Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Gölgeye Övgü - Cuniçiro Tanizaki | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Gölgeye Övgü Kitap Bilgileri


Yazar: Cuniçiro Tanizaki
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı: 72
Basım Tarihi: Mayıs 2022
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9786258401714
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe


Gölgeye Övgü Kitap Tanıtımı


"...Neden karanlığın içinde güzellik arama eğilimi sadece Doğulularda güçlüdür? Batı da elektriğin, gazın ya da petrolün olmadığı dönemlerden geçti ama bildiğim kadarıyla onlarda gölgelerden keyif alma eğilimi yok. Hayalet tasvirlerinde, eskiden beri Japon hayaletlerin ayakları olmaz ancak Batı’da hayaletlerin ayakları vardır, üstelik vücutları da seçilir. Bu kadar ufak bir farktan bile anlarız ki bizim fantezilerimizi zifiri karanlık süslerken, onlar hayaletleri bile cam gibi berraklaştırır.”

20. yüzyıl Japon edebiyatının devlerinden, büyük eserlerin yaratıcısı Cuniçiro Tanizaki, kariyeri boyunca ülkesinde dönemin en büyük yazarı olarak kabul gördü, daha sonra ise Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima’yla birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının “büyük dörtlü”sünden biri olarak anıldı.

Gölgeye Övgü’de Tanizaki modernleşen dünyayı karanlık ve ışık üzerinden, Doğu ve Batı toplumlarının ilerleme karşısındaki reflekslerini de mukayese ederek masaya yatırıyor. Yalnızca gölgeye değil, apartman çatıları, tuvaletler, lambalar, kâğıt ve yemek takımı gibi günlük hayatta üzerine pek kafa yormadığımız şeylere, gösterişli olmayana kendine has üslubuyla dikkat çekiyor.




Gölgeye Övgü Kitaptan Alıntılar


1. "Sanırım insan yaş aldıkça geçmişin her konuda şu andan daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyor."




2. "Çirkinliği görmekte ısrar eden kişi de orada bulunan her türlü güzelliği defeder."




3. "⠀ོ
Sanırım insan yaş aldıkça geçmişin her konuda şu andan daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyor.

⠀ོ"




4. "Edebiyat denen evin saçaklarını derinleştirmek, duvarlarını karartmak, görünürde neyi varsa gölgelere itmek ve gereksiz ev içi süslemelerini söküp atmak istiyorum."




5. "Sanırım insan yaş aldıkça geçmişin her konuda şu andan daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyor."




6. "Zarafet soğuktur."




7. "Kişinin damarlarında bir damla bile siyah kan dolanıyorsa aranıp bulunur ve ona acı çektirmeden tatmin olunmazdı."




8. "Düşünüyorum da, önemsiz bir yazı yazma aletinin bile etkilediği alanlar uçsuz bucaksız."




9. "İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı."




10. "Yaşlandıkça her şeyin geçmişte daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Bir yüzyıl önceki yaşlılar iki yüzyıl geri gitmek isterlerken iki yüzyıl öncekiler de üç yüzyıl geri gitmek istiyorlardı. İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı."




11. "Farklı bir çok yöresel yemeğe bakıyorum da, günümüzde kırsalda yaşayan insanların şehirli insanlara kıyasla çok daha gelişmiş bir damak tadı olduğu kesin. Bir anlamda, bizim hayal dahi edemeyeceğimiz bir lüksün içinde yaşıyorlar."




12. ""Ancak biz göremediğimiz şeyler hakkında düşünmeyiz. Göremediğimiz şeyi hiç var olmamış sayarız.""




13. "Bana kalırsa biz Doğulular içinde bulunduğumuz hayatın koşullarından tatmin olmayı arzularız, elimizdekilerle hoşnut olmaya çalışırız."




14. "Sanırım insan yaş aldıkça geçmişin her konuda şu andan daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyor"




15. "Batılılar aşamalardan geçerek günümüze ulaşmışken, biz üstün bir medeniyetle karşılaşıp onu kabul etmek zorunda kaldık. Bedel olarak binlerce yıllık gelişimimizin çizdiği yoldan ayrılmamız gerekti. Bundan dolayı pek çok bozulma ve sıkıntı cereyan etti."





Gölgeye Övgü Kitap İncelemeleri


Gölgeye Övgü / Tanizaki

Karanlığın içinde güzellik arama fikrini Doğululara özgür kılarken Doğu&Batı karşılaştırılmasını; güzelliği sadece görünen üzerinde arayan bir batılı olma özentisine indirgemiş yazar. Bu anlamda gölgeyi bir metafor olarak da düşünebiliriz.

Batılı ile Batılı olma arasındaki fark çok net eserde. Kendi kültürüne sahip çıkma ve bunu yaşatma gayretinde olan yazar eleştirisini, Japon kültürünü yozlaştırarak Batılı olmaya özendiren popülist kültüre yöneltmiş. Yoksa batı hakkında bir eleştiri yok sayfalarda.

Edebi bir deneme; Japon mimarisi ve kültürüne dair bir söylev niteliğinde, çok da samimi.

Bu anlamda eser çok kıymetli benim için. Eğer bir roman olsaydı ve Türk klasiklerimizle bir benzeşim istenseydi Felatun Beyle Rakım Efendi aklıma gelirdi.

Sıradaki Tanizaki eserim Bir Kedi, Bir Adam, Iki Kadın.

Akıcı anlatımı ve özgün konusuyla Japon kültürüne dair bir eser arayışında olan okurlar için #gölgeyeövgü tavsiyemdir.

#alıntılarım

Bizim güzellik adını verdiğimiz nitelik her zaman hayatın gerçekliklerinden ortaya çıkmalı.

İnsanların memnun olduğu bir çağ olmadı.

Sanırım insan yaş aldıkça geçmişin her konuda şu andan daha iyi olduğunu düşünmeye başlıyor.

#mutluazınlığa #jaguarkitap #gölgeyeövgü #tanizaki




Bir solukta okunacak ilginç bir kitap. Deneme olduğunu bilmeden almıştım, amacım Japon yazarlarla biraz daha içli dışlı olmak idi; öyle de oldu. Yalnızca harika bir Japon yazarla daha tanışmakla kalmadım, Japon kültürüne dair daha önce hiç düşünmediğim nüansları fark ettim bu kitap sayesinde. Gölge, bizler için ne anlam ifade ediyor bunu sorgulayıp durdum. Gerçek manada bir Batı toplumu değiliz, fakat Doğu’nun ruhunu da tam anlamıyla taşımıyoruz. Gölgenin, karanlığın ve belki de tekinsizliğin zerafetini, ruhunu düşündüm. Bir kez daha hayran oldum Japon kültürüne. Mimariden edebiyata, sanata, yeme içmeye (ve hatta tuvalete kadar) gölgenin izini sürüyor, anlamını irdeliyor yazar.

Kitabın içeriği bir yana, çevirinin kalitesi de hissediliyordu. Daha doğrusu çeviri hissedilmiyordu. Örneğin bundan bir önce okuduğum Yamada’nın eserini de çok beğenmiş olmama rağmen, bazı ifadeler biraz sözlük kokuyordu. Burada bambaşka bir tat aldım. Sanki Japoncadan okuyordum eseri, öyle doğal, akışkandı ki, bu yüzden çevirmeni ayrıca takdir ediyorum. Belki ufacık bir eleştiri yapmam gerekirse, kitapta geçen Japon kültürüne özgü etkinlik, tören, gösteri gibi bazı kavramlar dipnot olarak kısaca açıklansa çok daha iyi olurdu. Kitabı okurken birkaç kez merakımdan internete girip bakmak beni biraz böldü.

Özetle damağımda hoş bir tat bıraktı bu kitap. Gölgenin tadını aldım sanki, şimdi onu kana kana içmek istiyorum. Baktığım her yerde onu arıyor, onu görmek istiyorum. İşte edebiyat denilen şeyden daha ne bekler ki insan…




Japon evlerinin mimarisi ile başlayıp tiyatroya, oradan ten renklerine giden düşünce yolculuğunun ana teması Japonların gölgelerin içinde yaşarken karanlığın güzelliğini bulmayı başarmış olmaları. Kitabın tamamı elektriklerin kesildiği bir gece mum ışığında oturup duvarda parmaklarımızla şekiller yapmayı andırıyor. Yazar, Batı'nın aydınlığa düşkünlüğünü Doğu'nun gölgelerin anlamlılığını nasıl ortaya çıkardığıyla karşılaştırarak bir karanlık övgüsü yazmış. Bir evin çatısından duvarlarına ve şöminesinden tuvaletine, Japon tiyatroları Kabuki ve No arasındaki makyajdan başlayıp kıyafet seçimine uzanan farklılıklarına, Batı'nın kullandığı gümüşün bakımından Doğu'nun ahşabına kadar yazarın aklına gelen her türlü madde üzerinden ışık ve karanlık karşılaştırması okuduk. Gölgenin içinde kalan loş ışığın insanın gözüne giren parlak ışıktan daha değerli olduğunu savunan yazar, bunu 150 yıl önce yazmış olsa da aslında bugün bizim "gece yıldızları görebilsek keşke" yakınmamızı dile getirmiş bir bakıma.

"Ben, çoktan kaybettiğimiz gölgeler dünyasını en azından edebiyat aracılığıyla tekrar hatırlatmak istiyorum. Edebiyat denen evin saçaklarını derinleştirmek, duvarlarını karartmak, görünürde neyi varsa gölgelere itmek ve gereksiz ev içi süslemelerini söküp atmak istiyorum. Her ev böyle olsun da demiyorum, bir tane bile olsa yeter. Neye benzeyeceğini görmek için ışıkları kapatın."




Vee yılın son kitabını da bitirmiş bulunmaktayım.

İlgilisi için oldukça güzel bir kitap hatta ben ilgilisi olmamama rağmen beğendim. Abimizin tuvalete dizdiği övgüleri okurken bir ara, ne anlatıyorsun abicim, dediğim zamanlar oldu. Ama sonradan anladım ki bütün bunlar, Japonların "estetik" düşkünlüklerinden ileri geliyormuş. Tuvaletin fayans olmasının gözü nasıl yorduğundan, ışıkların gölgeleri kaybettiği için ne kadar kötü olduklarından, geleneksel kıyafetler içinde sergilenen oyunlarındaki estetikten, hepimizin filmlerde/dizilerde gördüğü çatılarının hemen ucundaki saçaklı kısımların aslında eve güneşi daha az sokmak için yani kendilerine gölgelere teslim etmek için özellikle yaptıkları, parlak ışıl ışıl şeylerden değil soluk ve gölgelerle kaplı şeylerden daha çok hoşlandıklarını, her nasıl oluyorsa-ki kitapta da buna değinilmişti- din dil ırk fark etmeksizin bütün yaşlıların hep geçmişe daha da özlem duyduğunu, tapınak ve ev mimarilerini, geleneksel yemeklerinin bolca sohbetini, yemek takımlarına verilen özeni ve hangi malzemeden hangi amaçla ne şekilde kullanılacağını, hastanelerde kullanılan parlak renk cümbüşünün aksine daha soluk daha gölgeli bir ortamın nasıl olacağını, düz beyaz kağıtla dokulu beyaz kağıdın hissiyatını... Ve daha birçok Japon/Batı farklarını okuyabilirsiniz. Yazarın sürekli Batı ile kendilerini kıyaslaması garip bir şekilde beni rahatsız etmedi, aksine hoşuma bile gitti. Gerçekten, Batı her ne kadar birçok alanda ilerliyor olsa da estetik alanda oldukça geride.




Tanizaki 1886 ile 1965 yılları arası yaşamış .
Oscar Wilde , Poe ve Sade’dan etkilenmiş bir yazar.

Bu kitap dışındaki eserlerinin çoğu tensel hazlar , reddedilme , aşağılanma ve mazoşizm ile ilgili …

Bu kitap ise çok farklı . Bir alt yazıda kitabın tarzını şöyle tarif ediyor ;

Tsurezegusa , “fırçayı takip et” anlamındaki , akılına geleni yazma eylemi . Edebiyat tarihinde deneme türünün atası kabul edilir.

Konuya gelince gelenesel Japon mimarisini hikmetleri anlatılıyor ama Thomas J. Harperin son sözünde geçen kısa hikayeyi baştan okumanızda yarar var , buyrun ;

Mimar gelmiş ve gururla “ Bay Tanizaki , Gölgeye öykü kitabınızı okudum ve ne istediğinizi tam olarak biliyorum demiş . Tanizaki’nin buna cevabı “ Ama ben öyle bir evde asla yaşayamam. olmuş .
Cevabında mizah olduğu kadar bir vazgeçiş de var.

Ama böyle bir konuyu Marquis de Sade’dan etkilenen bir yazarın ele alması da ilginç değil mi?

Bu sorunun cevabı yine kitabın içinden alıntıladığım bir paragraftan geliyor . Bence bu çok ilginç .

“Japonya’da başarılı yazarlardan kendi bilgilerinin olmadığı konularda nutuk çekmeleri ya da son politik skandallar hakkında hazırcevap ve nükteli sözler söylemeleri , konut sorunları , empresyonist resim ya da en iyi gazete ve dergilerde bolca bulunan konularda boş boş konuşmaları rica edilir “

Ama kitap hiç de boş değil ,ben okurken büyük zevk aldım.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: