Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Bakele - Sezgin Kaymaz | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Öykü Sezgin Kaymaz

Yazar
Sezgin Kaymaz
Yayınevi
April Yayıncılık
ISBN
9786055162443
Sayfa Sayısı
200
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2017
İlk Yayın Yılı
2015
Tahmini Okuma Süresi
340 dakika
Battaniye altında kitap okumak
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Bakele Kitap Tanıtımı

Türkçenin Gövde Gösterisi!

Sahneler ve mekanlar, haller ve duygular, insanlar ve dil... Yumruk gibi hikayeler en korunaklı bölgelere iniyor, savunmasız karanlıklarda art arda şimşekler çakıyor.

Sezgin Kaymaz gücünü nereden alıyorsa orayı güçlendiriyor, okuyan 'İyi ki Türkçe biliyorum' diye şükrediyor. Ağrıları hortlatan aşk, tasma takıp ücralara kapatılan vicdan, neyin fısıldadığı sır, kum taşında gizli şanş... Çareyi uzayda arayanlar, özrü kabahatinden büyük olanlar, küçük bir ekte saklı hayatlar, yüz bin sene beklenenler...

Zıtlıkların dengesi korkusuzca kurcalanıyor, gözyaşları ve kahkahalar eşliğinde samimi ve sahi bir serüven başlıyor.

Sezgin Kaymaz, hikayelerin kahramanı yaptığı okura sesleniyor:

Bakele!


Bakele Kitaptan Alıntılar

1. "İlk "Canım" demek istediğinde ar etmiş dedem,

“Hanım" dese “malım" demiş gibi olur diye korkmuş, "Vesile" dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. "Baksana" dese olmaz,
"Bak hele ... " demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.

Bakele dönüp bakmış. Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış."


2. ""Dede? .. " dedim, "Bakele ne demek?" Anlattı.

"Canım" demekmiş.
Ve "Aşkım" ve "Bir Tanem" ve "Her Şeyim" ve "Ömrümün Varı " ve "Gözümün Nuru" ve "Kalbim" ve "Işığım" ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel ses demekmiş."


3. "Ve insan, insanlığını çiğneyeceği zaman en çok ahlak kurallarına sığınır."


4. ""Siz, hasreti de aşk ile sevecek kadar aşık mısınız?""


5. "İnsanın ağrıları hortlar aşık olunca. En çok da karın ağrıları. Sürekli burulur, acır orta yerin, sürekli canın yanar. Yemeden içmeden kesildi derler ya, bundandır. İçin almaz."


6. "Aşk, aşık olduğunla yekvücut olmakmış.

Öyle dedi dedem"


7. "Cep telefonuyla ilan-ı aşk ha? Olacak iş değildi.
İğrençti, korkakça, sinsice, alçakçaydı. Görmemişlikti."


8. "Çocukları evlilik bağının tutkalı niyetine kullanmaya kalkan anne babalar, çocuklarını da kendi zindanlarına attıklarını göremiyorlar galiba."


9. "İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf, aşık olmayan tarafmış."


10. "İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar da içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını. Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğin
kişinin insanlığına bakamazsın çünkü. Yüzün tutmaz. Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın."


11. ""Aşk erkeklik işi değildir, insanlık işidir." diyordu. "Cesaretin ne işi var orada? Bilakis, aşık dediğin, şu dünyadaki en korkak adamdır. Karnın ağrımıyor mu mesela?""


12. "Onu kollarıma aldığımda dünya umurumda olmuyordu hoş, ama eve döndüğümde bütün dünyayla sevişmişim gibi hissediyordum.
Yorgun, kirli ve iflah olmaz."


13. "Kötü insanların çocukları ancak iki şekilde iyi olabilir.

Bir: Çocuklarının aklı ermeden "Bize ne? Devlet baksın." deyip götürür, yetimhaneye verirler.

Bir de ikinci şık vardır. Kendileri büyütürler, ama bir mucize olur.

Hülya da oydu; ikinci şık."


14. ""Dede?..." dedim, "Bakele ne demek?"
Anlattı.
"Canım" demekmiş.
Ve "Aşkım" ve "Bir Tanem" ve "Her Şeyim" ve "Ömrümün Vârı" ve "Gözümün Nûru" ve "Kalbim" ve daha yüz binlerce güzel söz, ses demekmiş.

İlk "Canım" demek istediğinde ar etmiş dedem, "Hanım dese "malım" demiş gibi olur diye korkmuş, "Vesile" dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. "Baksana" dese olmaz, "Bak hele..." demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.
Beklemiş beklemiş Bakele, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, "Anladım İbrahim..." demiş. "Anladım... Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini."

Aşk, âşık olduğunla yekvücut olmakmış.
Öyle dedi dedem."


15. "Diş ağrın gibidir mazin. Kaçamazsın."


Sonbahar yaprak ve kitap
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Bakele Kitap İncelemeleri

Yazar ile tanısma kitabım oldu Bakele .
İlk okuduğum yazar ve beğendiğim kitap oldu 34 öyküden oluşuyor öykuler genellıkle ikişer sayfalık tadımlık, hüzün, mutluluk, hayal kırıklığı, aşk gibi bir sürü duygu barındırıyor .
Ama ben en çok kitaba ismini veren Bakele öyküsünü sevdim.

Orada dedenin eşine olan kusursuz aşkı, karakterin babası ve annesi arasında böyle bir sevginin olmamasını inceden inceye eleştirmesi ustaca kurgulanmış detaylardı.

Sade dili ve okuru içine çeken sımsıcak öyküleriyle Sezgin Kaymaz ve Bakele'yi kesinlikle tavsiye ediyorum.
Keyifli okumalar...

#alıntı

"Dede?..." dedim, "Bakele ne demek?"
Anlattı.
"Canım" demekmiş.
Ve "Aşkım" ve "Bir Tanem" ve "Her Şeyim" ve "Ömrümün Vârı" ve "Gözümün Nûru" ve "Kalbim" ve daha yüz binlerce güzel söz, ses demekmiş.

İlk "Canım" demek istediğinde ar etmiş dedem, "Hanım dese "malım" demiş gibi olur diye korkmuş, "Vesile" dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. "Baksana" dese olmaz, "Bak hele..." demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.
Beklemiş beklemiş Bakele, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, "Anladım İbrahim..." demiş. "Anladım... Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini."


Merhaba sevgili okur,
Bakale, Sezgin Kaymaz’ın kalemi ile tanışmama vesile oldu. Bazı hikayeleri çok severek okudum, hele kitaba ismini vermiş olan “Bakale” öyküsüne bayıldım; ama bazılarını da hiç beğenmedim maalesef. Tek tek öykülere değil de tüm kitaba baktığımda ise genel olarak severek okuduğum bir kitap oldu efenim. Sezgin Kaymaz’ın hoş bir üslubu var. Öykü severlere tavsiye ederim.
Puanım: 7/10

Birkaç alıntı:
“Beklenti, işkencenin ruha yapılanıdır.”
“İnek sütten kesilince hiç süt vermeyen inekten daha verimsiz görünürdü insanın gözüne.”

“Aşk bu. Gelirse gitmiyor.”

“İlk aşk olmaz,” dedi. “İkinci, üçüncü aşk da olmaz, Son aşkta olmaz. Aşk aşktır, sadece başlar. Bitmiş aşk olmaz.”

“Eskisi yenisi olmaz. Varsa bitmez, gelmişse gitmez.”

“İnsan birine haksızlık etmek istediği zaman, köpek gibi tasma takar da içinin en karanlık deliğine kapatır vicdanını. Hem iyi biri olduğunu düşünüp hem de kötülük etmek istiyorsan, zulmedeceğin kişinin insanlığına bakmayacaksın çünkü. Yüzün tutmaz. Sıfatına bakarsın. Etiketine, markasına bakarsın…”

“Ve insan, insanlığını çiğneyeceği zaman en çok ahlak kurallarına sığınır.”

“İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf, aşık olmayan tarafmış.”

"İnatlaşmak için iki inatçı lazım... kavga etmek için iki cahil, dövüşmek için iki aciz."

Keyifli okumalar dilerim…


~Bakele|Sezgin Kaymaz~
Sezgin Kaymaz’ın okuduğum ilk kitabıydı. 34 öyküden oluşuyor. Öyküler uzun cümlelerden ve abartılı betimlemelerden uzak sade bir dille yazılmış. Öykülerdeki karakterler bir çok insanın uzak bir akrabası gibi, mahalleden tanıdığınız biri gibi aslında tanımayı hiç istemediğiniz ama bir şekilde tanımak durumunda kaldığınız kişileri anımsatıyor. Hızlı okunabilen akıcı bir kitap fakat çok fazla argo kelimeler kullanılıyor olmasından dolayı bir süre sonra sıkılmaya başladım. Kitaba adını veren “Bakele” ve “Cızgı” öykülerini beğendim.

〰️ Kitaptan alıntılar:

“Dede?..” dedim, “Bakele ne demek?“
Anlattı.
“Canım” demekmiş.
Ve “Aşkım” ve “Bir Tanem” ve “Her Şeyim” ve “Ömrümün Vârı” ve “Gözümün Nûru” ve “Kalbim” ve “Işığım” ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel ses demekmiş.
İlk “Canım” demek istediğinde ar etmiş dedem, “Hanım” dese “malım” demiş gibi olur diye korkmuş, “Vesile” dese çok resmi, soğuk. Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. “Baksana” dese olmaz, “Bak hele...” demiş, devamını getirebilecekmiş gibi.
Bakele dönüp bakmış.
Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.
Beklemiş beklemiş Bakele, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, “Anladım İbrahim….” demiş. “Anladım… Sen bana Bakele de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini.”
Aşk, âşık olduğunla yekvücut olmakmış.
Öyle dedi dedem.


Sezgin Kaymaz ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »