Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

İnce Memed 2 - Yaşar Kemal | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

İnce Memed 2 Kitap Bilgileri


Yazar: Yaşar Kemal
Tahmini Okuma Süresi: 13 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı: 459
Basım Tarihi: Şubat 2020
İlk Yayın Tarihi: 1969
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9789750807176
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


İnce Memed 2 Kitap Tanıtımı


Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle ''içinde başkaldırma kurduysa doğmuş'' bir insanın, ''mecbur adam''ın romanı.



Öldürülen Abdi Ağa'nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey'i ve Hamza'yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır. 



"Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar..." 

- Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç) 



"Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." 

- Paul Theroux, The New York Times, (A.B.D.) 



"Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." 

- Dagens Nyheter, (İsveç) 



''Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.''

-Sunday Times, (İngiltere)



''Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin uslup, konunun zenginliğini ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda aşikar.''

-The Times, (İngiltere)




İnce Memed 2 Kitaptan Alıntılar


1. "Sevilmek duygu­su onu bambaşka bir insan etmişti."




2. "“Herkesin başında iyi kötü bir sevdası vardır...”"




3. "“Allah birdir,ama kapısı bin...”"




4. "“Yusuf’u kuyudan çıkaran Mevla,bir gün olur bize bakmaz mı dersin?”"




5. "“Eden bulmalı…”"




6. "“İnsanoğluna güvenmeli…”"




7. "“Allah birdir ama,kapısı bin…”"




8. "Bir kana­dı kırık kuşum ki, el kadar da olsam, beni hiçbir çalı kabul et­miyor."




9. "“Demir olsam çürürdüm,toprak oldum dayandım...”"




10. ""Şu olan bitene demir olsam dayanamazdım, erirdim, çürürdüm. Taş oldum da dayandım.""




11. "Hasretliğim var sana..."




12. "“İnsanoğlu bu,belli olmaz ki…”"




13. "Allah birdir ama, kapısı bin…"




14. "Şu olan bitenlere demir olsam dayanamazdım, erirdim, çürürdüm. Taş oldum da dayandım."




15. ""Zulme karşı koymamak zalime ortak olmaktır.""





İnce Memed 2 Kitap İncelemeleri


İnce Memed, Abdi Ağa’yı öldürdükten sonra dağlarda saklanmaya başlar. Ancak bu onu yorgun düşürür. Üstelik yiyecek ya da içecek bir şey bulamamaya başlar. Aklında Koca Osman gelir. Koca Osman, Vayvay köyündedir. Memed yollara düşer.

Nihayet köye vardığında Koca Osman Memed’i gördüğüne çok sevinir. Memed’in köye indiğinin duyulmaması gerekmektedir, özellikle de köyün ağası Ali Safa Bey bu olayı duymamalıdır. Ancak Koca Osman o kadar mutludur ki, Memed onun hal ve hareketlerinden yakalanacağını anlar ve köyden kaçmaya karar verir.

Kendi köyüne geri döner ve Abdi Ağa’nın yerini kardeşi Hamza’nın aldığını öğrenir. Hamza, Abdi Ağa’dan daha kötü çıkmıştır. Köylüler bu yüzden Memed’ten nefret etmeye başlamışlardır. Memed’in Vayvay köyüne dönmekten başka çaresi kalmaz. Orada da insanlar Ali Safa Bey’den kurtulabilmek için Memed’den medet ummaktadırlar.
Bir süre sonra köyün en güzel kızı olan Seyran ile Memed arasında bir aşk başlar. Artık sevdiği kadın da Memed’ten Ali Safa Bey’i öldürmesini beklemektedir. Üzerindeki baskıya daha fazla dayanamayan Memed, Topal Ali’yi yanına alır. Önce Ali Safa Bey’i, sonra da Hamza Ağa’yı öldürür.
Fakat bu zulüm bu şekilde sona erecek midir? Memed’in başa geçen her ağayı öldürmesi mi gerekecektir? Memed bu işin nasıl biteceğinden korkmaya başlamıştır.

Keyifli okumalar..




Benim için serinin ilk kitabı gibi nefessiz ve keyifli bir okuma oldu. Serinin üçüncü kitabı için şimdiden büyük bir heyecan içerisindeyim.

Yaşar Kemal okumak bir mucizeye tanık olmak gibi. Bitirilen her bir kitabının ardından bu gerçekle yüzleşerek kitabın bitmiş olmasına dair bir hüznüde beraberinde .yaşıyor insan.

Zülme karşı koymamak kafirliktir. Çocuğunun rızkını, baba yurdunu korumak, bırakıp gurbet ellere düşmek kafirliktir. Zulme karşı koymamak, zalime ortak olmaktır.

İlk kitabıyla tutulduğum bu hayranlık karşısında ikinci kitabı hemen okumak istemesem de dayanamadım.

İkinci kitabın ilk bölümünden itibaren yazar kaleminin farklılığını bana anında hatırlatıp yine nasıl bir serüvenin beni beklediğini anımsatarak aynı heyecanla okumaya başladım. Başlarda İnce Memed'in yokluğu kısa koydu,. İlk kitap sonunda yaşananlardan sonra İnce Memed'in başı daha büyük belalara giişleri uzun bir süreden sonra köyüne gittiğinde olan bitenleri öğrendiği anda yaşadıkları benim de boğazım kat kat düğümledi.

Yaşar Kemal nasıl bir yazar ki insanının mutluluğunu, hüznünü, aşka dair hislerinin derinliğini öyle bir usta kalemle satırlarda yaşatıyor ki her geçen sayfada farklı bir şaşkınlığa uğruyor insan.

Baştan sona her zamanki dolu dizgin olay örgüsünü kaybetmeden devam eden okudukça heyecanı da beraberinde getiren serinin devam kitabı en az ilki kadar harika bir kitaptı.

Serinin üçüncü kitabında buluşmak ümidiyle, keyifli okumalar diliyorum.




İlk kitabı kulüple beraber okuduktan sonra “ağa öldü, Hatice öldü” acaba sonraki kitaplarda olaylar nasıl şekillenecek diye fikirler atılmıştı ortaya. Ben de devamını merak ettim fazla ara vermeden ikinci kitabı da okudum.
Başlangıçta Çukurova, köyleri ve dağlarıyla beraber oldukça detaylı bir şekilde betimlenerek aktarılmış. Lakin bu kısım gerçekten çok detaylı ki gözümde canlandırırken zorlandım. Devamında kahramanımızın yolculuğu yine dağlarda kaçmakla devam ediyor. Bu noktada birçok yan karakterle de sık sık karşılaşıyoruz. Bu açıdan bir zenginlik var ve hepsi de olay örgüsüne başarılı bir şekilde yerleştirilmiş. Bir kopma yok yani. Gel gelelim asıl probleme. Kurgu gereksiz çok uzun. Karşımıza çıkan bir karakterin başına ne geleceğini birkaç cümlede anlıyorsunuz. Burada Yobazoğlu Hasan'ın hikayesi çok zorlama olmuş. Spoiler olmasın, detay yazmayacağım.
Genel olarak Derebeylik düzeni, insanların bu düzende nasıl yaşamaya çalıştığı, Devlet-ağalar-halk üçgenindeki adaletsizlikleri, halkın zor zamanlarda vereceği/ vermekten koktuğu tepkiyi toplumsal bakışla önümüze koymuş. Halk dilini üslup açısından gayet başarılı bir şekilde yansıttığını da hissediyoruz. Aynı şekilde yaşadığı bölgenin kültürünü ve insanını çok iyi gözlemlediğini de zengin bir anlatım içinde görebiliyoruz.
Bütün bu başarılı kısımlara rağmen kurgunun uzun olması sonraki kitaplarda da aynı döngünün devam edeceğini gösteriyor. O açıdan bakıldığında merak uyandırmıyor. Evet üçüncü, dördüncü kitapları da okuyacağım ama hemen okuyayım gibi bir his oluşturmadı.




İnce Memed 2, birinci kitabı bile geçen güzellikte bir edebiyat eseri, muazzam güzellikte bir eser.

Yaşar Kemal ikinci kitabı yazmaya başlamadan önce ilk kitabı defalarca okumuş, üslubunun değişmesini istememiş; ikinci kitapta diyalog anlamında biraz daha geri çekilen, betimlemelerin sitemizdeki incelemelerde de sık sık dile getirildiği gibi ön plâna çıktığı ve birinci kitapla başı dönen okurların artık edebiyat adına alacakları tadın zirvelere çıkacağı türden bir kitap İnce Memed 2.

Kitapta bir yandan birden fazla karakterin iç dünyasına daldığımız gibi, bir yandan da ağalık sisteminin cumhuriyetle yakın bağlantısı üzerine bir sürü şey okuyoruz; abdi ağaların neden bitmeyeceği üzerine sayfalar boyunca ikna ediliyoruz, bütün bunları insanı afallatan bir güzellikle kullanılan bir dili okuyarak yapıyoruz hem de.

Kitapta İnce Memed'in kitabın son çeyreğine dek çok ön plâna çıkmadığını söyleyebiliriz; Yaşar Kemal, Hürü Ana'dan Seyran'a, Topal Ali'den Kelce Hamza'ya, İdris Bey'e ve daha nicesine dek önümüze bir çok insanı, karakteri renkli, lezzetine doyum olmayan bir dille koyarken, bana göre, özellikle bütün kitap boyunca yağız atın peşinde ömür tüketen Adem'i anlattığı bölümlerde hakikaten göz kamaştıran ışıklardan başka hiç bir şey göremeyeceğimiz bir zirvede kalem oynatıyor; bu bölümlerin tek başına ayrı bir hikâye olarak dahi basılsa çok ayrı, çok güzel bir eser olacağını düşünmeden edemedim ve hayatımda Çehov'un bir öyküsündeki avcının dışında ilk kez bir avcıya sevgi hissettim.

İnce Memed'i herkese öneriyorum.




(Kitabı bitirmeden okumayın)
İnce Memed haklı, tüm o çektiklerinden sonra Abdinin ölmesinin hiç bir işe yaramaması, dahası beterinin gelmesi insana yılgınlık verir elbette. Yine de vayvay köyü ona bu kadar güvenmişken, hele ki Koca Osman tüm ümidini ona bağlamışken tüm o zulümlere bu yılgınlık sebebiyle eli kolu bağlı kalması dayanılır gibi değildi. Köylüler için daha beteri ne olacaktı? Onlara arka çıkmadı, canını ortaya koymadı, ne zaman yapacak, bostanda yatmaktan başka bir şey yapmayacak mı diye, serinin 1. kitabını okurken çok sevdiği İnce Memed'e Koca Osman adına, tüm Vayvay köyü adına güceniyor insan.
Okur, bı an o köylüler gibi ben de kafamda bir İnce Memed hayali mi kurdum, bu kitap bir kahramanı anlatmıyor mu acaba diye şüpheye bile düşüyor. Gel gelelim kitabın başından beri beklediğimiz hareket, millet kan kustuktan sonra gerçekleşiyor. Hiç içim soğmadı. İnce Memede dargınlığım da geçmedi.
Biliyoruz ki bir kahraman olmayı o seçmemişti. Olaylar ve yetenekleri onu buna sürüklemişti ve evet, sığındığı köylüye bir vaadde de bulunmamıştı ama sonuçta insanlar onun sadece orada olmasından bile onca güç almışken daha kötüsü gelir fikriyle susup oturması tam bir hayal kırıklığıydı.
Ama işin böyle olması da romanın gerçekçiliğini arttırıyor elbette. İyilerin kaybettiği, kötülerin kazandığı bir kitap okuduk. Umarım devamı böyle olmaz.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: