Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
İçeriğe atla

Ayasofya'nın Gizli Tarihi - Erhan Altunay | Detaylı Ücretsiz Kitap İncelemesi

Spritüel / Dini Erhan Altunay

Yazar
Erhan Altunay
Yayınevi
Beyaz Baykuş
ISBN
9786053110705
Sayfa Sayısı
248
Dil
Türkçe
Ülke
Türkiye
Basım Yılı
2016
İlk Yayın Yılı
2016
Tahmini Okuma Süresi
422 dakika
Eski kitaplar raf sahaf
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Ayasofya'nın Gizli Tarihi Kitap Tanıtımı

Ayasofya’nın sırlarla dolu gizli tarihi ilk kez gözler önüne seriliyor...

Ayasofya’nın içindeki gizemli sembollerin anlamı ne?

Hangi gizli örgütler Ayasofya’ya izlerini bıraktı? Bu işaretler hangi amaçla mabede kazındı?

Ayasofya’nın dehlizleri nerelere uzanıyor?

Tapınak Şövalyeleri Ayasofya’yı nasıl hedefine aldı? Ayasofya’da hangi Kutsal Emanetler’i aradı?

Mabedi kirletmek adına içinde türlü sapkınlıklar yapanlar kimlerdi?

Ayasofya düşmanı Venedikli Dandolo’nun mezarı neden Ayasofya’nın içinde?

Fatih Sultan Mehmet, fetih sonrasında kılıç hakkı Ayasofya’da hangi değişiklikleri yaptırdı?

Fatih Sultan Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı ünlü tablosu Ayasofya’yla ilgili hangi sırrı saklıyor?

İstanbul işgal altındayken “Ayasofya’da haç görmektense onu yıkarım!” diyerek düşmandan koruyan gizli kahramanlar kimlerdi?

Osmanlı’nın Cami-i Kebir’i nasıl müzeye dönüştürüldü?

Neden hala küresel güçlerin ve ezoterik örgütlerin hedefinde?

Ayasofya’yı, okudukça anlayacak anladıkça sevecek sevdikçe sahipleneceksiniz.


Açık kitap ahşap masa üstü
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Ayasofya'nın Gizli Tarihi Kitaptan Alıntılar

1. "Gönye ve pergel çok önemli masonik figurlerdir. İnanışa göre Tanrı ya da "Evrenin Ulu Mimarı" yaratılış eylemini pergelle yapmış ve gönyeyle ölçmüştür. Bazı gösterilerde pergelle bir çember çizilmiş ve pergelin bacaklarının arası boş bırakılmıştır. Bu, yaratılış eyleminin devam ettiğini göstermektedir. Bu bağlamda gönye, pergel ve Eski Mısır'ın Ankh işaretine benzeyen Justinyanus monogramının alt kısmının kırılması çok anlamli bir rastlantı dır."


2. "İslam dünyası da Dünya'nın yuvarlak olduğu bilgisine sahiptir. Örneğin Biruni 11. yüzyılda Dünya'nın yuvarlak olduğu bir yana, eğimini ve çapını bile gerçeğine çok yakın hesaplamalarla bulmuş bir alimdir."


3. "Ayasofya için bu dönemdeki en önemli olaylardan biri Mimar Sinan'ın Ayasofya'yı onarmasıdır. 1573 yılında Sultan 2. Selim devrinde başlayan onarım, Sultan 3.Murat döneminde devam etmiştir. Bizans döneminde uygulandığı gibi Ayasofya'yı depremlere karşı sağlamlaştıracak payandalar konulmuştur.
Mimar Sinan'ın muhteşem dokunuşu Ayasofya'yı ayakta tutan en önemli unsurlardan biridir. Çünkü Yapı, kubbenin baskısını taşıyamadığı için tüm depremlerde büyük zarar görmüştür. Mimar Sinan Ayasofya'nın kusurlu yanını tespit etmiş ve onu sağlam şekilde varlığını söndürmesini sağlamıştır."


4. ""Kentin sokakları, kesilmiş kafalar, eller ve ayaklarla doluydu. Öyle ki yolda takılıp düşmeden yürümek zor hale gelmişti. Ama tüm bunlar Süleyman tapınağında yapılanların yanında hafif kalıyordu. Orada ne mi oldu? Eğer size gerçekleri söylesem, bana inanmakla zorlanabilirsiniz. En azından şunu söyleyeyim ki, Süleyman tapınağında akan kanların yüksekliği, adamlarımızın dizlerinin boynu aşıyordu.""


5. "Gerek TV programlarında gerek söyleşilerde dünyada para akışını kontrol eden sapkın inançlı grupların varlığından söz ediyoruz. Bunlar gerçekten güçlü ve siyasetin etkili kişiler. İnançları tapınakçıların inançlarına çok benziyor. Bu kişiler Tevrat ve incil'lerde anlatılan efsanelere ve kehanetlere meraklı insanlar. Ellerindeki siyasi gücü kullanarak kutsal emanetleri aradıklarını da varsayabiliriz. Hitler'in bile kutsal emanetleri aradığını düşünürsek durum daha iyi anlaşılır sanırım. Yaygın inanca göre kutsal emanetler çeşitli kiliselerden getirilmiş ve Ayasofya'da toplanmıştır. Burada pay edilmiş ama bazılarında kaybolmuştur. Günümüzde hala bazı gizli örgütler kutsal emanetlerin burada olduğuna inanmakta ve bir gün ortaya çıkacağını düşünmektedir. Hatta bir punduna getirip ortaya çıkarmak istemektedir."


6. "1998 yılının Aralık ayında yaptığımız ilk dalışta birinci kuyunun altı tamamıyla balçıktı. Su altı dalgıcımız bu balçık bölüme elini sokarak birçok malzeme çıkardı. En ilginçlerinden biri 1917'ye ait İngiliz askeri mataraları. Bilindiği gibi kutsal su Ortodoksların en önemli inançlarından biridir. Belli ki işgal altındaki İstanbul'da İngiliz askerleri Ayasofya'nın kuyularından su dolduruyorlardı mataraları bunun önemli bir göstergesi."


7. "Ayasofya'da en büyük değişikliklerden bazıları 1730 ile 1754 yılları arasında hüküm süren Sultan ı Mahmut döneminde gerçekleşir. Dindar bir padişah olarak ünlenen birinci Mahmut döneminde, o zamana kadar açık olan birçok mozaiğin üzeri badana ile kapatılmıştır. Osmanlı'nın küliye anlayışı gereği Ayasofya'nın çevresinde de bu tarz düzenlemeler yapılmış, sübyan mektebi, Hünkar kasrı, imarethane, aşevi ve şadırvan eklenmiştir.
Özellikle cami içerisinde yaptırdığı kütüphanenin ayrı bir önemi vardır. Sultan'ın 4.000 cilt Eser ile büyük katkı yaptığı kütüphanede çok değerli yazma eserler de bulunmaktadır. Kütüphanenin kıymetli eserleri arasında hazreti Osman'ın Mushaf'ı ve Hz Ali'nin eliyle yazdığı Kur'an-ı Kerim de vardır. Kütüphane kapıları "Ya Fettah" yazan kapı tokmaklarıyla dikkat çekmekte ve direkt caminin içine açılmaktadır. Bu haliyle kütüphane, Ayasofya'da ilmin de var olması gerektiğinin altını çizmektedir."


8. ""Ortadoğu'da kendine yer arayan bir Rusya'nın Petro zamanından beri var olan İstanbul hayalini yine anımsaması ve Ayasofya'yı bir sembol olarak kullanmayı düşünmesi hiç de uzak bir ihtimal değil...""


9. "Bu eşsiz mabedin gizemlerle dolu bir yanı da sahip olduğu pagan sembolleridir. Kilise olarak inşa edilmiş bir yapının çok sayıda pagan sembol barındırması başta sıradışı gelebilir. Hristiyanlık paganizmi yok etmeye çalışmasına rağmen, pagan kültürü ve pagan sembolleri Hristiyanlık içine sızmış ve bütün çağlar boyunca yaşamıştır. Özellikle dönemin yerel sanatçıları pagan sembollerini gittikleri her yere taşımış ve yayılmıştır."


10. "Justinyanus, 537 yılında yeni ve görkemli kilisesine kavuşmuştur. Dönemin tarihçilerinden Prokopios'un aktarımıyla, Ayasofya muhteşem bir törenle ibadete açıldığı gün, İmparator Justinyanus, Kudüs'teki Hazreti Süleyman Mabedi'ne atıfta bulunarak ''Ey Süleyman! Seni geçtim!'' diye gururla haykırmıştır."


11. "Haşhaşiler, Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi'ni almasından sonra oraya yerleşen müritlerine verilen isimdir. Suikastlarını haşhaş içtikten sonra düzenledikleri öne sürülen bu topluluk, aslında dejenere olmuş bir ezoterik öğretiye bağlıdır. Ancak Hasan Sabbahın kişiliğinden kaynaklanan nedenlerle siyasete de karışan Haşhaşiler, Tapınakçıların ezoterik İslam'ı tanımalarında etkili olmuştur. Batı'da "katil" anlamına gelen "Assassin" kelimesi, Haşhaşi isminden türemiştir...""


12. "Ayasofya'da, tıpkı Kudüs'teki Süleyman mabedi gibi kutsal Kaya üzerindedir ve oradaki kutsallık anlayışının bir devamıdır. Ayasofya'yı bugünkü ihtişamlı mimarisi ile inşa ettirdikten sonra Justinyanus'un yumruğunu havaya kaldırıp "Ey Süleyman seni geçtim" diye haykırışı da aslında iki mabet arasındaki bu rekabete bir atıftır."


13. ""Swastika hakkında çok farklı yorumlar yapılmıştır. En popüler yorumlardan biri; ateş, hava, su ve topraktan oluşan dört elementi sembolize ettiğidir.
Anadolu, Swastika sembolünün sıkça görüldüğü bir coğrafi bölgedir. Osmanlı'nın son döneminde Anadolu'nun her yerini kazan yabancı arkeologlar bu sembolle sık sık karşılaşmıştır..""


14. "1932 yılının Kadir gecesi'nde Dünyanın ilk naklen mevlidi Mustafa Kemal'in teşviki ile ve talebiyle ayasofya'dan yapılıyor. Bu dinleti hafız Yaşar Okuyan, Hafız Burhan, Beşiktaşlı Hafız Rıza, beylerbeyli Hafız Fahri, Muallim Hafız Nuri, Sultan Selimli Rıza ve bunlara ilaveten 20 hafızın daha iştirakiyle radyodan yayınlanıyor. Atatürk, mevlidi radyo başında dinliyor ve okuyan Hafızları, Dolmabahçe Sarayı'nda iftar yemeğinde ağırlayıp memnuniyetini dile getiriyor."


15. "“Ayasofya hüznün de sevincin de kutsal mekanıdır.""


Daktilo ve kağıt masa
Konu görseli — kitabın kapağı değildir.

Ayasofya'nın Gizli Tarihi Kitap İncelemeleri

Ayasofya; her inanç için kutsal olan mabed...

Ayasofyan'nın geçmişi, sembolleri ve gizli tarihi bu eserde nakış nakış işlenmiş.Araştırmacı yazar, Erhan Altunsay, ezoterk öğretiler, paganizm, sembolizm ve dinler tarihi hakkındaki bilgilerini; bildiği diller olan Latince, Fransızca, İngilizce ve Grekçe olan orijinal metinlerden çevirerek, araştırmalarını bu eserde okuyucular ile paylaşmış...

Ayasofya'nın ilk yapılış tarihinden günümüze kadar olan araştırmaları içeren eser, bu kutsal mabedin, dinler için öneminden ve içerisindeki taş oymaları, melek figürlerine kadar tek tek ele almış. Ayasofaya'nın yer altında var olan dehlizlerinden, şehre bağlanan tünellerine kadar yapılan araştırmalar ile dolu...

Eserde bulunan fotoğraflar tam bir görsel şölen...

Ayasofya hakkında bilmek istediğiniz her şeyi bu eserde soru cevap olarak bulabilirsiniz...

Kitabı okurken, sanki Ayasoyfa'da tarihi bir geziye çıkmışsınız hissi veriyor. Araştırmalara devam eden Erhan Altunsay, umarım bulduğu yeni bilgileri de en kısa sürede bizler ile paylaşır. Pelin Çift'e değinmeden geçemeyeceğim. Soruları tam yerinde sorup cevapları da aynı güzellikte almış. Kütüphanemde "Gündem Ötesi Kitaplar", mutlaka yerini alacak...

Ben büyük bir merak ve keyifle okudum...


Ah Ayasofya meğerse ne acılar sığdırmışsın duvarlarına dehlizlerine.. Herkesin sende bir emeli varmış yaptıran imparator Justinyanus'nun bile dememiş miydi inşaatın tamamlaninca "Ey Süleyman seni geçtim"
Ya sonra seni işgal eden Haçlılar tapınak şövalyeleri neler istediler senden ne aradılar neler götürdüler acaba, hangi kutsal emanetlerin peşindeydiler neler bulup neler götürdüler bunlar hiç bilinmiyor ve bilinmeyecek de tarihin gizli sırlarına gömülüp gidecekler.
Fatih Sultan Mehmet'in şehre girişi ile bir müddet hüznün son buldu artık duvarlarında Allah'ın adı yankılanır oldu en güzel sesli hafızlar Sen de Kur'an okumak için yarışır oldular. Ya sonra depremlerden yangınlardan dolayı heder oldum ama yıllara inat yıkılmadın.
Avrupa'daz Ortadoğu'da, Balkanlar'da, İstanbul'da ve Anadolu'da unutulmayacak eserler veren Mimar Sinan'ın dokunuşu sana çok iyi gelmiş ve ayakta tutmuş günümüze ulaştırmıştı. Osmanlı'nın zayıflaması ile beraber tekrardan sende gizli emelleri olan tadilat yapma bahanesiyle yine sana geldiler ne aradılar ne buldular hiç bilmiyoruz.

Öncelikle bu esere çok geç kaldığımı düşünüyorum hatta eser'in yazıldığında Ayasofya hala müzeydi. Yapım aşamasından tutun haçlıların emelerine Osmanlı zamanında yapılan tadilatlar ve sonrası ama hala muaamma kalan Ayasofya ve Sultanahmet altındaki dehlizler mağaralar önümüzde koskoca bir tarih canlanıyor. Herkesin bir solukta okuyacağına eminim kitapla kalın.


Ayasofya daha önce ziyaret etmediğim, sadece müzeyken geçen yıl camiye çevrildiğini bildiğim İstanbul’da bulunan bir yapı.
Tesadüfen elime geçen bu kitap ile Ayasofya hakkında temel düzeyde bilgi sahibi oldum.

Soru cevap şeklinde ilerleyen kitapta bir çok konuya değinilmiş. Kutsal emanetler özellikle de ahit sandığı, tapınak şövalyeleri, doğu biraderleri hakkında merakınızı artırıcı bilgiler var. Ayasofya’da bulunan gizli semboller ve açıklamaları çok ilgi çekici.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul fethi ve Ayasofya’ya kavuşması, hemen ardından camiye çevirmesi insanı hem duygulandırıyor hem de gereken önemin eskisi kadar verilmediğini fark ettirip hüzünlendiriyor.
Ayrıca milli mücadele dönemi, Osmanlı’nın dağılması ve bu olaylar karşısında Ayasofya’nın tutumu oldukça iyi aktarılmıştır.

Kitabın bana kattığı en değerli şey bu muhteşem yapıya karşı sevgi ve merak duygusu oldu. “Ayasofya’yı okudukça anlayacak, anladıkça sevecek, sevdikçe sahipleneceksiniz.” demiş yazar. Gerçekten de okudukça onun hakkında daha çok şey öğrenmek, daha fazla onu tanımak istiyor insan.

“Dilerim bu kitap, okurları için Ayasofya’ya yol olur.. Ayasofya’ya dair merakı ve sevdayı artırır. Hem gören gözlere hem de hisseden gönüllere, bu eşsiz mabedin kapıları ve sırları hikmetle ardına kadar açılır.”


AYASOFYA'NIN GİZLİ TARİHİ
Tarih tekerrürden ibarettir derken ne kastediyor işte bu kitap o sözün bir emsali.
Bu kitaptan sonra öğrendim ki Ayasofya ve Kariye Müze Camii'si geçmişte nasıl bir günde müzeye dönüştürülmüşse işte şimdi de aynı hızda ikisi de yeniden camii olarak işlevine devam ediyor. Doğru olan nedir tabi ki tarşılır bu konu. Ama unutmamak gerekir ki olay sadece cami ya da müze tartışması değildir. Ardında ki sırları görmek için de daha çok tarihimizi okuyup öğrenmek gerekir.
Ayasofya camii olduğunda en çok neden Yunanistan buna karşı çıkıyor diye düşünmüştüm. Şimdi anlıyorum ki Yunanistan eskiden camii olan bu iki önemli yapının müzeye dönüştürülmesinde nasıl bir rol oynadıysa şimdi de sesi o sebeple daha yüksek çıkıyor.
Kitapta Ayasofya'da bir çoğumuzun önünden hızlıca geçip gittiği her bir simgenin neyi ifade ettiği, hangi dinler de Ayasofya neyi ifade ediyor bir sürü konuya değinilmiş.
Benim için muazzam bir eserdi. En kısa zamanda Ayasofya'yı tekrar ziyarete gidip edindiğim deniz deryası bir sürü bilgi ile her bir taşı, motifi, simgeyi hissederek anlayarak heybeme yeni birikimler koyacağım.
Duruma tarih kitabı olarak yaklaşmamak gerek zira her birimizin geçmişini bilmesinden daha doğal bir durum söz konusu olamaz.
"Allah göklerin ve yerlerin nurudur."
Nur Süresi 35. ayet(Ayasofya kubbesi)
Ayasofya'da ki I. Mahmut kütüphanesinin tunç kapısı üzerinde ki "Ya Fettah" yazılı kulplar ile Ayasofya yol olur bütün kapılar açılır umarım


Erhan Altunay ve benzer kitaplar

Binlerce dünya klasiğini Türkçe ve ücretsiz okumak için hemen Kitaptik’i keşfet!
Rakamlarla ucretsizkitap.com.tr
0
Toplam Görüntüleme
0
Toplam Okunma
0
Toplam İndirme
0
Toplam Oy
0
Toplam Yorum

Okur Kılavuzu

Hangi kitabı okuyacağınıza karar vermek için künye, tanıtım ve seçme satırlardan oluşan başvuru rehberi.

Okur Kılavuzu'nin tamamı — A'dan Z'ye dizin »