Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!

Emma - Jane Austen | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Emma Kitap Bilgileri


Yazar: Jane Austen
Tahmini Okuma Süresi: 13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı: 480
Basım Tarihi: Ağustos 2018
İlk Yayın Tarihi: Aralık 1815
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789750708787
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Emma Kitap Tanıtımı


Jane Austen, 1815'te, 39 yaşındayken tamamladığı Emma'nın en sevdiği romanı olduğu söyler. Aşk ve Gurur ve Mansfield Parkı gibi romanların yazarının gözbebeğidir Emma. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın "gerçek aşk"ı arayışını anlatan roman, bir yandan insan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini inceden inceye alaya alır.



Büyük İngiliz şairi Lord Tennyson, Jane Austen'ı, "Shakespeare'den sonra en büyük İngiliz yazarı" diye nitelemişti. Jane Austen külliyatı, Sir Winston Churchill'in başucundan eksik olmazdı. Yapıtları çoktan Dünya Klasikleri arasındaki yerini almış olan Austen günümüzde "İngiliz edebiyatının Mozart'ı" olarak tanınıyor.




Emma Kitaptan Alıntılar


1. "Her gecikme insanı başka gecikmeleri bekler bir hale getiriyor."




2. "“Herkes ömründe hiç değilse bir kez âşık olmalı…”"




3. "“Yazık ki biz insanlar her şeyi çok çabuk unutuyoruz…”"




4. "“Zaman her yarayı iyileştirir…”"




5. "“Kendi gönlünü en iyi sen bilirsin…”"




6. "Doğru davranana herkes saygı duyar."




7. "“Acı çekmek suçu silmiyor…”"




8. "“Çok zaman birini üzen şey öbürünü sevindirir…”"




9. "“Aşk ne tuhaf şey…”"




10. "Elbette, bir kadının herhangi bir evlenme önerisini geri çevirebilecek kadar gözüpek olabileceğini erkeklerin aklı hiç almaz, öyle değil mi? Siz erkeklere göre her kadın, kendisini istemek büyüklüğünde bulunan bir erkeğe hemen varmalıdır."




11. "“Gerçek aşkın yolu hiçbir zaman pürüzsüz değildir.”"




12. "Çünkü bu konuşmanın sonucu ne olursa olsun sen her zaman benim bir tanem olacaksın ."




13. "İnsanı olması gereken şey yapan herkesle dost olmak değil, herkese kibar olmaktı."




14. "Kusursuz mutluluk hatıralarda bile kolay değildir."




15. "İyi kimselerin birbirini bulup bir araya gelmeleri ne büyük bir mutluluk..."





Emma Kitap İncelemeleri


Jane Austen'den daha muhteşem bir kitap..
Bu kitabın anlatma dilini ve ardıcıllığını müthiş buldum.Resmen yazar insanda bağımlılık yapıyor desem yeri var.

Kitabımızın kahramanı Emma küçük yaşında annesini kaybetmiş, 12 yaşı olunca da kız kardeşi evlenmiş ve Hartfielf malikanesinin hanımı olmuş..
Babasına çok bağlı, kendi bildiğini yapan, aynı zamanda çok akıllı ve güzel bir kızdır...
En sevdiği şey çöpçatanlıktır ki küçüklüğünden ona bakan mürebbiyesiyle Mr. Widson'un arasını yapınca bu zafer onu sarhoş eder..işin devamı için başkalarına çöpçatanlık yapmak niyetindedir..gel gör ki bu isteği zamanla kendi sevgisinin karşısına duvar örücek hale gelir..Dikbaşlığının ve vurdumduymazlığının pişmanlığıyla kendini ve etrafındakileri ne kadar üzdüğünü anlar.

Jane Austen'le zamanla Tolstoy'un anlatım diliyle uygunluk buldum. Mesela iki insanın bir konu üzerindeki tartışmasındakı ateşlilik, kendi fikrini savunma..yani onların yanındaymışsınız gibi hissediyorsunuz zamanla . Ve bir bakmışsın 5 sayfa geçmiş hala tartışıyorlar..yani olaylar sindire sindirile anlatılıyor, yani sabırla okunmalı olan kitaplardır onların kitapları..aynı zamanda da "Emma".

Bu arada Jane Austen'in kitaplarının hemen hemen hepsine film çekilmiştir..isterseniz baka bilirsiniz..ama benim gibi kitabın yarısından filmi izleyip sonra kitaba devam etmeyin, sabırlı davranın:)

İyi okumalar




bu incelemeyi yazmam kitabı okuduğum kadar uzun sürmez umarım xd. kitabımız klasik jane austen kitaplarından aslında başrolde dik başlı ,aykırı bir kızımız ve etrafında ona talip bir çok erkek ve onun kimi seçeceği sorusu. ama zaten kitaplarında önemli olan konudan ziyade karakterler, o dönemin yaşayışı ve toplumu aslında. ayrıca jane kendi hayatında yaşayamadığı olayları ve mutlulukları kitaplarına yansıttığı için onun kitapları bana daha bi samimi gelmiştir hep.
gelelim kitabın ufak bi özetine , emma çöpçatanlık yapmaya bayılan dönemin güzel ve özel kızlarındandır. kendisi asla evlenmek istemez ama etrafındaki herkesi birleştirme sevdası var kızımızın. ama yaptığı bu çöpçatanlıklar pek de güzel sonuçlar vermez ve bir sürü insanın mutsuzluğuna sebep olur. tam bu çöpçatanlıktan vazgeçip her şeyi akışına bıraktıktan sonra her şey çorap söküğü gibi gelmeye başlar, herkes olması gereken yerde olması gereken kişiyle olur.
ama benim bu kitaptan anladığım bu kadar basit bir özet değil tabiki xd. aslında kitabı okuduktan sonra anlaşılıyor ki insanın kaderinde kim varsa ondan ne olursa olsun kaçamayacağı ve bazen gözünün önündeki ihtimalleri bile görememesi. kitapta emma arkadaşının evlenmemesi için o kadar çaba gösteriyor ki ama kitabın sonunda tam tersi oluyor yaptığı o kadar şeye rağmen olması gereken oluyor aslında . o yüzden bazı şeyler üzerinde çok da çabalamamak gerek her şey olması gerektiği gibi oluyor zaten. akışına bırakıp tadını çıkarmak gerek.
'zaman her yarayı iyileştirir (sf.416)




Jane Austen’ın romanlarına bakınca ilk dikkat çeken unsur evliliktir. Olaylar genelde bunun etrafında şekillenir çünkü Austen’ın dünyası hayatında çok az dram yaşandığı için ve hayatı boyunca çok az seyahat ettiği için biraz küçüktür.

Austen’ın kendisi de romanlarını minyatür eserlere benzetir. Bir mektubunda bunu şöyle dile getirmiştir: ‘ İki inç genişliğinde küçük bir fildişi üzerinde çok ince bir fırçayla çalışıyorum. ‘

Jane Austen böyle küçük bir konuyu ele alıp hala etkisini sürdüren böyle güçlü romanlar yazmasını da bir romanı teknik açıdan nasıl yazacağını bilmesine ve ironiyi ustaca kullanmasına borçludur aslında.

Romanlarını okuduktan sonra fark edeceğiniz üzere Austen’ın kadın karakterleri doğru şeyi yapmaya kararlı
genç kadınlardan oluşur. Hayatın zorluklarıyla karşılaşırlar ve bu yolda da olgunlaşırlar.

Emma da da ana karakterimiz olan Emma’nın kitabın başında sonuna olan değişimi görülmeyecek gibi değildi bana kalırsa. Başlarda kendisinden hiç haz etmezken sonlara doğru kendisini sevmeye başlamam da bu değişimin etkisi büyük oldu diyebilirim.

Kitabın arka kapak yazısından yola çıkarak konusunun bir taşra kasabasındaki üç genç kızın gerçek aşkı arayışını anlattığını söyleyebiliriz. Her ne kadar kuru bir konu gibi gözükse de roman bir yandan dönemin yapısının katı ve ikiyüzlü geleneklerini de yine Austen usulü bir alayla sorguladığı için okuması insana oldukça keyif veren bir roman Emma.




Yazardan okuduğum ikinci kitap Emma. İlki kadar beni maalesef çok tesiri altında bırakmadı ki kaldı ilk okuduğum eser Gurur ve Önyargı olunca zaten mümkünde değildi. Belki de ben beklentimi çok üst düzey tutarak başladım. Ancak yinede sürükleyiciliğinden ödün vermemiş yazarımızın kalemi.
Kitaba gelecek olursak adından da anlaşıldığı gibi Emma adlı bir karakter bizi karşılıyor. Emma küçük yaşlarda annesini kaybetmiş, babasına aşırı düşkün olan, ablası evlenince de malikanenin hanımı olan bir kız.
Yazarımız Emma’ya oldukça ukala, dikbaşlı, vurdumduymaz bir karakter olarak can vermiş ve okurken ilk başta bu yüzden ona sinir olabiliyorsunuz, benim öyle olmuştu. Kendisinin tek gayesi çöpçatanlık yapmak. Kaldı ki yazarımız zaten bu eserde evlilik konusunu işlemiş okurken sizlerde izdivaç vari olduğunu fazlasıyla hissedeceksiniz. Bunları da ele alıp toparlayacak olursak, yazar bu eserde dikbaşlı olan Emma karakterinin sivri dili nedeniyle başına gelen olayların tesiri altında kalıp zaman içerisindeki değişimini okuyucuya vurgulamak istemiş. Bir kadının yaşadığı zorluklara göğüs gererek başarıya ulaşmasına şahit oluyorsunuz. Günümüz şartları göz önünde bulundurulduğunda gerçekten her toplumda var olması gereken bir kadın profili sunmuş bizlere. Keyifli okumalar dilerim.




77 Günlük beraberlikten sonra nihayet ayrılabildim biricik Emma'mdan. Neden bu kadar uzun sürdüğünü dair fikrim yok ama olsa olsa "Gurur ve Önyargı" kadar beklentimi karşılamadığı için olmuştur diyebilirim.

Her ne kadar her olayda kendisini görsek de yeterince Emma etrafında dönmemiş gibi hissettim olayın. Yani bizzat onu ilgilendiren olaylardan çok etrafındaki insanları ele alıyordu ve kitapta bahsedilen kadar zengin, saygın bir aile olduklarını ve de zeki bir kadın olduğu izlenimini elde edemedim.

Sınıf farkının kesin olarak benimsendiği bir kitap. Hatta öyle ki Emma'nın başta arkadaşı olarak gördüğü kızımız Harriet, Mr. Knightley'i sevdiğini söylediğinde içinde oluşan öfke, kıskançlık ve hatta nefret öyle hafife alınacak bir şey değildi. Biliyorum Knightley'i seviyor Emma ama hayır, böyle tepki verilmesi hiç hoş değil ki zaten diyordu kendisini ne sanıyor ki Knightley'i sevme cesaretini gösteriyor bilmem ne.. Sonrasında arasını açtı kızla... Jane Austen'ın bizzat bu sınıf ayrımını desteklediği mi diyeyim benimsediği mi diyeyim öyle cümleler vardı zaten.

Aklımda yazmayı beklediğim son bir ayrıntı da herkesin birbirini destekliyor gibi görünüp aslında hiç de sevmedikleri oldu. Okursanız görürsünüz sahte samimiyet barındırdığını ama kitap sonunda dostlar olarak anılıyor bu kişiler..

Son sayfaya kadar dolu dolu geçtiği için hoş bir eserdi ama sadece okuyup geçseydim 10/10 bile derdim ama bu ayrıntılar sıcak kalmamı engelliyor.



Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!