Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için:

Bir Çift Ayakkabı - Sunay Akın | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Bir Çift Ayakkabı Kitap Bilgileri


Yazar: Sunay Akın
Tahmini Okuma Süresi: 5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı: 192
Basım Tarihi: Kasım 2011
İlk Yayın Tarihi: Kasım 2011
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil: Türkçe
ISBN: 9786053604372
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe
Format: Karton kapak


Bir Çift Ayakkabı Kitap Tanıtımı


Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı'yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına. 



Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay'ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor. 



Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir? Van Gogh'un tablosunda ters çevirdiği ayakkabının sırrı...



Abdülaziz İstanbul'u dünyaya nasıl gezdirdi? Hayat ağacı'nın boyacı sandıklarındaki sureti...



Kız Kulesi, pabuçlarını nereye düşürdü? Galata Köprüsü'nden geçen en büyük ayaklara nasıl ayakkabı bulundu? Dünya'nın giriş kapısında kimlerin ayakkabıları duruyor?



Kıvrak hareketlerle oynatıyor kalemini Sunay Akın ve izini sürdüğü hikâyelerin her bir parçasını ustalıkla yerlerine yerleştiriyor. 

(Tanıtım Bülteninden)




Bir Çift Ayakkabı Kitaptan Alıntılar


1. "Hayatın zenginliği hisse senetlerinde değil, hissi senetler­dedir..."




2. ""Masallarla hayatın ayrıldığı yer de işte burasıdır. Hayat, masallarda olduğu gibi mutlu bir sonla bitmeyebilir.""




3. "“Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer, insana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür.""




4. "Victor Hugo ne demişti: ''Ey şair, bana yağmurdan bahsetme, yağdır...''"




5. ""Külkedisi ne yapsın, kendisini ancak ayak numarasından tanıyabilen bir salağı..""




6. "Bir dağdan haykırırsanız sesiniz karşıki dağda yankılanır,öykü olur,roman olur.Yok ,eğer bir fay kırığından dünyanın derinliğine haykırırsanız,sesiniz şiir olur."




7. "Atatürk'e ve Türkçeye saldırma gereği hissedenler kimlerdir? Bu sorunun yanıtı da Atatürk'ün şu sözündedir:"Dinden maddi çıkar temin eden kimseler, menfur kimselerdir. Işte biz, bu vaziyete muhalifiz ve buna müsade etmiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar, saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir.""




8. "Victor Hugo ne demişti:" Ey şair, bana yağmurdan bahsetme, yağdır...""




9. "Ancak bir millet var ki, Düşünen Adam heykelinin kopyasını bir akıl hastanesinin bahçesine koymuştur!"




10. "Victor Hugo ne demişti: ''Ey şair, bana yağmurdan bahsetme, yağdır...''"




11. "Önemli olan, mezarlıklardaki taşların kitaba benzemesi değil, kütüphanelerin mezarlıklara dönüşmemesidir."




12. "Ne var ki, Türkiye'de, bir camiden içeri girerken kapıda bırakılan sadece ayakkabı değildir. Tıpkı ayakkabı gibi, Türk milleti anadilini de mabetlerinin dışında bırakır!.. Ve camide, Tanrı'ya olan bağlılığını, temiz kalpliliğini, sevgisini anlamadığı bir dille ifade etmek zorunda kalır. Oysa, dünyanın neresinde olursa olsun, bir kültürün anadili, o toplumun çıplak ayağıdır. O denli temiz ve o denli bedeninin ayrılmaz bir parçasıdır. Anadilinden farklı, hiç anlaşılmayan bir dille Tanrı'ya kalbini açabildiğini sanmak, dışarıda bırakıldığı sanılan ayakkabıyı aslında ruha giydirip mabetten içeri girmekten başka bir şey değildir."




13. "Hayatın zenginliği hisse senetlerinde değil,hissi senetlerdedir."




14. "Hayat, masallarda olduğu gibi mutlu bir sonla bitmeyebilir."




15. ""Külkedisi ne yapsın, kendisini ancak ayak numarasından tanıyabilen bir salağı..""





Bir Çift Ayakkabı Kitap İncelemeleri


Bir çift ayakkabı

Sunay Akın

Yazarın tarzı okuyucuyu kitap boyunca sürüklüyor ve dinç tutuyor. Hikayeleri ayakkabıyla bağdaştırıp, iç içe bağlantılı hikayeleri birlikte sunması geçmiş ve şimdi arasında mekik de dokutuyor. O kadar çok anlatı var ki hepsinin kahramanı tarihten alıntı bilindik simalar. Ayakkabıların çağrışımı bende ölüm olmuştur,sizde belki yaşam olur. Okuyun bir çok deyimi ve yaşanmış olayları bir çırpıda bitirecek ve kitabı eğer bencil değilseniz bir dostunuza kesinlikle hediye edeceksiniz. Ayakkabılar ve hayatlar basit gibi geliyor ama konuyu 1870lerden alıp 1970lere öyle bir getiriyor ki yazar dumur olmamak ve yeniden okumamak elde değil. Tarihin derinliklerinden insan hikayelerini edebiyat ve ayakkabılarla harmanlayarak yazmış. Sevgiye dair dopdolu bir kitap ortaya çıkmış.

"Suçu, asılanlar için ağlamak, arkalarından gözyaşı dökmektir.
Birileri korkuyordu, çünkü biliyorlardı ki tarih kendi hayatlarının sonu için geçerli olacak "ceset" tanımına o üç devrimciyi asla sığdıramayacaktır."

Denizlerin postal öyküleri,Nesimi Çimen,aşık Veysel gibi ozanlarımız ,Yuri Gagarin,Nazım Hikmet ve Abidin Dino gibi değerlerimizin ayakkabı öykülerini merak etmiyormusunuz ?
Bir Çift Ayakkabı, bir noktada ayakkabılara gelen 37 adet gerçek hayattan alınan denemelerden oluşuyor.
184 sayfalık bu kitapta Her hikaye sizi başka bir zamana ve başka bir mekana misafir edecek ve siz 37 farklı sahnede hep bir çift unutulmuş ayakkabı bulacaksınız.

Keyifli okumalar




Bir çift ayakkabıdan yola çıkarak koca bir hayat ve iyisiyle, kötüsüyle, eksisi ve artısıyla yaşama bakan bir pencere olabilir mi?
Olabilirmiş, doğudan batıya; Asya'dan Avrupa'ya, İran'dan acem kelimesinden, Osmanlı'dan pabucu dama atılmaktan, Van Gogh'tan ayakkabı boyacısına, Nuh'un Gemisinden Sadri Alışık'a, Kız Kulesinden M. Kemal Atatürk'e, Hz. Muhammed'e kadar hikayelerle bezenmiş bir kitap. Her öyküye şaşırarak baktığım, her bilgiden sonra araştırmalar yaptığım, bu böyle değilmiş böyleymiş dediğim harika ve farklı bir serüvendi. Kitabı okuduğumda derya deniz bilgilerle donatılmış bir beyni aktardığı hissi verdi. Bu ilgi ve bilgi nereden diye sormadan edemiyorsunuz. Kitap ayakkabılarla ilgili birçok hikayeyi ele almışken Nazilerin Rusya'ya yaptığı Barbarosa harekatında yapmış olduğu ayak numarası bilgisini son sayfaya kadar bekledim ama yoktu. Yazarın bu bilgiyi bilmediği için değil tam tersi bildiği bir şeyden dolayı kitaba aktarmadığını seziyorum. Kısaca ben anlatayım size. Almanlar, harekatı yaparken ayak izine rastlanılmasın diye ayakkabıyı ters yönünden imalat etmişler. Yani gittiğini düşünüyorken aslında geliyormuş. Yani parmakların geldiği kısım arkada olacak şekilde icat etmişler bunu da bilinçli bir şekilde yapmışlar.
Teşekkür ederim




Sunay Akın’ı ilk önce ucretsizkitap.com.tr kanalında takip etmeye ve orada tanımaya başladım.Karadenizli’dir, Türkiye’nin “ender” aydınlarındandır kendisi. Sanat ve Kültür etkinlikleri gerçekleştirir, katılır.
Kafa dergisi başta olmak üzere birçok dergide yazıları yayımlanmaktadır. Sunay Akın, oyuncak sevdalısı olduğunu bilmeyen de yoktur sanırım. İstanbul’daki Oyuncak Müzesi onu diğer bir eseridir mesela. Ve Antalya, Kaleiçi’ndeki katkılarıyla açılan diğer oyuncak müzesi...

Hikayelerinin sosu; bol kültür ile harmanlanmış entelektüel bir yapıya sahip sahici, gerçek, samimi ve baharatı az da olsa eleştireldir. Eğer üslubunu bilmiyorsanız; ucretsizkitap.com.tr kanalından veya katıldığı çeşitli programlardan onu ve tezcanlı hikayelerini dinleyin.

Eseri konuşmamız gerekirse -ki biraz “SPOİLER” içerebilir- Sunay Akın’ın küçükken Trabzon’da babasının kundura dükkanında çalışmasıyla başlar ayakkabılarla olan hikayesi. Sonrasında İstanbullara uzanır bu hikaye. Hikaye serüvenlere, gerçeklere ve derin araştırmalara tanıklık eder.

Siz de; Abdulaziz’in tüm Avrupa’yı gezen ayakkabılarından tutun, Galata’daki ayakkabı boyacılarına, boyacı sandıklarında kaybolan efsanelere, Kız Kulesi’nin ayakkabılarına, Yeşilcam’daki ayakkabı boyacılarına, Zaro Ağa’nın iskarpinlerine ve Armstrong ve Gagarin’e uzanan Uzay dolu ayakkabı yolculuğuna tanıklık etmeye var mısınız?

O zaman bu kitap tam size göre! :)




Bir Çift Ayakkabı’dan neler çıkabilir? Görünüşte fazla değil ama olaya Bay Sunay Akın el attığında işler değişir. Buyrun Tanıtım Yazımıza.
Van Gogh, Gustave Dore, Sultan Abdülaziz (Fransa ziyareti ve Halil Paşanın güldüren anısı), Charlie Chaplin (Öyle bir Charlie Chaplin okuyacaksınız ki -iddia ediyorum- bu kitapta; gözleri azcık da olsa yaşarmayan BEN DUYGUSALIM demesin.), Köleliği Kaldıran Padişah Abdülmecid, Sadri Alışık, Fahrettin Paşa, Zaro Ağa ve niceleri Sunay Akın kaleminde yer bulur kendine.
Düşünen Adam Heykeli aklımıza ne getiriyor. Bütün dünyada müzeler, kütüphaneler, sanat kurumları önünde sergilenen bu eser dünyanın en nadide ülkesinde tahmin edin nerede sergileniyor. Biz çok güzel bir ülkeyiz, çok.
Hiç yanından geçip gittiğimiz boyacı sandıklarının desenlerini merak ettik mi? Hani neden Sunay Akın sorusu gelirse bu da cevap olsun. Boyacı sandıklarının ortasındaki şekil "Hayat Ağacı" dır ve onun iki yanında görülen hayvan figürlerinde bir erkek ve bir dişi olarak resmedilen de, Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden Çatalhöyük'te karşımıza çıkan iki karşıt güç ikonografisidir. Anlatılan, dünyanın dönüşümünü sağlayan karşıt güçlerin dengesidir.
İşte böyle güzel bir kitabı direksiyon dersine giderken ve yolun dönüşünde bitirmeyi başardık. Böyle eserleri okumak insana keyif veriyor. Bol keyifli, mutlu okumalar dilerim..




~İçerisinde 37 denemenin yer aldığı,Sunay Akın'ın kendine has üslûbu ile keyifle okuduğum 184 sayfalık eser.

~Okurken kimlerle karşılaşmadım ki... Mustafa Kemal Atatürk'ten tutun Aşık Veysel,Padişah Abdülaziz,Nazım Hikmet,Neil Armstrong,Charlie Chaplin,Abidin Dino,Yılmaz Güney'e kadar daha kimler kimler...

~Her denemenin ortak buluşma noktasi 'Bir Çift Ayakkabı'.Bu ayakkabının insan hayatındaki ince çizgisi ya da dönüm noktası.Okurken kimle,neyle karşılaşacağınızı kestiremiyor acaba ayakkabı bu olayın neresinde deyip heyecanla okumaya devam ediyorsunuz.

~Konuya giriş yapıp ilerlerken gelişme bölümünde bambaşka yere gidip sonuç bölümünde ise ne ara olay buraya vardı deyip koca bir dünyanın içinde yolunu şaşırır gibi şöyle geriye dönüp baktığım çok oldu.

~İsmini bildiğimiz fakat yaşamına dair hiçbir şey bilmediğimiz onca güzide insana ait bu değerli bilgiler bir okuru anca bu kadar besler.Kapağı kapatınca bütün şahıslar gözümün önünden bir bir geçti ve iyi ki dedim!

~Okudum,öğrendim,çevreme anlattım ve gerçekten okumanın,öğrenmenin,insana bir şeyler katmanın doyumuna ulaştım.

~Neden mi okumalısınız? Şaşkınlıklar yaşamak,bildiklerinizi tazelemek,bilmediklerinizi öğrenmek,keyiflenmek,bazen kızmak bazen de hayıflanmak için.

~Su gibi dupduru bir Sunay Akın eseri geldi geçti ellerimden,gönlümden,zihnimden...



Tüm kitapları ücretsiz okuyabilir veya indirebilirsiniz! Ayrıca son kitabımız İlahi Rezonans artık raflarda! İncelemek için: