Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Kitap Bilgileri
Yazar: Irvin D. Yalom
Tahmini Okuma Süresi: 7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı: 256
Basım Tarihi: Eylül 2017
İlk Yayın Tarihi: 1 Haziran 2008
Yayınevi: Pegasus Yayınları
ISBN: 9786052993088
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Kitap Tanıtımı
“Güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.”
Ölüm korkusu insanları hayvanlardan ayıran şeydir; her din, her kültür bu korkuyu yatıştırmaya çalışmaktadır. Yalom, yaşadığımız anksiyetelerin çoğunun özünde ölüm korkusunun yattığını söylüyor. Bunu anlamamız ise genellikle bir “uyanma deneyimi” sayesinde gerçekleşir: bir rüya, yakınını kaybetme, hastalık, travma, yaşlanma…
Kendi ölümlülüğümüzle yüzleşince önceliklerimizi yeniden belirler, sevdiklerimizle daha derinden iletişime geçer, hayatın güzelliklerini daha çok takdir edip kendimizi gerçekleştirmek için gerekli riskleri almaya daha istekli oluruz.
Irvin Yalom, “Ben de herkes gibi ölümden korkarım… Bir türlü kurtulamadığımız karanlık gölgemizdir o bizim,” diyor. Ancak bu eserinde ölümle yüzleşen hastalarının çoğunun hayatlarını nasıl değiştirdiğini ve zenginleştirdiğini, onlar için gerçekten önemli olan kararları nasıl verdiklerini mercek altına alıyor. Yalom kitabı için, “Karamsar bir kitap değil bu… daha çok her anın ne kadar değerli olduğunun bilinmesini umuyorum,” diyerek, ele aldığı konunun önemini vurguluyor.
“Yalom terapist koltuğunun Şehrazad’ı. Eserleri tek kelimeyle muhteşem.”
Laura Miller, New York Times
“Irvin Yalom bizi çevreleyen şeytanlar hakkında bir melek gibi yazıyor.”
Rollo May
“Güneşe Bakmak, ne bir ders kitabı ne de sıradan bir kişisel gelişim kitabı. Felsefi olduğu su götürmez ancak kesinlikle sıkıcı değil. Her bölümü hastalarının anekdotlarıyla dolu.”
Washington Post
“Peki, ölüm dehşetine karşı ne yapabiliriz? Yalom’un sunduğu tedavi başkalarıyla gerçek bağlar kurmayı, gerçekten yaşadığını hissetmeyi ve başkalarının hayatlarında olumlu etkiler yaratmayı içeriyor. Bu bariz görünen amaçlara ulaşmak elbette kolay değil: Hangi düşünen ve hisseden insan hayatını pişmanlık duymadan yaşayabilir ki?”
San Francisco Chronicle
“Irvin Yalom, güzel ve cesur bir kitap yazmış. Ölümle yüzleştiği kadar teskin edici bir kitap. Yalom, hepimizin yüzleşmesi gereken bir paradoksu anlamamıza yardımcı oluyor: Fiziksel ölüm bizi yok eder ancak öleceğimizi bilmek bizi kurtarır.”
George Valliant, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Yetişkin Gelişimi Bölümü Başkanı
(Tanıtım Bülteninden)
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Kitaptan Alıntılar
1. "Hayatımızın doruk noktasına ulaşıp önümüzdeki yola bakarken yolun artık yukarı doğru değil, aşağı doğru gittiğini farkederiz."
2. ""Her şey silinip gider.""
3. "Ne zaman ölümle ilgili bir kitap okusam, özellikle bir çocuğun ölümüyle ilgili, boğulur gibi oluyorum."
4. "Hayat ne kadar yaşanmamışsa ölümden o kadar korkarsınız. Nietzsche iki kısa sözde bu fikri etkileyici bir sekilde ifade ediyor: " Hayatınızı mükemmel hale getirin ve doğru zamanda ölün""
5. "Yok oluş her geçen gün yaklaşıyor
Geride iz bırakmaya çalışıyorum
Bir anlamı olacak
Anı yaşayarak
Yapabileceğim en iyi şey
Ama ölüm hemen altında
Bir çocuk battaniyesi gibi
Rahatlığına sığındığım
O koruyucu sahte görüntünün
Bu battaniye korumuyor
Gecenin sessizliğinde
Dehşet geri döndüğünde
Daha fazla benlik olmayacak
Nefes almak için
Yanlışı düzeltmek için
Tatlı üzüntüyü hissetmek için
Ama dayanılmaz kayıp
Farkında olmadan geliyor"
6. "Bir cenaze arabası geçerken hiç düşündün mü,
Sırada senin olabileceğini?"
7. "Schopenhauer şöyle diyor: "Endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır…
Bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.""
8. ""Acı orada duruyor;üzerine bir kapı kapadığında başka bir yerden çıkmaya çalışıyor.""
9. "Zenginlik deniz suyu gibidir: İçtikçe susuzluğumuz artar. Sonunda biz mallara değil, onlar bize sahip olur."
10. "Kâinatın büyüklüğü karşısında hepimiz birer noktacık, bir kum tanesi gibiyiz. Pascal'ın on yedinci yüzyılda dediği gibi, "sınırsız uzayın ebedi sessizliği beni dehşete düşürüyor.""
11. "... Zenginlik deniz suyu gibidir:İçtikçe susuzluğumuz artar. Sonunda biz mallara değil,onlar bize sahip olur..."
12. "Başkalarının hayatında bilerek ya da bilmeyerek önemli olduğunu öğrenince kim mutlu olmaz ki?"
13. ""Beni öldürmeyen şey güçlendirir.'"
14. ""Endişelerimizin ve kaygılarımızın yarısı başkalarının bizim hakkımızda düşündüklerinden kaynaklanır…
Bu dikeni tenimizden çıkarmalıyız.""
15. "'‘Yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.’'"
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek Kitap İncelemeleri
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek son zamanlarda ölüme dair okuduğum kitaplar arasında en başarılı olanlardan biriydi.
Eserde ölüme dair düşünceler, ölüm duygusuna kapılan insanlarla yapılan terapiler ve o terapilerde yaşananlar ele alınmış. Biraz Freudvari bir anlatım bulduğumu ifade edebilirim. Eserde alt başlıkların kullanılması eseri daha anlaşılır kılmış. En önemlisi karamsar bir bakış açısıyla bakmıyor esere, insanı bu korkuya sürükleyen nedenlerin neler olduğu, bu korkunun kimlerde ve nasıl görülebileceği, korkuyu yenmede nelerin ve kimlerin etkili olabileceği danışanlar üzerinden uygulamalı olarak anlatılmış. Bu anlatım sürecinde konuyla ilgili farklı düşünürlerin görüşlerinden de yararlanılmış.
Yalom herkesin anlayabileceği bir eser meydana getirmiş. Ölüme dair okumak isteyenler için kaynaklık edebilir.
"Bilge olmak için kilerinizde havlayan köpekleri dinlemeyi öğrenmeniz gerekir."
"Ben insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değil."
"Yaşlandıkça geçmişin her zamankinden daha fazla benimle birlikte olduğunu görüyorum."
"Yalnızlık ölüm acısını büyük ölçüde artırır."
"Ölmek hayatın yalnız yapılan tek olayıdır."
"Her seçim bir vazgeçiştir."
Beğendiğim diğer alıntıları okuma sürecimde profilimde paylaştım. Merakla okunması temennisiyle...
Yalom'un, klasik freudyen çözümleme ve felsefi bakış açısını basit bir dile indirgeyerek yazmış olduğu bir başka güzel kitabı.
Ölüm hakkında düşüncelerinin yanında tedavi süreçlerinde hastalarının ölüm korkusu ve bu korkuya bağlı olarak gelişen duygu durum bozukluklarını ele almakta. Ölüm kavramının, öleceğinin farkında olan tek canlı türü olarak bizlerin üzerinde ne gibi yansımaları olduğunu ve düşünce yapımızı nasıl etkilediğini çok sade bir şekilde açıklamış. Bu korku ve buna dayalı ortaya çıkan rahatsızlıkları, düşünceleri yenmek için bir çok düşünürün sözlerine de yer vererek sorunun çözümüne odaklanmış bir akış sahip kitaba. Özellikle Nietzsche'nin bu noktadaki toparlayıcı ve yardımcı etkisinin altını çizmem gerekiyor.
Aslında ölmek eyleminden çok, sonrası hakkındaki müthiş belirsizlik korkutuyor insanı. Sırf bu yüzden ötürü bir cevap ortaya koyabilmek için dinleri ortaya çıkarmış olabilir insanlık. Keza ilkel kabilelerin totemlerinden modern toplumların tabularına kadar bir çok yansıması var bu korku kökenli hareketin... Bu noktada kitabın adı da bir mesaj vermekte bizlere. Güneşin göz kamaştıran ve baktıkça sizi bir süreliğine körleştirircesine, anlamsız ve boşluk gibi bir noktada tutmaktadır. Yalom da ölümü bu etkiyle tasvir etmektedir aslında. Hani, ''orada bir ışık gördüm, biri bana gel gel dedi.'' iddiası gibi düşünmeyin bunu. Ölüm sadece bir oluş halidir. Keyifli okumalar.
Herkese selamlar
'un kaleminden; "
"
Ölüm yaşamsal bir gerçeklik ve tüm canlıların ortak sonudur.
ölüm korkusu ile ilgili iradesi zor ikilemlerden, dini inançlardan uzak duran dünyevi, varoluşçu dünya bakış açısına dayanan bir kitap olarak ele almıştır. Yalom, yaşadığımız anksiyetelerin çoğunun özünde ölüm korkusunu yaptığını söylüyor. Bunu anlamamız ise genellikle bir " uyanma deneyimi" sayesinde gerçekleşir. Bir rüya, yakınını kaybetme, hastalık, travma, yaşlanma gibi...
Ölüme karşı tutumlarımız içinde bulunduğumuz kültüre, inançlarımıza ve bireysel farklılıklarımıza bağlı olarak çeşitlilik gösterir.
Yapılan araştırmalar ölümü ve beraberinde getireceği duyguları istememe, reddetme halinin, kişide yaşamsal birtakım faaliyetlerden kaçınmasına yol açabileceği gibi ölüm hakkında yoğun bir kaygı ve kaçınma yaratarak bireylerdeki psikolojik sağlamlığı da zayıflatabileceği yönündedir.
İbn Miskeveyh, ölümden korkmanın temelinde bilgisizlik olduğunu belirtir. Nimetlerle dolu ebedî bir hayatın bu dünyadaki erdemli hayattan geçtiğini ifade ile kötü olanın ölüm değil, ona karşı duyulan korku olduğunu belirtir. Ölümden korkan, onun anlamını ve kendi özünü bilmeyen kimsedir.
Dolayısıyla yaşlı-genç demeden insan her an ölümü bilincinde olmalı, dünyada dünya için değil, ölüm ötesi hayat için yaşadığımızı unutmamalıdır.
Yalom'un bu eseri için karamsar bir kitap diyemeyiz daha çok her anın ne kadar değerli olduğunu bilinmesine farkına vardıracak bir eser.
Kitapla kalın...
Öncelikle psikolojiye ilgi duyuyorsanız (yani mesleğiniz bu yönde olmasa dahi) severek, merakla, heyecanlanla, ilgiyle okuyabileceğiniz, başucu kitabım diyebileceğiniz kitaplar (ve yazar) arıyorsanız bu kesinlikle Irvin Yalom ve kitapları olmalı. (Her yönden kefilim) Bu kitap da bende güzel tesirler bıraktı. Okuması, gerek konusu gerekse sevdiğiniz birini kaybetmenin (o sürecin ve yaşanan her şeyin, içeride tesir ettiği tüm hislerin) verdiği tanıdıklık hissi ile daha da ilgi çekici bir hal aldı. Rüyalar (aslında altında yatanlar) ve Irvin Yalom'un deyimiyle "Rüyaya pragmatik bakabilmenin" de bana çok şey kattığını, yani öğretici bir kitap da olduğunu düşünüyorum. Sadece ölüm korkusu (anksiyetesi) yaşayanların, ya da sadece terapistlerin değil herkesin okuması gerektiğini düşünüyor ve tavsiye ediyorum. Yazım vesilesi ile okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum :)
"Bu kitabın kasvetli bir kitap olmasını istemiyorum. İnsani durumumuzu, faniliğimizi -ışıktaki kısa süremizi- kavrayarak, ama gerçekten kavrayarak her anın tadını çıkarmakla ve sırf var olmanın keyfini sürmekle kalmayıp kendimiz ve bütün insanlar için duyduğumuz şefkati arttırmayı umuyorum." Evet umduğun gibi oldu sevgili Yalom :) Irvin Yalom ve kitaplarına giderek daha da hayranlık duyuyorum galiba.
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek uzun zaman önce kütüphaneme eklediğim, defalarca okumak için niyetlendiğim ama elime bir türlü alamadığım bir kitaptı. Sevdiğim birinin ölümünden sonra ölüme bakmak, kendi ölümümü ve sevdiğim diğer insanların ölümünü düşünmek fikri biraz zorlayıcı olsa da en sonunda balkon güneşi eşliğinde okudum kitabı. Okudukça oldukça insanî bir şekilde anlatımı baştaki o duygu yoğunluğumu aldı. Sokrates, Epiküros gibi önemli düşünürlerin ölümle ilgili fikirlerini danısanlara sunmanın ölümün evrensel bir şey olduğunu anlamada etkisinden bahsetmesi, kitap ve film önerileri zenginleştiriciydi. Terapistlere de samimice sunduğu önerileri özellikle kendini açma konusundaki fikirleri kendim seanlarimda bunları ne kadar kullanabilirim üzerine düşündürtse de doğru zamanda doğru miktarda danışan yararına kendimi açma konusunda cesaretlendirdi. Işıktaki kısa süremizde her anın tadını, var olmanın keyfini yaşadığımız anlamlı bir hayat yaşamak için farkındalıklarımızı arttıran bir kitaptı. Üzerine düşündüğüm bazı sorular;
"Ölümün en çok nesinden korkuyorsun?"
"Hayatı tekrar tekrar yaşayabilseydik pişmanlık duymadan yaşamanın bir yolunu bulabilir miyiz?"
Hayatı tam yaşamak ve doğru zamanda ölmek ile yasanmamıs bir hayattan kaçınmayı öğütleyen Nietzsche...