Gökhan Özcan En Beğenilen Sözleri
1. "Düşünmek, sadece ümitsiz bir can sıkıntısıymış gibi geliyor artık."
- Ruh Yordamı
2. "Okuduğu kitaplardan bir insan okunabilir diye düşünüyorum."
- Açık Pencere
3. "Neden hem bu kadar yalnız, hem bu kadar uzağız birbirimizden? Neden hem bu kadar kalabalık hem bu kadar insansız kaldı dünya?"
- Açık Pencere
4. "Bizi sadece fiziksel görünümümüz ayırmaya başladı birbirimizden.
Asıl kalpleri değil midir oysa insanları birbirinden farklılaştıran?"
- Açık Pencere
5. "İnsanız, belli ki yaşıyoruz, çünkü acıyor canımız."
- Gözağrısı
6. "Ne yaşadığımız yere aitiz, ne içimize gurbet acıları bırakan başka bir yere... Her gün olduğumuz yerdeyiz hep ama sanki yine de kaybolmuşuz."
- Açık Pencere
7. "Görmek her şeyden önce kalbin işi...Kim aşikar bir kötülüğü görmüyorsa, körlüğü kalbinde aramalı."
- Açık Pencere
8. "Zulüm nerede?
İnsan neredeyse zulüm orada bugün."
- Açık Pencere
9. "Kırıldığımı hissediyorum, bir ucumdan diğer ucuma kadar..."
- Gözağrısı
10. "Nasıl açıklarsanız beni? Hangi dilde? Hangi kelimelerle? Hangi sessizliklerle? Üstlenir misiniz iyiliğimle birlikte kusurlarımı, hatalarımı da?"
- Açık Pencere
11. "aslolan samimiyettir, ama yazık ki bu zamanda en kıt şey de o!"
- Açık Pencere
12. "insan ancak nasibi kadar yaşıyor. Her şeyin bir zamanı ve o zamanın da bir hikmeti var."
- Açık Pencere
13. "Dünyadaki her şey sevgiyle ısınır ancak bayım."
- Hiçbişey
14. "Hangi kırılmış kalp tamir edilebilir, hangi parçalanmış umut alçıya alınabilir, hangi yırtılmış hayal yeniden ruhlara dikilebilir.
Ve hangi kırılmış söz, yeni baştan bir sese kavuşturulabilir..."
- Açık Pencere
15. "Her şeyde bir hayır var düşünenler için..
Her şeyde bir hayır var ibret alanlar için..
Her şeyde bir hayır var akledenler için..
Her olanda bir hayır var hayata gönül gözüyle bakanlar için..
Hayatın, özünde bir hayır olduğunu bilenler için.."
- Gözağrısı
16. "Ve fotoğrafçılar, hep altından kalkamadığımız o ağır görevi yüklerler omuzlarımıza:
Gülümseyin!.."
- Günlerin Gölgeleri
17. "Zamanla değişmeyen ne kadar az şey kaldı hayatımızda."
- Günlerin Gölgeleri
18. "Küçük de olsa güzellikler, insanın içini açacak fevkaladelikler de yok mu peki hayatta?"
- Açık Pencere
19. "Köşeme çekilip gecenin sesini dinliyorum.
Gecenin bana söylediklerini tabiatıyla yalnız ben biliyorum."
- Günlerin Gölgeleri
20. "Gönlümün takviminde duraksayan bir milat yazılı kaldı..."
- Günlerin Gölgeleri
21. "Sanki kalbimiz uçmaktan başka bir şey düşünmeyen bir kuş... Ve bedenlerimiz, kapısı bütün uçma ihtimallerine kapalı bir demir kafes..."
- Açık Pencere
22. "Her geçen gün daha fazla sağırlaşıyoruz öncesine,sonrasına, şimdisine ve nasılına hayatın."
- Günlerin Gölgeleri
23. "Ben bir müslümanım. Yaşadığım "zaman"da, bunun bir "ayrıcalık" olduğunu biliyorum."
- Ruh Yordamı
24. "Nice yenilgiye rağmen hala inanıyorum, ben ayakkabılarımı eşiklere çivilemek için ertelenmiş olamam bunca zaman."
- Günlerin Gölgeleri
25. "İçimizi de gösteren fotoğraflar çekilebilir mi sanıyorsun?"
- Günlerin Gölgeleri
26. "Aslolan samimiyettir, ama yazık ki bu zamanda en kıt şey de o.."
- Açık Pencere
27. "Bu yaşıma geldim anlatmakla biten hiçbir şey görmedim ben."
- Hiçbişey
28. "Yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi fark ediyorum."
- Günlerin Gölgeleri
29. "Hayatın gerçekleri içimi burkuyor, bu insanca çaresizlik kırıyor umut ağacımın dallarını..."
- Günlerin Gölgeleri
30. "Eşit mesafedeyim kırılmış hayallere..."
- Günlerin Gölgeleri
31. "Kurtulamıyoruz efkarın çın çın çınlayan dehlizlerinden.
Yıkıldık, yıkılıyoruz yaşamayı her denediğimizde."
- Günlerin Gölgeleri
32. "Sevmekten korkan, sevilmekten korkan, sevip de sevilmemekten korkan, velhasıl kalbine kilit üstüne kilit vuran insanlar var."
- Gözağrısı
33. "Bütün kaybedişler, güzellikleri biraz daha belirginleşirtirmek için değil mi?"
- Hiçbişey
34. "Yaşıyorum ve yarına çıkmayacak bir umut kadar huzursuzum."
- Günlerin Gölgeleri
35. "Bekledikçe çoğalıyor suskunluğun omuzlarımıza binen ağırlığı."
- Günlerin Gölgeleri
36. "Hepimizin ipleri tanrının elinde bayım. Sanıyorum ki mutluluğu fark etmemiz için yarattı acıları."
- Hiçbişey
37. "Yürekleri de olsun istiyorum ben bütün sözlerin."
- Günlerin Gölgeleri
38. "Sıkılıyorum ve toprağa düşen bir yağmur damlası kadar huzursuzum. Olduğum yerde duruyorum. Dünyaya kapanıyorum.Kitaplara bakıyorum insanların durduğu mesafelerden. Adamakıllı sıkılıyorum.Üst üste konmuş kelimelerden sıkılıyorum. Art arda dizilmiş cümlelerden sıkılıyorum.Kalıplara dökülmüş düşüncelerden sıkılıyorum. Sözlerin ifadesizligi sıkıyor beni. Sıkıyor beni gururla şişirilmiş kuramlar. Sıkıyor beni yatağına sinen nehirler."
- Günlerin Gölgeleri
39. "Ama sevgiler bayım... Onlar... Kimin kapısını çalacaklarını bilemezler çoğu zaman. Bu yüzden durmadan acı çeker sevenler..."
- Hiçbişey
40. "Kim ki gönlünde sızı yok, onun derdi yok.
Kim ki derdi yok, onun meselesi yok.
...
Ne ki canımızı sıkıyor, o bizim dostumuzdur. Ne ki kafamızı yoruyor, o bizim azığımızdır. Ne ki mahzun ediyor bizi, büyütür insanlığımızı."
- Açık Pencere
41. "Varlığımızın bencil örtüsüyle hiç acımadan başka hayatların üstlerini örterken, kendi doymak bilmez ihtiraslarınızın tozları altında kalırsınız birden !"
- Gözağrısı
42. "bazen dünyayı içine sığdıracak kadar genişliyor yüreğim , bazen kendi çarpıntılarına bile dar geliyor . bazen küçücük bir gülüş bile yetiyor içimi ısıtmaya , bazen göklere yükselen kahkahalar bile yetmiyor yüzümü güldürmeye . bazen inanılmaz derecede uçarı , bazen iflah olmaz biçimde kanadı kırık oluyorum .
insanları bilmiyorum .
güvenli olduklarını bildiğim an sırtımdan vuruyorlar .
artık hiç kimseye inanmayacağımı düşündüğümde bir sıcak yürek gelip buluyor beni .
çoğu zaman kim oldukları belli değil
çoğu zaman sandığımdan daha fazla yaşıyorlar bende .
her zaman içlerindeyim ; ama insanları bilemiyorum .
yalnızlığı bilmiyorum
dünyanın ezici kalabalığı mı yalnız bırakır insanı , uçsuz bucaksız kıpırtısızlığı mı ?
geçici bir hava boşluğu mudur hayatın içinde , yoksa her yeri kaplayan müebbet bir titreme mi ?
kendimizin mi sorgusudur
başkalarının mı mahkemesi ?
seslerin kaybolup gidişlerini görüyorum
ama yalnızlığı bilmiyorum .."
- Ruh Yordamı
43. "◇•◇•◇•◇
*
◇•◇•◇•◇"
- Açık Pencere
44. "Gülümseyen bir gökyüzünden daha iyisini kim yapabilir ki ?"
- Gözağrısı
45. "İnsanların yüzlerinden daha ilginç ve daha zengin bir şey yoktur dünyada.Onları yüzlerinden okuyabilirsiniz. İçlerinin haritası yüzlerine vurur çünkü."
- Günlerin Gölgeleri
46. ""Yusuf daha derindi”
dedi meczup,
“atıldığı kuyudan!”"
- Hiçbişey
47. "Dünyanın kaçılabilecek hiç bir yerini bulamıyor insan."
- Hiçbişey
48. "- Alo insan mı?
- Evet buyurun.
- İçinizde bir yer ayırtmak istiyorum da..
- Kapalıyız efendim. İçimiz kalabalık."
- Hiçbişey
49. "- Hey baksana !
- Evet !
- Nerelisin sen ?
- Ölümlü.
- İçinden mi ?
- Yok ! Dışından.
- İnsanı bilir misin ? Oralıdır.
- Ölüm büyüktür. Kimse kimseyi bilmez.
- İnsan insanı bilmez mi hiç ?
- Asıl İnsan insanı bilmez..."
- Serçe Parmağı
50. "İnsanlar, benimle bir başka canlı arasında kaldıklarında,hep diğerini seçmişlerdir."
- Hiçbişey
51. "●●●
*
●●●"
- Açık Pencere
52. "Kendime her baktığımda, daha önce görmediğim bir eskilik görüyorum."
- Serçe Parmağı
53. "“Her insan kendi yaşının bilgesi sanır kendini.”"
- Ruh Yordamı
54. "🪻🪻
"Değişmeyen tek şey değişimin kendisi dediler, kolayca inandık.."
*"
- Açık Pencere
55. "◇●◇●◇●
*
◇●◇●◇●"
- Açık Pencere
56. ""El âlem ne der?" nöbetlerine kapılıp mütevazı dünyamı terk edemem."
- Ruh Yordamı
57. "Ben Allah'a kulluğun, kullara merhametten geçtiğini biliyorum."
- Ruh Yordamı
58. "●●●
*
●●●"
- Açık Pencere
59. "Ne yaşadığımız yere aitiz, ne içimize gurbet acıları bırakan başka bir yere... Her gün olduğumuz yerdeyiz hep ama sanki yine de kaybolmuşuz."
- Açık Pencere
60. "Heyhat, kimseye kalmayacak bu dünyada !
Bir fazla karışı için kan döktüğümüz topraklar, üzerimizi örtmeye bile yetmeyecek belki de."
- Açık Pencere
61. "Her şey kalplerin adalet duygusunu yitirmesiyle başladı. Adalet hissini kaybeden bir kalbe hakikat nasıl anlatılabilir ki?"
- Gözağrısı
62. "Yorulduk beklemekten. Yorulduk sıkıntının kara bulutlarını içimize çekmekten. Demli çay bardaklarının dibinde boğulup gitmekten."
- Gözağrısı
63. "Kalp kaderdir!
Senin dışındaki hiçbir canlının aklına yatmasa da."
- Gözağrısı
64. "Gelmedi haberini beklediğimiz ulak. Yürümedi anlamın can suyu dallarımıza. Açılmadı çiçekleri bahçelerimizin.
Çıkmaz sokaklar gibi kaldık her birimiz."
- Gözağrısı
65. "Kimsenin farkında olmadığı bir insan ancak herkesin farkına varabilir."
- Serçe Parmağı
66. "Aynı dili konuşuyoruz ama aynı cümlelerde buluşamıyoruz.."
- Ruh Yordamı
67. "●●●
"Her gün hayat kazanıyor olsa da, sonunda bir gün ölüm kazanacak. Hayatın söyleyeceği her şey bitecek, hayatın son sözünü de ölüm söyleyecek.."
●●●"
- Açık Pencere
68. "Yaşıyor ve yanılıyoruz. Yanılıyor ve anlıyoruz.
Bütün yanılmalarımız, hayatın girintili çıkıntılı haritasında yerimizi bilebilmemiz, yolumuzu bulabilmemiz için."
- Gözağrısı
69. "●●●
"Ne zaman bir hayat çıkıntısına takılıp sendelesek, diğerlerinin ne yaptığına bakıyoruz.
Bizi sadece fiziksel görünümümüz ayırmaya başladı birbirimizden.
*
●●●"
- Açık Pencere
70. ""Kapalı durmakta ısrar eden pencereleri duvardan saymak gerekir.""
- Gözağrısı
71. "●●●
"Bir insanın kim olduğu, yolunun hangi kitaplardan geçtiğine bakılarak anlaşılabilir mi gerçekten?
●●●"
- Açık Pencere
72. ""Ben Allah'a kulluğun, kullara merhametten geçtiğini biliyorum.""
- Ruh Yordamı
73. "Bir dağ başında koyunlarıyla söyleşen çobanın yalana ihtiyacı yoktur.
Yalan, iki insanın yanyana geldiği yerde başlar.."
- Ruh Yordamı
74. "☆☆☆
*
*"
- Açık Pencere
75. "●●●
*
●●●"
- Açık Pencere
76. "Mesafelere yüz veren bütün mevsimler soğuktur. Ve elleri çok üşüyenler, kalpleri çok üşüyenlerdir.."
- Gözağrısı
77. "
*
*"
- Açık Pencere
78. "- Pardon saatiniz kaç acaba?
- Hiçe çeyrek var, tam binyıldır hiçe çeyrek var!"
- Serçe Parmağı
79. "Bir şarkısı var her anın, her günün, her gecenin...
Dile gelen her hecenin...Her şeyin bir şarkısı var.
Sadece can kulağıyla işitilen..."
- Gözağrısı
80. "“Derman olacak bir sözün yoksa” dedi meczup, “derdimi meşgul etme!”"
- Günlerin Gölgeleri
81. "Bir şey oluyor ve biz o şey öylesine oldu sanıyoruz. Oysa o şeyin olması için küçük küçük bir çok başka şey oluyor."
- Gözağrısı
82. "Evet dostum, bir gün gelecek bütün bu laf kalabalığı unutulacak, sizin suskunluğun diliyle söyledikleriniz hatırlanacak.
Suskunluklar, yalanı olmayan kelimelerle örülür çünkü."
- Gözağrısı
83. "Anlatacaklarım var. Bilmediğim bir dilde söyleyeceklerim var. Hiç kullanmadığım kelimelerle kurulmuş cümlelerim var."
- Gözağrısı
84. "Dünyadaki her şey ancak sevgiyle ısınır bayım.."
- Hiçbişey
85. "●●●
*
●●●"
- Açık Pencere
86. "Asma yaprakları ve umutlarımız vardı. Çünkü çocukluğumuz vardı. Yaşanmıştan çok yaşanacakla avunan kuş gönüllerimiz vardı."
- Gözağrısı
87. "Tanıştık birçoklarıyla ama tanıyabildik mi gerçekten?"
- Açık Pencere
88. "Sıkılıyorum ve toprağa düşen bir yağmur damlası kadar huzursuzum. Olduğum yerde duruyorum. Dünyaya kapanıyorum. Kitaplara bakıyorum insanların durduğu mesafelerden. Adamakıllı sıkılıyorum. Üst üste konmuş kelimelerden sıkılıyorum. Art arda dizilmiş cümlelerden sıkılıyorum. Kalıplara dökülmüş düşüncelerden sıkılıyorum. Sözlerin ifadesizligi sıkıyor beni. Sıkıyor beni gururla şişirilmiş kuramlar. Sıkıyor beni yatağına sinen nehirler."
- Günlerin Gölgeleri
89. "Mavinin bilmediğim bir tonundayım bugün; içimde bir yağmuru, bir denizi ve biraz da kendimi biriktiriyorum."
- Gözağrısı
90. "Her olanda bir hayır var hayata gönül gözüyle bakanlar için..."
- Gözağrısı
91. "●●●
*
●●●"
- Açık Pencere
92. "Biliyorum, herkesin tıpkı benimkiler gibi, dalgaları durmadan kıyılarına vuran böyle deniz mavisi hayalleri var."
- Gözağrısı
93. "◇••◇••◇••◇
*
◇••◇••◇••◇"
- Açık Pencere
94. "Kalabalıklar içinde yalnızlık, yalnızların içinde mahşeri bir kalabalık gizli."
- Gözağrısı
95. "Ufuktan sessizce doğan her gün bir dua…"
- Gözağrısı
96. "Adalet hissini kaybeden bir kalbe hakikat nasıl anlatılabilir ki ?"
- Gözağrısı
97. "Kuşu tutsak eden kafes, kuşun içindeki uçma hevesini de yok edebiliyor mu?"
- Açık Pencere
98. "Bazen şen kahkahaların içinde biriken bir yanardağdır hüzün, bazen sessiz acıların boğazlarda düğümlenmesi..."
- Gözağrısı
99. "Yani ben, içimi şöyle bir çeksem dünyadan, fena mı olur?"
- Gözağrısı
100. "- Hey baksana!
- Evet!
- Nerelisin sen,
- Ölümlü.
- İçinden mi?
- Ölüm büyüktür. Kimse kimseyi bilmez.
- İnsan insanı bilmez mi hiç?
- Asıl insan insanı bilmez."
- Serçe Parmağı
101. "..aslolan samimiyettir, ama yazık ki bu zamanda en kıt şey de o!"
- Açık Pencere
102. "Elalem ne der ? nöbetlerine kapılıp mütevazi dünyamı terkedemem.
Bazen çorabı delik,bazen pantalonu ütüsüz, bazen geleceği karanlık, bazen geçmişi kalabalık dolaşabilirim.
Ama gönlü yamuk, beyni bükük dolaşamam,
ben aynalardan kaçamam,
kendi sahilimden uzaklaşamam.
Ben yanıma benliğimi almadan hiç bir yolculuğa, hiç bir sefere çıkamam .."
- Ruh Yordamı
103. ""Allahım, sabır kalelerimizi sağlamlaştır, dünyanın oklarından bunalan göğüslerimizi tevekkül zırhıyla zırhlandır Yarabbi.""
- Ruh Yordamı
104. "Her karanlığın içinde bir aydınlık, her gecenin içinde ışıyan bir sabah gizli."
- Gözağrısı
105. "Bu insanlık sızısını daima içimizde taşıyoruz."
- Gözağrısı
106. "Bizim kendimizde kaybolmaya değil, şu koca kalabalık içinde kendimizi bulmaya ihtiyacımız var.
Bizim lafın cambazlığını yapana değil her kelimesi bir yaraya merhem olan söz tabiplerine ihtiyacımız var.
Bizim dünya kargaşasını büyüten değil, içimize sükûnet aşılayan söze ihtiyacımız var."
- Açık Pencere
107. ""Ve elleri çok üşüyenler kalpleri çok üşüyenlerdir.""
- Gözağrısı
108. "Biliyorum yanlışlarım olmasa, doğrularım da olmazdı. Bunun için onları gözümün önünden ayırmıyorum."
- Gözağrısı
109. "İnsanları bilmiyorum.
Güvenli olduklarını düşündüğüm an sırtımdan vuruyorlar. Artık hiç kimseye inanmayacağımı düşündüğümde bir sıcak yürek gelip buluyor beni. Çoğu zaman kim oldukları belli değil. Çoğu zaman sandığımdan daha fazla yaşıyorlar bende."
- Ruh Yordamı
110. "Ve kaybetmekten korktuklarımız, kazanmakta geciktiklerimizdir.."
- Gözağrısı
111. "İnsanız, belli ki yaşıyoruz çünkü acıyor canımız."
- Gözağrısı
112. ""Her adım bir imtihandır. Ya doğruyu seçersin ya yanlışı.""
- Gözağrısı
113. "Tarihin değil, insanın ahir zamanındaydık."
- Gözağrısı
114. "Söz geçiyor belki ama mâna bir başka şey olarak bizimle kalıyor."
- Gözağrısı
115. "...insan ancak nasibi kadar yaşıyor. Her şeyin bir zamanı ve o zamanın da bir hikmeti var."
- Açık Pencere
116. ""Üşüyen bir elin en yakın cebe sığınması gibi, kendi içine kapanıyor bazı insanlar..""
- Ruh Yordamı
117. "Biz birbirimizi sevmeye en sevilmeyecek yanlarımızı severek başlıyoruz. Söylenmiş en kötü sözlerde iyilikler arıyoruz. Sevgiyle dokunmuş şallarla örtüyoruz birbirimizin boşluklarını."
- Gözağrısı
118. "Çünkü anlamlar yama tutmaz.
Eksilmiş bir cümle bir daha tamamlanamaz.
En iyisi dikkat etmek, söylerken hiç yere düşürmemek kelimeleri, hiç eksik bırakmamak cümleleri...
Yoksa eksilir insan ...
Eksilir hayat..."
- Gözağrısı
119. ""Aramızda kusursuzluk iksiri içmiş hiç kimse olmadığına göre, birbirimizden çekinmemiz için de bir sebep yok. Hepimiz kusurlu fanileriz.""
- Gözağrısı
120. "Artık hiçbir kara bulut, bizim beraber yaşamaya alıştığımız gerçekler kadar karartamaz dünyayı..."
- Ruh Yordamı
121. "Bakmayın ağaçların pembe beyaz çiçekler açtığına...
Bu bahar bizim değil; bu bahar kırların, ağaçların, kuşların, kelebeklerin..."
- Açık Pencere
122. ""Geleceğe dair düşüncelerimiz, bugün neyi önemsediğimizi de ortaya koyar.""
- Gözağrısı
123. "Kırıldığımı hissediyorum, bir ucumdan diğer ucuma kadar.."
- Gözağrısı
124. "Ya da belki kavuşması olmayan uzun uzadıya bir gurbet..."
- Gözağrısı
125. "Hangi kırılmış kalp tamir edilebilir, hangi parçalanmış umut alçıya alınabilir, hangi yırtılmış hayal yeniden ruhlara dikilebilir?
Ve hangi kırılmış söz, yeni baştan bir sese kavuşturulabilir?"
- Açık Pencere
126. "Oysa sebepler, mânânın ilmikleridir;
bahaneler, yalanın düğümleri..."
- Açık Pencere
127. "İnsan gülümsemeyi ertelememeli fotoğraflarda. Çocukken ve hatta ilk fotoğrafçısı "Gülümseyin!" demişken...
Gülümsemeli insan!"
- Serçe Parmağı
128. "Adaleti yürürlükten kaldırdılar, zulmü hakim kıldılar."
- Gözağrısı
129. ""Kırıldığımı hissediyorum, bir ucumdan diğer ucuma kadar.""
- Gözağrısı
130. "kader bu, her şeyin yazılı olduğu bir kitap var."
- Serçe Parmağı
131. ""Sevmekten korkan, sevilmekten korkan, sevip de sevilmemekten korkan, velhasıl kalbine kilit üstüne kilit vuran insanlar var.""
- Gözağrısı
132. "Bizler kendi yarım kalmışlıklarına yanan cümlelerdik kağıtların üstünde.."
- Gözağrısı
133. "Gerçeğin içinde muamma, muammanın içinde sır, sırrın içinde nice aşikâr gizli."
- Gözağrısı
134. "Geceler, bitirilmeden bırakılmış bir kitap gibi mahzun halleriyle geldiler.."
- Gözağrısı
135. "“Yan yanayız.
Yalnız …
Ve dünyanın ortasında …
…
Kalabalıktan örülmüş bir dairedeyiz.”"
- Ruh Yordamı
136. "Küçük ayrıntıları yakalamakla başlıyor her şey.
Çünkü büyük gerçekler, küçük ayrıntılarda kaybediliyor."
- Ruh Yordamı
137. "Düşünüyorum, öyleyse bir şeylere canım sıkılıyor yine.."
- Ruh Yordamı
138. "İsterseniz yaşanmış bazı anların zabtını tutmaması için tarihten ricacı olabilirsiniz. İsterseniz boş verebilirsiniz.
Yapamayacağınız tek şey acılar matematiğindeki bir ilkeyi değiştirmektir :
Sıfırı neyle çarparsanz çarpın, sonuç sıfırdır."
- Ruh Yordamı
139. "Yaşadığımız her şeyin içi boşalmış, dilimizdeki her sözcük daha önceden kullanılmış gibi..."
- Açık Pencere
140. "" Bu yaşıma geldim anlatmakla biten hiç birşey görmedim ben. Anlatmamaksa zamanı yitiren yegane şey... Bir yastık kılıfına dikilsem, bende dantel kadar güzelleştirebilirim onu pekâlâ. Bunu anlatmak çok zor artık. Kimse yanında durduğu şeyi güzelleştirebileceğine inanmak istemiyor. ""
- Hiçbişey
141. "Ve muvaffakiyet Allah'tan !"
- Gözağrısı
142. "Üstüne akşamın çöktüğü puslu kirli bir şehir.. Birbirinin üstüne, yanına, ötesine berisine usulsüzce serpiştirilmiş köhne beton yapılar.."
- Gözağrısı
143. "... sessizlik herkesin dinleyebileceği kadar gür bir ses..."
- Serçe Parmağı
144. "Yan yanayız.
Yalnız ...
Ve dünyanın ortasında ...
Kalabalıktan örülmüş bir dairedeyiz."
- Ruh Yordamı
145. "Geceyi bilmiyorum.
Kopkoyu bir karanlıktan mı ibarettir, yoksa ışıldayan yıldızlardan mı? Karanlığın içindeki ışık mıdır, yoksa ışığı boğan karanlık mı? Her şeyi görünmez kılan bir zalim midir, yoksa düşüncemizi derinleştiren acı sözlü bir dost mu?
En çok onun içinde var oluyorum; ama geceyi bilemiyorum..."
- Ruh Yordamı
146. "Ne oluyorsa insanın içinde oluyor diyenler belki de haklı."
- Açık Pencere
147. "Yaşamak, biraz da keşfetmekle, tecrübe etmekle, incelikler geliştirmekle derinleşen, zenginleşen bir şey değil mi?"
- Açık Pencere
148. "" Kuşu tutsak eden kafes, kuşun içindeki uçma hevesini de yok edebiliyor mu? ""
- Açık Pencere
149. "Bulamasam da arıyorum.
Aramanın 'bulmak' gerektirmeyen zenginliğinin içine dalıyorum."
- Ruh Yordamı
150. "Dünyanın uyarı merkezleri, sadece kırılacak eşyalar için tedbir alıyor. Oysa insanların kırılma yoluyla kaybedebileceği şeylerin sayısı eşyalarınkinden çok daha fazla."
- Açık Pencere
151. "Öfkeyle kalkan zararla oturur demiş eskiler, ne kadar doğru... Bir öfkeli anın kırıp döktüklerini toplamak bir ömür sürüyor bazen..."
- Açık Pencere
152. "Ayıptır söylemesi, fena halde afiyetteyiz.
Yediğimizi yanımızda tutuyor, yemediğimizi kimsenin ulaşamayacağı derin dondurucularda yarın nöbetlerine amade bekletiyoruz.
Geğirtilerimiz cihanın frekans tarlalarında ses kirlenmelerine sebebiyet veriyor.
Ancak kalın gövdeli ve uzun menzilli kürdanlar çıkarıyor dişarkası ettiğimiz gayrı meşru et stoklarını.
Arı sütüne bile rutin geliyor artık sofralarımız.
Etiketleriyle birlikte yiyoruz herşeyi, yine de ruhumuz duymuyor."
- Ruh Yordamı
153. "Isınmak için gönüllerimizde kır ateşleri yaktık her seher vakti.."
- Gözağrısı
154. "Eskiler, bilge adamı sukûtundan ve sükûnetinden tanırmış. Çok susup az söylemesinden, söyleyince de bozulanı düzeltmesinden, eksileni tamamlamasından bilirlermiş. Şimdi öyle sözünü öz eyleyen insan bulmak zor... Bu devirde sükût ve sükûneti hâl edinen kimse de kalmadı pek!"
- Açık Pencere
155. "Sana zaman yitirmenin hiç de kötü bir şey olmadığını hatırlattığımda müthiş irkiliyordun..."
- Günlerin Gölgeleri
156. "“ Çocukluğunu şiddetle özlemeyen büyükler olalım istiyorum ama eski zamanları şiddetle özlüyorum. “"
- Ruh Yordamı
157. "Yürüsem, belki de gittiğim hiçbir yerde kendimi bulamayacağım.."
- Gözağrısı
158. "Hangi alabora, içimizdeki depremlerden daha kırıcı olabilir?"
- Ruh Yordamı
159. "Kalp kaderdir.
Senin dışında hiçbir canlının aklına yatmasa da..."
- Gözağrısı
160. "Hayat basittir, onu karmaşıklaştıran biziz. Hayat dolususu yalanla yaşanamaz belki ama bir kuru gerçekle yaşanabilir."
- Gözağrısı
161. "Allahım, sıkıntılarla ağırlaşan uzun gecelerimizi hafiflet ve tünelin ucunda ışıyan güneş gibi ferah sabahlara bağla yarabbi."
- Ruh Yordamı
162. "Kalabalıklar içindeki o büyük ıssızlık giderek büyüyor."
- Açık Pencere
163. "Herkesin takılıp kaldığı bir şeyler var hayatta.
Bir şehrin başka hiç kimseyle konuşmayan bir köşesi…"
- Gözağrısı
164. "Acı bir nefes çekildi havadan."
- Gözağrısı
165. "Ne isem oyum, başka birşey değilim!
Olamam!
Eğilmeye, bükülmeye, bardaktan bardağa dökülmeye gelemem.
Beni kendinize benzetmeye çalışmayın!
Ben size benzeyerek birşeye benzeyemem"
- Ruh Yordamı
166. "‘Her adım bir imtihandır’ diyor içimden bir ses. Ya doğruyu seçersin, ya yanlışı.
Anlıyorum ki doğruyu seçmektir her şey, yanlışlar arasından..
Ve muvaffakiyet Allah’tan!"
- Gözağrısı
167. "Her gurbetin içinde bir vuslat, her kavuşmanın içinde bir ayrılık gizli. Uzaklığın içinde büyüyen bir yakınlık, yakınlığın içinde çoğalan bir hasret gizli."
- Gözağrısı
168. "Ne kırılmaktan, ne yaşamaktan korkalım."
- Gözağrısı
169. "Suskunluklar içe dönük konuşkanlıklardır.
Aklımızdan geçenler, kalbimizden geçenleri boğar zaman zaman ve bir tek cümleye tutunarak dünyayla başa çıkılamaz."
- Gözağrısı
170. "Herkes gibi ben de yorgundum dünya işlerinden"
- Ruh Yordamı
171. "Hem yağmura yakalanmaktan, hem yağmursuz kalmaktan, hem de yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktan korkanlar var."
- Gözağrısı
172. "Bir adamı köşede yapayalnız gördüğümüzde,
o köşede yapayalnız kalıyoruz."
- Gözağrısı
173. "gökyüzüne tutunamayıp aşağıya düşmüş bir bulut gibi.."
- Gözağrısı
174. "Ne söylesem beyhude geliyor dudaklarıma. Beyhude geliyor ne işitsem kulaklarıma."
- Gözağrısı
175. "Yüzümün rengi kaçtı, ellerimin buğusu.."
- Gözağrısı
176. "Her yolun başında umutla doluyuz.
Belki bütün düğümleri çözecek bir cevabın peşindeyiz. Belki bütün dertleri bitirecek bir dermanın... Ya da belki bütün yaraları iyileştirecek şifalı bir dokunuşun..."
- Gözağrısı
177. "Zaman ellerini iki yana açıp miskince geriniyor, mangalın yanına büzülmüş bir tembel kedi gibi..."
- Gözağrısı
178. "Hiçbir şey duymadan, hiçbir şeye katılmadan, hiçbir soruya cevap vermeden, suya usulca dokunan hafif bir esinti gibi olmayı seviyor."
- Gözağrısı
179. "Bizim bütün derdimiz kendimizle… Dilimizdeki bütün fısıltılar kendi kulağımıza. Birinde bir güzellik görüyorsak,o aslında bizim güzelliğimiz."
- Gözağrısı
180. "Ayrı yazılacak bir "da" birleşik yazıldı, farkında olunmadan."
- Gözağrısı
181. "“ Siz gerçekten birbirinizle hiç konuşmuyorsunuz! Birinizin söylediği diğerine dokunamadan suya, havaya, toprağa karışıyor. “"
- Ruh Yordamı
182. "İnsanları bilmiyorum .
Güvenli olduklarını düşündüğüm an sırtımdan vuruyorlar. Artık hiç kimseye inanmayacağımı düşündüğümde bir sıcak yürek gelip buluyor beni. Çoğu zaman kim oldukları belli değil... Çoğu zaman sandığımdan daha fazla yaşıyorlar bende. Her zaman içlerindeyim; ama insanları bilemiyorum."
- Ruh Yordamı
183. "İçimizden faşizmi, boyunlarımızdan ilmikleri çıkartalım."
- Ruh Yordamı
184. "Her fotoğraf tek bir anda durdurulmuş uzun bir hikayedir."
- Günlerin Gölgeleri
185. "Zulüm nerede?
İnsan neredeyse, zulüm orada bugün !"
- Açık Pencere
186. "İskelede oltasını ava hazırlayan yaşlı balıkçıyı uzun uzun izledim. Zamanın hızını nasıl değiştirdiğine tanık oldum.
Farkında olmadan onun zamanına geçtim. Zaman yavaşladıkça insanın omzundaki hayat yükünün de hafiflediğini hissettim.
Bütün gününü o iskelede geçirmeye hazır o balıkçı, her gün onlarca işe yetişmeye çalışan bir büyükşehir insanı olarak hayatı benden çok daha uzun yaşıyordu.
Onun yirmi dört saati, benim yirmi dört saatimden uzundu, bu kesin! Onun bir saati, bir dakikası daha uzundu."
- Gözağrısı
187. "Kendini bulabildiği bu yerde kaybolup gitmeyi seviyor.."
- Gözağrısı
188. "Allah'ım, yönsüz kaldığımızda yönümüzü, yolsuz kaldığımızda yolumuzu göster yarabbi."
- Ruh Yordamı
189. "Kendimizden kaçmayı gittikçe daha zor başarıyoruz.
Adım başı bir ayna çıkıyor karşımıza.
Adım başı yakalanıyoruz hafızamıza."
- Ruh Yordamı
190. "Herkesin takılıp kaldığı bir şeyler var hayatta. Ötesine geçemediği.. Gerisinde bırakamadığı..."
- Gözağrısı
191. "“ Bazen dünyayı içine sığdıracak kadar genişliyor yüreğim, bazen kendi çarpıntılarına bile dar geliyor. Bazen küçük bir gülücük bile yetiyor içimi ısıtmaya, bazen göklere yükselen kahkahalar bile yetmiyor yüzümü güldürmeye. Bazen inanılmaz derecede uçarı, bazen iflah olmaz biçimde kanadı kırık oluyorum ... “"
- Ruh Yordamı
192. "Çok huzursuz görünüyorsun. Bu bin yılın son çeyreğinde ki bütün huzursuzlukların patenti sende olmalı."
- Serçe Parmağı
193. "Ertelenmiş gibiyiz.."
- Ruh Yordamı
194. "İsterseniz doğmamış çocukların fikrî geleceğini yüzyıllık ipoteklerle karartabilirsiniz."
- Ruh Yordamı
195. "“ Hangi alabora, içimizdeki depremlerden daha kırıcı olabilir ? “"
- Ruh Yordamı
196. "Duvardaki pencereyi alıp tavana koyuyorum. Bugün gökyüzünden başka yere bakamam.
Bugün bakışlarımın mesafelerle kırılmasına hiç dayanamam. Başımı önüme eğip öylece oturamam. Sonra fena mı olur diye geçiriyorum içimden, pencereyi açtığımda bir bulut düşse içeriye bugün. Defterimin arasında dağ çilekleri kurutsam mesela, fena mı olur?"
- Gözağrısı
197. "Heyecanımızı kırıp, yorgunluğumuzu arttırıyorlar."
- Gözağrısı
198. "Kalbim bana yetmiyor!"
- Serçe Parmağı
199. "Aradan çok zaman geçti tabii.
Yıllar koşu atları gibi kovaladılar yılları.
Zaman kocamış bir ev kedisi oldu ve kıvrılıp uyuklamaya başladı hayatın sıcak şiltesinde."
- Serçe Parmağı
200. "Ne olduğunu söylemek zor, bir şey oluyor ve o şey yaşadığı sürece tutuyor, bir daha bırakmıyor insanı."
- Gözağrısı
201. "Kaybettiklerimiz, kaybetmediklerimizin sıcaklığını arttırmak içindir oysa."
- Ruh Yordamı
202. "Bazen sonbahar, son bahardır!"
- Günlerin Gölgeleri
203. "" Ne oluyorsa insanın içinde oluyor diyenler belki de haklı.. ""
- Açık Pencere
204. "İnsan ancak nasibi kadar yaşıyor..."
- Açık Pencere
205. "Ancak bir prenses kadar kayıtsız...
Ve ancak bir ölü kadar güzel..."
- Serçe Parmağı
206. "Dursun bizi içine çeken bu durmak bilmez döngü.."
- Gözağrısı
207. "mevzu yaşamaksa bu devir kötü bir devir."
- Serçe Parmağı
208. "Yalnızlığı bilmiyorum.
Dünyanın ezici kalabalığı mı yalnız bırakır insanı, uçsuz bucaksız kıpırtısızlığı mı? Geçici bir hava boşluğu mudur hayatın içinde, yoksa her yeri kaplayan müebbet bir titreme mi? Kendimizin mi sorgusudur, başkalarının mı mahkemesi? Seslerin kaybolup gidişlerini görüyorum; ama yalnızlığı bilmiyorum."
- Ruh Yordamı
209. "Güneşle beraber batarız her akşam."
- Gözağrısı
210. "Çok fazla anlamlandırmadığımız bir burkulma oluyor hepimizin içinde."
- Ruh Yordamı
211. "mevzu yaşamaksa bu devir kötü bir devir."
- Serçe Parmağı
212. "Kimin yüzü bu, yakışıyor her acı ?"
- Gözağrısı
213. "İnsanın arkadaşını unutması ne acı . Kaldı ki arkadaşı olan kaç kişi var içimizde? Bir gün unutursak, gözleri sayılardan başka bir şey görmeyen büyüklere döneriz."
- Günlerin Gölgeleri
214. "Dünyadaki küçük noktamı· doldurmaya çalışıyorum."
- Ruh Yordamı
215. "Nerede sefere çıkan bir kervan görsek, hazırlanıyor içimizde bizden habersiz bir katar."
- Gözağrısı
216. "Kelimeleri öyle eğip büküyor, içlerini öyle boşaltıyorlar ki, kullanılmaz hale geliyor hepimize gerekli o kelimeler."
- Gözağrısı
217. ""En çok, bizi kalbimizden vuracak kelimelerden korkuyoruz belki de.""
- Ruh Yordamı
218. "Zamanın içinde döngü, döngünün içinde hikmet gizli.."
- Gözağrısı
219. "Ne kadar sürer bir şeyin içimizden gelip geçmesi?"
- Gözağrısı
220. "Bir çocuk, bir gün bütün bir dünya anlamına gelebilir.
Ve bir bomba, bir çocukla beraber bütün insanlığı öldürebilir."
- Günlerin Gölgeleri
221. "Aslında hepimiz birbirimize benziyoruz.
Ve aslında hiçbirimiz benzemiyoruz birbirimize.
Aynı dili konuşuyor; ama aynı cümlelerde buluşamıyoruz.
Yan yanayız.
Herkesiz ve hiç kimseyiz.
Hiç kimse ve herkes...
..."
- Ruh Yordamı
222. "İnsanın içine akıttığı cümleleri olması gerektiğini bilmiyorsunuz. Kulağa sığmayan sesin peşinde değilsiniz. Yüreğe giden yolu bilmiyorsunuz. İçinize işlemiyor içinizin sesi. Ruhunuzu temizleyecek kelimelere sahip değilsiniz. Siz kendinizden haberdar değilsiniz.
Siz kendinizle hiç konuşmuyorsunuz!"
- Ruh Yordamı
223. "Siz gerçekten yaradanla hiç konuşmuyorsunuz.
Seslerin duaya dönüştüğü bir seyrü seferden haberiniz yok."
- Ruh Yordamı
224. "Demek sözlerin de insanlar gibi bir kaderi var."
- Gözağrısı
225. ""Neden hem bu kadar yalnız, hem bu kadar uzağız birbirimizden? Neden hem bu kadar kalabalık hem bu kadar insansız kaldı dünya?""
- Açık Pencere
226. "Dünyadaki her şey ilahi bir denge içinde yaratılmış.
Bu dengeyi bozabilecek tek yaratık insan!
Tabiatta gördüğümüz her şey, bütün canlılar ve canlı olmayanlar, varlıklarını kendi fıtratlarının asla dışına çıkmadan şaşmaz bir düzen içinde sürdürüyor. Sadece insan, sınırlarını iyiye ya da kötüye doğru zorlayabiliyor. İmtihanı bu insanın! Ya fıtratındaki cevhere sadık kalarak sırat-ı müstakim üzere olacak ya da şeytanî olana yönelerek azgınlaşacak ve belalara uğrayacak."
- Açık Pencere
227. "~
Bakışlarımızı bulutlar kapladı, içimizde fırtınalar kopuyor...
~"
- Gözağrısı
228. "Serin bir öğle sonrasının sessiz ağırlığını hissettim tenimde biraz önce."
- Gözağrısı
229. "Giderek hayatımızda görüntüsü olmayan bir ahir zaman rivayetine dönüşüyor ölüm."
- Günlerin Gölgeleri
230. "Bir şifa temennisi duyuldu hastane koridorunda, bir niyaz, kederli bir ziyaretçinin sesinden.."
- Gözağrısı
231. "Gün günden kendini eksiltmekte olan insan, yeniden nasıl tamamlanabilir ?"
- Gözağrısı
232. "Ben daha çok sözlerin kalabalığında gizlemeye çalışıyorum kendimi."
- Gözağrısı
233. "Ya biz eksiliyoruz eski fotoğraflardan, ya da başka birileri eksiliyor."
- Gözağrısı
234. "Küçük bir kıvılcım gibi görünüp kayboluyoruz.
On yıllar içinde küçük bir iz, yüz yıllar içinde hiçiz."
- Ruh Yordamı
235. "Çayı derinden yudumlamalıydık.
Zamanımızı genişletmeliydik."
- Ruh Yordamı
236. "Her insanın zaman zaman gerçeğe toslamaya ihtiyacı vardır, inanın bana! Sağınızda, solunuzda küçük yaralar bereler açsa da, gerçek bu dünyada toslanacak en emniyetli şeydir.."
- Serçe Parmağı
237. "Herkes gibi ben de "yorgundum dünya işlerinden"."
- Ruh Yordamı
238. "Dünyada yaşayan gölgeler gibiyiz.
Dilsiz, ifadesiz...
İçeriksiz ve karanlık bir 'yaşamak' taklidi yapıyoruz."
- Ruh Yordamı
239. "Merhametini yitirmiş bir kalbe acılar nasıl anlatılabilir ?"
- Gözağrısı
240. "Camlara vuran bütün yağmur damlalarında biz varız.."
- Gözağrısı
241. "Ölümün gelmediği bir randevu olmadı bugüne kadar hiç."
- Günlerin Gölgeleri
242. "- Hey baksana!
- Evet !
- Dünya ne sevimsiz değil mi ?
- Yoo! Ben bir kaç Sevim tanıyorum, iyi kızlardır hepsi.."
- Serçe Parmağı
243. ""Sevgi eskilerin anlattığı, yalan bir kelime artık. Saygı hazırolda beklenen altmış saniye...""
- Günlerin Gölgeleri
244. "-İnsan insanı bilmez mi hiç?
-Asıl insan insanı bilmez."
- Serçe Parmağı
245. "Allahım, sabır kalelerimizi sağlamlaştır, dünyanın oklarından bunalan göğüslerimizi tevekkül zırhıyla zırhlandır yarabbi."
- Ruh Yordamı
246. "Bir gün bir yabancı şair gelip, "Peygamber daha dün yaşıyormuş gibi kent hep onun egemenliğinde" deyinceye kadar sürdürmeliyiz ruh inşaatımızı."
- Ruh Yordamı
247. "Her kadın sever; biri aşkla, biri şefkatle, biri ihtirasla ve biri de sadakatle ..."
- Ruh Yordamı
248. "Peki ben ne biliyorum?
Bana öğretilen hayat bilgisini...
Peki ya ölüm?
Onu da bilmiyorum.
Ama bildiğim önemli bir şey var:
Bilmediğim şeylerin çokluğu, yaradanın büyüklüğüne atıftır."
- Ruh Yordamı
249. "Hayatın gerçekleri içimi burkuyor, bu insanca çaresizlik kırıyor umut ağacımın dallarını."
- Günlerin Gölgeleri
250. "Masumiyetler içimizin en kuytu köşelerine kadar geriledi.
Günahlar gözlerimizden okunuyor."
- Ruh Yordamı