Eric J. Hobsbawm En Beğenilen Sözleri
1. "Savaştan sonra binalar kolayca yeniden inşa edilebildi. Ama aynı şey insan hayatı için geçerli değildi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
2. "…geleceği neyin biçimlendireceğini henüz bilmiyoruz."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
3. "Hitlerin ciddiye aldığı yegane demokrasi, haklı olarak bütünüyle demokratik bulmadığı İngiliz demokrasisi idi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
4. "Eski siyasetlerle yönetme becerilerini (katılık ve kurnazlık) yeni siyasetlerle yönetme beceriyle (demagoji, neşe ve medya duygusu) birleştirmeyi başaran, komuta toplumdan gelme eski bir parti şefi olan Boris Yeltsin için, zirveye çıkan yol, Rus Federasyonu’nu zapt etmekten, böylece Gorbaçev’e bağlı birlik kurumlarını aşmaktan geçiyordu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
5. "1914 öncesi sosyalistlerin çoğu, tıpkı ilk Hristiyanlar gibi, her türlü kötülüğü ortadan kaldıracak ve mutsuzluğun, baskının, Eşitsizliğin ve adaletsizliğin olmadığı bir toplum yaratacak kıyamet benzeri büyük bir değişime inanıyorlardı. Marksizm bilimi ve tarihsel kaçınılmazlığın garanti ettiği bin yıllık bir mutluluk umuduna yol açmıştı; Ekim devrimi şimdi bu büyük değişimin başladığını gösteren bir kanıt sunuyordu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
6. "Millet, tarihsel olarak evrilmiş istikrarlı dil , toprak , ekonomik yaşam ile kendini kültür ortaklığıyla dışa vuran psikolojik yapıdan oluşan bir topluluktur ."
- Milletler ve Milliyetçilik
7. "İnsanlar kendi geçmişlerinde hazırlanmadıkları bir şeyle karşılaştıkları zaman, bilinmeyeni adlandırmak için el yordamıyla sözcük ararlar. Karşılaştıkları şeyi tanımlayamadıkları, hatta anlayamadıkları zaman bile bu böyledir."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
8. "Bu ekonomik kriz olmasaydı kesinlikle Hitler olmayacaktı. Neredeyse kesinlikle Roosevelt olmayacaktı. Büyük bir ihtimalle Sovyet sistemi ciddi bir ekonomik rakip ve dünya kapitalizmine bir alternatif olarak gö rülmeyecekti. Ekonomik krizin Avrupa'nın ve batı dünyasının dışında kalan yerlerde yarattığı sonuçlar herkesin görebileceği kadar dramatik oldu. Özetle, yirminci yüzyılın ikinci yarısının dünyası, ekonomik çöküşün yarattığı etki anlaşılmadıkça kavranamaz."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
9. "Yarın, bombalar yerini genç şairler alacak,
Göl kıyısında yürüyüşler, dostluk haftaları; Yarın bisiklet yarışları,
Yaz akşamları mahalle içlerinden geçerek. Ama bugün yalnızca mücadele"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
10. "1914'te Britanya ordusunda görevli olan yirmi beş yaşın altındaki Oxford ve Cambridge öğrencilerinin dörtte biri öldürüldü"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
11. "Fransa-İngiltere ile Roma-Kartaca çatışmaları arasındaki
benzerlikler, siyasal imgelemleri büyük oranda klasik bir nitelik taşıyan
Fransızların kafasını çok
meşgul ediyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
12. "Alman göçmenler 1830’larda yoksul Avrupalıların rüyalarını süsleyen bir ülke
olmaya başlayan ABD’ye gitme nedenleri sorulduğunda, “orada kral yok” yanıtı vermekteydiler."
- Devrim Çağı 1789-1848
13. "Onsekizinci
yüzyıldan itibaren ortak bir kaynaktan iki nehir akmaya başladı. Biri insanları özgür kurumlara, öteki mutlak iktidara götürmektedir."
- Devrim Çağı 1789-1848
14. "Endüstri Devriminin yoluna hiçbir şey çıkamazdı. Geçmişin tanrıları ve kralları, bugünün
işadamları ve buharlı makineleri karşısında güçsüz kalıyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
15. "Prensin, devletini modernleştirmek
için bir orta sınıfa ve onun fikirlerine gereksinimi vardı; zayıf bir orta sınıf da, kökleşmiş
aristokrasinin ve kilisenin çıkarlarının ilerlemeye karşı direnişlerini kırmak için bir prense
gereksinim duyuyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
16. "1959'da Rusya'da hala 'her dört erkeğe karşılık otuz beş ile elli yaş arasında., yedi kadın vardı"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
17. "İnsanın, yitirilen uyuma duyduğu susuzluğu yatıştıran üç kaynak vardı: Ortaçağ, ilkel insan ve Fransız Devrimi."
- Devrim Çağı 1789-1848
18. "Mısır İslam dünyasındaki ilk, Fas ise son milliyetçi hareketi ortaya koymuşsa, bunun
nedeni, Mehmet Ali’nin Batılılaşmanın ana yolları
üzerinde yer alıyor olması duruyor.
Modern dünyanın diğer pek çok özelliği gibi, milliyetçilik de çifte devrimin çocuğudur."
- Devrim Çağı 1789-1848
19. "Almanya’da, her
biri büyücek birer malikâneden ibaret olan sayısız küçük prenslikteki bürokratlar, itaatkâr ve sessiz
köylülerden topladıkları gelirlerle Serenissimus’un isteklerini gerçekleştiriyorlardı."
- Devrim Çağı 1789-1848
20. "1846’da yüz biçerdöver üretme işine
kalkan fabrika, yine de cesaretinden ötürü kutlanmaktaydı: “Biçerdöver yapmak gibi riskli bir işe
girişecek yeterince cesarete ve enerjiye sahip kimseler bulmak, çiftçileri ürünlerini biçerdöverlerle
kaldırmaya ya da bu tür yeniliklere sıcak bakmaya ikna etmek kadar zor bir işti""
- Devrim Çağı 1789-1848
21. "... İkinci Dünya Savaşı bir dünya coğrafyası dersiydi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
22. "Silahlı şiddet, ölçüye vurulmaz ıstıraplara ve kayıplara yol açarak, dünyanın önemli bir bölümünde görülmeye ve yayılmaya devam edecektir. 21. yüzyılın bir barış yüzyılı olma ihtimali son derece düşüktür."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
23. "Olguların kendileri değişmedikçe, isimleri ne kadar değiştirirseniz değiştirin elinize hiçbir şey geçmeyecektir."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
24. "Kant, Fichte ve özellikle Hegel, belli
ölçülerde iktisatla da (Fichte fizyokratlarla, Kant ile Hegel de İngiliz iktisadıyla) uğraştılar ve Kant
ile genç Hegel’in, kendilerini Adam Smith’in inanmışları olarak gördüklerine inanmak için nedenler
vardır."
- Devrim Çağı 1789-1848
25. "... 1990'larda kıtayı parçalayan ulusal çatışmalar Versailles'ın eski tavuklarının bir kez daha tünemek için kendi kümeslerine dönmeleriydi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
26. "1831’de Victor Hugo, henüz yeryüzünün
derinliklerinden gelen ve Avrupa’daki her krallığı madenin ana ocağı Paris’ten dehlizlere doğru
püskürtecek olan devrimin boğuk sesini duyduğunu yazmıştı. Devrim, 1848’de patladı."
- Devrim Çağı 1789-1848
27. "Sıradan insanlar, kendileri gibi sıradan birinin kral olmak için doğanlardan daha büyük biri haline gelmesiyle karşılarına çıkan benzersiz tablo karşısında şaşkına dönmüşlerdi."
- Devrim Çağı 1789-1848
28. "Soykırıma ve toplu sürülmelere varan katliamlar bir kez daha, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki yıllardan beri hiç görülmemiş bir ölçekte gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde eski imparatorluklardan sağ kalanların eski günleri özlemle anmaları doğrusu şaşılacak bir durum mudur?"
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
29. "Büyük savaşlar kazanmak imparatorlukların nezdinde, büyük savaşlar kaybetmek kadar ölümcül sonuçlar doğuruyordu."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
30. "Fransa başbakanı · Daladier'nin Fransa'nın müttefiki olan bir ülkenin yaşamına son veren anlasmayı imzalayıp Paris'e döndüğünde ıslıklanmayı beklediği, ama büyük bir coşkuyla karşılanınca kendi kendine "Bande de cons" (Met.Fr. Sahtekarlar gurubu) diye homurdandığı söylenir."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
31. "“İnsanlık tarihinde ilk defa, açıkça egemen tek bir devlet şekli vardır, o da modern anayasal temsili demokratik cumhuriyettir.""
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
32. ""Barbarlık ve tiranlıkla yönetilen rejimlerin içeriden değişmeleri mümkün değildir, o rejimleri ancak dışarıdan gelecek bir güç yıkabilir.""
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
33. "Ülkenin zenginliğiyle ile oranlandığında İngiltere’de kayda değer bina sayısı ne kadar az... müzelere, resimlere, güzel şeylere, özel meraklara, saraylara, tiyatrolara ya da başka üretken olmayan şeylere yatırılan sermaye miktarı ne kadar küçüktür! Bunlar, Bir ülkenin büyüklüğünün başlıca temelidir ve yabancı gezginlerle bazı dergi yazarları tarafından ekseriyetle bizim geriliğimizin kanıtı olarak sunulmaktadır."
- Devrim Çağı 1789-1848
34. "Dünya, bir bütün olarak 1914 yılından beri barış yüzü görmemiştir ve şu anda da barış içinde yaşayan bir dünyadan söz etmemiz herhangi bir şekilde mümkün değildir."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
35. "Bir depreme karşı bir vaazın hükmü olabilir mi? Ya da bir vaaz, sarsıcı bir depremin gücünü ne kadar fazla arttırabilir?"
- Fransız Devrimi’ne Bakış
36. "“Dünya tarihinde Fransız Devrimi’nden daha büyük hiçbir olay; daha doğrusu, tarihte o büyüklüğe erişen başka hiçbir olay olmadı.”"
- Fransız Devrimi’ne Bakış
37. "Lyon ipek işçileri topluluğu hep isyankâr
canutlardı; 1831’de ve yine 1834’de ayaklandılar. Michelet’in ifadesiyle “bu dünya onu
yapamayacağı için, karanlık ve nemli vadilerinde kendilerine tatlı rüyalar ve görüntülerden ahlaki bir
cennet” kurdular."
- Devrim Çağı 1789-1848
38. "... Hamile bir köylü kızının karnına bir süngü saplamayı akıllarından bile geçirmeyen yumuşak huylu genç erkekler, Londra ya da Berlin üzerine yüksek patlayıcıları veya Nagazaki üzerine nükleer bombayı rahatça bırakabildiler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
39. "Hindistan, Uzakdoğu'yu, Avrupalı işadamlarının yapmak istedikleri gibi uyuşturucu trafiğine ve diğer karlı faaliyetlere açmanın anahtarıydı. Çin'in kapıları, 1839-42 Afyon Savaşı'nda böyle açılmıştı."
- Devrim Çağı 1789-1848
40. "Aklın, hakkında hiçbir şey bilmediği kalbin sesini göz ardı etmek aptallık olur. İktisatçıların ve fizikçilerin belirlediği referans çerçevesi içinden bakıldığında, şairler düşünür klasmanından gerilerde kalırlar; ancak şairler [şeyleri] sadece daha derin değil, kimi zaman da daha net görmüş kimselerdi."
- Devrim Çağı 1789-1848
41. "21. yüzyılda savaş ile barış arasındaki denge, müzakere ve anlaşma konularında daha etkili mekanizmalar tasarlamaya değil, ülke içi istikrara ve askeri çatışmalardan kaçınma becerisine bağlı olacaktır."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
42. "... geleceğe tarihin dışında bakan herkes...hem kör hem de tehlikelidir."
- Tarih Üzerine
43. "Ekonomi politiğin öne sürdüğü gibi, eğer emek bütün değerin kaynağıysa, neden değeri üretenlerin büyük çoğunluğu yoksulluğun eşiğinde yaşamaktaydı?"
- Devrim Çağı 1789-1848
44. ""Demokrasi bütün yönetim şekillerinin en kötüsüdür, ama daha iyisi de henüz bulunabilmiş değildir.""
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
45. "Kendinizi eğitin! Okullar ve kurslar, kitaplar ve gazeteler özgürlüğe giden araçlardır."
- Sıradışı İnsanlar
46. "Bir bütün olarak alındığında, Avrupalılar bugünkünden belirgin biçimde daha kısa ve hafiftiler. Bu genellemenin dayandığı askere alınanların beden ölçüleriyle ilgili yığınla istatistikten bir örnek alırsak: Ligurya sahilindeki bir kantonda, 1792-9 tarihlerinde askere alınanların yüzde 72'si 1.50 metreden daha kısaydı."
- Devrim Çağı 1789-1848
47. "Yazın esas olarak, romanlar ve uzun anlatısal şiirler için bir piyasa oluşturan yükselen yeni orta sınıflara bilhassa işsiz kadınlar arasında geniş bir dolaşım olanağı bulmuş olsa gerekti."
- Devrim Çağı 1789-1848
48. "1848'e gelindiğinde endüstrileşmiş tek bir ekonomi vardı, o da İngiliz ekonomisiydi ve bu nedenle bütün dünyaya egemen oldu."
- Devrim Çağı 1789-1848
49. "Bu, her şeyin 'en' olduğu bir çağdı."
- Devrim Çağı 1789-1848
50. "Bilgi tam anlamıyla iktidar demekti."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
51. "O davudi sesiyle özgürlük, en derin uykuda olanları bile uyandırır... Bugün bir şeyi, özgürlük için ya da özgürlüğe karşı savaşmanın dışında düşünmek olası mıdır? İnsanları sevemeyenler, eskiden olduğu gibi belki halâ tiranlar kadar büyük olabilirler, ama kim artık insanlığa karşı ilgisiz kalabilir?"
- Devrim Çağı 1789-1848
52. "...İnsanları, sorgulamadan, düşünmeden, heves etmeden, bütünüyle atalarının yoluna zincirleyen bu miskin, uyuşuk, aptalca kayıtsızlıktan, bu tembellik gafletinden kurtul ve iyiyi gerçekleştireceğinden emin ol."
- Devrim Çağı 1789-1848
53. "... Bu savaştan sonra binalar kolayca yeniden inşa edildi. Ama aynı şey insan hayatı için geçerli değildi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
54. "Devrim zamanlarında hiçbir şey simgelerin yıkılmasından daha etkili değildir."
- Devrim Çağı 1789-1848
55. ""Bir limana yakın olmak, dünyaya yakın olmak demekti.""
- Devrim Çağı 1789-1848
56. "Kiltin modern bir kıyafet olduğu, ilkin bir İngiliz sanayisi tarafından tasarlanıp giyildiği ve Highland'lilerin geleneksel hayat tarzlarını korumak amacıyla değil, dönüşümünü kolaylaştırmak için; onları çalılardan çıkarıp fabrikaya sokmak için onlara bahşedildiği sonucuna varabiliriz."
- Geleneğin İcadı
57. "Ele aldığımız dönemde kentsel gelişme, sınıflar arasında muazzam bir ayrılmanın ortaya çıkması anlamı taşıyordu ki; bu ayrılma, yeni çalışan yoksulları, yönetim, iş merkezlerinin ve burjuvaziye ayrılan yeni ikamet yerlerinin dışına, büyük bir yoksulluk batağına itti."
- Devrim Çağı 1789-1848
58. "Şimdi, statüye giden yol hünerden değil, kitaplardan alınan eğitimden geçiyor ve sayıları giderek azalan istisnalar dışında beceriler bile diploma dünyasına taşınmış durumda."
- Sıradışı İnsanlar
59. "İnsan ve doğa birliğinin yitirilmiş olması, romantik eleştiriyi en meşgul eden konuydu. Burjuva dünyası, bütün derinliğiyle ve bilinçli olarak toplumdışı bir dünyaydı. "İnsanları 'doğal üstleri'ne bağlayan çeşitli renkteki
feodal bağları acımasızca parçalamış ve insanlar arasında bencillikten [öz çıkardan] ve duygudan yoksun 'para bağı'ndan başka hiçbir bağlantı bırakmamıştır. Dinsel şevkin tanrısal esrimelerini, şövalye coşkusallığını, filisten duygusallığını, egotik hesapçılığın buzlu sularına gömmüştür. Kişisel değeri, değişim değerine dönüştürmüş ve geri alınamaz sayısız özgürlüğün yerine vicdandan yoksun tek bir özgürlüğü, ticaret özgürlüğü'nü
koymuştur."
- Devrim Çağı 1789-1848
60. "Şimdi, statüye giden yol hünerden değil, kitaplardan alınan eğitimden geçiyor ve sayıları giderek azalan istisnalar dışında beceriler bile diploma dünyasına taşınmış durumda."
- Sıradışı İnsanlar
61. "Bölge yöneticilerinin yerli halktan olduğu ve bir takım yerel karmaşık sorunlarla haşır neşir bulunduğu bölgeler soyguna en elverişli yerlerdir. Böyle yerlerde soygunu yapan kimse bir kaç kilometre uzaklaşarak izini kaybettirebilir. Ve yöneticilerinin başkalarının topraklarında olup bitenle ilgilenmediği bir haşka bölgeye geçerek kurtulabilir."
- Sosyal İsyancılar
62. "Ne var ki, bu uluslararası barış düzeninin bir şartını ayrı olarak anmak gerek: Uluslararası köle ticaretinin kaldırılması. Bunun, hem insancıl hem de ekonomik nedenleri vardı. Kölelik, korkunçtu ve verimsizdi. Üstelik, büyük devletler arasında bu hayranlık uyandıran hareketin uluslararası savunuculuğunu yapan İngilizler açısından 1815-48 ekonomisi, onsekizinci yüzyıl ekonomisi gibi, artık insan ve şeker değil, pamuklu mallar satışına dayanmaktaydı. Ancak köleliğin fiilen kaldırılması (kuşkusuz Fransız Devrimi'nin köleciliği çoktan silip süpürdüğü yerler dışında) yavaş ilerledi. Her ne kadar büyük ölçekli plantasyon tarımının hala varlığını sürdürdüğü yerlerde Asya'dan sözleşmeli işçiler ithal ederek köleciliği sürdürme girişimleri olmuşsa da, İngilizler kendi sömürgelerinde -esas olarak Batı Hint Adaları'nda- 1834'de köleliği kaldırdılar. Fransızlar, 1848 devrimine kadar köleliği resmen kaldırmadılar. 1848'de hala büyük miktarda köle vardı; dolayısıyla dünyada köle ticareti yasa dışı olarak yapılmaya devam etti."
- Devrim Çağı 1789-1848
63. "Geçmişin tanrıları ve kralları, bugünün iş adamları ve buharlı makineleri karşısında güçsüz kalıyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
64. "Erkeği kırkında kadını otuzunda yaşlandıran ağır çallşma koşulları, dönem dönem yaşanan kıtlıklar, hepsi Tanrının işiydi; bunlar ancak, olağandışı zorluk ya da devrim zamanlarında insanların sorumlu tutulduğu işler haline gelirdi. Köylünün bakış açısından hukuk devrimi, bazı yasal haklar dışında hiçbir şey getirmediği gibi çoğunu da alıp götürmüştü."
- Devrim Çağı 1789-1848
65. ""İnsanlar eşit olmamakla beraber, değerleri piyasaya göre belirlenen birer mal da değillerdir.""
- Devrim Çağı 1789-1848
66. "Bu duhuliye, eğitim yoluna girenler için iş yoluna girenlerden tartışmasız daha yüksekti; çünkü bir halk eğitim sistemi kurmuş ülkelerde bile ilköğrenim genellikle yoğun biçimde ihmale uğramaktaydı; ilköğretimin var olduğu yerlerde bile, siyasal nedenlerle, asgari bir okuryazarlık, aritmetik ve ahlaki bir itaatle sınırlıydı. Buna karşın, ilk bakışta paradoksal bir biçimde, eğitim yolu, iş yolundan daha çekici geliyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
67. "Zenginlerin bu işte yararı olduğu için yoksullar: sıkıntı çekmekteydiler. Burjuva toplumunun toplumsal aygıtı, iliğine kadar vahşi, adaletsiz ve gayrı insaniydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
68. "Denetimsiz bir endüstrileşmenin ve kentleşmenin neredeyse kaçınılmaz eşlikçisi olan yoğun bir alkolizm, ‘sert içki salgını’nı Avrupa’nın her yanına yaydı."
- Devrim Çağı 1789-1848
69. "Eşkiyaların dağlar, yüksek ovalar, ormanlar ve dar geçilli engebeli yöreler gibi ırak ve ulaşılmaz bölgelerde görüldüğü, endüstrileşme öncesinin gelişmemiş yollarında kol gezdiği bilinen bir gerçektir. Düzgün ve modern yolların yapımı çoğunlukla eşkiyalığın fark edilir ölçüde azalmasına yol açar. Yönetimin bozuk ve yetersiz olması eşkiyanın işine yarar."
- Sosyal İsyancılar
70. "Hepimiz kaçınılmaz olarak, geçmişe bakarken kendi çağımızın tarihini kâğıda aktarıyoruz ve bir ölçüde, günümüzün savaşlarına eski dönemlerin kostümlerini giydiriyoruz."
- Fransız Devrimi’ne Bakış
71. ""Korkuyla maskelenmiş kül rengi yüzleriyle,
Çıkıp siperlerinden saldırıya geçerler,
Bileklerinde zamanın tik takları,
Ve ürkek gözlerinde, sıkılı yumruklarında umutla,
Çamurun içinde debelenirler. Ah Tanrım, durdur artık bunu!""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
72. "En umutsuz durumlarda bile umutsuzluğa yer yoktur."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
73. "Bizler, yani hayatta kalanlar, sadece küçük değil, aynı zamanda kuraldışı bir azınlığız."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
74. "Nereye doğru gittiğimizi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey tarihin bizi bu noktaya neden getirdiğidir."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
75. "...Bir atı önce demir kaşağıyla tımar etmek gerekir, ancak ondan sonra tüylerini yumuşak fırçayla tarayabilirsiniz. Sizleri biraz sertçe tımarlamam gerekiyor, ama yumuşak fırçayla, tarayıp taramayacağımı Tanrı bilir. Tanrı havayı yıldırımlar, şimşekler ile temizler, ben de köyümü, gerekli gördüğümde yıldırım ve ateşle temizleyeceğim."
- Devrim Çağı 1789-1848
76. ""En tepedeki bu ilham ve liderlik yoksunluğu İngiliz katedral korolarının acı durumunu da yansıtıyordu. Devamsızlık disiplinsizlik ve hürmetsiz davranışlar salgın hastalıklardı. Görev süreleri uzundu ve kötü planlanmıştı.""
- Geleneğin İcadı
77. "Eğer yaşam paranın satın alabileceği bir yer olsaydı.
Zengin yaşamalı,yoksul ölmeliydi"
- Devrim Çağı
78. "... Ekim Devrimi evrensel düzeyde dünyayı sarsan bir olay olarak kabul edildi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
79. "Nazi ırkçılığı hoşgörünün hala varlığını sürdürdüğü çeşitli yerlere dağılan Yahudi ve solcu bilim insanlarının kitle halinde göç etmesine yol açtı.Nazilerin entelektüel özgürlüğe duydukları düşmanlık Alman üniversitelerindeki öğretim görevlilerinin yaklaşık üçte birini hemen temizledi."Modernist" kültüre karşı girişilen saldırılar ,Yahudi kitaplarının ya da diğer istenmeyen kitapların alenen ateşe verilmesi neredeyse Hitler hükümeti gelir gelmez başladı."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
80. "Bizlerden çok önce bilimin ve felsefenin tiranlara karşı savaş verdiğini hiçbir zaman unutmayalım. Devrim, onların ısrarlı çabalarının ürünüdür. Özgür ve vefakâr insanlar olarak bilimi ve felsefeyi ebediyen bağrımıza basmamız gerekiyor. Çünkü bizlerin ele geçirdiği özgürlüğü, bilim ve felsefe koruyacaktır."
- Devrim Çağı 1789-1848
81. "Hatta görünüşte sanatların en az politik olanı müziğin bile güçlü siyasal çağrışımları vardı. Bu belki de operaların siyasal manifestolar biçiminde yazıldığı ya da öyle görüldüğü devrimin tetiğini çektikleri tarihteki tek dönem olmuştur."
- Devrim Çağı 1789-1848
82. "1789'dan 1848'e kadarki dönemin genel eğilimi, etkili bir laikleşme yönündeydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
83. "Sadece 1848’den, varoşlardan başlayan yeni salgınların zenginleri de öldürmeye başlamasından ve buralarda yetişmiş umutsuz kitlelerin, güçlüleri bir toplumsal devrimle tehdit etmeye başlamasından sonradır ki kentler sistemli bir biçimde yeniden kurulmaya ve ıslah edilmeye başlandı."
- Devrim Çağı 1789-1848
84. "Çifte devrim, Yahudilere bir zamanlar Hıristiyanlık altındayken sahip oldukları eşitliğe benzer bir eşitlik vermişti. Fırsatını yakalayanlar, her şeyden çok yeni topluma ‘asimile’ olmayı istediler ve anlaşılır nedenlerden ötürü ezici oranda liberalizme yakınlık duydular."
- Devrim Çağı 1789-1848
85. "Üstelik gerçekten tutucu olan hükümetler, reaksiyoner bile olsalar hiçbir aydına ve ideloga güvenmeme eğilimindeydiler; çünkü bir kez itaat etmek yerine düşünmek bile ilke haline geldiğinde, son da başlamış demekti."
- Devrim Çağı 1789-1848
86. "Ülke içinde iktidarın büyük ölçüde el değiştirmesine yol açacak koşulların mevcut olduğu pek az bölge vardı. Durumu dayanılmaz hale getirense, uluslararası rekabetti.
Çünkü uluslararası rekabet, bir devletin kaynaklarını başka hiçbir şeyin yapamayacağı kadar imtihandan geçiren bir olguydu. Bu sınavdan geçemeyenler, sarsılıyor, parçalanıyor ya da yıkılıyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
87. "Geçmiş çok uzaktaydı, gelecek ertelendi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
88. "Bilim ve sanatın çeşmesinden beslenin; o zaman adaleti getirecek kadar güçlü olacaksınız."
- Sıradışı İnsanlar
89. "Hamile bir köylü kızının karnına bir süngü saplamayı akıllarından bile geçiremeyen yumuşak huylu genç erkekler, Londra ya da Berlin üzerine yüksek patlayıcıları veya Nagazaki üzerine nükleer bombayı rahatça bırakabildiler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
90. "Aydınlanma'nın devrimci bir ideoloji olduğunu belirtmek çok doğru olur.Çünkü Aydınlanma , Avrupa'nın pek çok yerinde hakim olan toplumsal ve siyasal düzene son verilmesini ima etmekteydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
91. "... analitik düzlemde milliyetçilik, milletlerden önce gelir. Milletler devletleri ve milliyetçilikleri yaratmaz, doğru olan bunun tam tersidir."
- Milletler ve Milliyetçilik
92. "Türklerin feodalizm öncesi özgün tarım sistemi (her birimin kalıtsal olmayan bir Türk savaşçısını beslediği kaba bir toprak bölüşümü), uzun zaman önce bozularak Müslüman beylerin yönetimindeki kalıtsal bir toprak mülkü sistemine dönüşmüş olmasına karşın, bu beyler çok nadiren çiftçilikle uğraşmaktaydılar; yalnızca olabildiğince köylülerden sızdırıyorlardı. Bu, yüzden Balkanlar, Tuna’nın ve Sava’nın güneyi, ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda Türk egemenliğinden ayrıldıklarında, son derece yoksul ve yoğunlaşmış tarımsal mülkiyetin var olmadığı ülkeler olsalar da, özünde köylü ülkelerdi."
- Devrim Çağı 1789-1848
93. "... dünya tarihinde de büyük bir dönüm noktasıydı. Çünkü Avrupa, tarihin başından beri her zaman Doğu'ya sattığından daha fazlasını Doğu'dan ithal etmişti; çünkü Doğu, Batı'ya sattığı baharat, ipek, patiska, mücevher vs.
karşılığında Batı'nın hemen hiçbir şeyine ihtiyaç duymuyordu. İlk kez Endüstri Devrimi'nin pamuklu kumaşları, o zamana dek külçe altın ve gümüş ihracatıyla soygunculuk karışımı bir yöntemle dengede tutulmuş
bu ilişkiyi tersine çevirdi. Sadece muhafazakar ve kendilerine yeten Çinliler, hala Batı'nın ya da batının denetimindeki ekonomilerin sunduklarını satın almayı reddediyorlardı, ta ki 1815-1842 arasında batılı savaş gemilerinin de yardımıyla batılı tüccarlar, Hindistan'dan Doğu'ya en masse ihraç edilebilir ideal bir meta buluncaya kadar: Afyon."
- Devrim Çağı 1789-1848
94. "Avrupa'nın bütün batısı ve ortasında tarımdaki feodal ilişkileri kaldıran, doğrudan etki ve tepki yaratan ya da örnek oluşturan Fransız Devrimi ile 1848 devrimi oldu."
- Devrim Çağı
95. "Aydınlanma, Avrupa’nın pek çok yerinde hâkim olan toplumsal ve siyasal düzene son verilmesini ima etmekteydi. Ancien régime’lerden kendini gönüllü olarak feshetmesini beklemek çok fazla olurdu."
- Devrim Çağı
96. "Başka ulusların örneklerini gösterdikleri, Bizim de taklit edebileceğimiz ve kolayca da aşabileceğimiz tarzda büyük devletli bir anıtsal külliye yaratmaktı."
- Geleneğin İcadı
97. "'Görenek' yargıçların yaptığı bir şey iken; 'gelenek' (bu kertede, icat edilmiş gelenek) peruk, cüppe ve diğer takım taklavat ve yargıçlann asıl eylemini sarmalayan ritüelleştirilmiş pratiklerdir.'"
- Geleneğin İcadı
98. "Büyük Çöküş hala çoğunluğu kırsal olan Brezilyalılar için 1980'lerin ekonomik felaketlerinden çok daha katlanılabilirdi.Bunun sebebi yoksul halkın bir ekonomiden elde edebileceği şeye dair beklentilerinin hala aşırı derecede mütevazı olmasıydı."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
99. "Mussolini kendi yerli filozofu Giovanni Gentile'ye rahatlıkla yol verebiliyordu ve Hitler filozof Heidegger'in desteğinin muhtemelen farkında bile değildi ya da önemsemiyordu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
100. "Ele aldığımız dönemin tarihinde bu kitlesel kayıtsızlık, sanıldığından çok daha büyük rol oynamaktadır. O zamanlar da en fazla kayıtsız olanların, en vasıfsız, en eğitimsiz, en örgütsüz, o nedenle de en umutsuz yoksullar olması rastlantı değildir. 1948’de Prusya’nın Halle kentinde yapılan seçimlerde, bağımsız zanaatkâr ustaların %81’i, masonların, dülgerlerin ve diğer vasıflı yapı işçilerinin %71’i oy kullanmıştı; oysa fabrika ve demiryolu işçilerinin, emekçilerin, sipariş üzerine çalışan ev işçilerinin vs, sadece %46’sı oy kullanmıştı."
- Devrim Çağı 1789-1848
101. "Yoksul bir genç avukatın memuriyete başvurusunu babasının bir ciltçi olmasından ötürü geri çeviren ve kendisinin de bu işe girmesi gerektiğini söyleyen Hanover Krallığı’nın Kabinettsrat’ı von Schele, şimdi hem kötü hem de komik biri olarak görünüyordu. Oysa onun yaptığı, kapitalizm öncesi istikrarlı toplumun kadim bilgeliğini yenilemekten başka bir şey değildi ve 1750’de bir ciltçinin oğlu ancak babasının işini devam ettirebilirdi."
- Devrim Çağı 1789-1848
102. "Bu kentsel bozulmanın en gözle görülür sonucu (özellikle suyla yayılan) salgın hastalıkların, bilhassa 1831’den sonra Avrupa’yı yeniden istila eden ve 1832’de Marsilya’dan St. Petersburg’a kadar kıtayı silip süpüren koleranın yeniden hortlaması oldu"
- Devrim Çağı 1789-1848
103. "Ancak Terör'ün arkasında duran kararlı orta sınıf Fransızlar için, o ne hastalıklı bir şeydi ne de kıyamet habercisiydi; en başta ve her şeyden önemlisi ülkelerini korumanın tek etkin yöntemiydi. Jakoben Cumhuriyeti'nin yaptığı buydu ve ba§arısı insanüstüydü. 1793'ün haziranında, Fransa'nın seksen vilayetinden altmışı Paris'e karşı ayaklandı; Alman prenslerinin orduları, kuzeyden ve doğudan Fransa'yı işgal ediyorlardı; İngilizler, güney ve batıdan saldırmıştı; ülke çaresiz ve tükenmiş bir haldeydi. Oysa on dört hafta sonra bütün Fransa üzerinde denetim sağlanmış, işgalciler kovulmuştu. Bu kez Fransız orduları Belçika'yı işgal etti; neredeyse kesintisiz ve zahmetsiz kazanılacak olan yirmi yıllık bir askeri zaferler dönemine girmek üzereydiler."
- Devrim Çağı 1789-1848
104. "1815'te bütün dünya tarihinde bir devletin elde edebileceği en eksiksiz zaferi gerçekleştirmişlerdi; Fransa'ya karşı verilen yirmi yıllı bir savaştan, tek endüstrileşmiş ekonomi, tek deniz gücü -İngiliz donanmasında 1840'da neredeyse diğer bütün donanmaların toplam gemisi kadar gemi vardı- ve fiilen dünya üzerindeki yegane sömürgeci güç olarak çıkmışlardı."
- Devrim Çağı 1789-1848
105. "Ubi bene ibi patria
(Lat.) Nerede keyfim yerindeyse memleketim odasıdır"
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
106. "Büyük Britanya Dışişleri Bakanı Edward Grey, 1914'te Britanya ile Almanya'nın savaşa girdikleri gece Whitehall'un ışıklarına bakarak "Bütün Avrupa'da lambalar sönüyor," dedi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
107. "Bay Bentham, insanları tornadan geçirebileceğini sanıyor. Şiirden hiç nasibini almamış, dolayısıyla Sheakespeare’den ahlak hakkında bir şeyler öğrenebilecek biri değil. Oturduğu ev, buharla aydınlatılıp ısıtılır. Hemen her konuda doğal yerine yapay olanı yeğleyenlerden ve insanın aklının her şeye yettiğini düşünenlerden. Dışarıda olanları, yeşil çayırları, ağaçları hor görüyor ve her şeye Yarar gözüyle bakıyor."
- Devrim Çağı 1789-1848
108. "Bu arada, kuşkusuz, tarımsal Avrupa'nın köylüleri de toprağı işlemeyi bıraktılar. 1980'lerde kıtanın doğu ve güneydoğusunda köylü tarımının kadim kalelerinde bile çiftçilikle uğraşanlar işgücünün üçte birinden fazla değildi (Romanya, Polonya, Yugoslavya, Yunanistan) ve bu oran bazılarında, örneğin Bulgaristan'da (1985te %16,5) önemli ölçüde azdı. Ancak Avrupa ve Ortadoğu yöresinde sadece bir köylü kalesi kaldı: Türkiye. Burada koylülük zayıfladı, ancak 1980'lerin ortasında hala mutlak bir çoğunluk olmaya devam ediyordu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
109. "İngiltere istisna, bütün Avrupalı 'güçler', 1856 ile 1871 arasında temelli
hatta çoğu durumda toprak olarak da değişikliğe uğradı ve çok geçmeden
aralarına katılacak yeni bir devlet kuruldu: İtalya."
- Sermaye Çağı 1848-1875
110. "Başka bir deyişle köylüler, zincirleriyle birlikte topraklarını da yitirmek zorundaydılar."
- Devrim Çağı 1789-1848
111. "Yunanlı bir haydut ve vatansever, duygularını
tam olarak şöyle ifade ediyordu:
"Bana kalırsa" dedi Kolokotrones, "Fransız Devrimi ve Napoleon'un yaptıkları, dünyanın gözünü açtı. Milletler, daha önce hiçbir şey bilmiyordu; halk, kralların yeryüzündeki Tanrılar olduklarını, onların ne eylerlerse güzel eylediklerini söylemeye mecbur olduğunu düşünüyordu. Bugünkü değişiklikle insanları yönetmek çok daha zor olacak.""
- Devrim Çağı 1789-1848
112. "Tarihi çarpıtmak, ulus olmanın asli bir göstergesidir"
- Tarih Üzerine
113. "Özgür toplumun kapitalist bir toplum olacağını doğallıkla varsayan pek çok aydınlanmacının varlığına, üstelik bunların siyasal bakımdan da belirleyici kimseler olmalarına karşın, ‘Aydınlanma’ya bir orta sınıf ideolojisi demek, tam olarak doğru değildir.10Kuramsal olarak Aydınlanmanın amacı, bütün insanları özgür kılmaktı.
10.["Ticaretin gidişatını bilenler, ister kaçakçılık isterse endüstri sektöründe olsun, her tür teşebbüsün iki ayrı insanın işbirliğini gerektirdiğini bilir: Bunlardan birincisi işverenlerdir; ikincisiyse, işverenlerden belirli bir ücret alan işçilerdir. İşverenler ile ustalar, işçiler ya da çıraklar arasındaki farkın gerçek kaynağı budur ve bu da eşyanın doğasında vardır"]."
- Devrim Çağı 1789-1848
114. "Batının teknolojik ve askeri üstünlüğü karşısında Avrupalı olmayan uygarlıkların fazla bir şansı olmadığı zaten öngörülebilir bir şeydi. ‘Vasco da Gama çağı’ denen şey, bir avuç Avrupalı devletin ve Avrupa kapitalizminin, bütün dünya üzerinde tam (ama bugün görüldüğü gibi) geçici bir egemenlik kurduğu dört yüz yıllık dünya tarihi, doruğuna varmak üzereydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
115. "...ilk cümlesi "Avrupa'nın üzerinde bir hayalet dolaşıyor -komünizm hayaleti" idi, son cümlesi ise, "Proleterlerin(işçilerin) zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi yoktur. Ama kazanacakları bir dünya vardır" olmuştu."
- Tarih Üzerine
116. "Hükümetler nihai gerçeklerle değil (ideoloji ve din dışında) sadece işlerine yarayacak gerçeklerle ilgilenirler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
117. "Yerkürenin çehresi ve insan hayatı, daha önce asla Hiroşima ve Nagazaki'de yükselen mantar biçimindeki bulutların altında başlayan bu çağdaki kadar dramatik bir biçimde dönüştürülmemiştir. Ancak tarih her zamanki gibi insanların hatta ulusal kararları oluşturanların niyetlerini pek dikkate almadı."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
118. "Tarihi çarpıtmak, ulus olmanın asli bir göstergesidir"
- Tarih Üzerine
119. "Modern laik devletlerden hiçbirinin, [ulusun] bir araya gelmesine vesile olan tatil günleri belirlemeyi ihmal etmemiş olması anlamlıdır.
American Journal of Sociology, 1896-73"
- İmparatorluk Çağı 1875-1914
120. "19. yüzyılda Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun eşkiya sorununu yıkılınaya yüz tutan ve merkezi otoritesi zayıflayan Osmanlı İmparatorluğu'ndan daha başarılı bir şekilde halletmesi bir rastlantı değildir. Aynı şekilde Orta Almanya'nın ve İngilizlerle çeşitli prenslikler arasında paylaşılmış Hindistan'ın bazı bölgeleri sonu gelmez eşkiya problemleriyle yüz yüzeydi."
- Sosyal İsyancılar
121. "Kaybeden taraftakiler ya da onlarla birlikte olanlar sadece susmakla ve susturulmakla kalmadılar, tarihe ve entelektüel hayata, İyi'nin Kötü'nün karşısında yer aldığı moral dünya dramasında oynadıkları "düşman" rolüyle geçtiler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
122. "Sanayi Devrimi’nden beri dünya ekonomisinin tarihi hızlanan teknolojik ilerlemenin, sürekli ama eşitsiz ekonomik büyümenin ve giderek artan “küreselleşme”nin tarihi olmuştu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
123. ""Ülke ötekilerle kaynıyor. Herkesin işaret parmağı 'Ötekileri' işaret etmek ve onlara isim takmaktan yara oldu.""
- Milletler ve Milliyetçilik
124. "Küreselleşmenin dünyanın tek bir egemen modele, pratikte Batılı, daha belirgin olarak Amerikan modeline göre asimile olmasını getireceği genel bir varsayımdır."
- Parçalanmış Zamanlar
125. "Toplumsal alanı çok daha sınırlı olmakla birlikte tiyatro yine de binlerce insana seslenmekteydi. İngiltere ve Fransa gibi burjuva ülkeleriyle, büyük halk konserlerinin epey bir zamandır yapıldığı Amerika gibi kültüre aç ülkeler dışında enstrümantal müzik bu kadar başarılı olamadı."
- Devrim Çağı 1789-1848
126. "Çağımızın barbarlaşması hem iyi hem de kötü imparatorlukların eseridir."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
127. "Kolera salgını, Protestan Galler’de olduğu kadar Katolik Marsilya’da da dinsel canlanmaları harekete geçirmişti. İkinci gelişe inanan biri, bir ayyaş, küçük bir soyguncu, meczup, serseri ya da tutkulu bir küçük girişimci; hepsi de gözlerini toplumsal yaşamın koşullarından çevirmiş kişilerdi ve (sonucu istisna) toplu eyleme kayıtsızdılar."
- Devrim Çağı 1789-1848
128. "Ders kitaplarının ve gazetelerin ulusal dilde yazıldığı ya da bu dilin resmi amaçlarla kullanıldığı an, ulusal evrimde yaşamsal bir adım demektir. 1830'larda Avrupa'nın büyük bir kesiminde bu adımın atıldığı görüldü."
- Devrim Çağı 1789-1848
129. "Savaşın yol açtığı asıl tehlike, ihmal, pislik, kötü örgütlenme, eksik tıbbi hizmetler ve sağlık konusundaki bilgisizlikti. Bu yüzden yaralılar, mahkumlar ve (tropik bölgelerde olduğu gibi) iklim koşullarından dolayı insanlar kitleler halinde ölmekteydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
130. "‘Endüstri Devrimi patlak verdi’ ifadesi ne anlama gelmektedir? 1780’ler gibi bir tarihte ve insanlık tarihinde ilk kez, toplumların kendi üretici güçlerinin yarattığı zincirlerden kurtulması anlamına gelmektedir; bundan böyle üretici güçler, durmadan, hızla ve bugüne dek sınırsız bir biçimde insan, mal ve hizmet artışı gerçekleştirmeye muktedir olacaktı. İktisatçılar, buna teknik olarak ‘kendini besleyen bir büyümenin kalkış noktası’ adını vermektedir."
- Devrim Çağı 1789-1848
131. "Hoşnutsuzluk her zaman vardır, ama direniş yalnızca liberal-demokratik bir rejime, ya da modası geçmiş, etkisiz bir otoriter sisteme karşı başarı şansı bulabilir."
- Tarih Üzerine
132. "Politikacılar seçmenlerine işitmek istemedikleri şeyi söylemekten korktukça, politika giderek bir bahane bulma sanatı haline geldi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
133. ""İnsanların çoğu tarihçiler gibi davranır; kendi deneyimlerinin niteliğini ancak geriye doğru bakarak tanırlar.""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
134. "Siyasetin çok bariz biçimde denetim altında tutulduğu rejimlerde siyasal ve ekonomik gelişmeler arasında keskin bir çizgi çizilemez."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
135. "Büyük matematikçi Laplace, tanrıyı semavi sisteminde nereye oturttuğunu soran Napoleon'a böyle bir hipoteze gereksinmesi olmadığını söylemişti."
- Devrim Çağı 1789-1848
136. "Ne var ki, bütün olarak bakıldığında, paranın sadece konuşmadığı, aynı zamanda yönettiği de kabul edilmişti. Toplumun yöneticileri arasında sayılmak için bütün sanayicilerin yapması gereken şey, yeterince para sahibi olmaktı."
- Devrim Çağı 1789-1848
137. "Büyük matematikçi Laplace, Tanrıyı semavi sisteminde nereye oturttuğunu soran Napoleon'a böyle bir hipoteze gereksinmesi olmadığını söylemişti. Samimi tanrıtanımazlık, onsekizinci yüzyıl sonlarının zihinsel modalarını yaratan aydınlanmış alimler, yazarlar ve soylu beyler arasında yine de görece seyrek rastlanan bir durum olmakla birlikte, samimi Hıristiyanlık bundan da seyrek bir durumdu. Onsekizinci yüzyıl sonunda seçkinler arasında boy atmakta olan bir
din varsa, o da ussalcı, aydınlanmacı ve kilise karşıtı Farmasonluktu."
- Devrim Çağı 1789-1848
138. "Eğitim ve ulusal bürokrasi, köyü bile, komşuların ve yakınların bildiği ('Topal Pakito' gibi) gözde adlar ve lakaplar ile okulun ve devletin verdiği, yalnızca otoritelerin bildiği ('Francisco Gonzales Lopez' gibi) resmi adlar arasında bölünmüş şizofren bir topluluğa dönüştürdü."
- Sermaye Çağı 1848-1875
139. "İngilizlerin ekonomik yüküyse, yalnızca kendinin değil, kıtadaki müttefiklerine sağladığı geleneksel ekonomik yardımlar yüzünden başka ülkelerin de savaş giderlerini taşımanın maliyetinden ileri gelmekteydi. Para açısından bakıldığında, İngilizler savaş boyunca en ağır yükü çeken ulustu. Bunun onlara, Fransa’nınkinden üç, dört katı maliyeti oldu."
- Devrim Çağı 1789-1848
140. "Her şeyi anlamak her şeyi bağışlamaktır."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
141. "1800 ile 1815 yılları arasında Napoleon, birliklerinin yüzde 40'ını kaybetti. Bunların üçte biri firar yoluyla olmuşsa da, kayıpların yüzde 90-98'ini muharebe sırasında değil, aldığı yaralar, hastalık, bitkinlik ve soğuk yüzünden ölenler oluşturuyordu.
Özetle bu ordu, bütün Avrupa'yı, yalnız böyle yapabilme yeteneğinde olduğundan değil, böyle yapmaya mecbur olduğu için, ani ve şiddetli hamlelerle fethetti."
- Devrim Çağı 1789-1848
142. "Bir bütün olarak alındığında, Avrupalılar bugünkünden belirgin biçimde daha kısa ve hafiftiler. Bu genellemenin dayandığı askere alınanların beden ölçüleriyle ilgili yığınla istatistikten bir örnek alırsak: Ligurya sahilindeki bir kantonda, 1792-9 tarihlerinde askere alınanların yüzde 72'si 1.50 metreden daha kısaydı."
- Devrim Çağı 1789-1848
143. "Yolculuğu ve ulaşımı kolaylaştıran, kenti taşraya, yoksul bölgeleri zengin bölgelere bağlayan araçlar olarak demiryolları son derece etkiliydi: Nüfus artışının nedeni büyük ölçüde onlardı; çünkü endüstri dönemi öncesinde nüfusun artmasını engelleyen şey, normal ölüm oranının yüksek olmasından çok -çoğunlukla son derece yerel görüngüler olan- kıtlık ve yiyecek darlığı gibi dönem dönem yaşanan felaketlerdi."
- Devrim Çağı 1789-1848
144. ""Ülke ötekilerle kaynıyor. Herkesin işaret parmağı 'Ötekileri' işaret etmek ve onlara isim takmaktan yara oldu.""
- Milletler ve Milliyetçilik
145. "Dünyada en eski -ve çok geride kalmış bir maziyle baglantılı izlenimi veren şey, herhalde kamusal törenlerdeki tezahürleriyle Britanya monarşisini kuşatan debdebeli merasimlerdir. Halbuki elinizdeki kitabın bir makalesinde ortaya kondugu üzere- modern haliyle bu merasimler, ancak geç on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın ürünüdürler."
- Geleneğin İcadı
146. "Piramitleri, Romanın su kemerlerini. Hatta Çin Seddi’ni birer taşracılık örneği olarak yanımda sönük bırakan, toprak setleri ve olukları, köprüleri ve istasyonlarıyla bir kamu yapıları külliyesi oluşturan, rüzgâr hızıyla ülkeleri ve kıtaları aşan duman soluyan dev yılanları iten bu demir yol, tam da insanın teknoloji yoluyla elde ettiği zaferin bir simgesiydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
147. ""Çok sayıda politikacı ve general kendileri olmasa işlerin yürümeyeceği duygusunu taşır, ama sadece mutlak iktidara sahip olanlar başkalarını bu inancı paylaşmayq zorlayacak bir konumdadır.""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
148. "- " (...) İnsan ruhunun derinliklerinde kopan en büyük fırtına, adaletsizliklere karşı doymak bilmeyen isyan özlemidir...""
- Sosyal İsyancılar
149. "Yegane iddiası, bilim ve teknoloji temelinde gerçekleşen maddi ilerlemenin muazzam zaferlerinden insanlığı yararlandırmak olan bir çağ, kamuoyunun oluşturduğu muazzam yapıların ve Batı'da düşünür olduğunu iddia eden kişilerin bunları reddetmesiyle paradoksal biçimde sona erdi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
150. "Piramitleri, Romanın su kemerlerini. Hatta Çin Seddi’ni birer taşracılık örneği olarak yanımda sönük bırakan, toprak setleri ve olukları, köprüleri ve istasyonlarıyla bir kamu yapıları külliyesi oluşturan, rüzgâr hızıyla ülkeleri ve kıtaları aşan duman soluyan dev yılanları iten bu demir yol, tam da insanın teknoloji yoluyla elde ettiği zaferin bir simgesiydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
151. "Tarihsel gelişmenin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan modem tarım sistemlerinin hakim olduğu kapitalist ve sosyalist toplumlarda sosyal eşkiyalık görülmez. Dünyaya sosyal eşkiyalığın evrensel örneği olan Robin Hood'u kazandıran ülkede halk adi eşkiyalar gibi başka türden suçluları sosyal eşkiyalarla özdeşleştirmeye çalışmışsa da 17. yüzyılın başlarından sonra bu ülkede sosyal eşkiya görülmemiştir."
- Sosyal İsyancılar
152. "Tek başına yöneten ve yerinden edilemez bir partiyi temel alan her rejimde diktatörlük imkanı üstü kapalı biçimde vardır. Lenin'in Bolşeviklerinin merkezileştirilmiş hiyerarşik yapısını temel alan bir parti örgütlenmesinde bu bir ihtimal haline gelir... Komünist siyasal sistemleri kalıtsal olmayan monarşilere dönüştüren Josef Stalin idi... Monarşiyle benzerlik, bu türden bazı devletlerde yönetimin kalıtsal yolla el değiştirmesi eğiliminde de görülür. Kuzey Kore ve Romanya bu konuda iki örnektir. Böyle bir gelişme erken sosyalistler ve komünistler için bütünüyle saçma ve anlamsızdır."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
153. "Onlar, "sürekli galeyan halindedirler ama, bir kitle olarak, özlemlerinin ve ihtiyaçlarının topluca ifadesini ortaya koymaktan acizdirler.""
- İlkel Asiler
154. "1800’den önce, ‘köleliğin’ zıddı bir durumu anlatan esasen hukuki bir terim olan ‘özgürlük’ yeni bir siyasal içerik kazanmaya başlamıştı. Devrimin dolaylı etkileriyse evrenseldir; çünkü onu izleyen tüm devrimci hareketler için bir model oluşturdu; verdiği dersler, modern sosyalizmin ve komünizmin bünyesine katıldı."
- Devrim Çağı 1789-1848
155. "Avrupa’nın (Papalık ya da İngiliz Dışişleri Bakanlığı gibi) en arkaik kamu hizmetleri ya da -ABD’de olduğu gibi- devlet görevlerine uygunluğun ölçütü olarak seçimi sınava yeğleyen en demokratik ülkeler dışında, sınavla ya da diğer eğitim testleriyle saptanan liyâkate göre adam seçme usülü, herkesin kabul gösterdiği bir ülkü halini aldı. Çünkü bireyci rekabetin diğer biçimleri gibi sınavdan geçmek de, demokratik ya da eşitlikçi değil, liberal bir yoldu."
- Devrim Çağı 1789-1848
156. "Üç mesleği hayal bile etmeleri olanaksızdı: Bir doktor, bir avukat ve (Kıta Avrupa’sında üniversite hocalığının yanında ortaöğretimde görev yapan öğretmenlere de verilen adla) bir profesör ya da “muhtelif uğraşlarda bulunan eğitimli biri” olmak, uzun süren bir eğitim dönemi ya da ayrıksı bir yetenek ve fırsat gerektiriyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
157. "Diğer bütün toplumsal yükseliş ümitleri kararmış olan sayısız köylü ve emekçi ailelerinin gözünde, küçük memuriyet, öğretmenlik ve rahiplik, Himalayalar kadar yüksek olsa da, en azından teorik olarak oğullarının da tırmanabilecekleri bir menzildeydi."
- Devrim Çağı 1789-1848
158. "İnsanların büyük çoğunluğu, askere alınmak
gibi başlarına kötü bir şey gelmedikçe doğdukları kontlukta hatta mahallede yaşar ve ölürdü: 1861'e gelindiğinde bile Fransa'nın doksan bölgesinden yetmişinde nüfusun onda dokuzu, doğdukları bölgeden hiç ayrılmamıştı. Dünyanın geri kalanı, devlet görevlilerinin meselesiydi ve söylenti konusuydu. Orta ve üst sınıflardan bir avuç insan için çıkarılanların
dışında gazete yoktu (1814'te bile bir Fransız gazetesinin olağan satışı 5000 idi) ve çok az kişi okuma biliyordu."
- Devrim Çağı 1789-1848
159. "Büyük felsefeci Thomas Hobbes'un gözlemlediği gibi, "Savaş sadece meydan muharebesinden ya da çatışma eyleminden ibaret değildir: Savaş iradesinin hangi yönde olduğu ancak bir zaman dilimi içinde yeterince anlaşılabilir""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
160. "Yeni ABD'nin müttefiki olan Fransa ise sonuçta zafer kazanmıştı. Fakat maliyet çok ağırdı; Fransız devletinin içine düştüğü zorluklar, onu kaçınılmaz olarak ülke içinde bir siyasi bunalım dönemine sürükledi ve altı yıl sonra da bu bunalımdan devrim doğdu."
- Devrim Çağı 1789-1848
161. "Yoksul bir genç avukatın memuriyete başvurusunu babasının bir ciltçi olmasından ötürü geri çeviren ve kendisinin de bu işe girmesi gerektiğini söyleyen Hanover Krallığı’nın Kabinettsraat’ı von Schele, şimdi hem kötü hem de komik biri olarak görünüyordu. Oysa onun yaptığı, kapitalizm öncesi istikrarlı toplumun kadim bilgeliğini yinelemekten başka bir şey değildi ve 1750’ de bir ciltçinin oğlu ancak babasının işini devam ettirebilirdi. Oysa şimdi artık böyle davranmak zorunda değildi."
- Devrim Çağı 1789-1848
162. "Kitabın ideal okuru, geçmişe merak duymakla kalmayıp dünyanın bugünkü duruma nasıl ve neden geldiğini ve nereye gittiğini anlamak isteyen, kuramsal bir yapıya sahip, zeki ve eğitimli yurttaştır."
- Devrim Çağı 1789-1848
163. "Modern devlet, yönettiği insanların hepsini kucaklayan ( tercihen sürekli ve bölünmemiş) bir toprak parçası olarak tanımlanıyor, kendisi gibi diğer toprak parçalarından belirgin sınır çizgileriyle ayrılıyordu."
- Milletler ve Milliyetçilik
164. "Modern İngilizlerin, Almanların ya da Fransızların hiçbiri, kendi ülkelerinde yazılmış
ondördüncü yüzyıl edebiyatı eserlerini, neredeyse farklı bir dili öğrenmeden okuyamazlar oysa bugün bütün eğitimli İtalyanlar Dante'yi, modern ingilizce okurların Shakespeare okumasından çok daha kolay bir biçimde okuyabilmektedirler."
- Sermaye Çağı 1848-1875
165. "1870'lere kadarki Endüstri Devrimi, hala 1760-1840 arasında meydana gelen teknik yeniliklerin yarattığı itkiyle yol
alınmaktaydı. Buna karşın yüzyılın ortalarında, çok daha devrimci bir teknolojiye dayanan iki tür
endüstri ortaya çıktı: Kimya ve (iletişimle ilgisi ölçüsünde) elektrik ."
- Sermaye Çağı 1848-1875
166. "Alman felsefesinin 'boş balon'larından biri olarak görülen Hegel bile, kendi ülkesinde demode olmuş ve
"eğitimli Alman kamuoyuna rengini veren sıkıcı, kibirli ve bayağı epigonların Hegel' e davranış biçimleri", Marx 'ı, 1860'larda bu büyük düşünürün tilmizi olduğumu ilan etmeye itmişti."
- Sermaye Çağı 1848-1875
167. "1910 ile 1928 yılları arasında da Avrupa'daki en dar oy hakkı uygulamalarından birine sahip bir devlet olmaktan tam oy hakkına büyük bir oygücü üstünlüğüne sahip savaş bitkini ve aç proleterya denip korkulan şeyle geçiş yapmıştı. İş Partisi liberal partiye ülkenin 2 Partisi olarak gölgede bırakmıştı ve özellikle de 2 Dünya Savaşı'ndan sonra büyük aristokratik ailelerin irtihali kraliyeti Londra toplumunda giderek yalnızlaştırıyordu. Genel görev ve büyük bunalım da beraberinde görülmemiş bir düşmanlık ve rahatsızlık getirmişti. Bunun mutabık olarak en etkili yönü ölçülü anakronistik ve seremonyal ihtişamı olan, siyasal bakımdan nötr ve kişisel olarak takdire şayan bir monarşi, büyük bir başarıyla endişeli bir çağda istikrarın hareket noktası olarak sunulmuştu."
- Geleneğin İcadı
168. "“İnsanlar eşit olmamakla beraber, değerleri piyasaya göre belirlenen birer mal da değillerdir.”"
- Devrim Çağı
169. "(1933 Reichstag yangını)
Hitler'in iktidara gelmesinden bir ay sonra, Berlin'deki Alman parlomento binası gizemli bir şekilde ateşe verildi.Nazi hükümeti hemen Komünist Partisi'ni suçladı ve fırsattan yararlanarak partiyi kapattı."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
170. "Burjuvazi çağından önce -en azından Batı'da- en görkemli mimari yapılar kiliselerdi. 19. yüzyılda en görkemli mimari yapılar tipik olarak -en azından şehirlerde- burjuvazinin katedralleri olan opera binalarıydı ve teknolojiyle ilerlemenin katedralleri olan demiryolu istasyonlarıydı."
- Parçalanmış Zamanlar
171. "'Aydınlanmış' düşünceye laik , ussal ve ilerici bir bireycilik egemen olmaktaydı.Bireyi , cahil gelenekçiliğinden , ( doğal ve ussal dinden ayrı olarak) kilisenin hurafelerinden , insanları doğuma ve ilgili başka ölçütlere göre alt ve üst olarak hiyerarşiye ayıran usdışılıktan kurtarmak , Aydınlanmanın başlıca amacıydı.Özgürlük , eşitlik ve ( bunları takiben) bütün insanların kardeşliği , Onun sloganlarıydı.Zamanı geldiğinde bunlar , Fransız Devrimi'nin sloganı oldular . Bireysel özgürlüğün hakim olmasıyla , En hayırlı sonuçları yaratmak mümkün olacaktı."
- Devrim Çağı 1789-1848
172. "1800'de kabaca her üç insandan ikisi Asyalı, her 5 insandan biri Avrupalı, her on insandan biri Afrikalı, her otuz üç insandan biri Amerikalı ya da Okyanusyalı idi."
- Devrim Çağı 1789-1848
173. "Le Havre'dan geçen Alman göçmenler bile, 1830'larda yoksul Avrupalıların rüyalarını süsleyen bir ülke olmaya başlayan ABD'ye gitme nedenleri sorulduğunda, "orada kral yok" yanıtı vermekteydiler."
- Devrim Çağı 1789-1848
174. ""Bana kalırsa" dedi Kolokotrones, "Fransız Devrimi ve Napoleon'un yaptıkları, dünyanın gözünü açtı. Milletler, daha önce hiçbir şey bilmiyordu; halk, kralların yeryüzündeki Tanrılar olduklarını, onların ne eylerlerse güzel eylediklerini söylemeye mecbur olduğunu düşünüyordu. Bugünkü değişiklikle insanları yönetmek çok daha zor olacak.""
- Devrim Çağı 1789-1848
175. "Tarihçiler, kısa vadede, tarihsel mitlere inanmayı seçen insanların karşısında güçsüz durumdadırlar."
- Tarih Üzerine
176. "tarih, nelerin yanlış olduğunu teşhis etmenin doğal bir bileşeni olarak görünür."
- Tarih Üzerine
177. "Geçmişteki tarihin büyük kısmı, yönetenlerin yüceltilmesi -ve belki de pratik yararlar sağlamaları- amacıyla yazılmıştı."
- Tarih Üzerine
178. ""Atalarımızın nasıl yaşa dıklarını unutursak, tekrar beyazların kölesi olmamayı başarma yı nasıl umut edebiliriz?"
-Saramakala"
- Tarih Üzerine
179. "" Hitler'i siyasetin kıyısında kalmış bir fenomenden ülkenin önce potansiyel sonra fiili efendisi haline getiren, açıktır ki, Büyük Çöküş idi. ""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
180. "bir tarihçi, yaşı ilerledikçe sayısı artma eğilimi gösteren konferans ve sempozyumlara katılması doğrl!!tusundaki davet leri karşılamaya çalışırken, gerçek araştırmaiar yapmaktansa genellemelerle durumu idare etme yolunu seçmeyi daha kolay bulmaktadır."
- Tarih Üzerine
181. "Sosyal eşkiyalık coğrafik olarak Kuzey ve Güney Amerika'da, Avrupa'da, İslam dünyasında, Güney ve Batı Asya'da hatta Avustralya'da görülür. Toplumsal olarak da kapitalist ve endüstriyel toplum biçimleri ve akrabalık bağlarının çözülerek tarımsal kapitalizme geçiş aşamasında bulunan bütün toplumlarda görülür."
- Sosyal İsyancılar
182. "Her şeyi anlamak her şeyi bağışlamaktır."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
183. "Pratikte adalet kaba çizgileriyle dişe diş، göze göz ilkesi biçiminde ortaya çıkar."
- Sosyal İsyancılar
184. "Gerçek bir gençlik örgütüne sahip tek bir sosyalist hareket bile yok. Gerçi bu, geçmişte de böyleydi. Komünistlerin ve sosyal demokratların ana gövdesini gençler değil, çalışma çağındaki aileler oluşturuyordu. Gençler ancak yaşam biçimi, çevre gibi spesifik meseleler ile gey hakları ya da uyuşturucu kullanma hakkı gibi politikaya ancak kıyısından köşesinden değen meseleler söz konusu olduğu zaman harekete geçirilebiliyor."
- Yeni Yüzyılın Eşiğinde
185. "On İki Kişinin Yirminci Yüzyıla Bakışı
Isaiah Berlin (felsefeci, Britanya): "Yirminci yüzyılın büyük bir bölümünü yaşadım. Şunu da eklemeliyim ki, kişisel zorluklar çekmeden yaşadım. Onu sadece Batı tarihinin en dehşet verici yüzyılı olarak hatırlıyorum. ""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
186. "Eski rejimlerde tebanın görevi askerî yükümlülük dışında sadakat ya da hırs değil, kulluk ve sükunetti."
- Milletler ve Milliyetçilik
187. "Aydınlanmış düşünceye, laik, ussal ve ilerici bir bireycilik egemen olmaktaydı. Bireyi, zincirlerinden; hâlâ dünyanın dört bir köşesine gölgesi düşen ortaçağın cahil gelenekçiliğinden, (‘doğal’ ve ‘ussal’ dinden ayrı olarak) kilisenin hurafelerinden, insanları doğuma ve ilgili başka ölçütlere göre alt ve üst olarak hiyerarşiye ayıran usdışılıktan kurtarmak, Aydınlanmanın başlıca amacıydı."
- Devrim Çağı 1789-1848
188. "Köylülerden daha kavrayışlı ve daha okuryazar olmakla gurur duyuyorlardı ve muhtemelen de öyleydiler. Ne var ki yaşam tarzları nedeniyle çevrelerinin dışında olup bitenler hakkında hemen hemen köylerde sıkışmış kalmış olan köylüler kadar cahildiler."
- Devrim Çağı 1789-1848
189. "Fransız Devrimi bütün ülkelerde bir dönüm noktası oldu."
- Devrim Çağı 1789-1848
190. "Kuramsal olarak Aydınlanmanın amacı, bütün insanları özgür kılmaktı."
- Devrim Çağı 1789-1848
191. "Serin bir verandada rahat bir koltuk ve iyi bir kitap hayatı çok daha katlanılabilir hale getiriyordu."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
192. "Napoleon, Rusya'nın kışından çok, Büyük Ordu'ya yeterince ikmal yapamadığı için yenildi. Moskova'dan çekilmek, orduyu yıktı. Rusya'ya giren 610.000 kişiden ancak 100.000 kadarı Rusya'dan çıkabildi."
- Devrim Çağı 1789-1848
193. "Üstelik gerçekten tutucu olan hükümetler, reaksiyoner bile olsalar hiçbir aydına ve ideologa güvenmeme eğilimindeydiler; çünkü bir kez itaat etmek yerine düşünmek ilke haline geldiğinde, son da başlamış demekti."
- Devrim Çağı 1789-1848
194. "Yegane iddiası, bilim ve teknoloji temelinde gerçekleşen maddi ilerlemenin muazzam zaferlerinden insanlığı yararlandırmak olan bir çağ, kamuoyunun oluşturduğu muazzam yapıların ve Batı'da düşünür olduğunu iddia eden kişilerin bunları reddetmesiyle paradoksal biçimde sona erdi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
195. "Daha yerel ve okuryazar olmayan kesimlere yani geleneksel kırsal yaşama ne kadar yaklaşırlarsa, bir dilsel düzey, bir coğrafi birim ile bir başkası arasındaki çatışma durumları o kadar azalır."
- Milletler ve Milliyetçilik
196. "...Milliyetçilik milletlerden önce gelir."
- Milletler ve Milliyetçilik
197. "Ben sizin efendinizim, benim efendim de Çardır. Çarın bana emir vermeye hakkı vardır.
Benim bu emirlere itaat etmem gerekir, ama Çar size emir veremez. Benim evimde Çar
benim. Ben sizin yeryüzündeki tanrınızım ve Cennette Tanrının huzurunda sizden ben
sorumluyum ... Bir atı önce demir kaşağıyla tımar etmek gerekir, ancak ondan sonra tüylerini yumuşak fırçayla tarayabilirsiniz. Sizleri biraz sertçe tımariamam gerekiyor, ama yumuşak fırçayla tarayıp ıaramayacağımı Tanrı bilir. Tanrı havayı yıldırımlarla; şimşeklerle temizler; ben de köyümü, gerekli gördüğümde yıldırım ve ateşle temizleyeceğim.
Bir Rus toprak sahibinin serflerine yaptığı konuşmadan."
- Devrim Çağı 1789-1848
198. "Japonya ile Prusya arasında çok sık paralellik kurulmuştur. Her iki
ülkede de kapitalizm, burjuva devrimi tarafından değil, aksi halde bekasını sürdürmesinin mümkün olamayacağını anlayan eski bürokratik-aristokratik düzen tarafından, resmen yukarıdan yerleştirilmişti."
- Sermaye Çağı 1848-1875
199. "Eğer tarihçiler, toplumun kendilerine sağladığı kaynaklara (ne kadar alçakgönüllü olsa da) hakkını vermek istiyorlarsa, yalnızca diğer tarihçiler için yazmamalıdırlar."
- Sermaye Çağı 1848-1875
200. "Kitleler huzur ve ücret istiyorlar. Bunu onlara cumhuriyet verirse
cumhuriyetçi, monarşi verirse monarşi yanlısı olurlar. Eğer olmazsa, gürültü çıkarmadan, onlara istediklerini vaad eden ilk anayasayı destekleyecek!"
- Sermaye Çağı 1848-1875
201. "Gene de, dili kurma ve manipüle etme planının arkasındaki dürtüler ve tasarlanan dönüşümün derecesi ne olursa olsun, devlet gücü bu tasarıda özsel bir yere sahiptir."
- Milletler ve Milliyetçilik
202. "21. yüzyılda dünyanın daha iyi olacağını gösteren bulgular gözardı edilemez. Eğer dünya kendini yok etmeyi (örneğin, nükleer savaşla) başaramazsa, bu ihtimal her bakımdan güçlü olacaktır."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
203. ""İhtişam ve büyüklük, zenginlik ve güç, yoksullar tarafından ancak kraliyet ve onun ritüelleri üzerinden paylaşılabilirdi ""
- Geleneğin İcadı
204. "İkinci Dünya Savaşı bir dünya coğrafyası dersiydi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
205. "Korkuyla maskelenmiş kül rengi yüzleriyle,
Çıkıp siperlerinden saldırıya geçerler,
Bileklerinde zamanın tik takları,
Ve ürkek gözlerinde,sıkılı yumruklarında umutla,
Çamurun içinde debelenirler. Ah Tanrım,durdur artık bunu!
Seigfried Sassoon (1947,s.71)"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
206. "“Kısacası, analitik düzlemde milliyetçilik milletlerden önce gelir. Milletler devletleri ve milliyetçilikleri yaratmaz, doğru olan bunun tam tersidir.”"
- Milletler ve Milliyetçilik
207. "Ortadoğu on yıl, hatta beş yıl öncesine kıyasla çok daha istikrarsız durumdadır."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
208. "Günümüz politikasının doğası karmaşıktır. Çağımız hâlâ ulus- devletler çağıdır - küreselleşmenin işlemeyen tek yönü de budur."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
209. "Kabile ve akrabalık bağlarının hâkim olduğu toplumlar çapulculuğa yabancı değildirler."
- Sosyal İsyancılar
210. "Kimyanın Yahudilerin 1918'den önce en çok Nobel ödülü kazandıkları alan olması, aynı zamanda akademik eğitim almış uzmanların ciddi sayılarda ilk defa istihdam edildikleri alan olmasıyla (yalnızca üç büyük Alman kimya şirketinde 1.000 civarında kişi çalışıyordu) kesinlikle bağıntılıdır."
- Parçalanmış Zamanlar
211. "Freud'un düşüncesi şu şekildeydi: "Kadınların öğrenim görerek hiçbir şey kazanmadıkları, genel olarak kadınların durumunun bu yolla düzelmeyeceği açıktır. Dahası, kadınlar cinselliği yüceltmekle erkeklerle aynı başarılara ulaşamazlar. ""
- Parçalanmış Zamanlar
212. "Büyük felsefeci Thomas Hobbes'un gözlemlediği gibi, "Savaş sadece meydan muharebesinden ya da çatışma eyleminden ibaret değildir: Savaş iradesinin hangi yönde olduğu ancak bir zaman dilimi içinde yeterince anlaşılabilir""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
213. "Milletler Cemiyeti aslında barış anlaşmasının bir parçası olarak kuruldu ve istatistik toplayan bir kurum olmanın dışında neredeyse ta mamen başarısız olduğu görüldü. Ne var ki cemiyet, ilk günlerinde Finlandiya ile İsveç arasında Aland Adaları konusunda çıkan anlaşmazlık gibi dünya barışını fazla riske sokmayan bir iki küçük anlaşmazlığı çözdü. ABD’nin Milletler Cemiyeti’ne katılmayı reddetmesi bu kuruluşu önemsizleştirdi."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
214. "1980'lere kadar çoğu insan ana babalarından daha iyi yaşadılar ve ileri ekonomilerde insanlar daha da iyi yaşamayı umuyorlar ya da bunun mümkün olduğunu hayal ediyorlardı. Yüzyılın ortalarında birkaç on yıl bu muazzam servetin hiç olmazsa bir kısmını bir adalet ölçüsüyle zengin ülkelerin çalışan halklarına dağıtmanın yolları bulunmuş gibiydi ama yüzyılın sonunda eşitsizlik bir kez daha üstünlük kazandı. Daha çok, yoksullukta eşitliğin bir ölçüde hüküm sürdüğü eski "sosyalist" ülkelerde de muazzam bir eşitsizlik görüldü. İnsanlık 1914'ten çok daha iyi eğitim görmüştü. Aslında, tarihte belki de ilk kez insanların çoğu, en azından resmi istatistiklerde okuryazar olarak betimlenebiliyordu. Bununla birlikte, resmi olarak okuryazar kabul edilenlerin çoğu kez "işlevsel cehalet"e kadar derece derece değişen asgari yeterliliği ile hala elit düzeylerden beklenen okuma ve yazmaya tam hakimiyet arasındaki muazzam ve muhtemelen genişleyen uçurum nedeniyle, bu kazanımın anlamı, yüzyılın sonunda, 1914'teki kadar açık değildir."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
215. "Gerçekten de 18.yy’ı derinden biçimlendirmiş olan insan bilgisinin, ussallığın, zenginliğin, uygarlığın ve doğa üzerinde kurulan denetimin ilerlemekte olduğu inancı, yani ‘Aydınlanma’, gücünü esas olarak üretimden, ticaretten ve her ikisiyle kaçınılmaz olarak ilişkisi olduğuna inanılan ekonomik ve bilimsel ussallıktan almıştı."
- Devrim Çağı 1789-1848
216. "Liberal bir kültürde, diğer koşullar aynı kalmak şartıyla, her türlü şiddetin şiddetsizlikten daha kötü olduğu inancıyla yetişmiş insanlara daha zorlayıcı gelen başka bir şey olmasa gerektir."
- Devrimciler
217. "Devrimini onyedinci yüzyılda gerçekleştiren İngiltere ile önemsiz birkaç devlet dışında, Avrupa kıtasının işlevlerini sürdüren bütün devletlerinde, mutlak monarşiler hâkimdi; monarşinin egemen olmadığı devletler ya anarşiye yuvarlanmış ya da Polonya gibi komşuları tarafından yutulmuştu. Kiliselerin geleneksel örgütlenmeleri ve ortodoksileriyle desteklenmiş, uzun geçmişleri dışında salık verilecek yanları kalmamış bir yığın kurumla çevrelenmiş toprak sahibi soyluların oluşturduğu hiyerarşinin tepesinde, Tanrının inayetine mazhar olan kalıtsal monarklar bulunmaktaydı."
- Devrim Çağı
218. "Doğrudan Türklerin yönetimi altında bulunmuş, o tarihlerde hâlâ da bu durumda olan Balkanlarda durum bu boyutta değildi. Türklerin feodalizm öncesi özgün tarım sistemi (her birimin kalıtsal olmayan bir Türk savaşçısını beslediği kaba bir toprak bölüşümü), uzun zaman önce bozularak Müslüman beylerin yönetimindeki kalıtsal bir toprak mülkü sistemine dönüşmüş olmasına karşın, bu beyler çok nadiren çiftçilikle uğraşmaktaydılar; yalnızca olabildiğince köylülerden sızdırıyorlardı. Bu, yüzden Balkanlar, Tuna’nın ve Sava’nın güneyi, ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda Türk egemenliğinden ayrıldıklarında, son derece yoksul ve yoğunlaşmış tarımsal mülkiyetin var olmadığı ülkeler olsalar da, özünde köylü ülkelerdi. Yine de Balkan köylüsü, bir Hıristiyan olarak yasal bakımdan özgür değildi ve en azından beyin menzili içerisinde olduğu sürece de bir köylü olarak de facto [fiilen] özgür değildi."
- Devrim Çağı
219. "“Sanayi devriminden sonraki dönemlerde icat edilmiş gelenekler, birbiriyle örtüşen üç tipe ayrılabilir: a) toplumsal birlik-beraberliği ya da gerçek veya yapay cemaatlere grup aidiyetini oluşturan veya sembolize eden gelenekler, b)kurumları, statü ya da otorite ilişkilerini oluşturan veya meşrulaştıran gelenekler, c) ana amacı toplumsallaşma, inançların, değer yargılarının ve davranış teamüllerinin aşılanıp aktarılması olan gelenekler.”"
- Geleneğin İcadı
220. "Yazgılarından bu kadar memnun bir halk görmek büyük bir zevk. Bu insanlar emeklerinin meyvelerini tadıp, nefret zehirlerini hiç bilmiyorlar."
- Tarih Üzerine
221. "Amerikan ve Fransız [Devrim] ideolojilerindeyse Avrupa tarihi ilk kez Hıristiyanlığın önemini yitirdiğine tanık oldu."
- Devrim Çağı 1789-1848
222. "Henri Baudrillart'ın 1853'te College de France'daki açılış konuşmasında ileri sürdüğü gibi, eşitsizliğin, insan toplumunun üç payandasından biri olduğunun (diğer ikisi mülkiyet ve mirastı) resmen kabul edilmesine
ramak kalmıştı. Böylelikle hiyerarşik toplum, biçimsel eşitlik temelleri üzerinde yeniden kurulmaktaydı. Sadece, onu geçmişte katlanılabilir kılan şeyi: İnsanların görevleri ve hakları olduğu, paranın erdemin yerini tutmadığı ve aşağı da olsa alt tabakanın Tanrı onları yanına çağırıncaya kadar makul bir yaşam sürmeye hakları olduğu gibi genel bir toplumsal inancı arkasında bıraktı."
- Devrim Çağı 1789-1848
223. "Şu halde bu iki devrimin gerçekleştirdiği en önemli kazanım, meslek yaşamında yükselme olanağını yeteneğe ya da enerjik, zeki, çok çalışan ve hırslı insanlara açmış olmasıydı. Ama (belki ABD dışında) bütün meslek alanlarını ve merdivenin en yukansındaki basarnaklari değil. Fakat yine de fırsatlar ne kadar olağanüstüydü ve ondokuzuncu yüzyıl, geçmişin durağan hiyerarşik ülküsünden ne denli uzak görünüyordu!"
- Devrim Çağı 1789-1848
224. "Sanayi Devrimi’nden bahseden pamuktan da bahsediyor demektir."
- Sanayi ve İmparatorluk
225. "Toplumsal tabakanın daha yüksek katları açısından Bourbon Restorasyonu, eski rejimi geri getiremedi; ya da daha doğrusu X. Charles bunu yapmaya kalktığında alaşağı edildi. Restorasyon toplumu, sürgünden dönen düklerden çok, Balzac'ın kapitalistlerinin
ve kariyeristlerinin, Stendhal'ın Julien Sorel'inin toplumuydu."
- Devrim Çağı 1789-1848
226. "Pratikte adalet kaba çizgileriyle dişe diş، göze göz ilkesi biçiminde ortaya çıkar."
- Sosyal İsyancılar
227. "Kabile ve akrabalık bağlarının hâkim olduğu toplumlar çapulculuğa yabancı değildirler."
- Sosyal İsyancılar
228. "Parlementolar yönetmek için değil yönetenlerin iktidarını denetlemek için ortaya çıktılar."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
229. "“Gelecekte daha iyi, daha adil ve daha tutarlı bir dünya olacağını umalım. Eski yüzyıl iyi bitmedi.”"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
230. "Sosyal bir eşkiyanın kendi bölgesindeki ve hatta başka bölgelerdeki köylülerin -ama toprak ağalarının değil- ürünlerini yağma etmesi düşünülemez. Bu farklılaşma pratikte pek belirgin değildir. Bir sos yal eşkiya kendi yetiştiği bölgenin sınırlarından çıktığında adi bir hırsız gibi de davranabilir. Gene de aradaki farkı iyi analiz etmek gerekir."
- Sosyal İsyancılar
231. "Devlet otoritesi ve feodal beylere göre suçlu sayılan sosyal eşkiya gerçekte yasa dışına düşmüş köylüdür. Oysa köylülerin gözünde o, bir kahraman, sınıfının yandaşı, öcalıcı, adaletsizliği düzeltmek için dövüşen biri, belki de onları özgürlüğe kavuşturacak olan liderdir. Ona hayran olunur, yardım edilir ve desteklenir."
- Sosyal İsyancılar
232. "Kederli olduğumuz doğrudur, çünkü hep hüküm giydik
Efendiler kalem kullanır, biz silah
Tarlalar onların, dağlar bizimdir."
- Sosyal İsyancılar
233. "Afganistan'da ABD, anti-komünist kabile gerillalarına büyük miktarda omuzdan atılan "Stinger" uçaksavar füzeleri ve fırlatıcı dağıtmıştı. Haklı olarak bunun, Sovyet hava kontrolunu dengeleyeceğini hesaplıyorlardı. Ruslar geri çekildiklerinde savaş hicbir şey olmamış gibi devam etti. Uçaklar olmasa da, kabile üyeleri artan Stinger talebinden bu kez kendileri için yararlanıyor, füzeleri uluslararası silah pazarında kârlı fiyatlarla satıyorlardı. Çaresiz kalan ABD, parça başına 100.000 dolar ödeyerek füzeleri geri almayı önerdi ve görülmemiş bir başarısızlığa uğradı. Goethe'nin büyucü çırağının haykırdığı gibi: "Çağırdığım hayaletlerden şimdi kurtulamıyorum.""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
234. "Dünyada basitçe yapılması mümkün olmayan pek çok şey vardır."
- Yeni Yüzyılın Eşiğinde
235. "Hükümet ile uyruk ya da yurttaş, kaçınılmaz olarak, daha önce rastlanmayan gündelik bağlarla birbirleriyle bağlıydı."
- Milletler ve Milliyetçilik
236. "Uyum sağlama, yeni koşullarda eski kullanımlar için ve eski modeller yeni amaçlarla kullanıldığında gerçekleşir."
- Geleneğin İcadı
237. "Gerçekten de çifte devrimin dünya tarihi açısından en göze batan ve dünya tarihinde bir benzeri daha olmayan sonucu, batılı birkaç rejim, özellikle İngiltere tarafından yerkürenin egemenlik altına alınması olacaktı."
- Devrim Çağı 1789-1848
238. "Ülke ötekilerle kaynıyor. Herkesin işaret parmağı 'Ötekileri' işaret etmek ve onlara isim takmaktan yara oldu."
- Milletler ve Milliyetçilik
239. "Geçmiş çok uzaktaydı, gelecek ertelendi,"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
240. "“insanlık tarihinde ilk defa, açıkça egemen tek bir devlet şekli vardır, o da modern anayasal temsili demokratik cumhuriyettir”."
- Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm
241. "Düşünce maddeyi dönüştürebilir."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
242. "Bilgi tam anlamıyla iktidar demekti."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
243. "Devlet daima bir tür seyirlik gösteri olmuştur. Ancak dünün tiyatro-devleti bugünün TV-devletinden çok farklıydı."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
244. "Ulusal Bayrak, Ulusal Marş ve Ulusal Arma, bağımsız bir ülkenin kendi kimliği ve egemenliğini ortaya koyan üç semboldür ve bu sayede derhal saygı ve sadakat uyandırırlar. Kendi başlarına, bir ulusun bütün arka planını, düşüncesini ve kültürünü yansıtırlar. Bu anlamda, bir gözlemcinin 1880'de dikkat çektigi gibi: "Askerler ve polisler şimdi bizim için rozetler taşımaktadırlar"."
- Geleneğin İcadı
245. "Fransız devriminden sonra, Avrupa'da bir Rus devrimi olmuştur ve bu devrim, dünyaya bir kez daha öğretmiştir ki, Anavatan 'ın kaderi bir kez yoksullara, düşkünlere, proleterlere ve emekçi halka teslim edildiğinde, en güçlü işgalciler bile püskürtülebilirler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
246. "Milliyetçiliği, okuryazar bir sınıfla özdeşlemek, sözgelimi Rusların, kendilerinden olmayan birileriyle ya da bir şeylerle karşılaştıklarında kendilerini 'Rus' olarak görmeyecekleri anlamına gelmez. Ancak genelde kitleler için ulusallığın hala dinsel bir rengi vardı: İspanyollar, Katolik; Ruslar Ortodoks olarak tanımlanırdı."
- Devrim Çağı 1789-1848
247. ""Caz ve Caz Çağı, yani Amerikalı siyahların ritmin aniden değiştiği dans müziği ile geleneksel standartlara uymayan bir enstrümantasyonu birleştirerek yaptıkları müzik, avangard arasında neredeyse evrensel bir kabul gördü. Bunun nedeni, bu müziğin kendi özelliklerinden çok moderniteyi, makine çağını, geçmişten kopuşu simgelemesi, özetle kültürel devrimin bir başka ifadesi olmasıydı.""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
248. "Çok sayıda politikacı ve general kendileri olmasa işlerin yürümeyeceği duygusunu taşır, ama sadece mutlak iktidara sahip olanlar başkalarını bu inancı paylaşmaya zorlayacak bir konumdadır.""
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
249. "Yerkürenin çehresi ve insan hayatı, daha önce asla Hiroşima ve Nagazaki'de yükselen mantar biçimindeki bulutların altında başlayan bu çağdaki kadar dramatik bir biçimde dönüştürülmemiştir. Ancak tarih her zamanki gibi insanların hatta ulusal kararları oluşturanların niyetlerini pek dikkate almadı"
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı
250. "Öldürmek ya da sakatlamak bir düğmeye basarak ya da bir kolu çekerek uzaktan sağlanan bir sonuç haline geldi. Teknoloji, kurbanlarını görünmez hale getirdi. Bombardıman uçakları için aşşağıda, yanan ve parçalanan insanlar değil, sadece hedefler vardı. Hamile bir köylü kızının karnına bir süngü saplamayı akıllarından bile geçirmeyen yumuşak huylu genç erkekler, Londra ya da Berlin üzerine yüksek patlayıcıları veya nagazaki üzerine nükleer bombayı rahatça bırakabildiler."
- Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı