Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Delikanlı - Fyodor Dostoyevski | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Delikanlı Kitap Bilgileri


Yazar: Fyodor Dostoyevski
Tahmini Okuma Süresi: 18 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı: 666
Basım Tarihi: Ağustos 2020
İlk Yayın Tarihi: Şubat 203
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750512698
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Delikanlı Kitap Tanıtımı


Dostoyevski, Delikanlı’da baba-oğul arasında yaşanan değer çatışması ekseninde, 19. yüzyıl ortası Rus toplumunun geçirdiği ideolojik dönüşümün izini sürüyor.



Kadın düşkünü bir toprak sahibinin gayrimeşru çocuğu olan on dokuz yaşındaki Dolgorukiy'in, St. Petersburg'da bir araya geldiği babası Versilov'la yaşadığı çatışmaların anlatısıdır Delikanlı. Baba ve oğlun duygusal, ideolojik ve ahlaki tartışmaları etrafında şekillenen uyuşmazlıklar, Dolgorukiy'in zıtlıklarla dolu yaşamöyküsünü ortaya koyar. Dostoyevski'nin sondan bir önceki romanı olan Delikanlı, yazarın diğer romanlarındaki felsefi ve politik sorunlardan uzak olmakla birlikte, insanlar arası ilişkilere odaklanarak psikolojik incelemelerde bulunur.



"Dostoyevski'nin tüm büyük romanları bir yana, Delikanlı farklı bir yerde durmaktadır. Büyük sorunları ve çelişkileri tartışmaz yazar burada. Basit, gündelik durumları ve yaygın insani tutkuları kullanarak oluşturulan bu roman, incelikli, gerilim dolu ve nefes kesici bir başyapıttır."

-Aleksandr Soljenitsin-

(Tanıtım Bülteninden)




Delikanlı Kitaptan Alıntılar


1. "Kadınlar erkeğin kişilik sahibi olmasını isterler.."




2. "Kişi en çok sevdiğini incitiyor önce.."




3. "İyi yürekli, temiz bir insanı incittin.."




4. ""Şimdiki zaman ortalama insanın parlak zamanı, duygusuzluğun, terbiyesizliğin, saygısızlığın, tembelliğin, iş yeteneksizliğinin, armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini isteme ihtiyacı duyan bu kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerine durup düşünmüyor; kendine bir ülkü edinen de çok az.""




5. "Para Tanrı değildir ama gene de yarım Tanrı sayılır."




6. ""Hiçbir sır yoktur ki herkes duymuş olmasın.""




7. "akrabalık bağından doğan sevgi bu yüzden ahlak dışı bir sevgidir, anne. Çünkü böyle bir sevgi hak edilmemiş bir sevgidir. İn­san sevgiyi hak etmeli."




8. "İstediğim hiç de kendimi anlatmak değildir"




9. "Aynı anda iki tavşanın peşinden koşarsan hiçbirini yakalayamazsın."




10. "insan olayları anlatmadan duyguları anlatamaz ki!"




11. "Yalnızca sizin gibi birisini sevdiğim için üzülüyorum..."




12. "Ama bakalım ben buna izin verecek miyim baylar?"




13. "En basit düşüncelerin en zor anlaşıldığını söylemiştim size."




14. "Dünyada her şeyin sonunda bir bayağılık,adilik vardır."




15. "İnsanın bazen bağlandığı, bir daha ayrılamadığı oluyor."





Delikanlı Kitap İncelemeleri


Ah "Delikanlı" şu kadınlar hakkındaki toyca düşüncelerin olmasa mis gibi anlaşır, senle papaz olmazdık ya neyse yine de sevdim seni :) :)
.
Roman, bir delikanlının (Arkady) çocukluğundan itibaren yaşadığı birtakım olayları anlatmakta. Kendisinin içinde bulunduğu ruhsal dalgalanmaları hem kendini yargılayarak hem de yer yer okurla konuşma havasında anlatıyor.. Öyle ki doğru dürüst bir hayat tecrübesi yoktur çünkü Nerde ne yapacağını bilmeden hareket eder, tabiri caizse serseri bir mayın gibi davranır.
.
Delikanlı, küçüklüğünden beridir aile sevgisi nedir bilmeden büyümüş bir piçtir. (tamamen kendini koyduğu konumdan bahsediyorum benlik değil). Biyolojik babasının soyadını taşıyamamanın verdiği eziklikle büyümüş. Hayatta en sevdiği ve en nefret ettiği kişidir aynı zamanda babası: Versilov. Olaylar da bu ikisi yani baba-oğul etrafında gelişmektedir. Diğerleri de deyim yerindeyse senin benim gibi bahsetmeye değmez kişiler.
.
Geçenlerde tam da delikanlının içinde bulunduğu durumla ilgili birşey okumuştum. Şöyle diyordu:" Ailesi kalbinde yara olan çocukların hiç bir zamanı hüzünsüz geçmez."
Delikanlımızın haleti ruhiyesi tam da bu sözle ispatlanmış.
.
Şahsım adına ben kitabı çok sevdim. Eminim ki herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitap. Okumak isteyenlere de keyifli okumalar dilerim..




Dostoyevski’nin Delikanlı romanını az önce bitirdim.Etkisini sindirmeye çalşıyorum. Bu esnada da düşündüklerimi yazayım ki okuyacaklar veya okusam mı diye düşünenlere fikir vermesini istiyorum.
Klasikleri okumayı seviyor veya istiyorsanız ve Dostoyevski’den neler okumalıyım gibi bir sorunuz varsa suç ve ceza, karamazov kardeşler, ecinniler, yeraltından notlar ve özellikle budala'yı okumanızı öneririm.Ardından diğer yazarların klasikler arasına girmiş eserlerini dolaşın.Ondan sonra,Dostoyevski başka ne yazmış merak ederseniz Delikanlı ile devam edin.
Roman çok akıcı değil, çünkü tam anlamıyla boyutlandırılmamış veya açıklanmamış) çok sayıda karakter içeriyor. ama azmedip içine girince, roman daha hızlı akmaya başlıyor, kıyısından geçilmiş karakterleri ve öykülerini de öğrendikçe daha çok seviliyor.
Dostoyevski’nin olayları bir karmaşa içinde sunması, kitabın son bölümünde heyecanlanmaya mahal veriyor.Bu heyecan damağınızda oldukça lezzetli bir tat bırakıyor. olur da bu kitabı herhangi bir yerde görürseniz ve elinize alıp inceleme şansına sahipseniz mutlaka okuyun. Bu kitaba zaman ayırmanın hiç de kötü bir fikir olmadığını siz de fark edeceksiniz..
Delikanlı'nın çevirisi ergin altay tarafından yapılmış. gayet akışkan bir şekilde yapılan çeviri de okuyucuyu metinden uzaklaştıracak tek bir nokta bile yok.İletişim yayınlarının çeviri konusundaki hassasiyeti kocaman bir alkışı hak ediyor kanımca...




Merhaba okurlar...
Spoiler vermeden kitap hakkında ne söylenebilir? Oysa uzun uzun kişilik analizleri yapılabilir. Zaten romanlarda önemli olan hikayeler değil hiçbir zaman. En azından ilk sıradaki okuma sebebi değil. Ne peki? İnsanlar, insan tiplemeleri, insan analizleri, insanların içlerine düştükleri durumlar ve onlarda ne düşündükleri ve nasıl davrandıkları.
Yani kısaca; dolaylı olarak insana insanı anlatırlar ve insanı romanlarda asıl çeken de budur.
Ve tüm ilahi metinler aynı gaye için, yani insana insanı anlatmak için indirilmemiş, ilka edilmemiş midir?

Kitapta ne bulacaksınız?
İlkin bir soylunun gayrı resmi çocuğunun dramını, içsel savaşını, babasına karşı olan nefretini ve sevgisini. Sonra kişi bilge de olsa, aşkın tutkusu karşısındaki aczini ve ikiye bölünmüşlüğünü. Başka birinde sevginin, sabrın ve yücegönüllülüğün sayesinde muzafferiyetini.
Çok hızlı da gelişse, samimi dostlukların mümkünatını. Aile içerisi şahısların aynı kişiye aşık olması dramı vs

Siyasi anlamda da bir mesaj vardı ki hayli ilginçti.
Dostoyevski Rusları insanlık sevici olarak görüyor ve bu özellikleriyle Avrupalılardan yani özelde İngiliz, Fransız ve Almanlardan daha Avrupalı olduklarını iddia ediyor. Çünkü ona göre İngiliz ingilizligini, Fransız fransizligini, Alman da almanligini aşamıyor ve gercek anlamda Avrupali olamıyor. Rusların gerçek anlamda Avrupalı olup olmadıklarından emin degilim ama bunu en azindan Dosto, Tolstoy gibi kabuklarını kırmış Ruslar için iddia edebilirim. Tıpkı Alman Goethe, Fransız Rousseau gibi gerçek Avrupalılar gibi...

Okuma ve kitaplar ile kalınız...




Dostoyevski bende ayrı bir yazar Oğuz Atay, Mehmed Uzundan sonra ilk üçe girer. Peki niye girer ben bu soruyu çok sordum kendime ta ki bu cümlesini okuyana kadar. Özerlikle bu son uğursuz yıl süresince insanlara olan sözlü ilişkilerimde bu ikilik, yani söylediklerimle söylemek istediklerim arasındaki fark, çok acı çektirdi bana. Sevgili okurlar biz hemen hemen hepimiz öyle değil miyiz. Dostoyevskiyi okumak çok zevkli inanın ben bir sayfayı bitirince acaba diğer sayfada ne yazmış merakla geçiyorum diğer sayfaya kendimi o kadar çok kaptırıyorum ki sanki yazar yazdığı zaman yanındaydım. Bu biraz abartı olabilir ama gerçekten bu adamın eserleri bir başka şuan yazdığı kitabı buraya dökmek isterdim ama bir kaç alıntısıyla incelememize son veriyorum iyi okumalar herkese. İnsanın hak etmediğini vicdanın derinliklerinde hissettiği parayı istemesi kadar iğrenç, çirkin bir şey olmaz. Bu alıntılar hep kafamın bir köşesinde bulunacak. İnsan bazen duygularını sözcüklerle anlatamadığımdan yakınır. Yalnızca seçkin insanlar vergidir. Aptal her zaman hoşnuttur anlattıklarından. Bunun için her zaman gerektiğinden çoğunu anlatır. Böyleleri her şeyin aşırısını severler. Uzun uzun anlatmak isterdim şimdi. Örnek olarak vermiştim bunu insanların anlaşmalarından en yararlı şey örnektir. Son düşünceler kimi zaman önemsiz boş olurlar. Değerli okurlar iyi okumalar incelememize son veriyorum.




Son 30 səhifəni artıq 1 həftədir ki, oxuyub bitirə bilmirəm. Kitaba gəldikdə isə düz 8 ildir rəfimdə durur amma 1 ay bundan qabaq açıb ciddi mənada oxuya bilmişəm. Bu o deməkdir ki, kitab yaxşı deyil? Məncə əksinə. Bu kitabı oxuya bilməmə səbəbimə gəldikdə isə məncə yeniyetmə obrazı o qədər möhtəşəm yazılıb ki, mümkün deyil ki, insan bu obrazda özündən bir şeylər tapmasın. Elə mənə əzab verən, bu kitabı düz 8 ildir hər dəfə başlayıb yarıda qoymağıma səbəb olan da budur. Yeniyetmənin etdiyi səhvlər, inandığı axmaq ideyalar, özündən bixəbərliyi, hər küləklə istiqamət dəyişməsi, hər qığılcımdan içində yanğın qopması bunlar mənə çox da yad gəlmir. Dostoyevskini hər dəfə oxuyanda elə gəlir ki, sanki bu adam mənim beynimə girib, qıraqdan bucaqdan xırda şeyləri götürüb, öz obrazlarına uydurur.. Mənim üçün Dostoyevskini digər yazarlardan ayıran da elə bu xüsusiyyətidir. Hansı ki, o insan psixologiyasını elə dərindən başa düşür və bunu müxtəlif obrazlarla elə gözəl əks etdirir ki, hər dəfə hər hansısa bir kitabını bitirəndə sanki uzaqlarda bir yerdə, hansısa paralel evrende başqa bir həyatı tamamlayıb yenə öz dünyana qayıtmısan və buna görə də bu kitab ömür boyu sənin bir parçanmış kimi, daha doğrusu uzaqlarda bir yerdə yaşadığın bir xatirə kimi yaddaşında qalır.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: