İFA: İnsanın Fabrika Ayarları - 1. Kitap Kitap Bilgileri
Yazar: Sinan Canan
Tahmini Okuma Süresi: 5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı: 184
Basım Tarihi: Ekim 2019
İlk Yayın Tarihi: Ekim 2019
Yayınevi: Tuti Kitap
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786059218603
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları - 1. Kitap Kitap Tanıtımı
Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor?
Elinizdeki kitap, bir üçlemenin ilk kitabıdır. İnsanın Fabrika Ayarları serisi bir bütün olarak insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor.
• İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz?
• Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor?
• Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı?
• Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz?
• Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor?
• Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz?
• Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor hatta hasta edip öldürebiliyor?
• Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor?
• Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu?
Bu kitap, bu ve benzeri sorularının cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor.
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları - 1. Kitap Kitaptan Alıntılar
1. "Bir insanı mantık yoluyla ne kadar tartışılmaz derecede ikna ederseniz edin, o insanın duygusal devrelerinde gerekli değişiklikler oluşmadığı takdirde davranışlarının değişmesi çok zordur."
2. "Sağlık, sadece hasta olmama hali değildir. Sağlık sürekli fit, ince, neşeli ve hareketli olmak değildir. Sağlık, güzel ve genç görünmek de değildir. Sağlık, bütüncül bir barış halidir."
3. "Her ayrılış, her bitiş, son demek değildir..."
4. "Mükemmelin iyiyi öldürmesine izin verme! (...) Mükemmelini yapacağım diye sürekli düşünüp hiç faaliyete geçemeden nice fırsatlar, hatta ömürler kaçıran insanlar çoktur."
5. "Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa, hazımdadır. Yani kolayca hazmedeceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, yemeği yemek üstüne yemektir."
6. "İnsanın en çok zorlandığı konu belki de gerçekliğe dair dürüst bir duruş sergilemek olsa gerek."
7. "İnsanların kültür, inanç, alışkanlık ve ön kabullerinden daha zor bir engelle hiç karşılaşmadım."
8. ""İnsan karnı doyduğu zaman sorun çıkartan tek canlıdır."
9. "Hayaller, gerçek dünyadan bilgi ve deneyimle beslendikleri oranda hayata geçmesi ve fark yaratması mümkün tasarımlara dönüşür."
10. ""Sürekli yediği halde kilo alamayan" yahut "her türlü rejimi denesem de olmuyor, kilo veremiyorum" diyen insanlara belki de "bunu yapmamalısın" demek gerekiyor."
11. ""Fakat biraz düşününce, her canlıda beyin bulunmadığını hemen fark ederiz.""
12. "Beden zihni nasıl kontrol eder? (..)
Mesela güneşli havalarda genellikle sinirlenmeye daha yatkın olduğumuza dair bir gözlem vardır .Fakat bir araştırmaya göre ,eğer güneş gözlüklerimizi takacak olursak bu sinirlilik hali belirgin oranda azalıyor .Bunun nedenini anlamak aslında zor değil .Güneşin parlaklığından dolayı gözümüze giren ışık miktarını sınırlayabilmek için sürekli kaşlarımızı çatarız .Kaşların
çatılmasını sağlayan yüz kası hareket örüntüleri ise beyne aynı zamanda olumsuz bir durum olduğu sinyalini gönderir çünkü bu tip bir yüz şekli , kızdığımız zaman da sıklıkla yüzümüze yerleşiverir . Beyindeki duygusal devreler böylece yüzden aldıkları geri bildirime bağlı olarak "savaş yahut kaç " sistemini faaliyete geçirebilecek bir duyarlılık noktasına gelir."
13. "Beynimizi kullanma oranımız binlerce yıl önceki atalarımıza göre artık oldukça düşük bir düzeyde. (...) Aynı durum evcil hayvanlarda da mevcut (..) Evcil hayvanların doğadaki akrabaları gibi yiyecek bulmak için çetrefilli stratejilerle mücadele etmelerine gerek yoktur .Doğal şartların kaotik yapısı içinde hayatta kalmak adına mecburi bir ihtiyaç olan sıra dışı zihinsel donanımlar ,artık gereksizdir. Dolayısıyla bu donanımın devre dışı kalmasıyla daha küçük bir beyin olayları rahatlıkla idare edebilir ."
14. "Zan esarettir."
15. ""19. yüzyıla ait bir efsaneye göre, Gerçek ve Yalan bir gün karşılaşırlar. Yalan, Gerçek'e: 'Bugün muhteşem bir gün!' der. Gerçek, gökyüzüne bakıp iç çeker, çünkü gün gerçekten de çok güzeldir. Birlikte biraz zaman geçirirler. Derken bir kuyuya varırlar. Yalan, Gerçek'e: 'Su çok güzel, haydi birlikte yıkanalım' der. Gerçek biraz şüphelidir; suyu kontrol eder ve gerçekten de çok güzel olduğunu fark eder. Bunun üzerine ikisi de kıyafetlerini çıkartıp yıkanmaya başlarlar. Aniden, Yalan sudan çıkar, Gerçek'in kıyafetlerini giyer ve hızla kaçar. Gerçek, kuyudan çıkar; elbiselerini bulamayınca bir hayli öfkelenir. Yalan'ı bulmak ve elbiselerini geri almak için her yere koşar. Bu sırada Gerçek'i çıplak biçimde oradan oraya koşarken gören Dünya, bakışlarını küçümseme ve öfke ile geri çevirir ve onu görmek istemez.
Zavallı Gerçek, çaresizlik içinde kuyuya geri döner. Artık sonsuza dek saklanacak ve ortadan kaybolacaktır çünkü çıplaklığından utanmaktadır. Yalan ise o gün bugündür dünyayı dolaşmakta, Gerçek gibi giyinip toplumun ihtiyaçlarına karşılık vermektedir. Çünkü Dünya, hiçbir şekilde Çıplak Gerçek ile karşılaşmak istemez.""
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları - 1. Kitap Kitap İncelemeleri
Sinan Canan hocayı, açık beyin sohbetleriyle tanıdım. Taban tabana zıt düşüncelerimizde dahi sözlerinden kendime katacak birşeyler bulabildiğim için hocamı ilgiyle takip ediyorum.
Zaten kopyala yapıştır mantığıyla süzgeçten geçirmeden bilgi edinilebilecek tek kaynak Kur'an ın ve masumların kelamıdır ki; kendisi başından sonuna kadar daima, tefekkürsüz ve akletmeksizin edinilen bilginin özümsenerek ilme dönüş(e)meyeceğini bize vurgulamaktadır.
İçinde doğruluk payı olan her bilgiyi doğru terazide tartarak, kendi doğrularını oluşturma ve yolunu aydınlatmayı seven herkese Sinan Hocayı takip etmesini tavsiye ederim.
İfa fikrini tedx ve diğer konuşmalarında dinledim. İnsanoğlunun yaşama dair sonsuz bilgi teorileri arasında bocaladığı bu dönemde modern bilim ve kadim tecrübeyi bir araya getirme fikrini beğendim. Özellikle, maddi ve manevi yönümüzü, akıl ve hislerimizi, edindiğimiz modern bilgiler ile getirdiğimiz fıtri kodlarımızı dengeli bir şekilde HARMANLAMAYA çok ciddi ihtiyaç duyduğumuz bu zamanda güzel bir perspektif sunacağını düşünüyorum.
İfa'nın 1.si, BEDEN; benim gibi biyolojiye ekstra hayranlık duyanlar için teorik bilgiler yönüyle de zengin, ilgisi olmayanlarınsa; bedenle alakalı ve sağlıklı yaşama dair işlerine yarayacak pratik çözüm yolları içeren, bilimsel terimleri akıcı bir dille ifade eden bir kitap.
Gelişime açık beyinlerin okumasını şiddetle tavsiye ederken; ikinci ve üçüncü 'ifa'nın psikoloji ve spiritüel yönüme çok daha fazlasını katacağını düşünerek okumayı heyecanla bekliyorum...
Sinan Canan'ın dinlediğim onca podcast'inden sonra kitaplarını da almaya karar verdim ve İnsanın Fabrika Ayarları kitabının ilk iki cildini aldım. İlk bölüm yani ilk cilt tamamen bedenle ilgili. Ana konular ise hareket ve beslenme. Gerek hareketli yaşam gerekse beslenme ile ilgili benim için yeni bir bilgi vermedi. Belki dinlediğim podcastlerin etkisi olabilir. Ama ilgimi çeken ve bana yeni bilgi veren en önemli şey rutini bozmakla ilgiliydi. Kendim de rutinleri seven ve düzenli yaşamayı seven bir insan olarak ezberimi bozdu. Çünkü beyin sağlığı için en önemli şeyin rutinleri bozmak ve konfor alanından çıkmak olduğunu öğrendim. Konfor alanına çıkmamanın en kötü sonucu ise beyin küçülmesi. Peki ne yapacağız rutinlerimizi sürekli değiştireceğiz. Yaptığımız spordan tutun beslenme şeklimize kadar her şeyde ama her şeyde ara ara değişim yaparak vücudumuzu şaşırtacağız. Sporda en sağlıklı sporun yogadaki gibi esneme hareketleri olduğunu duyunca doğru yoldayım diye sevindim. Ama yine de yaptığımız sporda da değişiklik yapmanın iyi olacağı söyleniyor. Vücudumdaki tüm kasları çalıştırmak istiyorum diyenlere de ata binmek öneriliyor. At binmenin bu kadar etkili olduğunu bu kitabı okuyana kadar bilmiyordum. Bana göre güzel bir kitaptı. Kişisel gelişim kitaplarını sevenlere önerebilirim.
Sinan Canan’ın İFA: İnsanın Fabrika Ayarları -1 kitabı, aslında hepimizin içinde bir yerlerde hissettiği ama kelimelere dökemediği sorulara ışık tutuyor. Kitabı okurken fark ettim ki, hayatın akışında kaybolmuş, doğallığından uzaklaşmış bir dünyada yaşıyoruz. Bize dayatılan doğruların, alışkanlıklarımızın ve düşünce kalıplarımızın ne kadar sorgulanmadan kabul edildiğini anladıkça, kendi iç dünyama farklı bir gözle bakmaya başladım.
Sinan Canan, insanın biyolojik ve psikolojik yapısını ele alırken, bunu öyle samimi bir dille yapıyor ki sanki uzun zamandır tanıdığım bir dostumla sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Kendimize ve çevremize neden bu kadar yabancılaştığımızı, iç sesimizi neden bastırdığımızı, doğamıza aykırı bir yaşamı nasıl “normal” olarak benimsediğimizi fark ettim.
Kitap, bilimsel verilerle desteklenmiş olsa da, asıl etkileyici yanı bunları herkesin anlayabileceği, gündelik hayatla bağdaştırılabilir şekilde anlatması. Kendi hayatımı düşündüm; yoğun tempo, sürekli bir şeylere yetişme çabası, içsel huzursuzluk… Oysa insan, doğasına uygun yaşadığında gerçekten mutlu ve tatmin olmuş hissediyor.
Bu kitap, bana unuttuğum bir gerçeği hatırlattı: Doğal olan, basit olan ve içten gelen şeyler aslında en doğru olanlar. Kendi fabrika ayarlarıma dönme konusunda bana ilham verdi ve birçok soruyu yeniden sormama sebep oldu. Eğer hayatınıza dair içten bir sorgulama yapmak, kendinizi daha yakından tanımak istiyorsanız, bu kitap tam da aradığınız şey olabilir.
Sinan Canan ilgi ile takip ettiğim, videolarını özenle izlediğim ve mümkün mertebe kitaplarını edinip okumaya çalıştığım bir popüler bilim anlatıcısı (benim tabirim ile).
IFA-1 Beden kitabındada özellikle ilgi ile takipe ettiğim bir konu olan insanın avcı toplayıcı dönemde ki beslenme ve hareket özelliklerine değinmiş. Bir başucu kitabı olabilecek olan bu kitap genel anlamda (hatta bence biraz fazla derin olabilirdi ama genele hitap etmiş diye düşünüyorum) tarım öncesi toplumda ki insanın nasıl hareket ettiği, nasıl beslendiği ve vücudunun bu kapsamda nasıl şekillendiği konusuna eğiliyor. Günümüz kentli insanı olarak bizim hayatımızda ki yanlışlarında bu şekilde ayyuka çıkması ve gözümüze gözümüze girmesi de yazarın en büyük beklentisi sanırım.
Kitap direkt olarak bilgiyi hap olarak size vermiyor. Öyle bir şey beklemeyin. Yani al bunu ye, al bunu iç, şunu yap sonra on numara beş yıldız bir hayat yaşa gibi bir şey yok. Öyle bir kaynak bulursanızda çok güvenmeyin derim ki zira bu kitapta bahsettiği üzere kimse bir birinin kopyası değil. Bu sebeple bu kitaptan aldığımız bilgiler ile kendi hayatımızda ki yanlışlara küçük dokunuşlar yapabiliriz.
Genel olarak tavsiye edebileceğim klasik bir Sinan Canan kitabı olarak akıcı bir dile sahip, kolay okunan, bol kafa çalıştıran kitaplardan.
Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor?
Elinizdeki kitap, bir üçlemenin ilk kitabıdır. İnsanın Fabrika Ayarları serisi bir bütün olarak insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor.
• İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz?
• Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor?
• Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı?
• Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz?
• Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor?
• Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz?
• Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor hatta hasta edip öldürebiliyor?
• Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor?
• Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu?
Bu kitap, bu ve benzeri sorularının cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor.
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…