Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Başucumda Müzik - Kürşat Başar | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Kürşat Başar

Yazar
Kürşat Başar
Yayınevi
Everest Yayınları
ISBN
9789752893429
Sayfa Sayısı
440
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2019
İlk Yayın Yılı
2003
Tahmini Okuma Süresi
748 dakika
Başucumda Müzik — kitap kapağı
Başucumda Müzik — kitap kapağı.

Başucumda Müzik Kitap Tanıtımı

Romanın anlatıcısı görevini de üstlenen kadın kahraman, tayyareci olma hayalleri kurduğu henüz çocuk sayılabilecek yaşlarını sürerken ailesini bile şaşırtan bir kararla geleceği parlak bir hariciyeci ile evlenmiş, kocası Turgut’un mesleği gereği gençliğinin büyük bir bölümünü yurt dışında geçirmiştir. Bir ara Türkiye’ye gelir genç evliler. Genç, güzel, Amerika görmüş, biraz da uçarı bir kadın 1940’lı yıllar Ankara’sının gösterişli balo salonlarında elbette ilgi uyandıracak, kocasını sevmekle birlikte aşkı hiç tatmamış genç kadın, yine bir balo gecesi siyasi kariyeri kadar çapkınlığı ile de tanınan Fuat’la karşılaştığında bulacaktır o aşkı. Ne var ki, evli bir kadın sorumluluğuyla, karısından boşanıp kendisi ile evlenmek isteyen Fuat’ı cevapsız bırakacak, kocası ile yeniden yurt dışına gitmeyi seçecek, aşkları ise apaçık dillendirilmeksizin mektuplarla ateşlenecektir. Türkiye’de yeni bir dönem açılıp Demokrat Parti iktidarı devir aldığında, Fuat, Menderes hükümetinin önemli bir bakanıdır. Kadınsa tekdüzeleşen evliliğinden bıkmıştır artık. Fuat’ın ısrarlı takibi sonunda beklenen olur; Fuat’tan hamile kaldığını anladığında, çocuğunu doğurmayı göze alamamakla birlikte kocasını terk eder. Bundan sonra hiçbir zaman bir çatı altında yaşamaksızın sürdürürler ilişkilerini; ta ki 27 Mayıs darbesine kadar. Fuat, Menderes ile birlikte idama mahkum edilen ve hayatı idam sehpasında noktalanan iki bakandan birisidir…


Kütüphane kitap rafları
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Başucumda Müzik Kitaptan Alıntılar

1. "Sana büyük bir sır vereceğim: Zaman sensin."


2. "İnsanın neler yaşadığı çok önemli değildir.
Önemli olan ne hissettiğidir."


3. "Ne garip, hep en sevdiklerimize en söylenecek şeyleri söylemiyoruz ya da söylüyoruz ama o zaman da onlar bizi duymuyor."


4. "Bazı şeyler unutulmaz. Yanınızdayken bile özlediğiniz, yanınızdayken bile hatırladığınız biri gibi..."


5. "Titrek bir kalemle, siyah mürekkeple yazılmış birkaç satır bir anda dünyanın renklerini, hayatın ışığını böylesine değiştirebilir mi sahiden?
Değiştirebildiğini o gün öğrendim.
Sözcükler bu kadar güçlü mü?"


6. ""Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/ hiç bir yere gitmiyor.""


7. "İçimdeki sır kırılmış gibi paramparça...
Birdenbire büyümüş gibi durgun..."


8. "Hatırlamak. Geriye yalnızca belli çizgilerin kaldığı eskimiş bir resim."


9. "‟Her elveda dediğimizde biraz daha ölüyorum...ˮ"


10. ""Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.""


11. "Sevgili kızım,
Keşke hayatta herkes her istediğini yapabilse ve mutluluk böyle seçilebilecek bir şey olsaydı. Senin küçük bir kız olduğunu, zaman içinde büyüyüp değişeceğini, hayattan farklı şeyler isteyebileceğini düşünemedim.
Evet, sana kızgınım. Benim hayalimi kırdın. Ama bir yandan da düşünüyorum, ben de seninkini kırmışım. Öyle olmasaydı kimse seni baştan çıkartamazdı."


12. "İnsanın böyle yıllar sonra geçmişteki yıldızlara bakar gibi anılara bakıp da bir şeyler söylemesi mümkün mü?"


13. "Başkası okusa bir şey anlar mı bilmem ama ben anlamıştım. Hiçbir şeyi unutmadığını... O günü hep yanında taşıdığını...<3"


14. ""Neredesin bilmiyorum ama kalbimin içinde kalmışsın sanki...""


15. ""Ne zamandır artık hayatın puslu, soğuk
bir sonbahara döndüğünü sanıyordum. Seni gördükten sonra birdenbire güneşli bir sabaha uyandım. Şimdi dünyanın neresine gidersem gideyim, hangi mevsimde olursak olalım, seni düşündüğüm zaman ( hayır, yanlış söyledim çünkü senin yüzün, gülüşün hep benim yanımda) hep güneşli, ışıltılı bir gün yaşıyorum. Acaba benim için dünyanın ışığının değiştirdiğinin farkında mısın?""


