Daire 7 Kitap Bilgileri
Yazar: Beyza Alkoç
Tahmini Okuma Süresi: 9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı: 320
Basım Tarihi: 2022
Yayınevi: İndigo Kitap
ISBN: 9786257671934
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Ciltli
Daire 7 Kitap Tanıtımı
“Sanki geçmişimi bir sırt çantası gibi hep yanımda taşıyordum. Yürürken, otururken, gülerken, koşarken, konuşurken, yerken, içerken, sarılırken, eğlenirken o hep oradaydı; sırtımda. Biz sırtında çantalarla yaşayanlarız. İçi bizi acıtan anılarla, kıran bilgeliklerle ve mahveden tecrübelerle dolu sırt çantalarımız hep sırtımızda. Bazılarımızın yükü daha ağır, bazılarımızın yükü daha hafif ama hiçbirimiz tamamen özgür değiliz; çantaları bir kenara bırakamadığımız sürece...”
Mine ve Efe’nin No. 26’yla başlayan hikâyeleri Daire 7’yle devam ediyor.
Kardelen Sokak, No. 26, Daire 7 hikâyelerinin başladığı adresti. Mine’nin acıları ve umutları Daire 7’nin dört duvarı arasında dolaşırken, birlikte yazacakları yeni hikâye onların miladı mı olacak yoksa bu dört duvarın arasındaki her bir hatıra yollarına engel mi çıkaracak?
Daire 7’ye hoş geldiniz. Burada misafir değil, ev sahibisiniz...
Daire 7 Kitaptan Alıntılar
1. ""Arayan bulur derler, ben kayboldum yine."
(Ahmet Ali Arslan _şarkı sözü)"
2. "~•~
𝑩𝒊𝒓 𝒌𝒂𝒍𝒑 𝒌ı𝒓ığı.
𝑩𝒊𝒓 𝒌𝒂𝒍𝒑 𝒌ı𝒓ığı 𝒅𝒂𝒉𝒂.
𝑩𝒊𝒓 𝒌ı𝒓ı𝒌 𝒅𝒂𝒉𝒂.
𝑩𝒊𝒓 𝒕𝒂𝒏𝒆 𝒅𝒂𝒉𝒂.
~•~"
3. "''Hiçbir yeri yakamayan ateş eninde sonunda kendi kendine sönerdi.''"
4. "Aynada gözlerime baktım ve kendimin bile bana kırgın olduğunu hissettim."
5. "Bana , “Beni sen yaşattın,” demişti ; artık beni kimse öldüremezdi."
6. ""Kendimi hep güçlü görmüş, güçlü tutmuş ve güçlü olmak için çabalamıştım ama şimdi o güçten hiçbir eser yoktu. Şuraya, tam şuraya, yere uzanıp hüngür hüngür ağlamak istiyordum. Bağıra çağıra ağlamak, kendime sarılmak... Kimsenin dikkatini çekmeden, kimse tarafından görülmeden şuraya kıvrılıp yatmak istiyordum.""
7. "Keşke bazı geceler ve bazı acılar hep sebepsiz kalsaydı."
8. "Sanki yalnızca kaybetmek için vardım; terk edilmek, sevilmemek ve yalnız bırakılmak için."
9. "İçimdeki solmuş çiçek mezarlığı artık uçsuz bucaksızdı…"
10. "Seni hâlâ beni severken hayal edebiliyorum."
11. "Hayat seni çamura buluyor, temizliyor, yoruyor ve dinlendiriyordu."
12. ""Biz sırtında çantalarla yaşayanlarız. İçi bizi acıtan anılarla, bizi kıran bilgeliklerle ve bizi mahveden tecrübelerle dolu sırt çantalarımız hep sırtımızda. Bazılarımızın yükü daha ağır, bazılarımızın yükü daha hafif ama hiçbirimiz tamamen özgür değiliz, çantaları bir kenara bırakamadığımız sürece... ""
13. "~•~
Geçmiş asla yok olmuyordu.
~•~"
14. ""Kayboluyor hatıralarım,
Gençliğim, çocukluk anılarım...""
15. "Ben ne zaman geçmişime yenilsem , Efe orada olmuştu."
Daire 7 Kitap İncelemeleri
" Sakin olmak zorundaydım. İnsanlar ne yaptıklarından, bana ne hissettirdiklerinden habersizlerdi. Onlar için yalnızca bir bedendim, içimde yaşadıklarımı göremiyorlardı. Cümlelerinin karşılarındaki insana neler hissettirebileceğinden haberleri bile yoktu. Yalnızca birkaç kelime yazarak karşılarında ki insana neler yapabileceklerini bilmiyorlardı. Ya da ben bilmediklerine inanmak istiyordum..."
No.26 kitabının ikincisi olan Daire 7 kitabı. Yani ne diyeceğimi bilemiyorum. açıkçası ilk kitap olan No.26 benim için çok özel çok güzel bir kitaptı. Hani daire 7 kötü değil ama bence olmamıştı. No.26 tek kitap olarak kalmalıydı. Tabi bu benim düşüncem.
Kitap da sosyal medyanın insan hayatına etkisi tüm gerçeğiyle verilmişti. Sosyal medya basit bir uygulama gibi gelse de gerçekten insan hayatına etkisi çok büyük.
İlk okuduğum andan itibaren Naz'ın kötü biri olduğunu fark etmiştim. ve sosyal medyada Naz'ın hayranlarının Mine ve Efe için yazdıkları çok kötüydü. Mine için bu kitap da çok üzüldüm. Tam Efe ile evlendi artık mutlu derken yaşadıkları çok üzücüydü. Neyse ki Efe onun hep yanındaydı. Kitabı okurken şunu da anlıyoruz ki Efe'nin Mine ye olan aşkı gerçekten saf ve temiz.
NOT: Efe gerçek değildir. Diğer tüm harika seven kitap erkek karakterleri gibi.
Beyza Alkoç’un Daire 7 kitabı, okuru daha ilk sayfadan içine çeken, gizem ve duygusallıkla yoğrulmuş bir hikâye sunuyor. Yalnızlık, dostluk ve geçmişle yüzleşme gibi temaları merkeze alan roman, karakterlerin içsel yolculuklarını ve birbirleriyle kurdukları derin bağı anlatıyor. Olaylar, sırlarla dolu bir apartmanda geçerken, Alkoç, her sayfada bu atmosferi hissedilir kılarak adeta okuyucuyu da Daire 7’nin soğuk koridorlarında gezdiriyor.
Karakterlerin her biri kendine özgü yaraları olan, ama aynı zamanda iyileşmeye dair umudu olan gençler. Onların bu içsel çatışmaları, hayal kırıklıkları ve en derin korkuları, okuyucuya o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtılıyor ki, kendinizi zaman zaman onların yerinde buluyorsunuz. Kitap boyunca, onları tanıdıkça onlarla empati kuruyor, zaman zaman üzülüyor ve zaman zaman umutlanıyorsunuz. Alkoç’un karakter yaratmadaki başarısı, okuyucuyu bu duygusal yolculukta adeta bir dost gibi yanlarında hissettiriyor.
Daire 7, sadece bir gizem romanı değil; aynı zamanda insanın kendi karanlıklarıyla yüzleşmesinin, acılarının üzerine gitmesinin de bir hikâyesi. Alkoç, yalın ama derin bir dille gençlerin iç dünyasını ve zorluklarını anlatırken, hem düşündüren hem de duygulandıran bir roman yaratmış. Bu kitap, her sayfasında insana kendini ve ilişkilerini sorgulatıyor; üzüyor, heyecanlandırıyor, ama en çok da dokunuyor.