Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Hazlar ve Günler - Marcel Proust | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Hazlar ve Günler Kitap Bilgileri


Yazar: Marcel Proust
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı: 168
Basım Tarihi: Eylül 2020
İlk Yayın Tarihi: 1896
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750824951
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Hazlar ve Günler Kitap Tanıtımı


Marcel Proust’un 20’li yaşlarında kaleme aldığı, kısa anlatılardan ve şiirlerden oluşan bu eser, bir bakıma Kayıp Zamanın İzinde’nin habercisidir.



Honoré’nin yakışıklı sofra arkadaşı gençliğin ihtiyatsızlığıyla Heredia’nın eserlerinde genelde söylendiğinden daha fazla düşünce bulunabileceğini ima etmeye kalkışınca, zihinsel alışkanlıkları sarsılan konuklar surat astılar. Ama Mme Fremer derhal, “Aksine, onlar takdire şayan oymalı akikler, görkemli mineler, kusursuz kuyumculuk örnekleri” diye haykırınca bütün çehrelerde yeniden keyifli ve doyumlu ifadeler belirdi. Anarşistlere ilişkin tartışma daha vahimdi. Ama Mme Fremer bir doğa yasasının kaçınılmazlığı karşısında boyun eğercesine, teslimiyetle, “Bütün bunların ne yararı var? Zenginler ve yoksullar daima var olacak” dedi yavaşça. Ve en yoksulu en azından yüz bin frank ranta sahip olan bütün davetliler bu gerçekle yüz yüze gelince vicdan azaplarından kurtulup yürekten bir neşeyle son şampanya kadehlerini de devirdiler...




Hazlar ve Günler Kitaptan Alıntılar


1. "hayatım boyunca en değersiz olduğum dönem, herkes tarafından en çok takdir edildiğim dönemdi."




2. "Kendi kendinin hekimi oldu."




3. "Bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır."




4. "Umut bir inanç eylemidir. Biz onun inanırlığını suiistimal ettik; umut öldü."




5. "Boynuna atlayıp sarılmak isterdi ona…"




6. "Onu daha ne kadar zaman seveceğim?"




7. "Hayat dediğin ne ki:
Yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede
Shakespeare"




8. "Bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır. Ama fesat ya da sadece kayıtsız kadınlara, bizi üzen zalim dostlara daha da çok minnet duyalım. Onlar şimdi tanınmaz enkazlarla kaplı kalbimizi kasıp kavurmuş, ağaçların gövdelerini kökleyip narin dallarını parçalamış, ama tahripkâr bir rüzgâr misali, aynı zamanda hasadı belirsiz iyi tohumlar da ekmişlerdir."




9. "“İnsan asla yalnız kalmamalı, yalnızlık hüzün üretir.”"




10. ""Bugünün paradoksları, yarının önyargılarıdır.""




11. "Bize mutluluk veren kişiler için minnettar olalım, onlar ruhumuzun çiçek açmasını sağlayan bahçıvanlardır."




12. "Bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır."




13. "Bize onca acı çektirdikten sonra hiçliğe dönüşen kişi hakkında yaygın ifadeyle “bizim için ölmüştür” demek yeterli midir?"




14. "“Kaderime boyun eğiyorum, ölmekten ve Tanrı’nın huzuruna çıkmaktan mutluluk duyuyorum” dedi."




15. "Oysa insan ruhunun derinliklerindeki eğilimler doğrultusunda sevdiği şeyleri yaparsa mutluluğu bulabilir ancak.
____"





Hazlar ve Günler Kitap İncelemeleri


Pɾoust yaşarken edebiyat dünyasının yaɾısı onu çok paɾlak biɾ yazaɾ, diğeɾ yaɾısı da okunamayacak kadaɾ ağıɾ buluyoɾmuş. Şu an da Türkiye şartlarını ve okuyucuları analiz edersek bu oran sanırım %80 lerde…
Haz ve Günler , Kayıp Zamanın İzi’nde gibi yazarın yaşamını anlattığı kitaplardan biri yalnız tek fark Proust’un ilk deneyimi olan kitap 20 yaşında yazılmıştır ve kitabı okuyunca Kayıp Zamanın İzi gibi 7 ciltlik bir eserin kolayca yazılabileceği sinyallerini veriyor. Evet bir betimleme ustası…
Kitaba gelince okumak çok basit değil, normal bir biyografi kitabı değil hatta bir biyografi kitabı dahi değil , yazarın ailesi daha doğrusu annesinin zengin bir Yahudi kızı olması yazarın sosyetenin içine girmesine vesile sağlıyor, kitapta karakterler ve çevreyi kurgulamış hayatını bilenler için amcasının çiftliğinde geçen dönemi algılayabiliyor insan… :) Sosyetedeki dünyevi eğlenceler, zengin kişilerin müziği algılaması ve eleştirmesi, melenkolik hayatlar, pişmanlıklar, sosyetenin edebiyata bakışı gibi konuları o mükemmel betimleme yeteneğiyle eleştirmiş ama bu eleştiri tabi ki Proust farkıyla anlaşılmadan yapılmış… Okumak isteyenler için tek söyleyeceğim şey biyografi olarak algılamamaları ve olay geçişleri hakkında bağlantı kurmaya çalışmamaları ,bu konuda yaklaşmak yarıda bırakmanıza sebep olabilir.
Tavsiye Edermiyim… Deneyin Derim :)




Marcel Proust, Fransız yazar ve eleştirmendir. Google 'a "Dünyanın en uzun romanı?" diye arattığınızda karşınıza Kayıp Zamanın İzinde adlı 7 ciltlik dev bir seri çıkacaktır. Hiç kuşkusuz o serinin yazarı Marcel Proust' tur. Hayatının çoğunu kitap yazarak ve hastalıklarla boğuşarak geçiren yazarımızın hayatı pek de hareketli değildi ama müthiş hareketli bir hayal gücüne sahipti.

Hazlar ve Günler ;deneme, şiir, muazzam betimlemelerin ve felsefi anlatımın yoğun olduğu bir eserdir. Bazı okurlar Proust 'un dilini ağır ve süslü bulurken, bazı okurlar da edebî ve felsefi açıdan Proust' un çok başarılı olduğunu söyler. Ben çoğu şeyde arafta kaldığım gibi bu konuda da arafta kaldım. Evet çok beğendiğim yerler oldu fakat bazı yerleri okurken de uyuya kalmışım :) Gerçekten ağır bir anlatımı var lâkin akıcı ve basit olan edebî metinleri herkes anlar. Önemli olan zor şeyleri anlayıp o anlamda kaybolmaktır. Proust 'u herkes anlayamaz, ama anlayanlar herkesten farklı düşüncelere (hazinelere)sahip olacaktır. Herkesin gittiği yolu değil kimsenin gitmediği yolu seçersek kimsenin görmediği şeyleri görme şerefine nail olabiliriz.Bu yollar bizim kendi benliğimizi keşfetmemiz için idealdir.

NOT:Hazlar ve Günler adlı eser ;Kayıp Zamanın İzinde Serisininin bir habercisidir. Marcel Proust okumak isteyenler bu kitapla başlayabilir.
~Kitapla kalın sevgili okurlar...!







Zorlu bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz öncelikle yazarın hayatına ait küçük bir parca okuyalım mı buyurun

Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı..

Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri.

Zamanı biliyorum ama hayattan hiçbir şey anlamıyorum, hüzünlü saatler neşeli dakikaların yerini alıyor, bir kovanın içindeki arılar gibi içimde birbirine karışıyor...
(Eserden D:52)

BUYURUN EFENDİM




Marcel Proust benim 2021’de Kayıp Zamanın İzinde serisini alarak tanıştığım yazarlardan biriydi. Serinin ilk kitabına başlamış ve 100 sayfa civarı okuduktan sonra bırakmıştım, sanki daha çok yol katetmem gerekiyormuş onu okumaya daha layık değilmiş gibi hissetmiştim. Şu an bakınca aslında bunun saçma bir düşünce olduğunu görüyorum çünkü hala hazır değilim. Böyle düşündüğümüz kitaplarda bence o kitabı o an okumak ve ileride tekrar okumak gerekiyor, çünkü erteledikçe de geç kalmış hissediyoruz. En azından ben böyle hissettim.

Hazlar ve Günler de Marcel Proust’un 20li yaşlarında yazdığı anlatılarından ve şiirlerinden oluştuğu için bu kitapla başlamak istedim. Her bölümü farklı ve benzer temalar içeriyor; ölüm, kıskançlık, sosyete hayatı, snoplar, aşk, haz duygusu, hırs gibi. En çok sevdiğim kısımlar; bir genç kızın itirafı, ilk hikaye olan Sylvanie Vikontu Baldassare Silvande’ın Ölümü ve son hikaye olan Kıskançlığın sonu hikayesi oldu. Proust okumak bana güneşli havalarda arkada kuş sesleri varken çimenlere uzanmış gözlerim kapalı, her şeyden uzak, ruhumu dinlendirmek gibi hissettirdi. Özellikle bugün son kısımları okurken hava güneşliydi ve kuş sesleri vardı. Pencereyi açıp güneşin önünde okudum ve bana çok iyi geldi, hikayelerin karakterleri bazen sinir etse de.

Hazlar ve Günler kitabıyla Marcel Proust’a giriş yapmış oldum ve bunun devamında diğer aylarda Kayıp Zamanın İzinde serisiyle devam etmek istiyorum. Ama bence Marcel Proust’a başlamak için bu kitap şart değil, Kayıp Zamanın İzinde serisiyle başlamak daha iyi olur.




Herkese merhaba bugün sizlere Marcel Proust'un ilk kitabıyla geldim. Sizlerinde bildiği üzere yazarın Kayıp Zamanın İzinde serisini



Ve

arkadaşlarımla birlikte okumaya başladık, serinin ilk kitabı Swan'ların Tarafını ben bitirdim diğer arkadaşlarında çok az sayfaları kaldı bu yüzden henüz o kitabın yorumu beklemede zamanı yakalayabilmek ve onu yitirmemek edebiyatla olur düşüncesini savunan Prosut'u anlayabilmek, onun düşüncesini kavrayabilmek dili sadece ve akıcı olmasına rağmen biraz okurunu zorluyor bu yüzden de yazarı daha iyi anlayabilmem acısından yirmi yaşında yazdığı ilk kitabı olan Hazlar ve Günler kitabını okumaya karar verdim. Ilk kitap olmasına rağmen kurmuş olduğu cümlelerden kendinden ne kadar emin olduğunu,sanki hiç gel-git yaşamadan yazdigini anlayabiliyoruz. Kitapta bir konu bütünlüğü yok fakat değişik bir tarzı var ki sizi kelimeleriyle kendine hapsediyor. Yazara olan acemiliğimi bir nebzede olsa çıkarabilmek için bu kitabı okumaya karar verdim ve oldukça da yerinde karar olmuş, Proust zaten bu kitabı yazdığında serinin de müjdesini vermiş bu yorumumu çok uzun tutmak istemiyorum çünkü Swan'ların Tarafından bahsetmemek için zor tutuyorum kendimi. herkese keyifli,bol okumalı, hiç kimseyi kırıp incitmedigimiz, muhabbet dolu bir gün diliyorum.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: