Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Bitmeyen Kavga - John Steinbeck | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Bitmeyen Kavga Kitap Bilgileri


Yazar: John Steinbeck
Tahmini Okuma Süresi: 8 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı: 316
Basım Tarihi: Ocak 2016
İlk Yayın Tarihi: 1936
Yayınevi: Sel Yayınları
Orijinal Dil: İngilizce
ISBN: 9789755707648
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Bitmeyen Kavga Kitap Tanıtımı


Eserlerinde işçi sınıfının gündelik ilişkilerini, yaşam koşulları ve mücadelelerini, çağımızın toplumsal meselelerini tüm insani ayrıntılarıyla resmederek haklı ününe kavuşmuş olan John Steinbeck, büyük romanı Bitmeyen Kavga’da destansı bir direnişi konu alıyor. 





Son derece zor koşullarda yaşayan ve aldıkları ücretle karınlarını bile doyuramayan meyve toplayıcıları örgütlenerek ellerindeki yegâne silah olan greve başvururlar. Kapitalist toprak sahipleri ise mücadelenin yayılmasını engellemekte kararlıdır. Çok güçlü ve kendilerinden emindirler, işçilerin örgütlenmesini yeri gelirse kanla, yeri gelirse grev liderlerini satın alarak yıkmaya hazırdırlar, fakat hesaba katmadıkları bir unsur vardır. 



 



İnsanlığın bitmeyen kavgasını tüm gerçekliğiyle resmederek bir destana dönüştüren Steinbeck, kapitalist düzenin dayanaklarını derinden sarsan, kuşaklar boyunca başkaldıranlara esin kaynağı olan bir roman yaratırken mücadelenin açmazlarını da sergilemekten geri durmuyor.  



.




Bitmeyen Kavga Kitaptan Alıntılar


1. ""İnsanları hemen sevme Jim. İnsanları sevmekle harcayacak
zamanımız yok.""




2. "Davaya inanıyorum, ama insanlara inanmıyorum..."




3. ""İnan ki Jim, şiddet yoluyla sadece şiddeti inşa edebilirsin.""




4. ""Sarhoş gibisin, Jim. Neyin var?"
"Bilmiyorum. Kendimi ölü gibi hissediyorum."




5. "" Biliyor musun doktor, insanlar kendileri gibi konuşmayanlara kuşkuyla bakar.""




6. ""Şiddet yoluyla sadece şiddeti inşa edebilirsin.""




7. "... sakın unutma bunu. İnsanı mahveden şey, hiçbir sonuca varmayan bir iştir."




8. "Mum ışığıyla şafağın aydınlığı savaşa tutuşmuştu sanki, her ikisi de tek başına sağlayacağı aydınlığı diğerinden sakınır gibiydi."




9. ""Ben adamdan hoşlandım," dedi Jim.

"İnsanları hemen sevmeye kalkışma Jim. İnsanları sevmekle zaman öldüremeyiz.""




10. "Adımı değiştirsem mi diye düşünüyordum, insanı etkiler mi bu, ne dersin?"




11. "İnsanlar açlıktan ölürken yiyeceklerin dökül­mesine ve çürümeye terk edilmesine bir türlü akıl erdiremezdi."




12. ""Yüreğimi dağlıyorsun.""




13. "“İnsanları hemen sevme Jim. İnsanları sevmekle harcayacak zamanımız yok.”"




14. ""İnsan... biri hariç, karşılaştığı her engeli, her düşmanı yendi. Kendini yenemedi. Nasıl nefret etmesin kendinden.""




15. "Tanrım, neden bir fırsat tanımıyorsun bize? Neden hep okkanın altına biz gidiyoruz?""





Bitmeyen Kavga Kitap İncelemeleri


Külliyatta sona doğru yaklaşırken "Bitmeyen Kavga" damakta buruk 1tat bıraktı, olan hep garibana olur klişe sözünü söyleyeceğim...

"...Bana iş düşecek değil mi Mac? Hayatım boyunca yamak olarak kalmak istemiyorum..." diyerek yola çıkan Jim,
"... Benim peder tek başına dövüşürdü. Dövülürdü, döverdi. Onun ne kadar yalnız olduğunu hatırlarım. Fakat ben yalnız değilim ve beni kimse dövemez, çünkü ben artık kendimden fazla 1şeyim..." dediği her durumda içimi sızlattı...

Kitabı okurken sık sık aklıma Gazap Üzümleri ve Şikago Mezbahalari gelsede kitabın çıkış konusu çok güzel (yukarıdaki alıntılar) bunla ilgili ne söylese her defasında kitaptaki karaktere içim acıyordu ki aile 1eylerinin her 1i ayrı 1dramdı...

Kitapta her karakter için kendine özgü tanıdık durumlar mevcutken doktorla geçen diyalogların olduğu kısımlar benim için en etkileyici ve düşündürücü blmlerdi...

Zor koşullarda yaşayan ve aldıkları ücretle karınlarını bile doyuramayan meyve toplayıcıları örgütlenerek ellerindeki yegâne silah olan greve başvurmayla başlar hikaye, çok güçlü ve kendilerinden emindirler, caydırmak için 1çok yola başvuran toprak sahipleri ve grevcilerin hikayesi.

İnsanlığın bitmeyen kavgasını destansı 1dille anlatan ve kapitalist düzenin dayanaklarını derinden sarsan Steinbeck, mücadelenin ve direnişin her halini kitapta vurgulamıştır...  

"...Hiç1şey yerinde durmaz Mac. 1fikri yarın uygulamaya koy, anında değişmeye başladığını göreceksin. ucretsizkitap.com.tromün kur, o da aynı değişimin akışına girecektir..."




Şimdi ben nasıl anlatsam bu kitabı gerçekten bilmiyorum. İçimde bir hüzün... Kitabın son cümlesini okudum. Kitabı kapattım ve yazıyorum. Özellikle son 2 sayfa beni mahvetti... Cem Karaca'nın "İşçisin sen! İşçi kal..."ı yankılanıyor kulaklarımda...

Kitaba başlamadan önce fikir edinmek amacıyla birkaç inceleme okumuştum. Kitabı sıkıcı bulanlar, beğenmeyenler de vardı. Sıkıcı bulanların nasıl sıkıcı bulduğuna dair hiçbir fikrim yok. Tabi herkesin görüşüne saygım sonsuz. Bir "grev", "başkaldırı" ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi bana göre. John Steinbeck'in dilini, anlatışını zaten çok seviyorum. Bu kitapta da düşüncem değişmedi.

Bundan önce de böyleydi. Günümüzde de böyle. Bundan sonra da böyle devam edecek... Sistem hep aynı... Emeğinin hakkı verilmeyen emekçiler! Emekçiyi sömüren, kendisi hep daha çok kazanan, bencil işverenler! İnsanlar sadece karın tokluğuna susmaya alışmış, başına gelebileceklere korkuyor ve hakkını arayamıyor. Bu düzen böyle gelmiş böyle gidiyor.. Ne kadar grevler olsa da başkaldırılar olsa da değişmiyor, değişemiyor. Güçlü hep daha güçlü. Zengin hep daha zengin! Emek verenler ise kabullenmiş, yaşayabildiklerine şükrediyolar sadece.

Keşke herkesin hakkını aldığı, emeğinin karşılığını aldığı bir dünya olabilseydi. Ama gerçekten hiç umudum yok. Teşekkürler Steinbeck bu konulara değindiğin ve çarpıcı bir şekilde dile getirdiğin için.

Okunmalı...

Kitapla kalın hoşçakalın... :)




Geçmişten günümüze gelene kadar hep aynı senaryo, işçi elinden geleni yapar ama işveren daha fazlasını ister, peki işçi hakkını isteyince her zaman işin rengi değişir. Eli kolu mahkumdur evinde bakmakta olduğu bir ailesi vardır, hiçbir olumsuzluğa ses çıkaramaz çünkü işini kaybedecek korkusu vardır her zaman, bu korkuyu tehditkâr tutumu ile işveren sağlar. Bu sorunlar hiçbir zaman bitmedi yıllar sonra da bitmeyecek gibi gözüküyor. İşte John Steinbeck tam olarak bunu bize tam anlatmaya çalışmış, gayet anlaşılır, sade bir dille güzelce anlatmış. Bu kitap her işçinin kalbine dokunur kesinlikle.

Kitaba gelecek olursak yevmiye olarak çalışan bir grup elma toplayıcıların ücretinde düşüklüğe gidilmiştir, komünist parti üyesi olan Mac ve Jim bu olayı duyar duymaz hemen oraya gidip işçilerin haklarını araması için grev yapmayı planlarlar. Peki her şey onların istediği gibi mi gidecek yoksa yıldırılmaya, caydırılmaya mı çalışılacaklar. İşçilerin örgütlenmesi, bir arada hareket etmesi her şeyi çözecek mi? Bu uğurda ölümlerin, yaralanmaların, korkup kaçanların, fazla ücret vaadinde bulunup grevden vazgeçmelerini isteyen grupların, tehditlerin, açlık çekenlerin, davasını ne pahasına olursa olsun satmayanların ama 3-5 dolar için hemen cayanların, polise, devlete, bütün medyaya direnenlerin, bu uğurda malını kaybedenlerin, kısacası işçinin aleyhine olan herşeyin anlatıldığı bu kitabın bütün işçiler, işçi haklarını savunan, işçileri farklı sınıfa koymayan herkesin okuması, okuması gerektiğini düşünüyorum. Şimdiden keyifli okumalar.




Jim,Kızıllar adı altında gizli faaliyet gösteren bir gurupta aktif olarak görev almak istediğinde Mac ona neden diye sormuştu
???Şu cevabı verdi Jim;
…Evde durmadan bir şeylerle mücadele ederdik,çoğunlukla açlıkla.Peder patronla kavga halindeydi.Bense okulda kavga ederdim.Fakat her seferinde kaybettik.Bu hep böyle olduğundan giderek kaybetmenin kader olduğu fikri kafamıza yerleşmişti.Peder,köpek sürüsü tarafından köşeye sıkıştırılmış bir kedi gibi kavga ederdi.Önünde sonunda bir köpeğin onu öldüreceği kesindi;yine de döğüşmekten vazgeçmedi.Ne kadar umutsuz bir durum olduğunu anlayabiliyor musun?İşte böyle bir umutsuzluk ortamında büyüdüm.
…Hepsi bu kadar değil dedi.Ev daima öfkeyle doluydu.Öfke,evin ortasında bir bulut gibi daima asılı dururdu.Patrona,amire,veresiyeyi kesen manava karşı tükenmek bilmez,korkunç öfke.Bu öfkeyle miden bulanırdı ama yapabilecek bir şey yoktu…
Anlaşıldığı gibi haksızlığa,adaletsizliğe,eşitsizliğe baş kaldırmak istemişti Jim.Katıldığı Kızıllar adlı guruptan Mac ile elma bahçesi toplayıcılarını örgütleyip grev yapmak,hakettiklerini almak istediler…İşçilerin hakları yeniyordu ve onlarda London önderliğinde,Mac ve Jim ile direnişe katıldılar.Ama bu uğurda ne kadar başarılı oldular,kimler neleri feda etmek durumunda kaldı okuyunca anlıyoruz.
Bazen haklı bir savaştan yenilgiyle çıkabiliyorsunuz,ya da istediğiniz hedefe ulaşabiliyorsunuz.Jim,Mac ve London bu uğurda ne yaptı???
Oysa hepimize yeterdi bu dünya. Yaşamayı bilseydik.





in okuduğum

,

kitaplarından sonra okuduğum 3. kitabı oldu.

Tarih boyunca insanlar, sosyal statüleri, dinleri, mezhepleri, ırkları, siyasisi düşüncüleri, destekledikleri rejimlere göre sürekli karşı karşıya gelmiş, bunun yüzünden bir çok savaşlar ve isyanlar gerçekleşmiştir. Bunların arasında belkide en sürekli olanı emek ve sermayenin kavgasıdır. Köle ve efendi savaşları olarak başlayıp, kapitalizmin icadı ile emek ve sermaye savaşları ile devam eden bu kavgalar her toplumda var olmuş ve olacaktır.



in bu kavgayı her kesime en iyi şekilde anlatan yazar olarak en önde olduğunu düşünüyorum.

Torges vadisinde, elma toplama işçilerinin ücretlerinde indirime gidilmesi, yeme içme barınma ihtiyaçlarının karşılanamaması üzerine, sendika üyesi Mac ve Jim işçilerin arasına karışarak grevi örgütler. Kızıllar olarak işçiler arasında çok sevilmeselerde, örgütleme işini başarırlar ve grev başlar.

1930’lu yıllarda geçen bu hikaye o dönemi belli karakter ile anlatmış. Kitabı okurken insanların hayalleri günümüz insanından oldukça farklı. İnsanlar sadece karınlarını düşünmeden doyurmak ve huzurlu bir yuva istiyor. Ya günümüz dünyası nasıl? Bizlerin o kadar çok oyalandığımız noktalar var ki, sömürülüyoruz ama o kadar çok şeyin peşindeyiz ki, bir türlü sömürüldüğümüzü anlayamıyoruz. Elimizde oyalanmamız için bir sürü oyuncak var ve bir çocuk gibi hiç bir şeyin farkında değiliz.

Sade, gerçek, net bir kitap.

gerçekten bu işi biliyor.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: