Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Dune Tanrı İmparatoru - Frank Herbert | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Dune Tanrı İmparatoru Kitap Bilgileri


Yazar: Frank Herbert
Tahmini Okuma Süresi: 14 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı: 512
Basım Tarihi: 19 Nisan 2021
İlk Yayın Tarihi: 1 Ocak 2002
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9786053757207
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Dune Tanrı İmparatoru Kitap Tanıtımı


Bilimkurgu edebiyatının en mühim anlatılarından biri olan Dune efsanesi dördüncü kitap Dune Tanrı İmparatoru ile devam ediyor.



Dune Çocukları’ndaki olayların üzerinden üç bin yıldan fazla geçmiştir. Dune artık çok farklı bir gezegendir. Fakat değişmeyen bir şey var: Dune’un Tanrı İmparatoru II. Leto.



Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeninden evreni kontrol eden Tanrı İmparator II. Leto, evrene daha önce tatmadığı uzunlukta bir barış getirmişti. Fakat son yaklaşıyordu. İnsanlığın evrimini ve geleceğini tayin edebilecek tek kişi olan Tanrı İmparator II. Leto nihai zaferine ulaşmak için çok büyük bir fedakârlıkta bulunmalıydı…



"Halihazırda kusursuz olan seriye yepyeni katmanlar eklemeyi başarıyor"

-Brian Aldiss



"Uzak gezegen Arrakis'e yapılan dördüncü ziyaret ve her bir cümlesi ilk üçü kadar büyüleyici ve yerinde "

-Time



"Ben Kutsal Kumsolucanının , Şeyh Hulud'un Dönüşüm Geçirmiş Haliyim! Ben Tanrınızım!"



Frank Herbert , deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı , tür içerisindeki " iyi edebiyat iyi edebiyattır'cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden . Türün tüm olanaklarını suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin dördüncü kitabı Dune Tanrı İmparatoru ise insan evrimini ve tiranlığı cüretkar bir biçimde anlatan romanlardan ...




Dune Tanrı İmparatoru Kitaptan Alıntılar


1. ""




2. "“Haklı olduklarına inanan insanları asla konuşarak ikna etmeye çalışma!”"




3. "Düşünmeden yaptığımız şeyler… asıl tehlikeli olan bunlardır."




4. "Karşındakini ne pahasına olursa olsun, sonuçlarına aldırmaksızın mutlu etmek istiyorsan aşıksın demektir."




5. "“Aşkın garantisi yoktur, bu yüzden de kötü bir alışveriştir.”"




6. "Bu çağda dürüstlük diye bir şey kalmamıştı."




7. "“Kusursuzluk diye bir şey yoktur… ne insanlarda, ne makinelerde.”"




8. "Ruh acı çekmeden herhangi bir anlama ulaşmak mümkün değildir."




9. "İnsanın hayat dolu olduğu bir dönem vardır. Kendini canlı hissettiğin bir zaman. Sihirli bir zaman. Bir daha asla öyle olmayacağını bilirsin."




10. "Kısa vadeli kararlar uzun vadede genellikle başarısız olur."




11. "“Evrendeki eşsiz çeşitlilik öyle ilgimi çekiyor ki, bu olabilecek en güzel şey.”"




12. "Tarih, kişilerin bazı yönlerini vurgularken bazılarınaysa hiç değinmez."




13. "Kötülük muazzam bir haz kaynağıdır. Kötülükle başa çıkmak yaratıcılığımızı güçlendirir."




14. "Hükmedersen gücün tadını alırsın. Bu da sorumsuzluğa, başkalarına acı veren aşırılıklara… en kötüsü de dizginsiz bir haz düşkünlüğüne yol açabilir."




15. "Gerçeği ne kadar arzularsak arzulayalım, insanın kendisi hakkındaki gerçekleri görmesi çoğunlukla tatsız bir şeydir."





Dune Tanrı İmparatoru Kitap İncelemeleri


Dune serisinin 4. kitabıyla birlikte tepetaklak olduk desek yerinde bir ifade olur diye düşünüyorum. Aradan geçen 3000 yılın ardından Dune artık eski Dune olmamakla birlikte ne Fremenler eski Fremenlerdir, ne Atreidesler eski Atreideslerdir. Her şey Leto’dur. Leto yeni Dune’un bir uzantısıdır, Tanrı kılıklı bir Altın Yol yolcusudur.

Dune Çocukları’nın yoğun olaylarının ardından bir anda yavaşlıyoruz. Leto’nun 3000 yıllık yaşantısının belki de bizim hayatımızda 1 güne tekabül edecek bir süresine tanıklık ediyoruz. Kitap boyunca Leto’nun ve etrafındaki insanların diyaloglarını ve düşüncelerini okuyoruz. Hiçbir karakterin ardında sır perdesi yok hepsi ne düşünüyorsa tarafsız bir gözle bunu görebiliyoruz.

Şimdiye kadar okuduklarım arasında en beğenmediğim kitap bu oldu diyebilirim. Dune Mesihi’nde Paul’un iç dünyasını okumaktan ne kadar zevk aldıysam Dune Tanrı İmparatoru’nda Leto’nun için dünyasını okumaktan bir o kadar nefret ettim diyebilirim.

3000 yıllık iktidarda Dune’un değişimini, Balıklarla Konuşanlar’ın nasıl başladığını, çölün nasıl değiştirildiğini; Ixlerin, Tleilaxların, Bene Gesseritlerin, Loncanın nasıl dize getirildiğini daha ayrıntılı okumak isterdim.

Özellikle sonlara doğru iyice saçmaladı. Kendimizi bir pembe dizideki aşk üçgeninin içinde bulduk. Dune serisine yakıştı mı bu? Ne okuyorum ben artık bitsin diye söylendim kitabı okurken. Dune serisi resmen dibe vurmuş, bu kitabı hiç okumamış sayıp yenisine geçeceğim, böyle düşündüğüm ve düşündürttüğün için üzgünüm Frank Herbert…




Serinin okuması en kolay/rahat/sıkıntısız -diyebileceğimiz geçiş kitabı. Ve kıymeti en az anlaşılan da diyebiliriz.

Şimdi ilk ve ikinci kitap yere göğe sığmayacak şekilde övülebilir...bu değil, çünkü;
Evren aşırı dolu ve tüm gerilim, tansiyon artık ne dersek, bir yerde boşaltılmalıydı, bu yüzden diyaloglar ve örgü alışık olunan akışa ters ilerlemek zorunda. Yani biraz daha ağır, fazla ve yavaş.

Dikkatli gözlerle okuyan okuyucuların sonlara doğru kullanılan 'Fuaustyen' tarzı kaçırmayacaklardır...doyumsuz bir lezzet içeriyordu. Hatta, bazı satırlar, Faust'un açılışına gönderme de içermekte.

Düşünce açısından ise milat niteliği taşıyan kırılmaya adım adım giderken aklınızdaki 'acaba' hiç yok olmuyor.

İmparatorluk Serisinde bunun için uğraşmıştır...ve kısmen başarmıştır. Ama gol

'e yazılır. Hakkını yemeyelim, Asimov'da olsa ayakta alkışlardı.

Korku diye başladık, korkma dedik...korka korka korkunun üstesinden geldik. En en cesuru olduk ve...Bu işler böyle.

Kütüphanemde Asimov'lar ile yanyana durmakta olan rafa göz alıcı ve akıllardan kolay kolay silinmeyecek bir uğurlama töreni ile kitabımızı yerine kaldırırken, Dune evreninde daha film bitmedi hatta yeni başlıyor bile olabilir tesellisi içinde

ile devasa bir başyapıtın içinde kaybolmaya devam ediyoruz.




Serinin önceki kitaplarından daha farklı bir anlatım yolu izlenmiş bu kitapta. Pek fazla aksiyon yok. Diyalogların önemli bir yer kaplaması, bir tiyatro oyunu okuyor hissiyatı yaşatıyor. Kitabın bir yerinde Tanrı İmparator Leto; dinî hikâyelerin er geç tiyatrolaştırıldığını, kendisinin de dinî bir figür oluşundan dolayı onun hayatının da tiyatrolaştırılacağını ifade eden bir söz söylüyordu. Yazar da bence bu durumun farkında olacak ki karakterine böyle bir söz söyletmiş. Kimisi sevebilir fakat ben durum hikâyelerini seven biri olarak diyalogların fazla olduğu bu tip metinleri pek sevmiyorum. Öte yandan olayların az oluşu okumamı oldukça hızlandırdı.

Karakterlerin sayısı da bu kitapta epey kısıtlıydı. Leto merkezli bir hikâye olduğu için aslında bu makul karşılanabilir. Düşünüldüğü zaman "tanrı" olduğuna inanılan bir imparatorun etrafında çok az sayıda insanın olması çok doğal. Ayrıca karakterleri önceki kitaplara kıyasla epey sığ ve sönük buldum(Leto hariç). 3000 küsûr yıl yaşamış, farklı bir farkındalık düzeyinde olan bir insanın yanında, Paul Muad'Dib bile muhtemelen sönük kalırdı. Bu sebeple bunu da makul buluyorum. Neredeyse tamamen farklı bir forma dönüşmüş olan Leto'nun, içindeki insanî hislerin yer yer canlandığı kısımlar gerçekten hoştu.

Şu âna kadar(5. kitabı yeni bitirdim) serinin en kötüsü bu kitap bence. Hatta şöyle söyleyeyim: Eğer gelecekte kitapları en baştan tekrar okumaya karar verirsem çok büyük olasılıkla bunu atlarım.




Okuması kesinlikle çok zor ama bir o kadar da keyifli olan Dune serisinin 4. Kitabı Dune Tanrı İmparatoru adından da anlaşılacağı gibi bir tanrısal yönetici nasıl düşünür, boş vakitlerinde neler yapar, kime nasıl davranır, bunlardan yola çıkıyor. Alıntı yapmanın çok güzel olduğu bir seri Dune serisi. Bu kitap da bu konuda yanıltmadı. Sanki yazar anlamlı sözleri bulup serpiştirmiş gibi ama bu sözler tam yerinde ve dozunda. Yazarın bütün duyguları çok alakasız bir hikaye yoluyla bile verebiliyor olması hayranlık uyandırıcı. Sonlarına doğru bu Tanrı İmparatorun narsist bir kişiliği temsil edebileceğini düşündüm, başından itibaren tam da oturuyor. İstemsizce dönüşüm geçirmiş, katılaşmış, duyguları olmayan, çevresindekilere değer veren ama zarar vermek istemedigi halde hep zarar veren bir kişilik. Geçmişte kaybolmuş, kendini beğenmiş, herşeyi ve bir lanet gibi geleceği bildiğini zanneden, şimdiyi yaşayamayan her birimiz kendinden birşeyler bulacaktır.

"Çalıntı günlükler" bölümleri ile çok büyük dersler veriyor, her bir cümlesi alıntı olabilecek nitelikte. Hiç birşey göründüğü gibi değildir ve her güç sahibi onulmaz bir güçsüzlüğü ruhunda barındırır. Bir insanı derisi kalın yapan tüm güçsüzlüklerinin toplamıdır.

Zamanı ve yaşamı müthiş bir şekilde sorgulayan, zaman olgusunu tekrar ve tekrar mükemmel kurgusuyla değişik biçimlerde anlatan bu kitap kütüphanenizin değerli bir üyesi olacaktır. Okurken geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman birbirine karışacak, birbiri içine geçerek sizi şaşırtacak. Keyifli okumalar...




Köprüyü geçtiğimiz kitap....

“İnsan parazitliğe alışınca, konaksız yaşayamaz”

Savaş, insanlığın ilk iç güdüsüdür. Onu ortadan kaldırmak, insanlığın kendisini ortadan kaldırmak anlamına gelir.

Evrenin felaketi olan kişi Muad'Dib idi, evreni düzene sokan kişi ise Tanrı İmparator II. Leto. Fakat insan nankör ve değer bilmez bir varlıktır.

II. Leto Atreides'in barışının hakim olması hiç bir anlam ifade etmiyor. Daha doğrusu Leto'nun tanımıyla, dayatılan bir dinginlik hüküm sürüyor. İnsan evladının hep istediği tek kuşku götürmez zafer olan barış, şu an insanlığın asla istemediği kötü bir olgu haline gelmiş durumda. En fakir aile dahi, oldukça iyi şartlar altında yaşıyor, imparatorlukta aç uyuyan kimse yok.

Fakat bilinçli hayvanlar, uzun tarihleri boyunca barış zamanı oluşan dinginliğe her zaman tepki göstermişlerdir.

Tanrı İmparator'un tek istediği uzun vadeli kararlar alabilecek bir insan soyu, çünkü kısa vadeli kararların uzun vadede işe yaramayacağı gerçeğini kabullenmiş. Bu insan soyunu evrimleştirmeye çalışıyor.

Her şey mutlak barış, Altın Yol için. Lakin insanlığın savaş yanlısı ve vicdansız olan tarafı ağır basıyor. Leto çok doğru söylemiş, "Kimileri vicdanımın olmadığını söylüyor. Ama onlar hem başkalarını hem de kendilerini kandırıyor. Şu ana dek var olmuş tek vicdan benim."



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: