Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete - İmam Gazali | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete Kitap Bilgileri


Yazar: İmam Gazali
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 17 dk.
Sayfa Sayısı: 151
Basım Tarihi: Şubat 2019
İlk Yayın Tarihi: 1100
Yayınevi: Gelenek Yayıncılık
ISBN: 9786054810376
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete Kitap Tanıtımı


İmam Gazzali’nin el-Munkizu mine’d-Dalal adlı eseri hâlâ güncelliğini koruyor.

Öyle düşünüyorum ki insanlar “varlığın sebebi” üzerinde kafa yoranlar ve yormayanlar olarak ikiye ayrılıyor. İnsanlığın en başından beri varoluş sebebini doğru yerde (yani dinde) arayanlar olduğu gibi, yanlış yerlerde de arayanlar olmuş. Bugünün insanı ise hayatın anlamını düşünmeme konusunda pek maharetli. “Acaba ben niçin yaşıyorum?”, “Bunu almalı mıyım, almamalı mıyım?” ve “Bu işi yapmalı mıyım?” gibi sorular yerine “Nasıl daha iyi yaşarım?”, “Bunu kaça alırım?” ve “Bu işi nasıl yaparım?” tarzında sorular daha sık soruluyor artık. Yani “niçin” değil de, hep “nasıl” ön planda. “Niçin”ini, yani temel referanslarını kaybeden insan da dünyaya aç kurtlar gibi saldırmayı ihmal etmiyor.




El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete Kitaptan Alıntılar


1. "Her grup kendi inancından memnundur."




2. ""Eğer ahiret için şimdi hazırlanmazsan, ne zaman hazırlanacaksın...?"




3. "Artık ahiret saadetine ulaşmak için takvadan ve nefsin arzularına engel olmaktan başka umut olmadığını anladım."




4. "Kalpleri ve durumları değiştiren yüce Allah'tır."




5. "Bir sözü, her ne zaman insanların hakkında iyi düşündüğü bir kimseye nispet etsen, yanlış da olsa o sözü kabul ederler. Eğer onu insanların kötü bildikleri birine nispet etsen, doğru bile olsa reddederler. Bu nedenle onlar kesinlikle doğruyu insanlarla tanırlar yoksa insanları doğruyla değil. Bu tutum dalâletin son noktasıdır."




6. "Zalime yardım eden, ondan zarar görür."




7. ""Gerçek ilim kişinin Allah'a karşı saygısını,korkusunu ve ümidini artırır...""




8. "Zalime yardım eden, ondan zarar görür."




9. "Yine onlara (filozoflara) göre taat için sevap, günah için de ceza yoktur. Böylece gemleri çözüldü ve hayvanlar gibi şehevi arzularına daldılar."




10. "Akllı kimse, önce doğruyu tanır, sonra söylenen söze bakar. O söz hak ise, kabûl eder. O sözü söyleyen, ister bozuk düşünceli, ister doğru düşünceli olsun. Hattâ akıllı kimse, doğru olanı sapık düşüncelilerin sözleri arasından alıp, çıkarmaya çalışır."




11. "Yeryüzünde, aydınlanmak için peygamberlik ışığından daha ileri bir ışık yoktur!"




12. "- Yüce Allah tuttuğunuz yolu güzelleştirsin ve Hakkı kabul etmenizi kolaylaştırsın -"




13. "Allah'ı bilmemek öldürücü bir zehirdir."




14. ""Hazır olan şey aranırsa kaybolur, gizlenir...""




15. ""Dünya hayatı, âhiret hayatına göre uyku gibidir...""





El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete Kitap İncelemeleri


.
Kitapta ünlü düşünürümüz Gazali fikir hayatının özetini bizlere kendi kalemiyle anlatıyor.

Kitabın başında Gazalinin iki ay inanç buhranı yaşadığını görüyoruz. Derin bir şüphe ile Gazali doğru bilginin olup olmayacağı konusu üzerine sofistik bir şekilde eğiliyor, bu sorgulama esnasında hayattan kopuyor ve yine kendisinin dediğine göre bu buhranı Allah'ın yardımı ile atlatıp doğru bilginin varlığını kabul ediyor.

İşte kitap Gazalinin varlığını kabul ettiği doğru bilgiyi anlamak ve kavramak için başvurduğu yöntemleri anlatıyor. Kelam, felsefe, batınilik ve tasavvufta doğru bilgiyi arayan düşünür bilhassa batıniliği topyekûn eleştirirken felsefeyi bazı açılardan eleştirip kimi noktalarda met ediyor. Kelam ilminin kendi içinde faydalı bir ilim olmasına karşı doğru bilgiye ulaşmak için bir araç olmadığını fark eden Gazali tasavvuf yoluna girince sufilerin yolunun doğru bilgiye en yakın ilim olduğunu idrak edip kendini inzivaya çekiyor. Akabinde çok uzun süren inziva sürecini ve bu sürecin sonunda neden topluma dönmesinin gerekli olduğunu okuyoruz.

Gerçi inceleme yazayım derken resmen kitabın özetini sunmuş oldum ama :) Gazaliyi tanımak isteyenlere, felsefeye dair eleştirilerinin özetini öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim. Akıcı bir dile sahip güzide bir kitap efendim.

Etimoloji İçerikli ucretsizkitap.com.tr Sayfamıza Göz Atmak İçin ↓




Kendisi 11 yıllık devam edecek olan inzivaya kalkışmasaydı bugün Gazzâlî olmayacaktı. Biz de bugün geçici makam mevki ve heveslerimiz için yapmadığımız fedakarlıkla yok olup gideceğiz, var olmanın yolu ise gayet net.

Gazali yaklaşık 1000 yıl önce yaşamış hem bir alim hem bir mütefekkir.
Kendisi ilim noktasında hassas bir babanın oğlu olup küçük yaşlarda ilmin değerini bilen bir ortamda yetişmiştir. Gayret, hamiyet, aşk ve şevki sayesinde ismi ve eserleri bugüne ulaşmıştır.
Kendisi daha otuzlu yaşlarında nizamiye medreselerinin baş müderrisi olup ilmini devam ettirmiştir. Kendisinin o anki ilmi alandaki makamı halifeleri ve emirleri geride bırakacak kadar yayılmıştır. 37 yaşında yaklaşık 6-7 ay devam eden sancılı bir düşünce ve iç muhasebe süreci sonunda makam ve mevkinin ve ilminin kendi iç dünyası için yeterli olmadığını hatta tehlikeli olduğunu fark edip ailesine yetecek kadar mal varlığı bıraktıktan sonra Bağdat’ı terk edip Şam Kudüs Mekke Medine de yaklaşık 11 yıl devam eden bir inziva süreci yaşamıştır. Kendisini Emevi camisinde minarenin kilitler saatlerce günlerce tefekkür eder Kudüs’te yine aynı şekilde vs… 11 yıl ile geçen bir düşünce hayatı.
Kimyayı saadet ve İhyayı ulummdin ve diğer benzeri eserler bu 11 yıllık inzivanın meyvesidir.
İyi okumalar, keyifli okumalar dilerim.




“Bu eser, İmam Gazali’nin entelektüel otobiyografisi olarak nitelendirilebilecek bir eserdir. Burada düşünce hayatını ve bu hayat boyunca uğradığı durakları, bunlarda gördüklerini ve bir duraktan diğerine nasıl/neden geçtiğini anlatır.
Gazali’nin Hakikat’e ulaşma yolculuğunda aradığı şey ‘yakin’ derecede imandır. Böyle bir imanın kesin bilgi üzerine oturması gerekmektedir. O zaman akla ‘kesin bilgi nasıl elde edilir’ sorusu gelir ki burada hangi yolun bizi kesin bilgiye götürdüğü cevabı aranmalıdır.
Biz okumalarımızdan hareketle iman konusunda sadece duyuların ve aklın bizi kesin bilgiye ulaştırmayacağını bunun için vahye ihtiyaç duyulmasının kaçınılmaz olduğu noktasına ulaşıyoruz.
Gazali yakini iman arayışına önce kelam ilmiyle başlar. Eserinden anlıyoruz ki Gazali için kelam, ‘Hakikat’i yakinen anlamada yeterli olmamıştır. Kelamın faydalarını reddetmemekle birlikte kendi Hakikat yolculuğunda maksada ermede fayda sağlamadığını söyler. Eserinde felsefeden de bahseder ve felsefecilerin hakikat arayışlarını anlatır. Ama bu ilmin de maksadı tam olarak karşılamadığını söyler. Batınilik için ise, onların kasıtlı ve tutarsız olduklarını söyler. Aslında Batıniliğe getirdiği eleştiriyle birlikte tasavvuf dışına çıkan aşırı batıni yorumlara da sınır koymuş olur. Gazali yolculuğun sonunda, kesin ve yakin bilgiye tasavvufla birlikte ulaşılabileceğini söyler. Kısaca kitabın özeti budur.”




Sosyal medyada takip ettiğim sahaf sayfasında kitabın ismini görür görmez almak istedim. “Hakikat Arayışı.” Okurken keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap oldu. Belki de kendim adına içinde bulunduğum dönemde tam zamanında okudum, bilemiyorum. Öğrendiğimiz çoğu şey sosyal öğrenme yoluyla anne babamızın, çevremizin öğretisi şeklinde gerçekleşiyor. İmam Gazali de bunu şu şekilde açıklamış:”...Çünkü Hristiyanların çocuklarının yalnız Hristiyanlık üzere, Yahudilerin çocuklarının sadece Yahudiliğe göre Müslümanların çocuklarının da İslam üzere yetiştiklerini gördüm.” Ve kendisi bu taklit bağından farklı olarak sorgulama içinde muhteşem bir zihin serüveniyle hakikati arayış yolunu anlatıyor bu otobiyografisinde. “Her şeyin hakikatini iyice anlamaya karşı susuzluğum çocukluk ve gençlik çağımdan beri benim alışkanlığım ve adetimdi.” diyor. Kitabı okuyup bitirdiğimde şunu söyledim kendi kendime:” İşte insan önemli bir konuda bir şeye inanacaksa da böyle bir yoldan mutlaka geçmeli.” Öyle bilgin bir insanın seviyesine ulaşmak zor olsa da sorgulamanın ne derece önemli ve bunun sonucunda ulaşılan bilginin ne derece kıymetli olduğunu tekrar hatırlattı bana bu kitap.
İmam Gazali’nin daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Tarihten kısıtlı bir bilgiye sahiptim onun hakkında. Bu kitap vesilesiyle kendisiyle tanıştım ve bu tanışıklık daha çok uzun sürecek biliyorum ki.
Mutlaka okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap, tavsiye ederim. :)




Gazzâli'nin ilk okuduğum eseri. Hem bir otobiyografi olması hem de yazarın kendi manevi yolculuğunun izlerini barındırması açısından genel olarak okuması keyifli bir eserdi. Sanki Gazzâli'nin günlüğünü okuduk gibi hissettim, empati kurdum ve onu anlamaya çalıştım. Okurken bir kere daha onun ne kadar büyük bir âlim olduğunu anladım. Yazdığı ve savunduğu bazı düşüncelere pek katılamasam da zekasına, muhakeme yeteneğine ve fikirlerine hayran olmamak elde değildi. Gazzâli'nin ikilemelerini, "Gerçeğe" ulaşmak için sarf ettiği çabasına bakarken, çok bilgili bir insanın derdi böyle olur işte diyor insan.
Gazzâli bu eserde genel anlamda dininden yola çıkarak, inandığı değerleri sorgulamaya başlıyor ve bu sorgulama ta ki, bu dünyada aklıyla hiç bir şeyden tam manasıyla emin olamayacağını, kalbindeki güven duygusunun ancak Allah'ın kalbine bahşettiği bir "Nur" sayesinde olabileceğini anlamasıyla son buluyor.
Gazzâli; yaşadığı bu sürecin aşamalarını, bu aşamaları geçerkenki düşüncelerini tek tek açıklıyor. Böylece adeta onun fikirlerinin arasında gezintiye çıkıyorsunuz.
Ben bu kitabı tekrar okumak istiyorum çünkü oldukça kısa bir kitap olmasına rağmen bir o kadar da derin. Eminim satır aralarında kaçırdığım, üzerine düşünülmesi gerek daha nice düşüncesi vardır.
Çok ünlü ve zeki bir âlimin yaşadığı fikri ve zihnî derin bunalımlarını ve bunlardan nasıl kurtulup -ona göre- gerçek huzura erdiğini okumak çok ilham verici ve aydınlatıcıydı.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: