Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür Kitap Bilgileri


Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı: 224
Basım Tarihi: Haziran 2024
İlk Yayın Tarihi: 1972
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786052959664
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür Kitap Tanıtımı


Şadan Bey’in çapkınlıklarından usanan ailesi onu alelacele evlendirir ve kendisinden entelektüel bakımdan üstün olan karısının köşküne içgüveyi verir. Şadan Bey evlenmiştir, ancak çapkınlıktan vazgeçmez. “Karımı Nasıl Aldattım” başlığıyla açılan roman, adeta gönül ilişkileri resmi geçidine dönerek okuru, hatta Şadan Bey’i bile şaşırtmayı başarıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar, genel toplumsal ahlakı irdelerken kurguladığı girift olay örgüsü, ilginç karakterleri ve mizahi diliyle okuruna sürükleyici bir hikâye anlatıyor.




Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür Kitaptan Alıntılar


1. "İnsan insanın şeytanıdır."




2. "Kul günahsız olmaz."




3. "Zavallı ben, zavallı sen… Ne istiyoruz? Ne yapıyoruz? Kimi seviyoruz? Kimi sevmiyoruz?"




4. "Şaka adı altında bazen birbirimize pek acı şeyler yaparız."




5. "İnsan karnını doyurduktan sonra sigarasını yakar. Kahvesini içer."




6. "İnsan İnsanın hüsranından, zararından ve hatta felaketinden hoşlandığı kadar hiçbir şeyden lezzet almaz."




7. "Aldatmak kepazece bir cinayettir. Karı kocalığın izzetinefsine* bundan büyük, bundan acı, bundan korkunç yara açılamaz."




8. "Çok sevilmek için az sevmelidir. Veya hiç…"




9. "Seni büyük gösteren kendi ilmin değil, etraftakilerin cehaletidir."




10. ""Ahlaksızlık, en bulaşıcı hastalıktır.""




11. "Seni büyük gösteren kendi ilmin değil,etraftakilerin cehaletidir."




12. "Terbiyesiz insanlarla başa çıkılmıyor."




13. "Ah efendim, maalesef artık zaman bizim fikrimizi sormuyor. Her şeyi kökünden söküp atıyor."




14. "“Çektiğimiz felaketler cinden periden değil en çok ademoğlundandır.”"




15. "Ahlaksızlık en bulaşıcı hastalıktır."





Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür Kitap İncelemeleri


Merhaba.



adamdır. Onu yerim bile. Kitaplarını okurken fena zevk alırım. Hem uzun ve karmaşık incelemeler de gerektirmez. Okurda konuya dair merak uyandırmak yeterli olur.

Bu kitap tamamen kadın ve cinsellik düşkünlüğü ve aldatma üzerine yazılmış. İlk bölüm, ''Karımı Nasıl Aldattım?'' bize, eşi Sabiha Hanım'ın felsefe ve bilim dışında bir hayatı olmadığı için kendisini onun yanında cahil hisseden, ona başka kadınları da elde edebileceğini göstererek ondan intikam almaya çalışan, bu azgın arayışını önce evin hizmetçileriyle başlatıp bir âlimin eşine kadar götüren Şadan Bey'in azgınlık dolu günlerini gösterirken; ikinci bölüm, ''Karım Beni Nasıl Aldattı?'' bize Şadan Bey'in pişmanlık ve utanç dolu günlerini gösteriyor. Hele bir de olayları bizzat kendisinin ağzından dinlediğimiz için her şey daha gülünç bir hâl alıyor. Her an yaşanacakları merak ettiğim ve kahkaha attığım bir kitaptı.

Sabiha Hanım ve yukarıda bahsi geçen âlim, yani Hürrem Bey arasındaki felsefe, bilim ve sanat yoğunluklu akşam sohbetleri hoştu. Bazen düşüncelerini mantıksız buldum. Ayrıca Sabiha Hanım hiçbir şey bilmeyen ama her şeyi bildiğini sanan bir ergen, Hürrem Bey de bilgisi çok ama anlatma yöntemi etkisiz bir hoca gibiydi.

Keyifli okumalar!




Hüseyin Rahmi'nin, ismine resmen bayıldığım Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür isimli eserini yorumlamaya çalışacağım. Bir şiirin bir mısrası gibi o kadar anlamlı, o kadar güzel, o kadar duygu yüklü bir isim ki...Fakat ismine bakıp da böyle destansı, büyüleyici bir aşk hikayesi beklemeyiniz. Klasik Hüseyin Rahmi işte:)
Herhangi bir kitabı yorumlarken içeriğine çok girmemeye, spoiler vermemeye dikkat ederim. Yine öyle yapacağım. Hüseyin Rahmi'nin kendine has üslubu ve mizahi anlatımıyla kaleme aldığı bu eserinde kadın erkek ilişkileri, ahlaki değerler, evlilik kurumu, batı kültürü ile doğu kültürü arasında sıkışmış ve kendine bir yol belirlemeye çalışan insanların hikayesi anlatılmaktadır. Genel olarak kitabımızın konusu; çapkın, şıpsevdi, her gördüğü kadının peşinden giden iflah olmaz bir erkeğin, evlenince artık durulur ümidiyle ailesi tarafından kendisinden daha kültürlü, bilgili, okuyan, düşünen bir kadınla evlendirilmesi ve bu evlilik sürecinin anlatıldığı bir eser diyebiliriz. Yazarın bu tür konuları işlemesi bazı okurlarda rahatsızlık oluştursa da aslında her seferinde öyle mesajlar veriyor ki "bak bunları bunları yaparsan, başına bunlar gelir" niteliğinde uyarılarda bulunuyor. Ben Hüseyin Rahmi okumayı çok seviyorum; güldürüyor, eğlendiriyor, bazen rahatsız ediyor ama gerekli mesajlarını da verip toplumumuzun aksayan yönlerini, ne doğulu ne de batılı olmayı beceremeyen milletimizi ve kadın erkek ilişkilerimizi çok iyi analiz ediyor. Severek okuduğum bu eseri Türk edebiyatı okumak isteyen tüm arkadaşlarımıza tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar.




Şüphesiz ismine aşina olduğumuz değerli Türk yazarlarımızdan Hüseyin Rahmi'nin kalemi ile tanışma kitabım olarak seçtiğim bu kitabı hangi kitapçıda görsem ismi sebebiyle beni sonsuz bir düşünce uçurumuna sürüklerdi. Kitabı okuduktan sonra bu ismin anlamını daha net anladım. Bu zamana kadar okuduğum, hatta bundan sonra okuyacağım kitaplar arasında bile en güzel kitap ismine sahip eser olduğunu düşünüyorum.

Her zaman ikili ilişkilerde güven ve sadakat kavramına öncelik ve önem vermiş biri olarak söylemeliyim ki sadakat kavramının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Nedendir bilmem insan olarak, bir nesneye, canlıya veya kişiye bize ait olduğuna kanaat getirince ona yeterince değer vermemeye, kıymet göstermemeye, sıradanlaştırmaya başlıyoruz. İnsanlara değer vermek için, sevdiğimizi anlamak için elimizden uçup gitmesi, kaybetmemiz mi gerekir? Bu şart mı? Kitap bittikten sonra bunu uzun uzun düşündüm. Sanıyorum bu kitaptan her okur farklı dersler çıkaracaktır.
Mutlaka okunması gereken bir eser olduğunu üzerine basa basa söylemek isterim.Tabi ki Dünya Edebiyatında yer alan eserler de önemli fakat neden ve niçin Türk Edebiyatının eşsiz yazarlarına ve eserlerine hak ettikleri değeri vermiyoruz? Bence öncelikli olarak kendi yazarlarımıza kıymet ve öncelik vermeliyiz ki insanlarda hak ettikleri değeri verebilsin. Keyifli okumalar dilerim :)




Sevdiğim bir yazar olarak bu kitabını neden yarım bıraktığımı kısaca açıklayacağım.

1-Kitap parkımda 300'den fazla okunacak kitap var...ve bu kitap zaten kısa ve eğlenceli bir zihin değişikliği içindi...saçma bir tercih olmuş. Kadınların bu derece aşağılanması...hoşuma gitmedi. (Belki ileride topluyordur.)
2-

konuyu işleme bakımından anlatımının bir yerinde ağır eleştiriye yer verme gibi bir karakteri var ve bunu genelde sona saklar. Burada bu iş baştan başlıyor...kimbilir sonunda iş nereye varacak...nedense merak etmedim...ettiremedi.
3-Zaten kitabın içinde de dönemin ana hattının çok eser üretmek olduğunu (nicelik) kahramanına söyletmiş. Bence bu da içimde kalmasın yazayım eserlerinden biriydi gibi durmuş. Bunu okumak hiç iyi bir intiba bırakmadı.
4-Yazar ilişkiler konusunda çok çok iyi sosyolojik tespitleri ile bilinir...burada daha baştan cinsellikle yürüdü gitti. Beklenmedik bir durumdu.
5-Ama hepsinden önemlisi yani...yok yok devam etmesem de olur'a neden olan, kurgudaki boşluklar. Tarantino filmleri gibi uzun uzun konuşmanın ardından çıkan şey, kitap okumayı sevmeyen bir Şadan var. Bu ne...şaka mı? Sen bakalım nereye bağlayacak diye bekliyorsun...hop havada kalıp duman gibi kaybolup başka bir mesele ile yoluna devam ediyorsun.

Velhasıl...bazı kitapları yazmamak, yazmaktan çok daha iyidir. Yazmış kötü mü olmuş...hayır...kötü değil.

Aslında yazar bu kitabın 3 kere ismini değiştirmiş. Demek onun da içine sinmeyen bir şeyler var.




Hüseyin Rahmi Gürpınar, gerçek bir aydın ve entellektüel kişiliğe sahip bir yazar.Kendisini Ahmet Mithat Efendi gibi insanların ve toplumun aydınlanması yolunda harcamış başarılı bir insan olarak görüyoruz.

Kitaba gelecek olursak eğer; Şadan Bey çok hareketli bir yaşam tarzı sonunda Sabiha Hanım ile evlenir.Ama maalesef evlilik bazı duygularını zapt etmesine mani olamaz.Yine çapkınlık ve yaramazlık peşinde koşan Şadan Bey, önce evin hizmetçileri sonra bir aldatma hikayesi ve cinayetle sonuçlanan köşkün yeni sahipleri olan komşuları Allame ve Cevher hanım çiftlerinin mutluluğuna göz diker.Cevher Hanım ile yasak aşk yaşamaya başladıktan sonra bir sürü maceralar yaşar.Ölümlerden dönmeler, kılık kıyafet değiştirmeler... Sonunda ise eşi Sabiha'nında kendisini Cevher Hanımın eşi ile aldattığını anlayınca hatasını anlar ve eşine sadık bir eş olma yolunda en büyük adımı atar. Aslında kitap günümüz toplumunda aldatma ve ihanet ögelerine çok dikkat çekici bir şekilde yazılmış.Kadın erkek ilişkilerinde her iki taradın payına düşen ceza ve sorumlulukları dile getirmiş.Sanki yazar bu günleri görmüş diyorsunuz okurken.

Kitap sadece aldatma hikayesi olarak görülmemeli.Kitapta sanat ve insan üzerine güzel değerlendirmeler Allamenin dilinden aktarılıyor.Ayrıca birçok yeni kelime ve deyim öğrenme imkanı sunuyor.

Okuyalım....Okutalım...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: