Bütün Kadınların Kafası Karışıktır Kitap Bilgileri
Yazar: Ece Temelkuran
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı: 112
Basım Tarihi: Ekim 2016
İlk Yayın Tarihi: Şubat 1996
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750733086
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır Kitap Tanıtımı
hiçbir kadının bütünlüklü bir öyküsü olamayacağını düşünüyorum durmadan, çünkü bütünü, bizlerde bir bütün olarak yola çıkanlar, parçalara böldüler, sonra onlarda bölündü, öykülerimizi artık kuramıyoruz, hiçbirimizin serim, düğüm ve sonucu olamadı.
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’da EceTemelkuran, kadınların küçük, komik, bölük pörçük öykülerini anlatıyor.
Herkesin kendi bölük pörçük öykülerinden parçalar eklendikçe genişleyen ve insan olmanın çekirdeğine doğru yola çıkarken mizahını kaybetmeyen bir şiirli metin…
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır Kitaptan Alıntılar
1. ""Sen merkezli" bir dünyada elbette yalnız kalırsın.."
2. "Uykularına kırgınlıkla dalan kadınlar vardır, ölürler hep"
3. "Yaşamak, eskimektir."
4. "biz ne savaşabildik, ne de barışabildik dünyayla, ne özgürdük ne de umudumuz vardı."
5. "Bugünlerde anneniz aklınıza daha sık gelmeye başladıysa önemli suçlar işliyorsunuz demektir."
6. "Yaşamak, eskimektir"
7. "Oysa bilirsiniz, her öykü biraz yanlış adrese gider. Acıyı, yine acı çekme yeteneği olanlar duyar."
8. "Bütün Çocuklar, bir kez olsun, anne ve babalarını cezalandırmak için ölmeyi düşünmüştür mutlaka."
9. "Bunları oku.denize karşı bir sigara yak. Tek şekerli, demli bir çay koy masaya. Çok neşeli bir müzik çalsın mutlaka.kapat gözlerini. Gülümse.çünkü..."
10. "çok bunalımda olsam bile saçımı yaptırırım, makyajımı yaparım öyle geliyorum işe. Kimse hiçbir şey anlamaz."
11. "Gitti..Dün sabah, şehrin en işlek caddesinde, bir adam, bir kadını böyle öldürdü."
12. "Bana kalırsa kendini çok önemsiyorsun, her yaşadığın zorluğu bu yüzden abartıyorsun. Sen merkezli bir dünyada elbette yalnız kalırsın."
13. "Uykularına kırgınlıkla dalan kadınlar vardır, ölürler hep.."
14. "BİZ ÖLÜNCE SİZ SUSUYORSUNUZ YA, BİZ ONDAN ÖLÜYORUZ İŞTE. ÖLÜNCE BİZ, KARŞISINDA DURUP SUSACAĞINIZ KİMSE OLMAYACAK. SİLAHLARINIZLA YALNIZ BAŞINIZA KALACAKSINIZ.
HOŞÇA KALIN."
15. "Bütün çocuklar, bir kez olsun, anne ve babalarını cezalandırmak için ölmeyi düşünmüştür mutlaka. Ve nedense hep ağlamışlardır düşün sonunda."
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır Kitap İncelemeleri
Kitabın arka kapağındaki yazıyı okuduktan sonra anladım ki serim düğüm ve çözüm zincirlemesi olan bir düzyazı beklememeliyim. Öyle de oldu. "Kadının bütünlüklü bir öyküsü olamayacağını düşünüyorum çünkü bütünü, bizlerde bir bütün olarak yola çıkanlar, parçalara böldüler ... " diyor Ece Temelkuran. Kitabın adını unutmayın. Bizim kafamız karışık, duygularımız, ruhlarımız karışık. Bölük pörçük. Temelkuran, bunun içimize işlemesini istiyor o yüzden uzun uzun yazılmış, mutlak bir olay örgüsü oluşturmuyor. Hatta başlarda yazdığı kesik öykülerin altına parantez açıp iç sesini de konuşturmuş, düzgün yaz bunları, olay örgüsü oluştur, insanlar anlamayacaklar diye... Ama o son parantezde niyetini belli etmiş. Anlattıklarının kolayca anlaşılıp sindirilip unutulmasını istemediğini, insanın boğazında düğümlenmesini, akılda yarım kalmasını istemiş. Çünküsü de var tabii.
Çünkü biz ölüyoruz.
Aslında her kadının çok doğal bir şey olarak yaşadığı ve göze bile çarpmayan şeylerin dramatikliğini fark etmek beni etkiledi. Mutfağa gittiklerindeki ettikleri sohbetle salona döndükleri sohbetin farklılığı bile bu kadar derin miydi? Derindi. Sıradan veya önemli, herhangi bir günde bir kadının neler yaşadığına, aklından neler geçtiğine şahit olacaksınız. Bol bol imge kullanıldığından belki kitabın içine girmekte biraz zorlanırsınız ama ilerledikçe yüzünüzde acı bir gülümsemenin oluşacağına eminim.
BİZ ÖLÜNCE - SİZ SUSUYORSUNUZ YA, BİZ ONDAN ÖLÜYORUZ IŞTE - ÖLÜNCE BİZ, KARŞISINDA DURUP SUSACAĞINIZ KİMSE OLMAYACAK. SİLAHLARINIZLA YALNIZ BAŞINIZA KALACAKSINIZ.
HOŞÇA KALIN.
Kafamın en karışık olduğu bir zamanda bu kitabı okudum .Dura dura, dinlenerek , arada bir düşünerek. Öyle okudum ışte. Çünkü okurken kitabı degil kendimi okuyordum. Kendimi okuduğum bir kitap daha. Kitap bitti şöyle bir durdum 1-2 dk kendime gelemedim gibi ayaklarım yere basmadı sanki afalladım, sarsıldım, belki beni sarsan okuduğum gerceklerdi belkide okuduğum gerçekleri yaşıyor olmamdı. Ece Temelkuran o kadar güzel anlatmıştı içimde ki beni. Icimde ki benle tanışmak bu kitaba nasip oldu gibi. Kimisi demiş kitap çok bölük pörcüktü. Mevzuda bu zaten "Kafamız karışık" kafamız bu denli karışıkken, toplumun kadınlara biçtiği kaftan bu denli ağırken sizler nasıl bu kitabi bir bütün halinde görmek istersiniz.(şiirden pek anlamıyor. süreya'yı seviyor , ama anlamıyor bence . o güzel, yumuşak şiirlerin ne tür bir acı yüzünden yazıldığını anlamıyor. o sağlam çünkü . yaralanmamış). Anlamadınız çünkü siz sağlamsınız.Ya kafası hiç karışmamış bir kadın. Ya da erkeksiniz. Hepimizin kafası karışık ve bu karışıklığın sebebi de bizi hiç anlamıyor olmanız.
.
Birden bedenlerimiz büyüdü . en başından yorgun ve küsmüştük. biz, küsmüştük . ne garip , oysa bir çoğumuzun adı, çağrı , umut , barış , devrim, savaş veya özgür'dü . adlarımızın anlamlarını ezberleyip sonra da unutmaya çalışarak , bedenlerimizi büyüttük . biz ne savaşabildik , ne de barışabildik dünyayla, ne özgürdük ne de umudumuz vardı. işte bu yüzden böyle öyküler yazdık, kırık ve bağlantısız.
.
Ilk kez okuyorum Ece Temelkuran'ı. Kütüphanede dolanırken rastgele aldım kitabın adı hoşuma gitti, kitapla ilgili hiç bir fikrim yoktu kimseden de duymamıştım. Kitabın başında şiir-metin diye yazıyormuş aslında.
Ilk söz kısmındaki satırlar bile gülümsetti beni. 'peçete koleksiyonu yaptığımızdan beri kadınız'
Bir köşeye attığım, yıllardır açıp bakmadığım peçeye koleksiyonum... Kıvrılmamış peçetelerimin içinde ne çocukluk hayalleri yatıyordur.
'Insan yaşamayı becerebilenlerin karşısında donup kalıyor. yani merak ediyorum, insanlar nasıl oluyor da yaşamaya ara vermek istemiyorlar' Bunu ben de bazen öyle yoğun yaşıyorum ki, yaşamdan değil de kendimden bıkıyorum. Insan sevmediği eşyayla insanla arasına mesafe koyabilir ama kendisini nereye koysun?
'soğuk makarna gibiyim' o kendimden bıktığım günlerde.
Bazı günler her şeye inancını yitiriyor insan, kanadı kırılmış kelebek gibi hissediyor. Ben rengarenk idim ne oldu ne yaptınız bana diye bağırmak istiyor. Ama susuyor. 'Küskün çocuklar inanamazlar. Ki inanmamak, küsmüş bir çocuğun en büyük kan kaybıdır.'
Ne kadar çok kan kaybettim çocukken.
Ve Peygamberin 'Benim dünya ile ilgim, bir ağaç altında dinlendikten sonra yoluna devam eden yolcu gibidir.'
cümlesine benzer şekilde bitiriyor Temelkuran 'Bir çiçeğin yanından geçer gibi yaşamalıyız aslında'
Bütün kadınların kafası biraz karışıktır, ruhları biraz örselenmiştir ve hayalleri çokça gerçek olmamıştır.