Hyunam-Dong Kitabevi Kitap Bilgileri
Yazar: Hwang Bo-reum
Tahmini Okuma Süresi: 8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı: 288
Basım Tarihi: Ocak 2024
İlk Yayın Tarihi: Ocak 2022
Yayınevi: Athica Yayınları
Orijinal Dil: Korece
ISBN: 9786259871462
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Hyunam-Dong Kitabevi Kitap Tanıtımı
Youngju her şeyi doğru yapmıştır; üniversiteye gitmiş, düzgün bir adamla evlenmiş, saygın bir işe girmiştir. Sonra bir anda her şey altüst olur. Tükenmişlik hissiyle eski hayatını terk eder, zirvedeki kariyerini bırakır, kocasından boşanır ve hayalinin peşinden gider. Bir kitapçı dükkânı açar...
Youngju ve müşterileri, Seul’ün şirin bir mahallesinde kitapların arasına sığınırlar. Yalnız bir baristadan evli ama mutsuz bir ev hanımına ve Youngju’da özel bir şeyler olduğunu gören yazara kadar hepsinin geçmişinde hayal kırıklıkları vardır. Hyunam-Dong Kitabevi zamanla onların, hayatı nasıl yaşamaları gerektiğini öğrendiği yer haline gelir.
Hyunam-Dong Kitabevi Kitaptan Alıntılar
1. "Çoğu zaman başkalarını düşünmekten asıl kendimizi düşünemez hale geliyorduk."
2. "“Kitap okuyanlar, yani başkalarının acılarını paylaşabilenler çoğalmalı ki dünya daha hızlı güzelleşebilsin.”"
3. "Kitaplar ona büyük haz veriyordu."
4. "Keyfimi kaçıran tek şey son günlerde hiç kitap okuyamıyor oluşum. Zaman bulamıyorum."
5. "Dolayısıyla “Kitap okumak güzeldir, okumalısınız" ."
6. "Ağlamak istediğinde ağlaman lazım. Yüreğin ağlıyorsa, sen de ağlamalısın. Böyle böyle
yavaşça iyileşiyor insan."
7. ""Ben çok ağladım. Ağlamak istediğinde ağlaman lazım. Yüreğin ağlıyorsa, sen de ağlamalısın. Böyle böyle yavaşça iyileşiyor insan.""
8. "Ayağa kalkarsan ne olacağını merak etmiyor musun?"
9. "Burayı seviyorum, burada tanıştığım insanları, buraya gelmeyi seviyorum."
10. "kitaplar ona büyük bir haz veriyordu."
11. "Kitapların zihinde değil, bedende yer edindiği fikrine sık sık kapılırım. Ya da belki, zihnimizin bir köşesinde saklı kalan bir hatırada duruyorlardır. Tam olarak hatırlayamasam da bazı cümleler ve hikâyeler, bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor."
12. "Neden ayrıldıkları, ayrılırken ne hissettikleri, ayrılmak için
gereken cesaret; ayrıldıktan sonra ne yaşadıkları,duygularının zaman içindeki değişimi, mutluluk ve mutsuzlukları, sevinçleri
ve üzüntüleri..."
13. "“İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar. Karakterlerin bir ada gibi işlendiği ve bir ada misali yaşamış farklı bireylerin birbirini bulduğu romanlardan keyif alıyorum. 'A, sen burada mıydın?', 'Evet, ben hep buradaydım' diyen romanlardan bahsediyorum. 'Doğrusu bunca zaman tek başımaydım ama artık o kadar ıssız kalmama gerek kalmadı, senin sayende' diyebilmek kalbimizde bir umudun doğmasını mümkün kılar. Bu kitap bana tam da bu umudu tattırdı.""
14. "“Kitap okuyanlar, yani başkalarının acılarını paylaşabilenler çoğalmalı ki dünya daha hızlı güzelleşebilsin.”"
15. ""Öyle insanlar da vardır ya, sahip oldukları hayatı bir anda geride bırakıp yeni bir yaşama adım atan insanlar. Vardıkları yerde mutluluğu yakalayabiliyorlar mıdır acaba?""
Hyunam-Dong Kitabevi Kitap İncelemeleri
Bir kitapçı ve birkaç sayfanın, bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini öyle güzel anlatıyor ki . . . Beni en çok etkileyen, karakterlerin samimiyeti ve yazarın yarattığı sıcak, derin atmosfer oldu...