Evde kitaplık oturma odası
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Başucumda Müzik Kitap İncelemeleri

1950'lerde geçen gizli bir aşk hikayesi...
Dönemin siyasi havasının Ankara bürokrasisinin içinde gelişen fırtınalı bir aşk... Yazar kitaba başlarken, "Kitapta yazılanların hepsi gerçektir. Ama aynı zamanda hepsi yalandır." diyor. Aslında hikayenin gerçek bir hikayeden alındığını, o dönemde bu konuyla ilgili bir çok dedikodu çıktığını röportajlarında dile getiriyor. Ama yazar hikayeyi alıp içinde yaşanan aşkı tamamen uydurmuş. Detaylar uydurma olsa da konu gerçek.. Kitabı biraz okuduktan sonra aslını merak ettim ve kısa bir araştırma yapınca asıl kahramanları öğrendim.. Fatin Rüştü Zorlu ve Vesamet Kutlu'nun yasak aşkından esinlenerek yazılmıştı kitap.. Yazarımız da hikayeyi Vesamet Hanım'ın verdiği bir röportajdan yola çıkarak kurgulamış aslında. Bu yönüyle gerçekçilik havası katılmış romana.. Ben bu yüzden yazarın kaleminde Ayşe Kulin havası hissettim biraz..

Yazarı erkek olsa da hikaye bir kadının gözünden anlatılıyor. "Sanki aynı anda hem büyük bir kadın hem de o eski çocuk gibi iki farklı duyguyu, o farklı duyguların görüntülerini, seslerini aynı anda yaşıyordum." diyen kahraman roman boyunca bu duygusunu hissettiriyor. Toplumca yanlış olan bir aşk hikayesinin içinde yer alsa da gözü dünyayı görmeyen baş kahramanımız, ikinci kadın olmanın çıkmazlarını da yaşıyor. İkinci kadının gözünden bir aşk hikayesi şekilleniyor ve bitiyor.

Romanın konusu beni çok içine çekmese de dönemin siyasi havasını anlatması açısından güzeldi diyebilirim. Kitabı okuduktan sonra o dönemle ilgili daha fazla kitap okuma isteği hissettim..

Kitabı okumak isteyen bütün okurlara iyi okumalar diliyorum. Kitapla kalın...


Öncelikle şöyle bir giriş yapmak istiyorum bu kitaba önyargı ile başlamıştım yasak ilişkiyi anlatan bir kitap gibi gelmişti bana dışarıdan bakıldığında kabataslak bir tabir olarak ama içine girdiğinde o kadar aslında derin duygulara İnen bir kitaptı ki gerçekten beni çok etkiledi. Yani insanın sevgiyi hayatta bir kez bulabileceğini ve bir insanı sevdiğinde onun için her şeyi göze alabileceğini kendinden vazgeçebileceğini yaptığını yanlış olduğunu bile bile yapacağını çünkü onun için her şeyi yapacağını düşündüğüne kendine zarar verse bile çevreden onca laf duysa bile kendinden vazgeçmek zorunda kalsa bile başka birini ilk sıraya koyabilirmiş ben bunu anladım Duygu aktarımları insanı o olayın içine çekmesi o kadar güzeldi ki yani yeri geldi karakterle birlikte ağladım yeri geldi onun heyecanını ortak oldum yani önyargı ile başladığım bir kitaptan bunca derinlemesine duygular hissedebileceğimi düşünmemiştim açıkçası. Ve bir de öğrendiğim şöyle bir şey var ki hiçbir zaman başka bir duygudan kurtulmak için başka birine harcamamalıyız çünkü zaten duygular eninde sonunda açığa çıkıyor bunları bastırmak asla doğru değil çünkü bastırılamıyor zaten ve yeni bir kişi hayatımıza aldığımızda da aslında onun da hayatını bir yönden mahvetmiş oluyoruz zaten bunun sonu sürmüyor devamı gelmiyor daha çok konudan değil de bana hissettirdiklerinden bahsetmek istemiştim aslında çünkü spoiler de vermek istemiyorum. Ama ön yargı burada bile insana neler kaybettirebilir bunu gördüm çünkü ben önyargımı dinleyip okumasaydım bunu mu okuyacağım deseydim bu kadar içindeki derin konuları anlayamazdım.


Birini sevmek ve ona bağlanmak kader midir yoksa şans mı?
Bile bile kendini ateşe atar mı insan?
O ateş ona aşk olarak dönüyorsa yüreğini ısıtıyorsa elbette atar...
Küçük yaşta evlilik yapan ve aldığı ilk karar olan bir kadın ile tanışıyoruz...Turgut ile olan evliliği çokta yolunda gitmese de sabırla devam ettirdi...
Kendinden yaşça büyük birine aşık olmak ve içinde yaşatmak...derken Fuat'ında ona karşı derin duygular beslediğini öğrenmek...
Aşk çok güzelsin helede seven iki insan ile daha da güzel ve özelsin.Ama buradaki sıkıntı hem evliler hemde kaçamak aşka yelken açmaları...Ve olaylar olaylar...
Böyle bir son olmalı mı idi düşünmeden edemiyorum...Sonunda kavuşacaklarını beklerken idam yüreğimi hüzne boğdu...
Kitap çok başka bir anlatıma sahip...Şiir desem şiir değil.Alıntılarım onu hissettirdi bana.Okurken merak ederek okuyorsunuz biraz ortalarda bocalama yaşıyor gibi olsanızda okudukça merak ve okuma isteği artıyor....Sakın bırakmayın,okuyun...
Yasak bir aşk olmuş olsada birbirlerine bu denli bağlanlamaları hele de bir adamın bu kadar yürekten sevmesi,değer vermesi onu dedektif gibi takip etmesi güzeldi (her ne olursa olsun sonu olmayan,yasaklar içinde yasak barındıran bir aşk idi)
Vee renkli resimler geçidi bir idam kararı ile son buldu...Hala radyoda çalan şarkıları ile...
Keyifli okumalar diliyorum...


Kitap elime geçtiğinde uzun süre bekledi okuyamadım bi türlü . Kürşat Başar'ı yazar kimliğiyle tanımıyordum ve açıkçası birazda ön yargılıydım . Çok aman aman bi şey beklemiyordum..
Fakat benim beklentilerimi boşa çıkarmıştı yazar. Tarihi romanları daha da bi sever olmuştum . Yazar tamamen sözcükleri cümleleri betimlemeleriyle beni o döneme alıp götürmüş uzun süre rüzgarında gezdirmişti. Çok içten çok sıcak gelmişti bana anlatımı .
Kolay kolay keşke dizi-film olsa gibi cümleleri kurmam kitaplar için çünkü izlemek yavan gelir bana ama bu kitabı izlemeyi yazılanları işitmeyi çok istemiştim . Hala da düşünür isterim beyaz perdeye aktarılmasını bence çok başarılı bi dönem filmi olarak vizyonda yerini alabilir.
Kürşat Başar'ı bence yazar kimliğine bürüyen en büyük özelliği gözlem yeteneği kim bilir belki de kendimden bi parça bulduğumdan bu kadar seviyorum yazdıklarını bende gözlem yapmaktan kaçamayan biriyim çünkü.
Bir diğer başarı kısmı da bi erkek olarak bi kadının bakış açısından bu kadar başarılı bi şekilde bakabilmesi. Bence bu her yazarın okuruna kolay kolay hissettirebileceği bi duygu değil .
Konusundan bahsetmek gerekirse yasak bi aşk hikayesini , iki kişinin çıkmazlarını gözler önüne seriyor yazar. Kahramanımız Fuat ' a aşık Fuat kahramanımıza ama gel gör ki ikisi de farklı kişilerle evlidir. Fuat zaten Demokrat Parti de bakan bu da işleri çıkmaza süren kısımlardan biri...


Anlatış biçimi ve konunun işlenişi bakımından yazarın en güzel kitabıydı bence. Sakin ilerlemesine rağmen neredeyse hiç sıkmadı ve hemencecik bitti. Her ne kadar en sevdiğim kitaplardan biri olsa da aslında anlatılan olay bana göre tamamen hoş olmayan bir şeydi ve bunu güzel bir şey olarak kabul etmek de yanlış diye düşünüyorum. Bir alıntıyla örnek vermem gerekirse;
"Bana kocama bağlı olduğum için mi saygı duyacaklardı? Kurallara karşı gelmedim diye mi? Onlar arkamdan konuşmasınlar diye bütün hayatımı onların istediği gibi mi geçirecektim?..."
Kimse onu Turgut Beyle zorla evlendirmedi. Eğer mutlu olmayacaksa pat diye atlamaması gerekiyordu. Ailesi bile şaşırmıştı çünkü kızlarını tanıyorlardı. Biraz maceracı ve farklı ülkeleri görme hevesi olduğu için Turgut'la evlenmiş olsa bile zamanla Fuat Bey ile yaşadığı yasak aşk aslında hiç de romantik ya da hoş karşılanmamalı ne olursa olsun evli bir kadındı ve Fuat Bey de bunu biliyordu.
Okuduğumuz her kitap tabii ki bizim düşünce tarzımıza uyacak diye bir kural yok sonuçta bize yeni bakış açıları kazandırsın diye okuyoruz. Ve gerçekten de okuması çok keyifli bir kitaptı ama böyle bir aldatma ve babası olabilecek yaştaki bir adamla ilişki yaşaması durumunun romantik gösterilip meşrulaştırılması ne kadar doğrudur bilemiyorum.
Umarım evren bizi bu tarz sadece kendi mutluluğunu düşünüp çevresindekileri bu kadar basit yok sayıp, kıran insanlardan uzak tutar.


Kürşat Başar ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »