
Erdem Yılı Kitap Tanıtımı
Hiç Kimse Erdem Yılı Hakkında Konuşmuyor. Yasak.
Kadınların sihri olduğu öğretildi bize. Erkekleri baştan çıkarabilecek, diğer kadınları kıskançlıktan delirtecek gücümüz olduğu. Kadınlığın eşiğindeyken tenimizin en güçlü afrodizyak olduğu. Bu yüzden on altı yaşımıza geldiğimizde bizi kasabadan sürüyorlar. Tekrar arınıp evliliğe hazır hâle gelene kadar yaban hayatta bir yıl geçirmemiz gerekiyor. Fakat her kız eve dönmeyi başaramıyor, tek parça olarak değil.
On altı yaşındaki Tierney James daha iyi bir dünya düşlüyordu: Arkadaşı arkadaşa, kadını kadına düşürmedikleri bir dünya. Kendi erdem yılı yaklaştıkça, asıl korkmaları gerekenin içlerindeki sihir olmadığını anladı. Hatta onları öldürüp parçalarını karaborsada satmak için ağaçların arasında gizlenen kaçakçılar da değildi gerçek düşman. Asıl tehdit unsuru birbirleriydi, tüm erdem kızları.
Keskin anlatısı ve çarpıcı gerçekçiliğiyle Erdem Yılı, kabullenilmiş çaresizliğin ve geleneklerin altında ezilen kızlarla kadınlar arasındaki karmaşık ilişkiye ve bu süreçte almak zorunda oldukları zor kararlara dair cesur bir distopya.
“Yaşadığımız çağı anlatan karanlık bir peri masalı.”
Kelly Link, Belaya Bulaş’ın yazarı
“Erdem Yılı, kendi sesini bulmanın ve doğruları korkmadan söylemenin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Umut ve direnişin bu hikâyesi, erk sahiplerinin tarih boyunca en çok korktukları şeyi hatırlatıyor – karanlıkta parlayan ve diğerlerini cesaretlendiren tek bir ışık, herkesin bir ağızdan haykırmasına öncülük eden tek bir fısıltı.”
Samira Ahmed
“Korku öğeleri, yürek burkan bir hayatta kalma hikâyesiyle iç içe geçiyor. Tüyler ürpertici, dokunaklı, rahatsız edici ve ne yazık ki fazlasıyla güncel.”
Kirkus, starred review
“Damızlık Kızın Öyküsü’nü seviyorsanız, bu kitap tam size göre.”
Red Carpet Crash
“Kadınların gücünü yok sayan mizojinist bir dünyanın bedeline dair gerilim dolu bir roman, hatta bir direniş manifestosu.”
Libba Bray
“Kadınlar arasındaki güçlü bağa, bu bağları koparmanın bedeline ve dişil gücü yıkmak isteyen ataerkil arzuya karşı koymaya dair dikkate değer ve oldukça güncel bir hikâye.”
Sabaa Tahir
“Erdem Yılı, ciğerleri patlayacak kadar bağırmasına rağmen sesini kimseye duyuramayan tüm kadınlar için. Oturup susması ve her şeye katlanması gerektiği söylenen hepimiz için. Tierney’nin büyüleyici hikâyesi, bazen sadece var olmanın bile cesaret gerektirdiğini hatırlatıyor. Herkes bu kitabı okumalı!”
Jasmine Warga
(Tanıtım Bülteninden)

Erdem Yılı Kitaptan Alıntılar
1. "
."
2. ""Durgun sular derin olur.""
3. ""İnsan hayatı boyunca yaptığı tüm küçük seçimlerin toplamıdır.""
4. "
."
5. ""Bu gece birinin zevcesi oldum. Sırf oğlanın biri öyle istedi diye.""
6. "Bu gece birinin zevcesi oldum.
Sırf oğlanın biri öyle istedi diye."
7. "Ölümden hayat doğar."
8. "Kaderimizi erkeklerin belirlenmesinden yorulmuştum, hem de ne için?"
9. "Sonucu ne kadar acı verici olsa da gerçeği bilmeyi tercih ederim ben."
10. "Yoruldum…
…ama çok yoruldum. Savaşmaktan, önemsemekten, her şeyden yoruldum."
11. "Sonucu ne kadar acı verici olsa da gerçeği bilmeyi tercih ederim ben."
12. "Kendimi güçlü hissetmiyorum.
Vazgeçilmiş hissediyorum."
13. ""Kimseye güvenme. Kendine bile.""
14. ""Belki... Bir canavar vardır...
Belki o sadece biziz.""
15. "Hepimizin yaraları var, bazıları diğerlerinden daha görünür."

Erdem Yılı Kitap İncelemeleri
*Spoiler YOK, rahatça okuyabilirsiniz.*
Ya bu nasıl bir kitaptı böyle? Nasıl bir yorum yapacağımı şaşırdım gerçekten. Yorum yapmaya hakkım yok sanki. O derece mükemmel bir distopyaydı.
Ve bu arada belirtmeliyim ki, asla içine düşmek istemeyeceğim bir distopyaydı... Açlık Oyunları'na gönüllü giderim daha iyi. En azından hayatta kalırsan ödüllendiriliyorsun skfjf
*Öhöm* konuya dönüyorum. Kitabın kendisinden biraz bahsedeyim ki nasıl bir beklentiyle okumaya başlamalısınız onu bilin. Kitap ağır bir kitap. Diğer yandan, fazlasıyla sürükleyici. Baş kısımları gerçekten Açlık Oyunları'nı andırıyor. Sonlara yaklaştıkça iyice derinleşiyor. Yer yer şaşırtmayı da başarıyor.
İnsan psikolojisini mükemmel biçimde yansıtıyor. Bir kişi güçlü olduğunu hissettiğinde ne kadar acımasızlaşabilir veya sürüye uyum sağlamadan durmak ne kadar büyük bir kararlılık gerektirir..?
Açıkçası ben kendimi de sorguladım. Bu kadar dayanıklı olabilir miydim diye. Kendimi sorgulamamın sonucunda, bu distopyada ilk ölen gerizekalı olacağıma karar verdim. Neyssse...
Kitabı okumadan önce duyduğum tek eleştiri, kitabın sonu hakkındaydı. Yani daha farklı bir bitiş bekleyen birkaç kişi olmuş. Ben de ilk başta böyle düşünmüştüm fakat başka türlü bir son da olmazdı ya. Biraz üstünde durup düşününce böyle olması gerektiğine karar verdim. Bence en uygun şekilde bitti.
Okuyun okutun diyeceğim de, haberiniz olsun, bu kitap fazla hassas olan kalplere ve kadın-erkek eşitliğini savunmayan geri kafalılara göre bir kitap değil, biraz ağır gelebilir...
Sevgiyle kalın kitap kurtları!
Not: Kitap bir seriye ait değil. Tek başına okunabilecek bir kitap :)
Kadınların sırf kadın olduğu için içinde sihir barındırdığı ve bundan kurtulmalarinin zorunlu olduğu bir evren...
Kitap havası itibariyle Damızlık Kızın Öyküsünü andirsa da benzerlikler burada bitiyor bana göre.
Kitabı okurken hissetmediğim duygu olmasa da bunlar arasında en fazla dehşete düştüm. Kitap okurken o evrende olmak isterim kendimi orada hayal ederim ama bu kural bu kitap için geçerli değildi.
Baş kahramanımız Tierney, bende hayranlık uyandıran bir karakter oldu. Çevresindeki herkes ona aksini söylese de "büyünün" arkasında mutlaka mantıklı bir açıklama olduğuna herkesi inandırmaya çalıştı. Sadece yaşı biraz daha büyük mü olmalıydı diye düşünmedim değil.
SPOİ
Kendisi gibi "sihirli" kızların arasından sürüldüğünde bile yaşama azmi ve bu uğurda yaptıkları çok etkileyiciydi. Ve Ryker ah Ryker...
O kadar üzüldüm ki. Tierney ile daha çok sahnesi olmasını isterdim. Daha çok duygulu ve etkileyici sahneler.
SPOİ SONU
Sonu bana göre belirsizlikle biten tam olarak ne olduğunu anlayamadığım bir kitap oldu Erdem Yılı. Değindiği konu ve olaylar özgündü ama kitaptan etkilendiğim için bir daha okur muyum emin değilim. Kitap fena değildi ama daha iyilerini de okumuştum yine de özgün bir konuda "Bu insanlar kafayı yemiş." Diyeceğiniz bir kitap arıyorsanız bu kitap size göre.
Distopya okumayı severim. Uzun zamandır okumuyordum ve ne kadar özlediğimi fark ettim Erdem Yılı ile. Aynı zamanda da kitapta geçen olaylar beni korkuttu. Çünkü çok yaşanabilir gibi geldi bana. Erdem Yılı'nda kadınların bie çeşit sihri olduğuna inanılıyor ve evlenmeden önce duvak alan ve almayan kızların bir yıllığına bir kamp alanında yaşaması isteniyor. Sihirlerinden arınmaları için.
Bu konu bana çok yaşanabilir göründü. Kadınların zorlandığı şeyler, erkeklerin tavırları, düşünceleri, toplum yapısı, bu duruma göz yuman kadınlar... Yine böyle hassas bir dönemde okuduğum için daha fazla etkilendim.
Konu muazzam, yazarın yazım tarzı muazzam. Beni rahatsız eden tek şey araya giren romantizm oldu. Tamam, Ryker çekici biri olabilir, küçücük bir yerde aylarca beraber kalan çoğu erkek ve kadının arasında bir çekim olur ama distopik eserlerde aşk okumak istemiyorum, konudan çok sapıyorlar gibi geliyor. "Hani kimseyi sevmeyecektin?" oluyorum. Yine de Ryker'dan etkilenmedim değil, orası ayrı.
Bu kitabın okunması gerektiğini düşünüyorum. Sonu çok iyiydi. Her ne kadar "Don't make me an optimist, you'll ruin my life." şeklinde düşünmüş olsam da o umut kırıntısına ihtiyacımız vardı. Ayrıca çiçeklere anlam yüklemeleri ve her çiçeğin bir söze ait olması çok ilgimi çekti, hoşuma gitti.
Çeviri iyi ama düzelti yok gibiydi, bu da benim takılacağım bir şey zaten.
Çok uzun zamandır bir kitaba tam puan vermemiştim ve nihayet birisiyle karşılaştım. Son zamanlarda okuduğum en güzel ve en başarılı kitaptı gerçekten, okumadığım her an olaylar aklımdaydı ve ne olacak acaba diye düşünmeden duramadım. Çok sarsıcı ve her şeyden önce kadınlar için alt metninde fazlasıyla anlamlı mesajlar var. Yazarın diline alışmakta biraz zorlandım nitekim bu, anlatımda tercih ettiği zaman kipinden kaynaklanıyor olabilir.
Öncelikle kitabın her bir olayı çok iyi kurgulanmış. Hiçbir olay ortada kalmıyor, sonunda tıkır tıkır her şey yerli yerine oturuyor. Yazar o kadar gerçekçi bir dille anlatmış ki hikayeyi, okurken distopiklikten gerçekliğe sıçrama yaşıyorsunuz. Şaşırdım mı evet, olaylar beklediğimin tersine mi gitti evet, tahminlerimde yanıldım mı evet ve bu üç evet kitaplarda beni acayip mutlu eden muhteşem üçlüdür. :D
Kitabı bitirdiğim de su yüzüne çıkan tüm gerçeklerle o küçük gizemli detayları yeniden okumak istedim. Karakterlerin her birine ayrı ayrı bayıldım. Aşkın ve sevginin iki sembolü olan iki ayrı erkek karakter de şahaneydi ama benim kalbim daima dingin, güvenilir ve daimi olan sevgiden yanaydı. Yani Michael diyorum :')
Kitabın sonu bana biraz açık uçlu bitmiş gibi geldi ve öyleyse bu şekilde bitişlerin içinde başarılı bulacağım bir sondu. Ben gayet memnun oldum beğenmeyenlerin aksine. Hele yeni doğum yapmış bir anne olarak hele de bir kız çocuğu dünyaya getirmiş bir anne olarak son sahnede gözyaşlarımı tutamadım. Kaldı ki kitaplarda kolay kolay ağlayan biri değilimdir. Tatlı bebeğime sarıldım, öptüm. Seviliyorsun ve isteniyorsun bebeğim :')
Göz yaşlarıyla bitirdiğim bir kitap oldu.
Tiksinti, gerilim, korku, mutluluk, hüzün... kitap bana bu duyguların hepsini yaşattı.Kendini güçlü hisseden bütün kadınlara öneriyorum. Muazzam bir kurgu ve anlatım. Ne kadar ovsem az kalır. Duygularınızı alt üst edecek, kadın olduğunuz için sizi mutlu edebilecek bir kitap... yazara ulaşıp kadınlara böyle güzel bir kitap yazdığı için teşekkür etmek isterdim.
Evet yine erkek egemen bir toplum ve yine acı çekmek zorunda kalan kadınlar... Fakat sona geldiginiz de o kadınların neler başardıklarına inanamayacaksınız.
HİÇ KİMSE ERDEM YILI HAKKINDA KONUŞMUYOR. YASAK!!!
Tierney ve diğer yaşıtları kanamaları geldi. Ve bu onların Erdem yılı...
Tam 13 ay boyunca Erdem yılını geçirecekleri yabanıl bir yere gönderilecekler. Orada ne var, neden gidiyorlar, ne yapacaklar ve en önemlisi geri donebilecekler mi
Az sayıdaki erkekler tarafından bir duvak almaya layık olanlar geri döndüklerinde evlenecekler. Diğerleri ise işçi olarak hayatlarına devam edecek.
33 genç kız gönderilir fakat 15 i geri döner.
Tek parça halinde oldukları söylenemez !
Neden mi ? Çünkü kadınların sihrinin olduğuna inanılıyor, kasaba bunu istiyor. Erkekler buna inanıyorlar ve inandiriliyorlar.
Fakat bu yılın favori karakterim olduğu kesin olan Tierney bu bozuk sisteme karşı bir şeyleri düzeltme çabasındaydı hep. Özgür ruhlu, cesur kız.