Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra - Barış Bıçakçı | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra Kitap Bilgileri


Yazar: Barış Bıçakçı
Tahmini Okuma Süresi: 3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı: 136
Basım Tarihi: Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi: Ekim 2020
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750505850
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra Kitap Tanıtımı


"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile."

Bir intiharın çevresinde, insanlar...

O kızın intiharıyla birbirlerine yaklaşan... 

Kendi içlerine ve geçmişe dalan... 

Onu kaybetmenin acısıyla başka sevdiklerine eğilen... 

Nasıl da mühimdir aşk sakarlıkları, sevgi ihmalleri; nasıl hayat kurtarır eşin-dostun bakım, onarımı... 

Barış Bıçakçı'dan, yine usul usul edebiyat.



"Barış Bıçakçı'nın dingin, gösterişsiz, suskusundan güç alan öykülerinin son zamanlarda okuduğum en güzel öyküler arasında olduğunu söyleyebilirim. Ne anlattığı sanki önemli değilmiş, ama anlatım biçimi ve diliyle de sıradanmış gibi görünüyorsa size, okuma alışkanlıklarınızı adam akıllı gözden geçirmeniz gerekir."

-Semih Gümüş-

(Tanıtım Bülteninden)




Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra Kitaptan Alıntılar


1. "Delirmiyorum, yalnızca acı çekiyorum."




2. "Çok sevindim sizi tanıdığıma!"




3. "Kızgın değil, hiç değil, yalnızca yorgun, umutsuz."




4. "Burada, "umudu üzmek" diye bir deyim kullanıyorlar, umudunu yitirmek anlamında."




5. "Uzak geldim, uzağa gidiyorum."




6. "Özlemek duvarları en yüksek, kaçılması en zor hapishaneydi. Özlemekti onun hapishanesi."




7. "Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm."




8. ""Yadırgamıyoruz. Çıldırmamız gerek ama yadırgamıyoruz.""




9. "Örümcek ağı doğa harikasıymış.

"




10. "Ne bileyim, elimden kayıp gidiyor sanki her şey."




11. "Hep mi güçlü bu kadın! Hiç mi ağlamaz, kendini zayıf hissetmez!"




12. "Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm."




13. "Zaten doğada bu yüzden

. Olduğun gibi kalmak mümkün olmadığı için,

olduğu için."




14. "Benim için artık bir şehirden, yaşadığın bir yerden nefret etmek kendini aşırı sevmek anlamına geliyor."




15. ""





Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra Kitap İncelemeleri


Bir süre yere paralel gitme deyince aklıma bir çizgi film sahnesi geldi.Road Runner bipp bipp diye ses çıkarıp bir süre yere paralel gittikten sonra muhakkak duvara yada başka bir cisme toslar, başının üstünde yıldızlar dönmeye başlar.

Barış Bıçakçı kitapları pekte çizgi film tadında olmuyor bu yazarın okuduğum 3. kitabıydı.kitaplarında intihar,tükenmişlik,depresyon ve tekedilmişlik konulari hakim oluyor.

Birde dikkatimi çeken bir konuda kitabı okurken içinde bulunduğunuz psikolojik durumunda etkisini kitabı yorumlarken hissediyorsunuz.bende sigarayı bıraktığım zor bir süreçteyken okudum bu kitabı üzerimde ki etkisi daha sert oldu.

Evlenip iki çocuk yaptıktan sonra evi terk eden adamın geride bıraktıklarının hayatını anlatıyor.iki kardeşten biri olan Başak gençliğinin baharında intihar ediyor.bu elim olayın arkasında cevapsız sorular,gözü yaşlı bir anne (Türkan hanım),ve suçluluk duygusunu iliklerine kadar hisseden kardeşi Umut kalıyor.ölen için hesap kesiliyor ama geride kalanlara ne acılar ne üzüntüler miras kalıyor o yüzden intihar vakaları beni hep derinden üzmüştür.

Bu soğuk ve yağmurlu günlerde kasvetinize kasvet ekleyip depresyonlarda kaybolmak istiyorsanız sakın kaçırmayın derim.akıcı üslubu ve etkileyici anlatımıyla Barış Bıçakçı'yı kesinlikle tavsiye ederim.

Bu etkinliği düzenleyip yazarı bana tekrar hatırlattiğı için etkinlik sahibi arkadaşa ayrıca teşekkür ederim.sağlıcakla kalın




Barış Bıçakçı tarafından 2008 de yazılan ve İletişim yayınlarından çıkan kitap. Sonuçları ve nedenleri okuyucunun hayal gücüne bırakan kitapları sevmem. Hayat zaten belirsizlikleri ile beni sonsuz olasılık çukuruna iterken bir de hayali karakterler için endişe duymak huzursuz ediyor beni. Ama yazarın elinden çıkan bu kitabı tüm o belirsizliklere rağmen sevdim. Sanki Başak tanıdığım biriymiş ve yaptığı şeye neden aramak için vaktimi tüketmem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Aileden biri gibi yas tutup, dualar edebilirim.
İnsanlar yazarımız hakkında çok haklıymış (en azından benim karşılaştığım yazıların sahibi olan insanlar.). Evsiz, yurtsuz hisseden bana bile tanıdık ve bilindik bir semt verdi. Kendimi, Umut ve Başak ile büyümüş gibi hissediyorum. Resim yapan her insana duyduğum imrenmenin kaynağı sanki Başak. Kendi aralarında oynadıkları “nerede?” oyununa dâhil olamıyor olmam en büyük eksikliğim. İçten içe kıskanıyorum uyumlarını. Abiler ve kardeşler bu derece uyumlu olmamalı. Yıllarca kopmamış olan dostluğumuz sarmış sarmalamış tüm hayatımı. Başak gittiğinden beri sabah ayazı hep üstümde. Canan geliyor aklıma ve omzuna yüklenen büyük sorumluluk. Nanna beni tanımıyor olsa ben üstlenirdim Başak olma rolünü. Hem Umut benim bu rolü oynuyor olmama kızmazdı.
Şimdi fark ediyorum da tüm kitap boyunca kıskanmışım Başak’ı. En son ne zaman bu kadar içine girdiğim bir kitap okudum hatırlamıyorum. Barış Bıçakçı okumak her okura nasip olmalı.
Bir süre yere paralel gittikten sonra anlamlı sözler söyleyen bilge olmak istiyorum. Çıldırmamız gereken anları yadırgamak istiyorum.




Sevgili Barış Bıçakçı'yı ilk kez okuyor olsam da şairane anlatımına "işe yarar bir şey" sayesinde aşinaydım. Rüzgarlı bir havada saçların uçuşurken ağaç dibinde kitap okuyor gibi hissettim. Dili çok güzeldi hayran kaldımm
Konusundan bahsederken belki spoiler diye nitelendirilebilecek bir içerik oluşur.
Yani spoiler alert!
Kitabın en başında "olay" diyebileceğimiz bir intihar anlatılıyor. Ama genel anlamda ortada bir olay yok denebilir ve hatta bu intihar olay olamayacak kadar küçük bie detay bile sayılabilir. Ana karakter Başak'ın intiharı üzerine flashbacklerle anlatılan iki üç sayfalık bölümler mevcut. Başağın kardeşi Ümit, sevgilisi Ahmet, annesi Türkan, arkadaşları Abidin, Nanna ve taklidini yapacak olan Canan... Her birini dinledim bu kısa bölümler aracılığıyla. Tüm karakterlere yaşamın anlamını sorgulatan bu bağlayıcı olay beni de çok üzdü. Kitapta başağın intiharına az değinilmiş, sebebine neredeyse hiç değinilmemiş. Ama gel gör ki başağın hayatı, çevresi, hayalleri, özlemleri, çaresizlikleri ve daha birçok duygusu onu yakından tanımamızı sağlıyor. Yeni bir hayata adım atması ve doğadaki değişime ayak uydurarak bu diyarı terk etmesi belki Başak için çok da yanlış bir karar değildir, ama yine de hep bi ümit var. Kitabın başında öğrendiğim intihara, sona gelip de herkesi tanıyınca daha da üzüldüm.
Kitapla ilgili tek problemim karakterlerin tanıtılmasındaki yavaşlık ve karmaşaydı. Hem geçmişe ve şimdiye dair yazılar olması hem de karakterlerin güç anlaşılması kitabı karmaşık hale getirmiş




Başak'ın intiharı etrafında şekillenen bir öykü bu, kişinin kendisini öldürmesiyle ilgili birşeyden bahsediliyor ikiye bölünmekle ve bu iki parçanın da canlı olmasının dayanılmaz oluşuyla ilgili, buna katılıyorum galiba yani kitapta utanç üzerinden bahsetmiş ama bence başka bağlamlar için de geçerli bu. başak'ın intiharı, yatay ve dikey çizgilerle ifade edilen intiharı ve yaşamı. bu yaşamda karşılaştığımız iyi kalpli anlayışlı bizi seven insanlar. hayat bu kadar öz olabiliyor bazen.
umutun hayata bakışını çok sevdim, ayrıntılarla hayatı okuyan biri. ahmetin takılıp kalmasına sebep olan yırtıklı kazağı, başak'ın ahmetin bu halini sevişi, ahmetin başağı kendinden bahsederken öylece dinleyişi abidinle umutun kasap önlüğü anısı. hepsini çok sevdim. barış bıçakcı bana bazen umut sarıkayayı anımsatıyor, barış bıçakçı tipi yaşantılar ve başarısızlık :)
cananın evi hakkında her köşesini zebanilerin tuttuğu cehennemlik benzetmesine ise bayıldım. cananın ailesiyle ilişkisine de öyle. ama başak umut türkan ailesi bana biraz korkunç geldi fazla kapalı gerçekten de en nihayetinde başak nerede oyununu oymamaları da korkunç biraz,ama daha korkuncu bu oyunu türkanın ve nannanın da biliyor oluşu, paylaşılan sanrı gibi birşey bence bu, bende biraz dehşet duygusu uyandırdı doğrusu.
bizim büyük çaresizliğimiz kadar beni etkilemese de iyi bir barış bıçakçı kitabı daha. 7.5/10 diyor ve bir süre daha yere paralel gitmeyi ve bizleri hayatta tutan güdünün içimizden yok olup gitmemesini umut ediyorum :')




İntihar sadece intihar edeni mi bağlar? İletişime girdiği, bağ kurduğu insanlara al bu travma ile yaşa demek adil midir? Peki onu intihara itenler için adalet istemek adil midir?
Başak, küçük yaşta babası tarafından terk edilmiş, otoriter bir anne figürüyle hissiz büyüyen (büyüye-memiş) çevrenin "takdirini" kazanmış, his dolu bir kadın ama bu uğruna mücadele ettiği hayat değil onu başkaları tarafından görünür kılan...Kendi elleriyle kendini yok etmiş olması oldu Başak'ı var eden!

Olay; Başak'ın intiharıyla ortama yayılan kasvetli havanın çevresine olan tezahürü.

Kitaptaki karekterler: İntiharıyla yüreğinde boşluk bıraktığı abisi Umut, tek başına onları büyüten sevgisini içine gömmek zorunda hissetmiş annesi Türkan, "Nasıl göremedim? Anlatmış mıydı, ben mi dinlemedim?" veryansınlarıyla bıraktığı sevgilisi Ahmet... Türkan'ın kızı intihar etmiş, belliydi anlamıştım canımcı komşular... Sevgili Anaannesi ve intiharı bir süre Anaannesinden gizlensin diye Başakçılık oynanması istenen Canan.

Mekan; Başak'ın değmeden geçtiği her yer.

Zaman; Mutsuzluğa karşı hissetmemeyi seçen Başak'ın, hissetmemeye başladığı zaman ve sonrası.

Biraz daha uzun olması gereken, detaylı bir anlatımı hak eden farklı ve akıcı bir kitap. Okunur mu? Okunur. Beğenilir mi? Ne işim var burdacılardaysanız, beğenilir. Tavsiye edilir mi? Ee, etmiş bulundum sanki.

Keyifli okumalar.



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: