Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Hayatım - Anton Çehov | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Hayatım Kitap Bilgileri


Yazar: Anton Çehov
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı: 120
Basım Tarihi: 2 Temmuz 2019
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786052958582
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Hayatım Kitap Tanıtımı


Çehov Hayatım’da ait olduğu soylu sınıftan ve alışılmış uğraşlarından gına getirip işçi sınıfına karışmayı seçen genç bir adamın hikâyesini anlatır. “Sermayenin ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları” reddeden Misail Poloznev, rızkını bedensel emek sarf ederek çıkarmaya karar verir. Onun bu “devrimci” hareketi toplumun bütün kesimleri tarafından tepkiyle karşılanır. Hatta yerleşik düzeni sarsan bu cüretkâr adım karşısında en düşük mevkideki işçi bile kendini tehdit altında hissetmektedir. Misail’in evlenip birlikte bir köye yerleştiği, üst tabakadan gelen Maşa da toplumsal sorumluluk ve diğerkâmlıktan uzak bir tavırla, fikirlere ve moda düşünce akımlarına kısa sürelerle hayatını renklendirmek için bağlanmaktadır. Yazar ana karakterinin evliliğindeki çatışmayı toplumsal gerilimlerle iç içe geçirir. Kendi hayatından ve Taganrog’da geçen çocukluğundan izler taşıyan bu eserinde Çehov, Rus toplumunun bütün sınıflarının yozlaşma ve ikiyüzlülüğüne yönelik belki de en sert eleştirisini yöneltmiştir.




Hayatım Kitaptan Alıntılar


1. "İnsanoğlu evrenle kıyaslanınca nasıl da bir hiç kalıyor!"




2. "Bir şeylere üzülüyordum ama tam olarak neye üzüldüğümü bilmiyordum."




3. "" Hiçbir şey iz bırakmadan geçmiyor. ""




4. "Konuşuyor, yemek yiyordu, ancak vücudunda bir yerler çoktan ölmüş gibiydi."




5. "Hiçbir şey iz bırakmadan geçmiyor, buna inanıyorum."




6. "Her kim aşktan korkar ve kaçarsa, o kişi hür değildir."




7. "Sevmek ve sevilmek ne devasa bir mutluluk!"




8. "Eğer ebeveynler bozuk ahlaklı olursa, çocukları ya ayyaş ya da suçlu çıkar!"




9. "Hiçbir şey geçmez!
Hiçbir şeyin iz bırakmadan geçmeyeceğine ve en küçük adımımızın bile bugünkü ve gelecekteki hayatımız açısından önemli olduğuna inanıyorum."




10. "Hiçbir şey iz bırakmadan geçmiyor, buna inanıyorum."




11. "Okumamız, okumamız, okumamız lazım bizim."




12. "Aşk olmasaydı hayat da olmazdı.
Her kim aşktan korkar ve kaçarsa, o kişi hür değildir."




13. "Aile hayatı sadece mutluluk değil, aynı zamanda ıstırap da demek. Bunsuz olmaz."




14. "Uşaklarımıza ahırlarda artık kamçı vurmuyoruz ama köleliğe ustaca şekiller veriyoruz."




15. "Aşk olmasaydı hayat da olmazdı."





Hayatım Kitap İncelemeleri


Anton Çehov’un Hayatım kitabı, kısa sürede okunabilecek, etkileyici ve güçlü mesajlar içeren bir eser. Çehov’un sürükleyici kalemiyle okura sunduğu bu hikaye, bireyin kendini bulma sürecini, topluma karşı duruşunu, ahlaki ve insani değerlerini çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Ana karakter Misail’in yaşadığı zorluklar ve içsel yolculuk sayesinde, kitap okuyucuyu kendi hayatını ve değerlerini sorgulamaya davet ediyor. Sade bir yaşamda mutluluğu ve bireysel özgürlüğü savunan Çehov, bu eserle güçlü bir yaşam dersi veriyor. Hayatım, kesinlikle okumaya değer bir kitap.

Anton Çehov’un Hayatım adlı eseri, bireyin toplumun dayattığı kimliklerden sıyrılma ve kendini bulma mücadelesini derinlemesine işler. Ana karakter Misail, soylu kökenine rağmen işçi olarak çalışmayı seçer; bu tercihi, toplumun kalıplarına karşı duruşunu ve bireysel özgürlüğe ulaşma arzusunu simgeler. Çehov, Misail’in ahlaki duruşunu, içsel dürüstlüğünü ve kendi değerlerine sadık kalma çabasını ön plana çıkararak onurlu bir hayatın zenginlikten daha değerli olduğunu vurgular.

Eserde emek ve sosyal adalet temaları da öne çıkar; Misail, emeğin gerçek mutluluğun kaynağı olduğunu keşfeder. İnsan doğasının çelişkileri, hayal kırıklıkları ve ikiyüzlülük ise karakterin dünyaya bakışını şekillendirir. Ayrıca, Misail’in ilişkilerde dahi bağımsızlık arayışı, özgürlük arzusunu sürdürmesini sağlar. Geleneksel değerlerle modern yaşam arasındaki çatışma ise karakterin içsel çatışmalarını besler.




Çehov en sevdiğim yazarlar arasında yer alır ve her kitabını hayranlıkla okumuşumdur. Çehov'un bugüne kadar okuduğum kitapları çok akıcıydı fakat bu kitap için aynısını söyleyemeyeceğim. Sanırım tiyatrolarını daha çok sevdim. Bana göre kitabı özetleyen ve günümüzün belki de farkında olmadığımız, çağımızın en büyük sorununu dile getiren alıntısıyla başlamak isterim.

"Bu hayattaki bütün kötülükler bana kalırsa aylaklıktan, can sıkıntısından, manevi boşluktan geliyor. Bütün bunlar başkalarının sırtından geçinmeye alıştığın zaman kaçınılmaz oluyor."

Kitapta genel olarak bu konu üzerinde duruluyor. Misail Polonozev adlı kişi soylu bir aileden gelir ve babası tarafından sürekli ailelerinin layık olduğu güzel bir işte çalışması konusunda ihtarlar alır. Fakat Misail bunun aksine gerçek emek vererek bedensel işlerin daha önemli olduğunu söyler ve kendince emek sarf ettiği işlerde çalışır. Kitabı okurken babası mı yoksa Misail mi haklı diye sorguladım sürekli. Bana göre bu bakış açısına bağlı biraz. İstersen bedensel olarak istersen de yerinde oturarak çalış her iki tarafta da emek olduğu kanaatindeyim ve Misailin bu konuyu biraz abarttığını düşünüyorum. Genel olarak okunmaya değer bir eser herkesin kendince çıkaracağı önemli mesajlar barındıran bir kitap.
Sevgiyle kalın.




Bir gün okursanız, Çehov'la sanki meydanı, bulvarları sokak aralarını, pazar yerini, caddeleri gün boyunca bütün bir şehri doyasıya sohbet ederek birlikte gezmişsiniz gibi güçlü bir duygu kaplayabilir içinizi. Çehov Hayatım’da ait olduğu soylu sınıftan ve alışılmış uğraşlarından gına getirip işçi sınıfına karışmayı seçen genç bir adamın hikâyesini anlatır. “Sermayenin ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları” reddeden Misail Poloznev, rızkını bedensel emek sarf ederek çıkarmaya karar verir. Onun bu “devrimci” hareketi toplumun bütün kesimleri tarafından tepkiyle karşılanır. Hatta yerleşik düzeni sarsan bu cüretkâr adım karşısında en düşük mevkideki işçi bile kendini tehdit altında hissetmektedir. Misail’in evlenip birlikte bir köye yerleştiği, üst tabakadan gelen Maşa da toplumsal sorumluluk ve diğerkâmlıktan uzak bir tavırla, fikirlere ve moda düşünce akımlarına kısa sürelerle hayatını renklendirmek için bağlanmaktadır. Yazar Hayatım ‘da ana karakterinin evliliğindeki çatışmayı toplumsal gerilimlerle iç içe geçirir. Kendi hayatından ve çocukluğundan izler taşıyan bu eserinde Çehov, Rus toplumunun bütün sınıflarının yozlaşma ve ikiyüzlülüğüne yönelik belki de en sert eleştirisini yöneltmiştir.

Zihninizde buruk bir lezzet bırakacak olan bu eseri tek solukta bitirebilirsiniz. Statü farkının toplum üzerindeki acımasız etkilerini okucağınız bu romanda, tercihleri sebebiyle dramatikleştirilmeye itilen bir yaşam öyküsüyle yüzleşeceksiniz... Keyifli okumalar diliyorum.




Selam! Bugün sizi 1890’lı yılların Rusya’sına götürüyorum #kitapincelemesi

Konusu; Misail Poloznev, soylu bir aileye mensuptur. Ancak kendisi bu eğitimin, bilginin sağladığı ayrıcalıkları reddeder ve bir direniş başlatır. Bu zamanda babası ona resmen siler ve Misail için yeni bir dönem başlar. Zihin gücüyle değil, fiziksel güçle yapılan işlere yönelir. Babası kentin tek mimarı olduğundan herkesçe tanınır ve Misail’in böyle “zavallı” işlere düşecek durumda olması yine herkesçe ayıplanır. Boyacılık yapmaya yine de devam eder. Kardeşi Kleopatra bile onu gizli saklı ziyaret eder hale gelir çünkü soylu bir beyin böyle davranmaması gerekiyor, bu tür işleri daha aşağı olan sınıfa bırakması gerekiyordur. Misail bu sırada üst tabakadan mühendis Doljikov’un kızı Maria’yla yakınlaşır ve gel git zaman evlenirler. Maria, soylu fakat öyle davranmayan bir adamı koşulsuz şartsız sonsuza kadar hayatında tutacak mıdır?

Çehov’un üst tabakayı eleştirdiği yine nadide eserlerdendi. Kitap 112 sayfa, anlattığı olay kendisinden daha uzun. Aslında anafikri çok net ama gereksiz uzatılmış (bunu da o zamanlarda sayfa başına para almalarına bağlıyorum? ) Kleopatra’nın yaşadıklarına üzüldüm. Kitabı okuyacak olanlar olur diye anlatmıyorum fakat mezarlık kısmı beni çok üzdü Son olarak, o dönemlere gitmek hoş oldu. 1-2 saatte bitirebileceğiniz güzel bir kitap.

Keyifli okumalar




Bu aralar Anton Çehov okumaları yapıyordum ve şuana kadar okuduklarım arasında en beğendiğim bu diyebilirim Çünkü bu kitap sadece ebedi bir niteliğe sahip değil bundan ayrı bir toplumsal eleştiri de sayılmalı. Hem olay hem de verilen mesaj gayet açık Karakter tahlilleri ise kitabın içindeki olay örgüsü ve verilen iletiye uygun dizayn edilmiş vaziyette. Sayfalar ilerledikçe kendinizi hem 19.yüzyıl sonlarında hem de günümüz toplumunda sanıyor olabilirsiniz çünkü hem o döneme hem de bu döneme dair izler barındırıyor. Yaptığı toplumsal eleştiri ve bir karakter üzerinden verilmek istenen eleştiri bence zamanın ötesinde bir boyutta ve zamanı aşmış vaziyette. Ben kitabı bütün bu yorumlar doğrultusunda özelikle başarılı buldum.

Okurken her karakterle kendinizi özdeşleştiriyorsunuz bence. Özdeşleştirmeseniz bile okurken anlıyorsunuz çünkü karakterler güzel tanıtılmış ve yerinde bir portre çizilmiş bence.

Kitabı tek günde bitirdim ve bitirince üzerine düşündüğüm kitaplardan oldu açıkçası öyle diyeyim. Uzun süre sonra kitabı bitirdikten sonra şöyle bi başımı kaldırıp önüme baktığım kitaplardan ilki bu oldu diyebilirim.

Kitap hakkında çok bir tarihsel bilgim yok Çehov’u da çok tanıyorum diyemem ama daha detaylı araştıracağım. Çünkü kitabın yarı otobiyografik bir yönü de varmış

Bence okuyun eğer Çehov okuyorsanız pişman olmazsınız.

(UFAK NOT: Bazı sayfalarda çok fazla betimlemelere takılmazsanız daha keyif alırsınız büyük resme odaklanın derim yani :) )






Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: