Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

İyi Kalpli Erendira - Gabriel Garcia Marquez | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

İyi Kalpli Erendira Kitap Bilgileri


Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı: 144
Basım Tarihi: Ekim 2024
İlk Yayın Tarihi: 1972
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: İspanyolca
ISBN: 9789750726224
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


İyi Kalpli Erendira Kitap Tanıtımı


Eréndira, yaşlı büyükannesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gece mumları söndürmeyi unutunca evleri yanıp kül olur. Büyükanne, “Vah zavallı yavrum,” der Eréndira’ya, “bu talihsizliği bana ödemeye ömrün yetmeyecek.” O günden sonra acımasız büyükanne, torununu fahişe olarak çalıştırmaya başlar. “Bahtsızlığının rüzgârı” Eréndira’yı oradan oraya savurur. Özgürlük düşleri amansız gerçeklere zincirlidir. Ta ki Ulises adında altın saçlı bir delikanlı ortaya çıkıncaya kadar...

Gabriel García Márquez’in başyapıtı Yüzyıllık Yalnızlık’ı okumuş olanlar, İyi Kalpli Eréndira’da aynı fantastik, büyüleyici ortamı bulurlar. Bu trajik olduğu kadar komik uzun öyküye, García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık’taki bir bölümden esinlenerek yazdığı daha başka öyküler eşlik ediyor.




İyi Kalpli Erendira Kitaptan Alıntılar


1. "“Başka bir şeyiniz yok mu?”
“Şerefim var.”"




2. "“Başka bir şeyiniz yok mu?”
“Şerefim var.”"




3. "“Erkekler, kadınlarla ilgili konularda çok aptaldırlar.”"




4. "“Başka bir şeyiniz yok mu?”
“Şerefim var.”"




5. "" O kadar çok beklemişti ki artık bu onun varlığının bir parçası olmuştu. ""




6. "“Böyle şeyler sadece aşk yüzünden olur.”"




7. "Aşk, yiyecekten daha önemlidir,
ama karın doyurmaz.."




8. "İnsanın dü­şünecek o kadar çok vakti oluyor ki, sonunda kâhin olup çıkıyor."




9. "“İnsanın düşünecek o kadar çok vakti oluyor ki, sonunda kâhin olup çıkıyor.”"




10. "“Yaşadığınız bu hayat sizi öldürecek, dedi ihtiyar Jacob.”"




11. "Kendini affettirmeyi bilen kimse, cennetin yarısını kazanmış durumdadır."




12. "“Si­zin ötekilerden de beter olduğunuzu söylüyorlar, çün­kü onlardan farklıymışsınız""




13. ""Meleklerle dolu bir cehennemde yaşamanın bir talihsizlik olduğunu söyleyerek avaz avaz bağırıyordu.""




14. "“Bizler muhbir değiliz,” dedi öfkeyle. “Kaçakçıyız.”"




15. ""Ne olursa olsun aşk yiyecekten daha önemlidir" dedi Babaanne

"Ama karın doyurmaz!""





İyi Kalpli Erendira Kitap İncelemeleri


Birçok yazar okudum ve şunu fark ettim ki, bir yazar deniz kenarında yaşamışsa bunu kitaplarında buram buram hissediyorsunuz.

7 hikayelik bu kitabın 6 hikayesi direkt deniz kenarında geçmekle birlikte, son hikaye olan Erendira da denizde bitiyor. Güller, çiçekler, deniz ve ölüm yoğun olarak işlenmiş bu hikayelerde.

Her hikayesini merakla okumaya başladım fakat altı boş sonucu tatmin etmeyen hikayelerdi. Başı ya da sonu yoktu hikayelerin, aslında yazar istese hepsinden tek başına bir roman yazabilirdi fakat böyle tercih etmemiş.

Hayalet Geminin Son Yolculuğu, tam olarak işkenceydi. Sayfalarca süren bir cümle düşünün.

Bana göre en iyi hikaye kitaba da adını vermiş olan Erendira'nın hikayesiydi. Keske bütün kitap bunun üzerine yazılsaydı ve dolu dolu okuma şansımız olsaydı. Sonunu tatmin edici bulmakla beraber, Erendira'nın duygularına yer verilmediği için sonuna rağmen hikaye biraz yavan kaldı maalesef.

Kitap genel olarak hikayeler denemesi gibiydi. Ben de arada böyle elime kalem alıp hiçbir ayrıntı vermeden olaya dalar bir şeyler karalarım. Sanırım onları yayınlasam tıpkı bu şekilde olurdu.

Çeviride de sıkıntılar vardı, bir satırda "Tanrı" olarak geçen kelime öbür satırda "Allah" olarak geçmiş. Keşke çevirmen bu ayrıntılara dikkat etseymiş.

Her ne kadar kitaptan verim alamasam da zevkli olduğunu düşünüyorum. Hikayeler yine de ilginçti ve merak ettirdi. Fakat sonuç olarak hiçbiri tatmin edici değildi.

Yine de yazarın yazım dilinden ve hayal gücünden oldukça hoşlandım. Yazarın başka kitaplarına da eminim ki bir şans veririm.




Marquez külliyatında altıncı kitap da bitti.
Altı farklı öyküden oluşuyor. Yazarın ilk öyküsü olan Sevgiden Öte Sürekli Ölüm de bu kitapta yer alıyor.

Kitaba da adını veren öyküye, Erendira’nın öyküsüne değinmek istiyorum ben.

Öykü, Latin Amerika’nın sosyo‐politik yapısına, kadınların sömürülmesine ve yoksulluğa bir eleştiri niteliğinde.

Ana karakterimiz sessiz itaatkar ve saflığı ile ön plana çıkan Erendira, tam zıt karakterdeki, hırslı çıkarcı ve acımasız büyükanne tarafından bedensel ve ruhsal olarak sömürülür. Erendira’nın masumiyeti büyükannesi tarafından kazanç kapısı olarak görülüyor.

Karakterimiz, zamanla yaşadığı sürece duyarsızlaşan ve bir metaya dönüşen, toplumda makine olarak görülen bir noktadadır. Zamanla tanıştığı, belki aşık olduğu kişi sayesinde özgürlük arzusuna sahip olur. Onu kontrol eden otoriteden ve çevreden kaçabileceğini düşünmeye başlar. Bunun için eyleme de geçer ancak başarısız olunca en sonunda bu otoritenin, yani büyükannenin yok edilmesine ses çıkarmaz.

Otorite ve erkekler tarafından baskıya uğrayan ve sömürülen bir kadının kendini bulması, itaatten özgürlüğe giden yolda kendi kaderini çizmesine tanıklık ettik.

Eserde büyülü gerçekçiliği de fazlasıyla hissediyoruz. Gerçek üstü ögeler ve sıradan olaylar iç içe geçmiş durumda.

Özetle, kadının metalaştırılması, toplumun bu durumu kabullenmesi ve bu duruma duyarsızlaşmasının; insanın kendini bulması ve zincirlerini kırıp özgürlüğe koşmasının sarsıcı bir öyküsü.




Aslında kitabın içinde tam 7 öykü var, ancak en uzun olanı ve kitaba da ismini veren en derin öykü Erendira'nın öyküsü. Ben de sadece o öyküden bahsedeceğim çünkü beni çok etkiledi ve soluksuz okudum.

Erendira kazayla büyükannesinin evini yakar, ancak bu kaza onun tüm hayatına mal olur... Acımasız büyükannesi, evini yaktığı için tüm zararını Erendira'yı erkeklere pazarlayarak karşılamak ister. Henüz 17 yaşında olan Erendira'nın kabusu bu nedenle başlamış olur...

Erendira'nın çektiği sessiz acı onlarca erkeğin onun bedeni üzerinden kendini tatmin etmesi... büyükannesinin acımasızlığı... o kadar berbattı ki kitabın içine girmek isterdim...

Kitabın son ve en uzun hikayesi... Sonrasında Erendira ve büyükannesinin serüvenini okuyoruz.

Marquez'in dili genel anlamda karmaşık ancak ben çok seviyorum. Büyülü gerçekçilik akımıyla yazdığı bu öykü eserinde de en sevdiğim öykü Erendira'nın öyküsü oldu. Diğer öyküler de büyülü gerçekçilik akımıyla yazılmış ancak biraz karmaşık geldi bana kafamda net olarak oturtamadım. Tavsiye eder miyim eğer benim tarzıma yakınsanız evet, yazara başlamak için doğru bir seçim değil ama. 'Albaya mektup yok' eseriyle başlayabilirsiniz

Diğer öykülerini bir kenara bırakalım sadece Erendira'nın öyküsünü okumak için alabilirsiniz. Edebi yönden tatmin etmedi beni bunu da söylemek istiyorum.

Okuyan var mı? Yorumlara bekliyorum




Yüzyıllık Yalnızlık'ı okumadığım için bu kitabı uzun süredir erteleyip duruyordum. Sonunda fark ettim ki Yüzyıllık Yalnızlık için doğru zamanın geldiğine inanana kadar bu ve diğer Marquez kitaplarına ayıp ediyor olacağım. O yüzden ben de karar verdim, vakti geldi artık Erendira'yı okumalıyım dedim.

Kitapta kimisi kısa kimisi görece daha uzun öyküler var. En uzunu kitaba adını da veren İyi Kalpli Erendira ile İnsafsız Büyükannesinin İnanılmaz ve Acıklı Öyküsü. Ki adını tamamen hak ediyor diyebilirim. Okuyanlar da bana katılacaktır kesinlikle. Diğer bütün öyküler de adlarının hakkını veriyordu ama bu daha bir veriyordu sanki.

Hakkında ne anlatacağımı, ne yazacağımı çok fazla bilemediğim bir kitap oldu diyebilirim sanırım. Bir yandan okumaktan çok büyük keyif aldım, sayfalar aktı gitti ve okuduğuma çok çok sevindim ama bir yandan da ne okudun anlatır mısın derseniz cevap veremeyeceğim, karmaşık ve farklı bir anlatımı vardı. Márquez'in diline alışık olmayan bir okur bu yüzden fazlasıyla zorlanacaktır bence. Ben kitabın içindeki bütün öyküleri keyifle ve zevkle okudum. Márquez'in o büyülü ve güçlü anlatımı bütün öykülerde kendini gösterdi ve beni de içine çekti, aldığım keyfin gittikçe artmasını sağladı.

Kendi adıma daha önce Marquez okuduysanız ve sevdiyseniz bunu da okumalısınız, çünkü çok seveceksiniz diyebilirim. Fakat daha önce okumadıysanız başlangıç kitabı olarak önerir miyim, sanmıyorum.




"Büyülü gerçeklik" büyük Kolombiyalı yazar Gabo'nun edebiyata kazandırdığı bir tür.
Eğer daha önce Gobo'yu okumadıysanız, bu yazı türü hakkında yeterli bilgiye sahip olmanız çok zor.
Ancak eminim ki bir çoğunuz Yüzyıllık Yalnızlık'ı okumuş veya en azından duymuşsunuzdur.

Ben yine de sizi alıp bambaşka dünyalara götüren, kafanızda adeta Fellini'nin filmlerindeki sahneleri canlandıran bir iki cümleyi paylaşayım;

"Uyuyan adamın nefesi içerideki havayı giderek tüketmişti , eşyalar ağırlıklarını kaybeder olmuşlar , bazıları boşlukta yüzmeye başlamıştı."

"Çünkü artık ölüyormuş gibi şişmeye başlayan zehirlenmiş adamın gösterisini kimse kaçırmak istemiyordu ; eskisinden iki kat daha şişman bir hal almış ,ağzından köpüklü safra çıkarırken vücudundan terler boşalıyor , yine de öyle canlı bir ifadeyle kahkahalar atıyordu ki çıngırakları vücudunun her yanında çıngırdıyordu, parmakları yüzükleri sıkmasından mosmor kesilmiş, kıçından can çekişircesine seler çıkmıştı."

Yedi farklı hikayeden oluşan bu kitap Gobo ile tanışmak içi iyi bir fırsat, özellikle her biri on on beş sayfalık hikayelerin sonundaki yaklaşık altmış sayfalık ;
İyi Kalpli Erendira ile İnsafsız Büyükannesinin İnanılmaz ve Acıklı Öyküsü. Sizi Marquez'in baş yapıtı Yüzyıllık Yalnızlığa hazırlayacaktır.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: