Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Henri Bergson Alıntıları & En Çok Okunan Sözleri

Henri Bergson En Beğenilen Sözleri



1. ""Değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir.""


- Gülme



2. "Felsefe, sıkı sıkıya birleşmiş psikoloji ve metafiziktir."


- Metafizik Dersleri



3. "Hakikat aşkı her insana doğuştan gelir."


- Metafizik Dersleri



4. "Tarih tekerrür etmez; varlığımızın tamamen özdeş iki anı yoktur."


- Metafizik Dersleri



5. ""Değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir.""


- Gülme



6. ""Ah bir kaçabilseydim! Kimsenin beni tanımadığı benim de kimseyi tanımadığım bir köşede saklanabilseydim! Kendimi bile tanımadığım bir köşede! Derken ebedi bir gençlik pınarındaymışım gibi, yenilenmiş bir hale dalıverebilseydim!""


- Ruh Teorileri & İnsan Ruhu ve Kişiliği



7. "Sokakta yürüdüğümüz zaman hastalığı göremediğimiz gibi, insanlığın görünen yüzünün arkasında olabilecek ahlâksızlığı da hesaba katmayız."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



8. "Gülme, müşterek hayatın bazı gereklerine cevap vermelidir. Gülmenin toplumsal bir anlamı olmalıdır."


- Gülme



9. "Fizikçiler, ısının cisimdeki moleküllerin titreşiminden başka bir şey olmadığını çalışmalarıyla gösterdiler."


- Metafizik Dersleri



10. "Birbirine benzeyen iki yüz, kendi başlarına hiç gülünç olmadıkları halde yan yana iken benzerlikleriyle güldürürler."


- Gülme



11. "Değişmeyi bırakmak yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



12. "Eğer yalnız ve diğer insanlardan yalıtılmış hissediyorsanız gülünç olan­dan keyif almanız mümkün değildir."


- Gülme



13. "Herkesin gözyaşı döktüğü bir vaazda kendisine niçin ağlamadığı sorulan bir adam şöyle yanıt vermiştir: “Ben bu cemaatten değilim.”"


- Gülme



14. "Kısaca, zeki bir varlık kendi üzerinde zekâsı aracılığıyla etkin olur."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



15. "Hangi yüz gülünçtür?"


- Gülme



16. "barış bugüne kadar hep savunmaya ve hattâ saldırıya ve her durumda savaşa bir hazırlık olmuştur."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



17. "Bir varlık ancak özgür olduğu za­man kendisini mecbur hisseder ve her ödev, ayrı ayrı ele alındı­ğında, özgürlüğü içerir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



18. "Genel olarak bilincin verdiği hüküm toplumsal ben’in vereceği hükümdür."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



19. "Bir fikir, konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir."


- Gülme



20. "Gülünçlüğü tersiyle tanımlayacak olursak onu güzellikten ziyade zarafetle karşi karşiya koymak gerekecektir. Gülünçlük çirkinlikten ziyade katılıktır."


- Gülme



21. "Zira değişimi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



22. "Merhamet, ona sahip olan kişide, dünyada başka bir canlı olmadığı zaman bile varlığını sürdürecektir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



23. "Herkesin gözyaşı döktüğü bir vaazda kendisine niçin ağlamadığı sorulan bir adam şöyle yanıt vermiştir: “Ben bu cemaatten değilim.”"


- Gülme



24. "Gülme müşterek hayatın bazı gereklerine cevap vermelidir. Gülmenin toplumsal bir anlamı olmalıdır."


- Gülme



25. "Dans edilen bir salonda müziğin sesine kulaklarımızı tıkamamız yeterlidir: Dans edenler bir anda gülünç görünürler. İnsanların
davranışlarından kaçı bu tür bir sınamaya dayanabilir? Pek çok hareket, kendisine eşlik eden duygusal ahenkten koparıldığında bir anda ciddi olmaktan çıkıp gülünç hale gelmez mi? Dolayısıyla gülünç, etkisini tam olarak göstermek için kalbin bir anlığına da olsa hissizleşmesini gerektirir. Gülünç saf akla hitap eder."


- Gülme



26. "Hassas ruhlar ne gülmek nedir bilebilir ne de gülmenin ne olduğunu anlayabilirlerdi.."


- Gülme



27. "Kendi başına açıklanamayan gülünç bir biçim ancak bir başkasıyla benzerliği üzerinden anlaşılır hale gelir."


- Gülme



28. "Sürekli ağlamak üzereymiş gibi görünen yüzler vardır; bazı yüzler her an gülecek veya ıslık çalacak gibidir; bazıları da durup dinlenmeksizin hayali bir trompete üflüyor gibidir."


- Gülme



29. "Bir fikir; konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir. Hiçbir zaman durmaz, kendini asla tekrar etmez. Her an değişmesi şarttır zira değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



30. "Demek ki artık kendimiz olmaktan çıktığımız noktada taklit edilebilir olmaya başlıyoruz."


- Gülme



31. "Mantık için düşünce neyse hayal gücü için de alışkanlıklar aynı şeydir."


- Gülme



32. "Filozofların çoğu insanı "gülmeyi bilen hayvan" olarak tanımlamışlardır."


- Gülme



33. "Duyarlılığa ruhun en yüksek yetilerini bağlayarak insanı alçalttığını zannedenlerin en büyük hatası, anlayan, tartışan, kabul eden veya reddeden, ve sonunda eleştiriye tutunan zekâ ile yaratan zekâ arasındaki farkın tam da nerede olduğunu görememektir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



34. "Güldürü saf sanat gibi çıkarsız değildir. Gülmeye hükmederken toplumsal hayatı doğal ortam kabul eder ve hatta toplumsal hayatın itici gücüne itaat eder. Ve bu noktada da, toplumdan kopmak ve yalın doğaya dönmek olan sanata sırt çevirmiş olur."


- Gülme



35. "Samimiyet bulaşıcıdır."


- Gülme



36. "Ses duvarlardan geçer ve kapalı evlerden evlere yayılır ; keskin soğuk kemiklere nüfuz eder"


- Şiir Felsefesi



37. "Arkamızı döndüğümüz insanlık, aslında kendi derinliğimizde bulduğumuz insanlıktır."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



38. "Eğer yalnız ve diğer insanlardan yalıtılmış hissediyorsanız gülünç olandan keyif almanız mümkün değildir."


