Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Efendi ile Uşağı - Lev Tolstoy | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Efendi ile Uşağı Kitap Bilgileri


Yazar: Lev Tolstoy
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı: 144
Basım Tarihi: 2016
İlk Yayın Tarihi: 1895
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Rusça
ISBN: 9786053328490
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Efendi ile Uşağı Kitap Tanıtımı


Efendi ile Uşağı – Bir Toprak Sahibinin Sabahı –



Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy, yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin (Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik) devamı sayılabilecek Bir Toprak Sahibinin Sabahı’nda genç bir toprak sahibinin köylülerle ilişkilerini, tüm iyi niyetine rağmen cehalet ve güvensizlikten kaynaklanan güçlüklerle yüzleşmek zorunda kalmasını son derece çarpıcı bir dille aktarır.



Efendi ile Uşağı’nda ise doğayla insanın mücadelesini arka plana yerleştirerek, açgözlülükle tevazuun, iyilikle kötülüğün insan ruhundaki bitmek bilmeyen savaşını sarsıcı bir hikâyeyle gözler önüne serer.



Ayşe Hacıhasanoğlu (1952): DTCF Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Bir süre SSCB Büyükelçiliği Basın Bürosu’nda çevirmen olarak çalıştı. Edebiyat ve sosyal bilimler alanında çeviriler yaptı. Dostoyevski, Tolstoy, Gorki, Bagirov eserlerini Türkçeye kazandırdığı yazarlar arasında yer almaktadır.




Efendi ile Uşağı Kitaptan Alıntılar


1. "“Kaybettiğin bir saati yeri gelir bir yılda telafi edemezsin.”"




2. "Ah, şu para yok mu! dedi. Bütün günahlar ondan çı­kıyor."




3. "Şükür sana, Allahım!"




4. "Aramak hoş fakat bulamamak üzücü..."




5. "İnsan bir saatin içinde kaybettiklerini, bir yıl uğraşsa bile kazanamıyor...!"




6. "Biliyor musun, her şeyden haberim var ama bazı şeyleri bilmek istemiyorum."




7. "İnsan bazen bir saat geç kalmakla kaçırdığını,bir yılda kazanamaz."




8. "“Yaşamımın en güzel yıllarını boşa harcıyorum.”"




9. "“Bir saatte kaybettiğini, bir yılda telafi edemezsin.”"




10. "Mutlu olmak için iyilik yapmalıyım."




11. "Kafanın içindeki düşünceler yüzünden yastığı altüst edip duruyorsun."




12. ""Yaşamımın en güzel yıllarını boşa harcıyorum...""




13. "İyi özelliklerimiz, bize kötü özelliklerimizden daha çok zarar verir yaşamımızda."




14. "Kendini mutlu etmek başkalarını mutlu etmekten daha kolay."




15. "insanlar vardır, kalıplarına bakınca bir şey sanırsın; oysa kafaları çalışmaz."





Efendi ile Uşağı Kitap İncelemeleri


Efendi İle Uşağı tam olarak bir keşif yolculuğudur. Bu yolculuğa Nikita ve Brehunov birlikte çıkmıştır fakat asıl keşifi Brehunov yapmıştır. Belki de olması gereken olmuştur.
Çıktıkları bu yolculukta ölümü yanı başında hisseden Brehunov hayatın özünü anlayıp sevgiyi ve merhameti keşfetmiştir. Bu keşif esnasında biz okurlar ise psikolojimizi inceleme fırsatını da buluyoruz.

Şimdi kitabın geneline bakarak bir yorumda bulunacak olursam:
Hayatın bir fırtına olduğunu ve yolunu kaybeden kişinin de "ben" olduğunu düşünelim. Bu yolculukta iki farklı kişilikle karşılaşıyoruz. Birinci kişiliğimiz hırslarımız ve arzularımız, ikinci kişiliğimiz ise inancımızdır. İlk kişiliğimiz bizim sahip olduğumuz, ikincisi ise ilahi kişiliğimizdir. Bu yolculuk sırasında her iki karakterimizle sık sık karşı karşıya kalıyoruz. Her seferinde tercih yapmak zorundayız. İlk kişiliğimizi her seçtiğimiz de bizi hep şaşırtıp yolumuzu bulmamızı önleyip varacağımız noktaya ulaştıramıyor. Lakin ikinci kişiliğimiz doğru yolu göstermektedir. Şimdi size soruyorum siz olsanız hangisini seçerdiniz? İşte bu yolculuk efendi Brehunov'un ilahi kişiliği ile yüzyüze gelmesine sebep olmuştur.

Kendi yolunuzu ve kendi kişiliğinizi sorgulatıp keşfetmenize vesile olabilecek bir kitap.
Tolstoy'un okuduğum kitaplarında hayatına dair çıkarımım vermiş olduğu inanç mücadelesi olmuştur.
Keyifli okumalar dilerim.




Genç bir toprak sahibinin mutluluğunu iyilik ve sevgiye bağlayarak çıktığı bu yolculukta, köylülerini dolaştığı bir günü anlatıyor eserin ilk bölümü.

Onların sorunlarını giderecek, yoksulluktan kurtaracak, refah sağlayacak, edindiği bilgileride onlara aktaracak. Onların minnettarlığı ve mutluluğuyla kendi mutluluğunuda sağlamış olacak elbette.

Böyle saf ve temiz çıkılan bu yolculukta genç arkadaşımız insanın arzuları, tembelliği, fakirliğiyle karşılaşıyor. Bunları iyileştirmek kolay olacak mı?
"Teyzem, kendini mutlu etmenin başkalarını mutlu etmekten daha kolay olduğunu yazarken doğru söylüyordu."
Bu sonuca varış öyle kolay olmuyor küçük bey için.

Çabasına, saf hayallerine sağlık. En azından temizdi, denemesi güzeldi. Başarı getirmez her çıkılan yol. Ama öyle oldu diye ziyan mıdır, boş mudur?

Tolstoy burda kendini hikaye etmiş bir nevi. O da mutluluğunu mal varlığını köylülerine dağıtarak kazanma yolunu seçmiş. Mutluluğu, huzuru bulma çabasıda çeşit çeşit..

Kitabın ikinci kısmında da Efendi ile Uşağı hikayesinde tam tersi bir konu var;
Mutluluğu çok parada bulan bir efendi.
Uşağıyla beraber şiddetli karda yüklü kazanç sağlayacak bir anlaşma için yollara düşüyor. Anlaşmayı kaçırmamak için uyarıları dikkate almayarak şiddetli soğuk ve kar fırtınasında mahsur kalıyorlar.

Devamını okuyunuz. Detay vermek istemiyorum. İlkine göre daha az etkilese bile etkileyici bir hikaye yinede.




Kitabı okurken içim üşüdü diyebilirim. Tolstoy’un ölüm şeklini düşününce bu kitap ister istemez çok etkiledi beni. Efendi ile uşağının kış günü yolda mahsur kalmalarının ardından donarak ölmelerini anlatan bu eser de ölen kişi Efendi Vasiliy Andreyiç oluyor. Uşağı ise yaşamaya bile gücü olmayan biri olmasına ve ölüme gittiği için bir nevi sevinmesine rağmen efendisi tarafından kurtarılıyor.
Hayatın yemek içmek ve bir takım zevklerden ibaret olmadığının anlatıldığı, iyi insan olmanın önemine her daim vurgu yapan değerli bir kitap. Yazar Tolstoy, konu iyilik ve insan olmak, bir kitabı okumak için daha ne olsun ki? Klasik kitaplar denildiğinde çekimser kalan okuyuculara seslenmek istiyorum;korkmadan okuyabileceğiniz eser her biri. Klasikleri okumaya ince olanlarla başlayabilirsiniz. Sonrasında sizlerde göreceksiniz her birinin ne kadar değerli olduğunu ve bir an önce okuma isteği duyacaksınız.

Zengin, açgözlü ve hırs içinde boğulan; Vasili ve onun uşağı Nikita’nın bir koru için çıktıkları yolculuğun hikayesi. İnsan çözümlemeleri harika, etkileyici ve sürükleyici bir yazıya sahip olan Tolstoy;bize ölüm gerçeğini tekrar hatırlatıyor.

Tolstoy hastalandığında ve kış günü evini terk edip tren istasyonunda öldüğünde de “acaba aynı Uşak Nikita gibi mi düşünüyordu?” Diye düşünmeden edemiyorum.




Mini mini bir Tolstoy kitabı daha. Kitap iki hikâyeden oluşuyor.

İlk hikâye Bir Toprak Sahibinin Sabahı'nda arazisindeki köylülerin en iyi ve en mutlu şekilde yaşaması için hukuk okumayı bırakıp iyi bir efendi olma çalışan Nehlüdov' un başından geçenleri anlatıyor. Nehlüdov ne kadar iyi niyet ve sevgi ile çabalarsa çabalasın istediği sonucu alamıyor. Ve genç toprak sahibi ya ben ne yapıyorum diyerek kendini sorguluyor.

İkinci hikâye Efendi ile Uşağı'nda ise efendi Vasiliy Andreyiç zenginliğine zenginlik katmak için ucuza bir koru alıp bunu fırsata çevirmek istiyor.
Hazırlanıp korunun sahibi ile anlaşmak için uşağı Nikita ile yola çıkıyorlar. Vasiliy'in erken varmak için bilmediği bir yoldan gitmek istemesi ile yollarını kaybediyorlar ve karın kışın ortasında zor durumda kalıyor.

Vasiliy'in para hırsı ona en kısa sürede en hızlı şekilde bu işi yaptırmak istiyor ama bedelini de ağır bir şekilde ödüyor.

Tolstoy kitaplarında para hırsını, zengin olduğu için insanların kaderini kendi elinde görenleri, yükselmeye çalışırken dibe vuran insanların sonunun ne ile bitebileceğini çok güzel işliyor.

Kitabı okurken Vasiliy'e gerçekten böyle yapmana gerek var mı, bu ne hırs ve ilk hikâyede Nehlüdov'a kendi iyiliği için çabalamayan insanlar için kendini bu kadar hırpalamak neden diye karakterlere kızdım.

Kitabı kesinlikle okunması gereken bir eser olarak niteleyemem ama okuma fırsatınız varsa ya da elinizde, kütüphanenizde bulunuyorsa alıp keyif alarak okuyabilirsiniz.

İyi okumalar.




Efendi İle Uşağı
İkinci sınıf tüccar olan Vasili Andreyiç, uşağı Nikita'ya kızağı hazırlatıp karda kışta yola çıkacaklarını söyler. Eşi ise hava şartlarının uygun olmadığından bahsetse de Andreyiç onu dinlemeyerek yapacağı ticareti ve kazanacağı paralara yoğunlaşır...

Yola çıktıklarında onları tipi ve fırtına beklemektedir. Nikita ne kadar uğraşsa da efendisini komşu köyde ki bir dost evinde kalmaya ikna edemez..

Hava daha da soğumuş ve yollarını kaybetmişler, üstelik kızağı çeken at ise zor ilerlemektedir...
Uçsuz bucaksız beyaz örtünün üstünde güçlükle yollarını bulmaya çalışırlarken, bir efendi ve onun yardımcısı olan uşağın insan adına neler yapabileceklerini, zorda kalınca kral ve dilencinin aynı şeyleri yaşadığını bir kez daha hatırlatıyor...

Çilekler
Çok kısa olan bu öyküde daha çok köyde yaşayan ailelerin, mutluluğu yardımlaşmaları anlatılıyor. Kızların dağdan topladıkları çilekleri köyde yaşayan efendilere satıp, kazanç elde edişleri konu alınmış. Bu on sayfalık öykü o kadar iyi tasvirlenmiş ki kendinizi çileklerin arasında hissediyorsunuz...

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım
Öykü insanın büyük konuşmamasını hatırlatan, konuştuğunuzda bunu mutlaka yaşayacağınızı anlatıyor...
Pahom, eşi ve kardeşinin bir konuşmasına şahit olup büyük bir söz söyler...
Toprak sahibi olmak için her şeyini ortaya koyup, çiftçiliğe başlar fakat köyünden geçen tüccarların söylemleri ile hep daha fazlasını kazanmak ister...

Pahom, Başkırlar'ın arazileri hakkında duydukları ile yollara düşer ve açgözlülüğünün mükafatını alır...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: