Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Gökçen - Loresima | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Gökçen Kitap Bilgileri


Yazar: Loresima
Tahmini Okuma Süresi: 14 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı: 528
Basım Tarihi: 10 Ekim 2023
Yayınevi: Ephesus Yayınları
ISBN: 9786256476233
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Gökçen Kitap Tanıtımı


Babaları asker olduğu için aynı lojmanda büyümüş Murathan ve Gökçen’in kendilerine kurdukları dünyada başka kimseye yer yoktu. Burada sadece Pamuk ve Kepçük vardı. Bir anda aldıkları acı bir haberle kurdukları bu dünya yerle bir olurken kendilerini hiç bilmedikleri hayatlarda bulmaları o an için her şeyin sonu gibi görünüyordu.

Aradan geçen yirmi yılın sonunda aynı şehirde Gökçen, doktor; Murathan ise özel kuvvetler askeri olmuştu. Karşılaştıkları an aslında hiçbir şeyin mazide yitip gitmediğini anlayacaklardı. Anılar, pençelerini toprağa en şiddetli şekilde geçirerek gömüldükleri yerden
çıkmak için çırpınıyordu.

Mazi soğuk, kalpler ise hâlâ sıcaktı.

Murathan ve Gökçen için artık sadece iki seçenek vardı:
Ya kaderleri yeniden yazılacak ya da geçmiş gömüldüğü yerde yok olmaya devam edecekti.

"Sarılan yaralar kapanırdı.
Benim yaram ise ne sarılmıştı
ne kapanmıştı.
Öylece duruyordu.
Sessiz ama en derinde..."




Gökçen Kitaptan Alıntılar


1. "Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın…"




2. ""Ölüm o kadar güç değildir. Unutulmak yamandır.""




3. ""Nasıl tanıdın ki, hemen beni?"
-
"Gözlerinden.""




4. ""Yaralarım benim canımı yakmaz."
-
"Ama senin yaran... benim canımı paramparça eder.""




5. ""Sen beni unuttun mu ki?"
"Unuttum"
"Niye ki?"
"Yaşamak için" "Eğer unuttmazsam ölürdüm."
"Neden?"
"Özlemekten.""




6. "

ರ⁠╭⁠╮⁠ರ"




7. ""O kadar çok sevdim ki.. Öl dese ölürdüm.""




8. "

Hep merak etmişimdir bu ortamları.
? (⁠☉⁠。⁠☉⁠)⁠!⁠→?"




9. "

(⁠*⁠・⁠~⁠・⁠*⁠)"




10. ""bütün şehirleri yakın sanırdık," diye devam etti. "aynı haritada olduklarına göre ne kadar uzak olabilirdi ki? Adana, İzmir'e çok uzakmış, Pamuk. yürüyüp yürüyüp bitiremeyince anladım.""




11. ""Derin acıların sesi olamazdı.""




12. ". ✵.

"𝘝𝘦𝘥𝘢𝘭𝘢𝘳 𝘤𝘢𝘯 𝘺𝘢𝘬𝘢𝘳 𝘗𝘢𝘮𝘶𝘬, 𝘣𝘦𝘭𝘬𝘪 𝘥𝘦 𝘤𝘢𝘯ı𝘯ı𝘯 𝘺𝘢𝘯𝘮𝘢𝘴ı𝘯ı 𝘪𝘴𝘵𝘦𝘮𝘦𝘥𝘪𝘭𝘦𝘳. "
"𝘠𝘢 𝘷𝘦𝘥𝘢 𝘦𝘵𝘮𝘦𝘮𝘦𝘭𝘦𝘳𝘪 𝘥𝘢𝘩𝘢 𝘤̧𝘰𝘬 𝘤𝘢𝘯ı𝘮ı 𝘺𝘢𝘬𝘵ı𝘺𝘴𝘢? "

.✵."




13. "---Hayır sorun kesinlikle ondaydı
.


(⁠ ⁠:⁠ ⁠˘⁠ ⁠∧⁠ ⁠˘⁠ ⁠:⁠ ⁠)"




14. "Bir Türk yitince Tanrı dağları ağlamaz mı?"




15. "hatırlamak, unutmaktan daha acı vericiydi."





Gökçen Kitap İncelemeleri


Ergen danışanlarımla bağ kurabilmek için okuduğum genç yetişkin kitaplarından birisi daha.

Öncelikle kitaba bu yaşımda adapte olabilmek için zorlandım çünkü cringe yerler çok fazla. İlk elli sayfasını derin nefesler alarak okudum. Edebiyattan son derece uzak, ağır utanç verici cümleler ve yazım şekli var kitabın. Gençlerimiz neler okuyor yahu diye düşünerek devam ettim kitaba.

Sonra kitap beni içine çekti, hikaye gerçekten çok güzel. Askerler arasındaki diyaloglar o kadar gerçekçi ki.. Sanırım hayatımda en fazla güldüğüm kitapların ilk üçüne girer. Aşkı da yavaş yavaş verdi çok severim bu yavaşlığı.

Ancak okurken düşündüm. İlişkileri bu yaşlarda deneyimlemeye çalışan gençlerimiz cidden bunları okumalı mı? O kadar duygu yüklü, o kadar korumacılık içeren bir kitap ki insan durup ben böyle sevildim mi diye düşünmeden edemiyor. Bu yaşımda dönüp bu soruyu sorduysam gençlerimiz sevginin böyle bir şey olacağını düşünüp ilişki standartlarını gerçekçi olmayan bir noktaya çekebilir, korumacılık gördüğü anda karşı tarafa yapışabilir. Bunun gibi daha birçok şey.. Bu kitaplar bence değersizlik, sevilmeme inancı yüksek olan kişileri tetikler ya. Ve seansta bunları görüyorsak da konuşabiliriz, bu sebeple bu karakterler işimize yarayabilir diye düşünüyorum. Oradaki duygusuyla danışanı temas ettirmede yardımcı olabilir.

Ben kendi çocuğuma okutur muydum emin olamadım. Okumak isterse izin verirdim belki ama hemen sonrasında ilişkiler, aşk, sevginin yaşanma şekilleri üzerine konuşurdum.

O kadar merak ettim ki şimdi ikincisine başlayacağım bir yandan da. Hikayenin sonunu merak ediyorum. Başıma bela almış gibi hissediyorum.




"Ama biz askeriz. Unutuluruz."
-"Al bayrağın gölgesi mezarımıza vurdukça biz de yaşarız, devrem. Varsın, adımız unutulsun."

Tam anlamıyla bir genç kurgu romanı olan "Gökçen"in hem beğendiğim, hem de beğenmediğim yönleri olduğunu söyleyebilirim. Dilerseniz öncelikle olumlu düşüncelerimle başlamak isterim...
Ağırlıklı olarak askeri kurgu olmasının hakkını vermiş bir roman. Vatan sevdası, vatan için ödenen bedeller insanın içine dokunur bir şekilde aktarılmış. Öte yandan Gökçen ve Murathan'ın çocukluk anılarını, Pamuk ve Kepçük oldukları hallerini, kan bağı olmadan da nasıl sağlam ilişkiler kurulabileceğini gördüğümüz sıcacık aile ortamlarını okumak çok hoşuma gitti. Arkadaş ortamlarını ve timdeki askerlerin muhabbetlerini okumak ise son derece keyifliydi. Ve olumsuz eleştirilerime gelecek olursak... Gökçen karakteri deli dolu, neşeli, çocuk ruhlu bir kadın olarak tasarlanmış ama oldukça fazla abartılmış. Öyle ki bazı anlarda "sitcom dizisi mi izliyorum acaba" diye düşünmedim değil. Ayrıca iç ses olarak yazılan konuşmalarında çok fazla "Twitter ağzı" kullanılmıştı. Komedi amaçlanmış fakat fazla kaçması kaliteyi düşürmüş kanımca.
Velhasıl bazı olumsuz yönlerine rağmen yine de "Gökçen"i okuduğum için memnunum. Sürükleyici, fazlasıyla eğlenceli ve yer yer duygu yüklü olması çok güzeldi. En yakın zamanda ikinci kitabı da okuyacağım.






Merhaba arkadaşlar

Bir okur için uzun sayılabilecek bir zaman sonra tekrar buradayım.Bu süre içinde "Gökçen" isimli kitabı okuyabildim sadece neden bu kadar akıcı ve güzel bir kitap elimde kaldı bilemedim.Ben okudukça sanki kitaba sayfa eklendi.
Öyle bir kitap ki Gökçen bütün duyguları aynı anda yaşıyorsunuz.
Gelelim kitabımızın konusuna,
Babaları asker olduğu için aynı lojmanda büyümüş Murathan ve Gökçen 'in kendilerine kurdukları dünya da başka kimseye yer yoktu. Burada sadece Kepçük ve Pamuk vardı . Bir anda aldıkları acı bir haberle kurdukları bu dünya yerle bir olurken kendilerini hiç bilmedikleri hayatta bulmaları o an için her şeyin sonu görünüyordu.
Aradan geçen yirmi yılın sonunda aynı şehirde Gökçen, doktor; Murathan ise özel kuvvetler de asker olmuştu. Karşılaştıkları an hiç bir şeyin mazide yitip gitmediğini anlayacaklardı.Anılar, pençelerini toprağa en şiddetli şekilde geçirerek görüldükleri yerden çıkmak için çırpınıyordu.

" Ölüm o kadar güç değildir. Unutulmak yamandır."
" Gönlünde vatan aşkı varsa başka hiçbir aşka yer vermeyeceksin, evlat!!"
" Derin acıların sesi olmazdı."
" Hatırlamak, unutmaktan daha acı vericiydi."
" İnsanın çocukluğu gökyüzü gibiydi Başımızı kaldırdığımızda ilk gökyüzünü görürdük."
" Yokluğunun acısını çekmediğin bir şeyin kahramanı olamazsın."

Huzurla kalın.




Açıkçası böyle bir kitap okumayı beklemeden, biraz da önyargıyla başlayıp bir günde bitirdiğim ve merakla ikinci kısmına geçtiğim bir kitap oldu. Yazımını, karakter oluşturulmasını fazlasıyla başarılı buldum.

Kitap doğuda görev yapan iki asker çocuğunun bağı ve hikayesi ile başlıyor. Murathan ve Gökçen karakterleri küçüklüklerinden itibaren birbirlerine bağlı olan, çok kavga etseler de asla kopmayan iki küçük çocuk. Kaderin bir şekilde ayırdığı ve sonrasında tekrardan birleştirdiği iki büyümek zorunda bırakılmış çocuk...

Hem çocukluk sahnelerini hem de büyüdükleri halleti okuyoruz. Onların yanında bir de Murathan'ın ekibi hikayeye büyük katkı sağlayarak kitabı renklendiriyor.

Birçok sahneden çok keyif aldım, eğlendim. Gökçen'in iç sesi bana pek komik gelemedi ama yazılması benim açımdan büyük bir sorun da olmadı (yazılmasaydı daha iyiydi gerçi) En çok rahatsız olduğum sahne Murathan'ın Gökçen'in fotoğrafına bakarken yaptığı yorumlar oldu. Bu sahne gerçekten rahatsız ediciydi. Karakterin birçok artısını benim açımdan götürdü. Romantik kitaplarda rahatsız edici erkek zihnini görmesek çok daha güzel olmaz mıydı?

Ayrıca kitabın puntoları o kadar küçük ki okumak büyük ölçüde zorlaşıyor. Bütün bunlar dışında vakit geçirmek için ideal, dizi izliyormuşsunuz gibi hissettiren güzel bir kitaptı.







Öncelikle puanimdan başlıyacağım. Zaten herkes kurguyu az çok biliyordur. Yinede bahsedeyim isterseniz.

Bir asker kurgusu. Eskiden çok yakın iki çocukluk arkadaşı olan Gökçen ve Murathan ikisininde aynı anda çok yakın iki dost ve asker olan babalarının şehit düşmesiyle ne kadar istemeseler de ikiside memleketlerine döner. Ancak yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden yolları Gökçen'in doktor atamasının Şırnak'ta çıkmasıyla kesişir.

Puanım 9 gibi gibi...
Nedeni; kurgu akıcıydı ve baya sarıyordu. Karakterlerle bağını çok güçlü bir şekilde kurabilmiştim. Özellikle de o sıcak ekip ruhunu bu kitapta

çok güzel bir şekilde işlemişti. Normalde kitapta sevdiğim bir tane falan yan karakter olurken bu kitapta en sevdiğim yan karakteri seçmekte baya zorlandım. (Ama galiba en sevdiğim barbaros)

Ama her kitapta yine bir kusur bulduğum gibi bunda da buldum:,-)
Normalde bu tür kitaplarda erkeğin ağzından okumak için her sayfa erkek karakterin gözünden okumayı beklerdim fakat bu kitapta ne kadar çok bu sahneleri keyifle okusam da bana biraz fazla geldi. Yani daha az olsa daha iyi olurmuş dedim ilk defa. Oysaki her zaman erkek karakterin bakış açısından ne zaman bakcaz diye beklerdim. Kendime ben bile şaşırdım bu konumda çünkü asla böyle bir şey diyeceğimi aklımın ucundan bile geçiremezdim.

Sonuç olarak asker kurgusu sevenlere öneririm, geçmişten sahne okumayı sevenlere öneririm,(zira bu kitapta baya var) ilahi bakış açısından erkek karakterin düşüncelerini okumayı sevenler öneririm, hafif nefretten hafif aşka dönüşü okumaya öneririm.

KISACASI HERKESE ÖNERİRİM!
OKUYUN!
:-)



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: