Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!

Çocukluk - Lev Tolstoy | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Çocukluk Kitap Bilgileri


Yazar: Lev Tolstoy
Tahmini Okuma Süresi: 4 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı: 172
Basım Tarihi: Ocak 2024
İlk Yayın Tarihi: 1852
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Rusça
ISBN: 9786053322085
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Çocukluk Kitap Tanıtımı


Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tolstoy'un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin ilk kitabı olan Çocukluk, ilk kez 1852 yılında Sovremennik dergisinde yayımlandı. Sade kurgusu, samimi, çarpıcı anlatımıyla okurlar arasında olduğu kadar dönemin edebiyatçıları arasında da büyük ilgi gördü. Çocukluk, dünyanın en büyük yazarlarından birinin doğuşunu müjdeleyen ilk eserdir, üçlemenin diğer kitapları İlkgençlik ve Gençlik de Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi'nde yayımlanacak.




Çocukluk Kitaptan Alıntılar


1. "“Çünkü ben başkaları gibi dalkavukluk edemiyor, her şeye eyvallah demiyorum. Ben hep, mağrur bir edayla herkese, her şeyi doğru söylemeye alıştım.”"




2. "Sadece derin sevgisi olanlar, derin acıları hissedebilirler."




3. "Şu para denilen şey yok mu, bütün insansal ilişkileri rezilleştiriyor!"




4. "“Kabahatlerin en korkuncu, nankörlüktür…”"




5. "Bence yüz güzelliği denilen şey yalnızca gülümsemedir..."




6. "Yoksa yaşam, gözyaşlarını ve bu heyecanları benden sonsuza dek uzaklaştıracak kadar ağır izler mi bıraktı yüreğimde? Yoksa yalnız anılar mı kaldı?"




7. "Bence yüz güzelliği denilen şey yalnızca gülümsemedir."




8. "Kabahatlerin en korkuncu nankörlüktür.."




9. "Çok güçlü sevebilen insanlar, çok güçlü üzüntüler de yaşayabilirler…"




10. "Sadece derin sevgisi olanlar, derin acıları hissedebilirler."




11. "Büyükannem kenarları yaldızlı şeritlerle süslü kutuya hayran hayran bakıyor ve en okşayıcı gülümseyişiyle teşekkürünü bildiriyordu."




12. "Bence yüz güzelliği denilen şey yalnızca gülümsemedir."




13. "Bence yüz güzelliği denilen şey yalnızca gülümsemedir."




14. "Çocukken büyüklere benzemeye çalışırken, çocukluktan çıktıktan sonra çocuklara benzemek istemem ne kadar garip bir şey.."




15. "Bir gün beni unuturlar mı acaba?"





Çocukluk Kitap İncelemeleri


Çocukluk, Tolstoy'un çocukluğuna dair birçok noktayı yakalayabileceğimiz "şeker portakalı" tadında bir kitap.
Karakterler derin ruh tahlillerine tabi tutulmamasına rağmen kalbimizde hemencecik yer ediniyorlar. Karl İvanoviç(öğretmeni), Natalya Nikolayevna (annesi), Natalya Savişna ise kitapta beni en çok etkileyen karakterler. Sırf Natalya Savişna'nın sadıklığı ve Natalya Nikolayevna'nın efsane güzel kalbi için bile okunabilir.

Tolstoy'un derin anne sevgisi ise şu dizelerde açıklamaya ihtiyaç duyulmadan anlaşılıyor:

Zaten güzel olan annemin yüzü, gülümseyince, bir kat daha güzelleşir, çevreye sanki neşe saçardı. Eğer, yaşamımın en acı dakikalarında bir an için olsun, bu gülümsemesini görmek fırsatını bulsaydım, keder nedir bilmezdim. Yüz güzelliği denen şey, bence tatlı bir gülümsemede toplanır, eğer gülümseme bir yüzü güzelleştiriyorsa, o yüz güzeldir, eğer değiştiriyorsa, bu yüz şöyle böyle bir yüzdür, bozuyorsa çirkindir.

Acaba Tolstoy'un bu kadar etkileyici şekilde anlatmasının altında, karakterleri okuyucuya benimsetip kendi yaşamından kesitlerin olduğu bölümleri kaçırmamızı sağlamak olabilir mı?Saçmalıyorum büyük ihtimalle ama olur mu olur.

Din konusunda neden bu kadar takıntılı olduğu benim için halen merak konusu. Çocukluğunu anlattığı kitapta dahi,
Hristiyanlığın bağnazlık yönüne kaşla göz arasında Grişa karakteri üzerinden değinmiş.
Buradan çıkaracağımız sonuç, çocukluğunda bu tür bağnazlıklardan etkilenmesinden dolayı doğruyu aramaya çalışması olarak görülebilir mi?

Ben etkileyici buldum. Öneririm. İlkgençlik ile devam ediyorum, tüm ucretsizkitap.com.tr okurlarına keyifli okumalar dilerim :))




" Çocukluk anılarını nasıl sevmez,nasıl üstüne titremez insan? Bu anılar ruhunu canlandırır,yüceltir ve benim için en güzel zevklerin kaynağıdır." Diyor Tolstoy.

Sizde bu duyguyu yaşamışsınızdır veya yaşamaya devam ediyorsunuzdur. Belki de çocukluğunuzu hatırlamaya ihtiyacınız vardır. Sırf bu yüzden de okuyabilirsiniz.

Tolstoy'un üçlemesinin ilk kitabı. Kimisi otobiyografi kimisi biyografi,kimisi de otobiyografi demiş tarzı için.Bence de otobiyografi ama roman tarzında tutupta kendini direk anlatmamış kurgulayarak anlatmış.

Tolstoy'u kronolojik olarak okuduğum için ilk kitabından başlamak istedim. Hatta üçlemenin ilk kitabıdır, ayrıca bu

gönderide kronolojik okumak isteyenler için yararlanacağı bir sıralamadır. Bir de

'ün şu

etkinliğine katılabilirsiniz.( Reklam da yapmış oldum arkadaşım ama sonuçta bir dedemize topluma kazandıralım dimi ama. ;) ) unutmadan etkinlik için teşekkür ederim. Kitapları okudukça incelemeye çalışacağım. :))

Çocukken yaşadıklarını o zamanlar nasıl çocukluk yaşadığını anlattığı yani aslında bir yetişkinin gözünde nasıl göründüğünü anlatan eserdir.

Tolstoy bize çocuk aklımızla gördüğümüz, anlam yüklediğimiz ve hissettiğimiz zamanları aktarmaya çalışmış bence güzelde becermiş.Karakterin tüm çocukluğundan bahsetmemiş orasını es geçmiş. Yazarı tanımak için ideal bir kitap. Tavsiye ederim,keyifli okumalar. :))




Tolstoy'un otobiyografik romanı olan Çocukluk, Tolstoy'un çocukluğunda neler yaşadığını kendi ağzından okuma imkanı sunuyor.İnsan zamanla hem değişen hem de aynı kalan bir varlık, zaman içindeki değişimi ve aynılığı okuyabilmek, buna tanık olma fırsatı ise kitapların en sevdiğim yönlerinden biri. Çocukluk'u okurken de sık sık bunu hissettim, başka bir zamana ve kültüre ait bir çocuğun, ileride büyük yazar olacak bir çocuğun hayatını okumak ise ayrıca hoşuma gitti. Kitabın dili her ne kadar sade olsa da anlatımı güçlü ve çarpıcı, Tolstoy hiç çekinmeden hepimizin varlığını bildiği ama bahsetmediği davranışlara-duygulara kitabında yer vermiş. Her nerede olsak da hangi zamanda varlığımızı sürdürsek de, acı aynı acı, çocukluk aynı çocukluk. Hepimiz bir bakıma aynı yollardan geçiyoruz, hepimiz aynı hamurdan insanlarız ve çektiğimiz acılar ortak. Tolstoy'un annesinden ayrı geçirmek zorunda kaldığı yıllar, annesinin ölümü ve diğer olaylara karşı olan tepkilerini okumak, okuru ona yaklaştırıyor ve ister istemez insan duygulanıyor. Okuduğunuz zaman bana da böyle olmuştu, evet aynen böyle hissetmiştim, bunları ben de yaşadım dersiniz. kitabın 19. yüzyılda yazıldığını göz önünde bulundurursak insanların hiç değişmediği, çocukluğun hep aynı olduğu sonuçlarını çıkartabiliriz.




İnstagram üzerinden @gercekkitapseverler ailesi olarak fertlerimizden bazılarıyla Tolstoy külliyatını bitirmeye niyetlendik, bu ay yazarın Çocukluk ve İlk Gençlik kitaplarını okuyoruz. Bu kitaplar yazarın Yarı-Otobiyografik üçlemesinden ilk ikisi üçüncüsü ise Gençlik kitabı onu da önümüzdeki ay okuyacağız İnşallah. Gelelim Çocukluk kitabımıza, kendileri yazarın ilk kitabı olma özelliğini taşır. Yazarın ilk kitabı olmasından mütevelli olarak şaheserlerine göre biraz daha zayıf, yanlışlık olmasın özelliklere vurguluyorum şaheserlerine göre ;-)

Yazarın İtiraflarım kitabının yazarı tanıyabilmek adına bu kitaptan daha etkili olduğu fikrindeyim. İki kitap arasında 25 yıl kadar bir süre var orada asıl öğrenmemiz gerekenleri okuyoruz. Bu kitabımızın yarı-otobiyografik olması da kurgu ve gerçeğin hangisi olduğu konusunda yer yer akıl karışıklığı oluşturabiliyor. Eğer hayatını biraz araştırıp okuduysanız az çok ayırt edebiliyorsunuz. Yazarın çocukluğunda ne derece duygusal olduğunu, gözlem yeteneğini, sınıf farklılıklarına bakışını, annesini çocuk yaşlarda kaybedişini ve duygu durumlarını hayatından kesitler olarak görüyoruz. Kitabı anlatma kısmını uzun tutmak yerine beğendiğim alıntılarla tamamlamayı tercih ediyorum.

“Sevdiğin bir varlığın hatlarını hayalinde canlandırmaya çalıştığında geçmişten o kadar çok anı belirir ki, bu anıları, gözyaşları arasındaymış gibi bulanık görürsün. Bunlar hayalgücünün gözyaşlarıdır.”

“Açıklanmadan ve karşılık bulmadan öylece ölüp giden bu taptaze, çıkarsız ve sınırsız sevgiyi anımsamak beni üzüyor.”




Herkese merhaba!

Lev Nikolayeviç Tolstoy’un yarı otobiyografik diyebileceğimiz üçlemesinin ilk kitabı olan Çocukluk, adından da anlaşılacağı üzere, Tolstoy’un çocukluk yıllarını anlatıyor. Devrinin şartlarına göre oldukça zengin ve varlıklı bir ailede dünyaya gelen Tolstoy, ne yazık ki maddi zenginlik içinde manevi fakirlik çekmiş bir çocukluk geçirmiştir. Eserlerinin çoğunun çıkış noktası olarak değerlendirilebilecek bu durum, Çocukluk isimli kitabında da bariz bir şekilde görülebiliyor.

Tolstoy bu kitabında, yine güçlü kalemini konuşturarak çocukluk yıllarında yaşadığı acı ve tatlı olayları, arkadaşlarını, ailesini, maceralarını, sevdiği kızları, kısacası çocukluğuna dair hemen her şeyi anlatıyor. Bunların yanında, kendisini çirkin bulduğunu ve beğenmediğini, utangaç bir çocuk olduğunu da sürekli vurguluyor. Öyle ki, çirkin olduğu ve insanların kendisini yüz güzelliğiyle asla sevmeyecekleri dahi ailesi tarafından açıkça yüzüne söyleniyor.

Sürekli bu şekilde ikinci plana itilmişlik durumu, kardeşlerinden hemen her konuda hep bir adım geride kalması, istediği birçok şeyi elde edememesi gibi olumsuzluklar, Tolstoy’un bir nevi öğrenilmiş çaresizlik durumu yasamasına yol açıyor. Öte yandan, belki de yine bu durum Tolstoy’un Tolstoy olmasını sağlamış ve bu kadar üst düzey bir yazar olmasının önünü açmıştır, kim bilir…

Klasikleri, Rus Edebiyatını ve özellikle de Tolstoy’u okumayı seviyorsanız, bu kitabı da çok severek okuyacağınızdan eminim. Şimdi yola serinin ikinci kitabı olan İlkgençlik ile devam edelim.

Herkese bol kitaplı günler dilerim!



Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!