karşılaşacaktır."
- Susam ve Zambaklar
78. ""Gülmek doğası itibarıyla acımasız değildir; insanı hayvandan ayırır."
- Susam ve Zambaklar
79. "Zira başkaları için konuşur, kendimiz için susarız. Bu yüzden sessizlik, sözden farklı olarak, kusurlarımızın, riyakarlığımızın izini taşımaz. Saftır, gerçekten bir atmosferdir."
- Susam ve Zambaklar
80. "En büyük felaketler hazza olan açlıktan ileri geldiği gibi,
bu yarış uğruna en büyük emekler de övgüye olan açlık için sarf edilir..."
- Susam ve Zambaklar
81. "Bir şey hayali olabilir fakat gerçekleşmesi olasıysa arzu edilebilirdir."
- Susam ve Zambaklar
82. "Örneğin
büyük bir millet zeki insanlarını aylarca tek bir kabadayının işlediği cinayetin kanıtlarını ortaya çıkarmaları için görevlendirmez veya iki sene boyunca savaşın sadece pamuk fiyatlarını ne kadar etkilediğini dikkate
alarak, hangi tarafın haklı olduğuna aldırış etmeden evlatlarının birbirlerini· katletmelerine göz yummaz.
Büyük bir millet topu topu altı ceviz çaldığı için küçücük fakir evlatlarını hapishanelere tıkmaz..."
- Susam ve Zambaklar
83. "Büyük sanatkârlar hayal âlemini tabiatın güzelliği içerisinde aksettirmeyi bilenlerdir.."
- Susam ve Zambaklar
84. ""Fakat kadınlardaki güç savaşmak için değil yönetmek içindir...""
- Susam ve Zambaklar
85. "Bir kızı mesut etmedikçe onu güzelleştirebileceğinizi beklemeyin."
- Susam ve Zambaklar
86. "At sinekleri atlar için ne ise krallar da millet için odur..."
- Susam ve Zambaklar
87. "Nerede gerçek bir kadın varsa orada bir yuva vardır."
- Susam ve Zambaklar
88. ""İyi arkadaşlar seçmeyi arzu ettiğimizi, bu konuda gereken sezgiye de sahip olduğumuzu kabul edelim; fakat acaba içimizden kaç kişi iyi arkadaşlar seçme gücüne sahiptir?""
- Susam ve Zambaklar
89. "Nerede gerçek bir kadın varsa orada bir yuva vardır."
- Susam ve Zambaklar
90. "At sinekleri atlar için ne ise krallar da millet için odur..."
- Susam ve Zambaklar
91. ""Derin acıları hisseden ve nasıl iyileştirileceğini bilen yalnızca kadınlardır...""
- Susam ve Zambaklar
92. ""Erkekler doğaları itibariyle kavgaya, savaşa meyillidir;bir sebep olmadan,bir hiç uğruna savaşırlar...""
- Susam ve Zambaklar
93. "İyi bir kitabı elinize aldığınızda sormalısınız: "Avustralyalı bir madenci gibi çalışacak kadar istekli miyim? Kazma ve küreğim iyi durumda mı? Kollarımı dirseklerime sıvadım mı? Nefesimi iyi ayarladım mı? Ya ruh halim nasıl? Sıkılmanız pahasına da olsa, faydalı bir konu olduğu için devam edeceğim. Aramakta olduğunuz maden yazarın fikirleri ve sözlerindeki anlamdır. Sözcükleriyse, madeni işlemek için parçaladığınız ve erittiğiniz kayalardır. Kazma ve kürekleriniz sizin dikkatiniz, zekânız ve öğrendiklerinizdir. Fırınınızsa düşüncelerinizle dolu olan ruhunuzdur. Bu ateş ve aletler olmadan, iyi bir yazarın söylemek istediği anlamlara varabileceğinizi sanmayın. Bir gram madene ulaşmadan önce, onu keskin ve iyi araçlarla oyarak eritmeniz gerekecektir."
- Susam ve Zambaklar
94. "“Başkasının susuzluğunu dindiren kişi kendi susuzluğunu da dindirmiş demektir.”"
- Susam ve Zambaklar
95. ""Erkekler doğaları itibariyle kavgaya, savaşa meyillidir;bir sebep olmadan,bir hiç uğruna savaşırlar...""
- Susam ve Zambaklar
96. "İyi bir kitabı elinize aldığınızda sormalısınız: "Avustralyalı bir madenci gibi çalışacak kadar istekli miyim? Kazma ve küreğim iyi durumda mı? Kollarımı dirseklerime sıvadım mı? Nefesimi iyi ayarladım mı? Ya ruh halim nasıl? Sıkılmanız pahasına da olsa, faydalı bir konu olduğu için devam edeceğim. Aramakta olduğunuz maden yazarın fikirleri ve sözlerindeki anlamdır. Sözcükleriyse, madeni işlemek için parçaladığınız ve erittiğiniz kayalardır. Kazma ve kürekleriniz sizin dikkatiniz, zekânız ve öğrendiklerinizdir. Fırınınızsa düşüncelerinizle dolu olan ruhunuzdur. Bu ateş ve aletler olmadan, iyi bir yazarın söylemek istediği anlamlara varabileceğinizi sanmayın. Bir gram madene ulaşmadan önce, onu keskin ve iyi araçlarla oyarak eritmeniz gerekecektir."
- Susam ve Zambaklar
97. "“Başkasının susuzluğunu dindiren kişi kendi susuzluğunu da dindirmiş demektir.”"
- Susam ve Zambaklar
98. ""Uygulayamadığımız adaleti sahnelerde ve romanlarda göstermeye çalışıyoruz...""
- Susam ve Zambaklar
99. ""Kitaplar iki kısma ayrılır; günlük kitaplar ve her zaman geçer olan kitaplar...""
- Susam ve Zambaklar
100. ""Çok mutsuzum. Çünkü artık büyüdük...""
- Susam ve Zambaklar
101. "İyi bir kitabı elinize aldığınızda sormalısınız: "Avustralyalı bir madenci gibi çalışacak kadar istekli miyim? Kazma ve küreğim iyi durumda mı? Kollarımı dirseklerime sıvadım mı? Nefesimi iyi ayarladım mı? Ya ruh halim nasıl? Sıkılmanız pahasına da olsa, faydalı bir konu olduğu için devam edeceğim. Aramakta olduğunuz maden yazarın fikirleri ve sözlerindeki anlamdır. Sözcükleriyse, madeni işlemek için parçaladığınız ve erittiğiniz kayalardır. Kazma ve kürekleriniz sizin dikkatiniz, zekânız ve öğrendiklerinizdir. Fırınınızsa düşüncelerinizle dolu olan ruhunuzdur. Bu ateş ve aletler olmadan, iyi bir yazarın söylemek istediği anlamlara varabileceğinizi sanmayın. Bir gram madene ulaşmadan önce, onu keskin ve iyi araçlarla oyarak eritmeniz gerekecektir."
- Susam ve Zambaklar
102. ""Kadınlarını okutmayan bir millet , oğullarını ebedî bir cehalete mahkum etmiştir ; hüsranına ağlasın..."
Tevfik Fikret"
- Susam ve Zambaklar
103. "Zira şairlerin, kendileri için sadece
şahsi duygularından dolayı anlamlı olan şeylere edebi bir önem atfetmemiz için içimizde uyandırdıkları şey, bir aşk etkisidir."
- Susam ve Zambaklar
104. ""Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en
saygın ve ilginç kişilerle yapılan bir sohbet gibidir. "
Descartes"
- Susam ve Zambaklar
105. "Neredeyse hepimizin birlikteliklerini belirleyen, zorunluluklar veya tesadüflerdir ve birçoğumuz için bu birliktelikler dar bir alanla sınırlıdır."
- Susam ve Zambaklar
106. "Sevgi enleminin derecesini de son derece sıcak uçsuz bucaksız bir sevgi ekvatorundan uzaklaşarak değil, bilakis ona olabildiğince yaklaşarak ölçebilirsiniz."
- Susam ve Zambaklar
107. "Sanatın muhasebe gibi öğrenilebilecek bir
şey olduğunu düşünüyorsunuz belki de. Öğrenilince de tutacağınız daha çok defterinizin olacağını sanıyorsunuz. Yağlı
boya tablolarınıza, renksiz duvarlarınıza yapıştırılmış afişlerden daha fazla özen göstermiyorsunuz."
- Susam ve Zambaklar
108. "Birinin diğerinden daha fazla hissedebilmesidir onu farklılaştıran. Sünger olsaydık belki duyarlılık işimize yaramazdı; her an küreklerle ikiye ayrılması muhtemel solucanlar olsaydık, belki o zaman çok
fazla duyarlılıktan zarar görecektik. Fakat insan olduğumuz için duyarlılık bize yakışır. Dahası,duyarlı olmamız bizi insan tanımına sokar; zaten onurumuz, tutkularımız ve çevrede gördüklerimize olan sevgimizle doğru orantılıdır insanlığımız."
- Susam ve Zambaklar
109. ""Kalite hiçbir zaman tesadüfün değil ,daima akılı bir gayretin sonucudur...""
- Susam ve Zambaklar
110. "Akıllı kişilerin konuşmalarını mı özlüyorsunuz? Anlamayı öğrenin, işte o zaman duyabilirsiniz sözlerini."
- Susam ve Zambaklar
111. "Farklı karakterlerde olmalarını şimdi size açıklayacağım. Erkekler daha aktiflerdir; gelişmeye önem veren yapıda olup koruyuculardır. Zekâları düşünüp icat etmek için çalışır. Enerjileri macera ve savaş için vardır; fethetmekten keyif alırlar. Savaş neredeyse orada adalet için savaşırlar; nerede zafer elde etmek gerekirse orada bulunurlar. Fakat kadınlardaki güç savaşmak için değil, yönetmek içindir. Zekâsıyla bir şey icat etmek ya da yaratmak için değil; tatlı bir düzen oluşturmak, kurulu olanı devam ettirmek ve yerinde kararlar verebilmek içindir. Kadın değerlendirme hususunda ustadır; gördüğü şeyin kalitesini fark ederek değer biçer. Çekişmeye girmez, ancak hiç yanılgıya düşmeden çekişme sonucu tacın kime verileceğini bilir. Konumunu ve duracağı yeri bildiği için hatalardan ve dış dünyadaki provokelerden korunmayı başarır. Hâlbuki tehlikelere açık bir dünyada, fırtınalı çalışma hayatında erkek, türlü risk ve denemelere girişmek zorunda kalır. Bu sebeple her zaman yanılma, suça yönelme ve kaçınılmaz hatalara düşme ihtimali vardır. Sık sık yaralanması, incitilmesi olasılığı yüksektir. Yanlış yetiştirilmiş ya da kendisine iş hayatına ilişkin bilgiler verilmemiş de olabilir; çünkü hiçbir şey olmasa bile iş yaşamında illaki katılaşacaktır. İşte bu yüzden kontrolü eline alıp kendine dikkat etmelidir."
- Susam ve Zambaklar
112. ""Kadınlarını okutmayan bir millet , oğullarını ebedî bir cehalete mahkum etmiştir ; hüsranına ağlasın..."
Tevfik Fikret"
- Susam ve Zambaklar
113. ""Kalite hiçbir zaman tesadüfün değil ,daima akılı bir gayretin sonucudur...""
- Susam ve Zambaklar
114. "Akıllı kişilerin konuşmalarını mı özlüyorsunuz? Anlamayı öğrenin, işte o zaman duyabilirsiniz sözlerini."
- Susam ve Zambaklar
115. "Yazık ki, sizler çoğu zaman son derece önemli şeyler dururken, hiçbir önemi olmayan, ufak tefek şeylerde büyük olma sevdasına kapılmış, tembel ve düşüncesiz kraliçelerden başka bir şey değilsiniz."
- Susam ve Zambaklar
116. "...Aradığımız altının, yazarın zihni ya da yarattığı anlamlar olduğunu varsayarsak kelimeler, altını bulmak için kırmamız ve eritmemiz gereken kayalardır. Küçük baltalar ,ilginiz, kıvrak zekanız ve öğrendiklerinizdir; eritme fırını; düşünce dolu ruhunuzdur. Bu aletler ve bu ateş olmadan iyi bir yazarın yarattığı anlama ulaşmayı ummayın."
- Susam ve Zambaklar
117. "Ne kadar gönlü zengin olursa olsun,
kendisini bir yığın haline getiren hiçbir millet mevcudiyetini böyle sürdüremez. Bir millet duygularını disipline etmek ve onları yönlendirmek zorundadır, aksi takdirde bir gün gelir duyguları onu kamçılı bir akrep gibi disipline eder. Hepsinden önemlisi de bir millet para kazanan bir yığın olarak devam edemez; edebiyatı hor görerek, bilimi hor görerek, sanatı hor görerek, doğayı hor görerek, merhameti hor görerek tüm benliğini para kazanmaya adayarak ve bütün bunların
cezasını çekmeksizin varlığını devam ettiremez."
- Susam ve Zambaklar
118. ""Bunlar yağmur getirmeyen bulutlardır ; bunlar kansız ve etsiz , sadece buharlaşıp deri olarak kalmış bedenlerdir...""
- Susam ve Zambaklar
119. "Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı
olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir. Tersine, okuma bizi zihnin şahsi yaşamına uyandırmak yerine onun yerini almaya yöneldiği zaman ve hakikat artık bize ancak düşüncemizin içsel gelişimi ve kalbimizin gayreti yoluyla gerçekleştirebileceğimiz bir ideal olarak değil de başkaları tarafından hazırlanmış bal gibi, kitapların sayfaları arasına konmuş maddi bir şey olarak göründüğü zaman tehlikeli hale gelir; o zaman bize de ona ulaşmak için sadece kitaplıkların raflarına uzanıp, sonra da tam bir beden ve zihin hareketsizliği içinde edilgin biçimde tadına bakma zahmetine katlanmak kalır."
- Susam ve Zambaklar
120. "Gerçekler yeterince korkunçtur."
- Susam ve Zambaklar
121. "Yazık ki, sizler çoğu zaman son derece önemli şeyler dururken, hiçbir önemi olmayan, ufak tefek şeylerde büyük olma sevdasına kapılmış, tembel ve düşüncesiz kraliçelerden başka bir şey değilsiniz."
- Susam ve Zambaklar
122. "Hayatta gerçekten ilerleyenler kalpleri gittikçe hassaslaşan, gün geçtikçe biraz daha sıcakkanlı olan, zekaları daha bir işlek olan, ruhları ebedi huzura erişen kimselerdir."
- Susam ve Zambaklar
123. "Ruskin'in kitaplara "susam", kadınlara ise "zambaklar" demesi ve eğitim alanında büyük bir rol oynayan bu iki kuvveti çiçek isimleriyle adlandırmış olması, onun şair ve sanatkâr tarafını açığa çıkarır."
- Susam ve Zambaklar
124. ""Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle yapılan bir sohbet gibidir. ""
- Susam ve Zambaklar
125. ""Kibar tabakaya katılmak isteyişimiz, yalnızca onların arasında olmayı arzu etmemizden değil, aynı zamanda ne kadar kibar kimselerle düşüp kalktığımızı başkalarının da görmesini istememizden ileri gelmektedir; ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünmüş olmamız da, aslında, sırf başkalarının gözüne çarpmak, başkalarının dikkatini çekmek içindir.""
- Susam ve Zambaklar
126. "Tüm iyi kitapların okunması,
geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle
yapılan bir sohbet gibidir."
- Susam ve Zambaklar
127. "kitaplardan alınan lezzet ,zeka ile kolkola gitmektedir ..."
- Susam ve Zambaklar
128. ""Kibar tabakaya katılmak isteyişimiz, yalnızca onların arasında olmayı arzu etmemizden değil, aynı zamanda ne kadar kibar kimselerle düşüp kalktığımızı başkalarının da görmesini istememizden ileri gelmektedir; ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünmüş olmamız da, aslında, sırf başkalarının gözüne çarpmak, başkalarının dikkatini çekmek içindir.""
- Susam ve Zambaklar
129. "Ruskin'in kitaplara "susam", kadınlara ise "zambaklar" demesi ve eğitim alanında büyük bir rol oynayan bu iki kuvveti çiçek isimleriyle adlandırmış olması, onun şair ve sanatkâr tarafını açığa çıkarır."
- Susam ve Zambaklar
130. "Baştan söyleyeyim, konumuz okumak!"
- Susam ve Zambaklar
131. "Denizci, sadece gemiyi diğer denizcilerden daha iyi idare edeceğini bildiği için kaptan olmayı arzulamaz. "Kaptan" olarak çağrılmak hoşuna gideceği için ister."
- Susam ve Zambaklar
132. "Tüm iyi kitapların okunması,
geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle
yapılan bir sohbet gibidir."
- Susam ve Zambaklar
133. "kitaplardan alınan lezzet ,zeka ile kolkola gitmektedir ..."
- Susam ve Zambaklar
134. "Baştan söyleyeyim, konumuz okumak!"
- Susam ve Zambaklar
135. "Britanya Müzesi'ndeki tüm kitapları okuyup da
(tabii o kadar yaşayabilirseniz) tamamen"kara cahil", öğrenimsiz bir kişi olarak kalabilirsiniz."
- Susam ve Zambaklar
136. "Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz.
Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç?""
- Susam ve Zambaklar
137. "Hayat, hayat ismiyle anılır ama gerçekte ölümdür o."
- Susam ve Zambaklar
138. "“Sabahleyin yapılan en iyi dua, bugünün hiçbir ânının boş yere geçmemesini dilemenizdir.”"
- Susam ve Zambaklar
139. "Baştan söyleyeyim, konumuz okumak!"
- Susam ve Zambaklar
140. "Britanya Müzesi'ndeki tüm kitapları okuyup da
(tabii o kadar yaşayabilirseniz) tamamen"kara cahil", öğrenimsiz bir kişi olarak kalabilirsiniz."
- Susam ve Zambaklar
141. "Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz.
Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç?""
- Susam ve Zambaklar
142. "Hayat, hayat ismiyle anılır ama gerçekte ölümdür o."
- Susam ve Zambaklar
143. "Toplumsal konumumuz ya da mesleğimiz ne olursa olsun; istediğimiz sürece bizimle -seçebildikleri en iyi kelimelerle, gönüllerine en yakın meselelerden- konuşan insanlardan oluşan, kapılarını bize daima açık tutan bir topluluk vardır. O topluluk, çok farklı ve son derece naziktir. Zevkle ama sadelikle döşenmiş odalarda, dar koridorlarda, kitaplığımızın raflarındadır."
- Susam ve Zambaklar
144. "şövalyelikte belli bir seviyeye gelmiş kişiler zamanla anlarlar ki gerçek bir şövalyelik eğitiminin ve şövalyelik ruhunun
ilk ve temel şartı şövalyenin sevdiği kadına adeta bir köle gibi hizmet etmesidir."
- Susam ve Zambaklar
145. "Uygulayamadığımız adaleti sahnelerde ve romanlarda göstermeye çalışıyoruz."
- Susam ve Zambaklar
146. "Nasıl ilk aklımıza gelen düşünce değil, disiplin edilmiş ve belli bir deneyime tutulmuş bilgi doğru bilgi sayılıyorsa, doğru his de hemen hissettiğimiz değil, disipline edilmiş yani süzgeçten geçirilmiş ve denenmiş histir."
- Susam ve Zambaklar
147. "İnsani duygular kötü değildir, ancak disiplin edilmediklerinde zararlıdırlar. Asil olup olmamaları güçlerine ve doğru kullanıp kullanılmamalarına bağlıdır."
- Susam ve Zambaklar
148. "“Sabahleyin yapılan en iyi dua, bugünün hiçbir ânının boş yere geçmemesini dilemenizdir.”"
- Susam ve Zambaklar
149. "Kitaplardan bahsetmek istediğimde, onlardan başka her şeyden söz ettim çünkü okumaların bana anlatmış olduğu şey kitaplar değildir."
- Susam ve Zambaklar
150. "şövalyelikte belli bir seviyeye gelmiş kişiler zamanla anlarlar ki gerçek bir şövalyelik eğitiminin ve şövalyelik ruhunun
ilk ve temel şartı şövalyenin sevdiği kadına adeta bir köle gibi hizmet etmesidir."
- Susam ve Zambaklar
151. "Uygulayamadığımız adaleti sahnelerde ve romanlarda göstermeye çalışıyoruz."
- Susam ve Zambaklar
152. "Nasıl ilk aklımıza gelen düşünce değil, disiplin edilmiş ve belli bir deneyime tutulmuş bilgi doğru bilgi sayılıyorsa, doğru his de hemen hissettiğimiz değil, disipline edilmiş yani süzgeçten geçirilmiş ve denenmiş histir."
- Susam ve Zambaklar
153. "İnsani duygular kötü değildir, ancak disiplin edilmediklerinde zararlıdırlar. Asil olup olmamaları güçlerine ve doğru kullanıp kullanılmamalarına bağlıdır."
- Susam ve Zambaklar
154. "“Sabahleyin yapılan en iyi dua, bugünün hiçbir ânının boş yere geçmemesini dilemenizdir.”"
- Susam ve Zambaklar
155. "Kuşkusuz, dostluk, bireyleri ilgilendiren dostluk boş bir şeydir ve okuma da bir dostluktur. Ama en azından samimi bir dostluktur ve bir ölüye, olmayan birine hitap etmesi, ona yansız, neredeyse dokunaklı bir hava verir."
- Susam ve Zambaklar
156. "Asillerin oturduğu bu sessiz, sakin mahallenin kapısında insana sadece şu SORULAR sorulur; “ Buraya girmeye layık mısın? Öyleyse geç! Asillerle arkadaşlık mı etmek istiyorsun? O halde kendini asil kimselerin seviyesine ulaştırmaya çalış; ancak o zaman onlarla arkadaş olabilirsin. Akıllı bir kimseyle konuşmaya can mı atıyorsun? Öyleyse onu anlamayı öğren; ancak o zaman onu dinleyebilirsin. Aksi taktirde geçemezsin. Sen bizim seviyemize ulaşmazsan, biz seni seviyene inemeyiz… bizim düşüncelerimizin zevkine varmak istiyorsan, onların seviyesine yükselmelisin; varlığımızı tanımak istiyorsan duygularımızı paylaşmalısın. "
- Susam ve Zambaklar
157. "§
"İşlenmiş olan hataların en ahmakçısı, kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır."
§"
- Susam ve Zambaklar
158. "Nasıl ilk aklımıza gelen düşünce değil, disiplin edilmiş ve belli bir deneyime tutulmuş bilgi doğru bilgi sayılıyorsa, doğru his de hemen hissettiğimiz değil, disipline edilmiş yani süzgeçten geçirilmiş ve denenmiş histir."
- Susam ve Zambaklar
159. "İnsani duygular kötü değildir, ancak disiplin edilmediklerinde zararlıdırlar. Asil olup olmamaları güçlerine ve doğru kullanıp kullanılmamalarına bağlıdır."
- Susam ve Zambaklar
160. "“Sabahleyin yapılan en iyi dua, bugünün hiçbir ânının boş yere geçmemesini dilemenizdir.”"
- Susam ve Zambaklar
161. "Kuşkusuz, dostluk, bireyleri ilgilendiren dostluk boş bir şeydir ve okuma da bir dostluktur. Ama en azından samimi bir dostluktur ve bir ölüye, olmayan birine hitap etmesi, ona yansız, neredeyse dokunaklı bir hava verir."
- Susam ve Zambaklar
162. "Asillerin oturduğu bu sessiz, sakin mahallenin kapısında insana sadece şu SORULAR sorulur; “ Buraya girmeye layık mısın? Öyleyse geç! Asillerle arkadaşlık mı etmek istiyorsun? O halde kendini asil kimselerin seviyesine ulaştırmaya çalış; ancak o zaman onlarla arkadaş olabilirsin. Akıllı bir kimseyle konuşmaya can mı atıyorsun? Öyleyse onu anlamayı öğren; ancak o zaman onu dinleyebilirsin. Aksi taktirde geçemezsin. Sen bizim seviyemize ulaşmazsan, biz seni seviyene inemeyiz… bizim düşüncelerimizin zevkine varmak istiyorsan, onların seviyesine yükselmelisin; varlığımızı tanımak istiyorsan duygularımızı paylaşmalısın. "
- Susam ve Zambaklar
163. "§
"İşlenmiş olan hataların en ahmakçısı, kadına yalnızca erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir varlık gözüyle bakmaktır."
§"
- Susam ve Zambaklar
164. "Biz kadını öncülük edemeyen, hatta kendi başının bile çaresine bakamayan
bir varlık olarak görürüz. Bize göre erkek daima daha zeki olmak zorundadır. Düşünen, yöneten ve kuvvet bakımından olduğu kadar bilgelikte ve doğruyu seçebilmede de üstün olmak zorundadır."
- Susam ve Zambaklar
165. "Bir kızı mutlu etmediğiniz sürece onu güzelleştirebileceğinizi sanmayın. İyi bir kıza yapacağınız her türlü baskı, onun sevgi veya gayret gösterme içgüdülerine koyacağınız her engel karakterine silinmez bir damga vuracak ve bu güzel kızın alnının akını, gözünün nurunu alan çok acı bir iz bırakacaktır."
- Susam ve Zambaklar
166. "Kibar bir insanın ya da ulusun duyguları ölçülü, yerinde ve süreklidir."
- Susam ve Zambaklar
167. "Kitaplardan bahsetmek istediğimde, onlardan başka her şeyden söz ettim çünkü okumaların bana anlatmış olduğu şey kitaplar değildir."
- Susam ve Zambaklar
168. "Çok mutsuzum. Çünkü büyüdük"
- Susam ve Zambaklar
169. "Hayatım uçup giden bir buğudan başka bir şey değildi ve yok olup gitti; geride yalnızca gördüklerimden ve bildiklerimden ibaret olan bir tek şey varsa o da budur."
- Susam ve Zambaklar
170. ""Kitaplar iki sınıfa ayrılırlar; günlük kitaplar ve her zaman için geçerli olan kitaplar. Bu ayrıma dikkat edin. Sadece kitabın kalitesi bakımından yapılan bir ayrım değildir bu.""
- Susam ve Zambaklar
171. "Hayatım uçup giden bir buğudan başka bir şey değildi ve yok olup gitti; geride yalnızca gördüklerimden ve bildiklerimden ibaret olan bir tek şey varsa o da budur."
- Susam ve Zambaklar
172. "Yeni doğana merhamet edin, çünkü sayısız kötülükle karşılaşacaktır."
- Susam ve Zambaklar
173. "Kitaplar, en üstün organımız olan beynimizin ihtiyaç duyduğu gıdayı temin eder."
- Susam ve Zambaklar
174. "Çok mutsuzum. Çünkü büyüdük"
- Susam ve Zambaklar
175. ""Kitaplar iki sınıfa ayrılırlar; günlük kitaplar ve her zaman için geçerli olan kitaplar. Bu ayrıma dikkat edin. Sadece kitabın kalitesi bakımından yapılan bir ayrım değildir bu.""
- Susam ve Zambaklar
176. "Yeni doğana merhamet edin, çünkü sayısız kötülükle karşılaşacaktır."
- Susam ve Zambaklar
177. "Kitaplar, en üstün organımız olan beynimizin ihtiyaç duyduğu gıdayı temin eder."
- Susam ve Zambaklar
178. "“Cennette var olmayı dileyenler önce bu dünyada var olmalıdır.”"
- Susam ve Zambaklar
179. ""Baskasının susuzluğunu gidermeyen kişi kendini de kurak bırakmış olacaktır; başkasını görmeyen -kendisi de gözlerden uzak- müebbet bir hapse mahkûm olacaktır. ""
- Susam ve Zambaklar
180. ""İnsanların başına gelen korkunç felaketler nasıl daima zevk düşkünlüğünden ileri geliyorsa, gösterdikleri insan üstü gayretler de, aynı şekilde, methedilmeye karşı duydukları zaaftan ileri gelmektedir.""
- Susam ve Zambaklar
181. "...kitaplardan alınan lezzet, zeka ile kol kola gitmektedir, onun birazcık altında ama aynı gövde üzerinde,tıpkı her tutkuya, onun nesnesini kuşatan, onunla bir ilişkisi olan, o olmadığında bile onun hakkında konuşan şeyi yeğlemenin eşlik etmesi gibi. Bundan ötürü, en büyük yazarlar, kendi düşünceleriyle doğrudan temasta olmadıkları saatlerde, kitapların oluşturduğu toplulukla birlikte olmaktan keyif alırlar."
- Susam ve Zambaklar
182. "Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir."
- Susam ve Zambaklar
183. "Okunmayan, tekrar tekrar okunmayan, sevilmeyen, tekrar ve tekrar sevilmeyen bir kitap gerçekten iş görmüş sayılmaz."
- Susam ve Zambaklar
184. "“Kazara ve çıkar uğruna yapılan eylemler dışında, duyguların insan davranışları üzerinde bir etkisi yoktur.”"
- Susam ve Zambaklar
185. "Okuma bizim için, sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde, içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı olduğu sürece, hayatımızdaki rolü de esenlik getiricidir."
- Susam ve Zambaklar
186. "Okunmayan, tekrar tekrar okunmayan, sevilmeyen, tekrar ve tekrar sevilmeyen bir kitap gerçekten iş görmüş sayılmaz."
- Susam ve Zambaklar
187. ""Bizi helâk eden ne ahlâksızlık, ne bencillik, ne kafamızın ağır işlemesidir. Felaketimizin kaynağı kültür yokluğudur.""
- Susam ve Zambaklar
188. "“Bizi helâk eden ne alhâksızlık, ne bencillik, ne kafamızın ağır işlemesidir. Felaketimizin kaynağı kültür yokluğudur.”"
- Susam ve Zambaklar
189. "İnsan kalbinde, her daim, gerçek görevleri için düzenlenmiş, dindiremeyeceğiniz lakin gerçek amacından uzaklaştırsanız aynı zamanda çarpıtacağınız ve mahvedeceğiniz bir içgüdü vardır."
- Susam ve Zambaklar
190. "Oysa değerli bir şeye çalışarak ya da biriktirilerek sahip olunduğunda değeri daha fazla olmaz mı?
Halk kütüphaneleri akşam yemeklerine verilen paranın yarısına mal olsaydı ya da kitaplar kadınların bileziklerinin tuttuğunun onda biri kadar tutsaydı, aptal adamlar ve kadınlar bile afiyetle yedikleri yemekler ve kollarında şıngırdattıkları bilezikler kadar kitaplarda da türlü güzelliğin, faydanın bulunduğuna inanırdı."
- Susam ve Zambaklar
191. "“İnsanı okumak kurtarır.”"
- Susam ve Zambaklar
192. ""(Bir) kitap, istediğiniz parçalara başvurabilmek için çizilerek okunmadıkça işe yaramaz.""
- Susam ve Zambaklar
193. "''Fakat şuna emin olun ki ne olursa olsun biz bugün artık okuyabilecek durumda değiliz. Kafası bu halde olan bir toplumun okuması mümkün değil.''"
- Susam ve Zambaklar
194. "İnsanı okumak kurtarır."
- Susam ve Zambaklar
195. "Herhangi bir kimse kütüphanesi için biraz fazlaca para harcasa ona deli, “kitap delisi” dersiniz. Halbuki, pek çok kimse her gün, bütün parasını pulunu atları uğruna harcıyor da, onlara “at delisi” demiyorsunuz; üstelik, bütün parasını kitaplara yatırdığı için iflas eden birini duydunuzmu hiç?"
- Susam ve Zambaklar
196. "“Kazara ve çıkar uğruna yapılan eylemler dışında, duyguların insan davranışları üzerinde bir etkisi yoktur.”"
- Susam ve Zambaklar
197. "“İnsanı okumak kurtarır.”"
- Susam ve Zambaklar
198. "''Fakat şuna emin olun ki ne olursa olsun biz bugün artık okuyabilecek durumda değiliz. Kafası bu halde olan bir toplumun okuması mümkün değil.''"
- Susam ve Zambaklar
199. "Eğitimi iyi bir adam,fazla sayıda dil bilmeyebilir.Kendi dili dışında başka bir dil konuşmayabilir ; az kitap okumuş da olabilir.Ancak hangi dili bilirse onu tam bilir;hangi kelimeyi telaffuz ederse onu tam çıkarır.Her şeyden öte,kelimelerin özüne inmeyi öğrenmiştir."
- Susam ve Zambaklar
200. "Bir insanı ötekinden, bir hayvanı başka bir hayvandan daha üstün kılan şey, hiç şüphe yok ki, birinin daha duygulu ötekinin ise daha duygusuz olmasıyla ilgilidir."
- Susam ve Zambaklar
201. "Bir askerin silah deposundan ihtiyacı olan silahı alışı gibi veya bir ev kadınının kendisine lazım olan baharatı dolabından çekip çıkarışı gibi, kitap, istediğiniz parçalara başvurabilmek için çizilerek okunmadıkça işe yaramaz"
- Susam ve Zambaklar
202. "Kadın ve erkek aynı şartlar içinde birbiriyle mukayese edilebilirmiş gibi, birinin ötekinden "üstün" olmasından bahsetmekle aptallık ediyoruz."
- Susam ve Zambaklar
203. "İyi bir kitapta bitip tükenmek bilmeyen yiyecekler vardır. Onda vücudumuzun en mükemmel kısmı olan kafamız için ömür boyu yetecek kadar yiyecek vardır."
- Susam ve Zambaklar
204. "Kadın ve erkek aynı şartlar içinde birbiriyle mukayese edilebilirmiş gibi, birinin ötekinden "üstün" olmasından bahsetmekle aptallık ediyoruz."
- Susam ve Zambaklar
205. "İyi bir kitapta bitip tükenmek bilmeyen yiyecekler vardır. Onda vücudumuzun en mükemmel kısmı olan kafamız için ömür boyu yetecek kadar yiyecek vardır."
- Susam ve Zambaklar
206. "Uygulayamadığımız adaleti sahnelerde ve romanlarda göstermeye çalışıyoruz. Doğada zarar verdiğimiz güzellikler adına tiyatro oyunları takip ediyoruz.."
- Susam ve Zambaklar
207. ""İlk duygular boş, yersiz, güvenilmeyecek cinstendir; onlara boyun eğdiğimiz takdirde bu duygular bizi, boş bir gayret ve samimi olmayan bir heyecan içerisinde, gerçek gayeden ve gerçek duygudan mahrum bırakıncaya kadar, çılgıncasına, ta uzaklara sürükleyip götürecektir.""
- Susam ve Zambaklar
208. "§
"Halk koca bir bebekten başka bir şey değil!"
§"
- Susam ve Zambaklar
209. "Hâlâ erdem sahibiyiz ve kalbimizde iyilik taşıyoruz ama erdem ve iyilikte yalnızca çocuklar kadar tutarlıyız."
- Susam ve Zambaklar
210. "“Önyargı, kendi haline bırakılmış, yer yer çorak, yer yer tehlikeli çalılarla kaplı, şeytani şüphelerin zehirli rüzgarlarıyla ekilmiş çayırlar gibi çetindir.”"
- Susam ve Zambaklar
211. "Birçoğumuz bir kitap için "Ne güzel bir kitap bu, tıpkı benim düşündüğüm gibi" deriz, oysaki asıl düşünce şudur; "Ne garip bir kitap bu, daha önce hiç böyle düşünmemiştim oysa şimdi anlıyorum ki ne kadar da doğru ya da şimdi anlamasam da umarım bir gün anlayacağım." Kabul edin veya etmeyin, en azından kendi düşüncelerinizi bulmaya değil, yazarın düşüncelerini anlamaya çalışacağınıza da emin olun. Yargılayabilecek seviyeye gelebilirseniz sonra yargılayın
ama önce doğrusunu öğrenin. Ayrıca yazarda kayda değer bir şeyler varsa bunları birden öğrenebileceğinizi sanmayın; Hatta eserin tamamını anlayabilmeniz için aradan uzun bir zaman geçmelidir."
- Susam ve Zambaklar
212. ""İlk duygular boş, yersiz, güvenilmeyecek cinstendir; onlara boyun eğdiğimiz takdirde bu duygular bizi, boş bir gayret ve samimi olmayan bir heyecan içerisinde, gerçek gayeden ve gerçek duygudan mahrum bırakıncaya kadar, çılgıncasına, ta uzaklara sürükleyip götürecektir.""
- Susam ve Zambaklar
213. "- Buraya girmeyi hak ediyor musun?
- Geç o zaman.
- Asillerin (kitapların yazarları) yoldaşı olmayı diliyor musun?
- Kendini asil kıl ve onların yoldaşı ol.
- Bilgelerin sohbetini özlüyor musun?
- Bu sohbeti anlamayı öğrenirsen onları duyarsın."
- Susam ve Zambaklar
214. "Fakat kitap, yalnızca sesi çoğaltmak ve iletmek için değil aynı zamanda onu geleceğe taşımak için de yazılır."
- Susam ve Zambaklar
215. "Birçoğumuz bir kitap için "Ne güzel bir kitap bu, tıpkı benim düşündüğüm gibi" deriz, oysaki asıl düşünce şudur; "Ne garip bir kitap bu, daha önce hiç böyle düşünmemiştim oysa şimdi anlıyorum ki ne kadar da doğru ya da şimdi anlamasam da umarım bir gün anlayacağım." Kabul edin veya etmeyin, en azından kendi düşüncelerinizi bulmaya değil, yazarın düşüncelerini anlamaya çalışacağınıza da emin olun."
- Susam ve Zambaklar
216. "Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz. Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç?"
- Susam ve Zambaklar
217. "§
"İş başında olan hükümdarlar, bazı milletlerin oyuncakları, bazılarının hastalıkları, bazılarının dizginleridir; pek çoğunun ise sırtına yüklenmiş olan ağır büyüktür."
§"
- Susam ve Zambaklar
218. "Shakespeare'in erkek kahramanı yoktur; tüm kahramanları kadındır."
- Susam ve Zambaklar
219. ""İlk duygular boş, yersiz, güvenilmeyecek cinstendir; onlara boyun eğdiğimiz takdirde bu duygular bizi, boş bir gayret ve samimi olmayan bir heyecan içerisinde, gerçek gayeden ve gerçek duygudan mahrum bırakıncaya kadar, çılgıncasına, ta uzaklara sürükleyip götürecektir.""
- Susam ve Zambaklar
220. "- Buraya girmeyi hak ediyor musun?
- Geç o zaman.
- Asillerin (kitapların yazarları) yoldaşı olmayı diliyor musun?
- Kendini asil kıl ve onların yoldaşı ol.
- Bilgelerin sohbetini özlüyor musun?
- Bu sohbeti anlamayı öğrenirsen onları duyarsın."
- Susam ve Zambaklar
221. "Fakat kitap, yalnızca sesi çoğaltmak ve iletmek için değil aynı zamanda onu geleceğe taşımak için de yazılır."
- Susam ve Zambaklar
222. "Birçoğumuz bir kitap için "Ne güzel bir kitap bu, tıpkı benim düşündüğüm gibi" deriz, oysaki asıl düşünce şudur; "Ne garip bir kitap bu, daha önce hiç böyle düşünmemiştim oysa şimdi anlıyorum ki ne kadar da doğru ya da şimdi anlamasam da umarım bir gün anlayacağım." Kabul edin veya etmeyin, en azından kendi düşüncelerinizi bulmaya değil, yazarın düşüncelerini anlamaya çalışacağınıza da emin olun."
- Susam ve Zambaklar
223. "Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz. Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç?"
- Susam ve Zambaklar
224. "§
"İş başında olan hükümdarlar, bazı milletlerin oyuncakları, bazılarının hastalıkları, bazılarının dizginleridir; pek çoğunun ise sırtına yüklenmiş olan ağır büyüktür."
§"
- Susam ve Zambaklar
225. "Shakespeare'in erkek kahramanı yoktur; tüm kahramanları kadındır."
- Susam ve Zambaklar
226. "Akıllı kişilerin konuşmalarını mı özlüyorsunuz?Anlamayı öğrenin,işte o zaman duyabilirsiniz sözlerini."
- Susam ve Zambaklar
227. "Yüce kalpli olmak, yüce ruhlu olmak, "âlicenap" olmak, gerçekten hayatta büyük olmak demektir; yavaş yavaş bu mertebeye ulaşmak, hayatın süslü, debdebeli taraflarında değil de, hayatın ta kendisinde ilerlemek, gerçek mânâda "hayatta ilerlemektir. Hayatta ilerleyen kimse ise, ancak, kalbi her gün biraz daha hassaslaşan, gün geçtikçe biraz daha sıcakkanlı, zekâca biraz daha işlek olan, ruhu ebedî huzura erişmiş bulunan kimsedir."
- Susam ve Zambaklar
228. "Esas olan şey, sizin ne düşündüğünüz değil, yazarın ne demek istediğini kavramanızdır. Hüküm verme gücünü kendinizde buluyorsanız, daha sonra hüküm verebilirsiniz; ama ilk yapacağınız iş, yazarın ne demek istediğini iyice anladığınıza emin olmaktır. Hatta şunu da söyleyebilirim: Eğer bir yazarın değeri varsa, ne demek istediğini hemen kavrayabileceğinizi sanmayın. Dahası da var; eserin mânâsını bütünüyle kavrayabilmeniz için aradan uzun bir zaman geçmesi gerekecektir."
- Susam ve Zambaklar
229. "Bir elin diğerinin ihtiyacını karşıladığı yerdedir gerçek kilise ve bu gelmiş geçmiş yegane kutsal kilisedir."
- Susam ve Zambaklar
230. "Kazara ve çıkar uğruna yapılan eylemler dışında, duyguların insan davranışları üzerinde bir etkisi yoktur."
- Susam ve Zambaklar
231. ""Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle yapılan bir sohbet gibidir. ""
- Susam ve Zambaklar
232. "Bir elin diğerinin ihtiyacını karşıladığı yerdedir gerçek kilise ve bu gelmiş geçmiş yegane kutsal kilisedir."
- Susam ve Zambaklar
233. "Kazara ve çıkar uğruna yapılan eylemler dışında, duyguların insan davranışları üzerinde bir etkisi yoktur."
- Susam ve Zambaklar
234. "“Belki de güzel bir insan varlığı inşa etmek, güzel bir kubbe veya kule inşa etmekten daha iyidir ve böylesine bir varlığa saygıyla bakmak bir duvara bakmaktan daha hoştur.”"
- Susam ve Zambaklar
235. "Toplumsal ilerleme, bir bütünlük hâlinde mümkündür."
- Susam ve Zambaklar
236. "Kadınlarını okutmayan bir millet, oğullarını ebedî cehalete mahkûm etmiştir; hüsranına ağlasın!"
- Susam ve Zambaklar
237. ""Hemen hemen bütün temaslarımızı belirleyen şey, tesadüf veya zaruretlerdir ve bütün temaslarımız dar bir çevre içerisinde kalmaktadır. Seçmek istediğimiz, arkadaşlık kurmak istediğimiz kimseleri tanımayabiliriz; tanıdığımız, bildiğimiz kimseleri de, onlara en fazla ihtiyacımız olduğu zaman yanımızda bulamayız.""
- Susam ve Zambaklar
238. "“Hükümde bulunma” dediğimiz şeyin rastgele bir önyargı ve oradan oraya sürüklenen,karmakarışık,yabani otlar gibi düşünceler olduklarını kavrayacaksınız.
Aslında pek çok insan zihninin temizlenmeyip deyim yerindeyse vahşi tarlalar gibi bırakılmış ,ihmal edilmiş olduğunu;kısmen çorak,kısmen öldürücü otların bürüdüğünü;çalılıkların üzerinde esen rüzgârın şeytani fısıltılara benzediğini fark edecektir.Hem onlar hem de kendiniz için yapmanız gereken ilk iş,büyük bir şevkle ve küçümseyerek hepsini yakmaktır."
- Susam ve Zambaklar
239. ""Bir kadının sevimliliğinin en mükemmel, en yüksek noktasına ulaşması, ancak mesut ve verimli yılların -tatlı hatıralarla dolu yılların- verebileceği büyük bir huzur sayesinde mümkündür; ve bu sevimlilik, ancak ve ancak huzur içinde geçen bir hayatın yanı sıra, daima değişen, daima gelecek ümidi ile dolu olan, huzur ifadesinden daha da önemli olan çocuksu bir hava ile birlikte yaşayabilir; daima daha iyi işler elde etmek, daima daha iyi şeyler ortaya koymak ümidiyle durmadan gelişen, alçakgönüllü ve ışıl ışıl çocuksu bir hava ile... Böyle bir gelecek ümidinin olduğu yerde yaşamak söz konusu değildir; ebedi bir gençlik hüküm sürmektedir orada.""
- Susam ve Zambaklar
240. "Ömrünüz yettiği takdirde Britanya Müzesi'ndeki bütün kitapları okuyabilir, gene de tam manasıyla "kara cahil", hiçbir şekilde eğitilmemiş bir kimse olarak kalabilirsiniz."
- Susam ve Zambaklar
241. "“Hâlâ erdem sahibiyiz ve kalbimizde iyilik taşıyoruz ama erdem ve iyilikte yalnızca çocuklar kadar tutarlıyız.”"
- Susam ve Zambaklar
242. "Bir erkek çocuğunu kayayı yontar gibi şekillendirip çekiçle keskin yanlarını düzelterek ona bir yön verebilirsiniz. Bir bronz parçası kadar iyi bir eser oluşturmuş olursunuz böylece. Ancak kız çocuğu için aynı şey söz konusu olamaz; o bir çiçek gibi büyür, güneş almayınca solar. Ona temiz hava vermeyip yeterli alan bırakmadıkça kınında kendi başına çürüyecektir. Hayatındaki kritik zamanlarda ona yardım eli uzatmazsanız düşüp başını belaya sokabilir. Ona zincir de vurmamalısınız; kendi yolunu ve çizgisini bulacaktır."
- Susam ve Zambaklar
243. "İyi bir kitapta bitip tükenmek bilmeyen yiyecekler vardır; onda bedenimizin en mükemmel kısmını teşkil eden kafamız için hayat boyunca yetecek kadar yiyecek vardır; gene de birçok kimse, büyücek bir kalkan balığı için ödeyeceği parayı, en iyi kitaba yatırmadan önce, kitabı uzun uzun incelemeden edemez."
- Susam ve Zambaklar
244. "...vücudun ve aklın eğitilmemiş, gelişmemiş
olması ve duygu eksikliğinden başka bir şey değildir.
...
İnsanların bayağılaşması ellerinin körelmesinden, kalplerinin kaskatı kesilmesinden, kötü alışkanlıklar edinmelerinden ve vicdanlarının katılaşmasından kaynaklanır."
- Susam ve Zambaklar
245. "“Kitap aslında konuşulan değil, yazılan bir şeydir ve sadece mesaj vermek için yazılmaz, kalıcılığı yakalamak için de yazılır.”"
- Susam ve Zambaklar
246. "“Belki de güzel bir insan varlığı inşa etmek, güzel bir kubbe veya kule inşa etmekten daha iyidir ve böylesine bir varlığa saygıyla bakmak bir duvara bakmaktan daha hoştur.”"
- Susam ve Zambaklar
247. "Ömrünüz yettiği takdirde Britanya Müzesi'ndeki bütün kitapları okuyabilir, gene de tam manasıyla "kara cahil", hiçbir şekilde eğitilmemiş bir kimse olarak kalabilirsiniz."
- Susam ve Zambaklar
248. "“Hâlâ erdem sahibiyiz ve kalbimizde iyilik taşıyoruz ama erdem ve iyilikte yalnızca çocuklar kadar tutarlıyız.”"
- Susam ve Zambaklar
249. "Bir erkek çocuğunu kayayı yontar gibi şekillendirip çekiçle keskin yanlarını düzelterek ona bir yön verebilirsiniz. Bir bronz parçası kadar iyi bir eser oluşturmuş olursunuz böylece. Ancak kız çocuğu için aynı şey söz konusu olamaz; o bir çiçek gibi büyür, güneş almayınca solar. Ona temiz hava vermeyip yeterli alan bırakmadıkça kınında kendi başına çürüyecektir. Hayatındaki kritik zamanlarda ona yardım eli uzatmazsanız düşüp başını belaya sokabilir. Ona zincir de vurmamalısınız; kendi yolunu ve çizgisini bulacaktır."
- Susam ve Zambaklar
250. "İnsanın başına gelen korkunç felâketler nasıl daima zevk düşkünlüğünden ileri geliyorsa, gösterdikleri insanüstü gayretler de, aynı şekilde, methedilmeye karşı duydukları zaaftan ileri gelmektedir."
- Susam ve Zambaklar