
Fihi Ma Fih Kitap Tanıtımı
Gerçek anlamda bir şaheser olan Fîhi Mâ Fîh, Hz. Mevlâna’nın çeşitli ortamlardaki konuşma ve sohbetlerinden, ayrıca kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplardan oluşan gerçek bir maneviyat ve irfan hazinesidir.
İngilizcesi, Almancası ve Fransızcasıyla Batılı düşünürleri, Mesnevî kadar derinden etkileyen Fîhi Mâ Fîh pek çok kişinin İslâm’a ısınmasına ve hidayetine vesile olmuş ve olmaya da devam ediyor.
Bu kitap, bizim yeterince bilip takdir edemediğimiz eşsiz klasiklerimizin en başta gelenlerindendir.
Önsözde yazılanlara göz atan bir okuyucu, Fîhi Mâ Fîh’i neden kitaplığında bulundurması ve dönüp dönüp okuması gereken ölümsüz bir eser olduğunu görecektir.

Fihi Ma Fih Kitaptan Alıntılar
1. "İnsana yolu gösteren derttir."
2. "İnsanlara, akılları miktarınca söz söyleyin, akıllarınıza göre değil."
3. "İnsanı insana çeken söz değil, aralarındaki gönül yakınlığıdır."
4. "Mizacım gereği hiçbir kalbin kırılmasını istemem..."
5. ""Kendinden başla." Bütün öğütleri önce kendine vermek gerek."
6. "İnsanı insana çeken söz değil, aralarındaki gönül yakınlığıdır.
... ~..."
7. "Söz fazla bezenince maksat unutulur."
8. "İnsanı insana çeken söz değil, aralarındaki gönül yakınlığıdır."
9. "Nasılsın, gönlün hoş mu? Gönül aziz bir şeydir."
10. ""Gerçekten de daraltan da Tanrıdır, genişleten de.""
11. ""Tanrının rahmetinden umut kesmeyin; Tanrı rahmetinden kâfir olan topluluktan başkası umut kesmez.""
12. "Nasılsın, gönlün hoş mu?"
13. "Sen özsün, her iki alem de senin için kabuktur,
Özü kabukta aramak olur mu?
Kim bilgiyi kalpte ararsa, ağla ona!
Aklı nefiste arayana gelince, alay et onunla!"
14. "Biri sordu: Namazdan daha faziletli olan nedir?
Biz bu soruya daha önce cevap verdik: Namazın ruhu, kılınan namazdan daha değerlidir."
15. "Zerre kadar iyilik yapan karşılığını görür.
Zilzâl, 99/7"

Fihi Ma Fih Kitap İncelemeleri
Bazı kitapları tavsiye ile okumazsın da kalbinin ilhamı ile okuman gerektiğine karar verirsin, işte Mevlana ile tanışmam da tam anlamıyla kalbimin ilhamıyla oldu. Daha önce Mesnevi-i Şerif 'i okudum ki hala okuyorum, ya da o beni bana okuyor,hangi cümle daha iyi ifade eder haleti ruhiyemi bilemiyorum. Bu eserini de tıpkı Mesnevi' yi okumadan önce elime aldığım zamanki hislerle okudum. Çünkü biliyordum ki elimde tuttuğum eseri okuduktan sonra sözcükler beni alıp taşıyacak başka bir 'ben'e sonra ortada' ben ' namına hiçbir şey kalmayacak. İkilik yok olacak. Şimdi eseri bitirince de farkettim ki ben' lik davasından kurtulmak için daima bir hareket halinde olmak gerekiyor, Tevhide doğru bir hareket
Eser birebir Mevlana tarafından kaleme alınmamış, onun konuşma ve sohbetlerinin mündemiç halde bulunmasıyla hasıl olmuş. Cemal Aydın çevirisi sayesinde gayet akıcı ve açık idi eser. Bu sebeple bilhassa bu çeviriyi tavsiye ediyorum. Bir ufak tavsiye daha vermek gerekirse de ;
Lütfen bu kitabı sindirerek okuyun, muhatabın kim olduğunu aramadan bizzat siz olduğunuzun farkına varın. Çünkü bu kitabı kendinize hitap eder şekilde düşünmezseniz tek bir yöne doğru uçarsınız. Mevlana'nın dediği gibi ;
'' Kuşlarla akıllı insanlar arasındaki fark, kuşlar bir yöne doğru kendi kanatlarıyla uçmalarıdır. Akıllı insanlarınsa özlemlerinin kanatlarıyla bütün yönlerin haricine uçmalarıdır.
Allah daha iyi bilir..''
Uçuşlarımızın yönü ne kadar farklı olsa da buluşulan nokta hakikattir.
Kitapla kalın dostlar
Mevlana'yı Mevlana yapan eser bu bence,okuyunca onu anladım. Sanki direk sohbetine katılmışsınız,kendisine soru sormuşsunuz,direk ondan dinliyorsunuz gibi oluyor zaten de sohbetlerinden derleme eser.
Aynı zamanda çok da sade,anlaşılır,gönle hitap eden bir üslup..Okurken hiç yorulmuyorsunuz. Ve çoğu yerin altını çizeyim diye düşünüyorsunuz,nitekim ben elimde kalemle okudum hep. Piyasada çok dolaşan sözleri olduğu kadar ufkunuzu açacak sözler,yerlerle de karşılaşıyorsunuz,özellikle kötülük problemi(bu ismi ben koydum sanırum) kısmı vardı o kısmı çok beğendim ben. Allah kötülük yapılmasını istemez ama kötülüğü vermezse de iyilerin farkı ortaya çıkmaz ya da kötüler iyi olmaya çalışmaz. Birine gidip taş,diken yeme deseniz, bir anlamı olur mu?Olmaz,zaten yemediği bir şey..ama yediklerinden kısıtlama gelince o zaman asıl yapabiliyor mu yapamıyor mu fark ortaya çıkar..
Örnekte bir hoca cahillik olsun istemez ama karşısında cahil biri olsun ki ona öğreteyim,onu iyiye teşvik edeyim der.Eğer karşındaki her şeyi bilen biri olursa bir anlamı olmaz ama cahile öğretebilir. İşte mesele bu...Her şey zıttıyla kaimdir. Zıttı olmayınca bilinmez;zira ışığın bir anlamı olmazdı karanlık da var olmazsa...
*dipnot:bazı meseleleri zamanına göre düşünmek gerek o yüzden oralara takılmadan gerisini tavsiye ediyorum.
Hatta okumuşken Sinan yağmurdan Aşkın gözyaşlarını okumadıysanız bir de onu okuyup seri halinde,Mevlana'yı ve yakın çevresini tanıyın derim..
#Karantinada okunanlar