Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Don Kişot - Erich Kästner | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Don Kişot Kitap Bilgileri


Yazar: Erich Kästner
Tahmini Okuma Süresi: 1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı: 64
Basım Tarihi: Aralık 2019
İlk Yayın Tarihi: 1983
Yayınevi: Can Yayınları
Orijinal Dil: Almanca
ISBN: 9789750705090
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Don Kişot Kitap Tanıtımı


Çağdaş Alman Edebiyatının en büyük çocuk ve gülmece yazarlarından biri olan Erich Kästner'in Açıkgöz Budalalar, Hayvanlar Toplantısı, Küçük Hafiyeler, Noktacık ile Anton, Palavracı Baron adlı kitaplarından sonra en güzel kitaplarından biri olan Uçan Sınıf da Can Çocuk Yayınları arasında. İki okulun öğrencileri arasındaki amansız sürtüşme; yatılı bir okulda hırçın, haşarı ama sevgi dolu öğrenciler, onları sevgiyle eğiten öğretmenler, korkular, sevinçler, kavgalarla sürükleyici, usta işi bir roman.

İspanyol yazar Cervantes'in yazdığı ünlü Don Kişot romanı, yazılışının 400'üncü yıldönümünde, bütün dünyada kutlandı. Bu kutlamalara, Erich Kästner'in çocuklar için yalınlaştırıp yeniden yazdığı Don Kişot adlı kitabı yayınlayarak Can Çocuk da katıldı. Erich Kästner, korkusuz, yürekli, alabildiğine saf şövalye bozuntusunun serüvenlerini aktarırken, kaybolan şövalyeler döneminin değerlerine sarılıp öylece kalmış sıra dışı bir adamı da, Cervantes gibi, ölümsüzleştiriyor.




Don Kişot Kitaptan Alıntılar


1. "Üç tane devle savaşıyoruz sevgili Sancho: Adaletsizlik, korku ve cehalet.."




2. "Çünkü içim, makul bir saatte uyuyabilecek kadar huzura kavuşmadı henüz."




3. "- Sen niyete bak dostum,dedi Sebastian Efendi , niyet öyle bir sihirdir ki;günahı sevaba,sevabı günaha çevirir."




4. "Her şey karanlıkta başladı, karanlıkta bitsin…"




5. ""Ah, Senyor!" Fenalıklar bitmiyor ki; biri bitiyor öteki başlıyor.""




6. "Tanrım, keder yaratıklar için değil, insanlar için yaratıldı."




7. "Bu dünyada iyilik yapmak hiçbir işe yaramıyor."




8. "Bütün aşıklar biraz delidir!"




9. "Okuduğu kitaplar tarafından ele geçirilmişti."




10. ""Herkesin kendine göre birtakım dertleri vardır” dedi Sancho. Ama bu kiminde dirhemledir, kiminde okkayla; bizdeyse kum gibi kaynıyor mübarek."




11. "Dünyaya geldiğine pişman bir halde talihine küfredip duruyordu."




12. "Tanrı bana akıl ve mantığımı yeniden bağışladı."




13. "“Hayatta bana göstermiş olduğunuz ilgisizlikten daha korkunç bir hakarete uğramış değilim. Ey hiçbir zaman unutamayacağım sevgili nankörüm! Aşkımı kabul etmediğiniz için bu dünyanın en vahşi bir köşesine çekilmek ve orada bin türlü ümitsiz delilikleri göze almak zorunda kalıyorum(…) Heyhat! Çok sevgili prensesim, böyle bir zulmü daha uzun zaman bana reva görecek misiniz? Sükutunuzun sonu gelmeyecek mi?”"




14. "Kalem, ruhun aynasıdır; içimizdekileri dışa yansıtır."




15. "Kötülük uzun sürdüyse, iyilik yakındır..."





Don Kişot Kitap İncelemeleri


Miguel de Cervantes’ten zamanları aşan bir hayal ve hakikat savaşı: Delilikle bilgelik arasındaki o ince çizgide bir şövalye…

Don Kişot, yalnızca bir roman değil; insanın hayalle kurduğu ilişkinin, dünyayı değiştirme arzusunun ve “akıl” denen kavramın sorgulandığı dev bir edebiyat yapıtıdır. Cervantes, gözü pek ama hayalperest bir “şövalye” aracılığıyla, çağının değerlerini altüst eden, yüzyıllardır geçerliliğini koruyan bir ayna tutar insanlığa.

Kitapta anlatılan, yalnızca yel değirmenlerine saldıran bir adamın komik hikâyesi değil; aslında dünyanın gerçekleri karşısında kendi doğrularına tutunan bir insanın içsel mücadelesidir. Don Kişot bir kahraman mı, deli mi, yoksa hepimizin bastırdığı hayal gücünün vücut bulmuş hâli mi? İşte tüm mesele bu.

Sancho Panza ise bu hikâyenin kalbidir. Onunla birlikte akıl ve hayal, toprak ve gökyüzü, mizah ve hakikat arasında gidip gelirsiniz. Ve en sonunda fark edersiniz ki: Don Kişot biziz.
O, kaybettikçe bile inancını kaybetmeyenin, alay edilse de düşlerinden vazgeçmeyenin temsilidir.

Don Kişot, hem güldürür, hem düşündürür; ama asıl yaptığı şey

tir. Bu kitap, hayata inananlarla, hayatla yetinmeyenler arasında bir köprüdür.

“Gerçek, bazen sadece inanacak cesareti olanlara görünür.”

Don Kişot, düşlerini yitirmemiş herkesin yol arkadaşıdır. Onu bir kez okuyun; bir daha asla unutamazsınız.




Meraba ben mirac don kişot adli kitabi inceleyeceyiz Ellili yaşlarında eski bir toprak ağası olan Don Kişot Şövalyeleri anlatan kitapları sever, onları kurgu değil gerçek olduğuna inanır. Yazılan her şeyin kelimesi kelimesine yaşandığını düşünür. Senelerce kütüphanesine kapanıp onları okumuştur. Don Kişot, silahtarı Sancho Panza ve atı Rosinante ile şövalyelik hayalleri kurarken, etrafındaki diğer insanlar onun aklını kaybettiğini düşünmeye başlar. Don Kişot’un hayallerinde bir de sevgilisi Dulcinea vardır. Don Kişot mazlumun yanındadır, kötülerle uğraşır, ama her zaman yıkılır. Bu yıkılışlara rağmen tekrar yollara düşmeyi bilir.

Yol arkadaşı Sancho Panza yeniyi,pragmatizmi temsil ederken;Dön Kişot eskiyi,idealizmi mutlak bilgiyi sorgulamadan kabul etmeyi temsil ediyor.Bu bakış açısıyla baktimizda diyalektik bir felsefe ortaya konulmuş.
Kitabın sonunda Don Kişot durulup, yaptıklarının anlamsız olduğunu anlayarak bilginlige ulaşır.Don Kişot'luk büyüsü bozulur.Buyulere, büyücülere inanan bu insan bize şu dersi vermeye çalışmış.O dönemin ispanyasi karanlık çağı yaşarken engizisyon mahkemelerinin toplumda yarattığı karanlık atmosfere atıfta bulunulmuş.Don Kişot yel degimeniyle savaşıyordu değil mi? Aslında o yel değirmeni engizisyon mahkemesinin karanlık çağı sürdürüp din sınıfının ihya olması için toplumu ölümle sefaletle bıraktığı durumu,yel değirmenine benzetmiş.Saf temiz olan Dön Kişot bilginlige ulaştığında engizisyon mahkemesinin buyusunden kurtulup gerçekliği görmüştür ...
Hiç bir gücün tesiri altında büyülenip yel degirmenleriyle savasmamak gerekir.Don Kişot'un bilgeliğide buydu

Not:takip etmeyi unutma




Öncelikle belirtmek isterim ki, ben bu kitabı, bu versiyondan değil, Süleyman Doğru'nun çevirdiği Koridor Yayınları'ndan okudum. Hikaye, La Mancha isimli bir şehirde, ismi belirtilmeyen bir kasabada, Alonso Quijano (İsminin bu olduğu kesin olarak bilinmiyor) adlı bir adamdan bahsederek başlar. Şövalye kitaplarıyla kafayı bozmuş olan bu adam, bir gün gezgin şövalye olmaya karar verir. Sevdiği kadını, kullanacağı atı, mahnazını bulduktan sonra bir sefere çıkmaya karar verir ve olaylar bu şekilde gelişir. Çok fazla detaya girmeye gerek yok ama gerçekten Don Kişot, bugüne kadar gördüğüm en havalı roman karakteri. Gerçekten bir zır deli olması bir yana, çok şiirsel konuşması ve kendinden eminliği ile kitabı sevmemi sağladı. Tabii, kitabı sevmemi sağlayan bir karakter daha var, o da dünyanın en iyi şövalyesinin en sadık yardımcısı Sanço Panço. Delilik konusunda Don Kişot'tan aşağı kalır bir yanı olmadığı gibi, kendisi zekası, komik kişiliği ve keyfine düşkünlüğü ile öne çıkıyor. Hatta kitapta Don Kişot ona bir ada vaat etmişti, ama o vâli oldu ve bu sadece 10 gün sürdü. Bunun nedenini ise 'Beni açlıktan öldüren münasebetsiz bir doktorun insafına kalmaktansa kendimi ekmek kırıntılarıyla doyurmayı yeğlerim' demişti. Kısacası, kitabı sevdim. Karakterler arasındaki diyaloglar, kitapta Şovalyemiz ve yardımcısı ile tanıştığı insanların hikayelerini dinleyip sorunlarına çözüm bulması falan filan derken dolu dolu ve beni tatmin eden bir kitap olmayı başardı.




Öncelikle belirtmek isterim ki, ben bu kitabı, bu versiyondan değil, Süleyman Doğru'nun çevirdiği Koridor Yayınları'ndan okudum. Hikaye, La Mancha isimli bir şehirde, ismi belirtilmeyen bir kasabada, Alonso Quijano (İsminin bu olduğu kesin olarak bilinmiyor) adlı bir adamdan bahsederek başlar. Şövalye kitaplarıyla kafayı bozmuş olan bu adam, bir gün gezgin şövalye olmaya karar verir. Sevdiği kadını, kullanacağı atı, mahnazını bulduktan sonra bir sefere çıkmaya karar verir ve olaylar bu şekilde gelişir. Çok fazla detaya girmeye gerek yok ama gerçekten Don Kişot, bugüne kadar gördüğüm en havalı roman karakteri. Gerçekten bir zır deli olması bir yana, çok şiirsel konuşması ve kendinden eminliği ile kitabı sevmemi sağladı. Tabii, kitabı sevmemi sağlayan bir karakter daha var, o da dünyanın en iyi şövalyesinin en sadık yardımcısı Sanço Panço. Delilik konusunda Don Kişot'tan aşağı kalır bir yanı olmadığı gibi, kendisi zekası, komik kişiliği ve keyfine düşkünlüğü ile öne çıkıyor. Hatta kitapta Don Kişot ona bir ada vaat etmişti, ama o vâli oldu ve bu sadece 10 gün sürdü. Bunun nedenini ise 'Beni açlıktan öldüren münasebetsiz bir doktorun insafına kalmaktansa kendimi ekmek kırıntılarıyla doyurmayı yeğlerim' demişti. Kısacası, kitabı sevdim. Karakterler arasındaki diyaloglar, kitapta Şovalyemiz ve yardımcısı ile tanıştığı insanların hikayelerini dinleyip sorunlarına çözüm bulması falan filan derken dolu dolu ve beni tatmin eden bir kitap olmayı başardı.




Öncelikle belirtmek isterim ki, ben bu kitabı, bu versiyondan değil, Süleyman Doğru'nun çevirdiği Koridor Yayınları'ndan okudum. Hikaye, La Mancha isimli bir şehirde, ismi belirtilmeyen bir kasabada, Alonso Quijano (İsminin bu olduğu kesin olarak bilinmiyor) adlı bir adamdan bahsederek başlar. Şövalye kitaplarıyla kafayı bozmuş olan bu adam, bir gün gezgin şövalye olmaya karar verir. Sevdiği kadını, kullanacağı atı, mahnazını bulduktan sonra bir sefere çıkmaya karar verir ve olaylar bu şekilde gelişir. Çok fazla detaya girmeye gerek yok ama gerçekten Don Kişot, bugüne kadar gördüğüm en havalı roman karakteri. Gerçekten bir zır deli olması bir yana, çok şiirsel konuşması ve kendinden eminliği ile kitabı sevmemi sağladı. Tabii, kitabı sevmemi sağlayan bir karakter daha var, o da dünyanın en iyi şövalyesinin en sadık yardımcısı Sanço Panço. Delilik konusunda Don Kişot'tan aşağı kalır bir yanı olmadığı gibi, kendisi zekası, komik kişiliği ve keyfine düşkünlüğü ile öne çıkıyor. Hatta kitapta Don Kişot ona bir ada vaat etmişti, ama o vâli oldu ve bu sadece 10 gün sürdü. Bunun nedenini ise 'Beni açlıktan öldüren münasebetsiz bir doktorun insafına kalmaktansa kendimi ekmek kırıntılarıyla doyurmayı yeğlerim' demişti. Kısacası, kitabı sevdim. Karakterler arasındaki diyaloglar, kitapta Şovalyemiz ve yardımcısı ile tanıştığı insanların hikayelerini dinleyip sorunlarına çözüm bulması falan filan derken dolu dolu ve beni tatmin eden bir kitap olmayı başardı.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: