Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Eşekarısı Fabrikası - Iain M. Banks | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Roman Iain M. Banks

Yazar
Iain M. Banks
Yayınevi
Koridor Yayınları
ISBN
9786054629992
Sayfa Sayısı
256
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2015
İlk Yayın Yılı
1996
Tahmini Okuma Süresi
435 dakika
Iain M. Banks — portre
Iain M. Banks — portre. TimDuncan · Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0

Eşekarısı Fabrikası Kitap Tanıtımı

“Yüzyılın en iyi 100 romanından biri.” The Independent “Blyth’ı öldürdükten iki yıl sonra küçük kardeşim Paul’ü öldürdüm, ama Blyth’ın ölümü ile karşılaştırınca daha mühim, daha farklı sebeplerim vardı. Bir yıl sonra da birdenbire gelen bir istekle aynı şeyi Esmerelda için yaptım. Şu ana kadarki skorum, üç. Yıllardır kimseyi öldürmedim, böyle bir niyetim de yok. Öyle bir dönem geldi ve geçti.” Sadece 16 yaşında olan Frank’in olağanüstü özel, aykırı dünyasına – kaldırabilecekseniz eğer – adım atın. “Bu kitabı okumak cesaret ister.” Daily Express “Dahice... Dayanılmaz... Muhakkak okunmalı.” New York Times “Karşınızda yeri göğü yıkabilecek bir hayal gücü.” Mail on Sunday “Tuhaf, korkunç, elinizden bırakamayacağınız türden.” Financial Times


Eski kitaplar raf sahaf
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Eşekarısı Fabrikası Kitaptan Alıntılar

1. ""İki cinsiyet de kendilerine göre birer işi çok iyi yapıyorlardı: Kadınlar doğuruyor, erkeklerse öldürüyordu.”"


2. "Özellikle toplumun ve ailelerin sinsi ve şeytani etkisi altına henüz girmemiş olan küçük çocuklar cinsiyetsizce açık ve bu yüzden de çok sevilesi yaratıklardır."


3. "Bir ölüm daima heyecan vericidir, size daima canlı olduğunuzu hissettirir.
Ne kadar savunmasız ve ne kadar şanslı olduğunuzu da..."


4. "İnsanın kimi zaman kendisini çekip çıkarması ve biraz dışardan olan biteni izlemesi iyi oluyor."


5. "Çünkü kadınlar erkeklerin yardıma muhtaç olduğunu görmeye bayılırlar..."


6. "Ölmek..nasıl bir duygu diye merak ettim.."


7. "Size bir şeyi yaptıran her zaman düşünce değildir..."


8. "Ne dersen de. Ben emin değilim. Belki gerçekten de delidir.
Belki ben de öyleyim.
Belki herkes öyle."


9. "Bazen düşüncelerimle hislerim birbiriyle çeliştiği zamanlar oluyor, bu yüzden kafamın içinde pek çok insan olduğuna karar verdim."


10. "Ben olmak istediğim kişiyim ve nasıl hissediyorsam öyleyim..."


11. "İntikam beklenen sonucun tam aksini doğurur, direnişi kırmak yerine kışkırtır."


12. "Sadece delirmiş olduğu için bunları yapıyor olamaz. Belki de normal olmaya çalışmaktan bıktı ve bunun yerine delirmiş numarası yapıyor."


13. "Kaderimiz sonunda hep aynıdır, fakat -kısmen seçimlerimizle şekillenen kısmen önceden belirli olan -
yolculuğumuz hepimiz için farklıdır..."


14. "Bazen düşüncelerimle hislerimin birbiriyle çeliştiği zamanlar oluyor, bu yüzden kafamın içinde pek çok insan olduğuna karar verdim..."


15. "İkimiz de birilerini öldürmüştük ve bunun için kafalarımızı kullanmıştık."


Açık kitap ahşap masa üstü
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Eşekarısı Fabrikası Kitap İncelemeleri

Bir önceki incelemenin üstüne tekrar aynı puanlı bir kitap mı? Harika...
Bu kitabı 2018de fuardan almıştım. İsmini, kapak tasarımını gördükten, konusunu okuduktan sonra direkt ben bu kitabı almalıyım dedim ve aldım.

“Blyth’ı öldürdükten iki yıl sonra küçük kardeşim Paul’ü öldürdüm, ama Blyth’ın ölümü ile karşılaştırınca daha mühim, daha farklı sebeplerim vardı. Bir yıl sonra da birdenbire gelen bir istekle aynı şeyi Esmerelda için yaptım. Şu ana kadarki skorum, üç. Yıllardır kimseyi öldürmedim, böyle bir niyetim de yok. Öyle bir dönem geldi ve geçti.”

Kitabın arkasını okuduğumda o psikopatlık hali ve bunu bu kadar soğukkanlılıkla anlatışı beni büyük merak içinde bırakmıştı. Ancak işler pek istediğim gibi gitmedi :( Yazar bence ortaya güzel bir şey çıkarmak isterken okuyucuya biraz fazla yüklenmiş. Okurken bir kafam yanmadı değil yani. Çoğu kez okurken kayboldum. Ne okuyorum, burası buraya nasıl bağlandı vs. E öyle olunca şimdi sıkılmak kaçınılmaz. Normalde akıcı kitaplar hızlı biterken, bunu da üç günde okudum, neden? Hemen bitsin diye :D Evde, okulda, otobüste... He kafamı duvarlara vura vura da okumama gerek kalmadı, sağ olsun o işi otobüs camları halletti ben okurken :D Ha unutmadan şunu da söyleyeyim yazar sonunda öyle bir ters köşe yapmış ki, "Naasıııl yaaa?" deyip sayfaya bakakaldım. İlerde bir şans daha verir miyim? Bilemiyorum.


Spoiler içerir:

Hikaye İngiltere’nin bir adasında(sular yükselince ada oluyor) geçiyor. Baş kahramanımız Frank ve babası Angus bu adada büyükçe bir evde yaşıyorlar, arazileri var. Geçim için herhangi bir iş ile meşgul değiller, babasının büyüklerinden kalmış bir miras var.

Frank bu adada türlü türlü kalpsizce iş yapıyor. Deneylerden çok hoşlanıyor. Babaları ortak iki kardeşi var; Eric adlı bir abi ve Paul adlı bir kardeş. Bu ismini saydıklarımdan biri merhum ve kahramanımızın da bu olayda(ve hikayede tek tek ayrıntılayacağı iki olayda daha) parmağı var.

Frank karakteri aynı anda hem basit hem de kompleks. Görünümünü korusa da davranış kuralları ya da normlar ile bağlı değil, çılgın diye niteleyeceğimiz şeyler onun için olağan. Genel olarak hayatta kendisine haksızlık yapıldığını, kitapta açıklanan bir sebep ile tam bir erkek olamadığını düşünüyor ve kadınlara karşı indirgeyici bir bakış açısı var. Bir misal kadınlar doğurmakta, erkekler öldürmekte iyi, diyor.

Her ne kadar bana göre yavaş akan bir kitap olsa da 150 civarından sonra kendini okuttu, merak unsuru oluşturdu. Çocukların masumiyet derecesini, insanın hangi noktaya kadar ilerleyebileceğini, cinsiyet çatışmasını çok güzel işlemiş. Hikayede birçok yerde Frank günlük yaşantısından, kardeşlerinden bahsediyor gibi oluyor ama aslında arka planda karakterin ruh durumunu yazar satır aralarına örmüş oluyor.

Okunmasını tavsiye ederim, yazarın alışagelmedik bakış açısının takdire şayan olduğunu ve empati katacağını düşünüyorum.

Sürpriz bir sonu var, spoiler vermek istemedim.


Kitap genel anlamda sürükleyici fakat zaman zaman sizi çok bunaltıyor ve biraz ara vermeniz gerektiğini hissettiriyor. Öncelikle karakterlerimiz ya da baş kahramanımızın işlediği bir cinayetle başlıyor. Baş kahramanımın ise kimliği beşiği olmayan fakat babasının deneyi üzerine hormon yüklenen bir karakter aynı zamanda abisi ile de kimsenin haberi olmadan telefon görüşmesi yapıyor ve sürekli onunla iletişim halinde ve ne zaman buluşacaklarını dört gözle bekleyen bir karakter. Abisi tıp fakültesinde okuyup ayrıca Stajyer staj gördüğü bir hastanede bir olaya karışıyor ve o olay sonunda da suçlu olduğu için kendini uzaklaştırıyor sadece kardeşiyle irtibat halinde ve kimsenin bulunmaması gerekiyor. diğer yandan baş karakterimiz babasıyla ilgili zaten problemli ve kitabın anlattığı kadarıyla şiddete meyilli bir çocuklu anlatıyor yani daha sonra zaman geçtikçe kitabın anlatıcısının iki tane daha kardeşinin ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılıyor ve çocukluğun saf ve masumiyetini kullanarak aslında çocukların o kadar saf ve masum düşüncelere sahip olmadığının analizini yaptırıyor okuyucuya ve daha sonra komşularının köpeklerini falan öldürüyor seri katil boyutunda ve kimse onun yaptığından şüphe etmiyor ama o şüpheyle de yaşıyor böyle bir gotik edebiyatın karanlık yüzünü yazar bizimle tanıştırıyor okuduğum yorumlara göre de genelde sineklerin Tanrısı kitabına çok benzetilmiş oradaki olay örgüsünü değilde karakterlerin nasıl şiddete meyilli veya istismar edildiği veya psikolojik bir kitap ve yazarın notu da sonunda bence herkesin kulağına küpe olmalı.




#kitapyorum
#IainBanks
#EşekarısıFabrikası

Modern bilimkurgu alanındaki yazdıklarını bir türlü kabul ettiremeyen yazar sonunda bu kitabı yazarak edebiyat dünyasına kabul ettirmiş.
Ve ilk roman olarak yazdığı Eşekarısı Fabrikası okumak isteyen için cesaret gerektiren ve bir o kadar da etkileyici bir kitap.
Evet şunu baştan belirteyim ki; bu kitap sarsıcı, iğrenç ve akılalmaz bir kurguyla yazılmış. Şiddete meyilli bir çocuğun gözünden bize anlatılan bu kitabı okurken dehşet içinde kalacaksınız. Yazarın ciddi şiddet sorunları yaşayan bir çocuğu yazarken aklını ve psikolojisini ustaca kullandığı apaçık ortada.Keza, bu kitabı yazdıktan sonra kitap eleştirmenleri tarafından epeyce bir eleştiri bombardımanına tutulmuş yazar.Ama yine de yüzyılın en iyi romanları arasına girmeyi başarmış. Yazarın kalemi çok sade ve anlatım tarzı da bana göre inanılmaz cüretkar. Yani farklı bir tarz...Cesaretine çok şaşırdım doğrusu.
Frank;yani baş karakter sessiz,sakin görünmesine karşın bu maskesinin altından tam bir canavar çıkıyor. Aslında diğer karakterlerde pek normal sayılmazlar .Bu da onun psikolojisine yansımış ister istemez.
Frank'in inanılmaz akıl oyunlarıyla işlediği bu cinayetlerinin anlatıldığı bu kitabı okumak isteyenler için tavsiyemdir
Teşekkür ederim.

Arka kapak
"Blyth'i öldürdükten iki yıl sonra küçük kardeşim Paul'ü öldürdüm,ama Blyth'ın ölümü ile karşılaştırınca daha mühim, daha farklı sebeplerim vardı. Bir yıl sonra da birden bire gelen bir istekle aynı şeyi Esmeralda için yaptım.
Şu anda kadarki skorum üç. Yıllardır kimseyi öldürmedim, böyle bir niyetim de yok.
Öyle bir dönem geldi ve geçti".


Merhaba sevgili okurlar; yazar Iain Banks ile yeni tanıştım.
Kitabın arka kapağını okuyunca bende uyandırdığı merakla beklentim çok yükseklere çıktı; ancak benim gibi yanlış bir zamanda okursanız beklentinizin karşılığını alamayabilirsiniz‼
Kahramanlarımız; sessiz ve sakin görünen ama aykırı bin iç dünyaya sahip olan, bize göre fazla zeki, evin küçük çocuğu Frank, ona "şuradaki kapıyı görüyorsun değil mi? Sağdan sola tamamı seksen beş inç" gibi gereksiz bilgiler veren biyokimyacı garip bir baba, tıp okulunu bırakıp köpekleri yakmaya başlayan ve bu yüzden tımarhaneye kapatılan, oradan da kaçan en az Frank kadar tehlikeli bir abi Eric.
Frank; eşekarısı fabrikası olarak adlandırdığı düzenekte rutin olarak hayvan öldürüyor. Tabii hayvan cinayetlerinin yanında insan cinayetleri de var. Küçük kardeşi Paul, kuzenleri Blyth ve Esmerelda. Frank'ın bu cinayetleri işlerken hissettiği duyguları okuduğunuz zaman soğukkanlı olmanız gerekecek; çünkü bir hayli ürkütücü.
Sonuna gelecek olursak; kitap boyunca devam eden durağanlık gidiyor, ağzı açık kalmak deyimini bizzat yaşıyor, çocuk-aile-şiddet-cinayet kavramlarını bir süre sorgulamaya başlıyorsunuz.

Gelelim kitap okuma macerama. Açıkçası okurken biraz zorlandım, zaman zaman da okuduğumu anlayamadım diyebilirim ama bir türlü de kitabı bırakamadım.✔ Size tavsiyem bu kitabı okumaya başladığınızda çevrenizdeki her şeye , herkese duvar örün, kendinizi sadece Frank'ın gezegenine bırakın.


Iain M. Banks ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »