Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Henri Frederic Blanc Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Henri Frederic Blanc En Beğenilen Sözleri



1. "Belki haklı, belki zeka bir düşüştür. Her şeyi anlayan kimsenin delirebileceği doğrudur. Keşke hiç düşünmeye başlamasaydım! Boş ver! Şimdi çok geç, gitmekte olan trenden artık atlaya­mam. Sonuna dek gitmek, biraz daha dayanmak gerekir. Büyük balığı yakalamak üzere olduğumu duyumsuyo­rum. Beeen, bunu on yıl önce söylemiştim. Adam sen de! Hiç değilse vicdanımı hiçbir zaman satmadım. Kendimle barışığım ve bunun bedeli yoktur. Başkaları ödül kazan­mak için kaygan direğe tırmanadursunlar, ben sadece ölü fareler bulma pahasına da olsa ayak değmemiş mağarala­rın dibine inmeyi yeğliyorum. Sonunda kuşkusuz en önemlisi nereye gittiğini bilmemektir, yoksa her şey öylesi­ne sıkıcı, öylesine yorucu olur ki... Yoo, gerçekten, yaşamı­nı krom kaplı ve güzelce yağlanmış bir işyeri koltuğuna oturtmak, yalnızca daha önce yapılmışı yapmak, yalnızca okların gösterdiği yönde düşünmek, zamanı düşlerine ya­saklar koyarak geçirmek ve usun daha önce arşınladığı yol­lardan geçmek bana göre değil. Ben, her gece yatağımda yaşamımı ortaya koyuyorum. Belki bir sabah yeryüzüne çıkamayacağım... Sağlık olsun! Çok kazanmak için büyük oynamak gerekir!"


- Uyku İmparatorluğu



2. "Korkaklık, yüreklilikten daha tehlikelidir."


- Uyku İmparatorluğu



3. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



4. "Herkes kendi gecesinde yalnızdır."


- Uyku İmparatorluğu



5. "“Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır. Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezegenimizi her türlü rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi? Aslan avlamaya, Papou’lar gibi her akşam yiyip içip eğlenmeye bakarım daha iyi. Teknik, insanları daha iyi yapmaz; olsa olsa kötülüğün gücünü on kat arttırır. On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar.” ."


- Uyku İmparatorluğu



6. "Boşluğu doldurmak için değil, bir şey söylemek için konuşurdu."


- Uyku İmparatorluğu



7. "“Düşler bize pek çok şeyi unuttururlar, ama hiçbir şey bize düşlerimizi unutturmaz...”"


- Uyku İmparatorluğu



8. "“Kitap okumak, yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eğilen insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o.”"


- Uyku İmparatorluğu



9. "''...her şeyi anladığın için anlaşılmazsın...''"


- Uyku İmparatorluğu



10. ""Dikkatinizi çekerim, bu kadar konuşup hiçbişey söylememeyi başarmak için insanın kafasının çalışması gerekir.""


- Uyku İmparatorluğu



11. "Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor."


- Uyku İmparatorluğu



12. "Gerçek şu ki, insanlar kendilerine acı çektirmekten hoşlanırlar. Ezilmeye bayılırlar. Koyunlar nasıl yünlerini vermek ve yenmek için yaratılmışlarsa, bunlar da bunun için yaratılmıştırlar."


- Uyku İmparatorluğu



13. "Cennetin eşiğinde yerinde saymak, cehennemde bata çıka yürümekten daha kötüdür."


- Uyku İmparatorluğu



14. "Her şeyi anlayan kimsenin delirebileceği
doğrudur."


- Uyku İmparatorluğu



15. "Kolay bulunmayan birkaç kitapla yitmeyen bir şemsiye dışında hiç­bir şeyde gözü yoktu."


- Uyku İmparatorluğu



16. "Gerçekten, sevgili doktor, cinsel istek uyandırıcı kışkırtmadaki iğrenç açık artırmaya, kıça benzeyen her şeyin çılgınca sergilenmesine, bizleri bile bile şehvetli domuzlara çevirmek istercesine sinema, televizyon ve reklamların utanmadan kafalarımıza doldurduğu tüm bu terütaze ete karşı koyabilmek için insanın gözünün ışığı sönmüş, beyninin zırhlı olması gerekir!... Özgürlük artık ne halt edeceğini bilmeden ağzının suyu akarak yaşamaktan ibaretse, böyle özgürlüğün içine!..."


- Uyku İmparatorluğu



17. "İnsanların gözlerini açarsanız, tutup sizinkileri oyarlar. Çılgınlıklarını gösterirseniz, sizi tımarhaneye gönderirler. İçten olursanız, onlar size düşman kesilirler. Onlara sevginizi sunarsanız, onların şamaroğlanı olursunuz."


- Uyku İmparatorluğu



18. "İnsanın kafasını duvarlara vurması için o kadar çok neden vardı ki!"


- Uyku İmparatorluğu



19. "Biz dünyanın süprüntüsüyüz!"


- Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı



20. ""Uyumak, kendine dönmektir."
Eski Çin Atasözü"


- Uyku İmparatorluğu



21. "Yitirdiklerimi ya da kazandıklarımı kendime tasa etmeden sevdiğim şeyi, doğru bulduğum şeyi yapmak isterim. Benim şatafatım bu."


- Uyku İmparatorluğu



22. "Düşünce öylesine berbat bir şeydi ki insan canının istediği zaman musluğu kapatamıyordu."


- Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı



23. "Hayatı düşünmek yaşamaktan daha acı veriyor."


- Üç Atış Yirmi Beş



24. "“Hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için var olacak şeyler.”"


- Uyku İmparatorluğu



25. "Neden insan hep 'Neden?' diye düşünür. Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir. Bilinç, çevresinde bir çöl oluşturur."


- Uyku İmparatorluğu



26. "''...televizyon karşısına geçip alıklaşmak, otomobilleriyle dönüp durmak ve hoş haplar yutmak isterler. Neden mi? Çünkü yaratılış bakımından enayidirler de ondan. Bir ateşböceği onları her zaman bir yıldızdan daha çok hayran bırakacaktır. İnsanlar oynatılması gereken çocukturlar.''"


- Uyku İmparatorluğu



27. "Doğru dürüst uyuyamamak, yarım yaşamaktır! Uyuma zevki olmayınca yaşama zevki de olmaz."


- Uyku İmparatorluğu



28. "Yaşamı öykünerek, umutla düş kırıklığı, başarı ile başarısızlık arasında gidip gelerek, bu saçma nöbet değişimini yaşayarak, yaşamın gülünçlüğünü sergiliyorlardı. Kazanılır, yitirilir, kazanılır, yitirilir, kazanılır, yitirilir ve sonunda masadan kalkılır."


- Uyku İmparatorluğu



29. "Hiçbir buluş, hiçbir uygulayım, insanı deliksiz bir uykuya daldığı kadar mutlu kılamayacaktır."


- Uyku İmparatorluğu



30. "Acele etmek yasaklanmalı, uymayan
kovuşturulmalıdır. Çünkü acelecilik insanın ödünü patlatır. Kentte otomobiliere paydos. Kötü sürücüleri maden ocağına sürmeli. Televizyon yayınları yasaklanmalı. İnsanların birbirlerini tanımaları için her akşam mahalle şenlikleri düzenlenmeli. Hayvanlar sokaklara salınsın ... Deve kuşları, filler... Hayvanlar, insanların davranışlarını yumuşatırlar. İşi fazla olanların işini azaltıp, işi olmayanlara iş verelim. Küçük bir ücret karşılığında herkese bir çalgı öğrenmek şartı konsun. Takas yeniden uygulansın. Öğle
uykusu zorunlu olsun. Herkese bir bahçe dağıtılsın. Av yasaklansın. Herkesin konuşabileceği tartışmalar yapılsın. Okulda matematiğin yerine çiçek yetiştirme okutulsun."


- Uyku İmparatorluğu



31. "Ölmek yalnızca gerçekten düş görmeye başlamaktır.Taşların , suyun, bulutların düşlediği gibi düş görmektir. Uyumaktır. Biraz daha iyi, biraz daha derin, biraz daha uzun zaman uyumak."


- Uyku İmparatorluğu



32. "Zekanın, usun geri dönüşü yoktur. İnsanın öğrenme yeteneği varsa da, bildiğini unutma yeteneği yoktur."


- Uyku İmparatorluğu



33. "Ne olursa olsun, düş kurmamakta kesin kararlıydı.
İnsan sonra hep düş kırıklığına uğruyordu."


- Uyku İmparatorluğu



34. "Bir ağaç dikmenin, ölüm karşısında bir anlamı vardır. Bir fabrikada ya da işyerinde bir makinenin uşağı olmanınsa hiçbir anlamı yoktur. Ölümü hesaba katmamak, kendi yaşamını bozmaktır. Ölüm düşüncesi her şeyi yerli yerine koyar, iyiyi avundurur, kötü yüreklininse yakasını bırakmaz, her şeye kendi gerçek tadını verir ve yaşamdaki en güzel şeyleri bize sevdirir: Sessizlik, dinlenme, unutma, dağların sonsuzluğu, iyi şarap, gerçek kitaplar ... ve uyku. Edilgenliğe götürmek şöyle dursun, ölüm bilinci insanı yüreklendirir."


- Uyku İmparatorluğu



35. "Korkaklık, yüreklilikten daha tehlikelidir."


- Uyku İmparatorluğu



36. "Çünkü insan bir umuttan ötekine, derken mezarlığı boylar, ancak anın derinliğinde insan sonsuzluğu bulur."


- Uyku İmparatorluğu



37. "“Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!”"


- Uyku İmparatorluğu



38. "Günün birinde tabutlara reklam koyacaklar mı sizce?"


- Uyku İmparatorluğu



39. "Bilginlere karşı fazla haksızlık ediyorum. Yine de onlar olmasaydı, cehennemin geleceği pek parlak olmazdı."


- Uyku İmparatorluğu



40. ""En azından özgürüz denecektir bana, istediğini satın almakta, istediğin yere gitmekte, istediğini söylemekte özgür. Ancak herkesin katlanıyor göründüğü bu özgürlük neyin nesidir? Kıtlıklar, savaşlar, doğanın yok edilmesi, yaygınlaşan çıkarcılık karşısında herkese 'Elimizden bir şey gelmez...' dedirten bu özgürlük neyin nesidir? Aa! bizimkisi de tuhaf bir özgürlük! İnsan okların gösterdiği yönde az çok hızlı gitmekte özgür.''"


- Uyku İmparatorluğu



41. "Ölüm düşüncesi her şeye kendi gerçek tadını verir ve yaşamdaki en güzel şeyleri bize sevdirir: Sessizlik, dinlenme, unutma, dağların sonsuzluğu, iyi şarap, gerçek kitaplar... ve uyku. Edilgenliğe götürmek şöyle dursun, ölüm bilinci insanı yüreklendirir."


- Uyku İmparatorluğu



42. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



43. ""En azından özgürüz denecektir bana, istediğini satın almakta, istediğin yere gitmekte, istediğini söylemekte özgür. Ancak herkesin katlanıyor göründüğü bu özgürlük neyin nesidir? Kıtlıklar, savaşlar, doğanın yok edilmesi, yaygınlaşan çıkarcılık karşısında herkese 'Elimizden bir şey gelmez...' dedirten bu özgürlük neyin nesidir? Aa! bizimkisi de tuhaf bir özgürlük! İnsan okların gösterdiği yönde az çok hızlı gitmekte özgür. İnsan hangi salçayla yenileceğine karar vermekte özgür! İnsan döşeğinin markasını ve çarşaflarının rengini seçmekte özgür, ancak otomobillerin, uçakların ve canavar düdüklerinin gürültüsüne her gece katlanmak zorundadır. İnsan yirmi bin kilometre uzaklıktaki palmiyeler altında on beş gün dinlenebilmek için bir yıl boyunca, iğrenç bir fabrikada çalışmakta özgürdür, çünkü kendi ülkesinde orman sarıdır, ırmaklar çürük yumurta kokmaktadır ve kuşlar çekip gitmiştirler!"


- Uyku İmparatorluğu



44. "Doğayı yalnızca sevmek yetmez, doğayı yok eden kimselerden onu korumak gerekir. Çünkü bu cennet büyük bir tehlike ile karşı karşıya bulunuyor. Ama boşveri Bütün yüreğimle sizi bekliyorum.

Joseph"


- Uyku İmparatorluğu



45. "Kendi kendine “Alçağın biriyim işte ben,” dedi. “Kitap okumak yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eğilen insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o. Ama haklı olan onlar. Yaşamın ne olduğunu uslarına getirmeden gülüyor, eğleniyor, yaşıyorlar…”"


- Uyku İmparatorluğu



46. "Bir insan şanssızlıktan delirdiğinde, başkaları onun şanssızlığını görmezler, deliliğini görürler."


- Uyku İmparatorluğu



47. "Mutluluğun kendine özgü bir iç sıkıntısı doğurması gibi, umutsuzluğun da kendi küçük zevkleri vardır. İnsan, sessizliğin ve karanlığın, yağmur sesinin, akşamın çöküşünün tadını çıkarmayı öğrenir ... Gerçek yaşamın küçük şeylerde yattığının ve kahvaltımızın tadını kaçırabilecek her düşüncenin ister istemez boş bir düşünce olduğunun farkına varılır. Yaşam hep buradadır ve şimdidir. An bir güneştir ve bütün gelecekteki mutluluk umutları onun yanında
ancak birer cılız mum ışığıdırlar. Çünkü insan bir umuttan ötekine, derken mezarlığı boylar, ancak anın derinliğinde insan sonsuzluğu bulur."


- Uyku İmparatorluğu



48. "Joseph'eyaklaştı ve kara gözlerinin panldadığı meleksi yüzünü ona doğru eğdi.

" Kaç para?"' diye sordu.

Joseph şaşırmış, "Kaç para olan ne?" diye yanıtladı. "Ruhunuz kaç para?" Joseph güldü:

" Onu size vermem güç" dedi. "Nerede olduğunu ben bile bilmiyorum.""


- Uyku İmparatorluğu



49. "Kötü’ye karşı bir şey yapmayanlar bir şeytanı iki eder."


- Şeytanın Çağrısı



50. "Cennetin eşiğinde yerinde saymak, cehennemde bata çıka yürümekten daha kötüdür."


- Uyku İmparatorluğu



51. "Zaman her şeyi bozar, her şeyi onarır da."


- Uyku İmparatorluğu



52. "Artık hiçbir şey olduğunuzda ne kadar iyi olacaksınız, bir bilseniz!"


- Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı



53. "Kötü’ye karşı bir şey yapmayanlar bir şeytanı iki eder."


- Şeytanın Çağrısı



54. "Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor."


- Uyku İmparatorluğu



55. "Kitap okumak yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eği­len insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o."


- Uyku İmparatorluğu



56. "Benlikleriyle kafalarını bozmuş ve iç yaşamları küçük çıkar hesaplarına indirgenmiş hortlaklar. Kendi çıkarlarını düşünmemeyi ve dolayısıyla sevmeyi kıvıramadan yaşayan ölüler. Sevmeyi de sevilmeyi de beceremedikleri için artık yaşamıyor, kendi kendilerini yönetiyorlar yalnızca ...
Artık hiçbir şeye inanmıyor, ancak kendilerini taparcasına sevmekten geri durmuyorlar. Ne olursa olsun satın alarak içlerindeki hiçliği doldurmaya çalışıyorlar. Dante'nin cehenneminde yananlar gibi, çılgınca ve amaçsız bir etkinlikte kaygılarını dindirmeye çabalıyorlar. Balıkçının ağındaki balıklar gibi kımıl kımıl oynaşıp duruyorlar! ..."


- Uyku İmparatorluğu



57. "Bu yüzden düşlerim ıssızdır. Yasak kenti tekbaşıma keşfediyorum ..."


- Uyku İmparatorluğu



58. "Zaman her şeyi bozar, her şeyi onarır da. Her şeyi olan insan yılların uçup gittiğini kaygıyla görür, yaşamın yaraladığı insan ise bir süre sonra dinleneceği doğaya sevecenlikle bakar. Biri mutluluğu içinde mutsuz, öteki mutsuzluğu içinde mutludur."


- Uyku İmparatorluğu



59. "Burada kimse yok mu? Şeytan seyircisiz yapamaz!."


- Uyku İmparatorluğu



60. "Birkaç yıl sonra kendime bir ıssız ada alacak kadar param olacak. Yazışma yok, telefon yok, sendikalar yok, hiçbir şey yok. Doğal yaşam."


- Uyku İmparatorluğu



61. "Bizim bir hiç olduğumuzu bize duyumsatmak için boynumuza sarılan bir hiç."


- Uyku İmparatorluğu



62. "Eşsiz erkeği dere tepe ararken, kullandıktan sonra sizi bir kenara atacak, kendinden başka kimseyi beğenmeyen bir soytarıdan başkasını bulamayacaksınız."


- Uyku İmparatorluğu



63. "Neden insan hep ‘neden’ diye düşünür?
Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir.
Bilinç, çevresinde bir çöl oluşturur."


- Uyku İmparatorluğu



64. "Doğru dürüst uyuyamamak, yarım yaşamaktır! Uyuma zevki olmayınca yaşama zevki de olmaz!”"


- Uyku İmparatorluğu



65. "Hayır, artık hiçbir şeyden korkmuyordu. Kendi düşünceleri dışında."


- Uyku İmparatorluğu



66. "İçinden “Yiyemediğin bir kadın neye yarar?” dedi."


- Uyku İmparatorluğu



67. "Aa! Uçmaktan korkmam. Tersine: Uyuduğumda, uçuş gözde bir ulaşım aracıdır. Bisikletten ve yürüyüşten daha da kullanışlıdır."


- Uyku İmparatorluğu



68. "Bilginlere karşı fazla haksızlık ediyorum. Yine de onlar olmasaydı, cehennemin geleceği pek parlak olmazdı. Eskiden yanlış bir düşünceyi yaymanın son derece güç olduğunu, çok yorucu geziler düzenlemek gerektiğini biliyorsunuz. Günümüzde teknik sayesinde yalan daha güzeldir, bilim sayesinde daha çabuk ulaşır, ilerleme sayesinde yayılmadık yer kalmaz!…"


- Uyku İmparatorluğu



69. "Anımsamak bir refleks,

unutmak bir sanattır."


- Şeytanın Çağrısı



70. "Uykuyu bir zaman dilimiyle sınırlamak, sonsuzluğu kutuya sokmak demektir. Uyku sonsuzluğa açılmalıdır, bir çalar saatin kulak tırmalayan zili üzerinde kırılmamalıdır ..."


- Uyku İmparatorluğu



71. "Deliler var oldukça, hiçbir şey yitmemiş demektir. Tüm deliler elbette aynı kefeye konamaz; kimileri aşırı zekâdan, ama çoğu doludizgin yaşamaktan delirmişlerdir"


- Uyku İmparatorluğu



72. "Düş kırıklığı ve tiksinti aynı madalyonun iki yüzü."


- Uyku İmparatorluğu



73. "Birkaç kan emicinin para dalavereleriyle bütünüyle yoksulluğa indirgenen uluslar, yok edilen ya da turistler için folklore dönüştürülen kültürler, her yerde yerini sıkıntılı zevk arayışlarına kaptıran aşk, tıpkı buldozere asılmış bir çiçek gibi bir süs sanatı düzeyine düşürülmüş edebiyat, üzerine binilen dalı kesercesine, en fazla yararı sağlamak üzere düzenli olarak yağmalanan doğa..."


- Uyku İmparatorluğu



74. "Ne aradığınızı bilmiyorsunuz! Haklısınız, bulmanın en iyi yolu budur. ...Kuşkusuz, görüşünüze sunulan şeyler ilk bakışta, bakmaya değmezmiş gibi görünür."


- Uyku İmparatorluğu



75. "İnsan yazgısını, kahramanlarınkilerle değil, sıradan insanların, kuşların, ağaçların yazgılarıyla kıyaslamalıdır, yoksa kendi cehennemini kendisi yaratır."


- Uyku İmparatorluğu



76. "Tanrı neden böyle bir canavarı yarattı?" dedi.

" O zaman belki Tanrı henüz bir çocuktu ."


- Uyku İmparatorluğu



77. "suratlarının küstah manzarasıyla artık rahatsız olmayacağımız biçimde peçe takınalarından yanayım. (Bu arada şunu da belirteyim ki, çirkin ve yaşlı kadınların yani kadınların çoğunluğunun hoşuna gidecek ve üstelik toplumsal dışlanma cezasına katlandıkları bu et yarışından onları kurtarabilecek bir önlem.) Newton, kadınlan düşünüyor olsaydı yerçekimi yasalarını bulabilir miydi sizce?"


- Uyku İmparatorluğu



78. "...yalandan, ikiyüzlülükten ve kötü niyetten nefret ederim."


- Uyku İmparatorluğu



79. "Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir."


- Uyku İmparatorluğu



80. ""Düşlerimiz hep, soluk gerçeklikten çok daha güzeldirler..."
"Gerçekliğin tek üstünlüğü gerçek olmasıdır."
"Evet gerçeklik gerçekliktir," diye dalgın dalgın onayladı."


- Uyku İmparatorluğu



81. "Biz dünyanın süprüntüsüyüz..."


- Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı



82. "Joseph, doğru dedi, insan cinsel isteklerini doyur­mada özgürleştikçe onun tutsağı olur. Bununla birlikte ka­dınlar her şeyin ve herkesin belden aşağıya genel düşüşün­den sorumlu değiller. Dahası onlar bu gidişin ilk kurbanla­rıdırlar."


- Uyku İmparatorluğu



83. "Yaşama ne kadar çok sanlırsak, onun o kadar bizden kaçtığını anlıyordu. İnsan ne kadar kendi üzerine titrerse, o kadar yolunu şaşırır."


- Uyku İmparatorluğu



84. "Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır. Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezegenimizi her tür rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi?"


- Uyku İmparatorluğu



85. "Düşler ve karabasanlar, dünyayla hesaplaşmamıza yarar, yaşamımızı dengeler, ama uykusuzluk bize şunu der: Uyumaya layık değilsin! Zamanını, kendini zorlamakla, nefret ettiğin şeyi yapmakla geçiriyorsun, kendini kullanıyorsun, kendini susmaya zorluyorsun, yüreğini konuştu­racak yerde kafanla karar veriyorsun ve yine de uyumak is­tiyorsun! Ama uyku seni istemiyor ki! Uykuyu hak etmek gerekir! Uyku, pis ayakkabılarla ve sümüklü burunlarla hiç mi hiç girilmeyecek bir tapınaktır! Uyumaya niyetliy­sen önce gerçeği gör ve ruhunu koru."


- Uyku İmparatorluğu



86. "Gözlerimiz kapanınca körlüğümüz yok olur."


- Uyku İmparatorluğu



87. "Günümüzde teknik sayesinde yalan daha güzeldir, bilim sayesinde daha çabuk ulaşır, ilerleme sayesinde yayılmadık yer kalmaz! ..."


- Uyku İmparatorluğu



88. "Kendisine artık hindistancevizleri yetmeyen, burnu havada, ayı yemeyi düşleyen şempanzeye öykünmeyiniz*."


- Uyku İmparatorluğu



89. "Bunlar bekçi köpekleriydiler. Sahiplerinin evlerine girme hakları yoktu, ama en azından başkalannın oraya yaklaşmasını engelleyebiliyorlardı. Tek şatafatları olan bu kıçı kırık küçük gücü bir kemik gibi kemirerek yaşıyorlardı."


- Uyku İmparatorluğu



90. "Neden insan hep ‘Neden?’ diye düşünür. Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir. Bilinç, çevresinde bir çöl oluşturur."


- Uyku İmparatorluğu



91. "Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlada oynanıyor ama incelik aıtık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezegenimizi her tür rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi?"


- Uyku İmparatorluğu



92. "İnsanın öğrenme yeteneği varsa da, bildiğini unutmayeteneği yoktur."


- Uyku İmparatorluğu



93. "Başkaları için hiçbir şey yapmadınız, ama şimdi kalkmış bir başkasının sizin için bir şey yapmasını bekliyorsunuz!"


- Yırtıcıların Alacakaranlıkta Savaşı



94. "Temiz insanlar yavaş yavaş katledilir. Sesini biraz yükselttiklerinde hiç bağışlanmazlar. Oysa ipsiz sapsızların en küçük rezaleti bile alkış alır."


- Üç Atış Yirmi Beş



95. "İnsanlık adına, ben Joseph Cavalcanti, Uyku İmparatorluğu'nu ele geçiriyorum ve düş illeriyle ona bitişik topraklar üzerinde hükümetimi, egemenliğiınİ ve yargılama yetkimi kuruyoııım.""


- Uyku İmparatorluğu



96. "Bu hımbıl doktorun anlamadığı şey bu işte: Bu iğrenç atlıkanncadan çıkmak isteyen onu daha hızlı döndürmek zorundadır ..."


- Uyku İmparatorluğu



97. "Gerçek heyecan her zaman ilgisizlik maskesi altına gizlenmez mi?"


- Uyku İmparatorluğu



98. "Bunlar bekçi köpekleriydiler. Sahiplerinin evlerine girme hakları yoktu, ama en azından başkalannın oraya yaklaşmasını engelleyebiliyorlardı. Tek şatafatları olan bu kıçı kırık küçük gücü bir kemik gibi kemirerek yaşıyorlardı."


- Uyku İmparatorluğu



99. "İlerleme insan için ve insan ilerleme için değilse, bir televizyonun Peru'lu bir çocuktan daha değerli olmasını nasıl açıklayabilirsiniz?"


- Uyku İmparatorluğu



100. "İnsanın karşısında yalnızca bir duvar olunca, doğru düşünceler bile bizi yok edebilirler. Tekbaşına haklı olmak bir çılgınlıktır. Kierkegaard'ın dediği gibi mutluluğun kapısı içeriye açılmaz"


- Uyku İmparatorluğu



101. "(...)kadınlar her şeyin ve herkesin belden aşağıya genel düşüşünden sorumlu değiller. Dahası onlar bu gidişin ilk kurbanlarıdır."


- Uyku İmparatorluğu



102. "Balıklar mutluluklarını bilmezler. Bu, mutlu olmanın ilk koşuludur."


- Uyku İmparatorluğu



103. "Kitap okumak yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eğilen insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o."


- Uyku İmparatorluğu



104. "Özgürlük artık ne halt edece­ğini bilmeden ağzının suyu akarak yaşamaktan ibaretse, böyle özgürlüğün içine..!"


- Uyku İmparatorluğu



105. "Çıkarına uygun düşecek en iyi biçimde yaşamını yönetmek istemek, ruhsal bir intihar, kaçınılmaz olarak kurtçuk durumuna düşüren bir kafa geriliğidir. Çünkü kendisi için yaşamak, gelecekteki bir ceset için yaşamaktır."


- Uyku İmparatorluğu



106. "Ben de yoksulluğu sevmem, ancak ne pahasına olur­sa olsun para kazanmaya çabalamam. Yitirdiklerimi ya da kazandıklarımı kendime tasa etmeden sevdiğim şeyi, doğ­ru bulduğum şeyi yapmak isterim. Benim şatafatım bu. Boş vaatlere kanmam. Kendimi ilerletmek için kıçıma sürekli tekme atarak kendime karşı bir başçavuş gibi davran­mak istemiyorum. Başarının uşağı olmak, eksik olsun."


- Uyku İmparatorluğu



107. "Dikkatinizi çekerim, bu kadar konuşup hiçbir şey söylememeyi başarmak için insanın kafasını çalıştırması gerekir. Öyle görünmese de, aptallık olağanüstü bir iş!"


- Uyku İmparatorluğu



108. "Joseph kendi kendine, Yaşamın büyük sorunu umut­suzluğa düşmeden düşlerini usulca yitirmektir, diyordu. Asıl düş, insanın başkalarından, bir insandan, hiçlikle hiçlik arasında sıradan bir et ayracından daha fazla olabile­ceğini sanmasıdır. İnsan bir köpek ya da maymun olmak­tan sakınabilir, bir Tanrı olmayı başaramaz. Yaşamdan el­de edilecek hiçbir şey yoktur, hiç ama hiç yoktur. Ancak verecek çok şey vardır. Sadece ona verdiğimiz şey bizim için kesin olarak kazançtır."


- Uyku İmparatorluğu



109. "...düşünceler cehennemdir. İnsan bulutların üzerinde uçtuğunu sanır, sonra günün birinde bir tırtıl gibi süründüğünün farkına varır. İnsan, başını, bizi her şeyin üstüne yükselten bir balon gibi görür, sonundaysa onu bir gülle gibi boynunda taşır. Ah! Sıradan insanlara, kendilerine soru sormamayı becerenlere öyle imreniyorum ki!. ..
Ben işerken bile kuşku duyuyorum ... Köylü olmak ... tavşanları uyandırmak için horoz sesiyle kalkmak ... tavukları nehir kıyısında otlamaya götürmek ... koyunları çam ağaçlarının gölgesinde sağmak isterdim. Hayvanları seviyorum..."


- Uyku İmparatorluğu



110. "İlerleme insan için ve insan ilerleme için değilse, bir televizyonun Peru'lu bir çocuktan daha değerli olmasını nasıl açıklayabilirsiniz?"


- Uyku İmparatorluğu



111. "Artık hiçbir şeye inanmıyor, ancak kendilerini taparcasına sevmekten geri durmuyorlar. Ne olursa olsun satın alarak içlerindeki hiçliği doldurmaya çalışıyorlar."


- Uyku İmparatorluğu



112. "Gerçeğin neye yaradığını düşünmek yerine, ona hizmet etmek gerekir. İnsan belki bundan bir şey kazanmaz, ama sıkıntıdan ve kendinden tiksinmeden uzak durur."


- Uyku İmparatorluğu



113. "“Bilinmeyen bir kentte tanımadığım bir kız yaşıyor. Birbirimiz için
yaratılmışız, ama hiçbir zaman birbirimizi tanımayacağız. Birbirimizi
sevebilirdik ancak birbirimizi hiç görmeden ölüp gideceğiz…”"


- Uyku İmparatorluğu



114. "Çok çok günaydınlar"


- Uyku İmparatorluğu



115. "Kitap okumak yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eğilen insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o."


- Uyku İmparatorluğu



116. "Ölü de olsa insan yine kendi evindedir. Daha fazla kendi evinde. Öyle olunca, ölümden kaçmak için insan koşuşturmuyor. Ölüm de gelmek için elini çabuk tutmuyor."


- Uyku İmparatorluğu



117. "Genç dostum,

kitap hatmederek elde edilen bilgiden fazla şey bekliyorsunuz."


- Şeytanın Çağrısı



118. "Gerçeğin neye yaradığını düşünmek yerine, ona hizmet etmek gerekir. İnsan belki bundan bir şey kazanmaz, ama sıkıntıdan ve kendinden tiksinmeden uzak durur."


- Uyku İmparatorluğu



119. "On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar."


- Uyku İmparatorluğu



120. "İnsanların kazandıklarıyla hiç mutlu olmadıklarını ancak kaçındıklarıyla mutlu olduklarını da anladım."


- Uyku İmparatorluğu



121. "Tanrı evreni bir kahkaha içinde yarattı."


- Uyku İmparatorluğu



122. "Tırtıl, tırtıl olduğunu öğrense, kelebek olur muydu?"


- Uyku İmparatorluğu



123. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



124. ""Bilinmeyen bir kentte tanımadığım bir kız yaşıyor. Birbirimiz için yaratılmışız, ama hiçbir zaman birbirimizi tanımayacağız. Birbirimizi sevebilirdik ancak birbirimizi hiç görmeden ölüp gideceğiz.. ""


- Uyku İmparatorluğu



125. "En azından özgürüz denecektir bana, istediğini satın almakta, istediğin yere gitmekte, istediğini söylemekte özgür. Ancak herkesin katlanıyor göründüğü bu özgürlük neyin nesidir? Kıtlıklar, savaşlar, doğanın yok edilmesi, yaygınlaşan çıkarcılık karşısında herkese 'Elimizden bir
şey gelmez ... ' dedirten bu özgürlük neyin nesidir? Aa! bizimkisi de tuhafbir özgürlük! İnsan okların gösterdiği yönde az çok hızlı gitmekte özgür. İnsan hangi salçayla yenileceğine karar vermekte özgür! İnsan döşeğinin markasını
ve çarşaflarının rengini seçmekte özgür, ancak otomobillerin, uçakların ve canavar düdüklerinin gürültüsüne her gece katlanmak zorundadır. İnsan yirmi bin kilometre uzaklıktaki palmiyeler altında on beş gün dinlenebilmek için bir yıl boyunca, iğrenç bir fabrikada çalışmakta özgürdür, çünkü kendi ülkesinde orman sarıdır, ırmaklar çürük yumurta kokmaktadır ve kuşlar çekip gitmiştirler!"


- Uyku İmparatorluğu



126. "Osurukla sözcükleri birbirine katan, kuru sıkı bir edebiyat alt tarafı. Laf aramızda, Livingstone, gönül rahat­lığı ve inançla sıçmak, söyleyecek bir şeyi olmadan güzel türnceler döktürmekten daha az bayağıdır."


- Uyku İmparatorluğu



127. "-Kendini tanımak istemek insanca değil mi?
-Tırtıl, tırtıl olduğunu öğrense, kelebek olur muydu?"


- Uyku İmparatorluğu



128. "Düzmece sevinç, kasılmış zevk, ışıl ışıl aptallık. Bu kişiler gerçek bir acının yapay bir mutluluktan daha canlandırıcı olduğunu nasıl duyumsamazlar?"


- Uyku İmparatorluğu



129. "Yerin altındaki kök, ağa­cı nasıl beslerse, bizi yaşatan da bilmediğimiz şeylerdir. Bilginler uykunun ne demek olduğunu tam olarak anladık­larında, bütün dünya uykusuzluğun kurbanı olacak. Eşya­ların efendisi olan bizler, yaşama hiç inanç duymadan ka­tıksız tüketim makineleri olacağız. Soyutlamalarla yönlen­dirilen kaygılı kuklalar."


- Uyku İmparatorluğu



130. "İnsanın gönlünce yönetmesi olanaksız olan bir şey vardır, Sayın Rapion, o da kendi vicdanıdır. Belki işin içyüzünü bildiğiniz kanısındasınız, ama siz bile sadece basit bir araçsınız. Şölene katılıyorsun uz, ama yemek listesinde sizin de adınız yazılı."


- Uyku İmparatorluğu



131. "Uykusuzluğun tedavisinde yapılan en büyük yanlış onu bir hastalık olarak değerlendirmektir. Oysa uykusuzluk, bize trenin devrilebileceğini haber veren bir belirtiden, bir tehlike işaretinden başka bir şey değildir."


- Uyku İmparatorluğu



132. "“Kitap okumak yaşamaktan daha kolaydır. Kitabın üzerine eğilen insan için hiçbir tehlike yoktur, kraldır o. Ama haklı olan onlar. Yaşamın ne olduğunu uslarına getirmeden gülüyor, eğleniyor, yaşıyorlar…”"


- Uyku İmparatorluğu



133. "Yerin altına girmek istiyorum! Toprağa gömün beni! Beni içine koyun, sıcağa, ta aşağıya, ta aşağıya!"


- Uyku İmparatorluğu



134. "Dâhi, dâhi… Hiç de abartmayalım…Önceden bu sıfatı kabul ediyor olsam, hatta bu sıfatın kişiliğime haklı ve yerinde olarak uygulanabileceğini varsaysak bile, bir dâhinin özgün niteliğinin, herkesin üzerine çıkmak değil, insanın ruhuna işlemek olduğunu belirtmek uygun düşer. Dâhi tıpkı güneş gibi herkesi aydınlatır."


- Uyku İmparatorluğu



135. ""Karanlık bir odada bir kara kedi yakalamak zordur; özellikle de odada kedi yoksa.""


- Şeytanın Çağrısı



136. "Gerçekten de konuşmak,düşünmek için icat edilen iyi şeydir.
Ve görmek."


- Şeytanın Çağrısı



137. "Özgürlük istemediğin zaman çalışmamaktır... aynı anda da, istediğin zaman hiçbir boka karışmamaktır."


- Üç Atış Yirmi Beş



138. "Büyüklük hastalığına yakalanmayacak kadar büyüğüm."


- Uyku İmparatorluğu



139. "Her şeyi anlayan kimsenin delirebileceği doğrudur. Keşke hiç düşünmeye başlamasaydım!.."


- Uyku İmparatorluğu



140. "Çıkarına uygun düşecek en iyi biçimde yaşamını yönetmek istemek; ruhsal bir intihar, kaçınılmaz olarak kurtçuk durumuna düşüren bir kafa geriliğidir. Çünkü kendisi için yaşamak, gelecekteki bir ceset için yaşamaktır"


- Uyku İmparatorluğu



141. "Bazıları için sessizlik bir dağ gibi ferah ve yatıştırıcıdır.
Diğer bazıları için sular fazla durgun içinden her an beklenmedik timsahların fırlayabileceği bir bataklıktır."


- Şeytanın Çağrısı



142. "Toptan sevmek,her zaman fazla sevmektir."


- Şeytanın Çağrısı



143. ""Karanlık bir odada bir kara kedi yakalamak zordur; özellikle de odada kedi yoksa.""


- Şeytanın Çağrısı



144. "Gerçekten de konuşmak,düşünmek için icat edilen iyi şeydir.
Ve görmek."


- Şeytanın Çağrısı



145. "Özgürlük istemediğin zaman çalışmamaktır... aynı anda da, istediğin zaman hiçbir boka karışmamaktır."


- Üç Atış Yirmi Beş



146. "Hayatta varolduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için varolacak şeyler."


- Uyku İmparatorluğu



147. "Kuşku duymalıydı: Zeka­nın, usun geri dönüşü yoktur. İnsanın öğrenme yeteneği varsa da, bildiğini unutma yeteneği yoktur. Beyninde amb­rozyayı ararken yaşamının tadı tuzu kalmamıştı. Düşün­celer kendisini başka düşüncelere yöneltmiştiler, çok şey öğrendikçe kuşkuları da o denli artmıştı."


- Uyku İmparatorluğu



148. ""Dikkatinizi çekerim, bu kadar konuşup hiçbir şey söylememeyi başarmak için insanın kafasını çalıştırması gerekir. Öyle görünmese de, aptallık olağanüstü bir iş!""


- Uyku İmparatorluğu



149. "Sen kötülüklerin en kötüsü ve en yüce erdemsin, şarap fıçısı ve saf su selisin, genelev ve tapınaksın! Uyku, sen ruhun kıçı, yaşamın görünmeyen yüzüsün! Sen, meleklerin genelevi ve Drakula'nın mutfağısın, pastalada dolu bir haremsin! Uyku! Mafya İmparatorluğusun."


- Uyku İmparatorluğu



150. "“Güzellikte her zaman acıklı bir yan vardır, dedi. Belki de üzüntü...”"


- Uyku İmparatorluğu



151. "Her gün metroya binen adam, gecikmeyecek olanı, bir sonraki dinlencesini düşler. Ama her şeyi olan ve Rolls Royce'a binen adam neyi düşleyebilir ki? Kendisine hiçbir zaman düşmeyecek olan ölümsüzlüğü ... Oysa ben Rolls'u metroyayeğlerim.""


- Uyku İmparatorluğu



152. "- "... Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır!
Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor! Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor!
Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor... Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor.
Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor!
Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezenimizi her türlü rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi?
Aslan avlamaya, Papou’lar gibi her akşam yiyip içip eğlenmeye bakarım daha iyi.
Teknik, insanları daha iyi yapmaz; olsa olsa kötülüğün gücünü on kat arttırır.
On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor.
İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar.”"


- Uyku İmparatorluğu



153. "Dostluklar ancak ortak tutkuyla ayakta kalırlar.
Gençken birlikte aynı şeyler düşlenir. Zamanla, düşlere özgü olanın düş olarak kaldığı anlaşılır."


- Uyku İmparatorluğu



154. "Düşünce dünyasına egemen olmak isterken, şimdi iç sıkıntılarımın oyuncağı oldum."


- Uyku İmparatorluğu



155. "En azından özgürüz denecektir bana, istediğini satın almakta, istediğin yere gitmekte, istediğini söylemekte öz­gür. Ancak herkesin katlanıyor göründüğü bu özgürlük neyin nesidir? Kıtlıklar, savaşlar, doğanın yok edilmesi, yaygınlaşan çıkarcılık karşısında herkese 'Elimizden bir şey gelmez...' dedirten bu özgürlük neyin nesidir? Aa! bi­zimkisi de tuhaf bir özgürlük! İnsan okların gösterdiği yön­de az çok hızlı gitmekte özgür. İnsan hangi salçayla yenileceğine karar vermekte özgür! İnsan döşeğinin markasını ve çarşaflannın rengini seçmekte özgür, ancak otomobille­rin, uçakların ve canavar düdüklerinin gürültüsüne her gece katlanmak zorundadır. İnsan yirmi bin kilometre uzaklıktaki palmiyeler altında on beş gün dinlenebilmek için bir yıl boyunca, iğrenç bir fabrikada çalışmakta özgür­dür, çünkü kendi ülkesinde orman sarıdır, ırmaklar çü­rük yumurta kokmaktadır ve kuşlar çekip gitmiştilerdir."


- Uyku İmparatorluğu



156. "Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor."


- Uyku İmparatorluğu



157. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



158. "Önüne geçilmez çöküşümüzün tanığı olan bir ilerleme ve iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin, bizi toprağa gömecek bir gelecek."


- Uyku İmparatorluğu



159. ""Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır. Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezegenimizi her tür rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım böyle bilimi? Aslan avlamaya, Papou'lar gibi her akşam yiyip içip eğlenmeye bakarım daha iyi. Teknik insanları daha iyi yapmaz, olsa olsa kötülüğün gücünü on kat arttırır. On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar. ""


- Uyku İmparatorluğu



160. "Pek çokları uyumanın gerçeğe sırtını dönmek ya da kendisine sırt çevirmek olduğunu sanırlar. Gerçekte tam tersi olur. Uyumak insanın kendi içindeki en uç noktalara, bilincinin dipsiz kuyularına, insanın bilmek istemeyediği her şeyi, en çok korktuğu her şeyi, aşırı sevdiği her şeyi gelişigüzel yığdığı, kendi kafasının karanlık mahzenlerine inmektir. Uyumak yaşamın bilinmeyen yanını görmektir. Dekorun arkası bize saçma ve uyumsuz görünür, ama bu, göz aldatan şeyler artık etkili olmadıkları içindir. Düş daha gerçek biçimdeki yaşamımızdır. Gözlerimiz kapanınca körlüğümüz yok olur. Kendimizi aldatmak için yaptığımız çabalar, bilincimizle aynı anda durur, bu anda kendimizle baş başa olur, göz göze geliriz. Varlığımız göz önüne çıkar, doğamız kendisine zorla yaptıklarımızın hıncını çıkarır, kendisinden istediklerimize baş kaldırır. İnsan uykusuzluk çekiyorsa bu uyumaktan korktuğu içindir. İnsan uyku mahkemesine çırılçıplak çıkmaktan korkar."


- Uyku İmparatorluğu



161. "Aylak aylak oturuyorum ve yaşamı fazlasıyla ezici buluyorum…"


- Uyku İmparatorluğu



162. "Birkaç kan emicinin para dalavereleriyle bütünüyle yoksulluğa indirgenen uluslar, yok edilen ya da turistler için folklore dönüştürülen kültürler, her yerde yerini sıkıntılı zevk arayışlarına kaptıran aşk, tıpkı bulzore asılmış bir çiçek gibi bir süs sanatı düzeyine düşürülmüş edebiyat, üzerine binilen dalı kesercesine, en fazla yararı sağlamak üzere düzenli olarak yağmalanan doğa…"


- Uyku İmparatorluğu



163. "İnsanlar aptaldırlar, bu sonsuz ve mutlak bir metafizik gerçektir."


- Uyku İmparatorluğu



164. "Umulanı ummazsan ,
umulmazı bulamazsın."


- Şeytanın Çağrısı



165. "Bir kadını artık düşünmemenin en iyi yolu, bir başka kadını düşünmektir."


- Uyku İmparatorluğu



166. "Zaman neye yarar? Hiçbir şey hiçbir zaman elini çabuk tutmaya değmez."


- Uyku İmparatorluğu



167. "Yalnızlık beni içimdeki derinliklere alıp götürüyor."


- Uyku İmparatorluğu



168. "Kendilerini ateşe atanlar oradan aydınlanmış çıkacaklar! Yolunu felaketten başka tarafa çeviren ya da onu görmemiş gibi yapanlara geline; onların vay haline, çünkü onlar içten içe tükenecekler!"


- Uyku İmparatorluğu



169. "Louna,
Özgürlük kendine istediğin şeyi satın alabilmek için her şeye boyun eğmek değildir."


- Şeytanın Çağrısı



170. "Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir."


- Uyku İmparatorluğu



171. ""Pencereden atlayın bu size iyi gelicektir. ""


- Uyku İmparatorluğu



172. "Ne ahududu devşirmeyi, ne de bülbül dinlemeyi canları çeker, televizyon karşısına geçip alıklaşmak, otomobilleriyle dönüp durmak ve hoş haplaryutmak isterler. N eden mi? Çünkü yaratılış bakımından enayidirler de ondan."


- Uyku İmparatorluğu



173. "Ama bilinç insanı ışığa yükseltir!"


- Uyku İmparatorluğu



174. "Tanrım... (Sonra, Van Dong'a dönerek:) Günün birinde tabutlara reklam koyacaklar mı sizce?""


- Uyku İmparatorluğu



175. "Olup bitenlere öyle aşırı titizlenmemek, onların tadını çıkarmanın tek koşuludur. Dünya malı'na gönül bağlamamak bir erdem değilse de bir zevk ilkesidir. Bir ülkeyi boydan boya geçen bir yabancı, ülkenin güzelliğinin tadını daha iyi çıkarır, çünkü orada geçici olarak bulunduğunu bilir."


- Uyku İmparatorluğu



176. "Her davranış, bir gitar teli gibi, sonsuzlukta sürekli titreşmeye yazgısıymışçasına öteki dünya için poz vererek yaşanır."


- Uyku İmparatorluğu



177. "Kitap ve makarna gibi yaşamda en çok sevdiği şeyleri elde etmenin hiç de büyük bir servete sahip olmayı gerektirmediğini tiksinti duyarak fark etti."


- Uyku İmparatorluğu



178. "Çarpık düşünceliler sadece çarpık şeyleri severler. Maymunlar muzu pırlantaya yeğlerler."


- Uyku İmparatorluğu



179. "Ben, Rapion. işler tıkınnda mı? Grip oldum, grip oldum da ne demek? İnsan ya sağ ya da ölüdür. İkisinin ortası olmaz!"


- Uyku İmparatorluğu



180. "Balıklar mutluluklarını bilmezler. Bu, mutlu olmanın ilk koşuludur."


- Uyku İmparatorluğu



181. "Tek başına haklı olmak bir çılgınlıktır."


- Uyku İmparatorluğu



182. "Bu aşağlık politikacılar," diye sürdürdü, "birbirleriyle hiçbir zaman aynı kanıda değildirler, ama hepsi aynı şeyi söylerler," dedi. " Görüşümü öğrenmek ister misiniz? Kıyasıya kavga ederler, ama birbirleriyle tam bir uyum içindedirler. Başkalarının kötü yemekleri konusunda durmadan atışırlar, ama aynı sofrada tıkınırlar."


- Uyku İmparatorluğu



183. "On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günü­müzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar."


- Uyku İmparatorluğu



184. "Hayvanlar sokaklara salınsın… Deve kuşları, filler… Hayvanlar, insanların davranışlarını yumuşatırlar. İşi fazla olanların işini azaltıp, işi olmayanlara iş verelim. Küçük bir ücret karşılığında herkese bir çalgı öğrenmek şartı konsun. Takas yeniden uygulansın. Öğle uykusu zorunlu olsun. Herkese bir bahçe dağıtılsın. Av yasaklansın. Herkesin konuşabileceği tartışmalar yapılsın. Okulda matematiğin yerine çiçek yetiştirme okutulsun. Seine Nehri temizlensin.”"


- Uyku İmparatorluğu



185. "-Yaşam anlaşılmadan önce yaşanır."


- Şeytanın Çağrısı



186. "Yitirdiklerimi ya da kazandıklarımı kendime tasa etmeden sevdiğim şeyi, doğru bulduğum şeyi yapmak isterim. Benim şatafatım bu."


- Uyku İmparatorluğu



187. "Dünya çok neşeli değil… Ancak üzüntü hiçbir şeyi çözmüyor. Ah! Diyelim ki, neşenin beni sarmasına izin vermeden, üzüntünün kurbanı olmamaya çabalıyorum."


- Uyku İmparatorluğu



188. "“Yazmakla uyumak birbirine benzer,” diye düşündü. “İnsan ilerlemez, gömülür, insan yazgıda bir ayraç açar. İnsan artık zamanın tutsağı değildir, onu yaratır. İnsan bir koşut evrene orada her şeyin olası olduğu başka bir boyuta girer…"


- Uyku İmparatorluğu



189. "Şu andaki tek düşü artık düşünmemek, bir hayvan gibi yaşamdan zevk almaktı… Kuşku duymalıydı: Zekânın, usun geri dönüşü yoktur. İnsanın öğrenme yeteneği varsa da, bildiğini unutma yeteneği yoktur. Beyninde ambrozyayı(Olimpos tanrılarının yemeği) ararken yaşamının tadı tuzu kalmamıştı. Düşünceler kendisini başka düşüncelere yöneltmiştiler, çok şey öğrendikçe kuşkuları da o denli artmıştı."


- Uyku İmparatorluğu



190. "Günün birinde bir hiç olacağımızı düşünmek… Yine de insana koyuyor…"


- Uyku İmparatorluğu



191. "Uyumak ayağının birini öbür dünyaya atmak, sonsuzlukta piknik yapmak,
cennette beyaz papatya toplamaktır…"


- Uyku İmparatorluğu



192. "Herkes kendi gecesinde yalnızdır."


- Uyku İmparatorluğu



193. "Ah! Sıradan insanlara, kendilerine soru sormamayı becerenlere
öyle imreniyorum ki!…"


- Uyku İmparatorluğu



194. "İnsanlar ikiye bölünürler: Az önce kalkanlarla az sonra yatacaklar."


- Uyku İmparatorluğu



195. "-Yaşam anlaşılmadan önce yaşanır."


- Şeytanın Çağrısı



196. "Güzel ve iyi bir kitap, salt varlığıyla her zaman kendimi iyi hissetmemi sağlamıştır."


- Şeytanın Çağrısı



197. "Gerçek asla karmaşık değil,fazla bellidir.

Korkutacak kadar belli."


- Şeytanın Çağrısı



198. "Herakleitos bireyselleğin insanın iblisi olduğunu söyler."


- Şeytanın Çağrısı



199. "Gelecek madem ki şimdinin içinde filiz veriyor,
olanı iyi görmek de olacak olanı görmeyi sağlar."


- Şeytanın Çağrısı



200. "Gerçek ve Akıl uzun zaman birlikte yol alırlar
ama
sonunda ayrılmaları gerekir.Yaşamın yüreği anlaşmalara kapalıdır."


- Şeytanın Çağrısı



201. ""Yazmakla uyumak birbirine benzer," diye düşündü. "İnsan ilerlemez, yazgıda bir ayraç açar. İnsan artık zamanın tutsağı değildir, onu yaratır."


- Uyku İmparatorluğu



202. "Bu sıkıntılı yaşamın, bu hiçliğe doğru zamanla yarışın ne anlamı var sanki?"


- Uyku İmparatorluğu



203. "Neşeli bir şey düşünmek. Sözgelimi Tahiti’yi. Ah! Kumsal, güneş, hindistancevizi ağaçları, çalparalar… Kadınlar, her yerde kadınlar, paskalya yumurtası gibi çalılıklar arasına gizlenmiş kadınlar, kumun üzerindeki, ağaçlardaki kadınlar, kedi-kadınlar, kuş-kadınlar, şekerden kadınlar, çikolatadan kadınlar, her renkten kadınlar, onu olduğu gibi görecekleri için tüm yürekleriyle sevebilecek kadınlar. Hayvanlar, tanrılar ve çocuklar arasında avcılık yaparak, balık tutarak yaşardı. Tek işleri sevmek olan varlıklarla yaşardı."


- Uyku İmparatorluğu



204. "Yaşamak için ne yapılması gerektiğini artık bilmiyordu. Davranışlarında artık bir bütünlük görülmüyordu, şaşkınlık nöbetleri geçiriyordu. Hiçbir şeyin artık ilgisini çekmediğini duyumsuyordu. İçinden her ne pahasına olursa olsun, bir şeye inanmaya başlaması, yeni bir yaşam nedeni bulması gerektiğini geçiriyordu. Kendisinin dışında bir neden. Çünkü kendinin ağırlık merkezi olmak, yok olmak demektir. Çıkarına uygun düşecek en iyi biçimde yaşamını yönetmek istemek, ruhsal bir intihar, kaçınılmaz olarak kurtçuk durumuna düşüren bir kafa geriliğidir. Çünkü kendisi için yaşamak, gelecekteki bir ceset için yaşamaktır."


- Uyku İmparatorluğu



205. "İnsanın gönlünce yönetmesi olanaksız olan bir şey vardır, Sayın Rapion, o da kendi vicdanıdır. Belki işin iç yü­zünü bildiğiniz kanısındasınız, ama siz bile sadece basit bir araçsınız. Şölene katılıyorsunuz, ama yemek listesinde sizin de adınız yazılı. Haydi bana eyvallah."


- Uyku İmparatorluğu



206. "Yaşam ona amatör işi bir film gibi geliyordu. Özgün olmayan ve özensiz."


- Uyku İmparatorluğu



207. "Balıklar mutluluklarını bilmezler. Bu, mutlu olmanın ilk koşuludur."


- Uyku İmparatorluğu



208. "Bizi öldüren yaşam korkusudur.
En azından özgürüz denecektir bana, istediğini satın almakta, istediğin yere gitmekte, istediğini söylemekte özgür. Ancak herkesin katlanıyor göründüğü bu özgürlük neyin nesidir?
Kıtlıklar, savaşlar, doğanın yok edilmesi, yaygınlaşan çıkarcılık karşısında herkese "Elimizden bir şey gelmez..." dedirten bu özgürlük neyin nesidir? Aa! Bizimkisi de tuhaf bir özgürlük!"


- Uyku İmparatorluğu



209. "Balıklar mutluluklarını bilmezler. Bu, mutlu olmanın ilk koşuludur."


- Uyku İmparatorluğu



210. "Düşünce dünyasına egemen olmak isterken, şimdi iç sıkıntılarımın oyuncağı oldum. Uyku tahtına gözümü dikmişken, beni bir karabasan kovalıyor!"


- Uyku İmparatorluğu



211. "Sinek ışığa koşar ve alevde yanar."

"Rahatına düşkün bir bilgeliğe kapanıp kalmaktansa, yanmak belki daha iyidir."


- Uyku İmparatorluğu



212. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



213. "Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu!"


- Uyku İmparatorluğu



214. "Her şeyi olan insan yılların uçup gittiğini kaygıyla görür, yaşamın yaraladığı insan ise bir süre sonra dinleneceği doğaya sevecenlikle bakar. Biri mutluluğu içinde mutsuz, öteki mutsuzluğu içinde mutludur."


- Uyku İmparatorluğu



215. "Bu kitap, parlak bir hiçlik, cafcaflı bir boşluktu ve okuru sürekli etkilemek, gözünü boyamak kaygısıyla üretilmişti. Zekâ saçıyordu, ama her şey yapmacıktı. Her satırında, şu bayağı kibarlık, çayını küçük parmağı havada içen sonradan görmenin göze batan şu aşırı inceliği, kültürünü reçel yayar gibi yayan ve biçemini orospunun kıçını göstermesi gibi gösteren edebiyat vurguncusunun şu düzmece aristokrat havası vardı. Kendisi sevilsin diye değil, yazarı beğenilsin diye yazılmış bir romandı ve bir laf cambazının, okuru uyandırmak için yüzüne bir kova soğuk su atacak yerde, onun yoksunluklarını, gözetlemeciliğini ve özseverliğini alışılmış biçimde okşamayı sürdüren bir tatlı su aydınının yapıtıydı."


- Uyku İmparatorluğu



216. "Düşlerimiz hep, soluk gerçeklikten çok daha güzeldirler.. "

.

" Gerçekliğin tek üstünlüğü gerçek olmasıdır.""


- Uyku İmparatorluğu



217. "Herkes kendi gecesinde yalnızdır."


- Uyku İmparatorluğu



218. "“Bir insan şanssızlıktan delirdiğinde, başkaları onun şanssızlığını görmezler, deliliğini görürler.”"


- Uyku İmparatorluğu



219. "hiçbir şey düşünemez oldu ve ruhsal hiçliğinin iğrenç çekiciliğine kendini kaptırarak, bir televizyon almaya gitti.
Kafasını sporla doldurdu."


- Uyku İmparatorluğu



220. "Yaşamdaki zevkleri yaşamı unuttuğu anlardı. Küp gibi sarhoş olduğu ya da kütük gibi uyuduğu za­man kendisini bir uzaylı gibi her şeye yabancı duyumsu­yordu. Yine de verecek çok sevgisi vardı, ama bu sevgisini geri çeviriyordular. Oysa aşırı seviyordu, işte bu yüzden kendisiyle görüşülmez ve yalnız yaşar duruma geliyordu. Sakınmalıydı: Aşırı sevenler toplumsal tehlike olurlar. Gü­nün birinde onu bir yerlere kapamak üzere gelip alabilirdi­ler. İşte, sonunda oldu, içinde bir grizu patlaması vardı. (Yorganın altındaki sıkıntı artışlarını böyle adlandırıyordu.) Bununla birlikte, hareketsiz durduğu sırada yaşamı hiç mi hiç düşünmemeye yemin etmişti. İnsanın bedeni yorgun değilse, hareketsizlik her zaman kokuşmuş ve kötümser düşüncelerin doğmasına neden olur."


- Uyku İmparatorluğu



221. "Neden insan hep ‘Neden?’ diye düşünür."


- Uyku İmparatorluğu



222. "Güzel ve iyi bir kitap, salt varlığıyla her zaman kendimi iyi hissetmemi sağlamıştır."


- Şeytanın Çağrısı



223. "Gerçek asla karmaşık değil,fazla bellidir.

Korkutacak kadar belli."


- Şeytanın Çağrısı



224. "Herakleitos bireyselleğin insanın iblisi olduğunu söyler."


- Şeytanın Çağrısı



225. "Gelecek madem ki şimdinin içinde filiz veriyor,
olanı iyi görmek de olacak olanı görmeyi sağlar."


- Şeytanın Çağrısı



226. "Gerçek ve Akıl uzun zaman birlikte yol alırlar
ama
sonunda ayrılmaları gerekir.Yaşamın yüreği anlaşmalara kapalıdır."


- Şeytanın Çağrısı



227. "İnsanın gönlünce yönetmesi olanaksız olan bir şey vardır, Sayın Rapion, o da kendi vicdanıdır. Belki işin iç yü­zünü bildiğiniz kanısındasınız, ama siz bile sadece basit bir araçsınız. Şölene katılıyorsunuz, ama yemek listesinde sizin de adınız yazılı. Haydi bana eyvallah."


- Uyku İmparatorluğu



228. "Yaşam ona amatör işi bir film gibi geliyordu. Özgün olmayan ve özensiz."


- Uyku İmparatorluğu



229. "Joseph, hastalığıyla savaşmaması gerektiğini ancak onun içine olabildiğince rahat yerleşmesi gerektiğini anlıyordu. Acısı gerçekti, çok heyecan vericiydi, varsıldı, yaratıcıydı ne olursa olsun, derinlemesine yayılmasına engel olmayan kötü bir cilayla acısını neden kaplasındı? Çünkü, bir siğilin kolonyayla yok edilememesi gibi, insan, kendisini neşeye zorlayarak acısını yenemez. Acı bir enerjidir. Ruhun enerjisi."


- Uyku İmparatorluğu



230. "“Sığınağı kendisi olan kimseye ne mutlu..”"


- Uyku İmparatorluğu



231. "Onlara doğru silahsız ve zırhsız ilerlerseniz, zincirden boşalmışçasına saldıracakları kimse siz olursunuz. Gözlerini açarsanız, tutup sizinkileri oyarlar. Çılgınlıklarını gösterirseniz, sizi tımarhaneye gönderirler. İçten olursanız, onlar size düşman kesilirler."


- Uyku İmparatorluğu



232. "İnsanın bedeni yorgun değilse, hareketsizlik her zaman kokuşmuş ve kötümser düşüncelerin doğmasına neden olur."


- Uyku İmparatorluğu



233. "İnsan öbür dünyayı boylamaya hazır olmanın tam bilincindeyken, işyerindeki odasına kapanmış, bir klavyeye, bir telefona ya da bir ekrana sımsıkı bağlı, kafası unutulmaması gereken sayılar ve bilmem nelerle tıka basa dolu ve akşam trafiğinin sıkıntısı önceden içine çökmüş olarak günlerini geçirmeyi kabul edebilir mi? Hayır, baylar! İnsan ölüme karşıdan bakabildiği zaman bahçesini zindelikle dinginlik içinde işler."


- Uyku İmparatorluğu



234. "On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar."


- Uyku İmparatorluğu



235. "“İnsan, gülünçlüğün son kertesindeyse artık hiçbir şeyden korkusu olmaz.”"


- Uyku İmparatorluğu



236. "Kristof Kolomb, yeryüzü cennetini bulduğunu sandı ... Aldanmıyordu, orası bal gibi yeryüzü cennetiydi, ancak oraya şeytanın elçisi olarak çıktığını bilmiyordu."


- Uyku İmparatorluğu



237. "Joseph iki kilo, üç şemsiye ve tüm hayallerini yitirdi."


- Uyku İmparatorluğu



238. "Uyurken korku, her­hangi bir şeydi. İnsan uyurken korkmak için canavarlara gereksinme duymaz; bir huni, bir bask heresi ya da bir bi­siklet onu dehşete düşürebilir. Çünkü düşün derinliklerin­ de dünya artık ilerlemiyor, göze çarpıyor. Eşyalar artık işe yaradıkları şeyler değiller, görkemlerinde ve iğrençlikle­rinde neyseler o oluyorlar."


- Uyku İmparatorluğu



239. "Bilim beyefendi, kediler için bulamaçtır. Bakteri yetiştirmek biliniyor da çocuk yetiştirmek artık bilinmiyor. Atomlarla oynanıyor ama incelik artık bilinmiyor. Uzaya gidiliyor ancak denizler pis kokuyor, balıklar ölüyor. Açlıktan ölenlerin gıdasına harcanandan daha fazlası füze yakıtları için harcanıyor. Gerçek şu ki, çok şey bildikçe daha az yaşanıyor. Bilim, toplulukları aptallaştırmaktan ve gezegenimizi her tür rahatlığı bulunan karınca yuvasına çevirmekten başka bir işe yaramıyorsa, ben ne yapayım öyle bilimi? Aslan avlamaya, Papou’lar gibi her akşam yiyip içip eğlenmeye bakarım daha iyi. Teknik insanları daha iyi yapmaz, olsa olsa kötülüğün gücünü on kat artırır. On bin yıl önce çok öfkelenince kuşlara taş atan aynı hıyar, günümüzde insanla dolu bir uçağa füze savurabiliyor. İlerleme insanların yaptığı budalalığı azaltmaz, onu sadece daha tehlikeli yapar."


- Uyku İmparatorluğu



240. "Ölmek yalnızca gerçekten düş görmeye başlamaktır. Taşların, suyun, bulutların düşlediği gibi düş görmektir. Uyumaktır. Biraz daha iyi, biraz daha derin, biraz daha uzun zaman uyumak. Biz yalnız kendi yaşamımız değiliz, aynı zamanda kendi hiçliğimiziz, yıldızların kardeşiyiz, atomlarımız en uzak dünyalarınkinin benzeridirler. Ölüm düşmanımız değil, süt kardeşimizdir. O, bizim gibi doğadır. Yalnızca, hile, ikiyüzlülük ve gözbağcılıkta yaşayanlar doğadan korkmalıdırlar. Ama senin korkacak bir şeyin yok, doğa seni seviyor, ona karşı koymazsan sana hiçbir kötülüğü dokunmayacaktır. Eskiden, beşiğinde, senin göz kapaklarını nasıl yaşama açtıysa, şimdi, yorgun gözlerini kapatacaktır. Aslında her şey öylesine yalın ki. Ölmek, can attığınız şu doğaya sonunda kavuşmaktır, içimizdeki özü, toprak, çiçekler, hayvanlar ve yıldızlarla paylaştığımız her şeyi yeniden bulmaktır. Ruhumuzu."


- Uyku İmparatorluğu



241. "İnsanların kazandıklarıyla hiç mutlu olmadıklarını ancak kaçındıklarıyla
mutlu olduklarını da anladım."


- Uyku İmparatorluğu



242. "Kierkegaard’ın dediği gibi mutluluğun kapısı içeriye açılmaz."


- Uyku İmparatorluğu



243. "Neden insan hep ‘Neden?’ diye düşünür. Bilgi her şeyi verir, ama her şeyden tiksinme duygusunu da verir."


- Uyku İmparatorluğu



244. "İnsan, ilerlemez, gömülür, insan yazgıda bir ayraç açar. İnsan artık zamanın tutsağı değildir, onu yaratır. İnsan bir koşut evrene orada her şeyin olduğu başka bir boyuta girer..."


- Uyku İmparatorluğu



245. "Bilinmeyen bir kentte tanımadığım bir kız yaşıyor. Birbirimiz için yaratılmışız ama hiçbir zaman birbirimizi tanımayacağız. Biirbirimizi sevebilirdik ancak birbirimizi hiç görmeden ölüp gideceğiz..."


- Uyku İmparatorluğu



246. "Mutluluğun kendine özgü bir iç sıkıntısı doğurması gibi, umutsuzluğun da kendi küçük zevkleri vardır. İnsan sessizliğin ve karanlığın, yağmur sesinin, akşamın çöküşünün tadını çıkarmayı öğrenir... Gerçek yaşamın küçük şeylerde yattığının ve kahvaltımızın tadını kaçırabilecek her düşüncenin ister istemez boş bir düşünce olduğunun farkına varılır. Yaşam hep buradadır ve şimdidir. An bir güneştir ve bütün gelecekteki mutluluk umutları onun yanında ancak birer cılız mum ışığıdırlar. Çünkü insan bir umuttan ötekine, derken mezarlığı boylar, ancak anın derinliğinde insan sonsuzluğu bulur."


- Uyku İmparatorluğu



247. "Aslında her şey öylesine yalın ki. Ölmek, can attığınız şu doğaya sonunda kavuşmaktır, içimizdeki özü, toprak, çiçekler, hayvanlar ve yıldızlarla paylaştığımız her şeyi yeniden bulmaktır. Ruhumuzu."


- Uyku İmparatorluğu



248. "İnsan yirmi bin kilometre uzaklıktaki palmiyeler altında on beş gün dinlenebilmek için bir yıl boyunca, iğrenç bir fabrikada çalışmakta özgürdür; çünkü kendi ülkesinde orman sarıdır, ırmaklar çürük yumurta kokmaktadır ve kuşlar çekip gitmişlerdir!"


- Uyku İmparatorluğu



249. "Vicdanını satmaktansa başı eğik yürümek daha iyidir."


- Uyku İmparatorluğu



250. "Eşyaların efendisi olan bizler, yaşama hiç inanç duymadan katıksız tüketim makinaları olacağız. Soyutlamalarla yönlendirilen kaygılı kuklalar."


- Uyku İmparatorluğu

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: