
Eksik Parça Kitap Tanıtımı
Bir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün... Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, tüm yaşadıklarından sonra yeniden aşık olabildiğini, gerçek olması imkansız halüsinasyonlar gördüğünü, aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. Ne yapardın?
Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere…
“Mara Dyer’ın unutulmaz bir rüyayı andıran, gizemli ve romantik hikayesi sizi esir alacak.”
-Cassandra Clare, New York Times çoksatanı Mortal Instruments serisinin yazarı
“Eksik Parça kara mizah, merak uyandıran gerilim ve samimiyet arasında nadir bulunan bir denge kurmayı başarmış. Bir an kahkaha atarken hemen arkasından korkup tüm ışıkları açarak battaniyenin altına girmek istedim. Michelle Hodkin, tüyler ürperten betimlemeleri ve iç ısıtan romantik sahneleriyle yetenek ve kalitesini gözler önüne sermiş. Daha önce böyle bir roman okumamıştım.”
- Veronica Roth, New York Times çoksatanı Divergent serisinin yazarı
“Eksik Parça, zekice yazılmış, büyüleyici bir gerilim romanı. Gizemli erkekleri, tehlikeli kadınları ve çok karmaşık aşk hikayelerini sevenler için mükemmel bir eser.”
- Kirsten Miller, New York Times çoksatan yazarı
“Vay canına. Michelle Hodkin’in ilk kitabı sizi son sayfasına kadar merakta bırakacak.”
- Beth Revis, New York Times çoksatan yazarı
“Şiirsel ve tatlı olduğu kadar ürkütücü ve karmaşık hikayesiyle Eksik Parça’yı elimden bırakamadım. Bu kitabı okurken bütün ışıkları açın.”
- Rachel Hawkins, New York Times çoksatan yazarı
Eksik Parça Kitaptan Alıntılar
1. "+“Başka bir seçeneğim yok.”
-“ Daima başka bir seçenek vardır.”"
2. "Kimse mükemmel değildir."
3. ""Tuhaf sessizliklerden nefret ederim, İnsanı huzursuz ediyor.”"
4. "Benim adım Mara Dyer değil ama avukatım bir isim seçmek zorunda olduğumu söyledi. Bir rumuz, SAT'ye çalışan herkes için bir takma ad. Sahte bir isme sahip olmanın tuhaf olduğunu biliyorum ama inanın, şu anda hayatımdaki en normal şeylerden biri bu. Size bu kadarını söylemem bile pek akıllıca değil belki de. Ama bu kadar patavatsız olmasaydım hiç kimse Death Cab for Cutie dinlemeyi seven, on yedi yaşındaki birinin cinayetlerden sorumlu olduğunu bilemezdi. Kimse, dışarıda bir yerlerde notları pek de fena olmayan bir öğrencinin, hatırı sayılır sayıda insan öldürdüğünü bilemezdi. Ve o listeye sizin de eklenmemeniz için bunu bilmeniz çok önemli.
Rachel'ın doğum günü her şeyin başlangıcıydı. Tek hatırladığım bu.
Mara Dyer,
New York City."
5. "" 'Eğer bir kız seni uzun, çok uzun bir süre severse gerçek olursun. Ama sadece oyuncak olarak görmez ve gerçekten severse,'" diye devam etti.
'Canın yanar mı peki?' diye sormuş bu kez oğlan.
'Bazen. Ama Gerçek olmuşsan, acı çekmekten de korkmazsın.' ""
6. "Buraya giren, umutlarını kapıda bıraksın."
7. "Kimse mükemmel değildir."
8. ""Başka bir seçeneğim yok."
"Daima başka bir seçenek vardır.""
9. ""Sen de beni, benim seni istediğim kadar istiyorsun. Ve benim tek istediğim sensin." Dilim, beynimle savaş halindeydi. "Bugün," diye fısıldadım. Noah yavaşça, bedenime sürünerek ayağa kalktı. "Bugün. Bu gece. Yarın. Sonsuza kadar." Göz gözeydik, bakışları derindi. "Ben senin için yaratılmışım, Mara.""
10. ""Sanırım kendi başımızın çaresine bakmamız gerek""
11. "İnsanları dış görünüşleriyle yargılamamayı öğrenemedin mi sen?"
12. ""Acı bir husumeti kalpten gelen bir sevgiyle karıştırıyorsun ""
13. "Annemin kahkahaları beni gerçek hayata döndürdü."
14. "Mara, yorgunsan bunu duyabilirim. Canın yanarsa hissedebilirim. Ve eğer yalan söylersen hemen anlarım."
15. "Beni iyileştiriyorsun."

Eksik Parça Kitap İncelemeleri
Eksik parça..
Ben güzel güzel Harry Potter serimi okurken arkadaşım birgun elinde bu kitap serisiyle (mara dyer serisi eksik parca serinin ilk kitabi) geldi. Okuda oku, aşırı güzel! Aksiyonlu gibisinden övdü de övdü. E kalkmış eve kadar getirmiş geride çeviremiyorum. Ara verdim Harry 'e başladım bunu okumaya ama nasıl bir hevesle okuyorum o kadar övüldu ki.
Sonrası tam bir hayal kırıklığı. Okuyorum okuyorum e hani aksiyon? Hani gerilim?Okulun kızlarının aşık olduğu playboy ve okula yeni gelen kızın hikayesini okuyorum resmen, kiz arada halüsinasyon görüyor yazar birkaç gizem yemi atıyor ve o halüsinasyonlarla gerilim! Yaratmaya çalışıyor, sonra yine devam o romantizme ! , aşka.
Malesef kitap beni hiç sarmadı. Serinin 2. Kitabini okumayacagim sanırım..
Konusundan bahsetmek gerekirse her şey Rachel’in doğum gününde Claire’in ona bir ouija tahtası hediye etmesi ile başladı fakat kitabın devamında bu konudan tekrar bahsedilmedk 2. Kitaba kaldı sanırım.
Mara sevgilisi ve iki arkadası ile sırf macera aradıkları için (ne gerek varsa?) geceyi harabe bir akıl hastanesinde gecirmek ister ve o gece hastanenin yıkılmasıyla 3 arkadası da ölen Mara bundan sonra halüsinasyonlar görmeye başlar aklını kacırdıgını düşünürken bir de cevresindeki insanların ardarda süpheli ölümleri Mara’yı oldukça sarsar. Ve tıpkı kendisi gibi bazı imgeler gören Noah ile yolları kesiştiğinde İse gerilim??! ve romantizm! dolu bir hayatın içinde bulur kendisini.
Eksik Parça bir zamanlar çok merak ettiğim bir kitaptı. Fakat sonrasında sürekli kitabın çok klişe olduğunu söyleyen kişilerin yorumuna denk geldim ve elim başka kitaplara gitti istemsizce. Bu sırada kitaba olan merakım da geçmiş değildi ama beklentilerim çok düşüktü. Neyse ki okumayı daha fazla ertelemedim ve neredeyse bir solukta bitti kitap. Çok sevdim. Beklentilerim düşük olduğu için mi bu kadar sevdim bilmem ama sevdim.
Mara arkadaşlarıyla eğlenmek için gece yarısı bir akıl hastanesine gider ve o gece bina çöker. Mucizevi bir şekilde sadece Mara kurtulmuştur o enkazdan. Kazanın ardından Mara'nın ailesi başka bir yere taşınır. Olaylar da buradan sonra başlıyor zaten :)
Eksik Parça klişe olduğunu düşündüğüm bir kitap değil. Sadece bazı olaylar klişeydi bana göre ve yazar öyle güzel baş karakterler yaratmış ki klişe kısımların hiçbiri gözüme çarpmadı. Mara'ya da Noah'ya bayıldım ve ikisinin bazı sahnelerini o kadar çok sevdim ki tekrar tekrar okudum.
Doğruyu söylemek gerekirse sevmediğim kısmı da vardı kitabın. Sonlara doğru bazı şeyleri anlamamaya başladım. Şimdi kafamda herhangi bir soru işareti yok ama kitap çok güzel ilerlerken modu bir anda düştü sanki. Ama gerçekten kitabın bazı sahnelerini o kadar çok sevdim ki bu hatayı unuttum bile. Seriye devam etmeyi düşünüyorum ve tavsiye ederim:) keyifli okumalar :)
İlginç bir seriye başladım...
Belki de ilk defa bir kitap hakkında böyle çelişkili düşüncelere sahibim.Konusu bakımından oldukça ilgi çekici olan bu kitap, yazarın kurguya dahil ettiği genç yetişkin öğelerin yersiz ve fazlaca kullanımıyla neredeyse kendi potansiyelini baltalamış diyebilirim.
--Spoiler Uyarısı--
Ne demek istediğimi şu soruyla anlatayım. Çevrenizde ölmeyi hak ettiğiniz kişiler bir bir ölse, yakın zamanda en sevdiğiniz arkadaşınızı da kaybetseniz nasıl bir psikolojik durumda olurdunuz? Onlarca gizem ve paranormal olaylarla çevrelenmiş olan ana karakterimiz Mara'nın bu gizemler üzerine olaylar yaşamasını beklerken kitabın ilk 50 ve son 100 sayfası hariç tamamen yüksek libidolu bir lise aşk romanı okur gibiydim.Bu çok rahatsız ediciydi.
Fantastik gerilim tarzda kaleme alındığı söylenen bu kitabın içinde bu tarz ilişkilerin bayağı oluşu, kitabın potansiyelini ortaya çıkaramamasına da sebep olmuş maalesef. Asıl olay kurgusu çok başarılı,fikir mükemmel ve kitabın ilk sayfaları gerçekten de gotik bir havada, yüksek gerilimli olsa da bahsettiğim sebepler yüzünden kitap beklentimi karşılamadı.
Yazarın dili pek akıcı değildi.Karakter gelişimine dair ise kayda değer bir şey göremedim. Üzgünüm,bu seriden,bu konudan beklentim yüksekti maalesef..Yine de son 100 sayfasında olan olaylar ilgimi yeniden canlandırdı ve ikinci kitaba başlıyorum.Umarım Bıçak Sırtı beklentimi karşılayabilir.
Spoiler içeriyor.
Sevip sevmediğimden emin değilim, dil akıcıydı ve hızlı bitirdim bu artı bir yön fakat diğer yönlere gelirsek..
Öncelikle karakterlerde bir derinlik bulamadım, kendimi tam anlamı ile o dünyanın içine, onlara çok yakın hissedemedim, yüzeysel işlenmişlerdi. Örneğin, maranın ölen arkadaşlarına okuyucu olarak hiç üzülemedim, ve komiktir ki mara da pek üzülmedi. Cenazelerinde bile başka bir konu hakkında ailesi ile sohbet ediyor ve dindar bir aile değildik diyerek bağlıyor...Maraaaa en yakın arkadaşların ölmüş üzülmek için dindar mı olman lazım diye bağırasım geldi.
Ve Noah...bu karakterin o kadar hayranı var ki pdqmfkwfnsjds yani tamam çok yakışıklı british aksanı var tamam da o tavırları ne ya, sürekli sus, soru sorma, benimsin cart curt. Sorun şu ki bir kaç yıl önce okusam ona ben de hayran olabilirdim.. kitabın hayran kitlesini az çok anlayabiliyorum.
Ve bazı sahneler alacakaranlıktaki sahnelere o kadar benziyordu ki.. :D noahın evi, arabayla okula giriş sahnesi...ya resmen aynısıydı koptum.
Konu da fena değildi ama o da çok yüzeysel işlenmişti, ve yaklaşık 300 sayfa fantastiği ucundan koklatıp koklatıp geri kalanında lise draması okuduğumu hissettim... son kısımlarda bazı şeyler açıklığa kavuştu neyse ki ve biraz hareketlendi.. o yüzden devam kitabına başlayacağım birazdan. Umarım daha iyidir.
Noah yavaşça, bedenime sürünerek ayağa kalktı. “Bugün. Bu gece. Yarın. Sonsuza kadar.” Göz gözeydik, bakışları derindi. “Ben senin için yaratılmışım, Mara.”
kitap yorumu:
Öncelikle kitap sizi hiç yormuyor. Akıcı ve kolay okunuyor. Başta gidişatı çok klişeydi, yeni okul, yeni kız, işte okulumuzun zengin kötü çocuğu Noah, yeni kızdan nefret eden popüler kızımız falan vardı ama sonradan konu böyle oturmaya başlayınca kitap uzaklaşıyor ordan. Artık düşünceler “Mara neden böyle?” “Noah’ın Mara ile alakası ne?” “O gece ne oldu?” gibi sorulara kayıyor. Bazı soruların cevabını öğreniyoruz ama bazıları hala bekliyor. Karakterlerden bahsetmek istersem Mara bazen salak hareketler yapıyor saçma düşünceler içine giriyor ama bunları girdiği ruhsal çöküntüye verince fazla takmıyorsunuz, Noah desen okulumuzun zengin ailevi sorunları olan kötü çocuğu diğer karakterlerden bahsetmeme gerek yok bence zaten geriye kalan karakterler Maranın ailesi falan. Bir de şundan bahsetmek istiyorum yazar bölümü bitirirken bir şey diyor sonra onun tam tersini söylüyor böyle bir şeyler katmak istemiş ama benim sadece sinirlerimi bozdu oraları pek sevemedim. Güzel bir seriye başladığımı düşünüyorum. Umarım başta olan klişelerden devamında arınır. 8/10 veriyorum ve yorumumu bitiriyorum. Sağlıcakla kalın!
~~~~~