Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Hayat Hanım - Ahmet Altan | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Hayat Hanım Kitap Bilgileri


Yazar: Ahmet Altan
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı: 220
Basım Tarihi: 19 Kasım 2021
İlk Yayın Tarihi: 19 Kasım 2021
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051856872
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe


Hayat Hanım Kitap Tanıtımı


“İstediği her şeyi büyük bir tutkuyla istiyordu: Bir lambayı, oynak bir şarkıyla dans etmeyi, beni, bir şeftaliyi, sevişmeyi, lezzetli bir yemeği... Ama tutkuyla istediği her şeyden o tutku kadar güçlü bir aldırmazlıkla vazgeçebileceğini de hissediyordum. Her şeyi isteme hakkına, her şeyden vazgeçme gücüne sahipmiş gibi davranıyordu. Sanırım isteklerindeki doğal sınırsızlık, vazgeçebileceğine olan büyük inancından kaynaklanıyordu. Vazgeçebileceğine olan inancını kaybettiğinde istemekten de vazgeçecekti.”

Ahmet Altan’ın “O benim sevdiğim kadın” dediği Hayat Hanım hapishanede doğdu ve şimdiden edebiyat tarihinin unutulmaz karakterleri arasına girmeye aday.

Avrupalı eleştirmenlerin büyük övgüsünü toplayan, 2021 Femina Yabancı Roman Ödülü ile 2021 Transfuge En İyi Avrupa Romanı Ödülü’nü kazanan Hayat Hanım, sizi bu olağanüstü kadınla tanıştırmakla kalmayacak, her şeyin çürüdüğü bir toplumda hayata tutunmaya çalışan insanların mücadelesine de ortak edecek.

Herkesin lunaparklardaki atış poligonlarında duran kukla hedefler gibi bir vuruşla devrilip kaybolma ihtimaliyle yaşadığı günlerde, aşkın dönüştürücü gücüne yeniden inanacaksınız.




Hayat Hanım Kitaptan Alıntılar


1. "Ben insanları anlayamıyorum , aklım buna yetmiyor."




2. "En tatlı kadında bile acı bir tat vardır."




3. "“Hepimiz bir gün kendi kara deliklerimizde kayboluyoruz.""




4. "İnsanların hayatları bir gecede değişiyordu."




5. "“Tutkuyla istediği her şeyden o tutku kadar güçlü bir aldırmazlıkla vazgeçebileceğini de hissediyordum.”"




6. "Bazen bir insan sesi duymayı, bir insanla konuşmayı özlüyordum, ama kimseyle çok fazla konuşmaya tahammül edemiyordum, gene kendi içime çekilmek istiyordum."




7. "Onu özlüyordum. O bana aldırmıyordu, ben onsuz yaşayamıyordum. Bu nasıl olmuştu?"




8. "Bir insanın, zihnimde bu kadar geniş bir yeri kaplayabilmesini anlamak çok zor"




9. "İnsanların hayatları bir gecede değişiyordu."




10. "İnsanlığın geçmiş hikayeleri, bugünün dertlerini tedavi etmek için iyi bir ilaçtı."




11. "Hayat tesadüflerle başlayıp tesadüflerle devam eder."




12. "… hepimiz bir gün kendi kara deliklerimizde kayboluyoruz."




13. "Çok çabuk değişiyordu duygularım. Büyük bir sarsıntıyla temeli çatlamış bir binayı andırdığımı hissediyordum, binanın içindeki hiçbir şey sağlam ve güvenilir değildi artık. İçimdeki çatırtıları duyuyordum."




14. ""Para varken para var gibi yaşanır, para yokken de para yok gibi yaşanır. Para yokken var gibi yaşamak nasıl budalacaysa varken de yok gibi yaşamak budalacadır.""




15. "Ben ne zaman, ilk rüzgârda kırılıp yıkılacak bir dut ağacı gibi içten içe çürüyüp güçsüzleşmiştim?"





Hayat Hanım Kitap İncelemeleri


Doğmak, ölmek, aşık olmak, ihanet etmek, ayrılmak, özlemek, üzülmek... Evet bunlar hayatımızda yaşadığımız klişelerdir... Duyguları inkar etmek, duyguların zaafları, korku, yaşanan yoksulluk, zamanın geçmesi, haksızlık... Bunlar da... Oysa ne zaman ve nerde doğmuş olduğun, ne zaman öleceğin, kime aşık olacağın, kime ihanet edip, kiminle ayrılacağın, kimi özleyeceğin, neye üzüleceğin, neden-ne zaman korkacağın, zengin ya da yoksul olup olmayacağın vs... bunlar ise tesadüf... Peki böyle klişe şeylerle, tesadüflerle geçen zamandan geriye ne kalıyor?.. Tabi ki içimizde yaşadığımız kendi tarihimiz... Romanda 3 kahraman var arkadaşlar: fazıl, iflastan sonra kalp krizi geçiren babasını kaybeden yakışıklı (ben öyle gözümde canlandırdım) bir edebiyat bölümü öğrencisi... sıla, nedensiz bir sebeple babasının tüm şirketlerine el konulmasıyla maddi sıkıntı yaşayan, fazıl gibi edebiyat bölümü okuyan genç ve güzel bir kız... (nur)hayat hanım, hala kim olduğunu ve hayatını öğrenemediğim ama hayatın tüm acı ve tatlı gerçeklerini; yoksulluğu, ölümü, kederi, çaresizliği, zenginliği, yaşama sevincini ve mutluluğu yaşayan, olgun ama bir o kadar da çılgın bir kadın... evet tesadüf; bunların bir televizyon çekiminde figüranlık yaptıkları bir akşam vakti tanışmaları ve hayatlarını tamamen farkında olmadan birbirlerine bağlı olarak yaşamaları... Sonu beklemekle trajik bitse de şahane bir roman... Siz de okuyun isterim... İyi hafta sonları...




Hayat Hanım
Ahmet Altan
Bir insanı tanımak için onun hayallerini bilmelisiniz
Kadınlar nerelerini açacaklarını bilirler
Kadınlar nasıl doğarsa doğsun sarışın ölürler. Koyu renk saç kırışıklıkları gösterir çünkü
Para varken var gibi yaşanır yokken yok gibi, para varken yok gibi yaşamak aptalca, yokken var gibi yaşamak da aptalca
Roma imparatorluğu askerlerin değil mühendislerin eseridir. Her yerden su getirmişler. Ters sifon yöntemi ile suları dağlardan yukarı çıkarmışlar
Jül Sezar Pompeius’u nasıl yendi ? Pompeius’un süvarilari Sezar’ın mızrakçıları vardı. Süvariler gençti. Sezar mızrakçılarına süvarilerin yüzlerine nişan almalarını söyledi ve kazandı.
Parasızlığa alışmak kolay ama yoksulluğa alışmak zor
Bize alınan ilk pahalı oyuncakla kibir tenimize kazındı
Dünya kötü biz ne yapabiliriz ki ? Ne yapacağını düşünerek başlayabilirsin bir şey yapmaya
İyi kitabın ilk özelliği sonuna kadar okunabilmesidir.
Tapuklu terlik. Zengin kadın evinde topuklu terlik giyerdi. O gelmeden geleceğini herkes anlardı. Evinde her şey yolundaydı. Bileği sakatlanınca düz terlik giymeye başladı. Artık kimse geldiğini anlamıyordu. Artık evinde olan bütün kçtülükleri duyabiliyordu. Tekrar topuklu giymeye başladı ve her şey eskisi gibi oldu.
Tolstoy, 7 yaşındaki oğlu ölünce “ölüm yok” diye bağırarak dolaştı kırlarda.
İyi bir şey yapman için gören birinin olması şart mı ?




Ahmet Altan’ın okuduğum dördüncü kitabıydı Hayat Hanım. Bir solukta bitiriverdim. Ne yalan söyleyeyim. Aldatmak, Son Oyun ve En Uzun Gece kitapları çok etkilememişti beni. Aldatmak belki biraz. Ama Hayat Hanım öyle mi? Bence Ahmet Altan’ın en iyi romanı Hayat Hanım. Ben bir yargıç olarak Temmuz 2016’da zindana atılmıştım. Ahmet Altan’da kardeşi Mehmet Altan’la birlikte “subliminal” mesaj! suçlamasıyla benden iki ay sonra Eylül 2016’da zindana atılmıştı. Bu süreçte yargı maalesef “irtibat”, “iltisak” , “subliminal” gibi belki ancak sosyolojinin ve hatta psikolojinin alanına giren kavramları kriminolojiye (suç bilimi) sokuverdi. Ceza hukuku böyle şeyleri kaldırmazdı. Lakin kimin umarındaydı. Müebbet hapse mahkum edildi. Yargıtay cezasını 12 yıla indirdi ve AİHM hak ihlali kararı verince de Yargıtay bu kararı da bozdu. Ben 555 gün zindan sonrası beraat etmiştim. Ahmet Altan dört yıldan fazla zindandan sonra tutuksuz yargılanıyor. Hayat Hanım işte zindanda yazılmış bir romandı. Türkçe yazılmıştı. Ama Nazım Hikmet’in “şiirlerim otuz kırk dilde yazılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak” dediği gibi Türkiye’de Türkçe basılamadı önce. İngilizce yayımlandı bildiğim kadarıyla. Ve Avrupa 2021 roman ödülünü aldı. Acaba Avrupa biraz bu mağduriyetler dolayısıyla kayırdı mı bu romanı dedim biran. Ama kitabı okuyunca kesinlikle hakettiğini anladım. Roman gibi romandı. Duru, saf, dokunaklı ve gerçek.




Romanı severek bir çırpıda okudum. Düz gelişen bir roman, yani geriye dönüşler, farklı bakış açısından anlatım, falan yok! İyi durumdaki bir ailenin yoksullaşması ile universitede öğrenciliğini sürdürmeye çalışan Fazıl'ın iki farklı kadın ile yaşadığı aşk hikayesi.

Kadınlardan biri Hayat Hanım, yaşı geçkin, ama hala güzelliğini koruyan, olgun ve dolgun, şen şakrak, edebiyattan anlamayan, okumayan ama televizyon belgeselleri ile genel bilgisini tamamlayan, hayat dersi aldığı belli olan, içmesini de sevişmesini de bilen, ilişkilerinde bağımsız bir kadın. Hangi yüksek okul öğrencisi genç adam böyle bir kadın ile cinselliği tanımak istemedi! Ahmet Altan öğrencilerin hayalindeki kadını bize armağan ediyor!

İkinci kadın (Sıla) ise Fazıl gibi aynı kitapları okuyan benzer konularla ilgili, aynı sosyal konumda benzer sorunlarla karşı karşıya... Bu kadın da cinsel olarak açık ve özgür, bağımsız. Hani biraz aşk gibi ama onun ötesinde daha çok kader birliği arayan iki insanın ilişkisi!
Bu iki aşk mı desem cinsel birliktelik mi her ne ise beni öğrencilik yıllarımın hayali kadınlarına götürdü....

Romanda yüksekokul prof.larının edebiyat kuramına ilişkin düşünceleri, Ahmet Altan'ın edebiyat eleştirisine ilişkin düşünceleri olsa gerek, ilginç. Ayrıca roman son yıllarda Türkiye'de politik değişimin sosyal yaşama etkileri, özellikle adaletsizlik, polis devletinin baskısını özellikle dile getiriliyor.

Her iki kadınla karşılaştığı yer de oldukça ilginç! Pavyon tv nin çekim seti.... Yani bunu akıl etmek de gerek :)




Sahaftan aldığım ve 2 ödüllü olduğunu görünce bu kitaba başlamalıyım diye düşündüğüm bu kitapla alakalı bir şeyler yazmak istiyorum. Öncelikle sevdiğim güzel bir kitap oldu.

Yazarla tanışma kitabımdı ve diğer kitaplarını da almak istiyorum. Dili çok yalın ve anlaşılırdı.

Konusu=
Fazıl ın hayatı bir günde altüst oldu. Babasının ölümüyle annesiyle bir başına kalan her şeyini kaybeden Fazıl Edebiyat okumak için İstanbul'a geliyor. Burada bir yerde part time figüranlık yaparak geçimini sağlarken Hayat Hanım la tanışıyor. Sıla da onun edebiyat bölümünden tanıştığı benzer yaşamında olaylar yaşamış biri. Hayat Hanım la birlikteliği devam ederken Sıla ile de birlikteliği oluyor. Arada siyasal olaylar oluyor ve en son da Sıla Kanada ya gitmeye karar veriyor. Fazıl da gitmek ve kalmak arasında düşünürken Hayat Hanım onun hayatından bir mektupla çıkıyor. Şu ana kadar yaşadıkları her şey gözünün önünden geçen Fazıl ise en sonunda Kanada ya gidiyor.

Son sayfalarda anlatılanlar, söylenemeyen sözler, yarım kalan konuşmalar hakkında bir düşündürdü beni. Kısaca hayatta bir şeyleri ertelememek hemen anında aktarmak önemli diye düşündürdü. Ertelemeye meyilli bir yapım olduğu için belki de bu yönü kitabın küçük bir sorgulama yaşattı belki de bana.

Yazarın diğer kitaplarını okuyacağım. Okumanızı tavsiye edeceğim beni Reading Slump tan çıkaran sevdiğim bir kitap oldu.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: