İnci Kitap Bilgileri
Yazar: John Steinbeck
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı: 102
Basım Tarihi: Nisan 2023
İlk Yayın Tarihi: 1947
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789755705866
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
İnci Kitap Tanıtımı
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Tomris Uyar’ın sunuş yazısında belirttiği gibi, “İnsanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun.” Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir.
Bir Meksika halk hikâyesinden esinlenmiş İnci, bir zamanlar İspanya Kralı’na büyük zenginlikler getiren bir koyda yaşayan fakir bir inci avcısının, Kino’nun ve ailesinin hikâyesini anlatır. Kino’nun çocuğunu kurtarmak umuduyla daldığı denizden çıkardığı eşi benzeri görülmemiş inci, yalnızca umut değil yıkım da getirecektir. İncinin özü insanların özüne; Kino’nun kulaklarında çınlayan ve kasabaya yayılan İncinin Türküsü, ailenin, kötülüğün, umudun ve düşmanlığın türküsüne karışacaktır.
Steinbeck, Kino’nun derinliklerden söküp çıkardığı inci ile içinde yaşadığımız dünyaya ve insanın dramına ışık tutuyor.
İnci Kitaptan Alıntılar
1. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir."
2. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir."
3. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir."
4. "Birşeyi çok fazla istemek iyi degildir"
5. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildi.
İnsan bir şeyi tam ölçüsünde istemeli."
6. "Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister."
7. "Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister."
8. "Gitmeye kesin karar vermek ve bu kararı açığa vurmak yarı yolu aşmak demekti."
9. "İnsan asla doymak bilmez."
10. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildi, isteğin fazlası, şansı kaçırabilirdi..."
11. "Hissettiği hayal kırıklığı öyle yoğundu ki duyuları adeta körelmişti.."
12. "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir.Bazen şans ters dönebilir yoksa. Ayarında istemeyi bilmeli kişi."
13. "Konuşma alışkanlıktan başka neydi ki; sözsüz de
anlaşabilirdi insanlar."
14. "¶¶
"...Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir!"
¶¶"
15. ""
Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir. Bazen şans ters dönebilir yoksa. Ayarında istemeyi bilmeli kişi...
""
İnci Kitap İncelemeleri
Dikkat az spoiler içerebilir!
Kino ve ailesinin hikayesini anlatan İnci, tek oturuşta okuyabileceğiniz kısa, güzel ve tadımlık bir eser. Kino ailesi fakirliği üst seviyede yaşayan hatta bu fakirlik bebekleri Coyotito’yu tedavi ettiremeyecek kadar derin bir fakirlik. Belki de bu çaresizlikten dolayı Kino zengin olma arayışına girer. Bu arayış ile Kino, bebeğini tedavi ettirip hayallerini yaşamak ister. Bu yolda fırsat da yakalayan aile bunun üstesinden gelemiyor. Zenginlğin bazen hayatları güzelleştirmek yerine daha da altüst edebileceğini de görebiliyoruz eserde.
Yazarın günümüzde de devam eden toplumsal, kültürel ve sosyal sorunlara değinen bu eseri okumanızı öneririm. Yer yer duygulandıran duygulandırırken aynı zamanda sizi düşünmeye sevk edip hayatı sorgualamanıza ve hayattan dersler çıkarmanıza da katkıda bulunuyor.
Sade, akıcı ve güzel çevirisiyle kitabı Iletişm yayınlarından okuyabilirsiniz.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim
Salıncağı tavana bağlayan iplerin birinden aşağı bir akrep iniyordu. Kuyruğunu dümdüz arkasına yatırmıştı, ama göz açıp kapayınca dek havaya dikilip zehirli iğnesini sokabilirdi. Kino soluk alırken burnundan ıslığa benzer bir ses çıktı, bu sesi kesmek için hemen ağzını açtı. Yüzündeki aflanmış ifade silindi, bedenindeki katılık geçti. Şimdi kafasında yeni bir türkü vardı, “Kötülüğün türküsü.” Düşmanın, ailesini tehdit eden şeylerin sinsi, acımasız, tehlikeli ezgisiydi bu. “Ailenin türküsü” ise acıklı bir iniltiye dönüşmüştü.
S11
Join Steinbeck tarafından kaleme alınan, Tomris Uyar'ın sunuşu ile toplam 6 bölümden oluşan bir Meksika hikayesi.
Bir akrep ısırması sonucu değişen hayatlar!
Yoksul bir inci avcısı Kino'nun bulduğu eşsiz inci Kino ve ailesi için bir dönüm noktası olmuştur.
"Benim oğlum okuma öğrenecek, kitaplar karıştıracak, sayılarla uğraşacak... Onun bunları bilmesi bizi özgürlüğe kavuşturacak. O öğrenecek, onun aracılığıyla bizler de öğreneceğiz." (Syf 36 ) dedi ...
Yüzyıllardır süregelen bir sorun olmuştur fakirlik. Sadece zaman ve mekan değişiyor ama yaşananlar hep aynı.
Bir babanın ailesi için verdiği mücadele, bir annenin yürek yangını...
Kino'nun "ben yaparım"ı ile eşini görmezden gelmesi, düşüncelerini önemsemeyip, kendi bildiğini okuması ile başka bir soruna da değinilmiş.
"Kino'nun bir bildiği daha vardı;
Tanrıların, insanların yaptığı planları sevmedikleri, rastlantıya bağlı olmayan başarıdan da pek hoşlanmadığı..." (Syf 39 )
Basit bir hikaye gibi görünse de çok güzel mesajlar veriyor. Ekonomik özgürlüğün hayatımızı ne derecede etkilediğini sürükleyici anlatımı ve muhteşem betimlemeleriyle kendinizi bir an hikayenin içerisinde hissediyorsunuz.
Soluksuz okuyabileceğiniz ve oturup şöyle bir düşüneceğiniz türden. Ben çok beğendim.
Selam arkadaşlar Ayıla bayıla okuduğum John Steinbeck'in İnci adlı eseriyle geldim .
Yazdığı her şey mi güzel olur, değindiği her konu mu vurucu olur... hele kurguları Gerçekten o kadar başarılı ki...
Kitap, bir bebeğin akrep tarafından sokulmasıyla başlıyor. Fakir bir denizcinin bebeğini akrep sokar ve o dönemin şartlarında doktora gidebilmek o aileye maddi açıdan zor gelir. Fakir ve denizci babanın, bebeğinin hayatını kurtarabilmesi için çok değerli bir şeye sahip olması gereklidir. Güzel bir inciye. Çocuğunu doktora götürebilmek için sizce bir inci bulabilecek mi?
Steinbeck.... Hep gerçek konulara değinmesi, bunları öyle güzel kurgularla anlatması, verdiği mesajları kurguya profesyonelce yedirmesi... Her şeyi mükemmel.
O coğrafyayı, orada yaşayan insanları öyle güzel anlatmış ki, psikoloji betimlemeleri de çok iyi aynı zamanda okumanın da önemi vurgulanmış.
"Oğlumuz okuma yazma öğrenmeli." Evet öğrenmeli çünkü o toplumda okumak hayati önem taşıyor.
"Bir şeyi çok istemek iyi değildir" demiş sizce de öyle midir?
Bazen bir şeyleri o kadar çok isteriz ki bu bize zarar verir.
Kitabı cok sevdim ama uzun uzun anlatırsam adı spoiler olur en iyisi hemem alın ve okuyun zaten bir başlasanız bir daha bırakamazsınız elinizden. Okuyanları yorumlara bekliyorum kitapla kalın sevgiler.
Neydi şimdi bu!
İnsanlığın panorası mı?
Yolsuzluğun imgesi mi?
Bir inci yahut bir akrep ile başlayan bu hikaye, insanlığın son türküsü mü?
Neydi bu...
Ben ne okudum, neden böyle kilitlendim dedirten türden bir yapıt! Bir babanın etiyle, kemiğiyle verdiği yaşam mücadelesinde, bir annenin yürek yangınında, bir bebeğin ölüm çığlığında boğuldum! Bir de kötülüğün türküsü kulağımda çınlarken nefretle doldum.
Steinbeck'in hayatıma kattığı muhteşem bir eser.
İnsanoğlunun zalim çevresine uyum sağlamadaki bu müthiş yeteneği bu düzende yaşamda kalmamızın ilk koşulu olmasa da en önemli koşullarından biri gibi.
Kötülük insandan güçlü müdür bilmiyorum ama kötülük çaresiz insandan daha güçlüdür. Bu ailenin başına gelen en kötü şey o kocaman inciyi bulmaları mıdır, içine doğdukları sınıf, çevre ve düzen midir yoksa bebeklerini sokan o kara akrep midir?
Zengin olmak bir şeylere sahip olmak ve bunu insanlara kanıtlamak mıydı?
Anlaşılmak için kelimelere ihtiyacımı var mıydı?
Yaşamı güzelleştiren birlikte yaşamanın ezgisini duymak değil miydi? Umudun, sevginin, huzurun sesini kulaklarımızdan önce yüreğimizin duyması gerekmez miydi?
Eline zenginlik ve güç geçen herkes zalim olmak zorunda mıydı? Ya da başkalarının mutluluğuyla mutlu olmak bu kadar zor muydu?
Kitabı okuduktan sonra kendimizi sorgulayacağımız o kadar çok konu var ki...
Tomris Uyar, #johnsteinbeck 'in iç dünyasını ve eserlerinin net özeti niteliğindeki sunuş bölümünde :
“Çünkü Steinbeck, iflasların birbirini izlediği, işsizliğin, parasızlığın, açlığın kol gezdiği, insanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Tozpembe olmayan gerçekçi umudun.”
diye yorumladığı #inci eserini ikinci kez okudum.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde doğmuş John Steinbeck. Realizm akımına kapılan kalemi kuvvetli #yazar eserlerinde sadece yaşadığı kıtada değil, dünya genelinde okurların beğenisini kazanmış, adeta adını altın harflerle edebiyat dünyasına yazdırmıştır.
Böyle olmasının en önemli nedeni eserlerinin gerçekliğe yakın kurgularında, toplum sorunlarını yalın haliyle aktarmasıdır.
İnci eseri, dönemin İspanya Kralı'na büyük zenginlikler kazandıran koylardan birinde işlenmiş.
Bulduğu iri bir inci yüzünden yaşamla ölüm arasına sıkışmış, bir inci avcısı olan kızılderili Kino'un kendini ve ailesini, inci peşine düşen soygunculardan koruma mücadelesini okuyoruz. İnsanın umuduna sarılması, geleceğinin hayal ettiği gibi olması için hırsını ve bu hırsın neticeleri üzerine okurun düşünmesini salık veren etkili bir okuma. Tavsiyemdir.