Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!

Göz - Stephen King | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Göz Kitap Bilgileri


Yazar: Stephen King
Tahmini Okuma Süresi: 5 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı: 206
Basım Tarihi: Aralık 2023
İlk Yayın Tarihi: Ekim 1993
Yayınevi: Altın Kitaplar
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789754054217
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Göz Kitap Tanıtımı


"Ürkütücü ve korkunç... bu romanı elinizden bırakamayacaksınız."

- Chicago Tribune

"Kanınızın donduğunu hissedeceksiniz..."

- New York Times

- "Tüyler ürpertici ve korku dolu!"

- Pittsburgh Post Gazette-




Göz Kitaptan Alıntılar


1. "İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar."




2. ""Yalnızca kendi hayatımı yaşamak istiyorum. Senin... seninki hoşuma gitmiyor.""




3. "İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar."




4. "İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar."




5. "Ama o bir insandı ve o da acı çekiyordu. Hiç bilemediğimiz kadar da acı çekti."




6. "~


?
~"




7. "Görmek istemiyordu, ama görüyordu işte."




8. "Görmek istemiyordu ama görüyordu işte."




9. "Ve artık hiçbir şeyin önemi kalmamıştı."




10. "Ama o bir insandı ve o da acı çekiyordu.
Hiç bilemediğimiz kadar da acı çekti."




11. "Tek söz söylemeden bir süre birbirlerine baktılar."




12. "...şu anda da her şeyden çok dürüst olmak istiyordu. "Ama her şey geçti artık. Oldu bitti."




13. "İnsanlar zamanla daha iyi olmuyorlar, sadece akıllanıyorlar."




14. "O halde ben neden hep yalnızım?"




15. "Bu kalp daha ne kadar dayanır?"





Göz Kitap İncelemeleri


Stephen King / Göz

Önce kitabını okudum, arkasından filmini izledim. Yazara şöhret yolunu açan ilk kitabıymış #Göz . Hiç şaşırmadım. Çok etkileyiciydi. Filmlerinin birçoğunu defalarca izledim ama kitaplarıyla yeni yeni tanışıyorum. Benim önceden okuduğum Sis, Hayvan Mezarlığı ya da Uykusuzluk gibi değildi. Tabi ki gerildiğiniz ve kanınızın donduğunu hissettiğiniz bir kitap ama korku unsuru diğerlerine nazaran daha hafifti bence. Şunu da söylemeliyim ki, farkındalık yarattığı konular ve verdiği mesajlar muhteşemdi.
Carrie korkunç koşullar altında dünyaya gelmiş. Babası o doğmadan öldüğü için annesi Margaret ile birlikte yaşıyorlar. Ne anne ama! Resmen klinik vakaydı bence. Aşırı uç noktalardaki dini inanışları yüzünden kızına nefes aldırmayan, her şeyi günah olarak gören bir kadın. Carrie’nin telekinetik bir gücü var. Bu gücünü küçük bir kızken duyduğu suçluluk duygusundan dolayı ruhsal zorlanma yaşarken bir kere kullanmış. Sonuçları okuyanları çok şaşırtacak. Annesi yüzünden güvensiz, silik bir kişilikken buna bir de uzun kıyafetleri ve bakımsızlığı eklenince herkes tarafından dalga geçilen ve eşek şakalarına maruz kalan biri olmuş. Birgün okulda yaşadığı bir olay sonrası korkusu ve aşağılanmalarından dolayı ikinci kez gücü kendini göstermiştir. Bu gücü zaman içinde nasıl kullanacağını farketmiş ve bu ona güven vermiştir. Ta ki okulun balo gecesine kadar. Bu öyle bir geceydi ki asla unutulmayacak ve yaşanılan olaylar hep hatırlanacaktı. Soluksuz okunacak ve akıllardan çıkmayacak bir kitap.

Keyifli okumalar…




Göz; Stephen King'in anı unutturan, karakterlerin içsel dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtan anlatımı, akran zorbalığına, ergenlik döneminde sevilme ve onaylanma ihtiyaçlarına vurguları ve telekinestezi gibi unsurları işleyen konusu ile çok beğendiğim ve etkilendiğim bir kitap oldu. Hikaye farklı karakterlerin bakış açısından verilirken ; bazı bölümler işlenen konuyu içeren röportajlar, gazete haberleri gibi yazılar yoluyla aktarılıyor.

16 yaşındaki lise öğrencisi Carrie White; okul hayatı boyunca dışlanmış, ağır şakalara ve hor görülmeye maruz kalmış, sevilme ve ait olma ihtiyaçları karşılanmamış genç bir kızdır.Dini saplantıları olan annesi ile yaşayan Carrie istismar edilmiş, yaşadığı ergenlik döneminin getirdiği fizyolojik ve duygusal değişimler konusunda bilgilendirilmemiş, bu durum da akranları karşısında zor zamanlar yaşamasına ve anlaşılmamasına sebep olmuştur. Ancak Carrie'nin büyük bir sırrı vardır: Çocukluk dönemlerinden beri sahip olduğu telekinestezi yeteneği. Ağır krizlerde ve ruhsal olarak zorlandığı durumlarda ortaya çıkan bu yetenek; annesi tarafında "günahkar" olarak yaftalanması ve cezalara maruz kalması sonucu bastırılmıştır. Ancak mezuniyet balosunda gücünün doruğuna ulaşan Carrie; Chamberlain kasabası için kabusa dönüşecek olayların başrol oyuncusu olacaktır.

Kitabın 1976 yapımı filmini izlemiş ve beğemiştim. 2013 yılında gösterime giren farklı bir uyarlaması da bulunan Göz (Carrie); bir solukta okunan, etkileyici kurgusu ile iz bırakan bir yapıda. Önerimdir.




Merhaba.

Carrietta White ya da kısaca Carrie... İlginç bir ailede büyümüş olan Carrie, sanki bu yetmiyormuş gibi okulda “popüler” olarak nitelendirilen kabadayılar ve onlardan güç alarak güçsüzü daha da güçsüzleştirmeye ant içmiş diğerleri tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kalıyor. Annesi sinir bozucu derecede koyu Hristiyan ve gözü Hristiyanlıktan başka bir şey görmüyor. İnsanı delirtir. Büyük ihtimalle kendisiyle aynı yeteneğe sahip olan büyükannesinden kalıtılmış bir gen kendisine telekinezi yeteneği kazandırmış. İşte telekinezi yeteneğine sahip olduğunu fark eden Carrie, kendisine zorbalık yapan insanlardan acımasız bir şekilde intikamını alıyor.

Okuma sürecim boyunca Carrie’nin aslında oldukça masum biri olduğunu ama sosyal hayatında çok acı çekmiş olduğunu gördüğüm için alınan intikam için müthiş bir zevk duyduğumu da itiraf edebilirim.

Yazarımızın 1974’te yayımlanan ilk romanı olan bu kitap ilk yarısında olay örgüsünün temelini attıktan sonra geriye kalan yarısında soluksuz okunacak derecede heyecanlı bir hâle bürünüyor.

Tıpkı Agatha Christie’nin Arka Sokaktaki Cinayet’inde de olduğu gibi küçükken her ne kadar Stephen King’in adını pek çok kez duymuş olsam da kendisini bilinçli bir şekilde okumaya başlama kararını anca verdim ve ilk olarak da bu kitabını tercih ettim. Artık bir “Stephen King Kitaplığı” oluşturmanın zamanı geldi.

Keyifli okumalar!




Bu kitabın beklentimi karşılamayacağını biliyordum. Çünkü yazarımız Stephen King bile olsa telekinezi konusu bana göre çok kolay bir kaçış yöntemi bir yazar için.

Tabii bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmez ama yine de telekinezi konusu "ihtimaller dahilinde çok geniş bir alana" sahip olsa bile eninde sonunda çok kısır kalıyor.
Telekinezi gücüne sahip olan bir insan her şeyi oynatabilir, kaldırabilir, bükebilir, gücünün bir sınırı yoktur bu yüzden şaşırtmaz okuyucuyu, karakterin ne yapabileceğini kestirirsin gözüne ve gücünü kullandığında "aaa çok fiyakalı hareket" vs demezsin, zaten neler yapabileceği bellidir.

Bir nevi telekinezi konusu okuyucunun bir kesimini doyurmaz, bu deux es machina kavramı gibi.
Bu yüzden sıkılarak okudum, belki King daha ilk sayfalardan spoiler vermeseydi birazcık heyecanlanabilirdim, kitaba karşı heyecanımın olmadığını sezdiğim için de farklı şeylere odaklandım, mesela bahsi geçen tablolara, annesinin dine olan tutkusuna veya yan karakterlerin düşüncelerine...

Kitabı doya doya beğenemememin bir diğer sebebi de ben King'e zirve kitaplarıyla başladım bu yüzden o kitapların seviye olarak daha altında kalanlarını okuduğumda pek etkilenemiyorum, çünkü zaten zirvesini görmüşüm yazarın "aaa bunu da yapar" diyemiyorum, keşke kronolojik sırayla okusaydım diyorum bu yüzden, fakat iş işten geçti...

Yine de kitap elle tutulamayacak kadar kötü değil, böyle bir algı yaratmak istemem, sonuçta konu King, ne kadar kötü yazabilir ki bu insan, karalasa bile okunur




" Bu kadar kitap okudun da hiç mi Stephen King okumadın mı Kemal ? " diyebilirsiniz. Evet maalesef henüz yeni tanıştım. Hem de yazarın ilk kitabıyla başladım tanışmaya. Malum etkinlik vardı bu ay ve ben de etkinlik sebebiyle okudum.

Çok farklı bir kitap. Korku pek olmasa da gerilim ve heyecan üst seviyede. Olaylar olaylar olaylar... Tele Kinetik gücü olan ve bunun farkında olmayan bir kızın; okulda ilk adet görmesi ile başlıyor. Sonrasında öylesine korkunç şeyler yapıyor ki fizik kurallarına aykırı, hayal gücüne bağlı olaylar ortaya çıkıyor. Bilim Kurgu'nun burada bizde bıraktığı etkiyi görüyoruz.

Yazarın dili güzel, beğendim. Az biraz Grange'a benzettim. Nasıl ? derseniz ? Onda da olaylar ard ardına, aralıksız bir macera var. Stephen bunun üstüne bilimi de eklemiş.

Romana dönersek TeleKinetik gücü olduğunu anlayan kız artık kendine eziyet edenlerden hıncını çıkarıyor. Örneğin bir eve meteor yağdırıyor, gözüyle kabloları kopartıp yangın çıkarabiliyor gibi. Yazar bunu okuyucuya aktarırken; konu hakkında merak da uyandırıyor ve araştırmaya itiyor.

Gerçekten yazarın da acımasız bir dili var. Böylesine bir katliamı kaleme almak çok büyük iş bence. Tam bir filme uyarlanacak roman olmuş. Konusu ve olaylar itibariye. Zaten filme de çekilmiş. ( Carrie Günah Tohumu )

Kısacası bu kitabı gerilim sevenlere tavsiye ediyorum. Sürükleyici ama pek de büyük edebi bir yanı olmayan bir eser.



Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!