
Hangi Atatürk Kitap Tanıtımı
"Mustafa Kemal'in gözünde, eylemin 'meşruluğu' demek, halkça onalanmış olması demektir. Yoksa Kongreleri, Büyük Millet Meclisi'ni anlamak ve açıklamak mümkün olamazdı. Şu sözlerini bir de: '... Bir devreye yetiştik ki, onda her iş meşru olmalıdır.
Millet işleri de ancak milli kararlara dayanmakla, milletin genel duygularına tercüman olmakla gerçekleşir.' Siz Osmanlı ülkesinde, 'milli kararlara dayanmak', 'meşruluğu' bunda aramak ne demektir bilirmi misiniz? Padişahı ve Halifeyi silmek, hiçe saymak demektir! Mustafa Kemal, Amasya Tamimi'nden itibaren, Osmanlı meşruluğunu reddetmiş, tarihsel meşruluğu önemsemiştir. Buysa 'ihtilâl'in ta kendisidir."
-Attilâ İlhan-
(Tanıtım Bülteninden)

Hangi Atatürk Kitaptan Alıntılar
1. "Atatürkçülük dendi mi, herkes aslan kesiliyor ama, Mustafa Kemal’in ekonomik bağımsızlık, sanayileşme, bağımsızlık ve özgürlük konularında söylemiş oldukları kimsenin kafasını kurcalamıyor."
2. "“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir.”"
3. ""Soğuk savaş espirisinden kurtulamamış olanlar 'milliyetçiliği' komünizme karşı olmak sanıyorlardı, iyi-kötü solcu geçinen bazı zevat ise 'milliyetçiliğe' karşı çıkmayı ilericilik."
s.88]
Atilla İlhan, Hangi Atatürk"
4. "Mustafa Kemal Paşa demokratik bir devrimin lideridir."
5. "Beni görmek demek,mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir.
Mustafa Kemal
11Ağustos 1929"
6. ""Uyuyacak mıyız? Yoksa daha Cumhuriyet'in ilk yıllarında işaret edilmiş bu zorunlu hedeflere ulaşıp bağımsızlığı ve özgürlüğü bize bırakabilmek için canlarını vermiş olanlara nihayet layık olacak mıyız?""
7. "Devrim, akıl almaz bir tutkuyla engel gördüğü her şeyi ezip geçer."
8. "Cumhuriyet ilk nesillerini ısrarlı bir 'güven aşılama' kampanyasıyla yetiştirmiştir. Sonraları çoğumuzun alay ettiği ‘Bir Türk dünyaya bedeldir’, ''Türk öğün, çalış, güven'' vs. gibi sloganlar, Mustafa Kemal tarafından bilinçli olarak ortaya atılıyor, bununla, yüzyıllardır birbirini izleyen sürekli yenilgilerin bunalttığı Türk insanının başını dik tutmasını öğrenmesi amaçlanıyordu. Çünkü Mustafa Kemal Paşa bir şeyi iyi anlamıştı: Bağımsızlıkla bir ulusun kendine güveni arasındaki ilişkiyi. Kendilerine güvenemeyen uluslar, öteki ulusların oyuncağı oluyorlardı."
9. "..Aslında kültürel alanda Atatürkçülük, ne İslâm düşmanlığı ne de Batı hayranlığıdır."
10. "Hem ümmet olarak kalmak, hem de çağdaşlaşmak hiçbir yerde gerçekleşmemiştir ki, Türkiye’de gerçekleşsin. Elbette uluslaşacaktık, uluslaştık, uluslaşıyoruz. Bu Mustafa Kemal demektir. Ama hepsi değil. Türk ulusu, ulusluğunu saldırgan emperyalist sisteme karşı savaşarak elde etmiştir."
11. "Asıl Atatürk devrimi, ne şapka giymiş olmamızdadır; ne Latin harfleriyle yazmamızda; hani o Büyük Millet Meclisi’nin duvarında koskocaman yazılı olan söz vardır ya, ondadır işte: “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusundur.”"
12. "“Hakikati konuşmaktan korkmayınız.”"
13. ""Ne mutlu Türk 'üm diyene!""
14. "Mustafa Kemal demokratik bir devrimin lideridir, zaferden sonra on yıl gibi kısa bir süre yaşar ve ölür..."
15. ""Biz Türk'üz, tam manasıyla Türk'üz.""

Hangi Atatürk Kitap İncelemeleri
Aslında kitap adıyla dahi sizi vurmayı başarıyor. Herkes Atatürkçü olduğunu iddia ediyor fakat gerçekten öyle mi? Atatürk'ün görüşlerini düstur edinebilmiş miyiz acaba? Onu gerçekten anlayabilmiş miyiz, yoksa sadece lafta mı kalmış? Atatürk aslında bunu öyle güzel özetlemiştir ki hemen hatırlayalım:
''Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir.''
Mustafa Kemal Atatürk, 11 Ağustos 1929'da bu meşhur sözünü söylemiştir. Biz gerçekten onun fikirlerini ve duygularını anladık mı, hissedebildik mi? Önemli olan bu noktadır. İşte bu kitap Atatürk'ü anlamak, Kemalizm ve Atatürkçülük kavramlarını sağlam bir zemine oturtmak için bir rehber niteliğindedir.
Kitap Attilâ İlhan'ın 70'li yılların sonuna doğru yazmış olduğu yazılarından oluşuyor. Deneme türünde olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yazıları okudukça İlhan'ın, deneme yazmaktan ziyade eleştiri yaptığı görülür. Özellikle İnönü'ye yönelik eleştirileri dikkat çekicidir.
İlhan'ın görüşleri oldukça dikkate değer. Cesurca eleştirmiş, Atatürk'ü tahrif etmek (bozmak, değiştirmek) isteyenlere kalemini bir kılıç gibi sallamış ve doğruları örneklerle, kanıtlarla ve bilhassa önemli alıntılarla beraber yazmış. Ayrıca yazılarında Mîr Said Sultan Galiyev'in üzerinde de sıklıkla durmuştur. Galiyev'le ilgili daha detaylı bilgiler edinmek isteyenler için Sırat köprüsü: Sultan Galiyev ve Halit Kakınç'ın Sultangaliyev adlı kitaplarını tavsiye ederim.