Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Genç Werther'in Acıları Kitap Bilgileri


Yazar: Johann Wolfgang Von Goethe
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı: 126
Basım Tarihi: 2024
İlk Yayın Tarihi: 1774
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Almanca
ISBN: 9786053603511
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Genç Werther'in Acıları Kitap Tanıtımı


Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti.

Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.

Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.




Genç Werther'in Acıları Kitaptan Alıntılar


1. "Anın tadını çıkaracağım, geçmiş benim için geçmişte kalacak."




2. "“Ve geçmiş benim için geçmişte kalacak.”"




3. "Ah, birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi..."




4. "Zaten bu dünyada kimse kimseyi kolay kolay anlayamıyor ki..."




5. "“Nasıl oluyor da insanı mesut eden bir şey aynı zamanda felaketinin de kaynağı oluyor.”"




6. "Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil."




7. "Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil."




8. "Ah, birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi..."




9. "“Çok fazla şeyim var, ama
Onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi..”"




10. "Kendimle ilgili çok fazla sorunum var ve kalbim sürekli kederli."




11. "Nasıl oluyor da insanı mesut eden bir şey aynı zamanda felaketinin de kaynağı oluyor."




12. "“Sevgisiz bir dünyanın yüreğimiz için ne anlamı olabilir?”"




13. "Sabahları uyanıp parıldayan güneşi gördüğümde, "Al işte, yine cenneti andıran bir gün ve yine insanlar bunu mahvedecekler" diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum."




14. ""Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?""




15. "“Çok fazla şeyim var, ama
Onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi..”"





Genç Werther'in Acıları Kitap İncelemeleri


Dikkat: Spoiler İçerir !!!

Tarihsel olarak bu kitabın incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle küçük bir araştırma yaptığımda kitabın Goethe tarafından 1774 yılında tam iki haftada yazıldığı bilgisine ulaştım. Bu kadar kısa sürede böyle nitelikli bir kitabın yazılabilmesi bana imkansız gibi gelse de hemen hemen her yerde bulunan bu bilgiyi sizinle de paylaşmak istedim. Mümkün müdür gerçekten iki haftada böyle bir eser yaratabilmek?

Kitabın yazılmasından sonra Werther holiganları tarafından Almanya'da intihar olayları artmış ve bu yüzden kitap uzun bir süre yasaklanmış. Hatta o dönem Almanyası'nda kitabın okuyucuları kitaptan öyle çok etkilenmişler ki, kitaptaki ana karakter olan ”Werther gibi giyinme ” modası başlamış. Ortalığı mavi ceket ve sarı pantolon giyen gençler sarmış. Bu bilgi gerçekten çok hoş bir bilgi. Düşünün, bir kitabın bir insanın kılık kıyafetini nasıl değiştirebileceğini... İşte öyle etkileyici bir eser.

Konu ise şöyledir: Werther adındaki genç bir hukuk stajyeri, Lotte isimli bir kadına aşık olur. Bu aşk ıstırap ve acı doludur aynı zamanla imkansızlıklarla ve engellerle sarmalanmıştır. Çünkü Lotte nişanlı bir kadındır ve toplumsal kurallar Werther ile Lotte'nin birleşmesine imkan tanımaz. Burada karşımıza şöyle bir soru çıkabilir: Nişanlı veya evli bir kadına/erkeğe aşık olmak etik midir?

Dünya Klasikleri arasında en önce okunması gereken kitaplardan biri olmasının yanında, konusunun özgünlüğü ve tarihsel açıdan insanları bu denli etkilemiş olmasıyla türevlerinden birkaç adım önde olan kitaptır. Mutlaka bir gün okunmalıdır.




Werther iyi çocuktu ama fena bir kusuru vardı. İmkansızı seviyor ve sırf seviyor diye sevileceğini zannediyordu. Eğer Werther'i o zaman tanısaydım söylerdim, Werther derdim, seni aşk mahkum eder, hayallerin özgür bırakır.

Kalp böyledir işte; nerede imkansız var gider onu sever. Ahh Werther, kendi genç; ruhu bitik Werther.. Bedenini ve ruhunu esir alan aşkın kurbanı Werther! Böyle olacağını bilseydi yinede gider miydi celladı Lotte'yi ilk kez gördüğü davete!? Bence giderdi, çünkü Werther'de tıpkı Bihter gibi hırslı ve tutkulu bir aşıktı..

; platonik bir aşığın iç ve dış dünyasıyla yaşadığı psikolojik savaşı anlatan psikanaliz ürünü, bir aşk romanı.

"Bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil." [s.48]

Fakat eminimki çoğumuz, çoğu zaman Werther'i anlayabildik. Naçizane, okurken karakterin viran olmuş ruhundaki acıları hissedebildim. Çünkü

, karakter gelişimi bakımından çok sağlam bir kaleme sahip nadir yazarlardan.

"Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir nedene bağlayabilen aziz mahluk! Hissetmiyorsun, felâketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun." [s.91]

Werther, mutlu ve başarılı bir avukattır. Bir gün katıldığı bir davette aşık olur ve bütün hayatı değişir. Werther'in büyük aşkı; güzeller güzeli Lotte'dir. Ancak Lotte, Albert ile nişanlıdır. Werther ise amansız bir girdap içerisinde ve bildiği tek bir şey vardır;

"Onun beni hiç sevmediğinden eminim." [Uşaklıgil, H.Z. Aşk-ı Memnu. s.223]

Sevgiyle kalın, keyifli okumalar :)




Özay gönlümün Almanya mektubundaki şu dizeler aklıma geldi kitabı okurken;
"bizim pavlikada bir alman var. glaus,
çok eyi gardaşım olsun"
Bizim romanda bir Werther var çok eyi gardaşım olsun.

Roman werther'in charlotteye olan aşkını wilhelm'e mektuplarla anlattığı bir kurguda işleniyor. Edebi olarak iki farklı basımdan okumanın farkını da belirtmek istiyorum. Çeviri romanlarda zamana uygun bir edebi bir dilde düzenlenebilir, kitabın iki bölümün de bununla ilgili bir konuyu da işlemiş zaten yazar;

"Ben kolaydan çalışmayı severim, ne yazılıysa, odur: ama o,bir yazıyı geri verip, şöyle diyebiliyor: İyi, ama bir daha gözden geçirin, daha iyi bir söz, daha yerinde bir edat bulunabilir. O zaman çıldırabilirim. Hiçbir, ama hiçbir bağlaç boşta kalmamalı ve bazen dikkatimden kaçan her türden devrikliğin baş düşmanı. Onun sözdizimini
alışılmış melodiyle çığırmazsan, hiçbir şey anlamıyor."

Kitapların ruhunu anlamak ve kimyasını yakalamak için çok önemli bir mesele olduğunu düşünüyorum.

Werther duygularına kapıldığınız da hissedeceğiniz yegane şey alıntı yapmaktan, altını çizdiğiniz cümlelerden yorulacak ve sonlarına doğru kitaba kendinizi kaptırarak biran önce bitmesin ümidiyle okuyacayaksınız ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi werther'in de bir hikayesinin sonu gelecek.

Kesinlikle ve şiddetle okumanızı tavsiye ederim.
(not:yabancı romanlarda edebi dile uygun bir çeviriden okumayı tercih edin. )




Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?

Sahip olduğum o kadar çok şey var, ama onsuz her şey bir hiçe dönüşüyor diyor Werther ve kendince hiçliği biricik Lotte’sinden uzak olmakla bağdaşlaştırıyor. Öyle ki onu değil bir gün görmemek bir saniye görmemek bile çılgına çeviriyor.

Kitap tamamen Werther’in intihar etmiş yakın arkadaşı Wilhel’e yazılan kesit kesit mektuplardan oluşuyor ve bu mektupları bir bütün olarak Werther’in sesiyle okuyan bizler, acı dolu bu aşka yer yer üzgün yer yer korku ile tanık oluyoruz.

Kitabı sevdiğinden ayrılan ve karşılıksız sevgiye kapılmış insanlara önermeyeceğim gibi çok duygusal insanlarında birçok sayfasında duygularının alt üst olacağını bilerek bu kitaba başlamasını isterim. Şayet kitap zamanında birçok intihara sebep açtığı gibi günümüzde de bu etkisini sürdürdüğüne ve bazı sayfalarda ölümün bir kurtuluş olduğuna inancımızı arttırıcı etkiye sahip olduğuna inanıyorum.

“Ey göklerdeki Babam, gelsem beni kovar mısın?”

Son olarak Canım Werther, bir sevda nasıl olurda öldürürmüş böylesine güzel bir gençliği nasıl soldururmuş tüm hayatı seninle tecrübe ettim. Acılarına ortak olmak istediğim nadir karakterlerden biri oldun, hoş geldin...




“Genç Werther’in Acıları” sürekli duyduğum, okumak istediğim bir kitaptı
Sonunda okuyabildim ve iyi ki de okudum. Başarılı psikolojik analizleri, insanların çeşitli durumlarda içine girdiği karmaşık ruh halleri hakkındaki analizleri, sevginin önemi, insanoğlunun anlamsız hırsları gibi nice konuya değinen bir kitaptı. Her cümlenin altını çizmek istedim. Bazı yerlerde kendi ruhsal hallerimi sezdim ve “evet ya kesinlikle böyle” dedim. Klasik bir kitap olması sizi korkutmasın; Dili gayet akıcı ve anlaşılır bir kitaptı.
•••
Adından da anlaşılacağı üzere kitabımız Werther’in acılarından söz etmekte. Yeni taşındığı yerden arkadaşına yazdığı derleme mektupları okuyoruz. Başta her yönüyle Werther’e iyi gelen bu yer sonradan, gittiği bir eğlencede imkansız bir aşka düşmesine ve yaşamdan her yönüyle usanmasına yol açar. Nişanlı olduğunu bildiği halde Bayan Lotte’ye aşık olur. Bu imkansız aşk onun tüm zekasını, resme, edebiyata olan tüm yeteneğini yitirmesine sebep olur. Tükenir, tükenir, tükenir…
Bizlere de ondan geriye kalan, arkadaşı Wilhelm’e yazdığı bu mektupları kalır…
•••
Kitabın sonlarına doğru gerçekten Werther’in acısını paylaştım. Bazense fazlasıyla sinirlendim. Yetenekli, güzel kalpli, aynı zamanda zeki olan bir insanın, imkansız bir aşk içinde böyle sürüklenip gitmesi…
Sanırım bazen böyle oluyor…
Bence kitaplığınızda eksik olmaması gereken bir kitap
Şimdiden herkese iyi okumalar diliyorum



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: