Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Fahim Bey ve Biz - Abdülhak Şinasi Hisar | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Fahim Bey ve Biz Kitap Bilgileri


Yazar: Abdülhak Şinasi Hisar
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı: 212
Basım Tarihi: Ekim 2022
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9786051858159
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Fahim Bey ve Biz Kitap Tanıtımı


Abdülhak Şinasi Hisar’ın “hikâye” dediği romanları, insanın iç dünyasının izini süren, ruhunun derinliklerinde seyreden üslubuyla 20. yüzyıl klasiklerimizdendir. Hisar, özgün diliyle karakterlerini ve hayatlarını inşa ederken onlara hem çok yakın hem çok mesafelidir. Romanlarını vakaların değil karakterlerin etrafında kurgulayan Hisar, zaman ve mekânı geçmişseverlikten ziyade hafızanın temel taşları olarak kullanır.
Abdülhak Şinasi Hisar, ilk romanı Fahim Bey ve Biz’de, Fahim Bey’in sıradan, fakat gelecekten bakıldığında tüm bir dönemin hareket, dönüşüm ve çelişkilerini içinde barındıran hayatını hikâye eder. Geç dönem Osmanlı dairelerindeki bürokratlığı, tüccarlık denemeleri, kimlik arayışları, tutunamayışlarıyla Fahim Bey, edebiyatımızın benzersiz karakterlerindendir.




Fahim Bey ve Biz Kitaptan Alıntılar


1. "... insan iyi kitaplara kavuştuktan sonra, alelade kimselerin sözlerine karşı müşkülpesent davranır oluyor."




2. ""Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız.""




3. "'Birazdan' geçidi ve 'yarın' caddesi insanı 'hiçbir şey' şatosuna götürür."




4. "Aynı gün içinde saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam ve biçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız. Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, biz değişiriz."




5. "Halbuki aleyhimizde verilen hükümlerin sebepleri çok kere bizim kusurlarımız değil, bize bakanların görüşlerini bulandıran kendi hisleri, acizleri, öfkeleridir."




6. "..... insan iyi kitaplara kavuştuktan sonra, alelade kimselerin sözlerine karşı müşkülpesent davranır oluyor."




7. "İnsanlar , birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi , kendi hususi boşlukları içinde dönen , hepsi yalnız , hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır."




8. "Aynı gün için de saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam, ve biçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız. Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, biz değişiriz."




9. "Zira daima böyle, başkalarına acıdığımızı sanırken bile, içimizden mutlak biraz kendimize ağlarız."




10. "Kitapların iyileri ve ruhumuzda takdis ettiğimiz faziletler, insanları daha zor beğenmeye bizi mecbur ediyor. İnsan artık vaktini yabancılara karşı müdafaa etmek sevdasına düşüyor.."




11. "Başkaları daima ancak kendi hesaplarına uygun görüşlerine inanarak bizi kendimize göre değil , kendilerine göre muhakeme ederler ve çok kere hakkımızda erdikleri kanaatlerin bizim hakikatlerimizle hiç bir münasebeti kalmaz."




12. "Hükmettiğimizi umduğumuz hislere zincirlerle bağlı mahkumlar olduğumuzu ilmimiz arttıkça öğreniyoruz."




13. "İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır."




14. "~

Başkalarının felaketlerine tahammül kuvvetimiz, maşallah, harikuladedir.

~"




15. "Halbuki aleyhimizde verilen hükümlerin sebepleri çok kere bizim kusurlarımız değil, bize bakanların görüşlerini bulandıran kendi hisleri, acizleri, öfkeleridir."





Fahim Bey ve Biz Kitap İncelemeleri


Yaa, sen nasıl nahif nasıl usul usul yazılmış,ince ince işlenmiş bir metinsin!Edebî bir şölen eşliğinde ipek ipek dokunmuş satırlarda kayboldum.Iyi ki tekrar basılmış da okuma olanağı bulmuşum.Çok sevdim nahif bir derinlikle süslü muazzam bir metin.Olay ağırlıklı değil kişi ağırlıklı bir eserle karşı karşıyayız.Fahim Bey'in bir arkadaşının oğlunun ağzından dinliyoruz olayları.Anlatımın şahaneliğinin yanında leb i derya bir metinle,fikirler yumağı ile yoğruluyoruz.Yazar lezzetli cümlelerle hayata,topluma,bireye,yalnızlığa,yaşlılığa...dair öyle güzel ve sorgulatıcı düşünceler sunmuş ki hayran kalmamak elde değil.Çok farkli açılardan ve değişen bakış açılarıyla işlenmiş bir Fahim Bey görüyoruz.Bir kalıba oturtmak çok güç.Biraz Oblomov'a benziyor.Değişik bir karakter.Eserin toplumu eleştirdiği satırlarından ayrıca keyif aldım.Latif bir felsefe denizinde ılık ılık yüzdüm.Edebiyata bir kez daha aşık oldum.Eser Osmanlı Devleti dönemini anlatıyor.Eski sözcük çok.Bence okumayı fazla güçleştirmiyor.Ama bir tık zorluyor.Ben eski sözcüklerle dans etmekten keyif alırım belki ondan zor gelmemiştir.Edebiyatımız için çok önemli bir eser olduğunu düşünüyorum ve Fahim Bey karakteri asla unutulamaz bence.Kitabı sırf edebî değerinden ötürü bir kez daha okuyacağım bir süre sonra.Her cümlesi ayrı bir keyifti.Hak ettiği değeri bulması dileğiyle...




Sahi sen kimsin Fahim Bey? Benim okuyup kafamda kurduğum bir roman karakteri mi, yoksa yazarın anlattığı geçmişten gelen bir anı mısın?
Kitap Fahim Bey etrafında dönse de insanların, en çok da kendimizin nasıl halden hale geçtiğini gözlemliyoruz esasen. Hayallar, hayatlar, hakikatler üzerine bolca sorgulamalar içeren bu kitabı yazarın diğer kitapları gibi çok sevdim.
Ayrıca eseri okurken çok tanıdık bir his duydum.
Yazarın kitaplarını Marcel Proust okumadan önce okumuştum. Fahim Bey ve Biz'i okuyunca üsluplarının nasıl benzer olduğunu fark ettim. Aslında benzerliklerini kitabın arka kapağında yazan şu cümle harika özetliyor: "Romanlarını vakaların değil karakterlerin etrafında kurgulayan Hisar, zaman ve mekânı geçmişseverlikten ziyade hafızanın temel taşları olarak kullanır."
Aynı dönemlerde yaşamanın bir getirisi olabilir mi diye düşünmeden edemedim. Farklı kültürler olsa da "insan" ı irdelemek ortak sonuçta.
Böyle güzel bir eseri orjinal dilinden okumak büyük ayrıcalık. Hisar'ın dili gerçekten çok lezzetli ve kendine has. Betimlemelerinin parlaklığına hayranım.
Çamlıca'daki Eniştemiz'le karşılaşmayı beklemiyordum, hoş bir tevafuk oldu doğrusu.
Kitabı mutlaka tavsiye ederim. Keyifli okumalar.

(





İncelemelerimde yazarın az tanınmasına dair serzenişte bulunmuştum. Tekrardan basımıyla birlikte daha çok okunması mutluluk verici. Yayınevine ve emeği geçen herkese teşekkürler.)




Bir kitabın her sayfası mı bu kadar vecize dolu olur. Bir kitap bu kadar mı çok şey anlatmayı başarır. Roman, tam bir olay örgüsüne bağlı olmadan denemeye yakın fragmanvâri bir tarza yazılmıştır. Her bir fragmanda (bunların sayısı 22 olsa gerek)
Anlatıcının ve Fahim Bey'in yakın çevresinin Fahim Bey hakkında fikirleri vardır.

Fahim Bey bir ruhtur, bir kişiliktir, bir bireydir. Onun kendi tercihleri vardır, onun kendisine ait zevkleri vardır. Bu zevklerin başında hayâl kurmak vardır fakat bu hayâllerin gerçekleşip gerçekleşmemesi onun için önemli değildir. Çevresi ona deli gözüyle bakar, (hatta bir süre sonra karısı da) yanlarından geçerken alay ederler bunlar da onun umrunda değildir.

Çevresi sürekli onun hakkında yorumlarda bulunur ve onun hakkında saptamalar yaparlar. Peki bir insan hakkında hariçten bakıp da doğru saptamalar yapılabilir mi? Hayır, Abdülhak Şinasi; anlatıcı üzerinden bunun mümkün olmadığı söyler ve hatta insan kendi hakkında dahi tam bir saptama yapamaz. Çünkü insan kendisini bile tam olarak idrak edemezken nasıl olur da başkası hakkında bu kadar kat'i değerlendirmelerde bulunabilir. İnsan bir muammadır ve kitapta Fahim Bey bunların arasında en muammasıdır.

Not: Gonçarov'un Oblomov'unu okuyup beğenenler ya da Oblomov'u sıkıcı bulanlar için kesinlikle tavsiyemdir. Okuyunca anlarsınız.




Fahim Bey ve Biz adlı eserini yazar, hikâye olarak nitelendirmiş olsa bile edebiyat araştırmacılarının çoğu eseri roman olarak ele almıştır.
Romanda daha çok kahramanın bazı garip halleri ve kişiliğinin dikkate değer yönleri verilmiştir. Bundan dolayı bir olay örgüsünden söz etmek pek mümkün değildir. Fahim Bey’in iç alemi ve başkaları tarafından yanlış yorumlanan yönleri eserin başlıca konusudur. Yazar, “Edebiyatta Roman” adlı eserinde “Fahim Bey ve Biz”den bahsederken şöyle der: “şahıslar, muhit, cemiyet, hayat, his ve fikirdir. Vak‘a bunları duyurmaya yarayan diğer bir vasıtadır”
Eserin diğer bir özelliği ise daha önce yazılan romanlarda benzerine rastlamayan bir tip ortaya çıkarmış olmasıdır. Yaratılan bu tip farklı bir teknik ve şiirsel üslupla anlatılmıştır.
Eserin genel yapısına baktıktan sonra gelelim konusuna

Eser bir bitişle başlar. Fahim Bey ölmüştür ve ölüm ilanı gazetelerde yer almaktadır. Fahim Bey’in yakın arkadaşının oğlu gazeteden bu haberi görünce geriye doğru gidip bize Fahim Bey’i tanıtır.

Bursa eşrafından mal ve mülk sahibi yaşlı birinin oğlu olan Fahim Bey, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra babasının gönlü olsun diye türlü vaatlerle memuriyete girer. Fakir bir yaşam sürdüğü halde Bursa’da eşi dostu onu zengin bilir. Borçlanmak pahasına çok büyük bir konak tutar. Bu borçlanmalar onun ömrünü büyük etkileyecektir.

Eseri çok beğendim ve Fahim Bey’e çok üzüldüm. Kitap bitince bir arkadaşımı kaybetmiş hissine kapıldım. Tavsiyedir




Abdülhak Şinasi Hisar’ın Fahim Bey ve Biz adlı romanı, klasik bir olay örgüsüne dayanmayan; daha çok bir insanın anılarda, söylentilerde ve gözlemlerde nasıl şekillendiğini anlatan bir roman. Roman, bir bütün halinde ilerleyen bir hikâye şeklinde ilerlemiyor, her bölümde Fahim Bey’in hayatının farklı bir yönüyle, farklı bir dönemiyle ya da onu çevreleyen kişilerin algılarıyla şekilleniyor. Bu haliyle klasik anlatımdan farklı olması ilgi çekici. Her bölüm yeni bir izlenim sunuyor, ancak hiçbir zaman Fahim Bey hakkında kesin bir yargıya ulaşamıyoruz. Fahim bey anlatı boyunca daima biraz gölgede, biraz bulanık.

Fahim Bey, ne tam anlamıyla başarısız, ne de gerçekten başarılı. Kimi bölümlerde hayalperest, saf, dünyaya uymakta zorlanan biri olarak görünürken; bazı anlatılarda iş hayatında beceriksiz, hatta gülünç bir figür gibi resmediliyor. Anlatıcı da zaman zaman onun “kendi hayalleri içinde yaşayan” biri olduğunu kabul ediyor. Fakat romandaki asıl mesele, Fahim Bey’in gerçek kişiliği değil, toplumun ona yüklediği anlamlar. Çünkü her anlatan, Fahim Bey’i kendi bakışına göre şekillendiriyor. Böylece biz de “biz”in içinden çıkan bir bireyin nasıl da o “biz” tarafından şekillendirilip yargılandığını görüyoruz.

Kitabın son iki bölümü bir felsefi manifesto gibi. Türk edebiyatında okuduğum en farklı metinlerden biriydi. Doğu-Batı çatışmasını diğer Türk yazarlardan farklı izlemesi, felsefi diyalektiği hikayede kullanım biçimi ve anlatım tekniğiyle tesadüfen de olsa Abdülhak Şinasi Hisar ile karşılaştığıma çok mutlu oldum. Bundan sonra diğer kitaplarına da devam edeceğim. 10/10



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: