Büyücünün Yeğeni Kitap Bilgileri
Yazar: C. S. Lewis
Tahmini Okuma Süresi: 5 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı: 207
Basım Tarihi: 2021
İlk Yayın Tarihi: 2 Mayıs 1955
Yayınevi: Doğan Egmont Yayıncılık
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789759910327
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Büyücünün Yeğeni Kitap Tanıtımı
Kötü bir hükümdarın emrinde... halkının tarihini unuttuğu bir ülke: Narnia Polly ve Digory, bambaşka dünyaları keşfetmek amacıyla bir yolculuğa çıkarlar ama bu merak onları tehlikeli bir maceraya çeker. Aslan’ın şarkısıya var olan dünyanın kuruluşuna tanıklık eden iki arkadaş, peşlerinde getirdikleri kötülükle başa çıkmak zorundadır.
(Arka Kapak)
Büyücünün Yeğeni Kitaptan Alıntılar
1. "Ve sen geri gelmemi istiyorsan, özür dilemen gerekmiyor mu?"
2. "Bir şey kötü gitmeye başlarsa, bir süre için her şeyin daha da kötüye gittiğini görürsünüz; fakat o şey yeniden iyi gitmeye başladığında genellikle her şey çok daha iyi olur."
3. "Sen her şeye yanlış bir açıdan bakmaya devam edeceksin"
4. "Sen gerçekten duygularını kontrol etmeyi öğrenmek zorundasın!"
5. "İnsan günah işlemediyse korkacak hiçbir şey yoktur."
6. "Her şey çok karmakarışık. Bir rüya gibi."
7. "“Burası korkunç bir dünya”"
8. ""Bir şey kötü gitmeye başlarsa, bir süre için her şeyin daha da kötüye gittiğini görürsünüz, fakat o şey yeniden iyi gitmeye başladığında genellikle her şey çok daha iyi olur.""
9. "Şeytani bir mizacı vardı” .
“Fakat çok harika bir kadındı efendim..
" harika bir kadın.”"
10. "“…tanıdığım herkesin ölümünden sonra sonsuza kadar yaşamaktan hoşlanıp hoşlanmayacağımı pek bilmiyorum.”"
11. "Bazen ne kadar yalnız olduğum hakkında hiçbir fikriniz yok. Fakat bunun önemi yok."
12. "Bir şey kötü gitmeye başlarsa, bir süre için her şeyin daha da kötüye gittiğini görürsünüz; fakat o şey yeniden iyi gitmeye başladığında genellikle her şey çok daha iyi olur."
13. "“Sen varsan, ben de varım”"
14. "Bizimkisi, oğlum, ulu ve yalnızlıkla dolu bir kader."
15. "“Sen ilk şakayı yapmadın, kendin ilk şaka oldun.”"
Büyücünün Yeğeni Kitap İncelemeleri
Ahh çocukluğum ahhh. Hadi biz cahildik etrafımızdaki herkes mi cahil. Kitapların çok ağır ve yorucu olduğunu bilirdim hep. Narnia ile kimse tanıştırmamış olması üzücü açıkçası. bu çocuk kitabını bu yaşta okumanın tabii ki eksileri var ama ona rağmen ilk kitab için iyiydi. Yüzük mantığını görünce direkt masa arkadaşı Tolkien aklıma geldi. bu ikilinin yüzük takıntısı var eminim :D :D Zaten çoğu kişi çok detaylıca incelemiş. Ben üstten incleyeceğim açıkçası. Şaka bir yana Dayısı olan Narnia'ya gidiyor işte :D Çocuklar için acayip ideal bir macera ve kitap alışkanlığını kazandıracak bir kitap. akıyor ve okutuyor kendini. Lewis reis Elma metaforunu'da beğendim açıkçası. yine bir din göndermesi yapmış kendisi. Bu yaşta okuyunca mecbur puan kırıyorsunuz :D :D Seriyi bitirmeyi planlıyorum bakalım neler olacak :) Evreni tanıtmak için diğer karakterlere biraz daha yer verilebilirdi ilk kitap için. (Biliyorum aslında bu kitap basım yılı olarak ilk kitap değil. Lewis reis bu sırayla okuyun dediği için okuyoruz.) İlerki kitaplarda daha çok macera olacağını düşünüyorum açıkçası. Dünya ile bağlantı daha çok olmalıydı(kopukluk oluyor.) :) Neyse çocuklar kesinlikle sevecektir. Okutturun. Ben geç kaldığımı düşünsem de yinede zevk alarak kafam rahat şekilde okudum. seriyi bitirip kitaplığımda güzel bir şekilde yer vereceğim :) 8 puanı benim yaşım için biraz torpilli olduğunun farkındayım. 7 verecektim ama yüzük mantığı ve elma metaforu hatırana 8 verdik :) çocuklar 9-10 dan aşağı vermez
Narnia serisinden herkese Merhaba :) Toplam 7 kitap olan bu serinin yazarın önerdiği sıralama ile 1. kitap ama yayınlama tarihi olarak 6. kitap olan Büyücünün Yeğeni ile Narnia evrenine giriş yaptım. Çocuk kitabı olarak tanımlansa da 7'den 70'e herkesin keyifle okuyabileceği bir seri. Büyücünün Yeğeni ile Narnia evrenin doğuşuna, Cadı'nın hikayesini ve Dolabın doğuşunu okuyoruz. Giriş kitabı hem evreni tanımak hem de karakterleri tanımak için güzel bir başlangıç sağlıyor.
Konusu:
Digory annesinin rahatsızlığından dolayı İngiltere'deki teyzesi ve dayısının yaşadığı eve gitmek zorunda kalmıştır. Andrew Dayı'nın normal olmadığını düşünen Digory, kendisi ile iletişime geçmemeye çalışır hatta çatı katındaki odasına dahi gitmez. Zaten annesinin rahatsızlığı, yeni yaşantısı derken Digory derdi çoktur. Bir gün yan komşunun kızı Polly ile tanışır ve yazında yağmurlu geçmesinden dolayı Polly'in evinde oyunlar oynamaya başlarlar. En büyük eğlenceleri ise evlerin birbirlerine bağlı oldu çatılar ile diğer evlere geçip keşif yapmaktadır. Bir gün matematiksel bir hatadan dolayı Andrew Dayı'nın odasına girerler ve masanın üzerindeki yüzükleri görürler. Andrew Dayı'nın odaya girmesi ve küçük oyunu ile başka evrene geçiş yapan Polly ve Digory için gerçek macera şimdi başlar.
" Yaratıklar, gülün ve korkmayın. Artık dilsiz ve akılsız olmadığınıza göre sürekli ciddi olmanıza gerek yok. Çünkü adalet gibi, şakalar da ifade yolu ile gelir. "
Herkese merhaba! Uzun zamandır okumak istediğim seriyi sonunda indirimde almış olmanın verdiği sevinci size anlatamam. Daha doğrusu kitap severler ne demek istediğimi anlamışlardır bence. Üstüne birde sevgili
sayesinde grupça okumak paha biçilemezdi. Büyülü bir dünyaya grupça attık adımımızı daha ne olsun? Çocukluğumu okuyormuşum gibi hissettim inanın. Filmlerini izlediğim ama bir türlü seriye başlamaya cesaret edemediğim o serüvene sonunda bende girdim. İlk kitabın atlanmasının buruk bir hüzün var içimde. Yazımı, dili zaten eleştirecek bir boyutta değil. Yani sürükleniyorsunuz ya sizi alıp bambaşka bir dünyaya götürüyor. Tek yapmanız gereken akışa ayak uydurup kendinizi Narnia'nın uyanışına teslim etmek.
Digory ve Polly tamamen tesadüfle girdikleri odadan başka bir boyuta geçebileceklerini öğrenseler ne olurdu? Başka dünyada onları bekleyen sürprizler peki? İşte tam olarak böyle başlıyor kitabımız. İki arkadaşın birlikte girdiği maceraya sizde konuk oluyorsunuz. Bir kenarda izliyorsunuz olanları. Özellikle Narnia'nın uyanışını okurken tüylerim diken diken oldu. Genelde ilk 3 kitap için sıkıldım yorumlarını okudum ama benim için heyecanlı başladı. İndirimde yakalasam da hemen devamını alsam. Her zaman diyorum ama missss gibi kitaptı ya mutlaka okuyun. Kitapla kalın :)
C.S. Lewis sevdiğim bir yazar. Hatta Tolkien'dan bile fazla. Niye böyle? Belkİ fanstastik eserlerinde daha umut dolu hikayeler olduğu için; çok fazla karanlık karakter yerine genellikle bir ya da iki karakterle kötülüğü kolayca savuşturmayı seçtiği için, serüveni daha masum daha çocukça aktardığı için olabilir. 29 yaşındayım ve halen Lewis'i Tolkien'dan iyi buluyorum.
Narnianın giriş kitabında dikkatli bir okuyucu olarak fark etmişsinizdir ki pek çok dini öge var.
Digory'e görev olarak elma koparması emredilmiş, Digory bunu yaparken cadı onu çalmasını telkin etmiş fakat Digory bunu reddetmiştir.
Bu size de Hz. Adem'in dünyaya gönderiliş hikayesine göre parallellikler göstermiyor mu? Zaten kendi de bunu kabul ediyor. Hatta Aslan'ın yer yer Hz. İsa yer yer de Tanrı gibi gösterildiği malum. Lewis'e kulak verelim
"Narnia konuşan hayvanların ülkesi olduğu için onun da (İsa), tıpkı burada bir insan olması gibi, orada konuşan bir hayvan olacağını düşündüm. Onun orada bir aslan olacağını düşündüm çünkü (a) aslan hayvanların kralıdır; (b) İsa İncil’de “Yahuda’nın Aslanı” olarak geçiyor; (c) ilk kitabı yazmaya başladığımda aslanlarla ilgili garip rüyalar görmeye başladım.
Tüm seri böyle çözümlenebilir.Büyücünün Yeğeni yaratılışı ve kötülüğün nasıl Narnia’ya girdiğini anlatıyor." Tıpkı bizim dünyamız gibi. Bence beni cezbeden de bu...
Osman Yüksel Serdengeçti Dostoyevski cehenneme giderse çok üzülürüm dermiş eh benim elimde cennetin anahtarı yok Lewis'e de ben üzüleceğim.
İlginçtir ki yaklaşık 10 seneye yakın bir süredir kitaplığımda bulunan bu kitabı daha önce okumamıştım. İlkokuldayken sınıfımdaki arkadaşlarımla kitaplarımızı değiş tokuş ederdik, sanıyorum bana o şekilde ulaştı (içinde eski bir arkadaşımın ismi yazdığından dolayı böyle düşünüyorum). Filmlerinden aşina olduğum Narnia serisinin kitaplardan esinlenildiğini bile sonradan öğrendim maalesef. 10 yaşındayken elime geçmiş olan bu kitabı 20 yaşında okumam talihsizliğinin sebebi budur. Ama inanın, 10 sene önce okusaydım bu kadar zevk alır mıydım, emin değilim. Zaten biz çocuklar zamanın kıymetini büyüyünceye dek tam anlamıyla öğrenemeyiz. Özellikle evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz bu karanlık günlerde Büyücünün Yeğeni bana ilaç gibi geldi. Narnia'nın yaratılışını, yer yer satır aralarına serpilmiş Hristiyanlık öğretilerini, Aslan'ın sözleri altındaki önemli nasihatleri ve genel olarak sizi içine sürüklediği o büyülü dünyanın tadını alır almaz kendinizi tekrar bir çocuk gibi hissediyorsunuz. Daha önceden iki kitabını okuduğum bu seriyi ileriki günlerde hızlıca bitireceğime eminim. Kitabın son cümlelerini okurken suratımda oluşan tebessümü istesem de engelleyemezdim. Umarım ileride kendi çocuğuma okuma zevkine erişebilirim. Teşekkürler C.S. Lewis, arkanda çok güzel bir hazine bırakmışsın.