Bizlerin yani kitap/kahve severlerin ilk sayfalardan seveceği, bir kitabevi kapısından girip yaşadığımız o duyguyu sayfalara yansıtan bir kitaptı..
Sıradan bir kitapçı dükkanı değil burası çünkü çalışanları da dahil müşterilerin de daima kalbine dokunan ve yaşamlarını iyi yönde etkileyen özelliğe sahip bir yer. Tabi belki bunun sebebi içinde güzel insanlar barındırması da olabilir.Hayalini gerçekleştiren Youngju, barista Minjun, kahve uzmanı Jimi, örgü delisi Jungseo, liseli ergenus Minchul ve annesi Heeju ve son olarak hislerini dile getirme şekliyle kalbimi eriten Seungwoo.Hepsi özel ve güzel karakterler..
Kitapta okuru heyecanlandırıp yükseltecek olaylar yaşanmıyor. Bu sebeptendir ki kitap çok sakin, kitabın anlatımı çok sade.
Sakinliği okurken dinlendirdi beni, kitaptaki karakterlerle aynı hisleri yaşattı sayfalar. Kitapta geçen okur-yazar buluşmaları, kitap kulübü sohbetleri, Minjun'un kahveleri sıcacık yaptı içimi...
Benim gibi kahve kitap seviyorsanız ve hayatın karmaşasında, sakinlik arıyorsanız, bir nebze de olsa nefes almanızı sağlayabilir bu tatlış kitap...
Keyifli bol kahveli okumalar
KİTAP HAKKINDA KISA BİLGİ
Hyunam-Donk Kitabevi, Güney Koreli yazar Hwang Bo-reum’un ilk romanı. Anadilinde 2022’de yayımlanmıştır. Çok beğenilince diğer dillere de çevrilmiştir.
KISACA KONU
Youngju başarılı kariyeri, mutlu evliliği olan bir kadındır. Her şey yolunda giderken bir gün çağımızın hastalığı olan tükenmişlik sendromuna yakalanır. Bu süreçte bir iç hesaplaşma yaşar. Her şeyi geride bırakmaya karar verir ve hayalinin peşinden koşar. Kitapçı dükkanı açar.
Youngju’un kitapçı dükkanını açtığı ilk zamanlar işleri iyi gitmese de sonrasında toparlar. Hyunam-Dong Kitabevi, zamanla farklı insanların bir araya geldiği sıcak bir yuva haline gelir.
KİTAP YORUMUM
Biraz durağan bir kitap. Sürükleyici değil. Yavaş bir temposu var. Başlarda heyecanla okudum ama gittikçe tempo düştü. Zaman zaman sıkılır gibi olduğumu itiraf edeyim. Yine de okumaya devam ettim çünkü kitapçıda geçmesi, kitaplardan bahsetmesi beni kendine çekti.
Kitap biraz kişisel gelişim havasında. Özlü sözler ve ilham verici hikayeler var. Kitaptaki insanlar, anlatılan öyküler içinizi ısıtıcak cinsten.
Benim gibi kitapçı açma hayaliniz varsa, sadece okumayı değil, kitaplarla birlikte yaşamayı da seviyorsanız, bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Son zamanlarda herkeste gördüğüm Hyunam-Dong Kitabevi kitabına çok büyük bir merakla ve beklentiyle başlamıştım. İlk sayfaları çok hoşuma gitmişti, beni içine çekmişti. Tatlı bir kitapçı dükkânı, tatlı çalışanlar… Severek okuyordum ama maalesef çok uzun sürmedi. Sebeplerini söylemeden önce kitabın konusundan kısaca bahsetmek istiyorum.
Hayatında değişiklikler yapmak isteyen Youngjo, hayallerinin peşinden giderek kendine bir kitapçı dükkanı açıyor. En başlarda dükkâna gidip gelen sayısı azdır ve fazla iş yapmaz. Fakat sonra Youngjo bu kitabeviyle ilgili farklı çalışmalar yaparak dükkânı hareketlendirir.
Aslında konu bakımından çok tatlı ve sıcacık bir hikâye olarak görülse de ben maalesef kitaptan hiç zevk alamadım.
Çünkü bir olay örgüsü yoktu. Olaylar birbirinden bağımsız gibi geldi. Bir şekilde hayatlarına yön verilmiş insanların mutsuzlukları üzerinden kendilerini bulma hikâyeleri anlatılıyordu. Dediğim gibi konu olarak güzeldi ama işlenişi hoşuma gitmedi.
Beni çok sıktı, bunalttı. Çok yavaş ilerledi. Sevemedim maalesef ben bu kitabı.
Sosyal medyanın abartısı olarak düşündüğüm kitaplardan biri oldu. Beğenenlere, sevenlere tabii ki sözüm yok. Herkesin zevki farklıdır biliyorsunuz ki. Bu yüzden birinin beğendiğini diğeri de beğenecek diye bir kural yok. Ben beğenmedim. Beğenenlere saygım sonsuz.
Her kitapsever kendi kitabevini açmak ister. Açmak imkan vermese de kitapların konuşulduğu kitapların değer gördügü alanlarda vakit geçirmek ister. Evet işte Hyunam-Dong Kitabevi tam da bunun için var.
Her kitap okuyucuya bir şey katar. Çünkü her kitap bizi bambaşka macera kapılarının yolunu açar. Youngju'nun hayali olan kitabevi okurla buluştuğunda her okura farklı bakış açısı kazandırmıştır. Kitap sohbetlerinin yapıldığı , sadece kitapların olduğu bir dünya düşünün.
İçeriğe baktığımızda her insanın yaşantısının farklı olduğu, insanların her olaya dar çerçeveyle baktığının izlenimini veriyor. İçerikte insanlara kitap önermenin belli bir nitelikte geçmesi gerektiği sonucuna varıyoruz. Günümüz dünyasının kitaplarından ve sinema filmlerine yer verdiğini, okura önerilerde bulunduğunu kapalı bir şekilde hissettiriyor.
Gayet sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Çeviri eser ama yazım ve dizge hataları olmamasına özen gösterilmiş. Bu da yazarın vermek istediği duyguyu daha rahat algılamamızı sağlamıştır.
Kitaplar üzerine yazılan bir kitap olduğu için ayrıca kapağı ilgimi çektiği için hoşuma gitti. Bu kitabı da öneriyle okumuştum. İyi ki okumuşum. Tavsiye ederim.
Okuyacaklara umarım rehber olabilmişimdir. Herkese keyifli okumalar dilerim...
Kitaba içimi ısıtacak, yumuş yumuş yapacak bir kitap beklentisiyle başlamıştım, ilk başlarda öyleydi de zaten ama gittikçe sıkıcılaşmaya başladı. Öncelikle çok yavaş bir temposu var ki bunu bekliyordum da zaten ama SIKICI bir temposu da var. Öyle ki kitap, yaratmaya çalıştığı samimi ortam ve bunu desteklemesi gereken samimi üslupla çok çelişiyor. Diyaloglar çok zorlama, sürekli bir edebî olma, felsefi bakış açısı katma çabası var ve bu bir yerden sonra 'yeter artık' dedirtiyor. Anlatımda da çok fazla kopukluk var, farklı bölümlerde bu kopukluklar başlıcayken aynı bölümde bile sürekli 'ben kimin sahnesini okuyordum' diye düşünüp başa döndüğüm oluyordu. Örneğin karakter A'nın pov'undan okurken bir anda karakter B'ye geçiyordu ve çok fazla anlam kayması oluyordu. Karakterleri harflerle belirtmemin nedeni de bu kopukluklar. Korece isimlere aşinayım, eskiden çok K-Drama izlerdim ondan, ama o kadar çok gizli özne kullanılıyordu ki (özellikle bölüm başlarında) karakterleri hep karıştırıyordum ve dolayısıyla isimleri aklımda kalmadı.
Kitapta altı çizilecek çok güzel ve anlamlı cümleler vardı ama bir arada bir bütün oluşturmuyorlardı bu cümleler. Dedim ya edebî olma çabası içinde, günlük diyaloglar ama karakter bir anda Nietzsche kesiliyor.
Sonuç olarak kitaptan beklentimi alamadım, ama yine de sıcak battaniyenizin altında, elinizde sıcak kahvenizle (benimki çaydı) kaygısız ve beklentisiz okuyacaksanız tavsiye ederim. İyi okumalar.
Veee arkadaşlar eklemeyi unuttum, karakterin evinde geçirdiği zamanları kitabevinde geçirdiği zamanlardan daha çok sevdim. Tam tersi olması gerekiyordu aslında:)