Gösteri Peygamberi Kitap Bilgileri
Yazar: Chuck Palahniuk
Tahmini Okuma Süresi: 8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı: 312
Basım Tarihi: 2020
İlk Yayın Tarihi: 2020
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789755393698
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Gösteri Peygamberi Kitap Tanıtımı
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir biryılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılğınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama...
Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak ve gerekli olduğunda ölmek. Kaderi beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor... Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı "dış dünya"nın çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına karışan gizemli Fertility Hollis'e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır... Ve "intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır." Chuck Palahnluk, önlenemez kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanın gözünden tüketim toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Dövüş Kulübü'nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı bir roman, benzersiz bir yeraltı edebiyatı örneği.
Gösteri Peygamberi Kitaptan Alıntılar
1. "Gerçek olan, ölene kadar yaşayacağındır, Asıl hakikatse, kimsenin gerçeği istemediğidir."
2. "bütün dünyanın gözleri önünde canlı yayında geçirmiyorsa hayatını, o kişi yaşamıyor demektir. O kişinin kimsenin kıçına takmadığı, bu ormanda devrilen ağaçtan bir farkı yoktur. Bir şeyler yapıyor olmanızın hiçbir önemi yok. Eğer yaptıklarınızı kimse fark etmiyorsa, hayatınız koca bir sıfırdan ibarettir. Boştur, anlamsızdır. Bu gibi büyük doğrular insanın içinde kaynaşıp durur."
3. ""Bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yalnız kalmaktan da korktukları için insanlar telefon denilen bir alet kullanıyorlarmış.""
4. "Ne bildiğin önemli değildir.
Kimi tanıdığın önemlidir."
5. ""Kendimi, Tanrı’nın ajandasındaki görevlerden biri gibi hissediyorum: Karanlık çağlardan hemen sonra gelen İtalyan Rönesansı.
Her şeyin bir mevsimi vardır.
Her trend, moda ve dönem için. Dön, dön, dön.""
6. "İntihara karar veren birinin espri anlayışı da körelir. Yanlış bir kelime ederseniz, haftaya cenazesi kalkar.."
7. "Tam gün köle. Yarım gün tanrı."
8. "Bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yalnız kalmaktan da korktukları için insanlar telefon denilen bir alet kullanıyorlarmış."
9. ""Adem'le Havva yasak elmayı cennet bahçesindeki sonsuz mutluluk çok sıkıcı olmaya başladığı için yemiş olabilirler mi?""
10. "Ve istediğim halde değiştiremediğim o kadar çok şey var ki."
11. "Biz hep birlikte zavallıyız."
12. "Topraktan geldik, toprağa gidiyoruz."
13. "Aldığımız her nefes bir seçim."
14. "Vazgeçmesi en zor olan nimet ise sessizliktir."
15. "Kendinize ve Hayatınıza Bir Şans Daha Tanıyın."
Gösteri Peygamberi Kitap İncelemeleri
Ve sen Tender Branson
Kimsin sen?
Nesin?
Benden ne farkın var?
Bütün günüm insanları memnun etmeye çalışmakla geçiyor.
Creedish kilise topraklarında doğmadığım için senden daha şanslı olduğumu mu sanıyorsun?
Yanılıyorsun dostum!!!
Modern çağda biz de yeterince eziliyoruz .
Anlatmak istemiyorum aslında, kim beni nasıl görmek istiyorsa o kılığa bürünüyorum,çünkü bu kendim olmaktan ve insanlara bunu kabul ettirmekten daha kolay.
Itaat etmek hoşuma gidiyor,birinin bana sürekli yapmam gereken şeyleri söylemesine de itiraz etmiyorum çünkü böylece kendim karar vermek zorunda kalmıyorum.
Yorulmak istemiyorum!!!
Beynimin içinde onbinlerce düşünce var ve bunları dile getirmek istemiyorum çünkü sahip olduğum kelime dağarcığı düşüncelerimi dile getirebilecek kadar geniş değil.
Ve haklısın dostum uzun vadede hepimizi bekleyen son aynı
Ölüm!!!
Ipuçları vermeden kısaca kitap hakkında malumat vermek gerekirse
Creedish kilise doktorinin uyguladığı katı, insanlık dışı kurallar ile modern dünyanın doymak bilmeyen arzuları yani "iki zıt kutup" birlikte işlenmiş ve ortaya GÖSTERİ PEYGAMBERİ orjinal adıyla SURVIVOR çıkmış (orjinal adı çok mu havalı ne):))
Mükemmel bir kitap okudum
Yeraltı edebiyatı değil de dünyaya kuşbakışı bakma edebiyatı diyelim bence :))
Günümüz insanın önceliklerini, değerlerini, açlıklarını, eksikliklerini gayet merak uyandırıcı bir romanla karşımıza çıkarmış yazar.
Sanırım bu tür okumam bu kitapla sınırlı kalmayacak :)
Etkinlik sağolsunnnnn
Muhakkak ki tavsiye edilir
İlk olarak kitabın ilginç özelliklerine değinmek istiyorum. Kitap Gaspar Noé filmlerini andırıyor, yönetmenin Dönüş Yok filmi de sondan başa doğru gidiyordu. Gösteri Peygamberi'nde de akış sondan başa doğru gitmese de bölüm numaraları tersten numaralandırılmış, okurken kaç bölüm kaldığını kolaylıkla tahmin edebiliyorsunuz.
Kitapta, popüler kültüre karşı delici bir eleştiri ve yeraltı edebiyatına özgü uç yaşam örnekleri vardı. Çarpıcı anlatımıyla hayatın gerçeklerini bir bir yüzümüze vurdu Palahniuk. Toplum neyi arzular? İcat edilmiş toplumlar verili haliyle gerçeği değil, rahatlatılmayı, kandırılmayı ister. Palahniuk da bunun cevabını sahte peygamberimiz Tender Branson üzerinden vermiş. Özgür irademizin asla olmadığını, düzenin birer kırık çarkı olduğumuzu bize tekrar söylemiş. Kim olursan ol, ister zengin ister fakir ister peygamber ister mürid ister akıllı ister deli hepimizi yönlendiren birileri ve onları yönlendiren birileri hep var.
Ben çok beğendim vaktim olaydı bir solukta okurdum. Umarım en kısa sürede güzel bir filmi çekilir. Zevkle izlerim. Yazarın diğer eseri olan Fight Club gibi sinema dünyasında güzel bir yer edineceğine eminim. Çok daha popüler olması gereken, sürükleyici bir kitap.
Tam aşkı bulduğum bir dönemde okuma fırsatım oldu sevgili Chuck'ın bu kitabını. "O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.” diyordu Chuck. Doğru da söylüyordu... Buraya geri döneceğim şekerim.
Kitap insan doğasının ne kadar manipulasyona açık olduğunu ve ne kadar kolay yönetilebilir bir acizlikte olduğunu sergiliyor. Bu açıdan gerçekten çok çarpıcıydı. Hikayenin sondan başa doğru ilerler gibi hissettiren yapısı kitabı heyecanla okumanızı da sağlıyor. Daha fazla spoiler vermek de istemiyorum. Okuyun ve okutturun şekerim.
Şimdi gelelim kitabın beni vurduğu noktaya. Evet aşkı buldum ve biliyorum yaşamlarımızın bir sonu var. Peki ya aşk sonsuz olabilir mi? Bilmiyorum. Hristiyan olarak büyütüldüm ve uzun zamandır hiçbir şeye inanmıyorum. Sonsuzluk bir hayalse ve onu düşlemek saçmaysa elimizde kalan ömrün ne kadar olduğunu bilebilseydik keşke. Böylece ne yaşamak istediğimiz konusunda daha seçici olurduk değil mi? Ama hayır hayat böyle bir şey değil. Bu yüzden size heyecan veren adrenalin pompalayan merak ettiren kafanızı karıştıran ne varsa üstüne gidin ve yaşayın. Çünkü belki de hiç yaşayamadan kaybolup gideceksiniz ve yok olacaksınız. Yok olmak... Ne kadar korkutucu değil mi?
Merhaba sevgili okur,
Asıl adı Survivor ama bence Gösteri Peygamberi daha uygun olmuş bu kitap için. Katı kuralları olan bir tarikat içinde büyümüş olan ilginç bir adamın hayatından kesitler anlatıyor yazar. Zengin insanların evini temizlerken bir taraftan da onlara nasıl yemek yiyeceklerini öğreten bir adamken bir anda geçmişinin gün yüzüne çıkmasıyla adım adım şöhrete ulaşmasını okuyoruz. Bu şöhrete yürürken bedeninin ve iç dünyasının kalıp yargılara, insan beğenisine uymasının ve yine aynı insanlar tarafından yüceltilmesinin hikayesi. Şöhretin hızlı yükseltip bir anda bırakılınca insan bünyesindeki etkisini oldukça güzel anlatılmış. Teslimiyetin ve kaderciliğin farklı bir yönden anlatısıydı.
Sonunu baştan bilip yine de tahmin edemediğim garip bir okuma deneyimi oldu. Yeraltı edebiyatının güzel bir örneğiydi. Absürtlüğün ve gerçekliğin iç içe olduğu keyifli bir okuma deneyimi oldu.
Özel günlerden soyadlarının kullanılmasına, insan yönetiminden modern psikoloji eleştirisine kadar her şeyin en dipteki hâliyle anlatımının tipik bir örneğiydi. Sayfa numaralarının geri sayım hissi vermesi keyifli detaylardan birisiydi.
Yazar kitapta bir yerde Frankenstein’dan bahsediyor. Artık okuma zamanı geldi galiba.
Kitabın sert ve açık bir dili olduğunu için herkese uygun olmayacaktır. Bilen bilir yeraltı edebiyatı okurken tiksinerek okur insan ama o aykırılık, sistem karşıtlığı kitabı elden bıraktırmaz. Beğendim efenim…
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir biryılın başındaki modern dünyanın ürkütücü çılğınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri dilli bir aşağılama...
Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak ve gerekli olduğunda ölmek. Kaderi beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor... Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı "dış dünya"nın çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına karışan gizemli Fertility Hollis'e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır... Ve "intihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır." Chuck Palahnluk, önlenemez kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanın gözünden tüketim toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Dövüş Kulübü'nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı bir roman, benzersiz bir yeraltı edebiyatı örneği.