Cemile Kitap Bilgileri
Yazar: Cengiz Aytmatov
Tahmini Okuma Süresi: 2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı: 80
Basım Tarihi: Mart 2019
İlk Yayın Tarihi: 1958
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Orijinal Dil: Rusça
ISBN: 9786051553900
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Cemile Kitap Tanıtımı
Aytmatov'a ilk büyük şöhretini kazandıran Cemile, bir çoklarınca en güzel aşk hikâyesi olarak değerlendirilmiştir. Gerçekten de Cemile, aşk ve tabiatın çocuk dikkat ve masumiyetiyle sunulduğu şahâne bir duygu tablosudur. Ayrıca töre ve çevre şartlarının insan unsurlarıyla ilişkileri açısından da olağanüstü bir hikâyedir.
"İşte şimdi burada, Villon'un, Hugo'nun, Baudelaire'nin Paris'inde, kralların ve devrimlerin Paris'inde, ressamların yüzyıllık Paris'i olmakla övünen her taşı ya bir tarihi, ya bir efsaneyi hatırlatan şu Paris'te Werther, Bérénice, Antoine ve Kleopatra, Manon Lescaut, Education Sentimentale, Dominique, hepsi birdenbire gözümden düşüverdi. Çünkü ben Cemile'yi okudum. Roméo Juliette, Paolo ve Francesca, Hernani ve Dona Sol, artık bunların hiçbiri gözümde değil, çünkü ben ikinci dünya savaşının üçüncü yılı yazında, 1943 yılının o Ağustos gecesinde Kurkureu vadisinde bir yerde Zahire arabaları ile giden Danyar ve Cemile'ye, bunların hikâyesini anlatan küçük Seyit'e rastladım."
-Louis Aragon-
(Tanıtım Bülteninden)
Cemile Kitaptan Alıntılar
1. "“Çünkü insan her şeyi sözle anlatamaz…”"
2. "“Kalbimden geçenleri ne bilsin?
Kimse bilemez..
Belki bunu anlayacak kimse yoktur dünyada..”"
3. "“Aşk denen şey ressamın,ozanın esinlenmesi gibi bir esinlenme midir acaba?”"
4. "İnsan her şeyi anlatamaz , zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez ..."
5. "Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez..."
6. "İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez..."
7. "“Yalnız belli etme, acını içinde sakla!”"
8. "“Çoktandır vurgunum sana; meğer bilmeden de sever, beklermişim seni.Beklediğimi bilmiş gibi bana geldin işte.”"
9. ""Her karanlık bulutta bir beyaz nokta bulunur derler""
10. "••
Üzül, ama bunu belli etme, içinde sakla!
••"
11. "Ağzımızı açıp tek kelime konuşmadık. Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez..."
12. "İnsan her şeyi anlatmaz. Zaten kelimelerde her şeyi anlatmaya yetmez."
13. "Aradığım, düşlediğim sendin."
14. "Onurunla yaşarsan mutlu olursun.
Unutma bunu!"
15. "Hayat âşığı, toprak âşığı, tabiat âşığı idi."
Cemile Kitap İncelemeleri
Bəzən, çoxluq tərəfindən bəyənilən, sevilən kitabları oxuduqdan sonra görürsən ki, heç də böyüdüldüyü kimi deyil. Belə hallarla qarşılaşanda elə düşünürəm ki, problem məndədir:)
-a görə "Dünyanın ən gözəl eşq hekayəsi" olan
kitabında eşqə dair heç nə görə bilmədim. Kitabda eşq adlandırdıqları duyğu nədir onu da anlamadım. Eşq hər halda həyat yoldaşı cəbhədə olan Cəmilənin ona xəyanət etməsi ya da evli olduğunu bilə-bilə Daniyarın evli bir qadına yanaşması deyil. Hələ 15 yaşında olan Seyitin qardaşının yoldaşına duyğusal hisslər bəsləməsi heç deyil. Kitabda bir-birinə uymayan, təzadlı fikirlər varıydı. Başlarda köhnə adət-ənənələrinə sadiq, kənddə yaşayan camaatın, kitabın ortalarında Cəmilənin kəndin ortasında, gənc oğlanlarla öpüşüb, çayda oynamasını gülərək izləmələri məni təəccübləndirdi, nə yalan deyim. Bir an düşündüm ki, bu hansı dövrdə və harada qəbul edilən bir şeydi? Axı başlarda, böyüklərinə hörmət əlaməti olaraq, həyat yoldaşına məktubun sonunda sadəcə "Salam" yazan adamdan bu yerə hansı ara keçdik? Ümumilikdə, Cəmilə obrazını heeeç sevmədimm:|
Mövzu olaraq hər kəsə xitab etməsə də, kitabın dili, təsvirləri onu oxunaqlı edirdi. Düşünürəm ki, kitabın davamı olsaydı, Cəmilə bu dəfə də, səsi daha yaxşı olan bir adamla Daniyara xəyanət edərdi:))
Cengiz Aytmatov / Cemile
Yazara ilk büyük şöhretini kazandıran kitapmış #Cemile . Yazarın kalemini ve üslubunu çok seviyorum. O dönemleri o kadar güzel anlatıyor ki, kendimi o bozkırlarda hayal edebiliyor, karakterleri tanıyormuş gibi hissedebiliyorum. Bana göre bu kitaptaki aşktan daha güzel olan şey küçük bir çocuk olan Seyit’in penceresinden yaşanılanları görüp, ondan dinlemekti.
