Hayvan Çiftliği Kitap Bilgileri
Yazar: George Orwell
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı: 152
Basım Tarihi: Kasım 2024
İlk Yayın Tarihi: 1945
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789750719387
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Hayvan Çiftliği Kitap Tanıtımı
İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940’lardaki “reel sosyalizm”in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.
Hayvan Çiftliği’nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin’i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.
Altbaşlığı Bir Peri Masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır; ama küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
Hayvan Çiftliği Kitaptan Alıntılar
1. "Kimsenin düşüncelerini söylemeye cesaret edemediği bir devir gelmişti."
2. "İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir."
3. "“Kimsenin düşüncelerini söylemeye cesaret edemediği bir devir gelmişti.”"
4. "..."İnsan ortadan kalktıktan sonra, yeryüzünün nasıl bir yer olacağını gördüm diyebilirim.""
5. "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir."
6. "“Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır.”"
7. ""Onca umudun onca emeğin karşılığı bu olmamalıydı...""
8. "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir"
9. "İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez."
10. "Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır."
11. "“Sizler aşağı kesimlerden hayvanlarınızla uğraşmak zorundaysanız,” dedi, “bizler de bizim aşağı sınıflardan insanlarımızla uğraşmak zorundayız!”"
12. ""Uğruna savaştığımız hayallerin, bizi kıracak kadar anlamsız hale geldiğini görmek...""
13. "¶¶
''...Onca umudun onca emeğin karşılığı bu olmamalıydı..."
¶¶"
14. "...bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalığından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?"
15. "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir."
Hayvan Çiftliği Kitap İncelemeleri
Kitapta ele alınan konu fabl tarzında yazılmış siyasi hiciv öyküsüdür.
Fabl ya da Öykünce sonunda ders verme amacı güden, güldüren, düşündüren ve genellikle manzum öykülerdir. İnsana ait bir özelliğin insan dışında bir varlığa verilmesidir. Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır. Fabl nedir bilmeyenler için açıklamasını koydum ama esas şunun için yer verdim. Kitapta tasvir edilen karakterleri inanın siz kafanızda yerleştireceksiniz. Kitap yazıldığı döneme göre siyasi eleştiri getirirken görüyoruz ki insanlar var olduğu sürece bu eser güncelliğini ve geçerliliğini her daim koruyacaktır.
“Bazı hayvanlar(insanlar) eşittir. Ama bazı hayvanlar(insanlar) öbürlerinden daha eşittir.” S:147 (parantez içleri kitapta mevcut değildir. Okurken parantez içlerini siz dolduracaksınız)
“Kimsenin düşüncelerini söylemeye cesaret edemediği bir devir gelmişti” S:62
Bir gün isyan çıkar ayaklanan hayvanlar insanları kovarak özgürlüklerine kavuşurlar. Ve
’ne dönüşürler. “Yedi emir” belirlenir(burasıda küçük ama büyük anlamlar içerir) artık buna göre yaşayacaklardır. Yönetimi domuzlar almıştır. Ne zamanki domuzlar yönetimi alıyor içerikte gerçeklik başlıyor göreceksiniz.
“Kabul edelim: Yaşamlarımız sefil, yorucu ve kısa” S:3 Neden yaşamlarımız sefil ve yorucu? Onun cevabınızda bu kısa romanda
anlatmış. Okumayan kalmasın. İyi okumalar.
" Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı
hayvanlar öbürlerinden daha eşittir. "
Hayvan Çiftliği kitabı her okurun rafında mutlak suretle bulunması gereken bir kitaptır. Kitabı çocukken okuduğumuzda farklı, yetişkinken okuduğumuzda daha farklı, olgun bir yaşa gelince çok daha farklı algılarla değerlendirebiliyoruz. Ben kitabı 14 yaşında masalsı bir edayla okumuştum şayet. O zamanlar dünyayı bu kadar geniş çaplı keşfedememiş oluşumdan olabilir. Fakat şimdilerde artık dünyanın nasıl bir yer olduğunu keşfettiğim için kitabı daha geniş çerçevede değerlendirebiliyorum. Yani kısacası 1 kitap değil 3 kitap almış sayılacaksınız bu kitabı alınca :)
Hayvan Çiftliği kitabı her medeniyetin muhakkak tanıştığı bir yönetiliş biçimine atıfta bulunulan bir kitap olarak günümüze kadar popüleritesini yitirmeden başarıyla ulaşmıştır. Bazı rivayetlere göre kitap bizzat Mussoilini'ye itafen yazılmıştır. Hayvanlar üzerinden gönderme yapma sanatı ilk olarak La Fontaine'den bizlere nakledilmiştir. Fakat bu sanatı bir tık yukarı çekip tamamen siyasal bir hale sokan George Orwell bizlere günümüzde tanıdık olan bir yönetim biçimine sahip bir hayvan çiftliğinden bahsediyor.
Kitabın içeriği hakkında bilgi verip okuma zevkinizi zedelemek istemiyorum. Bu arada kitabın hem çizgi filmi hem de filmi mevcuttur. Çocuklarınızla birlikte izlenebilecek bir formdadır. Sizi bu alegorik dünyanın içine uğurlamak istiyorum. Şimdiden iyi okumalar. Keyifli seyirler..
Hayvan Çiftliği, Stalin dönemi için yazılmış bir kitap olsa da benim için çok daha fazlasını ifade ediyor. Zarar gören, eziyet edilen hayvanlar daha iyi bir yaşam için devrim yapıyorlar. İyi niyetle başlayan bu devrim, zamanla amacından sapıyor ve başlangıçta karşı geldikleri zulmün ta kendisi haline geliyorlar. Sovyet Rusya’nın kapitalist dünyaya verdiği ilk tavizlerden olan ticari ilişkilerin başlatılması da komşu çiftliklerle kereste ticareti ve şehirdekilerle yumurta ticareti olarak eserde yer almaktadır. Bunu sadece Stalin devriyle sınırlandırmamak gerektiğini düşünüyorum. Hukuk kurallarının dejenere edilmesi, cahil grupların kim konuşuyorsa ona inanması, halkın cahil bırakılması, karar alma mekanizmalarının işlevsiz hale getirilmesi, her eleştiri girişimini düşmanla korkutma ve bastırma, liderin zaaf ve ikiyüzlülüğünün taktik olarak nitelendirilmesi, istatistiklerle halkın kandırılması, duruma göre düşmanın değişmesi, “yanılmışız” klasiği ve liderin tanrılaştırılması gibi otoriter rejimlerin kullandığı pek çok yönteme eserde rastlanmaktadır. Siyasi, sosyal, ekonomik vb. insanın olduğu her toplulukta buna benzer örneklerle karşılaşabiliriz. Gücü elde etmek isteyen, bu uğurda her yolu mübah gören insanlar var oldukça Hayvan Çiftliği de popülerliğini koruyacaktır. İyi okumalar dilerim.
Merhaba sevgili yoldaşlar, bu incelememde sizlere George Orwell'in kült eseri sayılan Hayvan Çiftliği'nden bahsedeceğim.
Bu kitapla yeni tanışabilme fırsatı buldum. Bir tavsiyeyle okumaya başladım. Ancak kitabı bitirdiğimde beklentilerimin çok üstünde olduğunu fark ettim.
Hiciv nitelikte olan Hayvan Çiftliği ilk olarak 1945'te yayımlanmıştır. Eser; sahiplerine isyan eden ve hayvanların eşit, özgür ve mutlu olduğu bir toplum oluşturmayı düşünen çiftlik hayvanlarının sıra dışı hikayesini anlatmaktadır. Bununla birlikte hayvanların isyanı ihanete uğrar ve çiftlik hayal edildiğinin aksine önceki kadar kötü bir hâle dönüşür.
Yayımlandığında Stalin döneminin eleştirisi olarak bilinen eser esasen sadece Stalin dönemi için değil, tüm otoriter ve totaliter rejimlere önemli eleştiriler yönetmektedir.
Domuz üzerinden verilen mesaj, bunların insanlara benzemeye çalışması ve son kertede domuzların insanlardan ayırt edilememesi, merhumu muhalifinden insan topluluğu yönetimlerinin de domuzlaşması ve ayırt edilemeyecek hâle gelmesi metaforunu içermektedir.
Aslında tüm insanlar eşittir. Ancak biz koyduğumuz kurallarla ve otoriteye olan sorgusuz sualsiz bağlılığımızla bazı insanları daha eşit bir hâle getiriyoruz. Kitabı bir de bu gözle okumanızı tavsiye ederim.
Popülerliği sonuna kadar hak eden bir kitabın incelemesi.
Roman fabl şeklinde yazılmış.
Kitapta, hayvanlar arasında eşitliği sağlamak amacıyla kurulan bir hayvan çiftliği anlatılıyor. Ancak, zamanla bu çiftlikte de insanların yönetiminde olduğu gibi hiyerarşi bir düzen oluşur. Zamanla, güçlü hayvanlar kendi çıkarları doğrultusunda diğerlerini kontrol etmeye başlarlar ve çiftlik, insanların yönetiminde olduğundan bile daha acımasız bir yer haline gelir.
Orwell kitapta hayvanların insanlar kadar kötü olabileceği gerçeğini yansıtır ve sınıf mücadelesinin insan doğasının bir parçası olduğunu eleştirir.
Bu eleştiri, günümüzde hala geçerli olan politik ve sosyal problemleri ortaya koymuştur.
Bir ideal uğruna sistemi değiştiren ve kendi emirlerini koyarak eşit bir düzen kurmayı hedefleyen hayvanların, farkında olmadan kendi cehennemlerini yaşamaya mahkum olmalarını anlatan güzel bir eleştiri kitabıydı. Diğer taraftan bakıldığında ise ki beni en çok etkileyen kısım bu olmuştu. Haz ve konfor peşinde koşarak, düşünmeden ve sorgulamadan geçen bir hayatın bizi eleştirdiğimiz şeye nasıl dönüştürdüğünü kitabın sonunda bir kaç çarpıcı cümleyle anlatmış yazar. Kitabı eline alan herkes için büyük bir ders niteliğinde.
Okuyucularına keyifli okumalar,
Kitaplarla kalın.