- Gülme



39. "Ahlâksal tüm kavramlar birbirlerinin içine girerler ama hiç­ biri adalet kavramı kadar eğitici değildir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



40. "Zira değişimi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



41. "Gülüncün doğal ortamı kayıtsızlıktır ve gülmenin en büyük düşmanı duygulardır."


- Gülme



42. "Heyecan ruhun duygulandırıcı bir sarsıntısıdır, ama yüzeydeki bir çalkantı ile derinlerden gelen bir isyan birbirlerinden farklı şeylerdir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



43. "" İnsan için düşünce derttir.. ""


- Ruh Teorileri & İnsan Ruhu ve Kişiliği



44. "Din, insanı türünü sevmeye ancak Tanrı aracılığıyla, Tanrı içinde davet eder; filozofların ancak Akıl aracılığıyla, düşüncelerimizde ortaklığı sağlayan akıl için­ de, insanın yüksek saygınlığını ve herkesin saygıya lâyık oldu­ğunu bize göstermeleri gibii."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



45. "Katılığın temel sebebi etrafımıza ve özellikle de kendimize bakmayı ihmal etmemizdir: Başkala­rını ve aynı zamanda da kendini tanıyarak işe başlamayan kişi, şahsiyetini nasıl başkalarının şahsiyetiyle uyumlu hale getirebilir? Katılık, otomatizm, dalgınlık, asosyallik, tüm bunlar içe içedir ve karakterdeki gülünçlüğü oluştururlar."


- Gülme



46. "Esprili insan, fikirlerim tarafsız semboller gibi kullanmak bir yana, onları görür, işitir de ve asıl önemlisi, kişiler gibi birbirleriyle diyaloğa sokar. Fikrilerini sahneye koyar ve ayrıca kendisi de bir parça o sahnededir. Esprili bir halk, tiyatro tutkunu bir halktır aynı zamanda. Esprili insanda bir şairden izler vardır, tıpkı iyi okuyanlarda amatör bir oyuncunun bulunması gibi."


- Gülme



47. "Gülme, kalıplaşmış davranışları cezalandırır."


- Gülme



48. "Sanat daima bireysel olanı hedefler. Ressamın tuvalinde hapsettiği görüntü belli bir ortamda, belli bir günde ve saatte, bir daha hiç görülmeyecek renkler içinde gördüğü şeydir. Şairin söylediği kendisine ve sadece kendisine ait olan ve bir daha asla geri gelmeyecek olan bir ruh halidir. Oyun yazarının gözlerimiz önüne serdiği, bir ruhun oluşum seyri, olaylar ve hislerden canlı bir doku, yani bir daha asla cereyan etmemek üzere bir kereliğine kendini sunan şeylerdir. Bu hislere istediğimiz kadar genel isimler verelim, bir başka ruhta aynı olmayacaklardır. Çünkü bireyleşmişlerdir."


- Gülme



49. "Herkesin ağladığı bir vaazda bulunan bir adama niçin ağlamadığı sorulduğunda: "ben onların cemaatinden değilim ki" cevabını vermiş. Ağlama için söylenen bu söz gülme için sôylenirse daha doğru olur."


- Gülme



50. "Değişimi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



51. "Sistemler de insan zihnini köleleştirmeye eğilim duymaktadırlar..."


- Düşünmek ve Olmak



52. "Hiçten hiçbir şey çıkmaz"


- Metafizik Dersleri



53. "Algılamak, benim bedenimin nesneler bütünü üzerindeki olası eylemini bu bütününden koparmaktan ibarettir."


- Madde ve Bellek



54. "Hayatta kalmamız yeterli değildir. Onun için, iyi yaşamamız da gerekir."


- Gülme



55. "Yaşam, tüm ciddiyetini bizim özgürlüğümüzden alır."


- Gülme



56. "Daha ileri gitmeden önce, bir anlığına duralım ve etrafımıza bakalım."


- Gülme



57. "Daha ileri gitmeden önce, bir anlığına duralım ve etrafımıza bakalım."


- Gülme



58. "Bir fikir, konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir."


- Gülme



59. "Bazıları insanı 'Gülen hayvan' olarak tanımladı. Aynı şekilde insanı güldüren hayvan olarak da tanımlayabilirlerdi."


- Gülme



60. "Şek -kil diyorum size baylar ,şek -kil .Sabah kıyafetleri icinde bir yargıca gülenler,cüppeli bir savcıyı görür görmez titrerler.Şek-kil ,diyorum ,şek-kil."


- Gülme



61. "Arınmış bir yürek olmadan iyi yaşam olmaz"


- Şiir Felsefesi



62. "Hücre hem kendisi için, hem de orga­nizma için yaşar, ona canlılık getirir ve onunla yaşamsallık ka­zanır; eğer organizmanın ona gereksinimi varsa kendini feda edecektir; ve bu durumdayken, eğer bilinçli ise, kuşkusuz bunu kendisi için yaptığını söyleyecektir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



63. "Değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



64. "Gülüncün doğal ortamı kayıtsızlıktır ve gülmenin en büyük düşmanı duygulardır."


- Gülme



65. "Kendi başına açıklanamayan gülünç bir biçim ancak bir başkasıyla benzerliği üzerinden anlaşılır hale gelir."


- Gülme



66. "Ruh algının içinde zaten bellektir ve kendini şimdiki zaman içinde geçmişin bir uzantısı olarak, bir ilerleme, gerçek bir evrim olarak ortaya çıkar."


- Madde ve Bellek



67. "Sanat hiç kuşkusuz bizim, olgularda tabii olarak seçebileceğimizden daha fazla sayıda özelliği ve nüansı görebilmemizi sağlayacaktır."


- Düşünmek ve Olmak



68. "" Tabiri caizse kendi kendisinin karikatürü olan yüzlere o yüzden bu kadar güleriz.""


- Gülme



69. "Gelgelelim çirkinliği tahlil etmek, Güzelliği tahlil etmekten daha kolay değildir."


- Gülme



70. "☆
Hangi kötülük var olacaktı biz yaratılmış olmasaydık ?"


- Şiir Felsefesi



71. "Hiçbir şey hiçten doğmaz --ilahi güçler vasıtasıyla da olsa"


- Şiir Felsefesi



72. "çünkü insanlık sevgisi kendi kendine yeten ve doğrudan harekete geçen bir itki değildir. Gençliği eğitenler özgeciliğin öğütlenmesiyle bencilliğin alt edilemediğini çok iyi bilirler."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



73. "Hayatla sürekli ahenk içinde olan, her olayın içlerinde duygusal anlamda iz bırakıp yankılandığı hassas ruhlar ne gülmek nedir bilebilir ne de gülmenin ne olduğunu anlayabilirlerdi."


- Gülme



74. "Felsefe yapmak da düşüncenin işleyişinin alışılmış yönünü ters çevirmeye dayanır."


- Düşünmek ve Olmak



75. "Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



76. "Hayal gücünün aklın mantığından farklı, hatta kimi zaman ona ters düşen bir mantığı vardır."


- Gülme



77. "Daha ileri gitmeden önce, bir anlığına duralım ve etrafımıza bakalım."


- Gülme



78. "ruhun hatalarını gözlere yükleme."


- Şiir Felsefesi



79. "Toplumun varlığı insandan insana değişen etkinliktedir; ama hiçbirimiz ondan mutlak olarak ayrı olamayız. İnsan böyle bir şeyi istemeyecektir çünkü gücünün büyük bir kısmının toplumdan kaynaklandığını ve enerjisindeki bitmez gerilimi, çalışmasının verimli olmasını sağlayan çabasının hep aynı yönde oluşunu toplumsal yaşamın aralıksız süren isteklerine borçlu olduğunu hissetmektedir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



80. "Bilinç gibi kendi geçmişini şimdiki zaman içinde sürdürebilen somut hareket; kendini tekrarlayarak, hissedilir nitelikler yaratabilen somut hareket zaten bilincin bir şeyidir, zaten duyumun bir şeyidir."


- Madde ve Bellek



81. "''Filozofların çoğu insanı -gülmeyi bilen hayvan- olarak tanımlamışlardır.''"


- Gülme



82. "Bakıyorum ve gördüğümü sanıyorum, dinliyorum ve işittiğimi sanıyorum, kendimi inceliyor ve kalbimin ta derinlerine nüfuz ettiğimi sanıyorum. Fakat dış dünyada işittiğim, gördüğüm şeyler sadece tutacağım yolu aydınlatmak amacıyla duyularım tarafından seçilmiş olanlardın Kendimle ilgili bildiğim, yüzeye çıkanlar, eylemlerime ilişkin olanlardır. Duyularım ve bilincim demek ki bana sadece gerçekliğin pratik bir sadeleştirmesini sunuyorlar. Bana eşyayla ve kendimle ilgili sağladıkları tasavvurlar arasında işime yaramayan farklar siliniyor, işime yarayan benzerlikler vurgulanıyor, eylemimle gireceğim yollar benim için önceden çizilmiş oluyor."


- Gülme



83. "Hayat bize zamanda bir gelişme, mekânda bir karmaşıklaşma olarak takdim eder kendini. Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir: Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez. Mekânda düşünüldüğünde ise birlikte var olan öğeleri gözler önüne serer; bu öğeler birbirlerine o kadar sıkı sıkıya bağlı, o kadar birbirleri için yapılmışlardır ki hiçbiri aynı anda iki farklı organizmaya ait olamaz: Yaşayan her varlık dışa kapalı bir olaylar sistemidir ve bu sistemin, diğer sistemlere karışması mümkün değildir. Sürekli bir hal değişikliği, olayların geri döndürülemezliği, kendi içine kapalı bir serinin mükemmel bireyliği: Canlıyı basit bir makineden farklılaştıran işte bu dışsal nitelikleridir (ki bunların gerçekten mi yoksa görünüşte mi var oldukları önemli değildir)."


- Gülme



84. "Zaaf çoğu zaman ruhtaki bir eğriliğe benzer."


- Gülme



85. "Ve sadece dışımızdaki nesneler de değil; kendi ruh hallerimiz bile, özgün yaşantı boyutlarıyla, şahsi ve mahrem olan taraflarıyla, bizden gizlenirler. Sevgi veya nefret duyduğumuzda, neşeli veya hüzünlü hissettiğimizde, bunları sadece ve sadece bize ait kılan sayısız küçük kaçak ayrıntılar ve bin türlü derin yankılanışla bilincimize ulaştıran sahiden duygunun kendisi midir? Öyle olsa hepimiz romancı, şair, müzisyen olur çıkardık. Oysa çoğu zaman, ruh hallerimizi sadece dışa yansıdıklarında idrak ediyoruz. Hislerimizin sadece gayrişahsi boyutunu, dilin ilk ve tek kalemde tespit edebildiği boyutunu kavrıyoruz çünkü benzer koşullarda, herkes için, aşağı yukarı aynı olan bu boyuttur."


- Gülme



86. "Hayat bize zamanda bir gelişme, mekânda bir karmaşıklaşma olarak takdim eder kendini. Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir: Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez. Mekânda düşünüldüğünde ise birlikte var olan öğeleri gözler önüne serer; bu öğeler birbirlerine o kadar sıkı sıkıya bağlı, o kadar birbirleri için yapılmışlardır ki hiçbiri aynı anda iki farklı organizmaya ait olamaz: Yaşayan her varlık dışa kapalı bir olaylar sistemidir ve bu sistemin, diğer sistemlere karışması mümkün değildir. Sürekli bir hal değişikliği, olayların geri döndürülemezliği, kendi içine kapalı bir serinin mükemmel bireyliği: Canlıyı basit bir makineden farklılaştıran işte bu dışsal nitelikleridir (ki bunların gerçekten mi yoksa görünüşte mi var oldukları önemli değildir)."


- Gülme



87. "Peki,aslında zekâ nedir?Zekâ,insanlığın düşünme biçimidir."


- Düşünmek ve Olmak



88. "Olguların kafada bu şekilde canlandırılması bir hayli güçtür zira en üstün duyu görme duyusudur ve göz de görsel alanda bu şekilde biçimlerini değiştirmeksizin yerlerini değiştirdikleri varsayılan görece değişmez şekilleri parçalara ayırma alışkanlığını edinmiş:Hareket de tıpkı bir raslantı gibi hareketliye gelip katılmış bir şey olarak kabul edilecektir."


- Düşünmek ve Olmak



89. "Her algıda süre belli bir yoğunluk içerir, geçmişi şimdiki zamanın içinde sürdürür ve böylelikle belleğe benzer."


- Madde ve Bellek



90. "Yaşamın zorunlulukları, benzerlik etkisini, dolayısıyla da yakınlık etkisini düzenleyecek şekilde artık burada değillerdir ve özünde hepsi birbirine benzediğinde, bundan çıkan sonuç hepsinin birbiriyle bağdaşabileceğidir."


- Madde ve Bellek



91. "Eğer yalnız ve diğer insanlardan yalıtılmış hissediyorsanız gülünç olandan keyif almanız mümkün değildir."


- Gülme



92. "Toplum bu saygısızlıklara daha da etkili bir saygısızlık olan gülmeyle karşılık verir. Daha ziyade kötülüğe kötülükle karşılık verir."


- Gülme



93. "Kişinin manevi özellikleriyle ilgili karşın dikkatimizi onun fiziki özelliklerine çeken her vaka gülünçtür."


- Gülme



94. "Haset,tıpkı yıldırım gibi önce yüksekleri vurur"


- Şiir Felsefesi



95. "Toplum bu saygısızlıklara daha da etkili bir saygısızlık olan gülmeyle karşılık verir. Daha ziyade kötülüğe kötülükle karşılık verir."


- Gülme



96. "Tüm önyargılarınızı bir yana bırakın"


- Gülme



97. "Belki de, belli bir yaştan sonra yeni ve taze sevinçlere sağır hale geliyoruz."


- Gülme



98. "Tekrar eden sahne, ne kadar karmaşıksa ve ne kadar doğallıkla gerçekleşiyorsa o kadar gülünçtür."


- Gülme



99. "Peki biz uyurken ne olur? Bergson belleğin dinamizmi üzerine pek çarpıcı
bir tasvir sunar: Anılar "gece vakti bilinçdışında delicesine
dans ederler [executer une gelenler meydana çıkar. Dolayısıyla bu zamanlarda anının mevcut bulunuşu hiçbir pratik ilişki taşımaz, bedenin belli bir halinin rastgeleliğinden ibarettir."


- Rüya Üzerine



100. ""Samimiyet bulaşıcıdır...""


- Gülme



101. "Bir dans salonunda dans edenlerin aniden gülünç görünmeleri için müziğe kulaklarınızı tıkamanız yeterli olacaktır."


- Gülme



102. "Şeyleri derinleştiren tek şey akıldır
Herakleitos"


- Şiir Felsefesi



103. ""Bir insan toplumunun ahlakı, aslında diliyle karşılaştırılabilir.""


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



104. "Hayatta kalmamız yeterli değildir onun için iyi yaşamamız da gerekir."


- Gülme



105. "Eğer gülmek keyif veren bir şey olmasaydı ve insanoğlu güldürmek için en ufak bir fırsatı bile kollamıyor olsaydı, bu tür dalgınlığı abartarak onu bir dizge hale getirmek ve ondan bir sanat yaratmak, kimsenin aklına gelmezdi."


- Gülme



106. "“Eğer algılarımız sadece bir rüyadan ibaretse bile bu, çok büyük ustalıkla örülmüş bir rüyadır.”"


- Metafizik Dersleri



107. "Bizimle doğa arasında, ne ben, düzeltiyorum, bizimle yine kendi bilincimiz arasında bir perde, insanların çoğu için kalın, şairler ve sanatçılar için ince, neredeyse şeffaf olan bir perde gerilidir. Hangi peri dokumuştur o perdeyi acaba? Garezinden mi dostluğundan mı dokumuştur? Ama yaşamak lazımdır ve hayat eşyayı ihtiyaçlarımızla ilintisi çerçevesinde anlamayı gerektirir. Yaşamak davranmaktır. Yaşamak, uygun tepkilerle cevap vermemize yarayan izlenimleri kabul etmektir, geri kalan izlenimler sönükleşmeli ya da bize ancak bulanık biçimde gelmelidir."


- Gülme



108. "Ve hiçbir şey yapmayan bir şeyin kendisi de bir hiçtir."


- Düşünmek ve Olmak



109. "Algılamak, benim bedenimin nesneler bütünü üzerindeki olası eylemini bu bütününden koparmaktan ibarettir."


- Madde ve Bellek



110. "Genel idea, birinden diğerine giden ikili akıştan oluşur, her zaman hazırdır; ya dile getirilmiş sözcükler halinde somutlaşır ya da anı olup buharlaşır."


- Madde ve Bellek



111. "Benim algım, bizzat nesnelerin bir şeyi olabilir yalnızca; nesneler algımın içinde değil; algım nesnelerin içindedir."


- Madde ve Bellek



112. "Hatta belki de, belli bir yaştan sonra yeni ve taze sevinçlere sağır hale geliyoruz"


- Gülme



113. "Maske düşer, insan kalır."


- Şiir Felsefesi



114. ""Bir çizerin orijinalliği basit bir kuklaya verdiği özel canlılık tarzıyla tanımlanabilir...""


- Gülme



115. "Küçük bir sebep büyük bir etkiye yol açıyordu."


- Gülme



116. "Çok mesafe kat ettikten sonra, farkında olmadan başlangıç noktasına geri dönmüş bulunmak..."


- Gülme



117. "Maske düşer, insan kalır."


- Şiir Felsefesi



118. "Profesyonel mizahçılar bir cümleyi işitir işitmez onu tersine çevirerek bir anlam elde edip edemeyeceklerine bakarlar ;örneğin özneyi nesne ,nesneyi özne haline getirerek .Bir fikri az çok eğlenceli biçimde reddetmekte bu yola sık başvurulur .Labiche'in bir güldürüsünde karakterlerden biri balkonunu kirleten üst kat komşusuna çıkışır:"Piponuzu niçin terasıma silkiyorsunuz?"Komşu şöyle cevap verir :"Terasınızı niçin pipomun altına koyuyorsunuz?""


- Gülme



119. "Gülüncün doğal ortamı kayıtsızlıktır ve gülmenin en büyük düşmanı duygulardır."


- Gülme



120. "Hücre hem kendisi için, hem de organizma için yaşar, ona canlılık getirir ve onunla yaşamsallık kazanır; eğer organizmanın ona gereksinimi varsa kendini feda edecektir; ve bu durumdayken, eğer bilinçli ise, kuşkusuz bunu kendisi için yaptığını söyleyecektir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



121. "Kendi kendiyle ahenk içinde olmayan bir ruhla nasıl ahenk içine girebiliriz?"


- Gülme



122. "Filozofların birçoğu insanı: "gülmesini bilen bir hayvan" olarak tarif ederler. Hâlbuki "güldüren bir hayvan" olarak da tarif edebilirlerdi. Çünkü insandan başka bir hayvanın yahut cansız bir şeyin gülünç olması mutlaka bize benzer bir tarafı olmasından, bizim ona verdiğimiz kılıktan, yahut bizim onu kullanma tarzımızdan gelmektedir."


- Gülme



123. "Tarih tekerrür etmez, varlığımızın tamamen özdeş iki anı yoktur."


- Metafizik Dersleri



124. "Her bir bilincin, kendisinin evriminden ve kendi hikayesinin gelişiminden başka bir şey olmayan bir süresi vardır."


- Metafizik Dersleri



125. "Bir dış nedene bağlı olan hareketi kabullenen her beden ruhsuzdur
Phaidros"


- Ruh Teorileri & İnsan Ruhu ve Kişiliği



126. ""...insanın sağa sola bakındığı için kuyuya düşüvermesi ile aynı kuyuya, bir yıldıza ulaşmayı hedeflerken düşmesi bambaşka şeylerdir.""


- Gülme



127. "Bir dans salonunda dans edenlerin aniden gülünç görünmeleri için müziğe kulaklarınızı tıkamanız yeterli olacaktır."


- Gülme



128. "''Düşünce konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir; hiç durmaz, hiç yenilemez; her an değişmesi gerekir, çünkü değişmemesi canlılığını yitirmesi demektir.''"


- Gülme



129. "Tüm önyargılarınızı bir yana bırakın"


- Gülme



130. "Günah işlemek her zaman tanrıyı yaralamak olmuştur; ama tanrının her zaman ahlâksızlıktan ve hattâ suçtan yara aldığı söylenemez: Onları emrettiği bile olmuştur. Kuşkusuz, insanlık genel olarak tanrılarının iyi olmalarını ister görünmüştür; çoğu zaman erdemleri onların himâyesine sokmuştur; hattâ belki de daha önce sözünü ettiğimiz gibi ilksel ahlâkın ilksel dinle çakışması, insan ruhunun derinliğine, birbirlerine dayanabilecek kesin bir ahlâkla organize bir dinin belli belirsiz idealini koymuştur."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



131. "Bundan böyle gerçekten düşünmediği şeyleri asla söylememeye karar veren hatta "tüm insan türüne açıktan meydan okuyan" birinin ille de gülünç olması gerekmez; bu sadece hem hayata dair hem de en âlâsından bir tavırdır."


- Gülme



132. "Gülme ne anlama gelir? Gülünçlüğün temelinde ne vardır?"


- Gülme



133. "Gülünçlük “vaktiyle muteber bir şey bize sıradan olarak ve sıradanmış gibi gösterildiğinde” doğar"


- Gülme



134. "''Düşünce konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir; hiç durmaz, hiç yenilemez; her an değişmesi gerekir, çünkü değişmemesi canlılığını yitirmesi demektir.''"


- Gülme



135. "Tüm önyargılarınızı bir yana bırakın"


- Gülme



136. "Değişimi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir."


- Gülme



137. "Şimdi de mesafe alıp, tarafsız bir seyirci gözüyle bakın hayata: Pek çok dram güldürüye dönüşecektir."


- Gülme



138. "Hayat bize zamanda bir gelişme, mekânda bir karmaşıklaşma olarak takdim eder kendini. Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir: hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



139. "Değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir..."


- Gülme



140. ""Bir insan toplumunun ahlakı, aslında diliyle karşılaştırılabilir.""


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



141. "Yankılanarak ruhtan ruha geçip yayılan hisler vardır. Tüm bunlar haya­tın özüne dairdir. Tüm bunlar ciddi, hatta bazen trajiktir. Güldürü ise başkasından artık etkilenmediğimiz anda ve toplumsal hayat karşısında katılaşma diyebileceğimiz şeyle başlar."


- Gülme



142. "Hayatın tüm ciddiyeti özgürlüğümüzden gelir. Beslediği­miz hisler, büyüttüğümüz tutkular; düşünüp tarttığımız, yap­maya karar verdiğimiz ve icra ettiğimiz işler; kısacası bizden kaynaklanan ve bize ait olanlar: İşte hayata genelde ciddi ba­zen de dramatik bir boyut kazandıran şeyler bunlardır. Tüm bunları güldürüye çevirmek için ne gerekir? Görünürdeki özgürlüğün ardında, iplerle oynanan bir oyunun gizlendiğini ve şairin dediği gibi hepimizin “ipleri mukadderatın elinde/ basit kuklalar” olduğumuzu tasavvur etmek yeterlidir."


- Gülme



143. "Yalnız, güncel bir moda söz konusu olduğunda, ona o kadar aşinayızdır ki elbiseler bize onu giyenlerle yekvücut olmuş gibi görünür. Hayalgücümüz bu ikisini birbirinden ayırmaz."


- Gülme



144. "Din korkudan çok korkuya karşı bir dirençtir ve tanrılara inanç hemen doğmamıştır."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



145. "Ne zaman bir şahıs bize

verecek olsa güleriz."


- Gülme



146. "Yalnız, güncel bir moda söz konusu olduğunda, ona o kadar aşinayızdır ki elbiseler bize onu giyenlerle yekvücut olmuş gibi görünür. Hayalgücümüz bu ikisini birbirinden ayırmaz."


- Gülme



147. "Anının, etkide bulunarak güncelleştiği anda anı olmaktan çıktığı, yeniden algı halini aldığı doğrudur."


- Madde ve Bellek



148. "Tüm insanlığın benden önce gelip geçtiği yollar bunlar."


- Gülme



149. "İnsan hiçbir zaman bir kitap yazmaya zorlanmamalıdır."


- Düşünmek ve Olmak



150. "Eylemden koparak geçmişinin tümünü kendi bakışı altına yerleştiren bir bilincin, başka bir geçmiş üzerine değil de bu geçmişin bir bölümüne bağlı kalması için hiçbir neden yoktur."


- Madde ve Bellek



151. "Lucretius modern bilimin temeli olan bir ilkeyi takdir eden ilk kişidir.Hiçbir şey kaybolmaz,hiçbir şey yaratılmaz"


- Şiir Felsefesi



152. "İnsan kendisine rağmen doğanın sabit kanunlarınca varlığın devasa girdabına itilmiştir"


- Şiir Felsefesi



153. "Daha ileri gitmeden önce, bir anlığına duralım ve etrafımıza bakalım."


- Gülme



154. "Bu noktada, bir elbisenin ne kadar kolayca gülünç hale gelebildiğini keşfediyoruz."


- Gülme



155. "Zenci kıyafet değiştirmiş bir beyazdır"


- Gülme



156. ""Her birimiz kendimize olduğu kadar topluma aittir.""


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



157. "Esprili bir halk,tiyatro tutkunu bir halktır aynı zamanda."


- Gülme



158. "Samimiyet bulaşıcıdır."


- Gülme



159. "Günümüzde dahi,çocuklarımızın dünya tarihi olarak öğrendiyi şey ,temelde bir soykırımlar dizisinden başka bir şey değildir."


- Düşünmek ve Olmak



160. "Hayat bize zamanda bir gelişme, mekânda bir karma­şıklaşma olarak takdim eder kendini. Zaman içinde düşü­nüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir: Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



161. "Sanatın amacı nedir? Gerçeklik duyularımızla ve bilin­cimizle doğrudan temas etse, eşyayla ve kendimizle aracısız iletişime girebilsek, bence sanat gereksiz olur; daha doğrusu hepimiz birer sanatçı olur çıkardık zira bu durumda ruhu­muz sürekli doğayla uyum içinde titreşirdi. Gözlerimiz, ha­fızamızın da yardımıyla taklidi imkânsız resimleri zamanda sabitler, mekânda şekillendirirdi. İnsan vücudunun canlı mermerinden oyulmuş, antik örnekleri kadar güzel heykel parçalarına her yerde rast gelirdik. Ruhumuzun derinlerin­de kimi zaman neşeli, çoğu zaman hazin ama her zaman özgün bir musiki gibi, içsel hayatımızın kesintisiz namesi­ni işitirdik. Tüm bunlar etrafımızdadır; içimizdedir fakat hiçbirini açık seçik algılamayız."


- Gülme



162. "Bir toplum ne kadar doğaya yakınsa, o toplumdaki rastlantının ve düzensizli­ğin payı o kadar çoktur."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



163. "İnsan toplumu bir özgür varlıklar bütünüdür. Toplumun dayattığı ve onun varlığını sürdürmesini sağlayan ödevler, ona, yaşamsal olguların katı düzeniyle sadece benzerliği olan bir düzenlilik getirir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



164. "" Bazı yüzler sü­rekli ağlamayla meşgul gibidirler, bazılarıysa gülmeyle yahut ıslık çalmayla, bazılarıysa hayali bir trompeti sonsuza dek üflemeyle.""


- Gülme



165. "Gülünç kişi bilinçsizdir."


- Gülme



166. "Komiğin olanca tesirini göstermesi için kalbin bir müddet duymaz olmadı lazımdır. Çünkü komik, zekâya, sırf zekâya hitap eder."


- Gülme



167. "Tüm ön yargılarınızı bir yana bırakın."


- Gülme



168. "Samimiyet bulaşıcıdır."


- Gülme



169. "Genellikle yalnızca geçmişi algılarız, katışıksız şimdiki zaman, geleceği kemiren geçmişin anlaşılmaz ilerlemesidir."


- Madde ve Bellek



170. "Tekrar eden sahne, ne kadar karmaşıksa ve ne kadar doğallıkla gerçekleşiyorsa o kadar gülünçtür."


- Gülme



171. "Fakat gülünç bir kusur, gü­lünçlüğünü fark ettiğinde, kendini hiç değilse dışarıya karşı değiştirmeye çalışır. Harpagon bizim cimriliğine nasıl güldü­ğümüzü görse cimrilikten vazgeçerdi demeyeceğim ama hiç değilse bize bu kusurunu daha az veya başka türlü göste­rirdi. Şimdiden söyleyelim: Gülme işte bu şekilde “Kalıplaş­mış davranışları cezalandırır.” Nasıl olmamız gerekiyorsa o şekilde görünmeye çalışmamızı ve kuşkusuz günün birinde tam da göründüğümüz gibi olmamızı sağlar."


- Gülme



172. "Yan yana koymak demek ardışıklık değil eş zamanlılık demektir."


- Metafizik Dersleri



173. "Olmak, tesir etmektir."


- Metafizik Dersleri



174. "Kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa o da kendi varlığımızdır."


- Metafizik Dersleri



175. "Arkamızı döndüğümüz insanlık aslında kendi derinliğimizde bulduğumuz insanlıktır."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



176. "Demek ki esas olan kendimizde tecrübe ettiğimizdir ve eğer tanıyabiliyorsak sadece kendi kalbimizi derinlemesine tanıyabiliriz."


- Gülme



177. "Değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak de­mektir."


- Gülme



178. "ideallerin peşinden koşarken gerçeklere takılıp tökezleyen, hayatin sinsice kendilerine düzen kurduğu saf hayalcilerdir."


- Gülme



179. "Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir; Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



180. "Gülme, doğanın ve hemen hemen aynı anlama gelmek üzere çok uzun bir toplumsal hayat alışkanlığının içimizde kurduğu mekanizmanın neticesi olmaktan ibarettir."


- Gülme



181. "...düşmek sonuçta düşmektir, fakat insanın sağa sola bakındığı için kuyuya düşüvermesi ile aynı kuyuya, bir yıl­dıza ulaşmayı hedeflerken düşmesi bambaşka şeylerdir."


- Gülme



182. ""...[sizi] memnun edecek [yeni] bir şey yok; her şey hep aynı."

"Önce ne olduysa, yine olacak.
Önce ne yapıldıysa, yine yapılacak.
Güneşin altında yeni bir şey yok.""


- Şiir Felsefesi



183. "Her insanın kendine has bir iç yaşantısı vardır."


- Metafizik Dersleri



184. "Kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa o da kendi varlığımızdır."


- Metafizik Dersleri



185. "ideallerin peşinden koşarken gerçeklere takılıp tökezleyen, hayatin sinsice kendilerine düzen kurduğu saf hayalcilerdir."


- Gülme



186. "Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir; Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



187. "Gülme, doğanın ve hemen hemen aynı anlama gelmek üzere çok uzun bir toplumsal hayat alışkanlığının içimizde kurduğu mekanizmanın neticesi olmaktan ibarettir."


- Gülme



188. "...düşmek sonuçta düşmektir, fakat insanın sağa sola bakındığı için kuyuya düşüvermesi ile aynı kuyuya, bir yıl­dıza ulaşmayı hedeflerken düşmesi bambaşka şeylerdir."


- Gülme



189. "İnsanlık dışında hiçbirşey gülünç değildir."


- Gülme



190. "Her zaman dokunsal olan uzay ile hiçbir biçimde uzay olmanın dokunmanın dışındaki diğer duyuların verileri arasında hiçbir ortaklık yoktur."


- Madde ve Bellek



191. "Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



192. "Hayalgücünün aklın mantığından farklı, hatta kimi zaman ona ters düşen bir mantığı vardır."


- Gülme



193. "Gülme, müşterek hayatın bazı gereklerine cevap vermelidir. Gülmenin toplumsal bir anlamı olmalıdır."


- Gülme



194. "Kişinin manevi özellikleriyle ilgili olmasına karşın dikkatimizi onun fiziki özelliklerine çeken her vaka gülünçtür."


- Gülme



195. "Bir anını yerini belirlemek, bütün olarak belleğin büyüyen genişlemesi yoluyla, geçmişin bu ayrıntısının yerini bulabileceği kadar geniş bir çember çizmek demektir."


- Madde ve Bellek



196. "Algının tamamen spekülatif bir önemi vardır; algı katışıksız bilgidir."


- Madde ve Bellek



197. "Bergson'a göre, rüya imgeleri ve olayları, örtük anlamların çözümlenerek belirtik bir anlatıma çevrilmesiyle açıklanamaz; daha ziyade örneğin bir kaleydoskobun gözde bıraktığı izlenimdeki gibidir: Aletin ön tarafı elle çevrildiğinde, aynaların önünden süzülen ışığı bölen renkli parçalar bir araya gelir. Muhteşem bir görüntü oluşturan, hayret verici bu örüntüler rastgeledirler ama gelgelelim daima aynı kalan bir mekanizmadan meydana gelmişlerdir."


- Rüya Üzerine



198. "Budalalar daha bir beğenir ve sever çarpık ifadelerde gizli gördükleri her şeyi"


- Şiir Felsefesi



199. "“Dinlerin geçmişteki ve bazılarının bugünkü görünümü insan zekâsı açısından alçaltıcıdır. Bir yığın saçmalık! Deney istediği kadar ‘bu yanlış’ desin ve muhakeme istediği kadar desin, insanlık saçmalığa ve yanlışa yine de daha fazla sarılmaktan geri durmuyor.”"


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



200. "Mesela fizikçi, maddenin özelliklerini inceler, fakat bizatihi maddenin kendisinin neye dayandığı sorusunu sormaz. Örneğin ışık gibi ısının da moleküllerin ya da atomların bir hareketi olduğunu söyler. Peki hareket nedir? Atom nedir?"


- Metafizik Dersleri



201. "Merhamet, ona sahip olan kişide, dünyada başka bir canlı olmadığı zaman bile varlığını sürdüren şeydir."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



202. ".. seviyorum el değmemiş kaynaklar bulmayı
oradan içmeyi, seviyorum yeni çiçekler toplamayı dikkat çekici bir çelenk dermeyi başıma ilham perilerinin daha önce kimseye takmadığı."


- Şiir Felsefesi



203. "Bir güldürü ne kadar incelikli olursa hayata da o denli çok yaklaşır."


- Gülme



204. "Her öznel intiba kişisel ve özgündür..."


- Metafizik Dersleri



205. "Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



206. "Hayalgücünün aklın mantığından farklı, hatta kimi zaman ona ters düşen bir mantığı vardır."


- Gülme



207. "Gülme, müşterek hayatın bazı gereklerine cevap vermelidir. Gülmenin toplumsal bir anlamı olmalıdır."


- Gülme



208. "Budalalar daha bir beğenir ve sever çarpık ifadelerde gizli gördükleri her şeyi"


- Şiir Felsefesi



209. "“Dinlerin geçmişteki ve bazılarının bugünkü görünümü insan zekâsı açısından alçaltıcıdır. Bir yığın saçmalık! Deney istediği kadar ‘bu yanlış’ desin ve muhakeme istediği kadar desin, insanlık saçmalığa ve yanlışa yine de daha fazla sarılmaktan geri durmuyor.”"


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



210. "Mesela fizikçi, maddenin özelliklerini inceler, fakat bizatihi maddenin kendisinin neye dayandığı sorusunu sormaz. Örneğin ışık gibi ısının da moleküllerin ya da atomların bir hareketi olduğunu söyler. Peki hareket nedir? Atom nedir?"


- Metafizik Dersleri



211. "Kimsenin alçakgönüllü doğduğunu sanmıyorum ,meğerki tümüyle fiziksel bir utangaçlığa alçakgönüllülük adı verilsin ,ki zaten bu tür bir utangaçlık kibir denilen şeye sanıldığından daha yakındır .Gerçek alçakgönüllülük ancak kendini beğenmişlik üzerine düşünmekle elde edilebilir.Ancak başkasının yanılgılarının görülmesinden ve aynı yanılgılara sürüklenme korkusundan doğar .Kendimizle ilgili söylediğimiz ve düşündüğümüz şeylere dair bilimsel bir ihtiyatlılık içinde olmaya benzer . İyileştirmeler le ve düzeltmelerle olur. Kısacası kazanılan bir erdemdir ."


- Gülme



212. "Bir Çocuk her zaman için bir araştırmacı ve bir kaşiftir, yenilikleri daima heyecanla gözlemekte ve kurallara karşı tahammülsüzlük göstermekte, kısacası tabiata yetişkin bir insandan daha yakın bulunmaktadır.
Fakat, yetişkin bir insanda özü itibarıyla sosyal bir varlıktır ve öğretici konumunda bulunan da odur."


- Düşünmek ve Olmak



213. "Hareketin gerçekliğini hareketten ayrılan bir neden üzerinde temellendirme isteğimiz boşunadır; analiz bizi her zaman hareketin kendisine geri getirir."


- Madde ve Bellek



214. "Tarih tekerrür etmez,varlığımızın tamamen özdeş iki anı yoktur.Bu anlamda süre her birimize nasıl zuhur ediyorsa öyledir,herkesin süresi sadece kendisinedir."


- Metafizik Dersleri



215. "Felsefe, sıkı sıkıya birleşmiş psikoloji ve metafiziktir."


- Metafizik Dersleri



216. "Gülüncün doğal ortamı kayıtsızlıktır ve gülmenin en büyük düşmanı duygulardır."


- Gülme



217. "Şimdiki zaman içinde, hem de hiç durmadan tekrar başlayan bir şimdiki zamanın içinde var olmak; işte maddenin temeli; zorunluluk bundan ibarettir."


- Madde ve Bellek



218. ""Bir fikir, konuşmanın başından sonuna kadar büyüyen, filizlenen, çiçek açan, olgunlaşan bir şeydir. Hiçbir zaman durmaz, kendini asla tekrar etmez. Her an değişmesi şarttır zira değişmeyi bırakmak, yaşamayı bırakmak demektir.
Jestler de yaşam gibi canlı olmalıdır!..""


- Gülme



219. "Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



220. "Gülme, bir araya toplanmış bir grup insanın, duygularını susturup, sadece akıllarını işleterek tüm dikkatlerini içlerinden bir kişiye yöneltmeleri halinde ortaya çıkmaktadır."


- Gülme



221. "Hayatta kalmamız yeterli değildir onun için, iyi yaşamamız da gerekir."


- Gülme



222. "''Anılara bulanmamış algı yoktur, duyularımıza geçmişimizin binlerce ayrıntısını katarız. Ve genellikle bu anılar, bizim gerçek algılarımızı yerinden eder.''"


- Madde ve Bellek



223. "Civar etrafta ne kadar da fazla kötülük tohumu var. Çürümüş duygular, pelte zihinler, ganimetçi hazlar..."


- Antik Yunan Felsefesi



224. "Bir dış nedene bağlı olan hareketi kabullenen her beden ruhsuzdur. Bir iç nedene bağlı olan hareketi kabullenen tüm bedenler, bunu ruhlarına borçludur. (Platon)"


- Ruh Teorileri & İnsan Ruhu ve Kişiliği



225. "Esprili insanda bir şairden izler vardır, tıpkı iyi okuyanlarda amatör bir oyuncunun bulunması gibi."


- Gülme



226. "Tarih tekerrür etmez,varlığımızın tamamen özdeş iki anı yoktur.Bu anlamda süre her birimize nasıl zuhur ediyorsa öyledir,herkesin süresi sadece kendisinedir."


- Metafizik Dersleri



227. "Felsefe, sıkı sıkıya birleşmiş psikoloji ve metafiziktir."


- Metafizik Dersleri



228. "Şimdiki zaman içinde, hem de hiç durmadan tekrar başlayan bir şimdiki zamanın içinde var olmak; işte maddenin temeli; zorunluluk bundan ibarettir."


- Madde ve Bellek



229. "Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."


- Gülme



230. "Gülme, bir araya toplanmış bir grup insanın, duygularını susturup, sadece akıllarını işleterek tüm dikkatlerini içlerinden bir kişiye yöneltmeleri halinde ortaya çıkmaktadır."


- Gülme



231. "Hayatta kalmamız yeterli değildir onun için, iyi yaşamamız da gerekir."


- Gülme



232. "İster doğal bir çarpıklık ister iradedeki bir tutukluk olsun, zaaf çoğu zaman ruhtaki bir eğriliğe benzer."


- Gülme



233. "Beynin rolü,her zaman için,hatıralar arasından,başlamış olan eylemi aydınlatabilecek olanlarını seçmek,diğerlerini ise dikkate almamak şeklinde olmuştur."


- Düşünmek ve Olmak



234. "Bir konuşmacının jesti sözle yarışır. Sözü kıskanan jest, düşüncenin peşinde bir avcı gibi koşar ve onu tercüme etmek ister."


- Gülme



235. "Şeytani bir yanı olan karikatür sanatı, meleğin yere vurduğu şeytanı ayağa kaldırır."


- Gülme



236. "Hayatın tüm ciddiyeti özgürlüğümüzden gelir. Beslediği­miz hisler, büyüttüğümüz tutkular; düşünüp tarttığımız, yap­maya karar verdiğimiz ve icra ettiğimiz işler; kısacası bizden kaynaklanan ve bize ait olanlar: İşte hayata genelde ciddi ba­zen de dramatik bir boyut kazandıran şeyler bunlardır."


- Gülme



237. "Bir dans salonunda dans edenlerin aniden gülünç görünmeleri için müziğe kulaklarınızı tıkamanız yeterli olacaktır."


- Gülme



238. "Öyle ki,şiirin her sayfasındabin türlü surette aynı fikiri buluruz: Doğa kanunlarının sabitliği fikri"


- Şiir Felsefesi



239. "Arzular aldatıcı,,hiçbir keyif katışıksız değil,hazların ana kaynağından öyle bir acı yükseliyor ki hoş kokuların ve çiçeklerin ortasında boğazımıza düğümleniyor"


- Şiir Felsefesi



240. "Arkamızı döndüğümüz insanlık aslında kendi derinliğimizde bulduğumuz insanlıktır."


- Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı



241. "Alışıldık bir nesneyi tanımak, özellikle bundan yararlanmayı bilmeyi gerektirir."


- Madde ve Bellek



242. "Psikolojik alanda bilinç var oluşun eş anlamlısı değildir, yalnızca gerçek eylemin ya da doğrudan etkinliğin eş anlamlısıdır."


- Madde ve Bellek



243. "Bizim psikolojik yaşamımızın yönelimine, durumların gerçek akışına bağlıdır ve burada, tümüyle olup bitmiş şeye değil, sürmekte olana bakmakta çıkarımız vardır."


- Madde ve Bellek



244. "Aslında hiçbir özel bilim, tezahürü, fenomeni, zuhur edeni aşmaz. İşte, metafiziğin de konusu fenomeni aşmak, fenomenin arkasında olanı aramaktır."


- Metafizik Dersleri



245. "Doğa bilimci, yaşamı mikroskobun camında hiçbir zaman keşfetmemiştir ve hiç bir zaman keşfedemeyecektir, orada sadece ve sadece yaşamın yansımalarını görecektir."


- Metafizik Dersleri



246. "Peki ya düşünce nedir? Zihin neye dayanır ve özü nedir? Yani zihni özel olarak kuran nedir? Düşünce yaşamın ilkesinden, maddeden ayrılır mı?"


- Metafizik Dersleri



247. "Eğer hareket mesafenin değişmesi olarak görülürse, aynı nesne, ilişkilendirildiği işaret noktalarına bağlı olarak hareketli, ya da hareketsiz olur; mutlak hareket yoktur."


- Madde ve Bellek



248. "Bazıları da durup dinlenmeksizin hayalî bir trompete üflüyor gibidir. Tüm yüzler içinde en gülünçleri bunlardır."


- Gülme



249. "Gülünç saf akla hitap eder."


- Gülme



250. "Gülünç, etkisini tam olarak göstermek için kalbin bir anlığına da olsa hissizleşmesini gerektirir."


- Gülme

Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: