Chef Kitap Bilgileri
Yazar: Mustafa Kutlu
Tahmini Okuma Süresi: 6 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı: 214
Basım Tarihi: Ağustos 2011
İlk Yayın Tarihi: 2005
Yayınevi: Dergah Yayınları
ISBN: 9789759954536
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Chef Kitap Tanıtımı
Hüseyin Hüsnü Şen
Bardan çıktığımda yağmur çiseliyordu.
Sonra bayağı yağmaya başlamış, ben hani sarhoşum ya, farkına varamadım.
Epeyce ıslanmışım.
Islanmışım, çünkü arabayı park ettiğim yere değil ters istikamete gitmişim.
Gitmişim çünkü kafam karışık. Sarhoşsun kardeşim elbette karışık olacak demeyin, benim sarhoşluğum öyle zilzurna küfelik işlerden değil.
Hani ne demişler: İçiyorsak sebebi var.
Yok yok, öyle kara sevda, imkansız aşk falan değil. Yahu bizimkisi işte bir alışkanlık. İşten çıktıktan sonra her akşam gittiğimiz bara uğrayıp iki tek atmak; her zamanki arkadaşlarla iki çift laf etmek, işte bu.
Ama vücudum kaldırmıyor galiba. İki tek atsam bile kafayı buluyorum.
Kafayı bulunca!...
Zihnimin bir tarafı açılıyor...
Chef Kitaptan Alıntılar
1. "- Diploma, diploma diye tutturmuşsunuz. Ne işe yarıyor sanki. Ortalık diplomalı işsizden geçilmiyor."
2. "Eskinin lisesini ben şimdinin üniversitesine değişmem."
3. "Torpilim yoktu, arkam yoktu. Kimselere eyvallah etmeyen, yalakalık yapmayan bir kişiliğim vardı."
4. "Şu Metris'in önü bir uzun alan
Bir tek seni sevdim gerisi yalan"
5. "İnsan yaza yaza değil okuya okuya yazar olur."
6. "Burada böyle kalmak mı iyi, yoksa çekip gitmek mi?"
7. "Bir şey müzelik oldu mu ölmüş demektir. Oysa gelenek her an tazelenmek ister. Yenilenmeyen gelenek kurur.
- Bizimkisi kurumuş mu?
- Evet kurumuş."
8. "İçimdeki dalgalı deniz diner mi acaba?"
9. "... son okuduğunuz kitap?"
10. "Umarım mutlu olursun. Mutluluk diye bir şey varsa tabi."
11. "Benim gibiler hayattan bir şey anlamaz, kitaplardan anlar."
12. "İnsan yaza yaza değil okuya okuya yazar olur."
13. "Hayat kısa, yol uzun. Gidebileceğiniz yere kadar gideceksiniz."
14. "Hep geride bekleyen, saygıda kusur etmeyen, söyleneni yapan, verilene razı olan tipleriz biz."
15. "Cemil Meriç üstad boşuna "Banka mabed, para mabud" dememiş."
Chef Kitap İncelemeleri
Uzun zamandır günümüzü yansıtan, yaşadığımız hayattan parçalara yer veren, okuduğumda içinde bulunduğumuz çağı görmek istediğim bir kitap arıyordum ve tabi ki bu kitap Günümüz hikayecilerinin tartışmasız en güzide isimlerinden biri olan Mustafa Kutlu'dan geldi.
Türkçemizi hakkını vererek layığıyla kullanan Kutlu'nun bu kitap için yabancı bir isim seçmesi, tamamen kitabın içeriğinde de gözle görülecek olan yabancılaşma olgusuna ironik bir cevap mahiyetinde.
Kendi kültüründen kopan, kapitalizm'in kurbanı olan üç kişilik bir ailenin hikayesini anlatıyor. Kitap üç farklı bölümden oluşuyor ve her bölümde yazar, yaşadığımız hayata dair kestilere yer veriyor.
Aynı hane içinde farklı hayatlar yaşayan üç ayrı karakterin öyküsü.
Lüks bir arabaya sahip olmanın hayalini kuran banka şefi baba Hüseyin Hüsnü Şen, mutfak profesörü emekli memur anne Arzu Şen ve özgürlük nidaları atan, gözü asla doymak bilmeyen, her zaman yükseklerde uçmaya çalışan ticaret delisi ve ailenin çocuğu Özgür Şen.
Yazar, kapitalist sistemin ve modernizm'in hayatlara nasıl yansıdığını; birey, aile ve toplum üçgeni içerisinde ustaca satırlara döküyor.
Sıkılmadan büyük bir zevkle okuyacağınız, her satırında yaşadığımız çağı görebileceğiz güzel bir hikaye sizleri bekliyor.. herkese tavsiye ederim.
08.08.2024 / Şuayb Ege
Kitap 3 elden yazılmış bir çekirdek aile hikayesi...
- Hüseyin Hüsnü Şen
- Arzu
- Özgür
Hüseyin, bir bankada şef olarak çalışıyor. İki hayali var biri bankaya müdür olmak ,ikincisi ayağını yerden kesecek bir araba alıp hafta sonu ailesini arabaya atıp denize karşı bir mangal keyfi yapmak.
Arzu, ayakta tutmaya çalıştığı evliliğinden umudu kesmiş kendini mutfağa vermiş o tatlı senin ,bu patlıcanlı pilav benim harala gürele yemek yapıyordu.
Özgür, dünyaya ticaret yapmak için gelmişcesine ilk okuldan beri sürekli birşeyler alıp satmakla uğraşan, okulda derste gözü olmayan bir delikanlı. İlk okulda su satmakla başladığı ticaret hayatı yurt dışı ihracatına kadar varıyor.
Üçünün hikayesini de kendi ağızlarından dinliyoruz. Hayat onları ne şekilde nerelere sürüklüyor tanık oluyoruz. Hepsi kendi içinde haklı, ama hepsi haksız!!! Hepsinin sonu meçhul...
Ucu açık , sonu okuyucunun hayal gücüne bağlı olan hikayeleri sevmiyorum aslında. Ben kitabı okuyup kapağını kapattığımda aa öyle mi olmuş, vah vah böyle mi olaydı diye düşünmeyi daha çok seviyorum nedense... Şimdi bu üç kişinin hangi yolu seçeceği de benim elimde risk alıyorum olmaz ki! :)) Kitap karakteri de olsa sorumluluk ağır bastı şimdi bi kasılmadım değil! En iyisi şöyle yapalım ben sadece Arzu'nun hikayesini tamamlayım. Her şey çok güzel olacak Arzu! Bu gün değilse yarın, sen kalbinin peşinden git o asla yanıltmaz!
Keyifle okuyun...
Bu aralar Mustafa Kutlu kitapları bende bir alışkanlık oldu. Her kitabı ayrı bir tat veriyor. Bu kitapta aynı şekilde kendisine çekti beni. İki günde hiç sıkılmadan bitirdim.
Konusu:
Bankada bir personel şefi olan Hüseyin Hüsnü Şen… Eşi Arzu oğlu Özgür. Mutlu Mesut bir evlilik diyemeceğim sıradan bir evlilik hayatı var Hüsnü’nün. Soy ismi gibi Şen değil hayatı. Otomobil delisi bu bizim banka şefi. Ah bir müdür olabilse keşke ya da o koltuğa oturabilse. Tek istediği o müdür olma aşkıyla yanma…
Bu Hüsnü evle alakasını tamamen koparmış, evini misafirliğe gider gibi kullanan, çalışmasına çalışır ama hemen hemen her gecesini barda geçirir bizim şef.
Eşi Arzu hanım da bu olaya göz yummak da demeyelim de artık üzülse de alışmış bir hali vardır. O da kendini mutfağa adamış tipik ev hanımıdır. Ki ne ev hanımı.. Hamarat. Arkadaşıyla bir işe girişirler. Beraber çalışıp pişirip kazanacakları bir iş. Tam Arzu Hanım’a göredir. Baktı eşi böyle işi kabul eder. Evini terk edip işe koyulurlar. Eşi onun için hayalettir. Ha var ha yok.
Bir de oğulları Özgür. Onun kafası paraya çalışır. Ne ders ne okul umurunda bile değildir. Çalışıp kazanmak. Küçük işlerden kâr elde edip ticarete erken atılmak. Küçük yaşlarda su satmaktan başlayıp, yurtdışlarında başka işlerle de uğraştı Özgür. Üniversiteyi kazandı ama ben buralarda yapamam deyip İstanbul’a geri döndü Kütahyalar’dan.
Böyle bir hayat hikayesi Hüseyin Hüsnü Şen için ne kadar iyiydi. Bir de eşi olan Arzu Hanım ne kadar memnundu? Ya Özgür bu aile için fazla mı özgürdü?
Keyifle okudum.
#okudumbitti
#mustafakutlu
#mustafakutluchef
Bir şeyler yapmalı.. Ama ne yapmalı?
Bankada şef olan Hüseyin Hüsnü Şen, eşi Arzu ve oğulları Özgür’ün bu soruya aradıkları cevabın hikayesini okuyoruz.
“-İnsan bulunduğu yerde ya kök salıp genişler; bir egemenlik ve güvenlik alanı kurar; ya da çekip gider. İnsanoğlu bu, bir yanı “kalk gidelim” derken; öte yanı “otur oturduğun yerde” der. Anlıyor musun?” (s.54)
.
Yani bütün mesele konfor alanımızı terk edip harekete geçebilmek mi dersiniz?
.
“Efendim bizler tuhaf bir çelişki yaşıyoruz. Yani şöyle. Risk almak istemiyoruz. Hep garantiye oynuyoruz. Garanti olanın soluk yüzüne, cansız cesedine sarılıp yatıyoruz. Evler, evler, evler. Eşyalar, eşyalar, eşyalar... İşler, işler, işler. Sonra çocuklar. Ne bileyim bir sürü kayıt kuyut. Bir sürü pranga. Oysa dünya bizi bekliyor. Uzanıp giden yollar. Yolların gizlediği meçhul, el değmemiş noktalar. Çekip gitmeyi düşünmüyor musunuz hiç? Ruhunuzu, dört duvar arasında sıkılıp duran, hesaba kitaba esir olmuş ruhunuzu bu cendereden çekip çıkarmak istemez misiniz?” (s.74)
Korkularımız mı bizi yerimizde sabit tutuyor dersiniz, bağımlılıklarımız mı? Sahi siz de gerçekten çekip gitmek istemez misiniz? Çekip gitmek ama nasıl, nereye, kiminle? Mesela ansızın içimizde oluşan yürüme isteğine, gecenin bir vakti demeden, üff şimdi hazırlanması var, bu yürüyüşün bir de dönüşü var, terlersem, hasta olursam vb. çeşitli bahanelerden de çekip gidemez miyiz? Basit düşünmek lazım..
“Hayat kısa, yol uzun. Gidebileceğiniz yere kadar gideceksiniz.” (s.75)
Yolculuğunuzda size eşlik etmesini isterseniz kitabı okumanızı öneririm. Sevgiylee..
Benim muhakkak hayatımdan izler taşıyan bir hikaye. Öncelikle tabi özgür'un anlatıldığı bölüm benim çocukluğum ile aynı soğuk su satma ticaret yapma gibi gibi...
Kitabın üç ana kahramanı var ilk olarak bankada şef olan Hüseyin hüsnü bey. Onun banka müdür olma hayalleri ve gül gibi bir eşinin olması ama ondan bir haber olan Hüseyin beyin bekar yaşayışi ve var ortmlari... Müdür olabilmenin yanında lüks bir otomobil hazzı onu içkiye ve iris ile tanışmaya sevk etti iris onu oyuncu ve daha sonra bankadan soygun yapıp kaçmaya hayal ettirmeye kadar güzel götürdü.
Diğer bir kahraman ise Arzu. Arzu hanım Hüseyin hüsnü beyin eşi yemek yapmaktan zevk alan evine çocuğa eşine kendini adamış bir eş. Emekli olunca yemek kültürünü geliştiren ama tek isteği bir ev almak olan bir hanımefendi. Daha sonra üst komşusu eşi olmayan yalnız takılan Gülşen. Arzu ile hep birbirine gelen sohbet eden arzunun yaptığı yemekleri yiyip içkisini yudumlayan. Ve arzunun aklına girip hayatına renk katmasını onun mutfaktan anladığını bildiği için daha önce arkadaşınin yarım bıraktigi restaurant alıp başına geçmek vardır aklında. Ve bunu arzuya açar, arzu hayalet bir koca eve uğramayan bir çocukla dört duvar arasında moloton yaşar ve bunu kabul eder bir mektup yazıp gider.
Son kahraman ise Özgür. Hüseyin hüsnü ve arzu hanımın çiftinin çocuğudur. Küçük yaşlarda paraya ve ticarete olan hevesi küçükken buzlu su satma, seyyar satıcılar yapan ve zengin olma hevesi hazzı ile yetişip paraları ticaret diyerek yiyip bitiren ve elinde hiç bir şey olmayan bir kişilik.
Mustafa kutlunun mutlaka okunmasını gereken güzel kitaplarından tavsiye ederim.
Selametle