Sadık dört ay önce severek evlendiği eşi Cemile’yi geride bırakıp askere gider. Evleri tüm ailenin bir arada olduğu, aynı avluya bakan yan yana evlerdir. O zamanlarda aileye yazılan mektuplarda, askerler eşine sadece selam yollayabiliyormuş. Daha fazlası ayıp olarak görülüyormuş. Sadık da öyle yapar ve tüm mektuplarının sonunda Cemile’ye sadece selam gönderir. Cemile ise bunu “beni sevmiyor, sevmeyecek de” diye algılar.
Cemile çok güzel bir kızdı. Bakanın bir daha baktığı, herkesin sahip olmak istediği türde bir kız ve gelindi. Askerler için her gün gönderilmesi gereken buğday çuvallarını yengesi Cemile ile birlikte Seyit ve onlara yardım etmek için yanlarında gelen Danyar taşıyordu. Seyit, Cemile ve Danyar’ın karşılıklı söyledikleri türkülere, birbirlerine bakışlarına hayran kalır ama adını koyamazdı. Ta ki bir gün Cemile ve Danyar’ın kaçışlarına şahit olana kadar.
Ben bu kitapta bahsedildiği gibi Cemile ve Danyar aşkına hayran olamadım maalesef. Tam aksine Cemile’ye öfke duyarak okudum diyebilirim. Okuyan herkesi farklı etkileyecek türde bir kitaptı. Keyifli okumalar…
spoiler içerir!
Kitap 2. Dünya Savaşı yıllarındaki bir yasak aşkı konu alıyor. Tabi o zamanlar her erkek askere alınıyordu. Cemile'nin kocası da askere alındı. Aslında Cemile güleryüzlü, neşeli, ama yeri geldiği zaman da hiç çekinmeden aklındakileri söyleyen, hiçbir şeyden korkmayan cesur bir kadın. bu özellikleri sayesinde zaten çevredeki insanların da dikkatini çekiyordu. Erkekler askerde olduğu için birçok ağır iş kadınların sırtına binmişti. onlara erzak gönderiyorlardı. Evli bir kadındı Cemile ama kocasını sevmiyordu aynı şekilde kocası da onu sevmiyordu. Kocasının askerden yolladığı onca mektupta sonuna sadece kısa bir "Cemile'ye selam söyleyin." yazardı. Köyde bir de sürekli yalnız yaşayan savaştan sakat olarak gelmiş Daniyar vardı. Kimseyle konuşmadığı için hakkında pek bir şey bilinmezdi. Bir gün Cemile, Daniyar ve Cemile'nin kocasının kardeşi Seyit cepheye erzak göndermek için görevlendirmeyle bir arada çalışmaya başladılar. Her şey Daniyar'ın bir gece okuduğu o içli türkülerden sonra başladı. Cemile ve Daniyar'ın eskiden beri içinde taşıdıkları aşk gün yüzüne çıkmaya başladı. Olağanüstü bir duygu yoğunluğu vardı içlerinde.Daha fazla gizleyemediler birbirlerinden. Bütün bu olanlara Seyit şahit oluyordu ama bu aşka kimsenin karşı gelemeyeceğini biliyordu. Yengesinin ve Daniyar'ın mutluluğunu istiyordu sadece. Bu iki aşık köyden uzaklaşarak aşklarını rahat rahat yaşayacakları yere doğru yol aldılar. Bu kitap beni çok etkiledi. Hissettikleri aşk çok özel ve güzeldi. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Cengiz Aytmatov un kalemini seven biri olarak bu ilk eseri ve kısacık olan kitap bir ilaç gibi geldi açıkcası. Benim şahsi fikrim ilk eseri olduğundan bir ön çalışma gibi geldi çünkü Gün Olur Asra Bedel daha akıcı ve daha zengin bir dile sahipti.
Kitabın içeriğine gelecek olursak; Yine savaş ve savaşın ardında kalanlar, yani kadınlar ve çocuklar işlenmiş. Herkesin boyundan büyük işleri yüklendiği zor zamanlar.Bozkırlar, cepheye gönderilen erzaklar için tüm halkın omuz omuza mücadele vermesi. Aynı kurtuluş savaşı gibi... Bu kitap beni hep izlediğim belgesellere götürdü açıkcası. Türkiye nin tüm halklarının bir olduğu, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği omuz omuza olan zamanlara.. Hasretle ve umutla..
Cemile ve Danyar, onların güzel duyguları, töreler, yaşalınanlar ve bunları bizim gözümüzde canlandıran küçük Seyit.. 80 sayfaya bir yazarın bu kadar şey sığdırması gerçekten herkesin yapabileceği bir şey değil. Belki de kendi düşüncemden dolayı kitap içerisinde ki ataerkillik beni çok rahatsız etti ama bu kadar iyi de anlatılamazdı sanırım. Eşini cepheye yollamış güçlü ve güzel kadın Cemile ve onu erkeksiz bırakmak istemeyen köyde savaştan dönen erkekler.. Namus kavramı. Onlar her zaman her yerdeler. Ve savaştan bacağının bir kısmını tam kullanamayan kimsesiz,öksüz Danyar. Elinde bir tek türküleri ve sevdası olan..
Eğer gerçekten bir şeylerden uzaklaşıp bozkırlara, gerçek sevdaya, zorluğa, emeğe, savaşın insanlar üzerinde ki etkisine gitmek istiyorsanız hiç vakit kaybetmeden okumanız gereken eserlerden. Uzun zamandır okumamıştım Cengiz Aytmatov bu etkinlik benim için çok iyi oldu...
Herkese keyifli okumalar dilerim.
Cemile Kitap incelemesi
Eser Cengiz Aytmatov’un en güzel aşk hikayesi olarak bilinmektedir. Öyle ki Louis Aragon “Dünyanın en güzel aşk hikayesi” demiştir. Kitap 1958 yılında yayımlanır ve Aytmatov ününü bu eserle kazanır. Olaylar 1943 yılı Ağustos ayında 2. Dünya savaşı yıllarında Kırgızistan’da geçmektedir. Oldukça kısa ve içine çok şey sığdırılmış bu kitap, Cemile’nin eşi Sadık’ın erkek kardeşi Seyit tarafından bizlere aktarılmaktadır.
Aslında bir aşk hikayesi olsa da birçok konuyu içinde barınmaktadır kitap. Savaşın toplum üzerindeki acı etkileri, ön yargılar ve dedikodu ile toplumun her daim insanı nasıl yargılayabildiğini de anlıyoruz. Muhteşem doğa tasvirleriyle toprak sevgisini de yaşıyoruz.
Hikayenin dili; sade, akıcı, gerçekçi ve etkileyicidir.
Cemile alımlı, güzel, hayat dolu birazda aykırı bir kadındır. Köye gazi olarak dönen sakin, içine kapanık, kimsesiz Danyar’a gönlünü kaptırır. Olaylar bundan sonra başlamaktadır. Cemile 4 aylık evlidir. Fakat eşi askerde olduğu için yalnızdır. Burada ahlak çatışmasını yazar okuyucuya bırakmıştır. Cemile’nin Danyal’a birlikte olup köyü terk edişine ben yorumsuz kalıyorum. Fakat ressam olmaya çalışan Seyit içinde yengesine olan duygularına karşın, onu suçlu bulmamış yaptığının doğru olduğunu içten içe söylemektedir. Kitabın son cümlesi Seyit’in şu sözleriyle son bulmaktadır.
Fırçayı her vuruşumda Danyar’ın türküsü çınlasın! Fırçayı her vuruşumda Cemile’nin yüreği çarpsın! (67)
#arzuaytan
#cengizaytmatov
#cemile
#smokinkeditomris