Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

İtiraf - İskender Pala | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

İtiraf Kitap Bilgileri


Yazar: İskender Pala
Tahmini Okuma Süresi: 7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı: 248
Basım Tarihi: Ocak 2019
İlk Yayın Tarihi: Ocak 2019
Yayınevi: Kapı Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789752448773
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


İtiraf Kitap Tanıtımı


İntikam ve hırs…

İyilik veya kötülük…

Siyah ile beyaz…

Ve zıtların arasında savrulan hayatlar…



Konstantinopolis’in İstanbul’a dönüştüğü yıllar… Hıristiyan hasımlarının Büyük Kartal diye andıkları Fatih’in, şehrine âlimleri davet etmekle kıvanç duyduğu, devletini ilimle ve sanatla yükseltmenin rüyalarını gördüğü, ulemanın tamamen özgür düşünceyi savunduğu, devletin yükseldikçe yükseldiği bir dönem… Ve eşsiz şöhretlere sahip Osmanlı ulemasının arasına sızmış bir kâfir. İntikam ateşinde kavrulmuş kötülük dâhisi bir zihin. Molla Lütfi, Ali Kuşçu, Sinan Paşa, Bellini ve daha niceleri… Kurbanlar, kurbanlıklar…

İtiraf her cümlesi hayretle ve merakla okunacak bir roman.

İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…




İtiraf Kitaptan Alıntılar


1. "Mevcudatı yoktan var eden, süsleyen, tedbir eden, tertip eden Allah'ı bilmekten daha şerefli, daha yüce bir ilim olabilir mi?.."




2. "“Unutma Ey Sultan!!!
Kişiler, zaman ve mekan değişir ama hikaye hep aynı kalır…!”"




3. "“İnsan ya bir şey yazmalı,
ya da yazmaya değer bir şey yapmalı…!”"




4. "“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme..
Çünkü sen, yeri asla yaramazsın.!
Boyca da, dağlara asla erişemezsin.”

İsra 37.ayet"




5. "“Kalbin gördüğü, gözün gördüğünden daha değerlidir.
Aklın manalardan anladigi güzellik, gözün gördüğü suretlerden anladığı güzellikten daha büyüktür.!”"




6. "“Kötülük ve iyilik,
gerçeğini iki yüzüdür.
Bir söz hakikat olduktan sonra,
kötülüğün tasfiri de bazen iyilik doğurur.”"




7. "“Hırs;
alevin odunu yiyip bitirdiği gibi,
insanı yiyip bitirir. “"




8. "İnsan ya bir şey yazmalı ya yazmaya değer bir şey yapmalı."




9. ""Kalbin gördüğü gözün gördüğünden daha değerlidir.""




10. "Hırs;
üç köseli bir dikendir.
Cebine nasıl koyarsan koy, sana batar.”"




11. "“Kalbin gördüğü gözün gördüğünden daha değerlidir.”"




12. "“İnsan ya bir şey yazmalı ya da yazmaya değer bir şey yapmalı.”"




13. "Bir şeye inanıyorsa ısrarcı, inatçı ve mücadeleci olurdu."




14. "Kalbin gördüğü gözün gördüğünden daha değerlidir."




15. "Hırs, üç köşeli bir dikendir,cebine nasıl koyarsan koy,sana batar!"





İtiraf Kitap İncelemeleri


"Şeytan ile mekteb-i şer içre okurduk"
- Ornio
Gelin size bir mesel anlatayım. Kahramanımız şeytanın sınıf arkadaşı Karga lakaplı Ornio. Musa peygamberin hz. Hızır ile olan yolculuğunun menkıbesi Karga'nın zihninde bambaşka bir boyut kazanır ve onun Osmanlı Devleti'ne karşı küçüklüğünden beri beslediği intikam ateşini körükler. Saray ulemasından Molla Lütfi aracılığıyla yapmadığını bırakmaz ve alim sınıfını birbirine katarak devleti zaafa uğratmak ister. Böylece devlet gemisini delecek ve dahi devletin başındaki Avrupa'nın Büyük Kartal dediği sultanı öldürmek gayesine ulaşmaya çalışacak. Çevirdiği türlü entrikalar, Molla Lütfi'nın arkasından yaptığı sayısız fenalıklar acaba onu amaca ulaştıracak mı? Ustasından öğrendiği yüz boyama sanatı ssyesinde çeşitli suretletde gördüğümüz Karga, Sultan Mehmet döneminden II. Beyazıt zamanına kadar gayretkeş bir şekilde emelleri peşinde koştu durdu ve en sonunda bir gün Yavuz Selim'in karşısına çıkıp "işte bunlar kurt ile yiyip çoban ile ağlaştığımın itiraflarıdır" diye 15 gün ikindiyle akşam arasında padişahın huzurunda anlattı ha anlattı.
İskender Pala'nın kaleminden İtiraf: şeytanın yeryüzündeki halifesi Ornio'nun hatıralarından...




Eserin dili oldukça sade fakat yazarın diğer eserlerine nazaran anlatım akıcılığı zayıf. Eserde dini terimlere, edebi, tarihi motif ve olaylara yer verilmiş. Yavuz Sultan Selim'in hocası olan Kemalpaşazade'ye üstadı Molla Lütfü'nün idam edilmesinin haklı olup olmadığını sorması üzerine Yavuz Sultan Selim'in işin aslını öğrenmek istemesi ve Kemalpaşazade'ninde tavsiyesiyle olaylara bizzat şahit olduğu bilinen fakat bu konu hakkında türlü işkencelere rağmen konuşmayan Karga, nam-ı diğer Eğribozlu Ornio'nun Sultan'a 16 gün boyunca gerçekleri anlatması üzerine kurulmuştur.Eser, Konstantinopolis'in İstanbul'a dönüştüğü yıllarda gerçekleşiyor. Ailesinin başına gelenlerden Büyük Kartal'ı yani Fatih Sultan Mehmet'i sorumlu tutan Ornio'nun Hz.Musa ve Hızır kıssasından öldürülecek bir çocuk, delinecek bir gemi ve tamir edilecek duvar sonucunu çıkarıp bu ilkeyle Büyük Kartal'ı öldürmeyi ve bu dönemdeki din ve ilim adamları arasında fitne çıkararak devletin düzenini bozmayı amaç edinen Ornio'nun bunlar için alanında iyi olan, düşüncelerini felsefe ile temellendiren çevresi tarafından bu düşünceleri nedeniyle anlaşılamayan Molla Lütfü 'nün düşüncelerini ve söylemlerini çarpıtarak onu idama nasıl gönderdiğini, insanlara yaptığı türlü kötülükleri, işlediği cinayetlerin itirafını okuyoruz.




"Unutma ey sultan kişiler, zaman ve mekân değişir ama hikaye hep aynı kalır ."

Kalbimde hep bi izi kalacak olan bir kitap daha .. Öncellikle kitabı alma sebebimi anlatmak istiyorum sizlere . Ntv kanalında Gece gündüz programına konuk olmuştu iskender pala ve yeni çıkan kitabını anlatıyordu ..yani itirafı . Kitabın içeriğine dair küçük değinmelerde bulunmasına rağmen o an da çok etkilenmiştim . Tabiki bir video değerinde olmadığını kitaba başlayıp ve bitince anlıyor insan . Bu arada dili diğer kitapalarina nazaran daha anlaşılır bir dil , inanılmaz derecede de akıcı bir içerik var .
Ölmeden önce okunmalı okutulmalı insanlara ..
Tabiki içerik olarak ; Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış olan Karga lakaplı kâfirin hayat gayesi o meşhur gemiye delik açmak ?! Ulumeler arasına fitne sokup ilim bilim açısından gerileten ,intikam ateşi ile birçok ölümü gözler önüne seren adam . Sizcede başarıyor mu? bu intikam ateşi sönüyor mu ? Molla Lütfinin notunda yazdığı gibi ;"Karga evladım, ne zamana kadar..?!"

Umarım ki en kısa zamanda okursunuz ve kendinize çok şey katarsınız . Keyifliii Okumalar

-"İlim adamı kırıp döker mi hiç lala, kıskanır mı; bu nasıl iş ? "
"İş ki ola hünkarım, nefisler akıllara hükmetmeye başlayınca her ikisi de mümkündür. "
-
"İnsan bir " keşke"ye her gecesinin ,her sabahının ,her akşamının ,her hayalinin ve hatta her rüyasının en koyu zamanlarını ayırır ve onu da küfürler ,hayıflanmalar ,lanetler ile doldurursa bunu nasıl sayabilir , hesabını nasıl tutabilir ?"




İtiraf ediyorum,
Bu olmamış ya...

Mihmandar’da mıydı yine böyle bir enstrümanın içine zehirli iğne düzeneği kurma muhabbetleri falan...
İçim sıkıldı bu sefer.
Diyaloglar berbat.
Aşşşırı karikatürize bir kötü karakter var ki insana ”daha neler!” , ”n’alaka yaa” dedirtiyor. Sıfır gerçekçilik ve kötülüğüne isnâd ettiği sebepler yeterince kurgulanmamış, daha iyisini yazamadığım için ”saçma” demekten imtinâ edeceğim ama edemiyorum.
Örgü bir acayip, içine giremedim yani.

Ayrıca tarikât, cemaât ve bunlarla yanyana anılmasından nefret ettiğim siyaset olaylarında çok fazla mesaj vardı.
Kendisinin geçmişi malûmken(ki edebî dilini, kitaplarını çok çok sevdiğim gerçeğini asla etkilemiyor bu) bu kadar dil uzatıp mesaj kaygısı gütmesi çok rahatsız ediciydi.
Ama yine itiraf etmeliyim ki, çok beğendiğim iki şey; birincisi kesinlikle kapağı
İkincisi de; Molla Lütfi’nin başına iş açan “namaz” konulu vaazı ki her ne kadar burdaki kurgu da olsa çok güzel yazmış İskender Pala.

Onun dışında, Efsane’den sonra(ki onu bitirememiştim) bitsin istediğim ikinci kitabıydı kendisinin.
Biraz da olayı daha evvel tarihi kaynaklardan tüm gerçekliğiyle okumuş olmam yüzünden acayip masalsı kurgudan fazla sıkıldığımdan sarmamış olabilir.

Son olarak; Molla Lütfi Reyiz’i yedirmeyiz! :) Çünkü 500 küsür yıl sonra bile ben, özellikle onu ipe götüren ”namaz” üzerine vaazının çok haklı olduğunu düşünüyorum hâlâ.




‘’Devlet kılıçla kurulur ama yükselmesi ilim ve sanat erbabınca sağlanır.’’
Yavuz Sultan Selim,günlerden birinde at üstünde giderken hocası Kemalpaşazade’ye Tokatlı Molla Lütfi’yi sorar.İlim ve fazileti herkesçe bilinen bu üstadın,ölümü nasıl hakettiğini sorması ile hırsın,intikam ateşinin,kötülüğün en donanımlı alimi bile nasıl ipe götürdüğünün hikayesi başlar.
Molla Lütfi’nin ölümünün altında yatan gerçeği bilen tek kişidir zindanda yatan akbaba.Tamir edilecek duvardır çünkü onun için Molla Lütfi.İntikam için en büyük hedefidir.O güne kadar tek kelime konuşmamış,fakat artık içinde büyüyen isyanı bastırmanın tek yolu kalmıştır:’’İtiraf!’’
Sultanın karşısına getirildiğinde kargadan bir farkı yoktur artık ama karşısında duran heybetli sultanla pazarlık yapabilecek kadar cesurdur.15 gün ister sultandan,üstadım dediği Molla Lütfi’nin gerçek kimliğinin nasıl olduğunun bilinmesini ister çünkü.Gün gün üstadın güvenini nasıl kazanıp,insanların içine fitne tohumlarını nasıl yerleştirdiğini,intikam isteğini ağır ağır bir oya gibi nasıl işlediğini anlatır.Kötülüğün boyutunun olmadığını,kötülük dahisi bir zihnin kötülükten nasıl beslendiğini gözler önüne serer.
Fatih Sultan Mehmet’in ilim adamlarına verdiği kıymetin,taht uğruna dönen türlü oyunların,Osmanlı uleması arasına sızan kafirlerin,kurbanların ve kurbanlıkların romanı...
İskender Pala’nın kelimelerini olabildiğince sadeleştirdiği,okurken akıp giden bir roman.Keyifli okumalar.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: